630 hadis bulundu · sayfa 18/32
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا أَضَاءَ الْفَجْرُ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şafak (yeri) aydınlanınca (sabah farzından önce) iki rekat kılardı." Bu Hadis’i Nesai de tahric etti. AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated from Ibn ‘Umar that when the dawn illuminated, the Prophet (ﷺ) would pray two Rak’ah
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ سِيرِينَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْغَدَاةِ كَأَنَّ الأَذَانَ بِأُذُنَيْهِ .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah (farzın) dan önce ezan sesi Onun kulaklarında imiş gibi (çarçabuk) iki rek'at kılardı," AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to pray two Rak’ah before the morning (prayer), as if the Adhan were in his ears. (i.e., he would pray them briefly)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا نُودِيَ لِصَلاَةِ الصُّبْحِ رَكَعَ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ قَبْلَ أَنْ يَقُومَ إِلَى الصَّلاَةِ .
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşlerinden Hafsa bint-i Ömer (r.anha)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah namazı için ezan okunduğu zaman, farza kalkmadan önce hafif tuttuğu iki rek'at kılardı." AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated from Hafsah bint ‘Umar that when the call for the Subh prayer was given, the Messenger of Allah (ﷺ) would pray two short Rak’ah before going to the prayer
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا تَوَضَّأَ صَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ .
Aişe (r.a.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) abdest aldığı zaman iki rek'at kıldıktan sonra namaza çıkar (gider) di." Not: İsnadın sahih ve ricalinin Buhari ile Müslim'in ricali olduğu Zevaid'de bildirilmiştir, AÇIKLAMA 1147’de
It was narrated that ‘Aishah said:“When he performed ablution the Prophet (ﷺ) would pray two (short) Rak’ah and then go out for the prayer.”
حَدَّثَنَا الْخَلِيلُ بْنُ عَمْرٍو أَبُو عَمْرٍو، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ عِنْدَ الإِقَامَةِ .
Ali (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ikamet edileceği zaman iki rek'at kılardı." Not: Zayıflığına ittifak edilmiş olan el•Haris bin AbdiIlah el-A'ver bu isnadda bulunduğu için isnadın zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA (1143, 1144, 1145, 1146, 1147): İbn-i Ömer (r.a.)'in ilk hadisini Nesaide rivayet etmiştir. İkinci hadisin müelliften başka kim tarafından rivayet edildiğini bilemiyorum. ilk hadis, şafak yeri ağardığı zaman Nebi (s.a.v.)'in sabah sünnetini kıldığına delalet eder. İkinci hadis de bu sünneti hafif tuttuğuna delildir. Hadisteki: "Ezan sesi kulaklarında imiş gibi...'' tabiri, iki rek'ati hafif tuttuğundan kinayedir. Yani namaz çağrısı kulaklarında bulunan kişi, namaza yetişmek için kıldığı namazı hafif tuttuğu gibi, Resulullah (s.a.v.) bu iki rek'atı hafif tutardı. Hafsa (r.anha)'nın hadisini Ebu Davud hariç Kütüb-i Sitte sahipIeri tarafından rivayet edilmiştir. Bu hadis de efendimizin sabah farzından önce kıldığı iki rek'atı hafif tuttuğuna ve farza yakın bir zamanda kıldığına delalet eder. Aişe ve Ali (r.anha)'nın hadislerinin zevaid türünden olduğu Sindi'den anlaşılıyor. Bunlar da bu babta rivayet edildiğine göre Nebi (s.a.v.)'in sabah farzı için mescide çıkmadan önce abdest aldıktan sonra iki rek'at kılıp ondan sonra Mescide gittiğine, keza bu iki rek'atı kamet edileceği zamana yakın kıldığına delalet eder. Mezkur iki rek'at hakkındaki, dört mezhep alimlerinin görüşleri bundan önceki babta anlatılmıştır. Mezkur iki rek'atın hafif tutmasının hikmetine gelince el-Menhel yazarı şöyle der: Kurtubi: Bunda acele edilmesinin hikmeti, sabah farzının ilk vakitte eda edilmesinin sağlanmasıdır, demiştir. Bazıları: Resulullah (s.a.v.) gece namazını hafif tuttuğu iki rek'atla başlattığı gibi gündüz namazınıda hafif bir namazIa başlatmış, ta ki geceyi bol nafilelerle geçirsin ve farzia meşgul olmak için bundan başlasın, demişlerqir." Hadisler sabah sünnetinin hafif tutulmasının meşruluğuna delalet ederler. Cumhurun mezhebi de budur
It was narrated that ‘Ali said:“The Prophet (ﷺ) used to perform two Rak’ah at the time of the Iqamah.”
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَرَأَ فِي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ {قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ}
Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra): قل يا أيها الكافرون ve; قل هو اللَّه أحد (Kafirun ve İhlas) urelerini okurdu.
It was narrated from Abu Hurairah that in the two Rak’ah before the Fajr, the Prophet (ﷺ) used to recite:“Say: ‘O you disbelievers!” [Al-Kafirun (109)] and “Say: Allah is One.” [Al-Ikhlas]
Diğer tahric: Müslim. Ebu Davud, Nesai, Beyhaki ve Tahevi AÇIKLAMA 1150’de
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ عَبَادَةَ الْوَاسِطِيَّانِ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَمَقْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ شَهْرًا فَكَانَ يَقْرَأُ فِي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ {قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} وَ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ} .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan: şöyle demiştir: Ben bir ay Nebi (Sallallahu Aleyhive Sellem)'e baktım. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatihadan sonra); قل يا أيها الكافرون، وقل هو اللَّه أحد surelerini (Kafirun ve İhlas) okurdu. Bu hadisi Nesai hariç Kütüb-i Sitte sahibIeri’nin hepsi rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1150’de
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“I watched the Prophet (ﷺ) for a month, and in the two Rak’ah before Fajr he used to recite: “Say: O you disbelievers!” [Al-Kafirun (109)] and “Say: Allah is One.” [Al- Ikhlas]
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الْفَجْرِ وَكَانَ يَقُولُ " نِعْمَ السُّورَتَانِ هُمَا يُقْرَأُ بِهِمَا فِي رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ {قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ} وَ {قُلْ يَا أَيُّهَا الْكَافِرُونَ} .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah farzından Önce iki rek'at kılardı ve şöyle buyururdu : «Bu iki sure ne güzeldir. Sabah farzından önceki iki rek'atte (Fatiha'dan sonra) okunur. (Bu sureler); قل هو اللَّه أحد، ve قل يا أيها الكافرون (yani İhlas ve Kafirun sureleri)dir.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: İsnaddaki el•Cüreyri'yi. Buhari ve Müslim kendi sahIhlerinde hüccet saymışlardır. Fakat ömrünün sonlarında hafızası karışmıştır. İsnadın diğer ravileri sikadır
It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to perform two Rak’ah before Fajr, and he used to say: ‘The best two Surah to recite in the two Rak’ah of Fajr are: “Say: Allah is One” [Al-Ikhlas (112)] and “Say: O you disbelievers.” [Al-Kafirun]
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ الْقَاسِمِ، ح وَحَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا رَوْحُ بْنُ عُبَادَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا زَكَرِيَّا بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا أُقِيمَتِ الصَّلاَةُ، فَلاَ صَلاَةَ إِلاَّ الْمَكْتُوبَةُ " . حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِمِثْلِهِ .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Namaz için ikamet edileceği zaman (O) farzdan başka hiç bir namaz kılınmasın (veya kılınmaz.)»
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Once the Iqamah has been called, there should be no prayer but the obligatory one.” Another chain with similar wording
Diğer tahric: Buhari'den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Beyhaki, Darimi ve Tahavi bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَرْجِسَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأَى رَجُلاً يُصَلِّي الرَّكْعَتَيْنِ قَبْلَ صَلاَةِ الْغَدَاةِ وَهُوَ فِي الصَّلاَةِ فَلَمَّا صَلَّى قَالَ لَهُ: " بِأَىِّ صَلاَتَيْكَ اعْتَدَدْتَ؟ " .
Abdullah bin Sercis (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) sabah farzını kılmakta iken: bir adamı sabah farzından önceki iki rekatı kılmakla meşgul olarak görmüş ve namazı kıldıktan sonra adam'a: «(Ey Filan)! Sen bu iki namazından hangisini namaz sayıyorsun?» buyurdu.
It was narrated from ‘Abdullah bin Sarjis that the Messenger of Allah (ﷺ) saw a man performing the two Rak’ah before the morning prayer while he himself was performing prayer. When he had finished praying he said to him:“Which of your two prayers did you intend to be counted (i.e., accepted)?”
Diğer tahric: Müslim, Nesai ve Tahavi
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَفْصِ بْنِ عَاصِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكِ ابْنِ بُحَيْنَةَ، قَالَ مَرَّ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِرَجُلٍ وَقَدْ أُقِيمَتْ صَلاَةُ الصُّبْحِ وَهُوَ يُصَلِّي فَكَلَّمَهُ بِشَىْءٍ لاَ أَدْرِي مَا هُوَ فَلَمَّا انْصَرَفَ أَحَطْنَا بِهِ نَقُولُ لَهُ مَاذَا قَالَ لَكَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ قَالَ لِي " يُوشِكُ أَحَدُكُمْ أَنْ يُصَلِّيَ الْفَجْرَ أَرْبعًا " .
Abdullah bin Malik bin Buheyne (el-Ezdi) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Bir gün sabah namazı için ikamet edilmiş iken Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sünnet'e durmuş olan bir adamın yanından geçti ve ona bir şey söyledi. Ne buyurduğunu bilemedim. Namaz'dan çıkınca biz bu adamın etrafında toplanarak Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sana ne buyurdu diye sorduk. Adam şöyle dedi: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana buyurdu ki: «Nerede ise sabah namazını dört (rek'at) kılacaksınız.»
It was narrated that ‘Abdullah bin Malik bin Buhainah said:“The Prophet (ﷺ) passed by a man who was praying when the Iqamah for Subh prayer had been called, and he said something to him, I do not know what he said. When he finished, we surrounded the man and asked him: ‘What did the Messenger of Allah (ﷺ) say to you?’ He said: ‘He said to me: “Soon one of you will pray Fajr with four Rak’ah.’”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ قَيْسِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ رَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلاً يُصَلِّي بَعْدَ صَلاَةِ الصُّبْحِ رَكْعَتَيْنِ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَصَلاَةَ الصُّبْحِ مَرَّتَيْنِ؟ " . فَقَالَ لَهُ الرَّجُلُ إِنِّي لَمْ أَكُنْ صَلَّيْتُ الرَّكْعَتَيْنِ اللَّتَيْنِ قَبْلَهَا فَصَلَّيْتُهُمَا . قَالَ فَسَكَتَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Kays bin Amr (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) bir adamı sabah farzından sonra iki rek'at namaz kılarken görmüş ve Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: — «Sabah namazını iki defa mı (kılıyorsun)?» buyurmuş, adam da O'na : — Ben sabah namazından önceki iki rek'atı kılmamış idim de onu kıldım, cevabını vermiştir. Ravi demiştir ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (bu cevabtan sonra) susmuştur."
It was narrated that Qais bin ‘Amr said:“The Prophet (ﷺ) saw a man praying two Rak’ah after the Subh prayer and said, ‘Is the Subh prayer to be offered twice?’ The man said to him: ‘I did not pray the two Rak’ah before it, so I prayed them (now).’ The Messenger of Allah (ﷺ) remained silent.”
Diğer tahric: Tirmizi. Ebu Davud, Darekutni, Hakim ve Beyhaki
حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَامَ عَنْ رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ. فَقَضَاهُمَا بَعْدَ مَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ .
“... Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’den; Şöyle demiştir : (sallallahü aleyhi ve sellem), uykuda kalarak sabah sünnetini kaçırmış ve güneş doğduktan sonra bunları kaza etmiştir
It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) slept and missed the two Rak’ah before Fajr, so he made them up after the sun had risen
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ قَابُوسَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَرْسَلَ أَبِي إِلَى عَائِشَةَ أَىُّ صَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ أَحَبَّ إِلَيْهِ أَنْ يُوَاظِبَ عَلَيْهَا؟ قَالَتْ: كَانَ يُصَلِّي أَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ. يُطِيلُ فِيهِنَّ الْقِيَامَ، وَيُحْسِنُ فِيهِنَّ الرُّكُوعَ وَالسُّجُودَ .
Kaabus (bin ebi'l-Maharık) (r.a.), babası Ebü'l-Mahank (r.a.)'den rivayetle şöyle demiştir: Babam (Ebü'l-Maharık), Aişe (r.anha)'ya haber göndererek: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (sünnetlerden) devamlı kılmaktan en çok hoşlandığı namaz'ın hangisi olduğunu sormuş ve Aişe (r.anha) şöyle cevap vermiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle farzından önce dört rek'at kılardı. Bundaki kıyamı (= Kıraati) uzun tutardı ve rüku' ile secdelerini güzel yapardı. Not: Zevaid'de bildirildiğine göre senedindeki Kaabus (r.a.)'ın sika veya zayıf olduğu hususunda ihtilaf vardır. İbn-i Hibban ve Nesai onu zayıf sayarken İbn-i Muin ve Ahmed, sika saymışlardır. Senedin kalan ricali sikadır
It was narrated from Qabus that his father said:“My father sent word to ‘Aishah, asking which prayer the Prophet (ﷺ) most liked to perform regularly. She said: ‘He used to perform four Rak’ah before the Zuhr, in which he would stand for a long time and bow and prostrate perfectly.’”
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عُبَيْدَةَ بْنِ مُعَتِّبٍ الضَّبِّيِّ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ سَهْمِ بْنِ مِنْجَابٍ، عَنْ قَزَعَةَ، عَنْ قَرْثَعٍ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي قَبْلَ الظُّهْرِ أَرْبَعًا إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ لاَ يَفْصِلُ بَيْنَهُنَّ بِتَسْلِيمٍ وَقَالَ " إِنَّ أَبْوَابَ السَّمَاءِ تُفْتَحُ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ " .
Ebu Eyyub (el-Ensari) (r.a.)'den: şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), öğle vakti girince öğle namazının farzından önce dört rek'at (namaz) kılardı, dört rek'at'ın arasında selam vermezdi. Ve şöyle buyurdu : «Güneş, göğ'ün ortasından batıya kaydığı zaman şüphesiz sema'nın kapıları (o dört rek'at için) açılır.»
It was narrated from Abu Ayyub that the Prophet (ﷺ) used to perform four Rak’ah before the Zuhr when the sun had passed its zenith, and he did not separate them with a Taslim. He said, “The gates of heaven are opened when the sun passes its zenith.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَزَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ مَعْمَرٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ دَاوُدَ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ الرَّبِيعِ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا فَاتَتْهُ الأَرْبَعُ قَبْلَ الظُّهْرِ صَلاَّهَا بَعْدَ الرَّكْعَتَيْنِ بَعْدَ الظُّهْرِ. قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ لَمْ يُحَدِّثْ بِهِ إِلاَّ قَيْسٌ عَنْ شُعْبَةَ.
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) öğle farzından önceki dört rek'at (sünnet)'i kaçırdığı zaman, öğle farzının sonundaki iki rek'atten sonra onu kılardı. Ebu AbdiIIah (Müellifimiz) demiştir ki: Bu hadisi Şu'be'den yalnız Kays rivayet etmiştir
It was narrated that ‘Aishah said:“If the Messenger of Allah (ﷺ) missed the four Rak’ah before the Zuhr, he would perform them after the two Rak’ah which come after the Zuhr.”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي زِيَادٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْحَارِثِ، قَالَ أَرْسَلَ مُعَاوِيَةُ إِلَى أُمِّ سَلَمَةَ فَانْطَلَقْتُ مَعَ الرَّسُولِ فَسَأَلَ أُمَّ سَلَمَةَ فَقَالَتْ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَيْنَمَا هُوَ يَتَوَضَّأُ فِي بَيْتِي لِلظُّهْرِ وَكَانَ قَدْ بَعَثَ سَاعِيًا وَكَثُرَ عِنْدَهُ الْمُهَاجِرُونَ وَكَانَ قَدْ أَهَمَّهُ شَأْنُهُمْ إِذْ ضُرِبَ الْبَابُ فَخَرَجَ إِلَيْهِ فَصَلَّى الظُّهْرَ ثُمَّ جَلَسَ يَقْسِمُ مَا جَاءَ بِهِ . قَالَتْ فَلَمْ يَزَلْ كَذَلِكَ حَتَّى الْعَصْرِ . ثُمَّ دَخَلَ مَنْزِلِي فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ قَالَ " أَشْغَلَنِي أَمْرُ السَّاعِي أَنْ أُصَلِّيَهُمَا بَعْدَ الظُّهْرِ فَصَلَّيْتُهُمَا بَعْدَ الْعَصْرِ " .
Abdullah bin el-Haris (r.a.)'den) ; şöyle demiştir: Muaviye (r.a.), (bir gün Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhterem eşi) Ümmü Seleme (r.anha)'ya (bir elçi) gönderdi. Ben elçi ile beraber gittim. Elçi Ümmü Seleme (r.anha)'ya sordu. Ümmü Seleme (r.anha) şöyle cevap verdi: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (zekat toplamak üzere) bir me'mur göndermiş idi. (Bir gün) öğle namazı için benim odamda abdest alıyordu. Onun yanında çok muhacir vardı. Onların haline çok ihtimam gösteriyordu. Bu esnada kapı çalındı. O da kapıya çıktı. Sonra öğle farzını kıldırdı ve tahsildarın getirdiği zekatı taksim etmeye oturdu. Ümmü Seleme (r.anha) demiştir ki: O, ikindi namazına kadar bu işle meşgul oldu. İkindi farzını kıldırdıktan sonra odama girdi ve iki rek'at (namaz) kıldı. Sonra buyurduki: «Tahsildarın işi ile meşguliyetim dolayısı ile bu iki rek'atı öğle namazından sonra kılmadım, ikindiden sonra kıldım.» Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun senedindeki ravi Yezid bin Ziyad'm sika olduğu hususunda ihtilaf vardır. Bu nedenle isnad hasen olur. Ancak bu ravi tedIis ederdi, bunu da an'ana ile rivayet etmiştir. Buhari, MüsIim, Ebu Davud bu hadisi başka lafızlarla rivayet etmişlerdir
It was narrated that ‘Abdullah bin Harith said:“Mu’awiyah sent word to Umm Salamah, and I went with his envoy who put the question to Umm Salamah. She said: ‘While the Messenger of Allah (ﷺ) was performing ablution for the Zuhr in my house and he had sent a Sa’i,* the Muhajirun gathered around him in large numbers, and he was busy dealing with them. When a knock on the door came, he went out and performed the Zuhr, then he sat and distributed what had been brought to him.’ She said: ‘He continued doing that until the ‘Asr. Then he came into my house and performed two Rak’ah. Then he said: “The matter of the Sa’i kept me from praying them after Zuhr, so I prayed them after ‘Asr.”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الشُّعَيْثِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَنْبَسَةَ بْنِ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ أُمِّ حَبِيبَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " مَنْ صَلَّى قَبْلَ الظُّهْرِ أَرْبَعًا، وَبَعْدَهَا أَرْبَعًا، حَرَّمَهُ اللَّهُ عَلَى النَّارِ " .
(Mu'minlerin anası) Ümmü Habibe (r.anha)'dım rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu demiştir : «Kim öğle farzından önce dört (rek'at) ve öğle farzından sonra dört (rek'at sünnet) kılarsa Allah onu cehennem ateşine haram eder.»
It was narrated from Umm Habibah that the Prophet (ﷺ) said:“Whoever prays four Rak’ah before the Zuhr and four afterwards, Allah will forbid him to the Fire.”
Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud, Nesai, Hakim ve Ahmed
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، وَأَبِي، وَإِسْرَائِيلُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ السَّلُولِيِّ، قَالَ سَأَلْنَا عَلِيًّا عَنْ تَطَوُّعِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالنَّهَارِ فَقَالَ إِنَّكُمْ لاَ تُطِيقُونَهُ فَقُلْنَا أَخْبِرْنَا بِهِ نَأْخُذْ مِنْهُ مَا اسْتَطَعْنَا . قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى الْفَجْرَ يُمْهِلُ حَتَّى إِذَا كَانَتِ الشَّمْسُ مِنْ هَاهُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ - بِمِقْدَارِهَا مِنْ صَلاَةِ الْعَصْرِ مِنْ هَا هُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَغْرِبِ - قَامَ فَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ. ثُمَّ يُمْهِلُ حَتَّى إِذَا كَانَتِ الشَّمْسُ مِنْ هَا هُنَا - يَعْنِي مِنْ قِبَلِ الْمَشْرِقِ - مِقْدَارَهَا مِنْ صَلاَةِ الظُّهْرِ مِنْ هَا هُنَا قَامَ فَصَلَّى أَرْبَعًا. وَأَرْبَعًا قَبْلَ الظُّهْرِ إِذَا زَالَتِ الشَّمْسُ. وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا. وَأَرْبَعًا قَبْلَ الْعَصْرِ. يَفْصِلُ بَيْنَ كُلِّ رَكْعَتَيْنِ بِالتَّسْلِيمِ عَلَى الْمَلاَئِكَةِ الْمُقَرَّبِينَ وَالنَّبِيِّينَ. وَمَنْ تَبِعَهُمْ مِنَ الْمُسْلِمِينَ وَالْمُؤْمِنِينَ . قَالَ عَلِيٌّ: فَتِلْكَ سِتَّ عَشْرَةَ رَكْعَةً. تَطَوُّعُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِالنَّهَارِ. وَقَلَّ مَنْ يُدَاوِمُ عَلَيْهَا . قَالَ وَكِيعٌ: زَادَ فِيهِ أَبِي: فَقَالَ حَبِيبُ بْنُ أَبِي ثَابِتٍ: يَا أَبَا إِسْحَاقَ مَا أُحِبُّ أَنَّ لِي بِحَدِيثِكَ هَذَا مِلْءَ مَسْجِدِكَ هَذَا ذَهَبًا .
It was narrated that ‘Asim bin Damrah As-Saluli said:“We asked ‘Ali about the voluntary (prayer) of Allah’s Messenger (ﷺ) during the day. He said: ‘You will not be able.’ We said: ‘Inform us of it, we will do what we can of it?’ So he said: ‘When he prayed the Fajr he would delay praying any more. When the sun appeared over there (west) – like it appears here, meaning in the direction of the east, about the amount for the ‘Asr prayer from there, meaning in the direction of the west, meaning before the Maghrib – he would stand and perform two Rak’ah* then he would delay praying until the sun appeared over there (west), meaning in the direction of the east, about the amount of the Zuhr prayer from there, then he would stand and perform four. And, four before the Zuhr when the sun passed the zenith, and two Rak’ah after it, and, four before the ‘Asr, separating between every two Rak’ah with Taslim** upon the angels that are close (to Allah), the Prophets, and those who follow them among the Muslims and the believers.’” 'Ali said: "That is sixteen Rak'ah of voluntary prayer which Allah's Messenger (ﷺ) performed during the day. And there are very few who offer them regularly." Waki` said: “My father added: Habib bin Abu Thabit said: ‘O Abu Ishaq, this mosque filled with gold would not be dearer to me than this Hadith of yours.’” * Meaning, when the sun was low above the eastern horizon. That is the time of the Duha. ** Meaning the Tashah-hud
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنْ كَهْمَسٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُغَفَّلٍ، قَالَ قَالَ نَبِيُّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " بَيْنَ كُلِّ أَذَانَيْنِ صَلاَةٌ " . قَالَهَا ثَلاَثًا قَالَ فِي الثَّالِثَةِ " لِمَنْ شَاءَ " .
Abdullah bin Muğaffel (el-Müzeni) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Her iki ezan (yani her iki ezan ile ikamet) arasında bir namaz vardır.» Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu üç defa buyurdu. Üçüncü defasında: «Dileyen kimse için» buyurdu."
It was narrated that ‘Abdullah bin Mughaffal said:“The Prophet of Allah (ﷺ) said: ‘Between every two Adhans there is a prayer.’ He said it three times, and on the third time he said, ‘For those who wish.’”
Diğer tahric: Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud, Tirmizi ve Beyhaki AÇIKLAMA 1163’te