Sahîh-i Buhârî: Kur’an’ın Faziletleri Bölümü

87 hadis bulundu · sayfa 5/5

Sahîh-i Buhârî No. 5056 Sahih

حَدَّثَنَا قَيْسُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَبِيدَةَ السَّلْمَانِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ لِي النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ اقْرَأْ عَلَىَّ ‏"‏‏.‏ قُلْتُ أَقْرَأُ عَلَيْكَ وَعَلَيْكَ أُنْزِلَ قَالَ ‏"‏ إِنِّي أُحِبُّ أَنْ أَسْمَعَهُ مِنْ غَيْرِي ‏"‏‏.‏

Abdullah İbn Mes'ud'dan şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Allah Resulü Sallallahu Aleyhi ve Sellem bana, 'Bana Kur'an oku!' dedi. Kur'an sana indirildiği halde ben sana Kur'an mı okuyayım?' diye hayretimi ifade ettim. Bunun üzerine şöyle buyurdu: Ben onu başkalanndan işitmeyi seviyorum." Fethu'l-Bari Açıklaması: İmam Nevevı "Kur'an Okunurken Ağlamak" konusunda şunları söylemiştir: "Kur'an okurken ağlamak, ariflerin bir özelliği, salihlerin bir alametidir. Nitekim bu konuda Allah TeSIS şöyle buyurmuştur: 'Ağlayarak yüz üstü yere kapanırlar'(İsra ı 109), 'Allah'ın ayet/eri okunduğunda ağlayarak secdeye kapanırlar. '(Meryem 58) Ayrıca bu konuda çok sayıda hadis vardır." GazzSl1 şöyle demiştir: "Kur'an okurken veya okunurken ağlamak müstehaptır. Kişi, Kur'an'da geçen şiddetli tehditleri, vaıdleri, cezaları düşünür ve kendi kusurlarını hatırlar. Bu vesileyle korku ve üzüntü kalbine hakim olduğu için ağlar. Eğer kişinin kalbi bu durumlar karşısında hüzünlenmezse bundan daha büyük musibetten bahsedilemez." İbn BattaI şöyle demiştir: "Hz. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem İbn Mes'ud bu ayeti okurken ağlamıştır. Çünkü kıyamet gününün denşetli anları gözünde canlanmıştı. Kendisinin ümmetini tasdik etmesi için şahit olarak getirileceği anı ve oradaki insanlara şefaat isteğinde bulunmasını bir an için yaşıyor gibi olmuştu." Öyle anlaşılıyor ki Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ümmetine merhametinden dolayı ağlamıştır. Çünkü o, kesinlikle kendisinin ümmetinin amellerine şahitlik edeceğini, onların amellerinin bazen düzgün olmayacağını ve bu yüzden onların cehenneme sürük1eneceklerini biliyordu

Narrated `Abdullah bin Masud:The Prophet (ﷺ) said to me, "Recite Qur'an to me." I said to him. "Shall I recite (it) to you while it has been revealed to you?" He said, "I like to hear it from another person

Sahîh-i Buhârî No. 5057 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ كَثِيرٍ، أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ خَيْثَمَةَ، عَنْ سُوَيْدِ بْنِ غَفَلَةَ، قَالَ عَلِيٌّ رضى الله عنه سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ يَأْتِي فِي آخِرِ الزَّمَانِ قَوْمٌ حُدَثَاءُ الأَسْنَانِ، سُفَهَاءُ الأَحْلاَمِ، يَقُولُونَ مِنْ خَيْرِ قَوْلِ الْبَرِيَّةِ، يَمْرُقُونَ مِنَ الإِسْلاَمِ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ، لاَ يُجَاوِزُ إِيمَانُهُمْ حَنَاجِرَهُمْ، فَأَيْنَمَا لَقِيتُمُوهُمْ فَاقْتُلُوهُمْ، فَإِنَّ قَتْلَهُمْ أَجْرٌ لِمَنْ قَتَلَهُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏‏.‏

Ali r.a., Allah Resulü şöyle buyururken işittim demiştir: "Ahir zamanda ömürleri kısa, akıIları kıt bir nesil türeyecek. Mahlukata gönderilmiş sözlerin en hayırlısı hakkında ileri geri konuşacaklar. Okun hedefi delip geçtiği gibi İslam'a girip çıkacaklar. İman onların boğazlarından aşağı inmez. Bu kimselerle nerede karşılaşırsanzz onları öldürün! Onların öldürülmesi, kıyamet günü öldürenler için bir ecir olarak karşılarına çıkar

Narrated `Ali:I heard the Prophet (ﷺ) saying, "In the last days (of the world) there will appear young people with foolish thoughts and ideas. They will give good talks, but they will go out of Islam as an arrow goes out of its game, their faith will not exceed their throats. So, wherever you find them, kill them, for there will be a reward for their killers on the Day of Resurrection

Sahîh-i Buhârî No. 5058 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ الْحَارِثِ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّهُ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ يَخْرُجُ فِيكُمْ قَوْمٌ تَحْقِرُونَ صَلاَتَكُمْ مَعَ صَلاَتِهِمْ، وَصِيَامَكُمْ مَعَ صِيَامِهِمْ، وَعَمَلَكُمْ مَعَ عَمَلِهِمْ، وَيَقْرَءُونَ الْقُرْآنَ لاَ يُجَاوِزُ حَنَاجِرَهُمْ، يَمْرُقُونَ مِنَ الدِّينَ كَمَا يَمْرُقُ السَّهْمُ مِنَ الرَّمِيَّةِ، يَنْظُرُ فِي النَّصْلِ فَلاَ يَرَى شَيْئًا، وَيَنْظُرُ فِي الْقِدْحِ فَلاَ يَرَى شَيْئًا، وَيَنْظُرُ فِي الرِّيشِ فَلاَ يَرَى شَيْئًا، وَيَتَمَارَى فِي الْفُوقِ ‏"‏‏.‏

Ebu Said el-Hudri Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şöyle buyurduğunu nakletmiştir: "İçinizden öyle bir topluluk türeyecek ki, onların namazlarına bakınca namazlarınızı, oruçlarına bakınca oruçlarınızı ve diğer amellerine bakınca da amellerinizi küçük göreceksiniz. Onlar Kur'an da okurlar. Ama Kur'an kalplerine inmez. Böyleleri ok'un hedefi delip geçtiği gibi İslam'a girip çıkarlar. Bu şekilde bir ok atan kimse okun temrenine bakar, ama kan namına bir şey göremez. Sapına bakar onda da bir şey göremez. Bir de yelesine bakar, onda da bir emare göremez. Son olarak, acaba av’a dokunmadı mı şüphesiyle fok denen veter medhaline bakar, ancak orada da kan izini göremez

Narrated Abu Sa`id Al-Khudri:I heard Allah's Messenger (ﷺ) saying, "There will appear some people among you whose prayer will make you look down upon yours, and whose fasting will make you look down upon yours, but they will recite the Qur'an which will not exceed their throats (they will not act on it) and they will go out of Islam as an arrow goes out through the game whereupon the archer would examine the arrowhead but see nothing, and look at the unfeathered arrow but see nothing, and look at the arrow feathers but see nothing, and finally he suspects to find something in the lower part of the arrow

Sahîh-i Buhârî No. 5059 Sahih

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي مُوسَى، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْمُؤْمِنُ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ وَيَعْمَلُ بِهِ كَالأُتْرُجَّةِ، طَعْمُهَا طَيِّبٌ وَرِيحُهَا طَيِّبٌ، وَالْمُؤْمِنُ الَّذِي لاَ يَقْرَأُ الْقُرْآنَ وَيَعْمَلُ بِهِ كَالتَّمْرَةِ، طَعْمُهَا طَيِّبٌ وَلاَ رِيحَ لَهَا، وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ الَّذِي يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَالرَّيْحَانَةِ، رِيحُهَا طَيِّبٌ وَطَعْمُهَا مُرٌّ، وَمَثَلُ الْمُنَافِقِ الَّذِي لاَ يَقْرَأُ الْقُرْآنَ كَالْحَنْظَلَةِ، طَعْمُهَا مُرٌّ ـ أَوْ خَبِيثٌ ـ وَرِيحُهَا مُرٌّ ‏"‏‏.‏

Ebu Musa el-Eş'arı'den Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kur'an okuyup onunla amel eden mu'min kimse tadı ve kokusu güzel turunç gibidir. Kur'an okumayıp fakat onunla amel eden mu'min, kokusu olmayan fakat tadı güzel hurmaya benzer. Kur'an okuyan münafık ise, kokusu güzel, tadı acı reyhan (fesleyen) otu gibidir. Kur'an okumayan münafık ise, tadı acı ve kötü, kokusu iğrenç Ebu Cehil karpuzuna benzer."

Narrated Abu Musa:The Prophet (ﷺ) said, "The example of a believer who recites the Qur'an and acts on it, like a citron which tastes nice and smells nice. And the example of a believer who does not recite the Qur'an but acts on it, is like a date which tastes good but has no smell. And the example of a hypocrite who recites the Qur'an is like a Raihana (sweet basil) which smells good but tastes bitter And the example of a hypocrite who does not recite the Qur'an is like a colocynth which tastes bitter and has a bad smell

Diğer tahric edenler: Tirmizi Emsal; Müslim, Salat-ül Müsafirin Fethu'l-Bari Açıklaması: Dawdi "İmam Buhari sallallahu a1eyhi ve sellem 'İman onların boğazlarından aşağı inmez' hadisi ile onların Kur'an'dan bir şeye tutunduklarını ifade etmek istemiştir," demiştir. Eğer tutunmaktan maksadı Kur'an'ın manasını bilmek değil de ezberlemek ise, kastettiği mana doğrudur. Ancak alimler, bu hadisin akışından burada imanın kalplerine yerleşmediğinin kastedildiği kanaatindedirler. Çünkü boğazda duran, buradan aşağı geçmeyen şey kalbe ulaşamaz

Sahîh-i Buhârî No. 5060 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ جُنْدَبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ اقْرَءُوا الْقُرْآنَ مَا ائْتَلَفَتْ قُلُوبُكُمْ، فَإِذَا اخْتَلَفْتُمْ فَقُومُوا عَنْهُ ‏"‏‏.‏

Cündeb İbn Abdullah'tan Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kalpleriniz birleştiği sürece Kur'an okuyun! İhtilafa düştüğünüz zaman Kur'an okumaktan uzuklaşın!" Hadisin geçtiği diğer yerler: 5061,7364,7365 İBN-İ MACE’DEKİ ŞU HADİS’İDE OKUYUN BURAYA TIKLAYIN

Narrated `Abdullah:The Prophet (ﷺ) said, "Recite (and study) the Qur'an as long as you agree about its interpretation, but if you have any difference of opinion (as regards to its interpretation and meaning) then you should stop reciting it (for the time being)

Sahîh-i Buhârî No. 5061 Sahih

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا سَلاَّمُ بْنُ أَبِي مُطِيعٍ، عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ جُنْدَبٍ، قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اقْرَءُوا الْقُرْآنَ مَا ائْتَلَفَتْ عَلَيْهِ قُلُوبُكُمْ فَإِذَا اخْتَلَفْتُمْ فَقُومُوا عَنْهُ ‏"‏‏.‏ تَابَعَهُ الْحَارِثُ بْنُ عُبَيْدٍ وَسَعِيدُ بْنُ زَيْدٍ عَنْ أَبِي عِمْرَانَ وَلَمْ يَرْفَعْهُ حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ وَأَبَانُ‏.‏ وَقَالَ غُنْدَرٌ عَنْ شُعْبَةَ عَنْ أَبِي عِمْرَانَ سَمِعْتُ جُنْدَبًا قَوْلَهُ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ عَوْنٍ عَنْ أَبِي عِمْرَانَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ عَنْ عُمَرَ قَوْلَهُ، وَجُنْدَبٌ أَصَحُّ وَأَكْثَرُ‏.‏

Cündeb'den Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir: "Kalpleriniz onun hakkında birleştiği sürece Kur'an okuyun! İhtilafa düşünce onu okumaktan uzak durun

Narrated Jundub:The Prophet (ﷺ) said, "Recite (and study) the Qur'an as long as you agree about its interpretation, but when you have any difference of opinion (as regards its interpretation and meaning) then you should stop reciting it (for the time being)

Sahîh-i Buhârî No. 5062 Sahih

حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنِ النَّزَّالِ بْنِ سَبْرَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ سَمِعَ رَجُلاً، يَقْرَأُ آيَةً، سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خِلاَفَهَا، فَأَخَذْتُ بِيَدِهِ فَانْطَلَقْتُ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ كِلاَكُمَا مُحْسِنٌ فَاقْرَآ ـ أَكْبَرُ عِلْمِي قَالَ ـ فَإِنَّ مَنْ كَانَ قَبْلَكُمُ اخْتَلَفُوا فَأَهْلَكَهُمْ ‏"‏‏.‏

Abdullah'tan rivayet edildiğine göre o, bir adamı bir ayeti okurken işitmiş. Ama Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den O ayetin farklı şekilde okunduğunu öğrenmişti. (Abdullah anlatmaya devam ediyor:) Adamın elinden tuttum ve Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e götürdüm. (Olayı anlatınca Nebi s.a.v. şöyle) buyurdu: "İkinizin de okuyuşu güzel. Böyle okuyun!"556 Bildiğim en büyük hakikat onun şöyle buyurduğudur: [İhtilafa düşmeyin!] Zira sizden önceki toplumları ihtilafa düşmeleri helak etmiştir." Fethu'l-Bari Açıklaması: "İhtilafa düşünce" ifadesi, Kur'an'ın manası hakkında ayrılığa düşünce anlamına gelir. (Kur'an okumaktan uzuklaşın!) Bu ifade, daha fazla ihtilafın derinleşmemesi için ayrılın manasını taşır. Kadı Iyaz şöyle der: Buradaki ihtilaftan korkup Kur'an okumaktan alıkonma hususundaki nehiy muhtemelen Nebi s.a.v.dönemine özgü bir nehiydir. Zira "Ey İman Edenler! Size açıklanınca üzüleceğiniz bir takım şeyleri sormayınlZ" ayetinde ifade edildiği gibi, böyle bir ihtilaf, sonunda onları üzecek daha büyük yasakların veya emirlerin inmesinden korkulduğundandır. Zira böyle olaylardan sonra vahyin inme ihtimali her zaman vardı. Kur'an'ı okuyun ve okuduğunuz ayetlerin delalet ettiği ve sizi ona sürüklediği en kuvvetli anlamı kabul ederek aranızdaki görüş farklılıklarını ve yorumlarınızı telif edin. Fakat ayrılıklara yol açacak ve aranızdaki tartışmaları alevlendirecek bir durum ortaya çıkarsa okumayı kesin. O zaman kalplerinizin ülfet etmesi için, muhkem ve kesin olan görüşü tercih edip sizi ayrılığa götürecek müteşabih görüşleri ise terk edin. Cenab-ı Allah'ın şu ayetinin hükmünde olduğu gibi: "Ondaki müteşabihlere uymaya meyilli olanları gördüğünüzde onlardan kendinizi sakındırınız." Diğer bir ihtimal de farzların edasındaki biçimde bir görüş ayrılığı sözkonusu olursa, o zaman okumayı bırakmak gerekir. Böyle bir ihtilaf anında yan yana durmaktan uzaklaşıp herkes kendi başına okumaya devam etsin anlamında söylemiş olması da muhtemeldir. Yukarıda Abdullah İbn Mes'ud ile iki sahabi arasında eda konusunda söz konusu olan ihtilaftan sonra Rasulullah'ın hakemliğine başvurmaları olayında olduğu gibi Hz. Nebi onlara "hepiniz isabet ettiniz ve güzel yaptınız" demişti. Bu ve bundan önceki hadiste cemaate ve Müslümanların birliğine teşvik; ayrılık ve ihtilafa düşmekten de sakındırma vardır

Narrated `Abdullah:That he heard a man reciting a Quranic Verse which he had heard the Prophet (ﷺ) reciting in a different way. So he took that man to the Prophet (and told him the story). The Prophet (ﷺ) said, "Both of you are reciting in a correct way, so carry on reciting." The Prophet (ﷺ) further added, "The nations which were before you were destroyed (by Allah) because they differed

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya