فَجَعَلَهُمْ جُذَاذًا إِلَّا كَبِيرًا لَّهُمْ لَعَلَّهُمْ إِلَيْهِ يَرْجِعُونَ ٥٨
Okunuşu
fece`alehüm cüŝeŝen illâ kebîral lehüm le`allehüm ileyhi yerci`ûn.
Meali
Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.
Derken o, bunları parça parça etti. Yalnız kendisine başvursunlar diye onların büyüğünü sağlam bıraktı.
So he made them into fragments, except a large one among them, that they might return to it [and question].
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ فجعلهم } بعد ذهابهم إلى مجتمعهم في يوم عيد لهم { جُذاذاً } بضم الجيم وكسرها: فتاتاً بفأس { إلا كبيراً لهم } علق الفأس في عنقه { لعلهم إليه } أي إلى الكبير { يرجعون } فيرون ما فعل بغيره .