deneme

Ebû Hüreyre Rivayetleri

3.995 hadis bulundu · sayfa 177/200

Sünen-i İbn Mâce No. 805 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا كَبَّرَ سَكَتَ بَيْنَ التَّكْبِيرِ وَالْقِرَاءَةِ ‏.‏ قَالَ فَقُلْتُ بِأَبِي أَنْتَ وَأُمِّي أَرَأَيْتَ سُكُوتَكَ بَيْنَ التَّكْبِيرِ وَالْقِرَاءَةِ فَأَخْبِرْنِي مَا تَقُولُ قَالَ ‏ "‏ أَقُولُ اللَّهُمَّ بَاعِدْ بَيْنِي وَبَيْنَ خَطَايَاىَ كَمَا بَاعَدْتَ بَيْنَ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ اللَّهُمَّ نَقِّنِي مِنْ خَطَايَاىَ كَالثَّوْبِ الأَبْيَضِ مِنَ الدَّنَسِ اللَّهُمَّ اغْسِلْنِي مِنْ خَطَايَاىَ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.) şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (namaza başlarken) tekbir aldığı zaman, tekbir ile (açıktan) okuyuşu arasında sükut ederdi. (Açıktan bir şey okumazdı). Ebu Hureyre (r.a.) demiştirki: Ben: Babam annem Sana feda olsun. Tekbir ile kıraat arasındaki sükutundan bana haber verir misin? Ne dediğini bana söyle, dedim. O da : 'Allah'ım! Doğu ile batıyı birbirinden uzaklaştırdığın gibi ben ile hatalarımı birbirinden uzaklaştır. Allahım! Beyaz elbise kirden temizlendiği gibi beni hatalarımdan temizle. Allah'ım! Su, kar ve dolu ile beni hatalarımdan yıka.' söylerim.» buyurdu."

It was narrated that Abu Hurairah said:“When the Messenger of Allah (ﷺ) said the Takbir (Allah Akbar), he would remain silent between the Takbir and the recitation. I said: ‘May my father and mother be ransomed for you! I noticed that you are silent between the Takbir and the recitation; please tell me what you say then.’ He said: ‘I say: ‘Allahumma ba’id baini wa baina khatayaya kama ba’adta bainal-mashriqi wal-maghrib; Allahumma naqqini min khatayay kath-thawbil abyad minad- danas; Allahummaghsilni min khatayaya bil-ma’i waththalji wal-barad (O Allah, distance me from my sins as You have distanced the east from the west; O Allah purify me of my sins as a white garment is purified of dirt; O Allah, cleanse me of my sins with water and snow and hail).”

Diğer tahric: Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud ve Ahmed b. Hanbel

Sünen-i İbn Mâce No. 814 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَبَكْرُ بْنُ خَلَفٍ، وَعُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، قَالُوا حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ رَافِعٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ عَمِّ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَفْتَتِحُ الْقِرَاءَةَ بِـ ‏{الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ}‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (namazda); elhamdu lillahi Rabbil Alemin ile kıraata başlardı. Not: Zevaid'de: Bu hadisin isnadı zayıftır. Ravi Ebu Hureyre (r.a.)'in amcası oğlu olan Ebu Abdillah ed•Devsl'nin hali mechuldür. Dığer ra.v! B!şr bin Rafi' hakkında İbn-i Maln bir defa: Sikadır, demiştir. Bir defa da: Zayıftır, demiştir. Ahmed onu zayıf saymış, İbn-i Hibban da: O, mevdu' bir şeyler rivayet eder, demiştir. Hadisin metni Ebu Hureyre (r.a.)'den başka sahabilerin rivayeti ile Buharl, Müslim ve başka sahih hadis kitaplarında sabittir, denilmiştir. AÇIKLAMA 815’te

It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) used to start his recitation with ‘All the praises and thanks are to Allah, the Lord of all that exists’ (Al-hamdu Lillahi Rabbil-‘Alamin),’ [1:]

Sünen-i İbn Mâce No. 823 Sahih

حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ ‏{الم * تَنْزِيلُ}‏ وَ ‏{هَلْ أَتَى عَلَى الإِنْسَانِ}‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Cum'a günü sabah namazın (in ilk rek'atin)de; Secde ve ikinci rek'atinde) insan surelerini okurdu."

It was narrated from Abu Hurairah that for the Subh prayer on Fridays, the Messenger of Allah (ﷺ) used to recite ‘Alif-Lam-Mim’. The revelation...’[32:1] and ‘Has there not been over man...” [76:]

Diğer tahric:: Buhari ve Nesai AÇIKLAMA 824’te

Sünen-i İbn Mâce No. 827 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنِي بُكَيْرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ مَا رَأَيْتُ أَحَدًا أَشْبَهَ صَلاَةً بِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ فُلاَنٍ ‏.‏ قَالَ وَكَانَ يُطِيلُ الأُولَيَيْنِ مِنَ الظُّهْرِ وَيُخَفِّفُ الأُخْرَيَيْنِ وَيُخَفِّفُ الْعَصْرَ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir : Namaz kılma şekli bakımından Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e falan adamdan daha ziyade benzeyen hiç bir kimseyi görmedim. (Süleyman bin Yesar) demiştir ki : O zat, öğle namazının ilk iki rekatını uzatırdı. Son iki rekatı de hafifletirdi ve ikindi namazını hafif kılardı." Bu hadis’i Nesai ve Ahmed bin Hanbel de tahric etti. AÇIKLAMA 828’de

It was narrated that Abu Hurairah said:“I have never seen anyone whose prayer more closely resembles that of the Messenger of Allah (ﷺ) than so-and-so. He used to lengthen the first two Rak’ah of the Zuhr and shorten the last two Rak’ah, and he used to shorten the ‘Asr.”

Sünen-i İbn Mâce No. 846 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنِ ابْنِ عَجْلاَنَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا قَرَأَ فَأَنْصِتُوا وَإِذَا قَالَ ‏{غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ}‏ فَقُولُوا آمِينَ وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏.‏ فَقُولُوا اللَّهُمَّ رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا وَإِذَا صَلَّى جَالِسًا فَصَلُّوا جُلُوسًا أَجْمَعِينَ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resuluüah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «İmam, kendisine uyulsun diye imam kılınmıştır. Bundan dolayı, imam tekbir aldığı zaman siz de tekbir alınız, okuduğu zaman susunuz; ğayril mağdubi aleyhim veleddallin dediği zaman ı amin, deyiniz, rükua gittiği zaman siz de rüku'a gidiniz, semi'allahu limen hamideh dediği zaman: Allahumme Rabbena ve lekel hamd deyiniz. Secde ettiğiniz zaman secde ediniz ve oturarak namaz kıldığı zaman, hepiniz oturarak namaz kılınız.»

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘The Imam has been appointed to be followed, so when he says Allahu Akbar, then say Allahu Akbar, when he recites, then listen attentively; when he says: Not (the way) of those who earned Your anger, nor of those who went astray,[1:7] then say Amin; when he bows then bow; when he says Sami’ Allahu liman hamidah (Allah hears those who praise Him), then say Allahumma Rabbana wa lakal-hamd (O Allah, our Lord, to You is the praise);” when he prostrates then prostrate; and if he prays sitting down then all of you pray sitting down.’”

Diğer tahric: Nesai: Not : Sindi: Müslim, bu hadisi sahih saymıştır. Bunu zayıf gösterenlerin sözlerine itibar edilmiş, demiştir

Sünen-i İbn Mâce No. 849 Sahih

حَدَّثَنَا جَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ ابْنِ أُكَيْمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ صَلَّى بِنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَذَكَرَ نَحْوَهُ وَزَادَ فِيهِ قَالَ فَسَكَتُوا بَعْدُ فِيمَا جَهَرَ فِيهِ الإِمَامُ ‏.‏

İbn-i Ükeyme (r.a.)'den: O(nun) da Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet ettiğine göre Ebu Hureyre (r.a.) : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize namaz kıldırdı diyerek, yukarıdaki hadisin mislini söyledi ve ona şu ilaveyi yaparak,' dedi ki: Bundan sonra sahabiler, imam'ın açıktan okuduğu namazlarda sustular." AÇIKLAMA : Müellif İbn-i Mace'nin, kısmen ayrı iki senedie ve İbn-i Ukeyme (r.a.)'in bu hadisini ikinci senedie rivayet olunan metindeki ziyadeyle beraber Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai'de rivayet etmişlerdir. Tirmizi, hadisin hasen olduğunu da söylemiştir. Ayrıca Malik, Şafii, Ahmed ve İbn-i Hibban da rivayet etmişlerdir. Hadisin manasına gelince; Ebu Hureyre (r.a.) Nebi (s.a.v.)'in kıldırdığı namazın sabah namazı olduğunu zannettiklerini söylemiştir .... Nebi (s.a.v.)'i ''Bana ne oluyor ... " ifadesi hakkında el-Menhel yazarı şöyle der: - ~ ''Bana ne oluyor... '' ibaresi, arap dilinde çeşitli manalara kullanılır. Bunlardan birincisi, kişinin, kendi nefsini kınamakta kullanılmasıdır. Mesela: Bana ne oluyor ki şöyle yaptım veya böyle ettim ... deniliyor. Yani: Yapmamalıydım, demek isteniyor. İkincisi: Bir adamın yaptığı bir işten hoşlanmayan bir kimsenin, failini kınamak maksadıyla bu ifadeyi kullanmasıdır. Mesela: Bana ne oluyor ki hakkım engelleniyor? Bana ne oluyor ki bana eziyet ediliyor ... gibi. Üçüncüsü: Sebebi meçhul olan bir şeyi tasvib etmemekte kullanılmasıdır. Mesela, adam: Bana ne oluyor ki falan işi anlayamıyorum? söyler. Hadiste üçüncü mananın daha münasib olduğu umulur.'' ''Kur'an'da bana münazaa ediliyor.'' cümlesine gelince: Peygamber (s.a.v.), açıktan kıraat ettiğinde cemaat'tan birisi de aynı ayetleri açıktan okuduğu için Peygamber (s.a.v.) meşgul etmiş ve sanki ayetleri Peygamber (s.a.v.)'in mübarek ağzından çekip çıkarıyormuş. Bu cümle bu durumu ifade etmektedir. Münazaa, karşılıklı çekişme ve iki tarafın birbirini mağlub etmek için karşılıklı gayret etmeleridir. Burada Peygamber (s.a.v.)'in açıktan kıraat ettiği ayetleri cemaat'tan birisi de açıktan okumakla Peygamber (s.a.v.)'in kıraatına müdahale etmiş, Onu meşgul etmiş ve adeta Ona galib gelmeye çalışmış sayılmıştır. İkinci senedle rivayet olunan hadisin sonundaki: ''Bundan sonra sahabiler...'' ziyadesi, tercemede Ebu Hureyre (r.a.)'in sözü olarak gösterilmiştir. Ebu Davud ve Tirmizi'nin rivayetlerinde bu ziyade: ........ şeklinde geçer. EI-Menhel. yazarı bu ziyadenin Ebu Hureyre (r.a.) veya hadis ravisi Zühri'ye ait olduğunu söylemiştir. Tirmizi'nin şerhi Tuhfe yazarı bu ziyadenin Zühri'nin sözü olduğunu söylemiş ve Zühri'nin arkadaşlarının bazılarının, bu ziyadeyi Zühri'nin sözü olarak rivayet ettiklerini bildirmiş ve: Bu cümle Zühri'nin kavlinden olup müdreçtir, demiştir. Ve hadis hafızlarının, bunun müdrec olduğunu sarahaten (açıkça) bildirdiklerini beyan etmiştir. Müellif İbn-i Mace'nin rivayeti de buna muhtemeldir, bu ziyade Zühri'nin sözü kabul edilince terceme şöyle yapılmalıdır: Ebu Hureyre (r.a.) demiştir ki: ResuluIlah (s.a.v.) bize ,namaz kıldırdı. Zühri, bir önceki hadisin mislini zikretti ve ona şunu ilave ederek dedi ki: 'Bundan sonra sahabiler, imarnın açıktan okuduğu namazlarda sustular.' EI-Menhel yazarı şöyle eler: ''Cehri namazlarda imama uyan kimse kıraat etmez diyen alimler, bu hadisi delil göstermişlerdir. Kıraat etmesi vacibtir, diyen alimler ise bu hadisin delil olamıyacağını söyleyerek şöyle cevab vermişlerdir: Bir defa hadis zayıftır. Çünkü ibn-i Ukeyme (r.a.) hakkında ise söz edilmiştir. Diğer taraftan hadisin sonundaki ziyade müdrec olup kimisine göre Ebu Hureyre: (r.a.)'in sözüdür, kimisine göre de Zühri'nin sözüdür. Ebu Davud, bu husustaki ihtilafları da nakletmiştir. Beyhaki de ziyadenin müdrec olduğunu söyledikten sonra: Ebu Hureyre (r.a.), gerek cehri namazlarda ve gerekse gizli namazlarda imam'a uyan kimsenin kıraat etmesini emrettiği halde kıraatı terketmeye delalet eder. Bu hadisin Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayeti sahih olur mu? demiştir. Bir de şu husus vardır: Hadis, ihtilaf noktasının dışında kalır. Çünkü alimler arasındaki ihtilaf noktası, imama uyan kişinin gizli olarak kıraat edip etmemesidir. Bu hadiste reddedilen nokta ise, imama uyan kişinin açıktan okurnasıdır. Çünkü açıktan okuması halinde imamı meşgul etmesi, imamla münazaa durumuna geçmesi söz konusudur." EBU DAVUD RİVAYET’İ İÇİN BURAYA TIKLAYIN

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) led us in prayer,” and he mentioned a similar report, and added to it, and he said: “And after that they were quiet in the prayers in which the Imam recites aloud.”

Sünen-i İbn Mâce No. 851 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا أَمَّنَ الْقَارِئُ فَأَمِّنُوا فَإِنَّ الْمَلاَئِكَةَ تُؤَمِّنُ فَمَنْ وَافَقَ تَأْمِينُهُ تَأْمِينَ الْمَلاَئِكَةِ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Okuyucu 'amin' demek istediği zaman siz de amin deyiniz. Çünkü melekler: amin derler. Her kim ki, onun 'amin' demesi, meleklerin amin demesine denk gelir, onun geçmiş günahı bağışlanmış olur.»

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“When the reciter says Amin, then say Amin, for the angels say Amin, and if a person’s Amin coincides with the Amin of the angels, his previous sins will be forgiven.”

Sünen-i İbn Mâce No. 852 Sahih

حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ، وَجَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا مَعْمَرٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَمْرِو بْنِ السَّرْحِ الْمِصْرِيُّ، وَهَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ الْحَرَّانِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ يُونُسَ، جَمِيعًا عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَأَبِي، سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا أَمَّنَ الْقَارِئُ فَأَمِّنُوا فَمَنْ وَافَقَ تَأْمِينُهُ تَأْمِينَ الْمَلاَئِكَةِ غُفِرَ لَهُ مَا تَقَدَّمَ مِنْ ذَنْبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Okuyucu, amin demek istediği zaman siz de amin deyiniz. Çünkü her kim ki amin demesi meleklerin amin demesine denk gelirse, onun geçmiş günahı bağışlanmış olur.»

It was narrated that Abu Hurairah said:The Messenger of Allah (ﷺ) said: “When the reciter says Amin, then say Amin, for if a person’s Amin coincides with the Amin of the angels, his previous sins will be forgiven.”

Sünen-i İbn Mâce No. 853 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ رَافِعٍ، عَنْ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ ابْنِ عَمِّ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ تَرَكَ النَّاسُ التَّأْمِينَ وَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا قَالَ ‏"‏ ‏{غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ}‏ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ آمِينَ ‏"‏ ‏.‏ حَتَّى يَسْمَعَهَا أَهْلُ الصَّفِّ الأَوَّلِ فَيَرْتَجُّ بِهَا الْمَسْجِدُ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, şöyle demiştir: Halk, amin demeyi terk etmiştir. Halbuki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); ğayril mağdubi aleyhim veleddaaaalliin dediği zaman, birinci saftakilerin işiteceği seste amin derdi ve mescid amin sesiyle dalgalanırdı." Not: Zevaid'de: Hadisin isnadındaki Ebü Abdillah tanınmıyor. Diğer ravi Bişr'in zayıf olduğunu Ahmed söylemiş. İbn•i Hibban da; O mevzu hadisleri rivayet eder, demiştir. İbn•i Hibban bu hadisi kendi sahihinde başka bir senedie rivayet etmiş, denilmiştir

It was narrated that Abu Hurairah said:“The people stopped saying Amin, but when the Messenger of Allah (ﷺ) said ‘Not (the way) of those who earned Your Anger, nor of those who went astray’[1:7] he would say Amin, until the people in the first row could hear it, and the mosque would shake with it

Sünen-i İbn Mâce No. 860 Sahih

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَهِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَرْفَعُ يَدَيْهِ فِي الصَّلاَةِ حَذْوَ مَنْكِبَيْهِ حِينَ يَفْتَتِحُ الصَّلاَةَ، وَحِينَ يَرْكَعُ، وَحِينَ يَسْجُدُ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.h)'den şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazda iftitah tekbiri aldığı zaman, rükua gittiği zaman ve secde etmek üzere rüku'dan kalktığı zaman, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırdığını gördüm." Not: Zevaid'de.: isnadı zayıftır. Çünkü onda İsmail bin Ayyaş'ın Hicazlılar'dan rivayeti vardır kı, bu tür rivayeti zayıftır, denmiştir

It was narrated that Abu Hurairah said:“I saw the Messenger of Allah (ﷺ) raising his hands during prayer until they were parallel with his shoulders when he started to pray, when he bowed and when he prostrated.”

Sünen-i İbn Mâce No. 875 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ وَيَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، وَأَبِي، سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا قَالَ ‏"‏ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu 'Aleyhi ve Sellem) : Semi'allahu limen hamideh dediği zaman Rabbena ve lekel hamd derdi. AÇIKLAMA 879’da

It was narrated from Abu Hurairah that when the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Sami’ Allahu liman hamidah (Allah hears those who praise Him),” he said: “Rabbana wa lakal-hamd (O our Lord, to You is the praise).”

Sünen-i İbn Mâce No. 910 Sahih

حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ مُوسَى الْقَطَّانُ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِرَجُلٍ ‏"‏ مَا تَقُولُ فِي الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَتَشَهَّدُ ثُمَّ أَسْأَلُ اللَّهَ الْجَنَّةَ وَأَعُوذُ بِهِ مِنَ النَّارِ أَمَا وَاللَّهِ مَا أُحْسِنُ دَنْدَنَتَكَ وَلاَ دَنْدَنَةَ مُعَاذٍ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ حَوْلَهُمَا نُدَنْدِنُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adama: «Namazda (oturduğunda) ne diyorsun?» diye sordu. Adam: Ben teşehhüdü okurum. Sonra Allah'tan cennet isterim ve ateşten O'na sığınırım. Amma, Vallahi ben ne senin dendene (gümül denme) ni ne de Muaz'ın dendenesini bilirim, dedi. Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biz onun çevresinde gümüldeniriz.» buyurdu." Not: Bu isnadın sahih ve ravilerinin sika oldukları, Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said to a man: ‘What do you say during your Salat?’ He said: ‘The Tashah-hud, then I ask Allah for Paradise, and I seek refuge with Him from Hell, but I do not understand what you and Mu’adh murmur (during Salat). He said: ‘Our murmuring revolves around the same things.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 943 Zayıf

حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ الأَسْوَدِ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أُمَيَّةَ، ح وَحَدَّثَنَا عَمَّارُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أُمَيَّةَ، عَنْ أَبِي عَمْرِو بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ، عَنْ جَدِّهِ، حُرَيْثِ بْنِ سُلَيْمٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَلْيَجْعَلْ تِلْقَاءَ وَجْهِهِ شَيْئًا فَإِنْ لَمْ يَجِدْ فَلْيَنْصِبْ عَصًا فَإِنْ لَمْ يَجِدْ فَلْيَخُطَّ خَطًّا ثُمَّ لاَ يَضُرُّهُ مَا مَرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Biriniz namaza durmak istediği zaman (duvar gibi) bir şeye doğru dursun. Eğer bulamazsa yere bir asa diksin. Şayet (bunu da) bulamazsa bir çizgi çizsin. Artık önünden geçen şeyler ona zarar vermez.»

It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) said:“When anyone of you performs prayer, let him put something in front of him. If he cannot find anything then let him put a stick. If he cannot find one, then let him draw a line. Then it will not matter if anything passes in front of him.”

Diğer tahric: Ebu Davud, Ahmed, İbn-i Hibban ve Beyhaki

Sünen-i İbn Mâce No. 946 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ مَوْهَبٍ، عَنْ عَمِّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَوْ يَعْلَمُ أَحَدُكُمْ مَا لَهُ فِي أَنْ يَمُرَّ بَيْنَ يَدَىْ أَخِيهِ مُعْتَرِضًا فِي الصَّلاَةِ كَانَ لأَنْ يُقِيمَ مِائَةَ عَامٍ خَيْرٌ لَهُ مِنَ الْخَطْوَةِ الَّتِي خَطَاهَا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Her hangi biriniz (din) kardeşi namazdayken önünden aykırı geçmekte ne kadar günahı yüklendiğini bilse, yüz yıl yerinde durması, attığı adımdan, şüphesiz daha hayırlı olur.» Not: Zevaid'de: Hadisin isnadı hakkında söylenti vardır. Çünkü ravi Ubeydullah bin Abdirrahman'ın amcasının adı Ubeydullah bin Abdillah'tır. Ahmed bin Hanbel, Onun hadislerinin münker olduğunu söylemiştir. Fakat İbn-i Hibban; Onun hadislerinin zayıflığının, oğiunun kendisinden rivayet ettiği hadislere mahsus olduğunu söylemiştir, denilmiştir

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Prophet (ﷺ) said: ‘If anyone of you knew (how great is the sin involved) in passing in front of his brother while he is performing prayer, waiting for one hundred years would be better for him than one step that he takes.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 950 Sahih

حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ أَخْزَمَ أَبُو طَالِبٍ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ يَقْطَعُ الصَّلاَةَ الْمَرْأَةُ وَالْكَلْبُ وَالْحِمَارُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdular ki: «(Namaz kılanın önünden geçen) kadın, köpek ve eşek, namazı keser.» Not: Zevaid'de: Hadisin isnadı sahlhtir. Nitekim Buhari, bunun bütün ravileriyle delil getirmiştir, denilmiştir

It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) said:“The prayer is severed by a woman, a dog and a donkey.”

Sünen-i İbn Mâce No. 960 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُعَلِّمُنَا أَنْ لاَ نُبَادِرَ الإِمَامَ بِالرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ وَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), imamdan önce rüku' ve secde etmememizi bize öğretirdi ve : «İmam tekbir aldığı zaman siz de tekbir alınız ve secde ettiği zaman siz de secde ediniz.» buyururdu." TAHRİC’İ VE AÇIKLAMASI 963’te

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Prophet (ﷺ) used to teach us not to bow or prostrate before the Imam; when he says the Takbir then say the Takbir, and when he prostrates, you should prostrate.”

Sünen-i İbn Mâce No. 961 Sahih

حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَلاَ يَخْشَى الَّذِي يَرْفَعُ رَأْسَهُ قَبْلَ الإِمَامِ أَنْ يُحَوِّلَ اللَّهُ رَأْسَهُ رَأْسَ حِمَارٍ؟ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), şöyle buyurdu, demiştir: «Başını imamdan önce kaldıran kişi Allah'ın onun başını eşek başına çevirmesinden korkmaz mı?» TAHRİC’İ VE AÇIKLAMASI 963’te

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Does not the one who raises his head before the Imam fear that Allah may turn his head into the head of a donkey?’”

Sünen-i İbn Mâce No. 964 Zayıf

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْهُدَيْرِ التَّيْمِيُّ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِنَّ مِنَ الْجَفَاءِ أَنْ يُكْثِرَ الرَّجُلُ مَسْحَ جَبْهَتِهِ، قَبْلَ الْفَرَاغِ مِنْ صَلاَتِهِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Henüz namazdan çıkmamış iken kişinin çokça alnını meshetmesi cefanın bir çeşididir.» Not: Senedin ravilerinden Harun'un zayıflığına alimlerin ittifak ettikleri, Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“It is impolite for a man to wipe his forehead a great deal before he finishes prayer.”

Sünen-i İbn Mâce No. 966 Hasen

حَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ، سُفْيَانُ بْنُ زِيَادٍ الْمُؤَدِّبُ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَاشِدٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ ذَكْوَانَ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُغَطِّيَ الرَّجُلُ فَاهُ فِي الصَّلاَةِ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kişinin, namazda ağzını (bir şeyle) örtmesini yasaklamıştır

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) forbade a man to cover his mouth during the prayer.”

Sünen-i İbn Mâce No. 968 Mevzû

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا تَثَاءَبَ أَحَدُكُمْ فَلْيَضَعْ يَدَهُ عَلَى فِيهِ، وَلاَ يَعْوِي، فَإِنَّ الشَّيْطَانَ يَضْحَكُ مِنْهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şüyle buyurdu, demiştir : «Biriniz esniyeceği zaman elini ağzının üstüne koysun ve (Haaa diyerek) bağırmasın. Çünkü şeytan, onun bağırmasından dolayı güler.» Not: Zevaid'de: Hadisin isnadında Abdullah bin Said bulunur. Alimler onun zayıflığına ittifak etmişlerdir. denmiştir

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“When anyone of you yawns, let him put his hand over his mouth and not make a sound, because Satan laughs at him.”

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya