3.995 hadis bulundu · sayfa 14/200
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، مَوْلَى عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ عَوْفٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لأَنْ يَحْتَطِبَ أَحَدُكُمْ حُزْمَةً عَلَى ظَهْرِهِ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَسْأَلَ أَحَدًا فَيُعْطِيَهُ أَوْ يَمْنَعَهُ ".
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Sizden birinin,sırtında bir bağ odun taşıması, insanlardan dilenmesinden daha hayırlıdır. İstediği şeyi ister versinler, isterse vermesinler durum böyledir
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "No doubt, you had better gather a bundle of wood and carry it on your back (and earn your living thereby) rather than ask somebody who may give you or not
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُلَيْحٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مِنْ حَقِّ الإِبِلِ أَنْ تُحْلَبَ عَلَى الْمَاءِ ".
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Deve üzerindeki haklardan biri de su başlarında sağılmasıdır
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "One of the rights of a she camel is that it should be milked at a place of water
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ قَزَعَةَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ حُصَيْنٍ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، مَوْلَى أَبِي أَحْمَدَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَخَّصَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي بَيْعِ الْعَرَايَا بِخَرْصِهَا مِنَ التَّمْرِ فِيمَا دُونَ خَمْسَةِ أَوْسُقٍ أَوْ فِي خَمْسَةِ أَوْسُقٍ، شَكَّ دَاوُدُ فِي ذَلِكَ.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, beş veskten aşağı olmak şartıyla, tahmin yöntemiyle ariyye satışı yapılmasına izin vermiştir. Ravi Davud, ifadenin, "beş veskte" şeklinde olabileceği konusunda şek (şüphe) etmiştir
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) allowed the sale of the dates of the 'Araya for ready dates by estimating the former which should be estimated as less than five Awsuq or five Awsuq. (Dawud, the sub-narrator is not sure as to the right amount)
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الأُوَيْسِيُّ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ ثَوْرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ أَبِي الْغَيْثِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ أَخَذَ أَمْوَالَ النَّاسِ يُرِيدُ أَدَاءَهَا أَدَّى اللَّهُ عَنْهُ، وَمَنْ أَخَذَ يُرِيدُ إِتْلاَفَهَا أَتْلَفَهُ اللَّهُ ".
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İnsanlann malını ödeme niyetiyle alan kimseye Allah (borcunu) ödettirir. Telef etmek (ödememek) niyetiyle alan kimsenin malını ise telef ettirir
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "Whoever takes the money of the people with the intention of repaying it, Allah will repay it on his behalf, and whoever takes it in order to spoil it, then Allah will spoil him
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ شَبِيبِ بْنِ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ يُونُسَ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، قَالَ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ كَانَ لِي مِثْلُ أُحُدٍ ذَهَبًا، مَا يَسُرُّنِي أَنْ لاَ يَمُرَّ عَلَىَّ ثَلاَثٌ وَعِنْدِي مِنْهُ شَىْءٌ، إِلاَّ شَىْءٌ أُرْصِدُهُ لِدَيْنٍ ". رَوَاهُ صَالِحٌ وَعُقَيْلٌ عَنِ الزُّهْرِيِّ.
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Uhud dağı kadar altınım olsa, üç günden daha fazla bir süre o altınların yanımda kalması beni sevindirmezdi. Sadece borç ödemek üzere tuttuklarım hariç." Bu hadisi, Salih ve Ukayl, Zühri'den rivayet etmiştir
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "If I had gold equal to the mountain of Uhud, it would not please me that it should remain with me for more than three days, except an amount which I would keep for repaying debts
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا سَلَمَةَ، بِبَيْتِنَا يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، تَقَاضَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم، فَأَغْلَظَ لَهُ، فَهَمَّ أَصْحَابُهُ، فَقَالَ " دَعُوهُ، فَإِنَّ لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالاً. وَاشْتَرُوا لَهُ بَعِيرًا، فَأَعْطُوهُ إِيَّاهُ ". وَقَالُوا لاَ نَجِدُ إِلاَّ أَفْضَلَ مِنْ سِنِّهِ. قَالَ " اشْتَرُوهُ فَأَعْطُوهُ إِيَّاهُ، فَإِنَّ خَيْرَكُمْ أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً ".
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den alacağını talep etti ve biraz sert ve kaba davrandı. Sahabiler, o adamı (durdurmak) için yöneldiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin konuşmaya hakkı vardır. Bir deve satın alın da verin ona" buyurdu. Sahabiler, "Sadece onun verdiğinden daha değerli olan (yaşı daha büyük) deve bulabildik" dediler. Efendimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Onu satın alın ve verin, çünkü sizin en hayırlınız borcu en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu. Hadisten Çıkarılan Sonuçlar Hak sahibinin, hakkını isterken meşru edeb sınırları içinde davranması gerekir. Vadesi gelmiş ise alacağı istemek caizdir. Bu hadiste, Hz. Nebi'in sahip olduğu güzel ahlakı, yumuşak huyluluğu, tevazuyu ve insafını görmekteyiz. Borçlu kimseye, alacaklıya karşı kaba davranması uygun düşmez. Devlet başkanı, kendisine karşı edebe aykırı davranışta bulunanlara tazir cezası vermelidir. Ancak hak sahiplerini bağışlaması gerekir. Deve borç (karz) alınabilir. Bu hükme bütün hayvanlar dahildir. Alimlerin çoğu bu görüştedir. Sevri'ye ve Hanefilere göre hayvanlar karz olarak alınamaz. Bu konudaki delil, hayvan karşılığında hayvanın vadeli olarak satımını yasaklayan hadistir. Bu hadisi, İbn Abbas "merm" olarak rivayet etmiştir. İbn Hibban, Darekutnı ve başka bazı alimler de nakletmiştir. Hadiste geçen raviler güvenilirdir. Genelolarak, delil getirmeye elverişli bir hadis olduğu söylenebilir. Karz akdinde şart koşulmadığı sürece, borcu, alınandan daha iyisi ile ödemek caizdir. Eğer şart koşulursa bunun haram olacağında ittifak bulunmaktadır. Alimlerin çoğunluğu bu görüştedir. Malikiler durumu biraz ayrıntılı bir şekilde ele alarak şöyle demişlerdir: Eğer aded olarak fazla ödenirse bu yasaktır. Fakat nitelik olarak daha iyisi ile ödenirse caizdir. İyilik, Allah'a itaat vb. mubah konular için borçlanmak ayıplanacak bir durum değildir. Devlet başkanı, zekat mallarından ödemek üzere, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını karşılamak amacıyla devlet hazinesi adına borçlanabilir. Şafiiler, zekatın, farz olma zamanından önce ödenebileceğine bu hadisi delil olarak getirmişlerdir. İbn Abdilberr bu şekilde nakletmiştir. Fakat bana bu görüşün dayanağı pek açık gelmedi. Fakat Resulullah'ın Sallallahu Aleyhi ve Sellem borç alması şu şekilde yorumlanabilir: Hz. Nebi, sadaka verilmesi gereken kimseler için borç almıştı. Sadaka malları gelince aldığı borcu, sahiplerine geri verdi. باب: حسن التقاضي. 5. ALACAĞIN GÜZEL BİR ŞEKİLDE İSTENMESİ
Narrated Abu Huraira:A man demanded his debts from Allah's Messenger (ﷺ) in such a rude manner that the companions of the Prophet intended to harm him, but the Prophet (ﷺ) said, "Leave him, no doubt, for he (the creditor) has the right to demand it (harshly). Buy a camel and give it to him." They said, "The camel that is available is older than the camel he demands. "The Prophet (ﷺ) said, "Buy it and give it to him, for the best among you are those who repay their debts handsomely
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ سُفْيَانَ، قَالَ حَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَتَقَاضَاهُ بَعِيرًا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَعْطُوهُ ". فَقَالُوا مَا نَجِدُ إِلاَّ سِنًّا أَفْضَلَ مِنْ سِنِّهِ. فَقَالَ الرَّجُلُ أَوْفَيْتَنِي أَوْفَاكَ اللَّهُ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَعْطُوهُ فَإِنَّ مِنْ خِيَارِ النَّاسِ أَحْسَنَهُمْ قَضَاءً ".
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir adam gelerek Hz. Nebi'den olan deve alacağını talep etti. ResuluIlah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onun alacağını verin" buyurdu. Sahabiler, "Ancak daha büyük yaşta bir deve bulabildik" dediler. Adam, "Sen bana alacağım ı fazlasıyla ver, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bu adama verin. Çünkü insanların en hayırlı olanlarından biri de (borcunu) en güzel şekildeödeyenlerdir" buyurdu
Narrated Abu Huraira:A man came to the Prophet (ﷺ) and demanded a camel (the Prophet (ﷺ) owed him). Allah's Messenger (ﷺ) told his companions to give him (a camel). They said, "We do not find except an older camel (than what he demands). (The Prophet (ﷺ) ordered them to give him that camel). The man said, "You have paid me in full and may Allah also pay you in full." Allah's Messenger (ﷺ) said, "Give him, for the best amongst the people is he who repays his debts in the most handsome manner
حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَ لِرَجُلٍ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سِنٌّ مِنَ الإِبِلِ فَجَاءَهُ يَتَقَاضَاهُ فَقَالَ صلى الله عليه وسلم " أَعْطُوهُ ". فَطَلَبُوا سِنَّهُ، فَلَمْ يَجِدُوا لَهُ إِلاَّ سِنًّا فَوْقَهَا. فَقَالَ " أَعْطُوهُ ". فَقَالَ أَوْفَيْتَنِي، وَفَّى اللَّهُ بِكَ. قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ خِيَارَكُمْ أَحْسَنُكُمْ قَضَاءً ".
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Bir kimsenin, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den, belirli bir yaşta bir deve alacağı vardı. Onu almak üzere geldi. Nebi (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bunu ona verin" buyurdu. Sahabiler aynı yaşta bir deve bulmaya çalıştılar. Ancak buldukları develerin tamamı borç olan deveden daha büyük yaşta idi. Nebiimiz (Sallallahu aleyhi ve Sellem), "Bunu (daha büyük yaştaki deveyi) o kimseye verin" buyurdu. Adam, "Sen bana alacağımı fazlasıyla verdin, Allah da sana fazlasıyla versin" dedi. Bunun üzerine Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Sizin en haylrlınız (borcunu) en güzel şekilde ödeyeninizdir" buyurdu
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) owed a camel of a certain age to a man who came to demand it back. The Prophet (ﷺ) ordered his companions to give him. They looked for a camel of the same age but found nothing but a camel one year older. The Prophet (ﷺ) told them to give it to him. The man said, "You have paid me in full, and may Allah pay you in full." The Prophet (ﷺ) said, "The best amongst you is he who pays his debts in the most handsome manner
حَدَّثَنَا أَبُو الْوَلِيدِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ تَرَكَ مَالاً فَلِوَرَثَتِهِ، وَمَنْ تَرَكَ كَلاًّ فَإِلَيْنَا ".
Ebu Hureyre r.a. Nebi'in Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: "Kim geride mal bırakarak ölürse o mal mirasçılarınındır. Kim de {bakıma muhtaç} aile bırakarak ölürse onlara bakmak da bize {devlete} aittir
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "If someone leaves some property, it will be for the inheritors, and if he leaves some weak offspring, it will be for us to support them
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا فُلَيْحٌ، عَنْ هِلاَلِ بْنِ عَلِيٍّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي عَمْرَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا مِنْ مُؤْمِنٍ إِلاَّ وَأَنَا أَوْلَى بِهِ فِي الدُّنْيَا وَالآخِرَةِ اقْرَءُوا إِنْ شِئْتُمْ {النَّبِيُّ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ} فَأَيُّمَا مُؤْمِنٍ مَاتَ وَتَرَكَ مَالاً فَلْيَرِثْهُ عَصَبَتُهُ مَنْ كَانُوا، وَمَنْ تَرَكَ دَيْنًا أَوْ ضَيَاعًا فَلْيَأْتِنِي فَأَنَا مَوْلاَهُ ".
Ebu Hureyre r.a.'in rivayet ettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben, bütün mu'minlere dünya ve ahirette daha yakınım. İsterseniz şu ayeti okuyun. 'Nebi, mu'minlere kendilerinden daha yakındır. Hanımları da mu'minlerin anneleridir.' [Ahzaab 6] Bundan dolayı hangi mümin ölür de geride mal bırakırsa ona kim olursa olsun, asabesi mirasçı olur. Kim de borç ya da bakıma muhtaç bir aile bırakarak ölürse bana gelin. Çünkü onun velfsi benim
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "I am closer to the believers than their selves in this world and in the Hereafter, and if you like, you can read Allah's Statement: "The Prophet (ﷺ) is closer to the believers than their own selves." (33.6) So, if a true believer dies and leaves behind some property, it will be for his inheritors (from the father's side), and if he leaves behind some debt to be paid or needy offspring, then they should come to me as I am the guardian of the deceased
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، أَخِي وَهْبِ بْنِ مُنَبِّهٍ أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَطْلُ الْغَنِيِّ ظُلْمٌ ".
Vehb İbn Münebbih'in kardeşi Hemmam İbn Münebbih Ebu Hureyre r.a.'in şöyle dediğini işitmiştir. "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, 'Ödeme gücü bulunan kimsenin borcunu geciktirmesi zulümdür' buyurdu
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "Procrastination (delay) in repaying debts by a wealthy person is injustice
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَجُلٌ يَتَقَاضَاهُ فَأَغْلَظَ لَهُ فَهَمَّ بِهِ أَصْحَابُهُ. فَقَالَ " دَعُوهُ فَإِنَّ لِصَاحِبِ الْحَقِّ مَقَالاً ".
Ebu. Hureyre şöyle anlatır: Birgün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e bir adam, alacağını talep etmek üzere geldi. Bu sırada biraz sert davrandı. Sahabiler adamı uyarmak için yönelince Nebiimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem, "Onu bırakın, hak sahibinin, hakkını dile getirme hakkı vardır" buyurdu
Narrated Abu Huraira:A man came to the Prophet (ﷺ) and demanded his debts and used harsh words. The companions of the Prophet wanted to harm him, but the Prophet (ﷺ) said, "Leave him, as the creditor (owner of the right) has the right to speak
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، أَنَّ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ، أَخْبَرَهُ أَنَّ أَبَا بَكْرِ بْنَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْحَارِثِ بْنِ هِشَامٍ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَنْ أَدْرَكَ مَالَهُ بِعَيْنِهِ عِنْدَ رَجُلٍ أَوْ إِنْسَانٍ قَدْ أَفْلَسَ، فَهْوَ أَحَقُّ بِهِ مِنْ غَيْرِهِ ".
Ebu Hureyre r.a., "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu veya Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den şöyle işittim" demiştir: "Malını iflas eden kişide aynen bulan kimse, diğer alacaklılardan önceliklidir
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "If a man finds his very things with a bankrupt, he has more right to take them back than anyone else
وَقَالَ اللَّيْثُ حَدَّثَنِي جَعْفَرُ بْنُ رَبِيعَةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ هُرْمُزَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ ذَكَرَ رَجُلاً مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ، سَأَلَ بَعْضَ بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنْ يُسْلِفَهُ، فَدَفَعَهَا إِلَيْهِ إِلَى أَجَلٍ مُسَمًّى. فَذَكَرَ الْحَدِيثَ.
Ebu Hureyre r.a. şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, İsrailoğullarından bir kimsenin, yine İsrailoğullarından başka bir kimseden borç istediğini, onun da, bir vade belirleyerek borç verdiğini anlatmıştır." باب: الشفاعة في وضع الدين. 18. BORCUN İNDİRİLMESİ İÇİN ARACILIK
Narrated Abu Hurairah (ra):Allah's Messenger (ﷺ) mentioned an Israeli man who asked another Israeli to lend him money, and the latter gave it to him for a fixed period. (Abu Hurairah mentioned the rest of narration) [See chapter: Kafala in loans and debts. Hadith]
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ قَزَعَةَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ اسْتَبَّ رَجُلاَنِ رَجُلٌ مِنَ الْمُسْلِمِينَ وَرَجُلٌ مِنَ الْيَهُودِ، قَالَ الْمُسْلِمُ وَالَّذِي اصْطَفَى مُحَمَّدًا عَلَى الْعَالَمِينَ، فَقَالَ الْيَهُودِيُّ وَالَّذِي اصْطَفَى مُوسَى عَلَى الْعَالَمِينَ. فَرَفَعَ الْمُسْلِمُ يَدَهُ عِنْدَ ذَلِكَ فَلَطَمَ وَجْهَ الْيَهُودِيِّ، فَذَهَبَ الْيَهُودِيُّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَهُ بِمَا كَانَ مِنْ أَمْرِهِ وَأَمْرِ الْمُسْلِمِ، فَدَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الْمُسْلِمَ فَسَأَلَهُ عَنْ ذَلِكَ، فَأَخْبَرَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُخَيِّرُونِي عَلَى مُوسَى، فَإِنَّ النَّاسَ يَصْعَقُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ، فَأَصْعَقُ مَعَهُمْ، فَأَكُونُ أَوَّلَ مَنْ يُفِيقُ، فَإِذَا مُوسَى بَاطِشٌ جَانِبَ الْعَرْشِ، فَلاَ أَدْرِي أَكَانَ فِيمَنْ صَعِقَ فَأَفَاقَ قَبْلِي، أَوْ كَانَ مِمَّنِ اسْتَثْنَى اللَّهُ ".
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Biri müslüman, diğeri yahudi olan iki kişi birbirlerine sövmüştü. Müslüman, "Alemler içinde Muhammed'i seçen Allah'a yemin olsun ki .. " demiş, yahudi ise, "Alemler içinde Musa'yı seçen Allah'a yemin olsun ki .. " demişti. Sonra müslüman elini kaldırıp yahudinin yüzüne bir tokat attı. Yahudi de Hz. Nebi'e gelip durumu anlattı. Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem müslümanı çağırıp durumu sordu. O da anlattı. Bunun üzerine Resul-i Ekrem, "Beni Musa'dan daha hayırlı (üstün) tutmayın. Çünkü kıyamet günü bütün insanlar baygınlık geçirecek ben de bayılacağım. Fakat ilk ayılan ben olacağım. O sırada Musa Arş'a tutunmuş bir vaziyettedir. Bilmiyorum o, ya benden önce ayılıp Arş'a tutundu ya da Allah onu bayılmaktan müstesna.tuttu
Narrated Abu Huraira:Two persons, a Muslim and a Jew, quarreled. The Muslim said, "By Him Who gave Muhammad superiority over all the people! The Jew said, "By Him Who gave Moses superiority over all the people!" At that the Muslim raised his hand and slapped the Jew on the face. The Jew went to the Prophet and informed him of what had happened between him and the Muslim. The Prophet (ﷺ) sent for the Muslim and asked him about it. The Muslim informed him of the event. The Prophet (ﷺ) said, "Do not give me superiority over Moses, for on the Day of Resurrection all the people will fall unconscious and I will be one of them, but I will. be the first to gain consciousness, and will see Moses standing and holding the side of the Throne (of Allah). I will not know whether (Moses) has also fallen unconscious and got up before me, or Allah has exempted him from that stroke
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لَقَدْ هَمَمْتُ أَنْ آمُرَ بِالصَّلاَةِ فَتُقَامَ ثُمَّ أُخَالِفَ إِلَى مَنَازِلِ قَوْمٍ لاَ يَشْهَدُونَ الصَّلاَةَ فَأُحَرِّقَ عَلَيْهِمْ ".
Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçimden namaz için ezan okunmasını emrettikten sonra namaza gitmeyerek, namaz için cemaate gelmeyenlerin evlerine gidip evlerini yakmayı geçirdim
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "No doubt, I intended to order somebody to pronounce the Iqama of the (compulsory congregational) prayer and then I would go to the houses of those who do not attend the prayer and burn their houses over them
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ بَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيْلاً قِبَلَ نَجْدٍ، فَجَاءَتْ بِرَجُلٍ مِنْ بَنِي حَنِيفَةَ يُقَالُ لَهُ ثُمَامَةُ بْنُ أُثَالٍ سَيِّدُ أَهْلِ الْيَمَامَةِ، فَرَبَطُوهُ بِسَارِيَةٍ مِنْ سَوَارِي الْمَسْجِدِ، فَخَرَجَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَا عِنْدَكَ يَا ثُمَامَةُ ". قَالَ عِنْدِي يَا مُحَمَّدُ خَيْرٌ. فَذَكَرَ الْحَدِيثَ قَالَ " أَطْلِقُوا ثُمَامَةَ ".
Ebu Hureyre r.a. şöyle anlatır: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necd tarafına bir süvari grubu gönderdi. Müfreze, beraberinde Beni Hanife kabilesinden Yemame'lilerin efendisi olan Sümame adında birini getirip mescidin bir direğine bağladılar. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem onun yanına gelip "Ey Sümame! Ne düşünüyorsun?" diye sordu. Sümame, "Hayr düşünüyorum" diye cevap verdi. Bunun üzerine Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem "Onu salıverin" buyurdu
Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) sent horsemen to Najd and they arrested and brought a man called Thumama bin Uthal, the chief of Yamama, and they fastened him to one of the pillars of the Mosque. When Allah's Apostle came up to him; he asked, "What have you to say, O Thumama?" He replied, "I have good news, O Muhammad!" Abu Huraira narrated the whole narration which ended with the order of the Prophet "Release him
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، قَالَ حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، سَمِعَ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ بَعَثَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم خَيْلاً قِبَلَ نَجْدٍ، فَجَاءَتْ بِرَجُلٍ مِنْ بَنِي حَنِيفَةَ يُقَالُ لَهُ ثُمَامَةُ بْنُ أُثَالٍ فَرَبَطُوهُ بِسَارِيَةٍ مِنْ سَوَارِي الْمَسْجِدِ.
Said İbn Ebu Said r.a., Ebu Hureyre'nin şöyle dediğini işitmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Necd tarafına bir süvari grubu gönderdi. Müfreze, beraberinde Beni Hanife kabilesinden Sümame İbn Usal adında birini getirip mescidin bir direğine bağladılar. باب: الملازمة. 9. ALACAKLININ BORÇLUYU TAKİBİ
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) sent some horsemen to Najd and they arrested and brought a man called Thumama bin Uthal from the tribe of Bani Hanifa, and they fastened him to one of the pillars of the Mosque
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُقَاتِلٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِنِّي لأَنْقَلِبُ إِلَى أَهْلِي، فَأَجِدُ التَّمْرَةَ سَاقِطَةً عَلَى فِرَاشِي فَأَرْفَعُهَا لآكُلَهَا، ثُمَّ أَخْشَى أَنْ تَكُونَ صَدَقَةً فَأُلْفِيَهَا ".
Ebu Hureyre'den nakledilmiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben ailemin yanına dönerim ve yatağımın üzerine düşmüş kuru bir hurma bulurum. Yemek için onu kaldırırım. Sonra sadaka olmasından endişe ettiğim için geri bırakırım
Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "Sometimes when I return home and find a date fallen on my bed, I pick it up in order to eat it, but I fear that it might be from a Sadaqa, so I throw it
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ لَمَّا فَتَحَ اللَّهُ عَلَى رَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ قَامَ فِي النَّاسِ، فَحَمِدَ اللَّهَ، وَأَثْنَى عَلَيْهِ ثُمَّ قَالَ " إِنَّ اللَّهَ حَبَسَ عَنْ مَكَّةَ الْفِيلَ، وَسَلَّطَ عَلَيْهَا رَسُولَهُ وَالْمُؤْمِنِينَ، فَإِنَّهَا لاَ تَحِلُّ لأَحَدٍ كَانَ قَبْلِي، وَإِنَّهَا أُحِلَّتْ لِي سَاعَةً مِنْ نَهَارٍ، وَإِنَّهَا لاَ تَحِلُّ لأَحَدٍ بَعْدِي، فَلاَ يُنَفَّرُ صَيْدُهَا وَلاَ يُخْتَلَى شَوْكُهَا، وَلاَ تَحِلُّ سَاقِطَتُهَا إِلاَّ لِمُنْشِدٍ، وَمَنْ قُتِلَ لَهُ قَتِيلٌ فَهْوَ بِخَيْرِ النَّظَرَيْنِ، إِمَّا أَنْ يُفْدَى، وَإِمَّا أَنْ يُقِيدَ ". فَقَالَ الْعَبَّاسُ إِلاَّ الإِذْخِرَ، فَإِنَّا نَجْعَلُهُ لِقُبُورِنَا وَبُيُوتِنَا. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِلاَّ الإِذْخِرَ ". فَقَامَ أَبُو شَاهٍ ـ رَجُلٌ مِنْ أَهْلِ الْيَمَنِ ـ فَقَالَ اكْتُبُوا لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ. فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " اكْتُبُوا لأَبِي شَاهٍ ". قُلْتُ لِلأَوْزَاعِيِّ مَا قَوْلُهُ اكْتُبُوا لِي يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ هَذِهِ الْخُطْبَةَ الَّتِي سَمِعَهَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم.
Ebu Hureyre r.a.'den nakledilmiştir: Allah, Resulü'ne Mekke'nin fethini nasip edince insanların içinde doğruldu ve Allah'a sena ederek şöyle buyurdu: "Hiç kuşkusuz Allah Mekke'den fil ordusunu uzak tuttu. Resulüne ve inananlara Mekke'ye girme izni verdi. Bu, benden önce kimseye helal değildi. Bana da sadece gündüzün bir bölümünde helôl kılındı. Benden sonra da kimseye helal olmayacak. Bilesiniz ki Mekke'nin avı ürkütülmez, dikeni sökülmez, yitik eşya ilan edenden başkasına helal olmaz. Bir yakını öldürülen kişi için iki seçenekten biri vardır: Ya öldürülen yakınının diyetin i almayı, ya da kısası tercih eder." Abbas "İzhir'ijMekke ayrığını hariç tut. Çünkü biz onu kabirlerimizin ve evlerimizin yapımında kullanıyoruz" dedi. Allah Resulü de "izhirl hariç" buyurdu. Yemen halkından Ebu Şah adında birisi "Ey Allah'ın Resulü' Benim için yazar mısınız?" dedi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem de "Ebu Şah için yazınız" buyurdu. Ben Evzai'ye: "Ey Allah'ın Resulü! Benim için yazınız" sözünün anlamı nedir?" diye sordum. O da "yazılmasını istediği şey, Allah Resulü'nden Sallallahu Aleyhi ve Sellem dinlediği hutbedir" dedi
Narrated Abu Huraira:When Allah gave victory to His Apostle over the people of Mecca, Allah's Messenger (ﷺ) stood up among the people and after glorifying Allah, said, "Allah has prohibited fighting in Mecca and has given authority to His Apostle and the believers over it, so fighting was illegal for anyone before me, and was made legal for me for a part of a day, and it will not be legal for anyone after me. Its game should not be chased, its thorny bushes should not be uprooted, and picking up its fallen things is not allowed except for one who makes public announcement for it, and he whose relative is murdered has the option either to accept a compensation for it or to retaliate." Al-`Abbas said, "Except Al-Idhkhir, for we use it in our graves and houses." Allah's Messenger (ﷺ) said, "Except Al-Idhkhir." Abu Shah, a Yemenite, stood up and said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Get it written for me." Allah's Messenger (ﷺ) said, "Write it for Abu Shah." (The sub-narrator asked Al-Auza'i): What did he mean by saying, "Get it written, O Allah's Apostle?" He replied, "The speech which he had heard from Allah's Messenger (ﷺ)