deneme

Hz. Âişe Rivayetleri

2.537 hadis bulundu · sayfa 46/127

Sahîh-i Müslim No. 2923 Sahih

حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ عَبَّادٍ الْمُهَلَّبِيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ أُمِّ الْمُؤْمِنِينَ، عَائِشَةَ - رضى الله عنها - قَالَتْ مِنَّا مَنْ أَهَلَّ بِالْحَجِّ مُفْرِدًا وَمِنَّا مَنْ قَرَنَ وَمِنَّا مَنْ تَمَتَّعَ ‏.‏

Bana Yahya b. Eyyûb rivayet etti. (Dediki): Bize Abbâd b. Abbâd El-Mühellebî rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ömer, Kaasim b. Muhammed'den, o da Ümmü'l-Müminîn Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahû anha) ; «Kimimiz yalnız hacca niyet ettik, bâzılarımız kıran, bâzılarımız da temettü' yaptı.» demiş

A'isha (Allah be pleased with her) said:Some among us put on Ihram for Hajj alone (Hajj Mufrad) ; some of us for Hajj and Umra together (Qiran), and some of us for Tamattal (first for Umra and after completing it for Hajj)

Sahîh-i Müslim No. 2929 Sahih

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ نَرَى إِلاَّ أَنَّهُ الْحَجُّ فَلَمَّا قَدِمْنَا مَكَّةَ تَطَوَّفْنَا بِالْبَيْتِ فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ لَمْ يَكُنْ سَاقَ الْهَدْىَ أَنْ يَحِلَّ - قَالَتْ - فَحَلَّ مَنْ لَمْ يَكُنْ سَاقَ الْهَدْىَ وَنِسَاؤُهُ لَمْ يَسُقْنَ الْهَدْىَ فَأَحْلَلْنَ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ فَحِضْتُ فَلَمْ أَطُفْ بِالْبَيْتِ فَلَمَّا كَانَتْ لَيْلَةُ الْحَصْبَةِ - قَالَتْ - قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ يَرْجِعُ النَّاسُ بِعُمْرَةٍ وَحَجَّةٍ وَأَرْجِعُ أَنَا بِحَجَّةٍ قَالَ ‏"‏ أَوَمَا كُنْتِ طُفْتِ لَيَالِيَ قَدِمْنَا مَكَّةَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ قُلْتُ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَاذْهَبِي مَعَ أَخِيكِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَأَهِلِّي بِعُمْرَةٍ ثُمَّ مَوْعِدُكِ مَكَانَ كَذَا وَكَذَا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ صَفِيَّةُ مَا أُرَانِي إِلاَّ حَابِسَتَكُمْ قَالَ ‏"‏ عَقْرَى حَلْقَى أَوَمَا كُنْتِ طُفْتِ يَوْمَ النَّحْرِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ لاَ بَأْسَ انْفِرِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ فَلَقِيَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ مُصْعِدٌ مِنْ مَكَّةَ وَأَنَا مُنْهَبِطَةٌ عَلَيْهَا أَوْ أَنَا مُصْعِدَةٌ وَهُوَ مُنْهَبِطٌ مِنْهَا ‏.‏ وَقَالَ إِسْحَاقُ مُتَهَبِّطَةٌ وَمُتَهَبِّطٌ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb ile İshâk b. İbrâhîm rivayet ettiler. Züheyr (Bize rivayet etti.), İshâk ise (Bize haber verdi) tâbirlerini kullandılar. İshâk dediki: Bize Cerîr, Mansûr'dan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahu anha) 'dan naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş; «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile yola çıktık. Yalaız hacc yapılacak sanıyorduk. Mekke'ye vardığımızda beyti tavaf ettik. Müteakiben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); — Hedy kurbanı getirmeyenlerin ihramdan çıkmasını emir buyurdu. Bunun üzerine hedy getirmeyenler ihramdan çıktılar. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevceleri de hedy getirmemişlerdi. Onlar da ihramdan çıktılar.» Âişe (Radiyallahû anha) (sözüne devamla) demiş ki: «Ben, hayız gördüm de beyti tavaf edemedim. Hasbe gecesi olunca: — Yâ Resûlallah! Âlem Umre ve hacc ile dönüyor; bense yalnız hacc ile dönüyorum; dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Sen, Mekkee'ye geldiğimiz gecelerde tavaf etmedin miydi? diye sordu. Ben: — Hayır! cevâbını verdim. — Öyle ise kardeşinle Ten'im'e git de Umreye niyetlen! Sonra buluşacağımız yer filân yerdir; buyurdular.» Safiyye: «Zannederim sizi ancak ben alıkoyacağım.» dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); — «Allah hayırım versin! Sen bayram günü tavaf etmedinmiydi?» diye sordu. Safiyye (Radiyallahu anha) : — «Hay hay ettimdi.» cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Zararı yok, dön!» buyurdular. Âişe (Radiyallahû anha) demişki: «Müteakiben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye girerken, ben de oradan çıkarken —yahut ben Mekke'ye girerken; o da oradan çıkarken— bana rastladı.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported:We went with the Messenger of Allah (ﷺ) and we did not see but that he (intended to perform) Hajj (only), but when we reached Mecca we circumambulated the House; and the Messenger of Allah (ﷺ) commanded that he who did not have with him a sacrificial animal should put off Ihram. She (A'isha) said: (And consequently) those who did not bring the sacrificial animals with them put off Ihram; and among his wives (too) who had not brought the sacrificial animals with them put off Ihram. A'isha said: I entered my period and could not (therefore) circumambulate the House. When it was the night of Hasba she said: Messenger of Allah, people are coming back (after having performed both) Hajj and'Umra, whereas I am coming back only with Hajj, whereupon he said: Did you not circumambulate (the Ka'ba) that very night we entered Mecca? She (A'isha) said: No, whereupon he said: Go along with your brother to Tan'im and put on the Ihram for Umra, and it is at such and such a place that you can meet (us). (In the meanwhile) Safiyya (the wife of the Holy Prophet) said: I think, I will detain you (since I have entered in the monthly) period and you shall have to wait for me for the farewell circuit). Thereupon he (the Holy Prophet) said: May you be wounded and your head shorn did you not circumambulate on the Day of Sacrifice (10th of Dhu'l-Hijja)? She said: Yes. The Prophet (ﷺ) said: There is no harm. You should go forward. 'A'isha said: The Messenger of Allah (ﷺ) was going upwards to the side of Mecca, whereas I was coming down from it, or I was going upward, whereas he was coming down. Isbiq said: She was climbing down, and he was climbing down

Sahîh-i Müslim No. 2930 Sahih

وَحَدَّثَنَاهُ سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ مُسْهِرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نُلَبِّي لاَ نَذْكُرُ حَجًّا وَلاَ عُمْرَةً ‏.‏ وَسَاقَ الْحَدِيثَ بِمَعْنَى حَدِيثِ مَنْصُورٍ ‏.‏

Bize bu hadîsi Süveyd b. Saîd dahî Aliyyü'bnü Müshir'den, o da A'meş'den, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen rivayet eyledi. Âişe: «Telbiye getirerek Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile yola çıktık: hacc ve Umre hatırımıza gelmiyordu...» demiş. Râvî bu hadîsi Mansûr hadîsi mânâsında rivayet etmiştir

A'isha (Allah be pleased, with her) reported:We went out with the Messenger of Allah (ﷺ) pronouncing Talbiya having no explicit intention of Pilgrimage or 'Umra. The rest of the hadith is the same

Sahîh-i Müslim No. 2931 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ جَمِيعًا عَنْ غُنْدَرٍ، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ الْحُسَيْنِ، عَنْ ذَكْوَانَ، مَوْلَى عَائِشَةَ عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَرْبَعٍ مَضَيْنَ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ أَوْ خَمْسٍ فَدَخَلَ عَلَىَّ وَهُوَ غَضْبَانُ فَقُلْتُ مَنْ أَغْضَبَكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَدْخَلَهُ اللَّهُ النَّارَ ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ أَوَمَا شَعَرْتِ أَنِّي أَمَرْتُ النَّاسَ بِأَمْرٍ فَإِذَا هُمْ يَتَرَدَّدُونَ قَالَ الْحَكَمُ كَأَنَّهُمْ يَتَرَدَّدُونَ أَحْسِبُ - وَلَوْ أَنِّي اسْتَقْبَلْتُ مِنْ أَمْرِي مَا اسْتَدْبَرْتُ مَا سُقْتُ الْهَدْىَ مَعِي حَتَّى أَشْتَرِيَهُ ثُمَّ أَحِلُّ كَمَا حَلُّوا ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Muhammed b. el-Müsennâ ve İbni Beşşâr hep birden Gunder'den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den, o da Aliyyü'bnü Hüseyn'den, o da Âişe'nin âzâdlısı Zekvân'dan, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi. Âişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zi'l hicce'nin dördünde veya beşinde öfkeli bir halde gelerek yanıma girdi. — Seni kim kızdırdı yâ Resulâllah! Allah onu cehenneme atsın! dedim. — Duymadın mı? Bu adamlara bir emir verdim; bir de baktım tereddüd ediyorlar!.. —burada Hakemi zannederim (galiba tereddüd ediyorlar) buyurmuş; Demiş — Geride bıraktığım şu vak'a tekrar karşıma çıksa, yanımda hedy getirmez; onu satın alırdım. Sonra bunların çıktığı gibi ihramdan çıkardım.» buyurdular

A'isha (Allah be pleased with her) reported that the Messenger of Allah (ﷺ) came out on the 4th or 5th of Dhul'I-Hijja (for Pilgrimage to Mecca) and came to me, and he was very angry. I said:Messenger of Allah, who has annoyed you? May Allah cast him in fire I He said: Don't you know that I commanded the people to do an act, but they are hesitant. (Hakam said: I think that he said: They seem to be hesitant.) And if I were to know my affair before what I had to do subsequently, I would not have brought with me the sacrificial animals, and would have bought them (at Mecca) and would have put off lhram as others have done

Sahîh-i Müslim No. 2932 Sahih

وَحَدَّثَنَاهُ عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُعَاذٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ، الْحُسَيْنِ عَنْ ذَكْوَانَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ قَدِمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لأَرْبَعٍ أَوْ خَمْسٍ مَضَيْنَ مِنْ ذِي الْحِجَّةِ ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ غُنْدَرٍ وَلَمْ يَذْكُرِ الشَّكَّ مِنَ الْحَكَمِ فِي قَوْلِهِ يَتَرَدَّدُونَ ‏.‏

Bize bu hadisi Ubeydullah b. Muâz da rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hakem'den rivayet etti. (O da) Aliyyü'bnü Hüseyn'i Zekvân'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet ederken dinlemiş. Âişe : «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zi'l-hiccenin dördünde veya beşinde geldi...» demiş. Ravi, Gunder hadîsi gibi rivayette bulunmuş; yalnız Hakem'in «tereddüt ediyorlar» cümlesindeki şekkini anmamıştır

A'isha (Allah be pleased with her) reported that the Messenger of Allah (ﷺ) came out (for Pilgrimage) on The 4th or 5th of Dbu'l Hjjja. The rest of the hadith is the same, but he (the narrator) made no mention of the doubt of Hakam about his (the Prophet's) words:" They were reluctant

Sahîh-i Müslim No. 2933 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ طَاوُسٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا أَهَلَّتْ بِعُمْرَةٍ فَقَدِمَتْ وَلَمْ تَطُفْ بِالْبَيْتِ حَتَّى حَاضَتْ فَنَسَكَتِ الْمَنَاسِكَ كُلَّهَا ‏.‏ وَقَدْ أَهَلَّتْ بِالْحَجِّ ‏.‏ فَقَالَ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ النَّفْرِ ‏ "‏ يَسَعُكِ طَوَافُكِ لِحَجِّكِ وَعُمْرَتِكِ ‏"‏ ‏.‏ فَأَبَتْ فَبَعَثَ بِهَا مَعَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِلَى التَّنْعِيمِ فَاعْتَمَرَتْ بَعْدَ الْحَجِّ ‏.‏

Bana Muhammed b. Hâtim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Tâvûs, babasından, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet eyledi, ki Âişe Umreye niyet ederek (Mekke'ye) gelmiş; fakat henüz Beyti tavaf etmeden hayz görmüş; müteakiben hacca niyet ederek (tavaftan başkâ) bütün hacc fiillerini ifâ etmiş. Nefr günü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine : «Bu tavafın hem haccına hem de Umrene kâfidir.» buyurmuş. Âişe bunu kabul etmemiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de kendisini Abdurrahmân ile Tcn'îm'e göndermiş; ve —hacedan sonra— orada umreye niyet etmiş

A'isha (Allah be pleased with her) reported that she put on Ihram for, Umra and arrived 'at Mecca) but did not circumambulate the House as she had entered in the period of menses, and then put on Ihram for Hajj and performed all the rituals concerning it (except circumambulating the House). The Apostle of Allah (ﷺ) said to her on the day of march (when pilgrims come to Mina):Your circumambulation would suffice both Hajj and Umra. She, however, felt reluctant. Thereupon the Prophet (ﷺ) sent her with 'Abd al-Rahman to Tan'im and she performed Umra (with separate rituals) after Hajj

Sahîh-i Müslim No. 2934 Sahih

وَحَدَّثَنِي حَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنِي إِبْرَاهِيمُ بْنُ نَافِعٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي نَجِيحٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا حَاضَتْ بِسَرِفَ فَتَطَهَّرَتْ بِعَرَفَةَ فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ يُجْزِئُ عَنْكِ طَوَافُكِ بِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ عَنْ حَجِّكِ وَعُمْرَتِكِ ‏"‏ ‏.‏

Bana Hasen b. Aliy el-Hulvânî rivayet etti. (Dediki): Bize Zeydü'bnü Hubâb rivayet etti. (Dediki): Bana İbrahim b, Nâfî' rivayet etti. (Dediki): Bana Abdullah b. Ebi Necîh, Mücâhid'den, o da Âişe (Radiyallahû anha)'dan naklen rivayet etti. Âişe Şerif de hayz görmüş; ve Arafât'da temizlenmiş. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Safa île Merve arasında tevâf yapman, sana hem haccın hem Umren için kâfidir.» buyurmuşlar

A'isha (Allah be pleased with her) reported that she entered in the monthly period at Sarif, and took bath at 'Arafa (after the period was over). The messenger of Allah (ﷺ) said to her:Your circumambulation between al Safa and al-Marwa is enough for your Hajj and 'Umra

Sahîh-i Müslim No. 2954 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ كَانَ قُرَيْشٌ وَمَنْ دَانَ دِينَهَا يَقِفُونَ بِالْمُزْدَلِفَةِ وَكَانُوا يُسَمَّوْنَ الْحُمْسَ وَكَانَ سَائِرُ الْعَرَبِ يَقِفُونَ بِعَرَفَةَ فَلَمَّا جَاءَ الإِسْلاَمُ أَمَرَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ نَبِيَّهُ صلى الله عليه وسلم أَنْ يَأْتِيَ عَرَفَاتٍ فَيَقِفَ بِهَا ثُمَّ يُفِيضَ مِنْهَا فَذَلِكَ قَوْلُهُ عَزَّ وَجَلَّ ‏{‏ ثُمَّ أَفِيضُوا مِنْ حَيْثُ أَفَاضَ النَّاسُ‏}‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet «tti. (Dediki): Bize Ebû Muâvtye, Hişâm b. Urve'den, o da babasından o da vÂişe (Radiyallahu anha)'dân naklen haber verdi. Âişe şöyle demiş: «Kureyş İle onların dîninde bulunanlar Müzdelife'do vakfe yaparlardı. Kendilerine Hums denilirdi. Sâir arap kabileleri ise Arafât'fa vakfe yaparlardı. İslâm gelince Allah (Azze ve Celle), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Arafâta giderek orada vakfe yapmasını, sonra oradan akın etmesini emîr buyurdu. Bu da Teâlâ Hazretlerinin: (Sonra sîz de başka insanların akın ettiği yerden âkın edin [ Bakara 199 ] âyet-i kerimesidir.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported that the Quraish (of the pre-Islamic days) and those who followed their religions practices stayed at Muzdalifa, and they named themselves as Hums, whereas all other Arabs stayed at 'Arafa. With the advent of Islam, Allah, the Exalted and Glorious, commanded His Apostle (ﷺ) to come to 'Arafat and stay there, and then hurry from there, and this is the significance of the words of Allah:" Then hasten on from where the people hasten on

Sahîh-i Müslim No. 3042 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، - عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم لَمَّا جَاءَ إِلَى مَكَّةَ دَخَلَهَا مِنْ أَعْلاَهَا وَخَرَجَ مِنْ أَسْفَلِهَا ‏.‏

Bize Muhammedu'bnü'l-Müsennâ ile İbni Ebî Ömer hep birden İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. İbnu'l-Müsennâ dedi ki: Bize Süfyan, Hişam b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'ye geldiği vakit üst tarafından girer; alt tarafından çıkarmış

A'isha (Allah be pleased with her) reported that when Allah's Messenger may peace be upon him) came to Mecca he entered from its upper side and came out from its lower side

Sahîh-i Müslim No. 3043 Sahih

وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم دَخَلَ عَامَ الْفَتْحِ مِنْ كَدَاءٍ مِنْ أَعْلَى مَكَّةَ ‏.‏ قَالَ هِشَامٌ فَكَانَ أَبِي يَدْخُلُ مِنْهُمَا كِلَيْهِمَا وَكَانَ أَبِي أَكْثَرَ مَا يَدْخُلُ مِنْ كَدَاءٍ ‏.‏

Bize Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Üsâme Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet ettiki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) fetih yılında Mekke'nin yukarısındaki Kedâ yolundan girmiş. Hişâm demiş ki: «Babam Mekke'ye her iki yoldada girerdi. Ama ekseriya Kedâ'dan girerdi.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported that Allah's Messenger (ﷺ) entered Mecca during the year of Victory from Kada I. e. from the upper side. Hisham said.. My father entered It from both the Fides, but generally he entered from Kada

Sahîh-i Müslim No. 3076 Sahih

حَدَّثَنِي الْحَكَمُ بْنُ مُوسَى الْقَنْطَرِيُّ، حَدَّثَنَا شُعَيْبُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ طَافَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ حَوْلَ الْكَعْبَةِ عَلَى بَعِيرِهِ يَسْتَلِمُ الرُّكْنَ كَرَاهِيَةَ أَنْ يُضْرَبَ عَنْهُ النَّاسُ ‏.‏

Bana Hakem b. Mûsâ El-Kantarî rivayet etti. (dediki): Bize Şuayb b. İshâk, Hişâm b. Urve'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe (Radiyallahu anha): «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), halk kendisinden menedîlmesin diye Kabe'nin etrafında devesi üzerinde tavaf etti. Rüknü istilâm ediyordu.» 1273 ü okumadı iseniz okuyun

A'isha (Allah be pleased with her) reported that Allah's Apostle (ﷺ) circumambulated the Ka'ba on the back of his camel on the occasion of the Farewell Pilgrimage and touched the corner and he did not like that the people should be pushed away from him

Sahîh-i Müslim No. 3118 Sahih

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ، - يَعْنِي ابْنَ حُمَيْدٍ - عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتِ اسْتَأْذَنَتْ سَوْدَةُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْلَةَ الْمُزْدَلِفَةِ تَدْفَعُ قَبْلَهُ وَقَبْلَ حَطْمَةِ النَّاسِ وَكَانَتِ امْرَأَةً ثَبِطَةً - يَقُولُ الْقَاسِمُ وَالثَّبِطَةُ الثَّقِيلَةُ - قَالَ فَأَذِنَ لَهَا فَخَرَجَتْ قَبْلَ دَفْعِهِ وَحَبَسَنَا حَتَّى أَصْبَحْنَا فَدَفَعْنَا بِدَفْعِهِ وَلأَنْ أَكُونَ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْهُ سَوْدَةُ فَأَكُونَ أَدْفَعُ بِإِذْنِهِ أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ مَفْرُوحٍ بِهِ ‏.‏

Bize Abdullah b, Meslemete'bnİ Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh yani ibni Humeyd, Kasım'dan, o da Âişe'den naklen rivayet etti ki, şöyle demiş: «Müzdelife gecesi Sevde, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den önce izdiham olmadan (Mina'ya dönmek için) ondan izin istedi. Sevde, sebita bir kadındı. — Kasim, sebita'nın: Ağır mânâsına geldiğini söylemiş.— Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), ona izin verdi. Bu suretle Sevde ondan önce yola çıktı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bizi sabahlayıncaya kadar alıkoydu, biz de onunla beraber döndük. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den, Sevde'nin yaptığı gibi izin isteyerek, onun izniyle dönmüş olsam benim için bu her sevinilecek şeyden daha iyi idi.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported:Sauda (the wife of the Holy Prophet) who was bulky sought the permission of Allah's Messenger (ﷺ) on the night of Muzdalifa to move from (that place) ahead of him and before the multitude (set forth). He (Allah's Apostle) gave her the permission. So she set forth before his (Holy Prophet's) departure. But we stayed there until it was dawn and we moved on, when he departed. And if I were to seek the permission of Allah's Messenger. (ﷺ) as Sauda had sought permission, I could have also gone with his permission and it would have been better for me than that for which I was happy

Sahîh-i Müslim No. 3119 Sahih

وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، - حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَتْ سَوْدَةُ امْرَأَةً ضَخْمَةً ثَبِطَةً فَاسْتَأْذَنَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ تُفِيضَ مِنْ جَمْعٍ بِلَيْلٍ فَأَذِنَ لَهَا فَقَالَتْ عَائِشَةُ فَلَيْتَنِي كُنْتُ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْهُ سَوْدَةُ وَكَانَتْ عَائِشَةُ لاَ تُفِيضُ إِلاَّ مَعَ الإِمَامِ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammedü'bnii'l-Müsennâ hep birden Sekafî'den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ dediki: Bize Abdülvabhâb rivayet etti. (Dediki): Bize Eyyûb, Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da Kaasim'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: «Sevde şişman ve ağır bir kadındı. Bu sebeple Müzdelife'den geceleyin dönmek için Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. O da kendisine izin verdi. Müteakiben Aişe (Radiyallahu anha): «Keşke Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Sevde'nin istediği gibi izin isteseydim.» demiş. Âişe (Radiyallahu anha) ancak imamla birlikte (Mina'ya) dönermiş

A'isha (Allah be pleased with her) reported that (hadrat) Sauda was a bulky lady, so she sought permission from Allah's Messenger (ﷺ) to proceed from Muzdalifa (to Mina) in the (latter part of the) night. He granted her permission. 'A'isha said:I wish I had also sought permission from Allah's Messenger (ﷺ) as Sauda had. sought permission from him. 'A'isha did not proceed but with the Imam

Sahîh-i Müslim No. 3120 Sahih

وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ وَدِدْتُ أَنِّي كُنْتُ اسْتَأْذَنْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا اسْتَأْذَنَتْهُ سَوْدَةُ فَأُصَلِّي الصُّبْحَ بِمِنًى فَأَرْمِي الْجَمْرَةَ قَبْلَ أَنْ يَأْتِيَ النَّاسُ ‏.‏ فَقِيلَ لِعَائِشَةَ فَكَانَتْ سَوْدَةُ اسْتَأْذَنَتْهُ قَالَتْ نَعَمْ إِنَّهَا كَانَتِ امْرَأَةً ثَقِيلَةً ثَبِطَةً فَاسْتَأْذَنَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَذِنَ لَهَا ‏.‏

Bize İbni Numeyr rivayet etti. (dediki) ; Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Ömer, Abdurrahmân b. Kaasim'den, o da Kaasim'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti, Âişe şöyle demiş: «Sevde'nin istediği gibi ben de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin isteyerek sabah namazını Mina'da kılmış olmamı, sonra halk gelmeden taşları atmamı dilerdim.» Âişe'ye: «Sevde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedimiydi?» diye sordular. Aişe : — «Evet, çünkü Sevde ağır, şişman bir kadındı. Bu sebeple Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den izin istedi. O da kendisine izin verdi.» dedi

A'isha said:I wish I had sought permission from Allah's Messenger (ﷺ) as Sauda had sought, and observed the dawn prayer at Mina and stoned at al-Jamra before the people had come there. It was said to 'A'isha (Allah be pleased with her): Did Sauda seek permission from him (the Holy Prophet)? She said: Yes. She was a bulky lady and so she sought permission from Allah's Messenger (ﷺ) (to proceed to mina from Muzdalifa ahead of him), and he granted her permission

Sahîh-i Müslim No. 3169 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ نُزُولُ الأَبْطَحِ لَيْسَ بِسُنَّةٍ إِنَّمَا نَزَلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لأَنَّهُ كَانَ أَسْمَحَ لِخُرُوجِهِ إِذَا خَرَجَ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Abdullab b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Hişâm, babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş: «Ebtah'a inmek sünnet değildir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oraya inmesi (Medine'ye dönerken) yola çıkmak için daha kolayına geldiğindendir.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported.:Halt at al-Abtah is not the Sunnah. Allah's Messenger (ﷺ) halted there simply because it was easier for him to depart from there, when he left

Sahîh-i Müslim No. 3194 Sahih

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَمُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، وَعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، أَنَّ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُهْدِي مِنَ الْمَدِينَةِ فَأَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْيِهِ ثُمَّ لاَ يَجْتَنِبُ شَيْئًا مِمَّا يَجْتَنِبُ الْمُحْرِمُ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Muhammed b. Rumh rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Leys haber verdi. H. Bize Kuteybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, İbni Şihâb'dan, o da Urvetü'bnü Zübeyr ile Amra binti Abdurrahmân'dan naklen rivayet ettiki, Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy kurbanını Medine'den gönderirdi. Ben kurbanının nişan iplerini örerdim. Sonra ihrâmlı bir kimsenin sakındığı hiç bir şeyden sakınmazdı.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported that Allah's Messenger (ﷺ) sent the sacrificial animals from Medina. I wove garlands for his sacrificial animals (and then he hung them round their necks), and he would not avoid doing anything which the Muhrim avoids

Sahîh-i Müslim No. 3196 Sahih

وَحَدَّثَنَاهُ سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ح. وَحَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَخَلَفُ بْنُ هِشَامٍ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالُوا أَخْبَرَنَا حَمَّادُ، بْنُ زَيْدٍ عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَىَّ أَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِهِ ‏.‏

Bize bu hadîsi Saîd b. Mansur ile Züheyr b. Harb dahî rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân, Zührî'den, o da Urve'den, o da Aişe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet eyledi. H. Bize Saîd b. Mansûr ile Halef b. Hişâm ve Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd b. Zeyd, Hişâm b. Urve'den, o da babasından, o da Aişe'den naklen haber verdi. Âişe : «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hedy kurbanının nişan iplerini örerken hâlâ kendimi görür gibiyim.» demiş. Râvî hadîsi yukaıki hadîs gibi rivayet etmiştir

A'isha narrated (in another hadith narrated through another chain of transmitters) these words:"As if I am seeing myself weaving the garlands for the sacrificial animals of Allah's Messenger (ﷺ)

Sahîh-i Müslim No. 3198 Sahih

وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا أَفْلَحُ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ فَتَلْتُ قَلاَئِدَ بُدْنِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِيَدَىَّ ثُمَّ أَشْعَرَهَا وَقَلَّدَهَا ثُمَّ بَعَثَ بِهَا إِلَى الْبَيْتِ وَأَقَامَ بِالْمَدِينَةِ فَمَا حَرُمَ عَلَيْهِ شَىْءٌ كَانَ لَهُ حِلاًّ ‏.‏

Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Eflâh, Kaasim'den, o da Âîşe'den naklen rivayet etti. Âişe şöyle demiş : «Ben Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in develerini:! nişan iplerini ellerimle Ördüm. Sonra onlar'ı nişanladı ve boyunlarına alâmet taktı. Bilâhare banları Beyt-i şerife gönderdi. Kendisi Medine'de kaldı ama (bununla) ona helâl olan hiç bir şey haram olmadı.»

A'isha reported:I wove the garlands for the sacrificial animals of Allah's Messenger (ﷺ) with my own bands, and then he (the Holy Prophet) marked them, and garlanded them, and then sent them to the House, and stayed at Medina and nothing was forbidden to him which was lawful for him (before)

Sahîh-i Müslim No. 3199 Sahih

وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ، وَيَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، قَالَ ابْنُ حُجْرٍ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ الْقَاسِمِ، وَأَبِي، قِلاَبَةَ عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَبْعَثُ بِالْهَدْىِ أَفْتِلُ قَلاَئِدَهَا بِيَدَىَّ ثُمَّ لاَ يُمْسِكُ عَنْ شَىْءٍ لاَ يُمْسِكُ عَنْهُ الْحَلاَلُ ‏.‏

Bize Aliyyü'bnü Hucr Es-Sa'dî ile Ya'kûb b. İbrâhîm Ed-Devrakî rivayet etliler. İbni Hucr dediki; Bize İsmail b. İbrâhîm, Eyyûb'dan, o da Kaasînı ile Ebû Kilâbe'den, onlar da Âîşe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anhu) şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hedy gönderdi. Ben onların nişan ipîerini ellerimle örerdim. Sonra ihrâmsız bîr kimsenin çekinmediği hiç bir şeyden (o da) çekinmezdi.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported:Allah's Messenger (ﷺ) sent the sacrificial animals and I wove garlands for them with my own 'hands, and he did not refrain from doing anything which he did not avoid in the state of non-Muhrim

Sahîh-i Müslim No. 3201 Sahih

وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَقَدْ رَأَيْتُنِي أَفْتِلُ الْقَلاَئِدَ لِهَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْغَنَمِ فَيَبْعَثُ بِهِ ثُمَّ يُقِيمُ فِينَا حَلاَلاً ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Mansur'dan, o da İbrahim'den, o da Esved'den, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Radiyallahu anha) şöyle demiş: «Gerçekten Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Selîem)'in koyundan gönderdiği hedyinin nişan iplerini ördüğümü görmuşümdur. O bunu gönderir; sonra aramızda îhramsız olarak kalırdı.»

A'isha (Allah be pleased with her) reported:I recall how I wove garlands for the sacrificial animals (the goats) of Allah's Messenger (ﷺ). He sent them and then stayed with us as a non-Muhrim

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya