321 hadis bulundu · sayfa 15/17
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ أَبِي زَائِدَةَ، حَدَّثَنَا عَوْنُ بْنُ أَبِي جُحَيْفَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، رَأَى رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي قُبَّةٍ حَمْرَاءَ مِنْ أَدَمٍ وَرَأَيْتُ بِلاَلاً أَخْرَجَ وَضُوءًا فَرَأَيْتُ النَّاسَ يَبْتَدِرُونَ ذَلِكَ الْوَضُوءَ فَمَنْ أَصَابَ مِنْهُ شَيْئًا تَمَسَّحَ بِهِ وَمَنْ لَمْ يُصِبْ مِنْهُ أَخَذَ مِنْ بَلَلِ يَدِ صَاحِبِهِ ثُمَّ رَأَيْتُ بِلاَلاً أَخْرَجَ عَنَزَةً فَرَكَزَهَا وَخَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حُلَّةٍ حَمْرَاءَ مُشَمِّرًا فَصَلَّى إِلَى الْعَنَزَةِ بِالنَّاسِ رَكْعَتَيْنِ وَرَأَيْتُ النَّاسَ وَالدَّوَابَّ يَمُرُّونَ بَيْنَ يَدَىِ الْعَنَزَةِ .
Bana Muhammed b. Hatim rivayet etti. (Dediki): Bize Behz rivayet etti (Dediki): Bize Ömer b. Ebî Zaide rivayet etti. diki): Bize Avn b. Ebi Cuhayfe rivayet ettiki, Babası (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kızıl sahtiyandan yapma bir kubbe görmüş, (ve şöyle anlatmış): Bilâl'i abdest suyu çıkarırken gördüm. Baktımki; halk bu suyu kapışıyorlar. Kim ondan bir şey kapabilirse (teberrüken) yüzüne gözüne sürüyor, kapamayanlar ise arkadaşlarının ellerindeki ıslaklıktan bir şeyler almağa çalışıyorlardı. Sonra Bilâl'in bir harbe çıkarıp diktiğini gördüm. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'de kırmızı bir hülle içinde (kolları) sıvanmış olarak çıktı. Sonra cemaaata harbeye doğru iki rek'aât namaz kıldırdı. Harbenin önünden insanlarla hayvanların gelip geçtiğini de gördüm
Abu Juhaifa reported on the authority of his father:I saw the Messenger of Allah (ﷺ) (in Mecca at al-Abtah) in a red leather tent. and I saw Bilal take the ablution water (left by Allah's Messenger), and I saw the people racing, with one another to get that ablution water. If anyone got some of it, he rubbed himself with it, and anyone who did not get any got some of the moisture from his companion's hand. I then saw Bilal take a staff and fix it in the ground, after which the Messenger of Allah (ﷺ) came out quickly in a red mantle and led the people in two rak'ahs facing the staff, and I saw people and animals passing in front of the staff
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا جَعْفَرُ بْنُ عَوْنٍ، أَخْبَرَنَا أَبُو عُمَيْسٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِي الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ مِغْوَلٍ، كِلاَهُمَا عَنْ عَوْنِ بْنِ أَبِي جُحَيْفَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِ حَدِيثِ سُفْيَانَ وَعُمَرَ بْنِ أَبِي زَائِدَةَ يَزِيدُ بَعْضُهُمْ عَلَى بَعْضٍ وَفِي حَدِيثِ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ فَلَمَّا كَانَ بِالْهَاجِرَةِ خَرَجَ بِلاَلٌ فَنَادَى بِالصَّلاَةِ .
Bana İshak b. Mansur ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ca'fer b. Avn haber verdi. (Dediki): Bize Ebu Ümeys haber verdi. H. Bana Kaasim b. Zekeriyyâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Ali, Zâide'den rivayet etti. Demiş ki: Bize Mâlik b. Miğvel rivayet etti. Bunların ikisi de Avn b. Ebî Cuhayfe'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den Süfyan ile Ömer b. Ebî Zâide'nm hadisi gibi rivayette bulundu, yalnız bâzısının rivayetleri diğerlerininkinden ziyâdelidir. Mâlik b. Miğvel hadîsinde: «Öğle olunca Bilâl çıkarak namaz için ezan okudu.» cümlesi de vardır
Aun b. Abu Juhaifa narrated from the Messenger of Allah (ﷺ) on the authority of his father a hadith like that of Sufyan, and 'Umar b. Abu Za'ida made this addition:Some of them tried to excel the others (in obtaining water), and in the hadith transmitted by Malik b. Mighwal (the words are): When it was noon, Bilal came out and summoned (people) to (noon) prayer
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنِ الْحَكَمِ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا جُحَيْفَةَ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْهَاجِرَةِ إِلَى الْبَطْحَاءِ فَتَوَضَّأَ فَصَلَّى الظُّهْرَ رَكْعَتَيْنِ وَالْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ وَبَيْنَ يَدَيْهِ عَنَزَةٌ . قَالَ شُعْبَةُ وَزَادَ فِيهِ عَوْنٌ عَنْ أَبِيهِ أَبِي جُحَيْفَةَ وَكَانَ يَمُرُّ مِنْ وَرَائِهَا الْمَرْأَةُ وَالْحِمَارُ .
Bize Muhammed b. EI-Müsennâ ile Muhammed b. Beşşâr rivayet ettiler. İbni'l-Müsennâ Dediki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şube, Hakem'den rivayet etti. Demiş ki: Ben Ebu Cuhayfe'yi şöyle derken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Öğle vakti Batha'ya çıktı ve abdest alarak öğleyi iki rek'ât, ikindiyi de iki rek'ât üzerinden kıldı, önünde (dikili) bir harbe vardı. Şu'be şöyle demiş: «Avn babası Ebu Cuheyfe'den naklen bu hadîse (Harbenin arkasından kadın ve eşekler geçiyordu) cümlesini ziyâde etti.»
Abu Juhaifa reported:The Messenger of Allah (ﷺ) went at noon towards al-Batha', he performed ablution, and said two rak'ahs of the Zuhr prayer and two of the 'Asr prayer, and there was a spear in front of him. Shu'ba said and Aun made this addition to it on the authority of his father Abu Juhaifa: And the woman and the donkey passed behind it
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِالإِسْنَادَيْنِ جَمِيعًا مِثْلَهُ . وَزَادَ فِي حَدِيثِ الْحَكَمِ فَجَعَلَ النَّاسُ يَأْخُذُونَ مِنْ فَضْلِ وَضُوئِهِ .
Bana Züheyr b, Harb ile Muhammed b. Hatim rivayet ettiler. Dediler ki: Bize İbni Mehdî rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be bize iki isnadla birden bu hadisin mislini rivayet etti. Yalnız Hakem'in hadisinde: «Cemâat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)*in abdestinden artan suyu almağa başladılar.» cümlesini ziyâde eyledi
Shu'ba narrated the same on the basis of two authorities and in the hadith transmitted by Hakam (the words are):The people began to get water that was left out of his (the Prophet's) ablution
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَقْبَلْتُ رَاكِبًا عَلَى أَتَانٍ وَأَنَا يَوْمَئِذٍ، قَدْ نَاهَزْتُ الاِحْتِلاَمَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِالنَّاسِ بِمِنًى فَمَرَرْتُ بَيْنَ يَدَىِ الصَّفِّ فَنَزَلْتُ فَأَرْسَلْتُ الأَتَانَ تَرْتَعُ وَدَخَلْتُ فِي الصَّفِّ فَلَمْ يُنْكِرْ ذَلِكَ عَلَىَّ أَحَدٌ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Mâlik'e, İbni Şihâb'dan duyduğum, onun da Ubeydullah b. Abdillâh'dan, onun da İbni Abbâs dan naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: İbni Abbâs şöyle demiş: «Dişi bir merkeb'e binerek geldim. Ben o zaman buluğa yaklaşmıştım. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mina'da cemaata namaz kıldırıyordu. Saffın önünden geçtim. Merkepten inerek onu otlamağa salıverdim. Kendim de saffa girdim. Bu hususta bana hiçbir kimse bir şey demedi.»
Ibn 'Abbas reported:I came riding on a she-ass, and I was on the threshold of maturity, and the Messenger of Allah (ﷺ) was leading people in prayer at Mina. I passed in front of the row and got down, and sent the she-ass for grazing and joined the row, and nobody made any objection to it
حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُتْبَةَ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَبَّاسٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، أَقْبَلَ يَسِيرُ عَلَى حِمَارٍ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمٌ يُصَلِّي بِمِنًى فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ يُصَلِّي بِالنَّاسِ - قَالَ - فَسَارَ الْحِمَارُ بَيْنَ يَدَىْ بَعْضِ الصَّفِّ ثُمَّ نَزَلَ عَنْهُ فَصَفَّ مَعَ النَّاسِ .
Bize Harmeletü'bnü Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, ibn-i Şihâb'dan naklen haber verdi. (Demişki): Bana Ubeydullah b. Abdillâh b. Utbe haber verdi. ona da ibn-i Abbâs haber vermişki; kendisi bir merkeb üzerinde seyredip gelmiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de Haccetul-Vedâ'da Mina'da kalkmış cemaata namaz kıldırıyormuş. Merkeb saflardan birinin arasına yürümüş; sonra ibn-i Abbâs ondan inerek cemaatla birlikte saff olmuş
Abdullah b. Abbas reported that he came riding on a donkey, and the Messenger of Allah (ﷺ) was leading the people in prayer at Mina on the occasion of the Farewell Pilgrimage and (the narrator) reported:The donkey passed in front of the row and then he got down from it And joined the row along with the people
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي بِعَرَفَةَ .
Bize Yahya b. Yahya ile Amru'n-Nâkid ve İshâk b. İbrâhım, İbni Uyeyne'den, o da Zührî'den naklen bu isnâdla rivayet ettiler. (Yalnız): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Arafât'da namaz kılıyordu» demiş
This hadith has been narrated by Ibn 'Uyaina on the authority of al-Zuhri with the same chain of transmitters and he reported:The Apostle of Allah (ﷺ) was leading prayer at 'Arafa
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالاَ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . وَلَمْ يَذْكُرْ فِيهِ مِنًى وَلاَ عَرَفَةَ وَقَالَ فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ أَوْ يَوْمَ الْفَتْحِ .
Bize İshâk b. İbrahim ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Abdürrazzâk haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer, Zührî'den bu isnâdla haber verdi. Amma hadîsde Mina ve Arafat'ı zikretmedi (Yalnız) veda Haccında yahut fetih gününde» dedi
This hadith has been reported by Ma'mar on the authority of al-Zuhri with the came chain of transmitters, but here no mention has been made of Mina or 'Arafa, and he said:It was in the Farewell Pilgrimage or on the Day of Victory
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَلاَ يَدَعْ أَحَدًا يَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ وَلْيَدْرَأْهُ مَا اسْتَطَاعَ فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ فَإِنَّمَا هُوَ شَيْطَانٌ " .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Malik'e Zeyd b. Eslem'den dinlediğim, onun da Abdurrahman b. Ebî Sald'den, Onun da Ebu Saîd-i Hudri'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz namaz kılarsa önünden hiç bir kimseyi geçirmesin! Onu mümkün olduğu kadar menetsin! şayet yine dinlemezse onunla mukatele etsin! Çünkü o ancak bir şeytandır.» buyurmuşlar
Abu Sa'id al-Khudri reported that the Messenger of Allah (ﷺ) said:When any one of you prays he should not let anyone pass in front of him (if there is no sutra), and should try to turn him away as far as possible, but if he refuses to go, he should turn him away forcibly for he is a devil
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، حَدَّثَنَا ابْنُ هِلاَلٍ، - يَعْنِي حُمَيْدًا - قَالَ بَيْنَمَا أَنَا وَصَاحِبٌ، لِي نَتَذَاكَرُ حَدِيثًا إِذْ قَالَ أَبُو صَالِحٍ السَّمَّانُ أَنَا أُحَدِّثُكَ، مَا سَمِعْتُ مِنْ أَبِي سَعِيدٍ، وَرَأَيْتُ، مِنْهُ قَالَ بَيْنَمَا أَنَا مَعَ أَبِي سَعِيدٍ، يُصَلِّي يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِلَى شَىْءٍ يَسْتُرُهُ مِنَ النَّاسِ إِذْ جَاءَ رَجُلٌ شَابٌّ مِنْ بَنِي أَبِي مُعَيْطٍ أَرَادَ أَنْ يَجْتَازَ بَيْنَ يَدَيْهِ فَدَفَعَ فِي نَحْرِهِ فَنَظَرَ فَلَمْ يَجِدْ مَسَاغًا إِلاَّ بَيْنَ يَدَىْ أَبِي سَعِيدٍ فَعَادَ فَدَفَعَ فِي نَحْرِهِ أَشَدَّ مِنَ الدَّفْعَةِ الأُولَى فَمَثَلَ قَائِمًا فَنَالَ مِنْ أَبِي سَعِيدٍ ثُمَّ زَاحَمَ النَّاسَ فَخَرَجَ فَدَخَلَ عَلَى مَرْوَانَ فَشَكَا إِلَيْهِ مَا لَقِيَ - قَالَ - وَدَخَلَ أَبُو سَعِيدٍ عَلَى مَرْوَانَ فَقَالَ لَهُ مَرْوَانُ مَا لَكَ وَلاِبْنِ أَخِيكَ جَاءَ يَشْكُوكَ . فَقَالَ أَبُو سَعِيدٍ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ إِلَى شَىْءٍ يَسْتُرُهُ مِنَ النَّاسِ فَأَرَادَ أَحَدٌ أَنْ يَجْتَازَ بَيْنَ يَدَيْهِ فَلْيَدْفَعْ فِي نَحْرِهِ فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ فَإِنَّمَا هُوَ شَيْطَانٌ " .
Bize Şeyban b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîre rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Hilal (yani Humeyd) rivayet etti. Dediki: «Bir defa ben bir arkadaşımla beraber bir hadisi müzakere ederken birden Ebu Salih Es-Semman: Ben Ebu Saîd'den işittiğimi ve gördüğümü sana söyliyeyim; dedi ve şöyle anlattı: Ben Ebu Saîd ile beraber bulunduğum bir sırada Ebu Saîd Cum'a günü, kendisini insanlardan setredecek bir şeye karşı namaz kılıyordu, derken Benî Ebî Muayt kabilesinden genç bir zat geldi ve Ebu Saîd'in önünden geçmek istedi. Ebu Saîd onun göğsüne dokunarak kendisini defetti. Genç adam etrafına bakındı. Fakat Ebu Said'in önünden başka geçecek yer bulamadı. Bunun üzerine yine oradan geçmeye kalkıştı. Ebu Saîd onun göğsüne ilk defakinden daha şiddetli vurarak kendisini defetti. Bu sefer o adam Ebu Saîd'in karşısına dikilip ona sövdü» sonra cemaati sıkıştırarak çıktı gitti ve (Medine valisi) Mervan'ın yanına girerek Ebu Saîd'den gördüğü muameleyi ona şikayet etti: Sonra Ebu Saîd de Mervan'ın yanına girdi. Mervan ona: «Şu kardeşin oğluyla ne alıp veremiyorsun? (Bak sana) seni şikayete gelmiş?» dedi. O zaman Ebu Saîd şunları söyledi. Ben Resulullah (Sallullahu Aleyhi ve Sellem): «Biriniz kendisini insanlardan koruyacak bir şeye karşı namaza durur da sonra önünden biri geçmek isterse onu göğsüne dokunarak defetsin. Dinlemezse onunla mukatele etsin! Çünkü o ancak bir şeytandır.» buyururken işittim.
Abu Salih al-Samman reported:I narrate to you what I heard and saw from Abu Sa'id al-Khudri: One day I was with Abu Sa'id and he was saying prayer on Friday turning to a thing which concealed him from the people when a young man from Banu Mu'ait came there and he tried to pass in front of him; he turned him back by striking his chest. He looked about but finding no other way to pass except in front of Abu Sa'id, made a second attempt. He (Abu Sa'id) turned him away by Striking his chest more vigorously than the first stroke. He stood up and had a scuffle with Abu Sa'id. Then the people gathered there He came out and went to Marwan and complained to him what had happened to him. Abu Sa'id too came to Marwan. Marwin said to him: What has happened to you and the son of your brother that he came to complain against you? Abu Sa'id said: I heard from the Messenger of Allah (ﷺ) saying: When any one of you prays facing something which conceals him from people and anyone tries to pass in front of him, he should be turned away, but if he refuses, he should be forcibly restrained from it, for he is a devil
Diğer tahric: Buhari ve Ebu Davud salat; Nesaî, kasame; İbn Mace, ikame; Muvatta', kasr; Ahmed b. Hanbel, III, 34, 44. İZAH 506 DA
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنِ الضَّحَّاكِ بْنِ عُثْمَانَ، عَنْ صَدَقَةَ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " إِذَا كَانَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَلاَ يَدَعْ أَحَدًا يَمُرُّ بَيْنَ يَدَيْهِ فَإِنْ أَبَى فَلْيُقَاتِلْهُ فَإِنَّ مَعَهُ الْقَرِينَ " .
Bana Hârun b. Abdillâh ile Muhammed b. Rafi' rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Muhammed b. İsmail b. Ebî Füdeyk, Dahhâk b. Osman'dan, o da Sadakatü'bnü Yesâr'dan, o da Abdullah b. Ömer'den naklen rivayet ettiki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz namaz kılarsa önünden hiçbir kimseyi geçirmesin! Dinlemezse onunla döğüşsün! Çünkü onunla beraber dostu şeytân vardır.» buyurmuşlardır
Abdullah b. 'Umar reported that the Messenger of Allah (ﷺ) said:When any one of you prays, he should not allow anyone to pass before him, and if he refuses, he should be then forcibly resisted, for there is a devil with him
حَدَّثَنِي إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا أَبُو بَكْرٍ الْحَنَفِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ عُثْمَانَ، حَدَّثَنَا صَدَقَةُ بْنُ يَسَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ . بِمِثْلِهِ .
{….} Bana İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Ebu Bekir El-Hanefî haber verdi. (Dediki): Bize Dahhâk b. Osman rivayet etti. (Dediki): Bize Sadakatü'bnü Yesâr rivayet etti. Dediki: Ben İbni Ömer'i: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu...» diyerek bu hadîsin mislini rivayet ederken dinledim
This hadith has been narrated by Ibn Umar by another chain of transmitters
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ الْجُهَنِيَّ، أَرْسَلَهُ إِلَى أَبِي جُهَيْمٍ يَسْأَلُهُ مَاذَا سَمِعَ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْمَارِّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّي قَالَ أَبُو جُهَيْمٍ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَوْ يَعْلَمُ الْمَارُّ بَيْنَ يَدَىِ الْمُصَلِّي مَاذَا عَلَيْهِ لَكَانَ أَنْ يَقِفَ أَرْبَعِينَ خَيْرًا لَهُ مِنْ أَنْ يَمُرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ " . قَالَ أَبُو النَّضْرِ لاَ أَدْرِي قَالَ أَرْبَعِينَ يَوْمًا أَوْ شَهْرًا أَوْ سَنَةً
Bize Yayhâ b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâük'e, Ebü'n-Nadr'dan dinlediğim, onun da Büsr b. Saîd'den naklen rivayet ettiği şu hadisi okudum: Zeyd b. Hâlid El-Cühenî, Büsr'ü namaz kılanın önünden geçen hakkında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) den ne işitmiş! diye sormak üzere Ebu Cuheym'e göndermiş. Ebu Cuheym şunları söylemiş: Resulfillah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namaz kılanın önünden geçen kimse ne derece vebal yüklendiğini bilse onun için kırk yıl beklemek önünden geçmekden daha hayırlı olurdu.» buyurdular. Ebu'n-Nadr: «Kırk gün mü, kırk ay mı yoksa kırk yıl mı? dedi; bilmiyorum» demiş
Busr b Sa'id reported that Zaid b Khalid al-Juhani sent him to Abu Juhaim in order to ask him what he had heard from the Messenger of Allah (ﷺ) with regard to the passer in front of the worshipper. Abu Juhaim reported that the Messenger of Allah (ﷺ) said:If anyone who passes in front of a man who is praying knew the responsibility he incurs, he would stand still forty (years) rather than to pass in front of him Abu Nadr said: I do not know whether he said forty days or months or years
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ هَاشِمِ بْنِ حَيَّانَ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ سَالِمٍ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ بُسْرِ بْنِ سَعِيدٍ، أَنَّ زَيْدَ بْنَ خَالِدٍ الْجُهَنِيَّ، أَرْسَلَ إِلَى أَبِي جُهَيْمٍ الأَنْصَارِيِّ مَا سَمِعْتَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ فَذَكَرَ بِمَعْنَى حَدِيثِ مَالِكٍ .
{….} Bize Abdullah b. Haşim b. Hayyân El-Abdî rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî', Süfyân'dan ,o da Salim Ebu'n-Nadr'dan, o da Büsr b. Said'den naklen rivayet ettiki, Zeyd b. Halid El-Cuhenî Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ne duydun? diye sormak üzere. Ebu Cüheym El-Ensârî'ye haber göndermiş. Müteakiben râvi Mâlik hadisi gibi rivayette bulundu
This hadith has been narrated from Abu Juhaim Ansari by another chain of transmitters
حَدَّثَنِي يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدَّوْرَقِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، قَالَ كَانَ بَيْنَ مُصَلَّى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَبَيْنَ الْجِدَارِ مَمَرُّ الشَّاةِ .
Bana Yâkub b. İbrahim Ed-Devrakî rivayet etti. (Dediki): Bize ibn-i Ebî Hâzim rivayet etti. (Dediki): Bana babam, Sehl b. Sa'd Es-Sâidi'den rivayet etti. Demiş ki: Resulullâh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namaz kıldığı yerle duvar arasında bir koyun geçecek kadar yer vardı
Sahl b. Sa'd al-Si'idi reported:Between the place of worship where the Messenger of Allah (ﷺ) prayed and the wall, there was a gap through which a goat could pass
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ مَسْعَدَةَ، - عَنْ يَزِيدَ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي عُبَيْدٍ - عَنْ سَلَمَةَ، - وَهُوَ ابْنُ الأَكْوَعِ أَنَّهُ كَانَ يَتَحَرَّى مَوْضِعَ مَكَانِ الْمُصْحَفِ يُسَبِّحُ فِيهِ . وَذَكَرَ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَحَرَّى ذَلِكَ الْمَكَانَ وَكَانَ بَيْنَ الْمِنْبَرِ وَالْقِبْلَةِ قَدْرُ مَمَرِّ الشَّاةِ .
Bize İshâk b. İbrahim ile Muhammed b. El-Musennâ rivayet ettiler. Lâfız İbnü'l-Müsennâ'nındır. İshak (Bize haber verdi) tâbîrini kullandı. İbnü'l-Müsennâ: Bize Hammâd b. Mes'ade, Yezid'den (yâni îbni Ebî Ubeyd'den) o da Seleme'den —ki Ibnü'l-Ekvâ'dır.— naklen rivayet etti: Seleme mushafm konduğu yeri araştırır; orada nafile namaz kılarmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in de bu yeri araştırdığını söylemiş. Mezkur yer minberle kıble arasmda koyun geçecek kadar bir yermiş
Salama b. Akwa' reported:He sought the place (in the mosque) where the copies of the Qur'an were kept and glorified Allah there, and the narrator made a mention that the Messenger of Allah (ﷺ) sought that place and that was between the pulpit and the qibla-a place where a goat could pass
حَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مَكِّيٌّ، قَالَ يَزِيدُ أَخْبَرَنَا قَالَ كَانَ سَلَمَةُ يَتَحَرَّى الصَّلاَةَ عِنْدَ الأُسْطُوَانَةِ الَّتِي عِنْدَ الْمُصْحَفِ فَقُلْتُ لَهُ يَا أَبَا مُسْلِمٍ أَرَاكَ تَتَحَرَّى الصَّلاَةَ عِنْدَ هَذِهِ الأُسْطُوَانَةِ . قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَتَحَرَّى الصَّلاَةَ عِنْدَهَا .
Bize bu hadisi Muhammed b. EI-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Mekkî rivayet etti. Dediki: Bize Yezîd haber verdi. Dediki: Seleme mushafın bulunduğu yerdeki direğin yanında namaz kılmağa çalışırdı. Ben kendisine: Yâ Ebâ Müslim! görüyorum ki; hep bu direğin yanında namaz kılmağa çalışıyorsun; dedim. Seleme: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in bu direğin yanında namaz kılmayı ihtiyar ettiğini gördüm (de onun için böyle yapıyorum) cevâbını verdi
Yazid reported:Salama sought to say prayer near the pillar which was by that place where copies of the Qur'an were kept. I said to him: Abu Muslim. I see you striving to offer your prayer by this pillar. He said: I saw the Messenger of Allah (ﷺ) seeking to pray by its side
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ يُونُسَ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الصَّامِتِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا قَامَ أَحَدُكُمْ يُصَلِّي فَإِنَّهُ يَسْتُرُهُ إِذَا كَانَ بَيْنَ يَدَيْهِ مِثْلُ آخِرَةِ الرَّحْلِ فَإِذَا لَمْ يَكُنْ بَيْنَ يَدَيْهِ مِثْلُ آخِرَةِ الرَّحْلِ فَإِنَّهُ يَقْطَعُ صَلاَتَهُ الْحِمَارُ وَالْمَرْأَةُ وَالْكَلْبُ الأَسْوَدُ " . قُلْتُ يَا أَبَا ذَرٍّ مَا بَالُ الْكَلْبِ الأَسْوَدِ مِنَ الْكَلْبِ الأَحْمَرِ مِنَ الْكَلْبِ الأَصْفَرِ قَالَ يَا ابْنَ أَخِي سَأَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَمَا سَأَلْتَنِي فَقَالَ " الْكَلْبُ الأَسْوَدُ شَيْطَانٌ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): İsmâil b. Uleyye rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize İsmail b. İbrahim, Yunus'dan, o da Humeyd b. Hilâl'dan, o da Abdullah b. Sâmid'den o da Ebu Zerr'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz namaz kılmaya kalktığı zaman önünde semerin arka kaşı kadar bir şey bulunursa o kendisine sütre olur. Eğer önünde semerin arka kaşı kadar bir şey bulunmazsa o kimsenin namazını eşek, kadın ve kara köpek (den birinin geçmesi) bozar.» buyurdular. Ben: «Yâ Ebâ Zerr' Siyah köpeğin, kırmızı köpekden, sarı köpekden farkı nedir ki?» dedim Ebu Zerr: — Ey kardeşim oğlu! senin bana sorduğun gibi bunu ben de Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e sordum da: «Kara köpek şeytandır.» buyurdular; dedi
Abu Dharr reported:The Messenger of 'Allah (ﷺ) said: When any one of you stands for prayer and there is a thing before him equal to the back of the saddle that covers him and in case there is not before him (a thing) equal to the back of the saddle, his prayer would be cut off by (passing of an) ass, woman, and black Dog. I said: O Abu Dharr, what feature is there in a black dog which distinguish it from the red dog and the yellow dog? He said: O, son of my brother, I asked the Messenger of Allah (ﷺ) as you are asking me, and he said: The black dog is a devil
حَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا وَهْبُ بْنُ جَرِيرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي ح، قَالَ وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ، أَيْضًا أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ سَلْمَ بْنَ أَبِي الذَّيَّالِ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِي يُوسُفُ بْنُ حَمَّادٍ الْمَعْنِيُّ، حَدَّثَنَا زِيَادٌ الْبَكَّائِيُّ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، كُلُّ هَؤُلاَءِ عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، بِإِسْنَادِ يُونُسَ كَنَحْوِ حَدِيثِهِ .
{….} Bize Şeybân b. Ferruh rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Muğîre rivayet etti. H. Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibni Beşşâr dahi rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. H. Bize İshâk b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Vehb b. Cerîr haber verdi. (Dediki): Bize babam rivayet etti, H. Bize yine İshâk rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir b. Süleyman haber verdi. Dediki: Ben Selm b. Ebu'z-Zeyyâl'den dinledim. H. Bana Yusuf b. Hammâd El-Ma'nîy dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ziyâd EI-Bekkâî, Âsım-ı Ahvel'den rivayet etti. Bunların hepsi Humeyd b. Hilâl'den, Yunus'un isnadı ile onun hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 511 de
This hadith has been transmitted by Humaid b. Hilal on the authority of Yunus
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الْمَخْزُومِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - وَهُوَ ابْنُ زِيَادٍ - حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَصَمِّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ الأَصَمِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَقْطَعُ الصَّلاَةَ الْمَرْأَةُ وَالْحِمَارُ وَالْكَلْبُ وَيَقِي ذَلِكَ مِثْلُ مُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ " .
Bize İshâk b. İbrâhim rivayet etti. (Dediki): Bize Mahzunu haber verdi. (Dediki): Bize Abdülvâhid -ki İbni Ziyâd'dır- rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Abdillâh b. Esam rivayet etti (Dediki): Bize Yezid b. Esam, Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Namazı kadın, eşek ve köpek bozar. Bunu semerin arka kaşı kadaı bir şey korur.» buyurdular
Abu Huraira reported:The Messenger of Allah (ﷺ) said: A woman, an ass and a dog disrupt the prayer, but something like the back of a saddle guards against that