Sahîh-i Müslim: Namaz Bölümü

321 hadis bulundu · sayfa 14/17

Sahîh-i Müslim No. 1100 Sahih

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُضَرَ - عَنِ ابْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ الْعَبَّاسِ بْنِ عَبْدِ الْمُطَّلِبِ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِذَا سَجَدَ الْعَبْدُ سَجَدَ مَعَهُ سَبْعَةُ أَطْرَافٍ وَجْهُهُ وَكَفَّاهُ وَرُكْبَتَاهُ وَقَدَمَاهُ ‏"‏ ‏.‏

{….} Bize Kuteybetü'bnü Said rivayet etti. (Dediki): Bize Bekr - ki îbni Mudar'dır- İbni'I-Hâd'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den, o da Âmir b. Sa'd'dan, o da Abbâs b. Abdülmuttalib'den naklen rivayet etti. Abbâs, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kul secde ettimi onunla birlikte yedi taraf (Yâni) yüzü, elleri, dizleri ve ayaklan secde eder. buyururken işitmiş

It was narrated from Al-'Abbas bin 'Abdul Muttalib that he heard the Messenger of Allah (ﷺ) say:"When a person prostates, he prostates on seven part of the body: His face, his hands, his knees and his feet

Sahîh-i Müslim No. 1101 Sahih

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ كُرَيْبًا مَوْلَى ابْنِ عَبَّاسٍ حَدَّثَهُ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّهُ رَأَى عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الْحَارِثِ يُصَلِّي وَرَأْسُهُ مَعْقُوصٌ مِنْ وَرَائِهِ فَقَامَ فَجَعَلَ يَحُلُّهُ فَلَمَّا انْصَرَفَ أَقْبَلَ إِلَى ابْنِ عَبَّاسٍ فَقَالَ مَا لَكَ وَرَأْسِي فَقَالَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّمَا مَثَلُ هَذَا مَثَلُ الَّذِي يُصَلِّي وَهُوَ مَكْتُوفٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Amr b. Sevvâd El-Amİrî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb haber verdi, (Dediki): Bize Amr b. Haris haber verdi. «Ona da Bukeyr rivayet etmiş: Ona da İbni Abbas'ın azatlısı Kureyb, Abdullah b. Abbâs'dan rivayet etmiş ki; ibni Abbâs, Abdullah b. Hâris'i başının saçı arkaya topuz yapılmış olduğu halde namaz kılarken görmüş de, onu çözmeye kalkışmış. Abdullah namazdan çıkınca İbni Abbâs'ın yanına gelerek: «Benim başım senin ne işine giriyor?» demiş. İbni Abbâs: — Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i: «Böylesinin misâli kolları arkasına bağlı olarak namaz kılan kimse gîbidir.» buyururken işittim, cevâbını vermiş

Abdullah b. Abbas reported that he saw 'Abdullah b. al-Harith observing the prayer and (his hair) was plaited behind his head. He ('Abdullah b. 'Abbas) stood up and unfolded them. While going back (from the prayer) he met Ibn 'Abbas and said to him:Why is it that you touched my head? He (Ibn 'Abbas) replied: (The man who observes prayer with plaited hair) is like one who prays with his hands tied behind

Sahîh-i Müslim No. 1102 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اعْتَدِلُوا فِي السُّجُودِ وَلاَ يَبْسُطْ أَحَدُكُمْ ذِرَاعَيْهِ انْبِسَاطَ الْكَلْبِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' Şu'be'den, o da Katade'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. Enes şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); «Secdede i'tidal üzere bulunun; hiç biriniz kollarını köpeğin yayıldığı gibi yaymasın!» buyurdular

Anas reported:The Messenger of Allah (ﷺ) said: Observe moderation in prostration, and let none of you stretch out his forearms (on the ground) like a dog

Sahîh-i Müslim No. 1103 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ، بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، ح قَالَ وَحَدَّثَنِيهِ يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - قَالاَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِ ابْنِ جَعْفَرٍ ‏ "‏ وَلاَ يَتَبَسَّطْ أَحَدُكُمْ ذِرَاعَيْهِ انْبِسَاطَ الْكَلْبِ ‏"‏ ‏.‏

{….} Bize Muhammed b. El-Müsennâ ile ibn-i Beşşâr rivayet ettiler, Dedilerki: Bize Muhammed b. Câ'fer rivayet etti. H. Bu hadîsi bana Yahya b. Habib de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (Yâni îbnil Haris) rivayet etti. Bunların ikisi de: Bize Şu'be bu isnâdla rivayet etti, demişlerdir. İbni Câ'fer hadisinde: «Hiçbiriniz kollarını köpeğin yayılması gibi yaygı yapmasınI» ibaresi vardır. İzah 494 te

This hadith has been narrated by Shu'ba with the same chain of transmitters. And in the hidith transmitted by Ibn Ja'far (the words are):" None of you should stretch out his forearms like the stretching out of a dog

Sahîh-i Müslim No. 1104 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ إِيَادٍ، عَنْ إِيَادٍ، عَنِ الْبَرَاءِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا سَجَدْتَ فَضَعْ كَفَّيْكَ وَارْفَعْ مِرْفَقَيْكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. Dediki: Bize Ubeydullah b. İyâd, İyâd'dan, o da Berâ'dan naklen haber verdi. Berâ' şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Secde ettiğin vakit avuçlarını yere koy ve dirseklerini kaldır.» buyurdular

Al-Bira' (b. 'Azib) reported:The Messenger of Allah (ﷺ) said. When you prostrate yourself, place the palms of your hands on the ground and raise your elbows

Sahîh-i Müslim No. 1105 Sahih

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - وَهُوَ ابْنُ مُضَرَ - عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَالِكٍ ابْنِ بُحَيْنَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا صَلَّى فَرَّجَ بَيْنَ يَدَيْهِ حَتَّى يَبْدُوَ بَيَاضُ إِبْطَيْهِ ‏.‏

Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Biie Bekr -ki İbni Mudar'dır - Ca'fer b. Rabîa'dan, o da A'rac'dan, o da Abdullah b. Mâlik İbni Buhayne'den naklen rivayet ettiki; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaz kılarken koltuklarının beyazı görünecek derecede kollarını açarmış

Abdullah b. Malik ibn Bujainah reported:When the Prophet (ﷺ) prostrated, lie spread out his arms so that the whiteness of his armpits was visible

Sahîh-i Müslim No. 1106 Sahih

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، وَاللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، كِلاَهُمَا عَنْ جَعْفَرِ بْنِ رَبِيعَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَجَدَ يُجَنِّحُ فِي سُجُودِهِ حَتَّى يُرَى وَضَحُ إِبْطَيْهِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ اللَّيْثِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا سَجَدَ فَرَّجَ يَدَيْهِ عَنْ إِبْطَيْهِ حَتَّى إِنِّي لأَرَى بَيَاضَ إِبْطَيْهِ ‏.‏

Bize Amr b. Sevvâd rivayet etti. (Dediki): Biie Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki): Bize Amr b. Haris ile Leys b. Sa'd ikisi birden Câ'fer b. Rabîa'dan bu isnadla haber verdiler. Amr b. Hâris'in rivayetinde: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit kollarını o kadar açardı ki, koltuklarının beyazlığı görünürdü» ibaresi; Leys'in rivayetinde ise: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit kollarını koltuklarından açar, hattâ ben koltuklarının beyazlığını pek âlâ görürdüm.» ifâdesi vardır

This hadith has been narrated by Ja'far b. Rabi' with the same chain of transmitters. And in the narration transmitted by 'Amr b. al-Harith (the words are):" When the Messenger of Allah (rtiay peace be upon him) prostrated, he spread out his arms so that the whiteness of his armpits was visible." And in the narration transmitted by al-Laith (the words are:" When the Messenger of Allah (ﷺ) prostrated. he spread his hands from the armpits so that I saw their whiteness

Sahîh-i Müslim No. 1107 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنْ سُفْيَانَ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَصَمِّ، عَنْ عَمِّهِ، يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ عَنْ مَيْمُونَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَجَدَ لَوْ شَاءَتْ بَهْمَةٌ أَنْ تَمُرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ لَمَرَّتْ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile İbni Ebî Ömer hep birden Süyân'dan rivayet ettiler. Yahya Dediki: Bize Süfyân b. Uyeyne, Ubeydullâh b. Abdillâh b. El-Esam'dan, o da amcası Yezîd b. El-Esam'dan, o da Meymune'den naklen haber verdi. Meymune şöyle demiş: «Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit bir kuzu kollarının arasından geçmek istese geçebilirdi.»

Maimuna reported:When the Messenger of Allah (ﷺ) prostrated himself, if a lamb wanted to pass between his arms, it could pass

Sahîh-i Müslim No. 1108 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا مَرْوَانُ بْنُ مُعَاوِيَةَ الْفَزَارِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الأَصَمِّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ عَنْ مَيْمُونَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَجَدَ خَوَّى بِيَدَيْهِ - يَعْنِي جَنَّحَ - حَتَّى يُرَى وَضَحُ إِبْطَيْهِ مِنْ وَرَائِهِ وَإِذَا قَعَدَ اطْمَأَنَّ عَلَى فَخِذِهِ الْيُسْرَى ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Mervân b. Muâviyete'l-Fezârî haber verdi. Dediki: Bize Ubeydullah b. Abdillâh b. El-Esâm, Yezid b. El-Esâm'dan naklen rivayet etti. ona da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Zevcesi Meymune haber vermiş. Demiş ki: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit, kollarını o kadar uzaklaştırır (yâni açar) di ki; arkasından koltuklarının beyazlığı görünürdü. Oturduğu vakit de sol uyluğunun üzerine çökerdi.»

Maimuna, the wife of the Messenger of Allah (ﷺ), reported:When the Messenger of Allah (ﷺ) prostrated himself, he spread his arms, i. e. he separated them so much that the whiteness of his armpits became visible from behind and when he sat (for Jalsa) he rested on his left thigh

Sahîh-i Müslim No. 1109 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَمْرٌو النَّاقِدُ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لِعَمْرٍو - قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرُونَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَصَمِّ، عَنْ مَيْمُونَةَ بِنْتِ الْحَارِثِ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِذَا سَجَدَ جَافَى حَتَّى يَرَى مَنْ خَلْفَهُ وَضَحَ إِبْطَيْهِ ‏.‏ قَالَ وَكِيعٌ يَعْنِي بَيَاضَهُمَا ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ile Amru'n-Nâkıd, Zuheyr b. Harb ve İshâk b. İbrahim rivayet ettiler. Lâfız Amr'ındır. (İshâk: Bize haber verdi; ötekiler, bize Vekî rivayet etti) dediler. (Vekî* demiş ki): Bize Cafer b. Burkaân, Tezîd b. El-Esâm'dan, o da Meymune Biatil -Hâris'den naklen rivayet etti. Meymune şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) secde ettiği vakit dirseklerini o kadar açardı ki; arkasındaki onun koltuklarının aydınlığını görürdü.» Vekî: «(aydınlıkla) koltuklarının beyazlığını kasdediyor demiş

Maimuna daughter of Harith reported:When the Messenger of Allah (ﷺ) prostrated, he kept his hands so much apart from each other that when it was seen from behind the armpits became visible. Waki' said: That is their whiteness

Sahîh-i Müslim No. 1110 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ، - يَعْنِي الأَحْمَرَ - عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، ح قَالَ وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ الْمُعَلِّمُ، عَنْ بُدَيْلِ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ أَبِي الْجَوْزَاءِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَسْتَفْتِحُ الصَّلاَةَ بِالتَّكْبِيرِ وَالْقِرَاءَةَ بِـ ‏{‏ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ‏}‏ وَكَانَ إِذَا رَكَعَ لَمْ يُشْخِصْ رَأْسَهُ وَلَمْ يُصَوِّبْهُ وَلِكَنْ بَيْنَ ذَلِكَ وَكَانَ إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ لَمْ يَسْجُدْ حَتَّى يَسْتَوِيَ قَائِمًا وَكَانَ إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ السَّجْدَةِ لَمْ يَسْجُدْ حَتَّى يَسْتَوِيَ جَالِسًا وَكَانَ يَقُولُ فِي كُلِّ رَكْعَتَيْنِ التَّحِيَّةَ وَكَانَ يَفْرِشُ رِجْلَهُ الْيُسْرَى وَيَنْصِبُ رِجْلَهُ الْيُمْنَى وَكَانَ يَنْهَى عَنْ عُقْبَةِ الشَّيْطَانِ وَيَنْهَى أَنْ يَفْتَرِشَ الرَّجُلُ ذِرَاعَيْهِ افْتِرَاشَ السَّبُعِ وَكَانَ يَخْتِمُ الصَّلاَةَ بِالتَّسْلِيمِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ نُمَيْرٍ عَنْ أَبِي خَالِدٍ وَكَانَ يَنْهَى عَنْ عَقِبِ الشَّيْطَانِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdillah b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Hâlid (yâni El-Ahmar) Hüseyin EI-Muallim'den naklen rivayet etti. H. Bize îshâk b. İbrahim de rivayet etti. Lâfız onundur. Dediki: Bize İsâ b. Yunus haber verdi. (Dediki): Bize Hüseyin EI-Muallim, Büdeyl b. Meyserâ'dan. o da Ebu'l-Cevzâ'dan, o da' Âişe'den naklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namaza tekbirle, kirâata da fatihayı okumakla başlardı. Rüku ettiği zaman başını ne yukarıya diker, ne de aşağıya büker, ikisinin arasında tutardı. Başını rüku'dan kaldırdığı vakit, iyice doğrulmadıkça secdeye gitmezdi. Başını secdeden kaldırdığı zaman dahî iyice doğrulup oturmadıkça ikinci secdeye gitmezdi. Her iki rek'ât sonunda Tehiyyâtı okurdu. Sol ayağını yere döşer, sağ ayağını da dikerdi. Şeytan oturuşundan nehyeder; İnsanın vahşî hayvanlar gibi ellerini yere yayarak oturmasını da yasak eder, namazı selâm vererek bitirirdi.» İbni Nümeyr'in Ebu Hâlid'den naklettiği rivayette: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şeytân ökçesi oturuşundan nehyederdi.» cümlelesi vardır.» Hadîsde zikri geçen şeytân oturuşunu Ebu Ubeyde ve diğer bâzı ulemâ köpek oturuşu diye tefsir etmişlerdir. Bundan murâd yere oturarak köpekler gibi dizlerini dikmek ve iki taraftan elleriyle yere dayanmaktır

A'isha reported:The Messenger of Allah (ﷺ) used to begin prayer with takbir (saying Allahu Akbar) and the recitation: "Praise be to Allah, the Lord of the Universe." When he bowed he neither kept his head up nor bent it down, but kept it between these extremes; when he raised his head after bowing he did not prostrate himself till he had stood erect; when he raised his head after prostration he did not prostrate himself again till he sat up. At the end of every two rak'ahs he recited the tahiyya; and he used to place his left foot flat (on the ground) and raise up the right; he prohibited the devil's way of sitting on the heels, and he forbade people to spread out their arms like a wild beast. And he used to finish the prayer with the taslim

Sahîh-i Müslim No. 1111 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ سِمَاكٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا وَضَعَ أَحَدُكُمْ بَيْنَ يَدَيْهِ مِثْلَ مُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ فَلْيُصَلِّ وَلاَ يُبَالِ مَنْ مَرَّ وَرَاءَ ذَلِكَ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya ile Kuteybetü'bnü Saîd ve Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Yahya (Bize haber verdi) tâbirini kullandı. ötekiler: Bize Ebul-Ahvas, Simâk'dan, o da Musâ b. Talha'dan, o da babasından naklen rivayet etti; dediler. (Talha) şöyle demiş: Resulullah (SallaIlahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz önüne semerin arka kaşı gibi bir şey koyduğu vakit (ona doğru) namazını kılsın; öte yanından geçenlere aldırış etmesin» buyurdular

Musa b. Talha reported it on the authority of his father:The Messenger of Allah (ﷺ) said: When one of you places in front of him so me. thing such as the back of a saddle, he should pray without caring who passes on the other side of it

Sahîh-i Müslim No. 1112 Sahih

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عُبَيْدٍ الطَّنَافِسِيُّ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ مُوسَى بْنِ طَلْحَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنَّا نُصَلِّي وَالدَّوَابُّ تَمُرُّ بَيْنَ أَيْدِينَا فَذَكَرْنَا ذَلِكَ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ مِثْلُ مُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ تَكُونُ بَيْنَ يَدَىْ أَحَدِكُمْ ثُمَّ لاَ يَضُرُّهُ مَا مَرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ ‏"‏ فَلاَ يَضُرُّهُ مَنْ مَرَّ بَيْنَ يَدَيْهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nümeyr ile İshâk b. İbrâhim rivayet ettiler. İshâk (Bize haber verdi) tâbirini kullandı, İbni Nümeyr: Bize Ömer b. Ubeyd Et-Tanâfisî, Simâk b. Harb'dan, o da Musâ b. Talha'dan, o da babasından naklen rivayet etti; dedi. Talha şöyle demiş: «Vaktiyle biz namaz kılar; hayvanlar da önümüzden gelip geçerdi. Sonra bunu Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e anlattık; da: «Birinizin önünde semerin arka kaşı gibi bir şey bulunursa artık önünden geçen şey ona zarar vermez.» buyurdular. İbni Nümeyr: «Artık önünden geçen kimse ona zarar vermez.» dedi. İzah 501 de

Musa b. Talha reported on the authority of his father:We used to say prayer and the animals moved in front of us. We mentioned it to the Messenger of Allah (ﷺ) and he said: If anything equal to the back of a saddle is in front of you, then what walks in front, no harm would come to him. Ibn Numair said: No harm would come whosoever walks in front

Sahîh-i Müslim No. 1113 Sahih

حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، أَخْبَرَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الأَسْوَدِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا قَالَتْ سُئِلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ سُتْرَةِ الْمُصَلِّي فَقَالَ ‏ "‏ مِثْلُ مُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Yezid rivayet etti. (Dediki): Bize Saîd b. Ebî Eyyub, Ebu'l-Esved'den, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen haber verdi, ki Âişe şoyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e namaz kılanın sütresi soruldu da: «Semerin arka kaşı gibi bir şey!» buyurdular

A'isha reported:The Messenger of Allah (ﷺ) was asked about sutra of a worshipper; he said: Equal to the back of the saddle

Sahîh-i Müslim No. 1114 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يَزِيدَ، أَخْبَرَنَا حَيْوَةُ، عَنْ أَبِي الأَسْوَدِ، مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم سُئِلَ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ عَنْ سُتْرَةِ الْمُصَلِّي فَقَالَ ‏ "‏ كَمُؤْخِرَةِ الرَّحْلِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Abdillâh b. Nümeyr rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Yezid rivayet etti. (Dediki): Bize Hayve, Ebu'I-Esved Muhammed b. Abdirrahmân'dan, o da Urve'den, o da Âişe'den naklen haber verdi, ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e Tebuk gazasında namaz kılanın sütresi sorulmuş da: «Semerin arka kaşı gibidir.» buyurmuşlar. İzah 501 de

A'isha reported:The Messenger of Allah (ﷺ) was asked in the expedition of Tabuk about the sutra the worshipper; he said: Like the back of the saddle

Sahîh-i Müslim No. 1115 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا خَرَجَ يَوْمَ الْعِيدِ أَمَرَ بِالْحَرْبَةِ فَتُوضَعُ بَيْنَ يَدَيْهِ فَيُصَلِّي إِلَيْهَا وَالنَّاسُ وَرَاءَهُ وَكَانَ يَفْعَلُ ذَلِكَ فِي السَّفَرِ فَمِنْ ثَمَّ اتَّخَذَهَا الأُمَرَاءُ ‏.‏

Bize Muhammed b. El-Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Nümeyr rivayet etti. H. Bize İbni Nümeyr de rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki) :Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfî'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayram günü (Namaza) çıktı mı harbenin getirilmesini emredermiş. Bu harbe onun önüne dikilir, kendisi ona doğru namaz kılar, cemâat ta arkasında dururlarmış. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bunu seferde de yaparmış. Ümerâ'nın harbe taşıması buradan kalmıştır

Ibn Umar reported:When the Messenger of Allah (may peace he upon him) went out on the 'Id day, he ordered to carry a spear-and it was fixed in front of him, and he said prayer towards its (direction), and the people were behind him. And he did it in the journey, and that is the reason why the Amirs carried it

Sahîh-i Müslim No. 1116 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَرْكُزُ - وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ يَغْرِزُ - الْعَنَزَةَ وَيُصَلِّي إِلَيْهَا ‏.‏ زَادَ ابْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالَ عُبَيْدُ اللَّهِ وَهْىَ الْحَرْبَةُ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile İbni Nümeyr rivayet ettiler. Dediler ki: Bize Muhammed b. Bişr rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfî'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet etti, ki Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aneze'yi yere diker (Ebu Bekir saplar dedi.) ve ona doğru namaz kılarmış. İbni Ebi Şeybe: «Ubeydullah: Aneze harbedir dedi.» ifâdesini ziyâde etti

Ibn Umar reported:The Apostle of Allah (ﷺ) set up (sutra), and Abu Bakr said: He implanted iron-tipped spear and said prayer towards its direction. Ibn Abu Shaiba made this addition to it:" Ubaidullah said that it was a spear

Sahîh-i Müslim No. 1117 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَعْرِضُ رَاحِلَتَهُ وَهُوَ يُصَلِّي إِلَيْهَا ‏.‏

Bize Ahmed b. Hanbel rivayet etti. (Dediki): Bize Mutemir b. Süleyman, Ubeydullah'dan, o da Nâfı'den, o da İbn-i Ömer'den naklen rivayet ettiki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanını önüne aykırı olarak çeker ve ona doğru namaz kılarmış

Ibn 'Umar said:The Apostle of Allah (ﷺ) used to place his camel (towards the Ka'ba) and said prayer in its direction

Sahîh-i Müslim No. 1118 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُصَلِّي إِلَى رَاحِلَتِهِ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ نُمَيْرٍ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم صَلَّى إِلَى بَعِيرٍ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile ibn-i Nümeyr rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Ebu Hâlid El-Ahmar, Ubeydullah'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hayvanına doğru namaz kılarmış. ibni Nümeyr: «Gerçekten Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir deveye doğru namaz kılmıştır.» dedi. Bu hadîsi Buhari ile Ebu Dâvud «Kitâbu's-Salatda; Nesâî «Tebuk Gazvesi» bahsinde tahric etmişlerdir. Râhile: Binmek ve yük taşımak için seçilen cins ve güzel Bair ise alelitlak erkek ve dişi devedir. Hadîs-i Şerîf binek hayvanına karşı namaz kılınabileceğini göstermektedir. Bu bâbda rivayet edilen hadîslerden Ebu Davud'un rivayeti Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in devesine karşı, Nesâî'nin rivayetin de bir ağaca namaz kıldığını göstermektedir. Hadis-i Serîf: Hayvandan sütre yapılabileceğine delildir. Gerçi deve İreklerinde namaz kılmak yasak edilmiştir. Fakat bunun keraheti o yerlerin pis koktuğu yahut oralara kazayı hacet için oturulduğu içindir. Yoksa deveye karşı namaza durmak mekruh olduğundan değildir. İbni Battal: «Bunun gibi temiz olan herşeye karşı namaz kılmak caizdir» diyor. İzah 503 te

Ibn 'Umar reported:The Apostle of Allah (ﷺ) used to say prayer towards his camel. Ibn Numair said: The Apostle of Allah (ﷺ) said prayer towards the camel

Sahîh-i Müslim No. 1119 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، جَمِيعًا عَنْ وَكِيعٍ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا عَوْنُ بْنُ أَبِي جُحَيْفَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِمَكَّةَ وَهُوَ بِالأَبْطَحِ فِي قُبَّةٍ لَهُ حَمْرَاءَ مِنْ أَدَمٍ - قَالَ - فَخَرَجَ بِلاَلٌ بِوَضُوئِهِ فَمِنْ نَائِلٍ وَنَاضِحٍ - قَالَ - فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَيْهِ حُلَّةٌ حَمْرَاءُ كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى بَيَاضِ سَاقَيْهِ - قَالَ - فَتَوَضَّأَ وَأَذَّنَ بِلاَلٌ - قَالَ - فَجَعَلْتُ أَتَتَبَّعُ فَاهُ هَا هُنَا وَهَا هُنَا - يَقُولُ يَمِينًا وَشِمَالاً - يَقُولُ حَىَّ عَلَى الصَّلاَةِ حَىَّ عَلَى الْفَلاَحِ - قَالَ - ثُمَّ رُكِزَتْ لَهُ عَنَزَةٌ فَتَقَدَّمَ فَصَلَّى الظُّهْرَ رَكْعَتَيْنِ يَمُرُّ بَيْنْ يَدَيْهِ الْحِمَارُ وَالْكَلْبُ لاَ يُمْنَعُ ثُمَّ صَلَّى الْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ لَمْ يَزَلْ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ حَتَّى رَجَعَ إِلَى الْمَدِينَةِ ‏.‏

Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb hep birden Vekî'den rivayet ettiler. Züheyr Dediki: Bize Vekî' rivayet etti. (Dediki):Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize Avn b. Ebî Cuhayfe, babasından naklen rivayet etti. Babası şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mekke'de Ebtah denilen yerde kızıl sahtiyandan yapılmış kendisine mahsus bir kubbenin içinde iken yanına geldim derken Bilâl, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in abdest suyunu çıkardı, (cemâat onu hemen kapıştılar) kimisi bir mikdâr ele geçirmiş, kimisi de ele geçirenlerin serpintisine nail olabilmişti. Müteakiben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üzerinde kırmızı bir Hülle olduğu halde çıktı. Bacaklarının beyazlığını hâlâ görür gibiyim. Abdest aldı, Bilâl da ezan okudu. Ben onun ağzını şuraya ve şuraya (yânî sağa sola) dönerken takibe koyuldum: «HAYYA ALE’S-SELAH = Haydin namaza; HAYYA ALE’L-FELAH = haydin felaha!» diyordu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için bir harbe dikildi. O da ileri geçip öğle namazını iki rek'ât olarak kıldırdı. Önünden eşek ve köpek geçiyor, fakat men edilmiyorlardı. Sonra ikindiyi de iki rek'ât olarak kıldırdı. Artık Medine'ye dönünceye kadar hep namazları ikişer rek'ât kıldırmaya devam etti.»

Abu Juhaifa reported it on the authority of his father:I came to the Messenger of Allah (ﷺ) in Mecca and he was (at that time) at al- Abtah in a red leather tent. And Bilal stepped out with ablution water for him. (And what was left out of that water) some of them got it (whereas others could not get it) and (those who got it) rubbed themselves with it. Then the Messenger of Allah (ﷺ) stepped out with a red mantle on him and I was catching a glimpse of the whiteness of his shanks. The narrator said: He (the Holy Prophet) performed the ablution. and Bilal pronounced Adhan and I followed his mouth (as he turned) this side and that as he said on the right and the left:" Come to prayer, come to success." ' A spear was then fixed for him (on the ground). He stepped forward and said two rak'ahs of Zuhr, while there passed in front of him a donkey and a dog, and these were not checked. He then said two rak'ahs of the 'Asr prayer, and he then continued saying two rak'ahs till he came back to Medina

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya