168 hadis bulundu · sayfa 1/9
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَمُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ الْهَمْدَانِيُّ جَمِيعًا عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ كُنْتُ أَمْشِي مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بِمِنًى فَلَقِيَهُ عُثْمَانُ فَقَامَ مَعَهُ يُحَدِّثُهُ فَقَالَ لَهُ عُثْمَانُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَلاَ نُزَوِّجُكَ جَارِيَةً شَابَّةً لَعَلَّهَا تُذَكِّرُكَ بَعْضَ مَا مَضَى مِنْ زَمَانِكَ . قَالَ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَئِنْ قُلْتَ ذَاكَ لَقَدْ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ " .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temîmi ile Ebu Bekir b. Ebi Şeybe ve Muhammed b. Alâ' EI-Hemdânî hep birden Ebu Muâviye'den rivayet ettiler. Lâfız Yahya'nındır. (Dedilerki): Bize Ebu Muâviye, A'meş'ten, o da İbrahim'den, o da A!kame'den naklen haber verdi. Alkame şöyle demiş: Abdullah ile birlikte Mina'da yürüyordum. Derken ona Osman rastladı ve onunla konuşmaya başladı. Osman ona : «Yâ Ebâ Abdirrahman! Seni genç bir hanımla evlendirsek ya. Olur ki sana geçmiş zamanından bir kısmını hatırlatır, dedi. Abdullah şu cevâbı verdi: — Sen böyle dedinse Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de bize: «Ey gençler cemâati! Sizden kimin evlenmeye gücü yetiyorsa hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha yumdurucu, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmiyorsa o da oruç tutmayı iltizam etsin. Çünkü oruç onun için hayaların! kesmek (mesabesinde) dîr.» buyurdular
Alqama reported:While I was walking with 'Abdullah at Mina, 'Uthman happened to meet him. He stopped there and began to talk with him. Uthman said to him: Abu 'Abd al-Rahman, should we not marry you to a young girl who may recall to you some of the past of your bygone days; thereupon he said: If you say so, Allah's Messenger (ﷺ) said: 0 young men, those among you who can support a wife should marry, for it restrains eyes from casting (evil glances). and preserves one from immorality; but those who cannot should devote themselves to fasting for it is a means of controlling sexual desire
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، قَالَ إِنِّي لأَمْشِي مَعَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ بِمِنًى إِذْ لَقِيَهُ عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ فَقَالَ هَلُمَّ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ قَالَ فَاسْتَخْلاَهُ فَلَمَّا رَأَى عَبْدُ اللَّهِ أَنْ لَيْسَتْ لَهُ حَاجَةٌ - قَالَ - قَالَ لِي تَعَالَ يَا عَلْقَمَةُ - قَالَ - فَجِئْتُ فَقَالَ لَهُ عُثْمَانُ أَلاَ نُزَوِّجُكَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ جَارِيَةً بِكْرًا لَعَلَّهُ يَرْجِعُ إِلَيْكَ مِنْ نَفْسِكَ مَا كُنْتَ تَعْهَدُ فَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَئِنْ قُلْتَ ذَاكَ . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ .
Bize Osman b. Eli Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Â'meş'den, o da İbrahim'den, o da Aîkame'den naklen rivayet etti. Alkame şöyle demiş: Ben Abdullah b. Mes'ud ile Mina'da yürüyordum birden ona Osman b. Affan rastladı. Ve : — Beri gel ya Ebâ Abdirrahman! diyerek onu tenhaya çekti. Abdullah onun bir haceti olmadığını görünce bana : — Gel ya Alkame! dedi. Ben de gittim. Osman ona : — Seni bakire bir kızla evlendirsek ya ey Ebâ Abdirrahman! Olurki, nefsinden kaybettiğin bazı şeyleri sana döner, dedi. Bunun üzerine Abdullah : — Sen böyle dedinse... diyerek Ebu Muâviye hadîsi gibi anlattı
Alqama reported:While I was going along with 'Abdullah b. Ma'sud (Allah he pleased with him) in Mina, 'Uthman b. 'Affan (Allah be pleased with him) happened to meet him and said: Come here, Abu 'Abd al-Rahman (kunya of Abdullah b. Mas'ud), and he isolated him (from me), and when 'Abdullah (b. Mas'ud) saw that there was no need (for this privacy), he said to me: 'Alqama, come on, and so I went there. (Then) 'Uthman said to him: Abu Abd al-Rahman, should we not marry you to a virgin girl that your past may be recalled to your mind? 'Abdullah said: If you say so, the rest of the hadith is the same as narrated above
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " يَا مَعْشَرَ الشَّبَابِ مَنِ اسْتَطَاعَ مِنْكُمُ الْبَاءَةَ فَلْيَتَزَوَّجْ فَإِنَّهُ أَغَضُّ لِلْبَصَرِ وَأَحْصَنُ لِلْفَرْجِ وَمَنْ لَمْ يَسْتَطِعْ فَعَلَيْهِ بِالصَّوْمِ فَإِنَّهُ لَهُ وِجَاءٌ " .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ile Ebu Kureyb rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebu Muaviye, Â'meş'den, o. da Umâratu'bnu Umeyr'den, o da Abdurrahman b. Yezîd'den, o da Abdullah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize: «Ey gençler cemâati! Sizden kimin evlenmeye gücü yeterse hemen evlensin. Zira evlilik gözü (haramdan) daha yumdurucu, namusu daha koruyucudur. Kimin gücü yetmezse o da oruç tutmayı iltizam etsin. Çünkü oruç onun için hayalarını kesmek (mesabesinde) dir.» buyurdular
Abdullah (b. Mas'ud) (Allah be pleased with him) reported that Allah's Messenger (ﷺ) said to us:0 young men, those among you who can support a wife should marry, for it restrains eyes (from casting evil glances) and preserves one from immorality; but he who cannot afford It should observe fast for it is a means of controlling the sexual desire
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، قَالَ دَخَلْتُ أَنَا وَعَمِّي، عَلْقَمَةُ وَالأَسْوَدُ عَلَى عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ قَالَ وَأَنَا شَابٌّ، يَوْمَئِذٍ فَذَكَرَ حَدِيثًا رُئِيتُ أَنَّهُ حَدَّثَ بِهِ، مِنْ أَجْلِي قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ وَزَادَ قَالَ فَلَمْ أَلْبَثْ حَتَّى تَزَوَّجْتُ .
Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Â'meş'den, o da Umaratu'bnu Umeyr'den, o da Abdurrahman b. Yezîd'den naklen rivayet etti. Abdurrahman şöyle demiş : Ben, amcam Alkame ve Esved, Abdullah b. Mes'ud'un yanına girdik. Ben o gün (henüz) gençdim. İbni Mes'ud bir hadîs söyledi ki, zannederim onu benîm için rivayet etti. «ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdular dedi.» Râvi Ebu Muâviye hadîsi gibi rivayette bulundu. Şunu da ziyâde etti: «Abdurrahman: Artık durmayıp evlendim, dedi.»
Abu al-Rahman b. Yazid said:I and my uncle 'Alqama and al-Aswad went to 'Abdullah b. Mas'ud (Allah be pleased with him). He (the narrator further) said: I was at that time young, and he narrated a hadith which it seemed he narrated for me that Allah's Messenger (ﷺ) said like one transmitted by Mu'awiya, and further added: I lost no time in marrying
حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ، عُمَيْرٍ عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ دَخَلْنَا عَلَيْهِ وَأَنَا أَحْدَثُ الْقَوْمِ، بِمِثْلِ حَدِيثِهِمْ وَلَمْ يَذْكُرْ فَلَمْ أَلْبَثْ حَتَّى تَزَوَّجْتُ .
{…} Bana Abdullah b. Saîd El-Eşecc rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî rivayet etti. (Dediki): Bize Â'meş, Umâretu'bnu Umeyr'den, o da Abdurrahman h. Yezid'den, o da Abdullah'daıı naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş: «îbni Mes'ud'un yanına girdik. Ben girenlerin en genci idim...» Râvi yukardakilerin hadîsi gibi rivayette buîunmuş. Fakat: «Artık durmayıp evlendim» cümlesini söylememiştir
Abd al-Rahman b. Yazid reported on the authority of Abdullah:We went to him, and I was the youngest of all (of us), but he did not mention:" I lost no time in marrying
وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ نَافِعٍ الْعَبْدِيُّ، حَدَّثَنَا بَهْزٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ نَفَرًا، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم سَأَلُوا أَزْوَاجَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَنْ عَمَلِهِ فِي السِّرِّ فَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ أَتَزَوَّجُ النِّسَاءَ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ آكُلُ اللَّحْمَ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ أَنَامُ عَلَى فِرَاشٍ . فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ . فَقَالَ " مَا بَالُ أَقْوَامٍ قَالُوا كَذَا وَكَذَا لَكِنِّي أُصَلِّي وَأَنَامُ وَأَصُومُ وَأُفْطِرُ وَأَتَزَوَّجُ النِّسَاءَ فَمَنْ رَغِبَ عَنْ سُنَّتِي فَلَيْسَ مِنِّي " .
(Bana Ebû Bekir b. Nafir El-Abd' rivâyet etti. ki): Bize Beliz rivâyet etti. ki): Bize Hammâd b. Seleme, Sâbit'den, o da Enes'den naklen rivâyet eyledi ki, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ashabından birkaç kişi' Nebiyyi (sallallahü aleyhi ve sellem)'in zevcelerine onun gizlice yaptığı ibâdetini sormuşlar. Neticede bunlardan biri: Ben kadınlarla evlenmeyeceğim; diğeri: Ben et yemeyeceğim; öteki: Ben döşekte uyumayacağım, demiş. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) Allah'a hamdû sena ederek: kimselere ne oluyor ki, şöyle şöyle dediler. Ama ben hem namaz kılar, hem uyurum. Hem oruç tutar, hem tutmam. Kadınlarla da evlenirim. imdi kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.» buyurmuşlar. hadîsi Buhârî «Nikâh» bahsinde tahriç etmiştir. Onun rivâyeti buradakinden daha tafsilâtlı olup şöyledir: kişi evzâcı tâhirâlın evlerine gelerek Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in (gizli) ibâdetini sormuşlar. Kendilerine haber verilince herhalde bunu az görerek: Biz nerede, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) nerede! Allah onun gelmiş geçmiş bütün (mütesavver) günahlarını af etmiştir demişler. Bunlardan biri: Bana gelince, ben geceleri ilel ebed namaz kılacağım; diğeri ben de ömrüm boyunca oruç tutacağım, orucu hiç bırakmayacağım; öteki, ben de kadınlardan uzak kalacağım. Ve ebediy-yen evlenmiyeceğim, demiş. Bunun üzerine Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) gelerek: şöyle diyenler sizler misiniz? Dikkat edin. Vallahi sizin Allah'dan en ziyade korkan ve sakınanınız benim. Lâkın ben hem oruç tutar, hem tutmam. Hem namaz kılar, hem uyurum. Kadınlarla da evlenirim, imdi her kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir.» buyurmuşlar. rivâyetinde «nefer» yerine «raht» buyrulmuştur. Bu iki kelime arasında mânâ itibariyle cüz'i fark vardır. Üçden ona; Nefer: Üçden dokuza kadar kimselere denilir: Bu kelimelerin ikisi de birer ismi cemi olup müfretleri yoktur. b. El-Müseyyeb'in rnürsel olarak rivâyet ettiği bir hadîse göre Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in ibâdetini sormaya gelenler Ali b. Ebî Tâlib, Abdullah b. Amr bir. Âsve Osman b. Maz'ûn (radıyallahü anh) Hazerâtıdır. Bu zevat Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in evinde gizlice yaptığı ibâdeti az bulunca Allah'ın affû mağfiretine nail olan bir zâtın fazla ibâdete ihtiyacı olmadığı kanâatine varmışlarsa da Resûl-i Ekrem (sallallahü aleyhi ve sellem): sîzin Allah'dan en ziyade korkan ve sakınanızım.» buyurarak bunu reddetmiş, kendisinin ibâdette son derece dikkat ve şiddet gösterdiğini ve Allah korkusunun kendisinde herkesten fazla olduğunu bildirmiştir. kim benim sünnetimden yüz çevirirse benden değildir» cümlesinden murâd, sünnetimden yüz çeviren benim yolumda değildir, demektir. Yani buradaki sünnetten murâd tarikat ve yoldur. Bu da farz, nafile bütün amellere ve akaide şâmildir
Anas (Allah be pleased with him) reported that some of the Companions of Allah's Apostle (ﷺ) asked his (the Prophet's) wives about the acts that he performed in private. Someone among them (among his Companions) said:I will not marry women; someone among them said: I will not eat meat; and someone among them said: I will not lie down in bed. He (the Holy Prophet) praised Allah and glorified Him, and said: What has happened to these people that they say so and so, whereas I observe prayer and sleep too; I observe fast and suspend observing them; I marry women also? And he who turns away from my Sunnah, he has no relation with Me
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ، الْمُسَيَّبِ عَنْ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، قَالَ رَدَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى عُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ التَّبَتُّلَ وَلَوْ أَذِنَ لَهُ لاَخْتَصَيْنَا .
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Mübarek rivayet etti. H. Bize Ebu Kureyb Muhammed b. Alâ' dahi rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize ibni Mübarek, Ma'mer'den, o da Zuhri'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den. o da Sa'd b. Ebî Vakkâas'dan naklen haber verdi. Sâ'd şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Osman b. Maz'un'un tebettülünü (bekârlığı) kabul etmedi. Şayet ona izin verseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık.»
Sa'd b. Abi Waqqas (Allah be pleased with him) reported:The Messengger of Allah (ﷺ) rejected (the idea) of Uthman b. Muz'unliving in celibacy (saying): And if he (the Holy Prophet) had given me permission We would have got ourselves castrated
وَحَدَّثَنِي أَبُو عِمْرَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرِ بْنِ زِيَادٍ حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ سَمِعْتُ سَعْدًا، يَقُولُ رُدَّ عَلَى عُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ التَّبَتُّلُ وَلَوْ أُذِنَ لَهُ لاَخْتَصَيْنَا .
Bana Ebu Imrân Muhammed b. Câ'fer b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, ibni Şihâb Zühri'den, o da Saîd b. El-Müseyyeb'den naklen rivayet etti. Sâîd şöyle demiş: Ben Sa'd'ı: «Osman b. Mazun'un bekârlığı kabul edilmedi; şayet ona izin verilseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık.» derken işittim
Sa'id b. al-Musayyib reported:I heard Sa'd (b. Abi Waqqas) saying that the idea of 'Uthman b. Maz'un for living in celibacy was rejected (by the Holy Prophet), and if he had been given permission they would have got themselves castrated
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ أَنَّهُ قَالَ أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّهُ سَمِعَ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، يَقُولُ أَرَادَ عُثْمَانُ بْنُ مَظْعُونٍ أَنْ يَتَبَتَّلَ، فَنَهَاهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَوْ أَجَازَ لَهُ ذَلِكَ لاَخْتَصَيْنَا .
Bize Muhammed b. Râîi' rivayet etti. (Dediki): Bize Huceyn b. Müsennâ rivayet elti. (Dediki): Bize Leys, Ukayl'den, o da ibni Şihab'dan naklen rivayet ettiki. ibni Şihab şöyle demiş: Bana Saîd b, El-Müscyyeb haber verdi. Kendisi Sa'd b. Ebî Vakkâa'ı şunu söylerken işitmiş : «Osman b. Mazun bekâr kalmak istedi de Resulullah (Sallalluhu Aleyhi ve Sellem) kendisini (bundan) nehi buyurdu. Şayet ona bekârlığı tecviz etseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık.» izah: Bu hadisi Buhârî, Tirmizî, Nesâî ve ibni Mâce «Nikâh» bahsinde muhtelif râvilerden tahric etmişlerdir. Tebettul esas itibariyle inkıta' mânâsına gelir. Hz, Meryem ile Fâtıme (Radiyallahu anha)'ya «Betul» denilir. Bunun sebebi dîn, fazilet ve âhirete rağbet hususunda zamanlarındaki kadınlardan mümtaz ve münkatı' olmalarıdır. Ulemânın beyânına göre' bu hadisteki tebettul'den murâd sırf Allah'ı ibâdet maksadı ile kadınlardan alâkayı keserek bekâr kalmaktır. Taberî : «Tebettul dünya ile, dünya şehvetlerini terk ederek kendini Alîah Teâlâ'nın ibâdetlerine vermektir.» diyor. Hz. Sa'd'ın: «Şayet ona izin verseydi biz de hayalarımızı çıkarırdık sözünden murâd bekârlığa ve sâir dünya lezzetlerinden alâkayı kesmeye izin verilseydi, biz de şehvetimizi kırmak için hayalarımızı çıkartır, şu suretle bekârlık bize âsân olurdu demektir. Bekârlık hıristiyanlıkta meşru' idi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz neslin çoğalması ve cihâd'ın devam edebilmesi için ümmetini bundan nehiy buyurmuştur. insanın hayalarını çıkarmak ve tenasül uzvunu kesmek bilittifak yasak'tır. Binâenaleyh bugün moda haline getirilmeye çalışılan umumî doğum kontrolü de dînen yasaktır. Çünkü bunun neticesi müslümanlar azalacaktır. Halbuki dînen müslümanların azalması değil, çoğaltılmaya çalışılması emir buyrulmuştur. Gerçi islâm hukukunda «az!» denilen bir fiilin meşruiyyetinden bahsolunmyştur. Fakat bu iş bâzı hallerde karı ile kocanın anlaşmasına bırakılmış bir istisnadır. Tamimine müsaade yoktur. Azl: Çocuk yapmamak için karı-koca anlaşarak erkeğin menisini dışarıya atmaktır. îbni Abdilberr'in «El-istîab» nâm eserinde' Aişe binti' Kudâme'den rivayet ettiği bîr hadisde şöyle denilmektedir: «Osman b. Mazun: Yâ Resulallah! Bize gazalarda bekârlık güç geliyor. Bana müsaade buyurur musun hayalarımı çıkartayım yâ Resulaliah? demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — Hayır îbni Mazunn! Sen oruç tutmalısın. Çünkü oruç şehveti keser; buyurmuş.» Rivayete göre Osman b. Mazunn. Hz. Ali ve Ebu Zer (Radiyallahu anhum) hayalarını çıkararak bekâr yaşamak istemişler. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendilerini bundan men etmiştir. Bütün bunlar gösteriyor ki, dinimiz müslumanların azalmasını hedef tutan hiç bir vasıtayı meşru' görmemiştir. Gerçi: «ikiyüz tarihinden sonra sizin en hayırlınız hafif ve ailesiyle çoluk çocuğu olmayan bekârlarımzdır» mealinde bir hadîs rivayet olunursa da bu hadîs uydurmadır. Binâenaleyh ona asla iltifat olunamaz. Hz. Huzeyfe'nin üzerinden söylenen: «Sene yüz, yüzelli oldu mu sizden birinizin bir köpek eniği terbiye etmesi, çocuk terbiye etmesinden daha hayırlıdır.» sözü de bu kabil uydurmalardandır
Sa'id b. al Musayyib heard Sa'd b. Abi Waqqas (Allah be pleased with him) saying that Uthman b. Maz'un decided to live in celibacy, but Allah's Messenger (ﷺ) forbade him to do so, and if he had permitted him, we would have got ourselves castrated
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَأَى امْرَأَةً فَأَتَى امْرَأَتَهُ زَيْنَبَ وَهْىَ تَمْعَسُ مَنِيئَةً لَهَا فَقَضَى حَاجَتَهُ ثُمَّ خَرَجَ إِلَى أَصْحَابِهِ فَقَالَ " إِنَّ الْمَرْأَةَ تُقْبِلُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ وَتُدْبِرُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ فَإِذَا أَبْصَرَ أَحَدُكُمُ امْرَأَةً فَلْيَأْتِ أَهْلَهُ فَإِنَّ ذَلِكَ يَرُدُّ مَا فِي نَفْسِهِ " .
Bize Amr b. Ali rivayet etti. (Dediki): Bize Abdul'â'lâ rivâyct. ctti. (Dediki): Bize Hişam b. Ebî Abdillâh, Ebu'z-Zübeyr'den, o da Câbîr'den naklen rivayet eyledi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir kadın görmüş. Müteakiben zevcesi Zeyneb'e gelmiş. Zeyneb kendine ait bir deri ovuyormuş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi've Sellem) hemen hacetini bitirmiş. Sonra Ashabının yanına çıkarak: «Şüphesiz ki kadın şeytan suretinde gelir, şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadın gördü mü hemen ailesine gelsin. Çünkü bu onun nefsinde olan şeyi giderir.» buyurmuşlar
Jabir reported that Allah's Messenger (ﷺ) saw a woman, and so he came to his wife, Zainab, as she was tanning a leather and had sexual intercourse with her. He then went to his Companions and told them:The woman advances and retires in the shape of a devil, so when one of you sees a woman, he should come to his wife, for that will repel what he feels in his heart
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا حَرْبُ بْنُ أَبِي، الْعَالِيَةِ حَدَّثَنَا أَبُو الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم رَأَى امْرَأَةً . فَذَكَرَ بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَأَتَى امْرَأَتَهُ زَيْنَبَ وَهْىَ تَمْعَسُ مَنِيئَةً . وَلَمْ يَذْكُرْ تُدْبِرُ فِي صُورَةِ شَيْطَانٍ .
{…} Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Abdüssanıed Abdilvâris rivayet etti. (Dediki): Bize Harb b. Ebi'l-Âliye rivayet eyIedi. (Dediki): Bize Ebu'z-Zübeyr, Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet ettiki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellenı) bir kadın görmüş. Râvi yukarda hadîsin mislini rivayet etmiş. Yalmz: «Zevcesi Zeyneb'e gelmiş. Zeyneb bir deri ovuyornıuş» demiş «Şeytan suretinde gider» cümlesini söylememiştir
Jabir b. 'Abdullah reported that Allah's Apostle (ﷺ) saw a woman; and the rest of the hadith was narrated but (with this exception) that he said he came to his wife Zainab, who was tanning a (piece of) leather, and he made no mention of:" She retires in the shape of satan
وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، قَالَ قَالَ جَابِرٌ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " إِذَا أَحَدُكُمْ أَعْجَبَتْهُ الْمَرْأَةُ فَوَقَعَتْ فِي قَلْبِهِ فَلْيَعْمِدْ إِلَى امْرَأَتِهِ فَلْيُوَاقِعْهَا فَإِنَّ ذَلِكَ يَرُدُّ مَا فِي نَفْسِهِ " .
Bana Selemetu'bnü Şebîbb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasan b. Â'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebu'z-Zübeyr'den naklen rivayet eyledi. (Demişki): Câbir şunu söyledi: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'i: «Birinizin bir kadın hoşuna gider de gönlüne girerse, hemen kendi karısına giderek onunla cima' etsin. Çünkü bu nefsindeki şeyi giderir.» buyururken işittim)
Jabir heard Allah's Apostle (ﷺ) say:When a woman fascinates any one of you and she captivates his heart, he should go to his wife and have an intercourse with her, for it would repel what he feels
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي وَوَكِيعٌ، وَابْنُ، بِشْرٍ عَنْ إِسْمَاعِيلَ، عَنْ قَيْسٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ، يَقُولُ كُنَّا نَغْزُو مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَيْسَ لَنَا نِسَاءٌ فَقُلْنَا أَلاَ نَسْتَخْصِي فَنَهَانَا عَنْ ذَلِكَ ثُمَّ رَخَّصَ لَنَا أَنْ نَنْكِحَ الْمَرْأَةَ بِالثَّوْبِ إِلَى أَجَلٍ ثُمَّ قَرَأَ عَبْدُ اللَّهِ { يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لاَ تُحَرِّمُوا طَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللَّهُ لَكُمْ وَلاَ تَعْتَدُوا إِنَّ اللَّهَ لاَ يُحِبُّ الْمُعْتَدِينَ} .
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr El-Hemdânî rivayet etti. (Dediki): Bize babam ile Veki' ve İbnu Bisr, İsmail'den, o da Kays'dan naklen rivayet ettiler. Kays şöyle demiş: Ben Abdullah'ı şunu söylerken işittim: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte gaza ediyorduk. Kadınlarımız yoktu. Bu sebeble hayalarımızı çıkarsak mı ki dedik. Fakat Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi bundan nehyetti. Sonra bize elbise mukabilinde muayyen bir zamaııa kadar bir kadınla evlenmemiz için ruhsat verdi. Bundan sonra Abdullah: «Ey îman edenler! Allah'ın size helâl kıldığı şeylerin iyi, hoş olanlarını (kendinize) haram kılmayın. Hakka da tecavüz etmeyin. Çünkü Allah mütecavizleri sevmez.» [ Maide 87 ] âyet-i kerîmesini okudu.»
Abdullah (b. Mas'ud) reported:We were on an expedition with Allah's Messenger (ﷺ) and we had no women with us. We said: Should we not have ourselves castrated? He (the Holy Prophet) forbade us to do so He then granted us permission that we should contract temporary marriage for a stipulated period giving her a garment, and 'Abdullah then recited this verse: 'Those who believe do not make unlawful the good things which Allah has made lawful for you, and do not transgress. Allah does not like trangressers" (al-Qur'an, v)
وَحَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ أَبِي خَالِدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ . مِثْلَهُ وَقَالَ ثُمَّ قَرَأَ عَلَيْنَا هَذِهِ الآيَةَ . وَلَمْ يَقُلْ قَرَأَ عَبْدُ اللَّهِ .
{…} Bize Osman bin Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki); Bize Cerîr, İsmail b. Ebî Hâlid'den bu isnâdla bu hadîsin mislini rivayet etti. Ve: «Sonra bize şu âyeti okudu» dedi; «Abdullah okudu» demedi
This hadith has been narrated on the authority of Jarir with the same chain of transmitters and he also recited this (above-mentioned verse) to us, but he did not say that 'Abdullah recited it
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ كُنَّا وَنَحْنُ شَبَابٌ فَقُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلاَ نَسْتَخْصِي وَلَمْ يَقُلْ نَغْزُو .
Bize E!îu Bekir b. Ebu Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Vekî' İsmail'den bu isnâdla rivayetle bulundu. «Biz genç olduğumuz haldeydik ve yâ Resulallah! Hayalarımızı çıkaralım mı diye sorduk?» dedi. «Gaza ediyorduk demedi.»
This hadith has been narrated on the authority of Isma'il with the same chain of transmitters (and the words are):" We were young, so we said: Allah's Messenger, should we not have ourselves castrated? But he (the narrator) did not say; We were on an expedition
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، قَالَ سَمِعْتُ الْحَسَنَ بْنَ مُحَمَّدٍ، يُحَدِّثُ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، وَسَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالاَ خَرَجَ عَلَيْنَا مُنَادِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ أَذِنَ لَكُمْ أَنْ تَسْتَمْتِعُوا . يَعْنِي مُتْعَةَ النِّسَاءِ .
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Şu'be, Amr b. Dinar'dan, rivayet eyledi. (Demişki): Ben Hasan b. Muhammed'i, Câbir b. Abdillah ile Selemetü'bnü Ekva'dan naklen rivayet ederken dinledim. Şöyle demişler: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dellâlı yanımıza çıkarak: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) istimta' yâni kadınlarla mut'a nikâhı yapmamız için size izin vermiştir, dedi.»
Jabir b. 'Abdullah and Salama b. al-Akwa' said:There came to us the proclaimer of Allah's Messenger (ﷺ) and said: Allah's Messenger (ﷺ) has granted you permission to benefit yourselves, i. e. to contract temporary marriage with women
وَحَدَّثَنِي أُمَيَّةُ بْنُ بِسْطَامَ الْعَيْشِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ، - يَعْنِي ابْنَ زُرَيْعٍ - حَدَّثَنَا رَوْحٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْقَاسِمِ - عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنِ الْحَسَنِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَتَانَا فَأَذِنَ لَنَا فِي الْمُتْعَةِ .
Bana Ümeyyetu'bnu Bimtâm El-Ayşî rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd yâni ibni Zurey' rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh yâni ibni Kasım, Amr b. Dinar'dan, o da Hasan b. Muhammed'den, o da Selemetu'bnu Ekvâ' ile Câbîr b. Abdillah'tan naklen rivayet eylediki : «Resululah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanımıza geldi de Mut'a için bize izin verdi» demişler
Salama b. al. Akwa' and Jabir b. Abdullah reported:Allah's Messenger (ﷺ) came to us and permitted us to contract temporary marriage
وَحَدَّثَنَا الْحَسَنُ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، قَالَ قَالَ عَطَاءٌ قَدِمَ جَابِرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ مُعْتَمِرًا فَجِئْنَاهُ فِي مَنْزِلِهِ فَسَأَلَهُ الْقَوْمُ عَنْ أَشْيَاءَ ثُمَّ ذَكَرُوا الْمُتْعَةَ فَقَالَ نَعَمِ اسْتَمْتَعْنَا عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ .
Bize Hasan El-Hulvâni rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Ata' şunu söyledi: Câbir b. Abdillah Umre yaparak geldi. Biz de evinde onun yanına vardık. Derken cemaat ona bazı şeyler sordular. Sonra mut'a'dan söz açtılar. Câbir : «Evet, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Bekir ve Ömer zamanlarında biz mut'a yaptık.» dedi
Ibn Uraij reported:'Ati' reported that jibir b. Abdullah came to perform 'Umra, and we came to his abode, and the people asked him about different things, and then they made a mention of temporary marriage, whereupon he said: Yes, we had been benefiting ourselves by this temporary marriage during the lifetime of the Prophet (ﷺ) and during the time of Abu Bakr and 'Umar
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ كُنَّا نَسْتَمْتِعُ بِالْقُبْضَةِ مِنَ التَّمْرِ وَالدَّقِيقِ الأَيَّامَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ حَتَّى نَهَى عَنْهُ عُمَرُ فِي شَأْنِ عَمْرِو بْنِ حُرَيْثٍ .
Bana Mulıammed b. Rafi' rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Ebu'z-Zübeyr haber verdi. (Dediki): Câbir b. Abdillâh'ı şunu söylerken işittim. Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi've Sellem) ile Ebu Bekir devirlerinde bir avuç kuru hurma ve un mukabilinde birkaç günlüğüne mut'a yapardık. Nihayet Amr b. Hureys hâdisesinde Ömer bundan nehyetti
Jabir b. 'Abdullah reported:We contracted temporary marriage giving a handful of (tales or flour as a dower during the lifetime of Allah's Messenger (ﷺ) and durnig the time of Abu Bakr until 'Umar forbade it in the case of 'Amr b. Huraith