168 hadis bulundu · sayfa 2/9
حَدَّثَنَا حَامِدُ بْنُ عُمَرَ الْبَكْرَاوِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ، - يَعْنِي ابْنَ زِيَادٍ - عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، قَالَ كُنْتُ عِنْدَ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ فَأَتَاهُ آتٍ فَقَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ وَابْنُ الزُّبَيْرِ اخْتَلَفَا فِي الْمُتْعَتَيْنِ فَقَالَ جَابِرٌ فَعَلْنَاهُمَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ نَهَانَا عَنْهُمَا عُمَرُ فَلَمْ نَعُدْ لَهُمَا .
Bize Hâmid b. Ömer E!-Bekrâvî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdülvâhid yâni ibni Ziyâd, Âsım'dan, o da Ebu Nadrâ'dan naklen rivayet eyledi. (Demişki): Câbir b. Abdillah'ın yanındaydım. Ona biri gelerek: îbni Abbâs ile ibni Zübeyr iki mut'a hakkında ihtilâf ettiîer, dedi. Bunun üzerine Câbir şunu söyledi: «Biz bunları Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında yaptık. Sonra Ömer onlardan bizi nehyetti
Abu Nadra reported:While I was in the company of Jabir b. Abdullah, a person came to him and said that Ibn 'Abbas and Ibn Zubair differed on the two types of Mut'as (Tamattu' of Hajj 1846 and Tamattu' with women), whereupon Jabir said: We used to do these two during the lifetime of Allah's Messenger (ﷺ). Umar then forbade us to do them, and so we did not revert to them
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَاحِدِ بْنُ زِيَادٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عُمَيْسٍ، عَنْ إِيَاسِ بْنِ سَلَمَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ رَخَّصَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ أَوْطَاسٍ فِي الْمُتْعَةِ ثَلاَثًا ثُمَّ نَهَى عَنْهَا .
Bize Ebu-Bekir b. Ebi Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yunus b. Muhammed rivayet etti. (Dediki): Bize Abdulvâhid b. Ziyâd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Umeys. lyâz b. Seleme'den, o da babasından naklen rivayet eyledi. Babası şöyle demiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Evtâs yılında bize mut'a için üç gece ruhsat verdi. Sonra ondan nehî buyurdu. izah: Bu hadîsi Buhârî «Nikâh» bahsinde tahric etmiştir. îbni Abdilberr nikâh-ı mut'a hakkında öteden beri hilaf olduğunu kaydettikten sonra: «Sahabeye gelince: Onlar nikâhı mut'a hakkında ihtilâf etmişlerdir. ibni Abbâs bunun caiz ve helâl olduğuna kaaildir. Bu hususta ondan rivayet edenler arasında hilaf yoktur. Atâ' b. Ebî Rabah, Saîd b. Cübeyr ve Tavus da dahil olmak üzere ibni Abbâs'in ekseri ashabı bu kanaattedirler, Ebu Saîd-i Hudrî ile Câbir b. Abdillah (Radiyallahu anhuma) Hazerâtının dahi nikâh-ı mut'a'yı caiz ve helâî gördükleri rivayet olunur.» diyor. Evtâs: Tâif'de bir vadidir. islâm târihinde feth-i Mekke ile Evtâs günü aynı vak'a sayılır. Hz. Câbir hadîsinin birinci rivayetinde zikri geçen dellâlın Hz. Bilâl-i Habeşî olması muhtemel görülmektedir. Muteâkib rivayette Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bizzat gelerek mut'a için izin verdiği beyân edilmiştir. Mamafih o rivayette de dellâlının gelmiş olması ihtimal dahilindedir. Hz. Câbir'in: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile Ebu Bekir ve Ömer zamanlarında biz mut'a yaptık. Nihayet Ömer biai bundan nehyetti» şeklindeki beyanatı Hz. Ömer zamanına kadar nikâhı mut'a'nın nesh edildiğini duymadıklarına hamîedilmiştîr
Iyas b. Salama reported on the authority of his father that Allah's Messenger (ﷺ) gave sanction for contracting temporary marriage for three nights in the year of Autas 1847 and then forbade it
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، سَبْرَةَ أَنَّهُ قَالَ أَذِنَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْمُتْعَةِ فَانْطَلَقْتُ أَنَا وَرَجُلٌ إِلَى امْرَأَةٍ مِنْ بَنِي عَامِرٍ كَأَنَّهَا بَكْرَةٌ عَيْطَاءُ فَعَرَضْنَا عَلَيْهَا أَنْفُسَنَا فَقَالَتْ مَا تُعْطِي فَقُلْتُ رِدَائِي . وَقَالَ صَاحِبِي رِدَائِي . وَكَانَ رِدَاءُ صَاحِبِي أَجْوَدَ مِنْ رِدَائِي وَ كُنْتُ أَشَبَّ مِنْهُ فَإِذَا نَظَرَتْ إِلَى رِدَاءِ صَاحِبِي أَعْجَبَهَا وَإِذَا نَظَرَتْ إِلَىَّ أَعْجَبْتُهَا ثُمَّ قَالَتْ أَنْتَ وَرِدَاؤُكَ يَكْفِينِي . فَمَكَثْتُ مَعَهَا ثَلاَثًا ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ كَانَ عِنْدَهُ شَىْءٌ مِنْ هَذِهِ النِّسَاءِ الَّتِي يَتَمَتَّعُ فَلْيُخَلِّ سَبِيلَهَا " .
Bize Kutaybetü'bsnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Kabi' b. Sabrate'l-Cühenî'den, o da babası Sebrâ'dan naklen rivayet etti ki. (Şöyie demiş): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a için bize izin verdi. Bunun üzerine bir zat ile ben Benî Âmîr'den bir kadına gittik. Kadın uzun boyunlu dişi deve gibi bîr şeydi. Ona kendimizi arz ettik. Kadın (bana): Ne vereceksin? dedi. Ben: — Kaftanımı cevâbını verdim. Arkadaşım da: — Kaftanımı veririm, dedi. Arkadaşımın kaftanı benimkinden daha güseldi. Ama ben arkadaşımdan daha genç îdim. Kadın arkadaşımın kaftanına bakınca onu, bana bakınca da benî beğendi. Sonra : — Sen ve kaftanın bana kâfidir, dedi. Bunun üzerine onunla üç gece bîr arada kaldım. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında şu mut'a yaptığı kadınlardan biri varsa, ona hemen yol versin» buyurdular
Sabra Juhanni reported:Allah's Messenger (ﷺ) permitted temporary marriage for us. So I and another person went out and saw a woman of Bana 'Amir, who was like a young long-necked she-camel. We presented ourselves to her (for contracting temporary marriage), whereupon she said: What dower would you give me? I said: My cloak. And my companion also said: My cloak. And the cloak of-my companion was superior to my cloak, but I was younger than he. So when she looked at the cloak of my companion she liked it, and when she cast a glance at me I looked more attractive to her. She then said: Well, you and your cloak are sufficient for me. I remained with her for three nights, and then Allah's Messenger (ﷺ) said: He who has any such woman with whom he had contracted temporary marriage, he should let her off
حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ، فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ الْجَحْدَرِيُّ حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا عُمَارَةُ بْنُ غَزِيَّةَ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ، أَنَّ أَبَاهُ، غَزَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَتْحَ مَكَّةَ قَالَ فَأَقَمْنَا بِهَا خَمْسَ عَشْرَةَ - ثَلاَثِينَ بَيْنَ لَيْلَةٍ وَيَوْمٍ - فَأَذِنَ لَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي مُتْعَةِ النِّسَاءِ فَخَرَجْتُ أَنَا وَرَجُلٌ مِنْ قَوْمِي وَلِي عَلَيْهِ فَضْلٌ فِي الْجَمَالِ وَهُوَ قَرِيبٌ مِنَ الدَّمَامَةِ مَعَ كُلِّ وَاحِدٍ مِنَّا بُرْدٌ فَبُرْدِي خَلَقٌ وَأَمَّا بُرْدُ ابْنِ عَمِّي فَبُرْدٌ جَدِيدٌ غَضٌّ حَتَّى إِذَا كُنَّا بِأَسْفَلِ مَكَّةَ أَوْ بِأَعْلاَهَا فَتَلَقَّتْنَا فَتَاةٌ مِثْلُ الْبَكْرَةِ الْعَنَطْنَطَةِ فَقُلْنَا هَلْ لَكِ أَنْ يَسْتَمْتِعَ مِنْكِ أَحَدُنَا قَالَتْ وَمَاذَا تَبْذُلاَنِ فَنَشَرَ كُلُّ وَاحِدٍ مِنَّا بُرْدَهُ فَجَعَلَتْ تَنْظُرُ إِلَى الرَّجُلَيْنِ وَيَرَاهَا صَاحِبِي تَنْظُرُ إِلَى عِطْفِهَا فَقَالَ إِنَّ بُرْدَ هَذَا خَلَقٌ وَبُرْدِي جَدِيدٌ غَضٌّ . فَتَقُولُ بُرْدُ هَذَا لاَ بَأْسَ بِهِ . ثَلاَثَ مِرَارٍ أَوْ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ اسْتَمْتَعْتُ مِنْهَا فَلَمْ أَخْرُجْ حَتَّى حَرَّمَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ebu Kâmil Fudayl b. Hüseyin El-Cahterî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr yani ibni Mufaddal rivayet etti. (Dediki): Bize Umâratu'bnu Gaziyye, Rabi' b. Semra'dan naklen rivayet eyledi ki, Babası Mekke'nin fethinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte gaza etmiş. (Demişki): «Orada onbeş gece —yani geceleri de sayılırsa otuz gün— kaldık; Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize kadınlarla mut'a yapmak için izin verdi. Derken ben kavmimden bir zat ile birlikte dışarı çıktım. Güzellik hususunda benim ona üstünlüğüm vardı. Arkadaşım çirkine yakın bir adamdı. Her birimizin kaftanı vardı. Fakat benim kaftanım eski, amcaoğlunun kaftanı ise yepyeni bir şeydi. Mekke'nin alt tarafına yahut üst tarafına vardığımız vakit bize uzun boyunlu dişi deve gibi (endamlı) bir kadın rastladı. (Kendisine) : — Bizden birimizle mut'a yapmaya razı olur musun? dîye sorduk. Kadın: — Ne verirsiniz? dedi. Biz de her birimiz kaftanımızı yaydık. Kadın her ikimize bakmaya başladı. Arkadaşım kadının yanıbaşına baktığını görünce : — Bunun kaftanı eskidir. Benim kaftanım ise yepyenidir, dedi. Kadın ise iki veya üç defa : — Onun kaftanının zararı yok mukabelesinde bulundu. Sonra kadınla ben mut'a yaptım ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'yı haram edinceye kadar yanından çıkmadım.»
Rabi' b. Sabra reported that his father went on an expedition with Allah's Messenger (ﷺ) during the Victory of Mecca, and we stayed there for fifteen days (i. e. for thirteen full days and a day and a night), and Allah's Messenger (ﷺ) permitted us to contract temporary marriage with women. So I and another person of my tribe went out, and I was more handsome than he, whereas he was almost ugly. Each one of us had a cloaks, My cloak was worn out, whereas the cloak of my cousin was quite new. As we reached the lower or the upper side of Mecca, we came across a young woman like a young smart long-necked she-camel. We said:Is it possible that one of us may contract temporary marriage with you? She said: What will you give me as a dower? Each one of us spread his cloak. She began to cast a glance on both the persons. My companion also looked at her when she was casting a glance at her side and he said: This cloak of his is worn out, whereas my cloak is quite new. She, however, said twice or thrice: There is no harm in (accepting) this cloak (the old one). So I contracted temporary marriage with her, and I did not come out (of this) until Allah's Messenger (ﷺ) declared it forbidden
وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ صَخْرٍ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو النُّعْمَانِ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عُمَارَةُ بْنُ غَزِيَّةَ، حَدَّثَنِي الرَّبِيعُ بْنُ سَبْرَةَ الْجُهَنِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ الْفَتْحِ إِلَى مَكَّةَ . فَذَكَرَ بِمِثْلِ حَدِيثِ بِشْرٍ . وَزَادَ قَالَتْ وَهَلْ يَصْلُحُ ذَاكَ وَفِيهِ قَالَ إِنَّ بُرْدَ هَذَا خَلَقٌ مَحٌّ .
{…} Bana Ahmed b. Saîd b. Sahr Ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebu Nu'man rivayet etti. (Dediki): Bize Vüheyb rivayet etti. (Dediki): Bize Umaretü'bnü Gaziyye rivayet eyledi. (Dediki): Bana Rabi' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte Mekke'ye müteveccihen yola çıktık...» Râvî Beşir hadîsi gibi rivayette bulunmuş. Şunu da ziyâde etmiştir: «Kadın bu işe yarar mı? dedi.» Bu hadisde: «Bunun kaftanı eski püsküdür, dedi» cümlesi de vardır
Rabi' b. S'abra al-jahanni reported on the authority of his father. We went with Allah's Messenger (ﷺ) to Mecca during the year of Victory and he narrated like this a hadith transmitted by Bishr (the previous one) but with this addition:" She said: Can it be possible?" And it is also mentioned in it:" He said: The cloak of this (man) is old and worn out
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنِي الرَّبِيعُ بْنُ سَبْرَةَ الْجُهَنِيُّ، أَنَّ أَبَاهُ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنِّي قَدْ كُنْتُ أَذِنْتُ لَكُمْ فِي الاِسْتِمْتَاعِ مِنَ النِّسَاءِ وَإِنَّ اللَّهَ قَدْ حَرَّمَ ذَلِكَ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ فَمَنْ كَانَ عِنْدَهُ مِنْهُنَّ شَىْءٌ فَلْيُخَلِّ سَبِيلَهُ وَلاَ تَأْخُذُوا مِمَّا آتَيْتُمُوهُنَّ شَيْئًا" .
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Abdil Azız b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bana Rabi' b. Sebrete'l-Cühenî rivayet etti. Ona da babası anlatmış ki; kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile berabermiş. Efendimiz şöyle buyurmuşlar : «Ey cemâat! Ben size kadınlarla mut'a hususunda izin vermiştim. Ama artık Allah bunu kıyamet gününe kadar haram kılmıştır. imdi kimin de yanında bu gunâ kadınlardan biri varsa ondan hemen arınsın. Hem o kadınlara verdiğiniz şeylerden hiç birini geri almayın.»
Sabra al-Juhani reported on the authority of his father that while he was with Allah's Messenger (ﷺ) he said:O people, I had permitted you to contract temporary marriage with women, but Allah has forbidden it (now) until the Day of Resurrection. So he who has any (woman with this type of marriage contract) he should let her off, and do not take back anything you have given to them (as dower)
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عُمَرَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَائِمًا بَيْنَ الرُّكْنِ وَالْبَابِ وَهُوَ يَقُولُ بِمِثْلِ حَدِيثِ ابْنِ نُمَيْرٍ .
{…} Bize bu hadisi Ebu Bekr b. Ebu Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdetu'bnu Süleyman, Abdul Aziz b. Ömer'den naklen bu isnadla rivayette bulundu. Sebra: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Kabe'de rükün ile kapının arasında ayakta gördüm.» demiş. ibni Numeyr hadîsinde olduğu gibi söylüyormuş
This hadith has been narrated on the authority of 'Abd al-'Aziz b 'Umar with the same chain of transmitters, and he said:I saw Allah's Messenger (ﷺ) standing between the pillar and the gate (of the Ka'ba) and he was relating a hadith as narrated by Ibn Numair
حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْمُتْعَةِ عَامَ الْفَتْحِ حِينَ دَخَلْنَا مَكَّةَ ثُمَّ لَمْ نَخْرُجْ مِنْهَا حَتَّى نَهَانَا عَنْهَا.
Bize ishâk b. ibrahim rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Âdem haber verdi. (Dediki): Bize ibrahim b. Sa'd, Abdülmelik b. Rabi' b. Sebrate'l-Cuhenî'den, o da babasından, o da dedesinden naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): «Fetih yılında Mekke'ye girdiğimiz vakit Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a yapmamızı emir buyurdu. Artık ondan bizi nehyedinceye kadar mut'a'dan çıkmadık.»
Abd al-Malik b. Rabi' b. Sabraal-Juhanni reported on the authority of his father who narrated it on the authority of his father (i e. 'Abd al-Malik's grandfather, Sabura al-Juhanniy Allah's Messenger (ﷺ) permitted us to contract temporary marriage in the Year of Victory, as we entered Mecca, and we did come out of it but he forbade us to do it
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي رَبِيعَ بْنَ سَبْرَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، سَبْرَةَ بْنِ مَعْبَدٍ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَامَ فَتْحِ مَكَّةَ أَمَرَ أَصْحَابَهُ بِالتَّمَتُّعِ مِنَ النِّسَاءِ - قَالَ - فَخَرَجْتُ أَنَا وَصَاحِبٌ لِي مِنْ بَنِي سُلَيْمٍ حَتَّى وَجَدْنَا جَارِيَةً مِنْ بَنِي عَامِرٍ كَأَنَّهَا بَكْرَةٌ عَيْطَاءُ فَخَطَبْنَاهَا إِلَى نَفْسِهَا وَعَرَضْنَا عَلَيْهَا بُرْدَيْنَا فَجَعَلَتْ تَنْظُرُ فَتَرَانِي أَجْمَلَ مِنْ صَاحِبِي وَتَرَى بُرْدَ صَاحِبِي أَحْسَنَ مِنْ بُرْدِي فَآمَرَتْ نَفْسَهَا سَاعَةً ثُمَّ اخْتَارَتْنِي عَلَى صَاحِبِي فَكُنَّ مَعَنَا ثَلاَثًا ثُمَّ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِفِرَاقِهِنَّ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etts, (Dediki): Bize Azîz b. Rabi' b. Sebrate'bni Ma'bed haber verdi. (Dediki); Babam Rabi' b. Sebra'yi, babası Sebratü'bnu Ma'bed'den naklen rivayet ederken dinledim. Mekke'nin fethi yılında Nebiyyullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem} kadınlarla mut'a yapmayı emir buyurmuş. Sebra demişki: Bunun üzerine ben ve Benî Suley kabilesinden bir arkadaşım dışarı çıktık. Nihayet Benî Âmir kabilesinden bir kadın bulduk. Kadın uzun boyunlu dişi deve gibi (endamlı) idî. Kadın'a mut'a teklifinde kulunduk. Ve kendisine kaftanlarımızı arz ettik. Kadın bana bakıyor, benî. arkadaşımdan güzel görüyor; arkadaşımın kaftanını da benim kaftanımdan güzel görüyordu. Bu hususta bir müddet nefsiyle istişareden sonra beni arkadaşıma tercih etti. Bu suretle kadınlar bizimle beraber üç gece kaldılar. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlardan ayrılmayı bize emir buyurdu
Sabra b. Ma'bad reported that Allah's Apostle (ﷺ) permitted his Companions to contract temporary marriage with women in the Year of Victory. So I and a friend of mine from Banu Sulaim went out, until we found a young woman of Banu Amir who was like a young she-camel having a long neck. We proposed to her for contracting temporary marriage with us, and presented to her our cloaks (as dower). She began to look and found me more handsome than my friend, but found the cloak of my friend more beautiful than my cloak. She thought in her mind for a while, but then preferred me to my friend. So I remained with her for three (nights), and then Allah's Messenger (ﷺ) commanded us to part with them (such women)
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ نِكَاحِ الْمُتْعَةِ .
Bîze Amrun-Nâkid ile Ibni Numeys rivâyeî ettiler. (Dediierki): Bize Süfyan b. Uyeyne, Zuhrî'den, o da Rabi' b. Sebra:dan. o da babasıbdan naklen rivayet elti ki. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Mut’a nikahından nehi buyurmuş
Rabi' b. Sabra reported on the authority of his father that Allah's Apostle (ﷺ) prohibited the contracting of temporary marriage
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ مَعْمَرٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ الرَّبِيعِ، بْنِ سَبْرَةَ عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى يَوْمَ الْفَتْحِ عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ.
Bize Ebu Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki}: Bize ibni Uleyye, Ma'mer'den o da Zühri'den, o da Rabi b. Sebra'dan o da babasından naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seltem) kadınlarla mut'a yapmayı fetih gününde nehi buyurmuş
Rabi' b. Sabra reported on the authority of his father that Allah's Messenger (ﷺ) forbade on the Day of Victory to contract temporary marriage with women
وَحَدَّثَنِيهِ حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، عَنْ يَعْقُوبَ بْنِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ شِهَابٍ، عَنِ الرَّبِيعِ بْنِ سَبْرَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُتْعَةِ زَمَانَ الْفَتْحِ مُتْعَةِ النِّسَاءِ وَأَنَّ أَبَاهُ كَانَ تَمَتَّعَ بِبُرْدَيْنِ أَحْمَرَيْنِ
Bana bu hadîsi Hasan El-Hulvanî ile Abd b. Humeyd, Ya'kub b. ibrahim b. Sa'd'dan rivayet ettiler. (Demişki): Bana babam, Sâlih'den naklen rivayet elti. (Demişki): Bize ibni Şihâb, Rabi' b. Sebrate'l-Cuheni'den, o da babasından naklen haber verdi. Babası Rabi'a, Resulullah (Sallallahu Aleyhı've Sellem)'in fetih zamanında mut'a'dan yani kadınlarla mut'a yapmaktan nehi buyurduğunu ve kendisinin iki kırmızı kaftan mukabilinde mut'a yapmış olduğunu haber vermiş
This hadith has been narrated on the authority of Rabi' b. Sabra that Allah's Messenger (ﷺ) forbade to contract temporary marriage with women at the time of Victory, and that his father had contracted the marriage for two red cloaks
وَحَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، قَالَ ابْنُ شِهَابٍ أَخْبَرَنِي عُرْوَةُ بْنُ الزُّبَيْرِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ الزُّبَيْرِ، قَامَ بِمَكَّةَ فَقَالَ إِنَّ نَاسًا - أَعْمَى اللَّهُ قُلُوبَهُمْ كَمَا أَعْمَى أَبْصَارَهُمْ - يُفْتُونَ بِالْمُتْعَةِ - يُعَرِّضُ بِرَجُلٍ - فَنَادَاهُ فَقَالَ إِنَّكَ لَجِلْفٌ جَافٍ فَلَعَمْرِي لَقَدْ كَانَتِ الْمُتْعَةُ تُفْعَلُ عَلَى عَهْدِ إِمَامِ الْمُتَّقِينَ - يُرِيدُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم - فَقَالَ لَهُ ابْنُ الزُّبَيْرِ فَجَرِّبْ بِنَفْسِكَ فَوَاللَّهِ لَئِنْ فَعَلْتَهَا لأَرْجُمَنَّكَ بِأَحْجَارِكَ . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ فَأَخْبَرَنِي خَالِدُ بْنُ الْمُهَاجِرِ بْنِ سَيْفِ اللَّهِ أَنَّهُ بَيْنَا هُوَ جَالِسٌ عِنْدَ رَجُلٍ جَاءَهُ رَجُلٌ فَاسْتَفْتَاهُ فِي الْمُتْعَةِ فَأَمَرَهُ بِهَا فَقَالَ لَهُ ابْنُ أَبِي عَمْرَةَ الأَنْصَارِيُّ مَهْلاً . قَالَ مَا هِيَ وَاللَّهِ لَقَدْ فُعِلَتْ فِي عَهْدِ إِمَامِ الْمُتَّقِينَ . قَالَ ابْنُ أَبِي عَمْرَةَ إِنَّهَا كَانَتْ رُخْصَةً فِي أَوَّلِ الإِسْلاَمِ لِمَنِ اضْطُرَّ إِلَيْهَا كَالْمَيْتَةِ وَالدَّمِ وَلَحْمِ الْخِنْزِيرِ ثُمَّ أَحْكَمَ اللَّهُ الدِّينَ وَنَهَى عَنْهَا . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَأَخْبَرَنِي رَبِيعُ بْنُ سَبْرَةَ الْجُهَنِيُّ أَنَّ أَبَاهُ قَالَ قَدْ كُنْتُ اسْتَمْتَعْتُ فِي عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم امْرَأَةً مِنْ بَنِي عَامِرٍ بِبُرْدَيْنِ أَحْمَرَيْنِ ثُمَّ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الْمُتْعَةِ . قَالَ ابْنُ شِهَابٍ وَسَمِعْتُ رَبِيعَ بْنَ سَبْرَةَ يُحَدِّثُ ذَلِكَ عُمَرَ بْنَ عَبْدِ الْعَزِيزِ وَأَنَا جَالِسٌ .
Bana Harmeletu'bnu Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus haber verdi, ibni Şihâb şöyle demiş: Bana Urvetü'bnü Zubeyr haber verdi ki, Abdullah b. Zübeyr Mekke'de ayağa kalkmış ve bir zat'a ta'rizde bulunarak: «Şüphesiz ki, bazı insanların Allah gözlerini kör ettiği gibi, kalblerini de kör etmiş. Nikâhı mut'a'ya fetva veriyorlar.» demiş. Bunun üzerine o zât kendisine nida ederek: «Sen hakikaten kaba saba bir adamsın. Ömrüme yemin ederim ki, mut'a imâmül-müttekin zamanında yapılırdı.» demiş. Bununla Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'i kasdetmiş. ibni Zübeyr ona şu mukabelede bulunmuş — Öyle ise kendini bir dene. Vallahi sen bunu yaparsan seni taşlarınla recm ederim. ibni Şihâb şöyle demiş: Bana Halid b. Muhacir b, Seyfullah haber verdi ki. kendisi bir zâtın yanında otururken o zât'a bir adam gelerek mut'a hususunda fetva istemiş. O da mut'a yapmasını emretmiş. Bunun üzerine ibni Ebî Amrate'l-Ensâri ona : — Ağır ol! demiş. O zât: — Ne o? Vallahi mut'a imamul muttekîn zamanında yapılmıştır. Mukabelesinde bulunmuş. ibni Ebî Amra: «Mut'a islâm'ın ilk zamanlarında muztar kalanlar için iaşe, kan ve domuz eti (yemek) gibi bir ruhsattı. Sonra Allah dîni muhkem kıldı ve bundan nehi buyurdu.» demiş. ibni Şîhâb şöyle demiş : Bana Rabi' b. Sebrate'I-Cuheni haber verdi ki, babası şunu söylemiş: «Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında iki kırmızı kaftan mukabilinde Benî Âmir kabilesinden bir kadınla mut'a yapmıştım. Sonra bizi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'dan nehi buyurdu.» ibni Şîhâb demişki: «Ben Rabi' b. Sebra'yı, Ömer b. Abdil Azîz'e bunu anlatırken oturduğum yerden dinledim.»
Urwa b. Zabair reported that 'Abdullah b. Zubair (Allah be pleased with him) stood up (and delivered an address) in Mecca saying:Allah has made blind the hearts of some people as He has deprived them of eyesight that they give religious verdict in favour of temporary marriage, while he was alluding to a person (Ibn 'Abbas). Ibn Abbas called him and said: You are an uncouth person, devoid of sense. By my life, Mut'a was practised during the lifetime of the leader of the pious (he meant Allah's Messenger, may peace be upon him), and Ibn Zubair said to him: just do it yourselves, and by Allah, if you do that I will stone you with your stones. Ibn Shihab said. Khalid b. Muhajir b. Saifullah informed me: While I was sitting in the company of a person, a person came to him and he asked for a religious verdict about Mut'a and he permitted him to do it. Ibn Abu 'Amrah al-Ansari (Allah be pleased with him) said to him: Be gentle. It was permitted in- the early days of Islam, (for one) who was driven to it under the stress of necessity just as (the eating of) carrion and the blood and flesh of swine and then Allah intensified (the commands of) His religion and prohibited it (altogether). Ibn Shihab reported: Rabi' b. Sabra told me that his father (Sabra) said: I contracted temporary marriage with a woman of Banu 'Amir for two cloaks during the lifetime of Allah's Messenger (ﷺ) ; then he forbade us to do Mut'a. Ibn Shihab said: I heard Rabi' b. Sabra narrating it to Umar b. 'Abd al-'Aziz and I was sitting there
وَحَدَّثَنِي سَلَمَةَ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي عَبْلَةَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ، قَالَ حَدَّثَنَا الرَّبِيعُ بْنُ سَبْرَةَ الْجُهَنِيُّ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنِ الْمُتْعَةِ وَقَالَ " أَلاَ إِنَّهَا حَرَامٌ مِنْ يَوْمِكُمْ هَذَا إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ وَمَنْ كَانَ أَعْطَى شَيْئًا فَلاَ يَأْخُذْهُ " .
Bana Selemetü'bnü Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, ibni Ebî Able'den, o da Ömer b. Abdilâzîz'den naklen rivayet eyledi. Şöyle demiş: Bize Rabî' b. Sebrate'l-Cühenî, babasından naklen rivayet eyledi ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mut'a'dan nehyetmiş ve: «Dikkat edin! Mut'a şu gününüzden kıyâmet gününe kadar haramdır; kim bîr şey verdi ise onu (geri) almasın!» buyurmuşlar
Sabra al-Juhanni reported on the authority of his father:Allah's Messenger (ﷺ) prohibited the contracting of temporary marriage and said: Behold, it is forbidden from this very day of yours to the Day of Resurrection, and he who has given something (as a dower) should not take it back
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، وَالْحَسَنِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ أَكْلِ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, ibni Şihâb'dan dinlediğim, onun da Muhammed b. Alî'nin oğulları Abdullah ile Hasen'den, onların da babalarından, onun da Ali b. Ebî Talib'den naklen rivayet ettiği şu hadîsi okudum: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü kadınlarla mut'a yapmaktan ve ehli eşeklerin etlerini yemekten nehi buyurdular.»
Ali b. AbiTalib reported that Allah's Messenger (ﷺ) prohibited on the Day of Khaibar the contracting of temporary marriage with women and the eating of the flesh of domestic asses
وَحَدَّثَنَاهُ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ أَسْمَاءَ الضُّبَعِيُّ، حَدَّثَنَا جُوَيْرِيَةُ، عَنْ مَالِكٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ لِفُلاَنٍ إِنَّكَ رَجُلٌ تَائِهٌ نَهَانَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ يَحْيَى بْنِ يَحْيَى عَنْ مَالِكٍ .
{…} Bize hu hadîsi Abdullah b. Muhammed b. Esma' Ed-Dubaî dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Cüveyriye, Mâlik'den bu isnadla rivayette bulundu. Mâlik: «Ali b. Ebi Talib'in birine sen gerçekten şaşkın bir adamsın; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizi nehiy buyurdu derken işittiğini söylemiş.» Râvi hadîsi, Yahya b. Yahya'nın Mâlik'den rivayet ettiği hadîs gibi rivayet etmiştir
Malik narrated this hadith on the authority of the same chain of trans- witters that 'Ali b. Abil Talib said to a person:You are a person led astray; Allah's Messenger (ﷺ) forbade us (to do Mut'a), as is stated In the hadith transmitted on the authority of Yahya b. Malik
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ زُهَيْرٌ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، - عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنِ الْحَسَنِ، وَعَبْدِ اللَّهِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْ نِكَاحِ الْمُتْعَةِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الأَهْلِيَّةِ .
Bize Ebü Bekir b. Ebî Şeybe ile ibni Numeyr ve Züheyr b. Harb toptan îbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Züheyr (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyoe, Zührî'den, o da Muhammed b. Ali'nin oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından, o da Ali'den nakien rivayet etti ki, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü hem nikâhı müt'a-dan, hem de ehli eşeklerin etlerin(i yemek) den nehiy buyurmuş
Muhammad b. 'Ali narrated on the authority of his father 'Ali that Allah's Apostle (ﷺ) on the Day of Khaibar prohibited for ever the contracting of temporary marriage and eating of the flesh of the domestic asses
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْحَسَنِ، وَعَبْدِ اللَّهِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيٍّ عَنْ أَبِيهِمَا، عَنْ عَلِيٍّ، أَنَّهُ سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، يُلَيِّنُ فِي مُتْعَةِ النِّسَاءِ فَقَالَ مَهْلاً يَا ابْنَ عَبَّاسٍ فَإِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى عَنْهَا يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ .
Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, ibni Şihab'-dan, o da Muhammed b. Alî'nin oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onlar da babalarından, o da Ali'den naklen rivayet eyledi ki, Hz. Ali îbni Abbâs'ı kadınlara mut'a yapmak hususunda müsamahakâr konuşurken işiterek : — Yavaş ol ey îbnü Abbâs! Çünkü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Seilem): Hayber günü hem mut'a'dan, hem de ehli eşeklerin etlerin (i yemek) den nehiy buyurdu; demiş
Ali (Allah be pleased with him) heard that Ibn Abbas (Allah be pleased with them) gave some relaxation in connection with the contracting of temporary marriage, whereupon he said:Don't be hasty (in your religious verdict), Ibn 'Abbas, for Allah's Messenger (ﷺ) on the Day of Khaibar prohibited that forever - along with the eating of flesh of domestic asses
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنِ الْحَسَنِ، وَعَبْدِ اللَّهِ، ابْنَىْ مُحَمَّدِ بْنِ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ عَنْ أَبِيهِمَا، أَنَّهُ سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ لاِبْنِ عَبَّاسٍ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ مُتْعَةِ النِّسَاءِ يَوْمَ خَيْبَرَ وَعَنْ أَكْلِ لُحُومِ الْحُمُرِ الإِنْسِيَّةِ .
Bana Ebu't-Tâhir ile Harmeletu'bnu Yahya rivayet etti (Dedilerki): Bize ibni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, Şihâb'dan, o da Muhammed b. Ali b. Ebi Tâîib'in oğulları Hasen ile Abdullah'dan, onîar da babalarından naklen haber verdi. Muhammed, Ali b. Ebi Tâlib'i îbni Abbâs'a şunları söylerken işitmiş : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Hayber günü hem kadınlara mut'a yapmaktan, hemde ehli eşeklerin etlerini yemekden nehiy buyurdular.» İzah için buraya tıklayın
Ali (Allah be pleased with him) said to Ibn 'Abbas (Allah be pleased with them) that Allah's Messenger (ﷺ) on the Day of Khaibar forbade forever the contracting of temporary marriage and the eating of the flesh of domestic asses
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ الْقَعْنَبِيُّ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ " لاَ يُجْمَعُ بَيْنَ الْمَرْأَةِ وَعَمَّتِهَا وَلاَ بَيْنَ الْمَرْأَةِ وَخَالَتِهَا" .
Bize Abdullah b. Meslemete'I-Ka'nebi rivayet etti. (Dediki): Bize Mâlik, Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebu Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebu Hureyre şöyle demiş: ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Bir kadınla halası ve yine bir kadınla teyzesi bir nikâh altında toplanamaz» buyurdular
Abu Huraira (Allah be pleased with him) reported Allah's Messenger (may peace upon him) having said this:One should not combine a woman and her father's sister, nor a woman and her mother's sister in marriage