1.028 hadis bulundu · sayfa 48/52
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، حَدَّثَنَا لَيْثُ بْنُ أَبِي سُلَيْمٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، حَدَّثَنَا الْحَجَّاجُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا أُدْخِلَ الْمَيِّتُ الْقَبْرَ قَالَ " بِسْمِ اللَّهِ وَعَلَى مِلَّةِ رَسُولِ اللَّهِ " . وَقَالَ أَبُو خَالِدٍ مَرَّةً إِذَا وُضِعَ الْمَيِّتُ فِي لَحْدِهِ قَالَ " بِسْمِ اللَّهِ وَعَلَى سُنَّةِ رَسُولِ اللَّهِ " . وَقَالَ هِشَامٌ فِي حَدِيثِهِ " بِسْمِ اللَّهِ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَعَلَى مِلَّةِ رَسُولِ اللَّهِ " .
Abdullah bin Ömer (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ölü kabre dahil edildiği zaman Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) بسم اللَّه. وعلى ملة رسول اللَّه buyururdu. Ravi Ebu Halid bir defa demiştir ki: İbn-i Ömer (r.a.) şöyle demiştir: Ölü kabrine indirildiği zaman Efendimiz: بسم اللَّه. وعلى سنة رسول اللَّه buyurdu. Ravi Hişam kendi hadisinde: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in şu kelimeleri buyurduğunu söylemiştir: بسم اللَّه. وفي سبيل الله. وعلى ملة رسول اللَّه
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“When the deceased was placed in the grave, the Prophet (ﷺ) would say: ‘Bismillah, wa ‘ala millati rasul-illah (In the Name of Allah and according to the religion of the Messenger of Allah).’” Abu Khalid said on one occasion, when the deceased was placed in the grave: “Bismillah wa ‘ala sunnati rasul- illah (In the Name of Allah and according to the Sunnah of the Messenger of Allah).” Hisham said in his narration: “Bismillah, wa fi sabil-illah, wa ‘ala millati rasul-illah (In the Name of Allah, for the sake of Allah and according to the religion of the Messenger of Allah).”
Diğer tahric: Bu hadisi Ahmed, Ebu Davud ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ مُحَمَّدٍ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ الْخَطَّابِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، أَخْبَرَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ الْحُصَيْنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ سَلَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ سَعْدًا وَرَشَّ عَلَى قَبْرِهِ مَاءً .
Ebu Rafi' (r.a.)'den şöyle demiştir: (Ölen Sa'd (r.a.)'in cesedi kabre indirildiği zaman) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sa'd (r.a.)'ın cesedini yavaşça ve tedricen na'şın üzerinden çekip çıkardı. (Ve kabre indirdi) kabrinin üstüne de su serpti. Not: Zcvaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi Mendel bin Ali zayıftır. Muhammed bin Ubeydullah'ın zayıflığı hususunda ittifak vardır, AÇIKLAMA 1552’de
It was narrated that Abu Rafi’ said:“The Messenger of Allah (ﷺ) placed Sa’d gently in his grave and sprinkled water on it.”
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا الْمُحَارِبِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ قَيْسٍ، عَنْ عَطِيَّةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أُخِذَ مِنْ قِبَلِ الْقِبْلَةِ وَاسْتُقْبِلَ اسْتِقْبَالاً وَاسْتُلَّ اسْتِلاَلاً .
Ebu Said (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kabre indirileceği zaman kabrin) kıble tarafından alınarak karşılandı ve na'şın üzerinden yavaşça çekip çıkarıldı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadında bulunan Atiyye el-Avri'yi imam Ahmed zayıf saymıştır
It was narrated from Abu Sa’eed that the Messenger of Allah (ﷺ) was brought into his grave from the direction of the Qiblah, and he was placed in his grave gently
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْكَلْبِيُّ، حَدَّثَنَا إِدْرِيسُ الأَوْدِيُّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، قَالَ حَضَرْتُ ابْنَ عُمَرَ فِي جِنَازَةٍ فَلَمَّا وَضَعَهَا فِي اللَّحْدِ قَالَ بِسْمِ اللَّهِ وَفِي سَبِيلِ اللَّهِ وَعَلَى مِلَّةِ رَسُولِ اللَّهِ . فَلَمَّا أُخِذَ فِي تَسْوِيَةِ اللَّبِنِ عَلَى اللَّحْدِ قَالَ اللَّهُمَّ أَجِرْهَا مِنَ الشَّيْطَانِ وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ اللَّهُمَّ جَافِ الأَرْضَ عَنْ جَنْبَيْهَا وَصَعِّدْ رُوحَهَا وَلَقِّهَا مِنْكَ رِضْوَانًا . قُلْتُ يَا ابْنَ عُمَرَ أَشَىْءٌ سَمِعْتَهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَمْ قُلْتَهُ بِرَأْيِكَ قَالَ إِنِّي إِذًا لَقَادِرٌ عَلَى الْقَوْلِ بَلْ شَىْءٌ سَمِعْتُهُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Said bin el-Müseyyeb (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben İbn-i Ömer (r.a.) ile beraber bir cenaze de bulundum. İbn-i Ömer (r.a.), cenazeyi kabre indirdiği zaman: بسم اللَّه. وفي سبيل الله. وعلى ملة رسول الله. dedi. Sonra lahid üzerinde kerpiçlerin dizilmesine başlanınca; İbn-i Ömer (r.a.): اللهم! أجرها من الشيطان ومن عذاب القبر. اللهم! جاف الأرض عن جنبيها، وصعد روحها، ولقها منك رضوانا. =''Allahım! Bu cenazeyi şeytan'dan ve kabir azabından koru. Allahım! yeri onun yanlarından uzak tut ruhunu yükselt, onu katından rızaya kavuştur.'' dedi. Ben: Ya İbn-i Ömer! (bu söylediklerin) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğin bir şeymidir? Yoksa kendi re'yinlemi söyledin? dedim. Kendisi: Şu halde ben söz söylemeye kadir miyim? Bil-Akis Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittiğim bir şeydir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki Hammad bin Abdirrahman'ın zayıflığı üzerinde ittifak vardır
(It was narrated that Sa’eed bin Musayyab said:“I was present with Ibn ‘Umar at a funeral. When the body was placed in the niche-grave) he said, ‘Bismillah wa fi sabil-illah wa ‘ala millati rasul-illah’ (In the Name of Allah, for the sake of Allah and according to the religion of the Messenger of Allah). When he started to place bricks in the niche-grave he said: ‘Allahumma ajirha min ash-shaitani wa min ‘adhabil-qabr. Allahumma Jafil-arda ‘an janbaiha, wa sa’id ruhaha, wa laqqiha minka ridwana (O Allah, protect him from Satan and from the torment of the grave; O Allah, keep the earth away from his two sides and take his soul up and grant him pleasure from Yourself).’ I said: ‘O Ibn ‘Umar, is this something that you heard from the Messenger of Allah (ﷺ) or is it your own words?’ He said: ‘I could have said something like that, but this is something that I heard from the Messenger of Allah (ﷺ).’”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا حَكَّامُ بْنُ سَلْمٍ الرَّازِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيَّ بْنَ عَبْدِ الأَعْلَى، يَذْكُرُ عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اللَّحْدُ لَنَا وَالشَّقُّ لِغَيْرِنَا " .
İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir: Lahd (usulü) bizedir, şak (usulü) başkalarınadır.
It was narrated that Ibn ‘Abbas said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘The niche-grave is for us and the ditch-grave is for others.”
Diğer tahric: Bu hadisi, Tirmizi, Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى السُّدِّيُّ، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي الْيَقْظَانِ، عَنْ زَاذَانَ، عَنْ جَرِيرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْبَجَلِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اللَّحْدُ لَنَا وَالشَّقُّ لِغَيْرِنَا " .
Cerir bin Abdillah el-Beceli (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurduki: ''Lahd (usulü) bizedir, şak (usulü) başkalarınadır. '' Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır .. Çünkü alimlar Ebu'l•Yakzan künyeli Osman bin Umeyr'in zayıflığı üzerinde ittifak etmişlerdir. Bu hadis, İbn•i Abbas (r.a.)'ın rivayetinden olmak üzere dört sünende vardır. Ve Sa'd bin Ebi Vakkas (r.a.)'in rivayetinden olarak Müslim'de ve başka kitaplarda vardır
It was narrated that Jarir bin ‘Abdullah Al-Bajali said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘The niche-grave is for us and the ditch-grave is for others.’”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الزُّهْرِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ سَعْدٍ، أَنَّهُ قَالَ: أَلْحِدُوا لِي لَحْدًا وَانْصِبُوا عَلَىَّ اللَّبِنَ نَصْبًا كَمَا فُعِلَ بِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Amir bin Sa'd (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre, (babası) Sa'd (bin ebi Vakkasr.a.vefat edeceği zaman): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yapıldığı gibi bana da lahd kazınız ve üstüme kerpiçler dikiniz. (üstümü kerpiçle örtünüz) dedi.
It was narrated that Sa’d said:“Make a niche-grave for me, and block it up with bricks as was done for the Messenger of Allah (ﷺ).”
Diğer tahric: Bunu, Müslim ve Nesai de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا مُبَارَكُ بْنُ فَضَالَةَ، حَدَّثَنِي حُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: لَمَّا تُوُفِّيَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ بِالْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَلْحَدُ وَآخَرُ يَضْرَحُ. فَقَالُوا: نَسْتَخِيرُ رَبَّنَا وَنَبْعَثُ إِلَيْهِمَا فَأَيُّهُمَا سَبَقَ تَرَكْنَاهُ . فَأُرْسِلَ إِلَيْهِمَا فَسَبَقَ صَاحِبُ اللَّحْدِ. فَلَحَدُوا لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman, Medine de lahid kazıcı bir adam ve şah kazıcı bir diğer adam vardı. Sahabiler: Biz Rabbimiz'den hayırlısını diliyerek ikisine de (haber) gönderelim. Hangisi sonra gelirse onu bırakırız dediler. Ve ikisine de haber gönderildi. Lahit kazıcısı önce geldi. Bunun üzerine Sahabiler, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için lahit kazdırdılar. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Mübarek bin Fudale'yi cumhur sika saymıştır. Ve kendisi burada tahdisle rivayet etmiştir. Artık tediis yapması imkanı zail olmuştur. Senedin kalan ricali sika zatlardır. Bu sebeple isnad sahihtir
It was narrated that Anas bin Malik said:“When the Prophet (ﷺ) died, there was a man in Al-Madinah who used to make a niche in the grave and another who used to dig graves without a niche. They said: ‘Let us pray Istikharah to our Lord and call for them both, and whichever of them comes first, we will let him do it.’ So they were both sent for, and the one who used to make the niche-grave came first, so they made a niche-grave for the Prophet (ﷺ).”
حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ شَبَّةَ بْنِ عُبَيْدَةَ بْنِ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ طُفَيْلٍ الْمُقْرِئُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ الْقُرَشِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا مَاتَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ اخْتَلَفُوا فِي اللَّحْدِ وَالشَّقِّ حَتَّى تَكَلَّمُوا فِي ذَلِكَ وَارْتَفَعَتْ أَصْوَاتُهُمْ . فَقَالَ: عُمَرُ لاَ تَصْخَبُوا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَيًّا وَلاَ مَيِّتًا أَوْ كَلِمَةً نَحْوَهَا . فَأَرْسَلُوا إِلَى الشَّقَّاقِ وَاللاَّحِدِ جَمِيعًا فَجَاءَ اللاَّحِدُ فَلَحَدَ لِرَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ دُفِنَ ـ صلى الله عليه وسلم ـ .
Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat edince kabrin lahit veya şak usulü ile kazılması hususunda sahabiler arasında ihtilaf oldu. Hatta bu hususta konuştular. Ve sesleri yükseldi. Bunun üzerine Ömer (b. el-Hattab r.a.): Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanında ne hayatta iken, nede vefat etmiş iken bağıramazsınız. -Veya buna benzer bir söz söyledi- Şak kazıcısının ve lahit kazıcısının her ikisine de (haber) gönderiniz. dedi. (Haber gönderildi) Lahit kazıcısı geldi ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için lahit kazdı. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) defnedildi. Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
It was narrated that ‘Aishah said:“When the Messenger of Allah (ﷺ) died, they differed as to whether his grave should have a niche or a ditch in the ground, until they spoke and raised their voices concerning that. Then ‘Umar said: ‘Do not shout in the presence of the Messenger of Allah (ﷺ), living or dead,’ or words to that effect. So they sent for both the one who made a niche and the one who dug graves without a niche, and the one who used to make a niche came and dug a grave with a niche for the Messenger of Allah (ﷺ), then he (ﷺ) was buried.”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ عُبَيْدَةَ، حَدَّثَنِي سَعِيدُ بْنُ أَبِي سَعِيدٍ، عَنِ الأَدْرَعِ السُّلَمِيِّ، قَالَ جِئْتُ لَيْلَةً أَحْرُسُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَإِذَا رَجُلٌ قِرَاءَتُهُ عَالِيَةٌ فَخَرَجَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا مُرَاءٍ . قَالَ فَمَاتَ بِالْمَدِينَةِ فَفَرَغُوا مِنْ جِهَازِهِ فَحَمَلُوا نَعْشَهُ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " ارْفُقُوا بِهِ رَفَقَ اللَّهُ بِهِ إِنَّهُ كَانَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ " . قَالَ وَحَفَرَ حُفْرَتَهُ فَقَالَ " أَوْسِعُوا لَهُ وَسَّعَ اللَّهُ عَلَيْهِ " . فَقَالَ بَعْضُ أَصْحَابِهِ يَا رَسُولَ اللَّهِ لَقَدْ حَزِنْتَ عَلَيْهِ . فَقَالَ " أَجَلْ إِنَّهُ كَانَ يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ " .
el-Edra es-Sülemi (r.a.)'den şöyle demiştir: Bir gece Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için nöbet tutmaya gittim. Basktım ki bir adam yüksek sesle Kur'an okuyor. Biraz sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) dışarı çıktı. Ben: Ya Resulallah bu adam riyakardır. dedim. Edra (r.a.) demiştir ki: Sonra o adam Medine de vefat etti. Techiz işi bittikten sonra na'şını taşıyıp götürdüler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (oradakilere): «O'nu yavaş götürünüz. Allah onunla iyi mu'amele etti. Şüphesiz O Allah ve Resulünü seviyordu.» Edra (r.a.) demiştir ki: Efendimiz onun kabrini kazdırdı ve buyurdu ki: «Kabrini geniş tutun. Allah ona bolluk verdi.» Bunun üzerine Ashabından bazısı: Ya Resulallah, sen içinden ona üzüldün. dediler. Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Evet çünkü o şüphesiz Allah'ı ve Resulünü seviyordu.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Kütüb-i Sitte'de Edra' es•Sülemi (r.a.)'ın bundan başka hadisi yoktur. Bunun senedindeki ravi Musa bin Ubeyde hakkında: Hadisleri münker veya zayıftır, denilmiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Hüccet değildir
It was narrated that Adra’ As-Sulami said:“I came one night to guard the Prophet (ﷺ), and there was a man reciting loudly. The Prophet (ﷺ) came out and I said: ‘O Messenger of Allah, this man is showing off.’ Then he died in Al-Madinah, and they finished preparing him, then they carried his dead body. The Prophet (ﷺ) said: ‘Be gentle with him, may Allah be gentle with him, for he loved Allah and His Messenger.’ Then his grave was dug and he (the Prophet (ﷺ)) said: ‘Make it spacious for him, and may Allah make it spacious for him.’ Some of his Companions said: ‘O Messenger of Allah, you are grieving for him.’ He said: ‘Yes indeed, for he loved Allah and His Messenger.’”
حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ مَرْوَانَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ هِلاَلٍ، عَنْ أَبِي الدَّهْمَاءِ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " احْفِرُوا وَأَوْسِعُوا وَأَحْسِنُوا " .
Hişam bin Urve (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Mezarları kazınız. Geniş tutunuz ve iyi yapınız.»
It was narrated from Hisham bin ‘Amir that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Dig the grave deep, make it spacious and prepare it well.”
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَيُّوبَ أَبُو هُرَيْرَةَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ نُبَيْطٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَعْلَمَ قَبْرَ عُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ بِصَخْرَةٍ .
Enes bin Malik (r.a.)'deni şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir taşı Osman bin Ma'zun (r.a.)'in kabrine işaret yaptı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad hasendir. Davud'un el-Muttalib bin Ebi Vedaa (r.a.)'dan rivayet ettiği hadis. bu hadis için bir şahittir
It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) marked the grave of ‘Uthman bin Maz’un with a rock
حَدَّثَنَا أَزْهَرُ بْنُ مَرْوَانَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ زِيَادٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ تَقْصِيصِ الْقُبُورِ .
Cabir (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabirleri kireç ile yapmaktan nehyetti.
It was narrated that Jabir said:“The Messenger of Allah (ﷺ) forbade plastering over graves.”
Diğer tahric: Bunu, Ahmed, Müslim, Ebu Davud ve Nesai de bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ مُوسَى، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُكْتَبَ عَلَى الْقَبْرِ شَىْءٌ .
Cabir (r.a.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabir üzerinde bir şey yazılmasını yasaklamıştır
It was narrated that Jabir said:“The Messenger of Allah (ﷺ) forbade writing anything on graves.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الرَّقَاشِيُّ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ يَزِيدَ بْنِ جَابِرٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُخَيْمِرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى أَنْ يُبْنَى عَلَى الْقَبْرِ .
Ebu Said (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabir üzerinde bina yapılmasını men etmiştir. Not: Zevatid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricali sika zatlardır
It was narrated from Abu Sa’eed that the Prophet (ﷺ) forbade building structures over graves
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ الْوَلِيدِ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ صَالِحٍ، حَدَّثَنَا سَلَمَةُ بْنُ كُلْثُومٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى عَلَى جِنَازَةٍ ثُمَّ أَتَى قَبْرَ الْمَيِّتِ فَحَثَى عَلَيْهِ مِنْ قِبَلِ رَأْسِهِ ثَلاَثًا .
Ebu Hureyre (r.e.)'den şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir cenaze üzerinde namaz kıldı. Sonra ölünün kabrinin yanına vararak ölünün baş tarafından kabre üç avuç toprak attı
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) offered the funeral prayer, then he came to the grave of the deceased and scattered three handfuls of earth from the side of (the deceased’s) head
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ سُهَيْلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لأَنْ يَجْلِسَ أَحَدُكُمْ عَلَى جَمْرَةٍ تُحْرِقُهُ خَيْرٌ لَهُ مِنْ أَنْ يَجْلِسَ عَلَى قَبْرٍ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «And olsun ki siz'den birisinin vücudunu yakıcı bir ateş parçası üzerinde oturması, onun bir kabir üzerinde oturmasından kendisi için daha iyidir.» Bu hadisi, Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed bin Hanbel ve Beyhaki de rivayet ettiler
It was narrated from Abu Hurairah said:The Messenger of Allah (ﷺ) said: “If one of you were to sit on a live coal that burns him, that would be better for him than if he were to sit on a grave.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَمُرَةَ، حَدَّثَنَا الْمُحَارِبِيُّ، عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، مَرْثَدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْيَزَنِيِّ عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لأَنْ أَمْشِيَ عَلَى جَمْرَةٍ أَوْ سَيْفٍ أَوْ أَخْصِفَ نَعْلِي بِرِجْلِي أَحَبُّ إِلَىَّ مِنْ أَنْ أَمْشِيَ عَلَى قَبْرِ مُسْلِمٍ وَمَا أُبَالِي أَوَسَطَ الْقُبُورِ قَضَيْتُ حَاجَتِي أَوْ وَسَطَ السُّوقِ " .
Ukbe bin Amir (r.a.)'den şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «And olsun ki bir ateş parçası veya bir kılıç üzerinde yürümem veyahut ayakkabını ayağımla dikmem bir müslüman'ın kabri üzerinde yürümemden bana daha sevimlidir. Kabirlerin ortasında abdestimi bozmuşum veya çarşının ortasında. Bence bunlar arasında çirkinlik açısından bir fark yoktur. » Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünkü İbn-i Mace'nin şeyhi Muhammed bin İsmail'i; Ebu Hatim. Nesai ve İbn-i Hibban sika saymışlardır. Senedin kalan ricali, Buhari ve Müslim'in şartı üzerine sikadırlar
It was narrated from ‘Uqbah bin ‘Amir that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘If I were to walk on a live coal or a sword, or if I were to sew shows to my feet, that would be better for me than walking on the grave of a Muslim. And I see no difference between relieving myself in the midst of graves or in the middle of the marketplace.”
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَسْوَدُ بْنُ شَيْبَانَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ سُمَيْرٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ نَهِيكٍ، عَنْ بَشِيرِ بْنِ الْخَصَاصِيَةِ، قَالَ بَيْنَمَا أَنَا أَمْشِي، مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ " يَا ابْنَ الْخَصَاصِيَةِ مَا تَنْقِمُ عَلَى اللَّهِ أَصْبَحْتَ تُمَاشِي رَسُولَ اللَّهِ " . فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَنْقِمُ عَلَى اللَّهِ شَيْئًا كُلُّ خَيْرٍ قَدْ أَتَانِيهِ اللَّهُ . فَمَرَّ عَلَى مَقَابِرِ الْمُسْلِمِينَ فَقَالَ " أَدْرَكَ هَؤُلاَءِ خَيْرًا كَثِيرًا " . ثُمَّ مَرَّ عَلَى مَقَابِرِ الْمُشْرِكِينَ فَقَالَ " سَبَقَ هَؤُلاَءِ خَيْرٌ كَثِيرٌ " . قَالَ فَالْتَفَتَ فَرَأَى رَجُلاً يَمْشِي بَيْنَ الْمَقَابِرِ فِي نَعْلَيْهِ فَقَالَ " يَا صَاحِبَ السِّبْتِيَّتَيْنِ أَلْقِهِمَا " . حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ قَالَ كَانَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُثْمَانَ يَقُولُ حَدِيثٌ جَيِّدٌ وَرَجُلٌ ثِقَةٌ .
Beşir bir el-Hassasiyye (r.a.)'den şöyle demiştir: Ben bir gün Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde yürüdüğüm sırada Kendisi: «Ey ibne'l-Hassasiyye ! Hanigi şey sebebiyle Allah'tan razı değilsin? Sen Allah'ın Resulü ile birlikte yürümek ni'metine kavuştun. » buyurdu. Ben: Ya Resulallah Allah'tan hiç bir şikayetim yok. O her hayrı bana vermiştir. dedim. Biraz sonra müslümanların mezarlığından geçti ve (oradaki ölülere işaret ederek): «Bunlar çok hayırlara kavuştular.» buyurdu. Sonramüşriklerin mezarlığının yanından geçti ve (oradaki ölülere işaret ederek): «Bunlar çok hayr'a sırt çevirip geçtiler » buyurdu. Sonra döndü de mezarlar arasında ayakkabı ile yürüyen bir adam gördü ve ona: «Ey Sibt (tabaklanmış sığır derisin)den yapılmış ayakkabılar sahibi ayakkabılarını at! » buyurdu. Müellif demiştir ki: Muhammed bin Beşşar bize tahdis etti (Dedi ki:) Bize Abdurrahman bin Mehdi tahdis etti. (Dediki) Abdullah bin Osman: ''Bu hadis iyidir, Ravisi sika bir adamdur.'' diyordu.
It was narrated that Bashir bin Khasasiyyah said:“While I was walking with the Messenger of Allah (ﷺ) he said: ‘O son of Khasasiyyah, why are you angry with Allah when you are walking with the Messenger of Allah?’ I said: ‘O Messenger of Allah! I am not angry with Allah at all. Allah has bestowed all good on me.’ Then he passed by the graves of the Muslims and said: ‘They have caught up with a great deal of good.’ Then he passed by the graves of the idolaters and said: ‘They died before a great deal of good came to them.’ Then he turned and saw a man walking between the graves in his shoes and he said: ‘O you with the shoes, take them off.’” Muhammad bin Bashar narrated from Abdur-Rahman bin Mahdi that he said: Abdullah bin Uthman used to say (about this hadith): "A good hadith and a reliable narrator
Diğer tahric: Bu hadisi ayrıca: Ebu Davud, Nesai, Ahmed bin Hanbel, Hakim ve Beyhaki de rivayet ettiler
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " زُورُوا الْقُبُورَ فَإِنَّهَا تُذَكِّرُكُمُ الآخِرَةَ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Kabirleri ziyaret ediniz, çünkü size ölümü hatırlatır. » AÇIKLAMA 1571’de
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Visit the graves, for they will remind you of the Hereafter.”