Sünen-i İbn Mâce: Taharet ve Sünnetleri Bölümü

400 hadis bulundu · sayfa 8/20

Sünen-i İbn Mâce No. 407 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْ��َةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ الطَّائِفِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ كَثِيرٍ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ لَقِيطِ بْنِ صَبِرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَخْبِرْنِي عَنِ الْوُضُوءِ، ‏.‏ قَالَ ‏ "‏ أَسْبِغِ الْوُضُوءَ وَبَالِغْ فِي الاِسْتِنْشَاقِ إِلاَّ أَنْ تَكُونَ صَائِمًا ‏"‏ ‏.‏

Lakit bin Sabıra (Radiyallahu anh)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Ben ! Ya Resulallah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (şer'an övülen) abdest'ten bana haber buyurunuz, dedim. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki : «Abdesti İsbağ et (= tam ve mükemmel al) ve oruçlu olmadığın zaman istinşakta mübalağa et.»

It was narrated from 'Asim bin Laqit bin Sabrah that his father said:"I said: 'O Messenger of Allah! Tell me about ablution.' He said: 'Perform ablution properly and sniff water up into your nostrils, thoroughly, unless you are fasting

Tahric: Hadis, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai, Şafii Ahmed, İbn-i Huzeyme, İbn-i Hibban, İbnü'l-Carud, El-Hakim ve Beyhaki tarafından uzun ve kısa metinler halinde rivayet edilmiş ve Tirmizi, Bağavi ve İbnü'l-Kattan bunun sahih olduğunu söylemişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 408 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ قَارِظِ بْنِ شَيْبَةَ، عَنْ أَبِي غَطَفَانَ الْمُرِّيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اسْتَنْثِرُوا مَرَّتَيْنِ بَالِغَتَيْنِ أَوْ ثَلاَثًا ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallaku anh'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İki defa tam ve mükemmel olarak veya üç defa sümkürünüz.»

It was narrated that Ibn 'Abbas said:'Sniff up water into the nostrils thoroughly, two or three times

Tahric: Hadis, Ebu Davud, Ahmed, Hakim ve İbnü'l-Carud tarafından da rivayet edilmiş, İbnü'I-Kattan bunun sahih olduğunu belirtmiştir

Sünen-i İbn Mâce No. 409 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا زَيْدُ بْنُ الْحُبَابِ، وَدَاوُدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي إِدْرِيسَ الْخَوْلاَنِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ تَوَضَّأَ فَلْيَسْتَنْثِرْ وَمَنِ اسْتَجْمَرَ فَلْيُوتِرْ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Abdest alan kimse burnunu iyice ayıklasın ve taş ile istinca eden kimse taş sayısını tek yapsın.» Hadis Buhari'de de aynı metinle vudu' bahsinde rivayet edilmiştir. Mana bakımından 406 nolu hadis'e benzer. İzahı için oraya müracaat edilebilir

It was narrated that Abu Hurairah said:"The Messenger of Allah said: 'Whoever performs ablution, let him clean his nose, and whoever uses pebbles to clean himself after defecating, let him use an odd number

Sünen-i İbn Mâce No. 410 Zayıf

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَامِرِ بْنِ زُرَارَةَ، حَدَّثَنَا شَرِيكُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ النَّخَعِيُّ، عَنْ ثَابِتِ بْنِ أَبِي صَفِيَّةَ الثُّمَالِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ أَبَا جَعْفَرٍ قُلْتُ لَهُ حُدِّثْتَ عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً قَالَ نَعَمْ ‏.‏ قُلْتُ وَمَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ وَثَلاَثًا ثَلاَثًا قَالَ نَعَمْ ‏.‏

Sabit bin Ebi Safiyye es-Sümali (Radiyallahu anh)'den:şöyle söylemiştir: Ben Ebu Ca'fer (Muhammed El-Bakır) Radiyallahu anh)'a: Cabir bin Abdillah (Radiyallahu anhüma) tarafından sana: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını) birer defa (yıkayarak) abdest aldı, diye tahdis edildi (mi ?) diye sordum. Ebu Ca'fer : Evet. dedi. Ben Ebu Ca'fer'e : Ve Resulullah'ın (başka bir zaman) ikişer kere (ve diğer bir defa) üçer kere (abdest uzuvlarını yıkayarak abdest aldığı da Cabir tarafından sana tahdis edildi mi?) dedim. Ebu Ca'fer : Evet, dedi." AÇIKLAMA : Hadis, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in bir defasında abdest alırken abdest uzuvlarını birer defa yıkadığına, başka bir zaman abdest aldığında uzuvlarını ikişer defa ve bir başka vakit abdest alırken uzuvlarını üçer defa yıkadığına delalet eder. Keza, abdest alınırken meshedilmesi matlup olan uzuvları da aynı şekilde birer, ikişer ve üçer defa meshettiğine delalet eder. Çünkü hadiste yıkama ve mesh diye bir ayırım yapılmamış Vudu' (abdest) tabiri kullanılmıştır. Birer, ikişer ve üçer defa abdest almak demek yıkanacak uzuvları ve meshedilecek uzuvları bir vakit birer defa, başka zaman ikişer defa ve bir başka zaman üçer defa yıkamak ve meshetmektir. Mesh ve yıkamanın toplamına abdest denilir. Meshin bir defa yapılması matlubtur, bunun ikişer veya üçer defa yapılması matlub değildir, diyen alimlere göre hadiste geçen ikişer ve üçer defa tabiri yıkanan uzuvlara Aittir. Bu uzuvlar çoğunluğu teşkil ettikleri için «İkişer ve üçer defa abdest aldı. ifadesi kullanılmıştır. Sindi bu yorumu beyan ettikten sonra şöyle der: Bazı alimler: Abdest uzuvlarını üçer defa yıkamak en mükemmel şekildir. Resul-i Ekrem'in bir ara birer veya ikişer defa yıkamakla yetinmiş olması bunun caiz olduğunu beyan etmek içindir, demişlerdir. Bence şöyle de olabilir; Birer defa veya ikişer defa yıkamanın caizliği Kur'an-ı Kerim'in abdestle ilgili ayetinde yıkamanın bir sayı ile kayıtlanmamasından ve mutlak olmasından anlaşılıyor. Peygamber'in birer veya ikişer defa yıkamakla yetinmesi hususu suyun az oluşu veya acele etmeyi gerektiren bir halin bulunuşu dolayısıyla olmuş olabilir. Sindi bu yorumu yapmıştır.' Fakat 47'nci bab'da gelen 419 ve 420 nolu hadisler ilk yorumun daha isabetli olduğunu gösterir. Baş ve kulak meshinin sayısı hakkındaki alimlerin görüşü 51 ve 52 nolu bablarda inşaaIlah Tirmizi de hadisi rivayet etmiştir. Yalnız seneddeki Şerik'in çok yanılgan olduğunu söylemiştir. Tirmizi ayrıca Ebu İsa ve Veki'in aracılığı ile hadisi rivayet ederek bunun daha sahih olduğunu ifade etmiştir. Veki'in rivayetinde Resul-i Ekrem'in abdest uzuvlarını birer defa yıkadığı keyfiyeti var. İkişer ve üçer defa yıkadığına ait kısım yoktur. Tirmizi şerhi Tuhfe yazarı bu hadisi açıklarken ravi Sabit bin Ebi Safiyye Es-Sümali'nin zayıf ve Rafizi olduğunu söylemiş ve Aliyyu'l-Kari, EI-Mırkat'ta senedin sahih olduğunu beyan etmiş ise de senedde Şerik ve Sabit'in bulunduğunu, bu nedenle senedin zayıf sayılması gerektiğini, ancak bu bab'da sahih hadislerin bulunduğunu ifade etmiştir. Rafiziler, Şiilerin bir kolu olup hilafetin Hz. Hüseyin'den sonra sırayla oğlu Ali Zeyne'l-Abidin'e, Zeynel Abidin oğlu Muhammed El-Bakır'a ve El-Bakır'ın oğlu Cafer-i Sadık'a ... intikal ettiğine inanırlar. Hulasa'nın 56'ncı sahifesinde Sabit bin Ebi Safiyye hakkında şu kısa bilgi var: Künyesi Ebu Hamze'dir. Kufe'lidir. Enes ve Şa'bi'den rivayette bulunmuştur. Onun ravileri ise Hafs bin Gıyas ve Şerik'tir. Kendisi Rafizi'dir. Nesai onun sika olmadığını söylemiştir. El-Mansur'un hilafeti zamanında vefat etmiştir

It was narrated that Thabit bin Abi Safiyyah Ath-Thumali said:"I asked Abu Ja'far: Was it narrated to you from Jabir bin 'Abdullah that the Prophet performed ablution washing each part once?' He said: 'Yes.' I said: 'And each part twice, and each part thrice?' He said: 'Yes

Sünen-i İbn Mâce No. 411 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ غُرْفَةً غُرْفَةً ‏.‏

İbn-i Abbas (Radiyallahu anh)'den, şöyle dediği rivayet edilmiştir : (Bir defa) Resulullah (Salllallahu Aleyhi ve Sellem)'in (abdest uzuvlarını) birer avuç su ile (yıkayarak) abdest aldığını gördüm." AÇIKLAMA : AbduIIah İbn-i Abbas'ın bu hadisinin, Müslim'den başka diğer sahih hadis kitaplarında rivayet edildiği, Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de belirtilmiş, Tirmizi de; Bu babta rivayet edilen hadislerin en hasen ve sahih hadisi, İbn-i Abbas'ın hadisidir, demiştir. Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de hadisin izahı yapılırken ezcümle şöyle deniliyor ; Hadis, abdest uzuvlarının bir defa yıkanmasının vacib olduğuna delalet eder. Bunun için Peygamber (s.a.v.) birer defa yıkamak ile yetinmiştir. Eğer ikişer veya üçer defa yıkamak vacip olmuş olsaydı birer defa yıkamakla yetinmezdi. Nevevi demiştir ki; Müslümanlar abdest uzuvlarını birer defa yıkamanın vacip olduğu ve üçer defa yıkamanın sünnet olduğu hususunda icma etmişlerdir. Abdest uzuvlarının birer defa, ikişer defa ve üçer defa yıkandığına, keza bazı uzuvların üçer ve diğer uzuvların ikişer defa yıkandığına dair sahih hadisler gelmiştir. Bu hadislerden anlaşılıyor ki bu şekillerin hepsi caizdir, en üstünü üçer defa yıkamaktır ve birer defa yıkamak da yeterlidir

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"I saw the Messenger of Allah performing ablution, taking one handful (of water) at a time

Sünen-i İbn Mâce No. 412 Hasen

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا رِشْدِينُ بْنُ سَعْدٍ، أَنْبَأَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ شُرَحْبِيلَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُمَرَ، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي غَزْوَةِ تَبُوكَ تَوَضَّأَ وَاحِدَةً وَاحِدَةً ‏.‏

Ömer (bin el-Hattab) (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Ben, ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Tebuk savaşında (abdest uzuvlarını) birer defa (yıkayarak) abdest aldığını gördüm." Not: Zevaid'de: Hadisin isnadı vahidir. çünkü rllvilerinden Rişdin bin Sa'd zayıf olduğu söylenmiştir, deniliyar

It was narrated that 'Umar said:"I saw the Messenger of Allah during the campaign of Tabuk performing ablution, washing each part once

Sünen-i İbn Mâce No. 413 Sahih

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ خَالِدٍ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ الدِّمَشْقِيُّ، عَنِ ابْنِ ثَوْبَانَ، عَنْ عَبْدَةَ بْنِ أَبِي لُبَابَةَ، عَنْ شَقِيقِ بْنِ سَلَمَةَ، قَالَ رَأَيْتُ عُثْمَانَ وَعَلِيًّا يَتَوَضَّآنِ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَيَقُولاَنِ هَكَذَا كَانَ وُضُوءُ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ قَالَ أَبُو الْحَسَنِ بْنُ سَلَمَةَ حَدَّثَنَاهُ أَبُو حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا أَبُو نُعَيْمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ ثَابِتِ بْنِ ثَوْبَانَ، فَذَكَرَ نَحْوَهُ ‏.‏

Şakik bin Seleme (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre söyle söylemiştir: Ben, Osman ve Ali (Radıyallahu anh'in (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkayarak) abdest aldıklarını ve ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in abdestinin böyle olduğunu söylediklerini gördüm." Ebü'l-Hasan bin Seleme dedi ki hadisi bize Ebu Hatim tahdis etti (O da dediki) Bize Ebu Naim tahdis etti. (O da dediki) Bize Abdurrahman bin Sabit bin Sevban tahdis etti. Ve bunun mislini zikretti. AÇIKLAMA 418’te

It was narrated that Shaqiq bin Salamah said:"I saw `Uthman and `Ali performing ablution, washing each part three times, and they said: 'This is how the Messenger of Allah used to perform ablution.'" (Hasan) Another chain with similar wording

Sünen-i İbn Mâce No. 414 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنِ الْمُطَّلِبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ حَنْطَبٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّهُ تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَرَفَعَ ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

El-Muttalib bin Abdillah bin Hantab (Radiyallahu anh'den rivayet edildiğine göre: Kendisi (Abdullah) bin Ömer (Radiyallahu anh)'ın (abdest uzuvlarını) Üçer defa (yıkamak suretiyle) abdest aldığını ve ResuluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in böyle abdest aldığını rivayet ettiğini söylemiştir. AÇIKLAMA 418’de

It was narrated that Ibn 'Umar:Performed ablution washing each part three times, and he attributed that to the Prophet

Sünen-i İbn Mâce No. 415 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ حَيَّانَ، عَنْ سَالِمٍ أَبِي الْمُهَاجِرِ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنْ عَائِشَةَ، وَأَبِي، هُرَيْرَةَ أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ‏.‏

Aişe ve Ebu Hureyre (Radiyallahu anhuma)'den rivayet edildiğine göre: Kendileri, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkayarak) abdest aldığını söylemişlerdir. AÇIKLAMA 418’de

It was narrated from 'Aishah and Abu Hurairah that:The Prophet did ablution washing each part three times

Sünen-i İbn Mâce No. 416 Sahih

حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، عَنْ فَائِدٍ أَبِي الْوَرْقَاءِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي أَوْفَى، قَالَ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَمَسَحَ رَأْسَهُ مَرَّةً ‏.‏

Abdullah bin Ebi Evfa (radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkayarak) abdest aldığını ve başını bir defa meshettiğini gördüm. Not: Zevaid'de hadisin isnadının zayıf olduğu bildirilmiştir. Çünkü ravilerinden Faid bin Abdirrahman'ın hadıslerinin münker olduğu Buhari tarafından söylenmiştir. El-Hakim el Faid'in, İbn-i Ebi Evfa'dan mevzıı hadisler rivayet ettiğni seyIemiştir. Ancak bu hndisin metni Nesai tarafındnn sağirde ...Ali'den rivayet edilmiştir. AÇIKLAMA 418’de

It was narrated that 'Abdullah bin Awfa said:"I saw the Messenger of Allah performing ablution, washing each part three times, and wiping his head once

Sünen-i İbn Mâce No. 417 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ لَيْثٍ، عَنْ شَهْرِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ أَبِي مَالِكٍ الأَشْعَرِيِّ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَتَوَضَّأُ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ‏.‏

Ebu Malik El-Eş'ari (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre demiştir ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkayarak) abdest alırdı. Not: Zevaid'de: Bu isnad zayıftır. Senedin ravilerinden olan Leys de İbn-i Ebi Sayf'tır, denilmiştir. Sindi diyor ki. senedin ravilerinden birisi olan Şshr hakkında da konuşmuşlardır. AÇIKLAMA 418’de

It was narrated that Abu Malik Ash'ari said:"The Messenger of Allah used to perform ablution washing each part three times

Sünen-i İbn Mâce No. 418 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَقِيلٍ، عَنِ الرُّبَيِّعِ بِنْتِ مُعَوِّذِ بْنِ عَفْرَاءَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ‏.‏

Er-Rubeyyİ Bint-i Muavviz bin Afra (Radiyallahu anha)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkamak suretiyle) abdest alırdı. AÇIKLAMA : (413, 414, 415, 416, 417, 418) Burada geçen hadisler, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in abdest uzuvlarını üçer defa yıkadığına delalet ederler. Tirmizi de aynı başlık altında açtığı babta Nebi (s.a.v.)'in böyle abdest aldığına dair Hz. Ali (r.a.)'in hadisini senedi ile beraber zikrettikten sonra, konu hakkında Osman, Er-Rubeyyi, İbn-i Ömer, Aişe, Ebu Ümame, Ebu Rafi', Abdullah bin Amr, Muaviye, Ebu Hureyre, Cabir, Abdullah bin Zeyd ve Ebu Zer' (r.anhum) hazretlerinden rivayetler bulunduğunu ifade eder. Bu arada Tirmizi şöyle der: 'Konu hakkında rivayet olunan en hasen ve en sahih hadis Hz. Ali'nin hadisidir. Bütün alimler şunda müttefiktirler ki, uzuvları birer defa yıkamak yeterlidir, ikişer defa yıkamak daha iyidir. En faziletlisi üçer defa yıkamaktır. Daha fazla yıkamak ise yoktur.' Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de, Hz. Ali 'nin hadisinin Ebu Davud, Nesai ve İbn-i Maceh (413 nolu) tarafından da rivayet edildiği bildiriliyor

It was narrated from Rabi' bint Mu'awwidh bin 'Afra' that:The Messenger of Allah performed ablution washing each part three times

Sünen-i İbn Mâce No. 419 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنِي مَرْحُومُ بْنُ عَبْدِ الْعَزِيزِ الْعَطَّارُ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ زَيْدٍ الْعَمِّيُّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ تَوَضَّأَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَاحِدَةً وَاحِدَةً فَقَالَ ‏"‏ هَذَا وُضُوءُ مَنْ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ مِنْهُ صَلاَةً إِلاَّ بِهِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ تَوَضَّأَ ثِنْتَيْنِ ثِنْتَيْنِ فَقَالَ ‏"‏ هَذَا وُضُوءُ الْقَدْرِ مِنَ الْوُضُوءِ ‏"‏ ‏.‏ وَتَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا وَقَالَ ‏"‏ هَذَا أَسْبَغُ الْوُضُوءِ وَهُوَ وُضُوئِي وَوُضُوءُ خَلِيلِ اللَّهِ إِبْرَاهِيمَ وَمَنْ تَوَضَّأَ هَكَذَا ثُمَّ قَالَ عِنْدَ فَرَاغِهِ أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ وَأَشْهَدُ أَنَّ مُحَمَّدًا عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ فُتِحَ لَهُ ثَمَانِيَةُ أَبْوَابِ الْجَنَّةِ يَدْخُلُ مِنْ أَيِّهَا شَاءَ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Ömer (Radiyallahu anh)'den: şöyle söylemiştir: Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem (abdest uzuvlarını) birer defa (yıkayarak) abdest aldı ve : - «Bu, o kimsenin abdestidir ki Allah hiç bir namazını bunsuz kabul etmez.» buyurdu. Sonra (abdest uzuvlarım) ikişer defa (yıkamak suretiyle), abdest aldı ve : - «Bu, değerli ve kıymetli abdesttir.» buyurdu ve (mübarek uzuvlarını) üçer defa da (yıkayarak) abdest aldı ve: - «Bu, abdestin en mükemmel olanıdır. Ve bu (şekil), benim ve Halilü'l-llah İbrahim'in abdestidir. Kim böyle abdest alıp tamamladıktan sonra: «Eşhedu en la ilahe İllallah, ve eşhedu enne Muhammeden Resulullah,» Derse o kimse için Cennetin sekiz kapısı (beraber) açılır. Onlardan dilediğinden girer.» buyurdu." Not: Zevaid'de isnadın zayıf olduğu belirtilerek nedenleri şöyle anlatılıyor: Ravilerinden Zeyd EI-Ammi zayıftır, ravi Abdurrahim ise metruk, hatta kezzabtır. Ravi Muaviye bin Kurra ise İbn-i Ömer'e ulaşmamıştır. İbn-i Hatim bu durumu EI-İlel'de söylemiş EI•Hakim de EI-Müstedrek'te açıklamıştır. AÇIKLAMA : Hadis, Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in abdest uzuvlarını birer defa, ikişer defa ve üçer defa yıkamak suretiyle üç türlü abdest aldığını bildirmektedir. Birer defa yıkamak, namazın sıhhatinin şartı olduğu, bunsuz namaz kılınamıyacağı ve kabul olunmayacağı hükmü veriliyor. Abdest uzuvlarını ikişer defa yıkamak suretiyle alınan. abdes iin Allah katında değerli ve kıymetli olduğu ifade buyurul uyar. Sindi diyor ki, fıkradan maksad, abdestin bizatihi değerli ve kıymetli olmasını veyahut böyle bir abdestle kılınan namazın değerli ve kıymetli olmasını belirtmektir. İki yorum şekli de uygundur. Hadisin son kısmında ise Resul-i Ekrem (s.a.v.)'in, uzuvları üçer defa yıkamak suretiyle alınan abdestin en mükemmel abdest olduğunu ifade buyurduktan sonra, bu çeşit abdestin, Zat-ı Nebevilerinin ve dedesi Hz. İbrahim (a.s.)'ın abdest şekli olduğu belirtilmiştir. Sindi'nin Suyuti'den naklen beyan ettiğine gqre, Tabarani'nin rivayetinde; .....ve vuduil enbiyai min kabli = ''....Ve benden önceki NebiIerin abdestidir.'' cümlesi de bulunur. Sindi, diyor ki: Hadislerden anlaşıldığı gibi peygamberimizin ümmeti, abdest eseri olarak ahirette yüzleri, kolları ve ayakları nurla parlar halde haşrolunacak ve bu parıltı onlara mahsustur. Sair ümmetlerin böyle bir durumu olmayacaktır. Ama peygamberlerin hepsinin bu durumda haşrolunması muhtemeldir. Böyle yorum yapılınca bu hadisin, abdest eseri olarak görülecek parlamaya ait hadislere aykırı düşecek bir yönü kalmaz. Çünkü netice şu olur: Bütün peygamberlerin abdest almış olmaları, ÜmmetIerinin de abdest aldıklarını gerektirmez. Abdest eseri olarak ümmetimizde bulunacak ve ",Gurre ile Tahcil'' denilen nur parıltısının peygamberlerde bulunması, bunun ümmetimize mahsus olduğuna engel değildir. Çünkü hadisler diğer ümmetlerde gurre ve tahcil bulunmayacağını ifade ederler. Fakat peygamberlerde bulunmayacağına dair bir kayıt yoktur. Şayet, diğer peygamberlerin ümmetIerinin de böyle abdest aldıkları kabul edilirse şöyle denilecek: Onlar da abdest almışlar ise de gurre ve tahcil durumu onlarda bulunmayacaktır. Allah Teale. Ümmet-i Muhammediyye'ye özel bir ikram mahiyetinde gurre ve tahcili verecektir. Abdestin isbağı (= mükemmel bir şekilde alınması) ve abdest'in bitiminde kelime-i şahadet okunuşu halinde cennet kapılarının açılması ile ilgili fıkra. Müslim'de ve Ebu Davud'un süneninde Hz. Ö mer (r.a.)'den ve Hz. Ukbe bin Amir El-Cuheni (r.a.)'den müteaddit senedlerle rivayet edilmiştir. Abdest sonunda okunan kelime-i şehadetin baş kısmında; -vahdehu la şerike leh- parçası da bulunur. Tabarani ise daha uzun bir ilave yaparak şöyle nakleder: -vahdehu la şerike leh lehul mulk ve lehul hamd ve huve ala kulli şey'in kadir- Tirmizi'rıin rivayetindeki dua ise şöyledir : -Eşhedu en la ilahe illallah vahdehu la şerike leh ve eşhedu enne muhammeden abduhu ve resuluhu Allahumme’c-alnî mine’t-tevvabîne ve’c-alnî minel mutetahhirîn” TİRMİZİ’NİN BU HADİS’İ İÇİN BURAYA TIKLAYIN Ömeı ve Ukbe (r.a.)'nın isbağ ve dua ile ilgili hadisleri kitabımızın 60'ıncı babında da. Yukarıdaki hadis'in senedi zayıf olsada içerdiği hükümler ve yer alan dua ve mükafatı sahih hadislerde, Müslim Tirmizi ve Ebu Davud gibi muteber kitaplarda sabittir. Yani hadis'in metni muteber, geçerli ve sabittir, senedi zayıftır

It was narrated that Ibn 'Umar said:"The Messenger of Allah performed ablution washing each part once. He said: 'This is the ablution of the person from whom Allah will not accept his prayer without it.' Then he performed ablution washing each part twice, and he said: 'This is the ablution that Allah appreciates.' Then he performed ablution washing each part three times, and said: 'This is how ablution is performed properly, and this is my ablution and the ablution of the Close Friend of Allah, Ibrahim. Whoever performs ablution like this, then on completing it says: 'Ashhadu an la ilaha illallah, wa ashhadu anna Muhammadan 'abduhu wa rasuluhu' (I bear witness that none has the right to be worshipped but Allah, and I bear witness that Muhammed is His servant and His Messenger), eight gates of Paradise will be opened to him and he may enter through whichever one he wants

Sünen-i İbn Mâce No. 420 Zayıf

حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ قَعْنَبٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَرَادَةَ الشَّيْبَانِيُّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ الْحَوَارِيِّ، عَنْ مُعَاوِيَةَ بْنِ قُرَّةَ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَعَا بِمَاءٍ فَتَوَضَّأَ مَرَّةً مَرَّةً فَقَالَ ‏"‏ هَذَا وَظِيفَةُ الْوُضُوءِ ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ وُضُوءٌ مَنْ لَمْ يَتَوَضَّأْهُ لَمْ يَقْبَلِ اللَّهُ لَهُ صَلاَةً ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ تَوَضَّأَ مَرَّتَيْنِ مَرَّتَيْنِ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ هَذَا وُضُوءٌ مَنْ تَوَضَّأَهُ أَعْطَاهُ اللَّهُ كِفْلَيْنِ مِنَ الأَجْرِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ تَوَضَّأَ ثَلاَثًا ثَلاَثًا فَقَالَ ‏"‏ هَذَا وُضُوئِي وَوُضُوءُ الْمُرْسَلِينَ مِنْ قَبْلِي ‏"‏ ‏.‏

Ubeyy bin Ka'b (Radiyallahu anh)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), su istedi ve (abdest uzuvlarını) birer defa (yıkayarak) abdest aldı. Sonra buyurdu ki: «Bu, abdest görevidir.» veyahut şöyle buyurdu: «Bu, kişinin öyle abdestidir ki, onu almazsa Allah, hiç bir namazını kabul etmez.» Bundan sonra O, (uzuvlarını) ikişer defa (yıkamakla) abdest aldı ve bundan sonra şöyle buyurdu : «Bu, kişinin öyle bir abdestidir ki, onu aldığı zaman Allah ona sevabdan iki pay verir.» Daha sonra O, üçer defa (yıkamak suretiyle) abdest aldı. Sonra buyurdu ki: «Bu, benim ve ben'den önceki Resullerin abdestidir.» Not: Hadisin isnadıııda zayi! olan Zeyd El-Ammi ve yine zayıf olan ravisi bulunduğundan imadm zayıflığı Zevaid'de ifade edilmiştir. Yine Zevaid'in bildirildiğine göre İmam Ahmed de Müsnedinde hadisi şu senedle rivayet etmiştir: ''Ebu. İsrae'den, o da Zeyd El-Ammi'den. o da Nafi'd8n. o da İbn-i Ömer'den ... '' 419’un izahını okumadıysanız okuyun

It was narrated from Ubayy bin Ka'b that:The Messenger of Allah called for water and performed ablution once. He said: "This is the minimum requirement of ablution' or he said: 'The ablution of one who, if he does not perform this ablution, Allah will not accept his prayer." Then he performed ablution washing each part twice, and he said: 'This is the ablution of one who, if he performs it, Allah will give him two shares of reward." Then he performed ablution washing each part three times, and said: 'This is my ablution and the ablution of the Messengers who were sent before me

Sünen-i İbn Mâce No. 421 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، حَدَّثَنَا خَارِجَةُ بْنُ مُصْعَبٍ، عَنْ يُونُسَ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ عُتَىِّ بْنِ ضَمْرَةَ السَّعْدِيِّ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّ لِلْوُضُوءِ شَيْطَانًا يُقَالُ لَهُ وَلَهَانُ فَاتَّقُوا وَسْوَاسَ الْمَاءِ ‏"‏ ‏.‏

Ubeyy bin Ka'b (Radiyallahu anh)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sattallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Şüphesiz abdest (vesvesesi) için Velehan denilen bir şeytan vardır. Bunun için su vesvesesinden sakının.» Not: Tirmizi, «Abdestte İsrafın Keraheti» babında, hadisi ayni isnad ile zikretmiş ve garip olup bu isnadın hadisçiler yanında kuvvetli olmadığını, çünkü Harice'den başka kimsenin bunu isnad ettiğini bilmiyoruz. Harice de arkadaşlarımız yanında kuvvetli değildir, hatta İbnü'l-Mübarek onu zayıf görmüştür, der. Bu hadis müteaddit yollarla El-Hasan'dan rivayet edilmiştir.

It was narrated that Ubayy bin Ka'b said:"The Messenger of Allah said: 'There is a devil for ablution who is called Walahan, so be on guard against the insinuating thoughts (Waswas) about water

Diğer tahric: Tirmizi, tahare TİRMİZİ HADİSİ İÇİN BURAYA TIKLAYIN AÇIKLAMA : Tirmizi'nin şerhi Tuhfe'de şöyle deniliyor: Zehebi, EI-Mizan'da: Ahmed, Harice'yi zayıf görmüş, İbn-i Main, Harice. sika değil, kezzabtır, demiş, Buhari de İbnü'l-Mübarek ve Veki'in onu terkettiklerini ifade etmiştir' der. Velehan: Sözlükte aşırı aşk ve şiddetli muhabbet dolayısıyla aklın gitmesi ve şaşmaktır. Abdest işinde vesvese eden şeytana bu ismin verilmesinin sebebi, abdest işine vesvese sokmak yolundaki aşırı hırsıdır. Yahut yaptığı vesvese ile insanı öyle bir hayrete sokuyor ki, artık kişi kendisini şaşkın görür, şeytanın nasıl onunla oynadığını anlamaz. Abdest alırken uzvunun ıslanıp ıslanmadığını ve kaç defa yıkadığını bilemez olur. Bundan dolayı da bu isim verilmiştir, denilebilir. Hadisin: ''Su vesvesesinden sakının" parçası hakkında Tıybi'den naklen Tuhfe'de deniliyor ki: Yani abdest uzuvları ıslandı mı, ıslanmadı mı, bir defa mı, iki defa mı yıkandı, su temiz mi necis mi?, Su kulleteyn var mı, yok mu? diye Velahan adlı şeytan'ın suyla ilgili yapmak istediği bu ve benzeri vesveselerden kaçının. İbnü'l-Melik demiş ki, şeytan su hakkında pek fazla vesvese verdiğinden parçada Velehan vesvesesi, tabiri yerine su vesvesesi, tabiri mübalağayı ifade etmek için kullanılmıştır. İbn-i Hacer de İbnü'l-Melik'in bu görüşünü benmsemiştir. Hadis, abdest alınırken su'da israf etmenin kerahetine delalet eder. Nehir kenarında bile abdest alınırken suda israf etmenin kerahetinde alimler icma etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 422 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا خَالِي، يَعْلَى عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَبِي عَائِشَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، قَالَ جَاءَ أَعْرَابِيٌّ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَسَأَلَهُ عَنِ الْوُضُوءِ فَأَرَاهُ ثَلاَثًا ثَلاَثًا ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ هَذَا الْوُضُوءُ فَمَنْ زَادَ عَلَى هَذَا فَقَدْ أَسَاءَ وَتَعَدَّى أَوْ ظَلَمَ ‏"‏ ‏.‏

Amr bin Şuayb'ın dedesi (baba babası Abdullah bin Amr bin el-As) (Radiyallahu anhum)'den rivayet edildiğine göre şöyle söylemiştir: Bir a'rabi Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına gelerek abdestin nasıl alınacağını sordu. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (abdest uzuvlarını) üçer defa (yıkayarak) ona abdest almayı gösterdi. Sonra buyurdu ki: «Abdest budur. Bundan fazla yapan kimse, isae etmiş veya taaddi etmiş veya zulüm etmiş olur.»

It was narrated from 'Amr bin Shu'aib from his father, from his grandfather, that:A Bedouin came to the Prophet and asked him about ablution. He showed him how to perform it washing each part of the body three times. Then he said: 'This is the ablution, and whoever does more than this, has done evil, transgressed the limits and wronged himself

Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, Ahmed, Beyhaki, Tahavi ve İbn-i Huzeyme AÇIKLAMA : Resul-i Ekrem'e gelen adamın ismi bildirilmemiştir. Burada ve Nesai'nin rivayetinde a'rabi diye geçmekte; Ebu Davud ve diğer bazı rivayetlerde 'recul = adam' diye geçer. Adamın a'rabi yani bedevi olması muhtemeldir. Adam'ın, abdest nasıl alınır? sorusu da rivayetlerde değişik cümlelerle ifade edilmiş ise de mana bakımından bir farklılık teşkil etmez. Soru üzerine Resul-i Ekrem (s.a.v.) uygulamalı olarak abdest almayı öğretmiştir. Abdest uzuvlarını üçer defa yıkadığı anlaşılıyor ise de bunun tafsilatı anlatılmıyor. Fakat Ebu Davud'un rivayetinde şöyle tafsilat var; «Resulullah (s.a.v.) önce iki elini bileklerle beraber üçer defa yıkadı, sonra yüzüriü üç defa, daha sonra iki kolunu (dirseklerle beraber) üçer defa yıkadı. Bundan sonra başına meshetti. Bunu takiben şahadet parmaklarını (n uçlarını) kulaklarına sokarak baş parmakları ile kulaklarının dışını (= arkasını) ve içini (= önünü) meshetti. Sonra ayaklarını (aşık kemikleriyle birlikte) üçer defa yıkadl. .. » El-Menhel yazarı diyor ki; Hadiste mazmaza ve istinşaktan bahsedilmiyor. Resul-i Ekrem. (s.a.v.} bunları yapmamanın caiz olduğunu beyan etmek için bırakmış olabilir. Yahut O, bunları da yapmış olup ravi yüz yıkamayı anlatmak ile. yetinmiş olabilir. Sindi, Buhari'nin şarihlerinden İbn-i Hacer el-Askalani'den naklen beyanına göre hadisteki üçer defa tabiri yıkamaya aittir. Mesh işi böyle değildir. Nitekim Said bin Mansur'un rivayetinde meshin bir defa yapıldığı belirtilmiştir. Şayet mesh'in üçer defa yapıldığı subut bulursa delillerin uzlaştırılması için üç mesh'ten maksad başın her tarafının meshedilmesidir. Hadisin «Bundan fazla yapan ... » fıkrasına gelince, El-Menhel müellifi şunu söyler: Mesela, uzuvları üçer defa'dan fazla yıkamak veya yıkanması emrolunan uzuvlardan başka uzuvları da yıkamak bu parça ile yasaklanıyor. Parçadaki İsae ve zulüm kelimelerinin açıklaması hususunda El-Menhd'in beyanına göre El-Ayni şöyle demiştir: İsae etti. Yani şer'i şerifin adabına karşı teedüb ve sünneti's-seniyyeyi terk etmekle kötü yaptı. Zulüm etti. Yami meşru sayıdan fazla yapmak sebebi ile sevabını azaltarak nefsine zulmetti. Bazılarına göre «zulmetti» tabirinden maksad şudur: Üçer defa yıkamakla sünnetin hasıl olmadığını itikad etmekle zulmetmiş, haksızlık etmiştir. EI-Menhel yazarı da: İsae ve zulümü birleştirerek şöyle manalandırır: O kimse, Resul-i Ekrem'e muhalefet etmekle, sevapsız yere fazla yıkamak süretiyle nefsini yormakla ve faydasız olarak suyu zayi etmekle kötü yapmış, haksızlık etmiştir. «Taaddi etti» cümlesine gelince, bu cümle Ebu Davud' un rivayetinde yoktur. Taaddi etmek sınırı aşmak demektir. Böyle yapan kimse meşru sayıdan fazla yıkamakla sınırı aşmış olur. Nesai'nin rivayetinde bu cümle vardır. Şunu da belirteyim: Nesai'nin rivayetinde bu fiiller; ve iledir. Yani « İsae etmiş ve taaddi etmiş ve zulmetmiştir.» Halbuki kitabımızda .... = ev ile geçtiği, için tercemede«isae etmiş veya taaddi etmiş veya zulm etmiş ... » dedik. Sindi diyor ki, musannef'in rivayetinin zahirine göre ''veya ... veya ... " tabiri ravinin tereddüdünü ifade eder. EI-Menhel müellifi. Peygamber'in böyle yapanı kınaması, onun bu işten vazgeçirilmesİ içindir, dedikten sonra EI-Mirkat'a atfen verdiği malumat'a göre İmam Nesei: Şüphe halinde kalbin tatmin olması için üçten fazla yıkamakta beis yoktur, demiştir. Fakat EI-Menhel yazarı diyor ki, üçer defa yıkadıktan sonra doğacak şüpheye mahal kalmaz. Bu vesvesenin kapısını açabilir. Bunun için İbnü'i-Mubarek hadisin zahirini tutarak: Üçer defa'dan fazla yapanın günah işlediğinden emin değilim, demiştir. Ahmed ve İshak da: Deli'den başkası üçten fazlasını yapmaz, demişlerdir. İbn-i Hacer de: Elini yüzlerce defa yıkadıgı halde, abdestsizliğinin kalkmadığını itikad eden vesveselileri gerçekten, müşahede ettik, demiştir. HADİsTEN ÇıKARıLAN HÜKÜMLER 1. Kişi bilmedigi hususları bilenlere sormalıdır. 2. Bilenler bilmeyenlere anlıyacakları şekilde anlatmalı ve gerekirse uygulamalı olarak göstermelidirler. 3. Yıkanacak abdest uzuvları üçer defa yıkanmalıdır. 4. Baş ve kulaklar birer defa meshedilmeli ve kulağın her tarafı meshedilmelidir. 5. Abdest alınırken sünnete uyulmalı, fazla veya eksik yapılmamalıdır. 6. Sünnet olana muhalefet etmek kötü, sınırı aşmak ve zulümdür. Kınanmayı müciptir

Sünen-i İbn Mâce No. 423 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو إِسْحَاقَ الشَّافِعِيُّ، إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْعَبَّاسِ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعَ كُرَيْبًا، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ بِتُّ عِنْدَ خَالَتِي مَيْمُونَةَ فَقَامَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَتَوَضَّأَ مِنْ شَنَّةٍ وُضُوءًا يُقَلِّلُهُ فَقُمْتُ فَصَنَعْتُ كَمَا صَنَعَ ‏.‏

İbn-i Abbas (Radiyallahu anhuma)'den şöyle dediği rivayet olunmuştur : Ben (bir defa Nebi'in hanımlarından olan) teyzem Meymune (Radiyallahu anha)'nın yanında geceledim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Selleem) (gece) kalkıp eski bir su kırbasından abdest aldı. Suyu azar azar kullanıyordu. Ben de kalktım. Onun yaptığı gibi yaptım." AÇIKLAMA 425’te

It was narrated that 'Amr heard Kuraib saying:"I heard Ibn 'Abbas say: 'I stayed overnight with my maternal aunt Maimunah, and the Prophet got up and performed ablution from an old water skin, and he did a brief ablution. Then I got up and did the same as he had done

Sünen-i İbn Mâce No. 424 Mevzû

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى الْحِمْصِيُّ، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْفَضْلِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ رَأَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَجُلاً يَتَوَضَّأُ فَقَالَ ‏ "‏ لاَ تُسْرِفْ لاَ تُسْرِفْ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) ibn-i Ömer (Radiyallahu anhuma)'den: Şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir adam'ı abdest alırken gördü ve ona buyurdu ki: «İsraf etme. İsraf etme.» Not: Senedindeki ravi Bakiyye tedlis yaptığından dolayı isnadının zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA 425’te

It is narrated that Ibn 'Umar said:"The Messenger of Allah saw a man performing ablution, and he said: 'Do not be extravagant, do not be extravagant (in using water).'" (Maudu)

Sünen-i İbn Mâce No. 425 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ حُيَىِّ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْمَعَافِرِيِّ، عَنْ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحُبُلِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِسَعْدٍ وَهُوَ يَتَوَضَّأُ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا السَّرَفُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ أَفِي الْوُضُوءِ إِسْرَافٌ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ وَإِنْ كُنْتَ عَلَى نَهَرٍ جَارٍ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Amr (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle demiştir: (Bir gün) Sa'd abdest alırken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), onun yanından geçti ve: «Bu israf nedir?» buyurdu. Sa'd de : - «Abdestte israf var mı?» diye sorunca, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Akan bir nehir üzerinde bile olsan evet.» buyurdu. Not: Senedirıdeki ravilerden Huyey bin Abdillah ve İbn-i Lehia zayıf oldukları için isnadın zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA : 423, 424 ve 425 nolu hadisler de abdest alınırken israf etmenin yasaklığına delalet ederler. Ebu Davud'un süneninde Abdestte İsraf Babı var. Tirmizi de Abdestte İsrafın Keraheti Babı diye bir bölüm ayırmıştır. EI-Menhel yazarı, israf babında şu bilgiyi veriyor: Nevevi demiştir ki: «Deniz kıyısında bile olunsa suda israf'ın yasaklığı hakkında alimlerin icma'ı vardır. en açık kavle göre bu israf tenzihen mekruhtur. Bazı arkadaşlarımız, haramdır, demişlerdir.» Kerahet kavli Cumhurun sözüdür. Su israfı, bir zarara veya bir malı zayi etmeye sebebiyet vermediği takdirde durum böyledir. Aksi takdirde haram olur. Hanefi alimlere göre, kişi. kendisinin malı olan veya mübah (= her işte kullanılabilen sahipsiz) su ile abdest aldığında israf etmesi tahrimen nıekruhtur. Ama nıescitlerdeki su gibi taharet için vakfedilmiş olan suda israf etmek ise haramdır

It was narrated from 'Abdullah bin 'Amr that:The Messenger of Allah passed by Sa'd when he was performing ablution, and he said: 'What is this extravagance?' He said: 'Can there be any extravagance in ablution?' He said: 'Yes, even if you are on the bank of a flowing river

Sünen-i İbn Mâce No. 426 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ سَالِمٍ أَبُو جَهْضَمٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ أَمَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِإِسْبَاغِ الْوُضُوءِ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbas (Radiyallahu anhuma)'den: şöyle söylemiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize abdest isbağını emretti

It was narrated that Ibn 'Abbas said:"The Messenger of Allah commanded us to perform ablution properly

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya