30 hadis bulundu · sayfa 2/2
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ ضَحَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ، ذَبَحَهُمَا بِيَدِهِ، وَسَمَّى وَكَبَّرَ وَوَضَعَ رِجْلَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا.
Enes r.a.'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem boynuzlu, alaca beyaz tüylü iki koç kurban etti. Onları kendi eliyle kesti, besmele çekti, tekbir getirdi ve bir ayağını onların boyunlarına yakın yere koydu
Narrated Anas:The Prophet (ﷺ) offered as sacrifices, two horned rams, black and white in color. He slaughtered them with his own hands and mentioned Allah's Name over them and said Takbir and put his foot on their sides
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مُحَمَّدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، أَنَّهُ أَتَى عَائِشَةَ، فَقَالَ لَهَا يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ إِنَّ رَجُلاً يَبْعَثُ بِالْهَدْىِ إِلَى الْكَعْبَةِ، وَيَجْلِسُ فِي الْمِصْرِ، فَيُوصِي أَنْ تُقَلَّدَ بَدَنَتُهُ، فَلاَ يَزَالُ مِنْ ذَلِكَ الْيَوْمِ مُحْرِمًا حَتَّى يَحِلَّ النَّاسُ. قَالَ فَسَمِعْتُ تَصْفِيقَهَا مِنْ وَرَاءِ الْحِجَابِ فَقَالَتْ لَقَدْ كُنْتُ أَفْتِلُ قَلاَئِدَ هَدْىِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَيَبْعَثُ هَدْيَهُ إِلَى الْكَعْبَةِ، فَمَا يَحْرُمُ عَلَيْهِ مِمَّا حَلَّ لِلرِّجَالِ مِنْ أَهْلِهِ، حَتَّى يَرْجِعَ النَّاسُ.
Mesruk'tan rivayete göre; "O, Aişe r.anha'nın yanına giderek ona: Ey mu'minlerin annesi, bir adam Ka'be'ye kurbanlığını gönderse, kendisi de bulunduğu yerde otursa, gönderdiği kimselere kurbanlık devesine gerdanıık takılmasını tavsiye etse, o günden itibaren insanlar ihramdan çıkıncaya kadar kendisi de ihramlı kalmaya devam eder (mi), dedi. Mesruk devamla: Ben onun hicabın (perdenin) arkasından ellerini çırpmasının sssini işittim. Sonra: Ben Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Harem'e gönderdiği kurbanlıkların gerdanlıklarını bükerdim. ° da hediyelik kurbanlıklarını Ka'be'ye gönderirdi. Ama insanlar (Hac'dan) geri dönünceye kadar erkeklere hanımlarından helal olan hiçbir şey de haram olmazdı, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: ed-Davudl, Aişe radıyallahu anha'nın "hediyelik kurbanlıklarını" sözlerini MeymOnelnin merfu olarak rivayet ettiği: "Zülhicce'nin ilk on günü girdi mi kurban kesmek isteyen bir kimse saçını kesmesin, tırnaklarını kesmesin" şeklindeki hadisinin, Aişe radıyallahu anha'nın hadisiyle mensuh yahut nasih olması gerektiğine delil göstermiştir. İbnu't-TIn dedi ki: Ancak buna gerek yoktur. Çünkü Aişe radıyallahu anha kurbanlığını Harem'in içerisine gönderen bir kimsenin, mücerred göndermesi sebebiyle ihramlı olmasını kabul etmemiş, ancak özelolarak Zülhicce'nin ilk on gününde kaçınılması müstehap olan saçları ve tırnakları kesmeyi ele almamıştır. Daha sonra İbnu't-TIn şunları söylemektedir: Fakat hadisin umumi ifadesi edDawdi'nin dediğine delil teşkil etmektedir. Şafil de Zülhicce'nin ilk on gününde bu işlerin mubah olduğuna bunu delil göstermiştir. İbnu't-TIn dedi ki: Sözü geçen hadisi de Müslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai rivayet etmiş bulunmaktadır. Derim ki: Söz konusu bu hadis MeymCıne'nin rivayet ettiği bir hadis değil, Ümmü Selemelnin rivayet ettiği bir hadistir
Narrated Masruq:that he came to `Aisha and said to her, "O Mother of the Believers! There is a man who sends a Hadi to Ka`ba and stays in his city and requests that his Hadi camel be garlanded while he remains in a state of Ihram from that day till the people finish their Ihram (after completing all the ceremonies of Hajj)" (What do you say about it?) Masruq added, I heard the clapping of her hands behind the curtain. She said, "I used to twist the garlands for the Hadi of Allah's Messenger (ﷺ) and he used to send his Hadi to Ka`ba but he never used to regard as unlawful what was lawful for men to do with their wives till the people returned (from the Hajj)
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ عَمْرٌو أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا نَتَزَوَّدُ لُحُومَ الأَضَاحِيِّ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمَدِينَةِ، وَقَالَ غَيْرَ مَرَّةٍ لُحُومَ الْهَدْىِ.
Cabir b. Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında kurbanlık etleri azık yapar ve onları Medine'ye kadar getirirdik. " (Süfyan) çoğu kere de: "Hedy (deve) kurbanlıkların etlerini. .. " demiştir
Narrated Jabir bin `Abdullah:During the lifetime of the Prophet (ﷺ) we used to take with us the meat of the sacrifices (of Id al Adha) to Medina. (The narrator often said. The meat of the Hadi)
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، قَالَ حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنِ الْقَاسِمِ، أَنَّ ابْنَ خَبَّابٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا سَعِيدٍ، يُحَدِّثُ أَنَّهُ كَانَ غَائِبًا، فَقَدِمَ فَقُدِّمَ إِلَيْهِ لَحْمٌ. قَالَ وَهَذَا مِنْ لَحْمِ ضَحَايَانَا. فَقَالَ أَخِّرُوهُ لاَ أَذُوقُهُ. قَالَ ثُمَّ قُمْتُ فَخَرَجْتُ حَتَّى آتِيَ أَخِي قَتَادَةَ ـ وَكَانَ أَخَاهُ لأُمِّهِ، وَكَانَ بَدْرِيًّا ـ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ إِنَّهُ قَدْ حَدَثَ بَعْدَكَ أَمْرٌ.
Kasım'dan rivayete göre İbn Habbab kendisine Ebu Said'işu hadisi naklederken dinlediğini haber vermiştir: "Ebu Said bir seferinde evinden uzakta idi. Seferden geri döndü. Ona bir et takdim edilerek: Bu bizim kestiğimiz kurbanlıkların etlerindendir, dediler. O: Bunu geri çekiniz. Ben onun tadına bakmam dedi. (Ebu Said) dedi ki: Sonra kalkıp çıktım ve nihayet kardeşim Ebu Katade'nin yanına kadar vardım. -Ebu Katade onun anne bir kardeşi olup Bedir'e katılan ashabdandı- bunu ona nakledince, o: Senden sonra yeni bir hal meydana geldi, dedi
Narrated Abu Sa`id Al-Khudri:that once he was not present (at the time of `Id-al-Adha) and when he came. some meat was presented to him. and the people said (to him), 'This is the meat of our sacrifices" He said. 'Take it away; I shall not taste it. (In his narration) Abu Sa`id added: I got up and went to my brother, Abu Qatada (who was his maternal brother and was one of the warriors of the battle of Badr) and mentioned that to him He Sa`d. 'A new verdict was given in your absence (i.e., meat of sacrifices was allowed to be stored and eaten later on)
حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي عُبَيْدٍ، عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ ضَحَّى مِنْكُمْ فَلاَ يُصْبِحَنَّ بَعْدَ ثَالِثَةٍ وَفِي بَيْتِهِ مِنْهُ شَىْءٌ ". فَلَمَّا كَانَ الْعَامُ الْمُقْبِلُ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ نَفْعَلُ كَمَا فَعَلْنَا عَامَ الْمَاضِي قَالَ " كُلُوا وَأَطْعِمُوا وَادَّخِرُوا فَإِنَّ ذَلِكَ الْعَامَ كَانَ بِالنَّاسِ جَهْدٌ فَأَرَدْتُ أَنْ تُعِينُوا فِيهَا ".
Seleme b. el-Ekva'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sizden kim kurban kesmişse artık üçüncü geceden sonra evinde ondan bir şey kalmış olarak sabahı etmesin, diye buyurdu. Ertesi sene olunca, ashab: Ey Allah'ın Rasulü, geçen yıl yaptığımız gibi yapalım mı, diye sordular. Allah Rasulü: Yiyin, yedirin ve saklayın. Çünkü geçen sene insanlar darlık ve sıkıntı içerisinde idiler. Bu sebeple ben de bu sıkıntıda yardımcı olmanız! istedim, buyurdu
Narrated Salama bin Al-Aqua':The Prophet (ﷺ) said, "Whoever has slaughtered a sacrifice should not keep anything of Its meat after three days." When it was the next year the people said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Shall we do as we did last year?" He said, ' Eat of it and feed of it to others and store of it for in that year the people were having a hard time and I wanted you to help (the needy)
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ حَدَّثَنِي أَخِي، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ ـ رضى الله عنها ـ قَالَتِ الضَّحِيَّةُ كُنَّا نُمَلِّحُ مِنْهُ، فَنَقْدَمُ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِالْمَدِينَةِ فَقَالَ " لاَ تَأْكُلُوا إِلاَّ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ ". وَلَيْسَتْ بِعَزِيمَةٍ، وَلَكِنْ أَرَادَ أَنْ يُطْعِمَ مِنْهُ وَاللَّهُ أَعْلَمُ.
Aişe r.anha'dan, dedi ki: "Biz kurbanlık etlerin bir kısmını tuzlar ve onu Medine'de Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e getirirdik. Allah Rasulü: Üç günden fazla yemeyiniz, buyurdu. (Aişe:) Ancak bu kesin bir yasak değildi. Fakat bizim kurbanlıklardan başkasına yedirmemizi istedi. Bununla birlikte doğrusunu en iyi bilen Allah'tır, dedi
Narrated `Aisha:We used to salt some of the meat of sacrifice and present it to the Prophet (ﷺ) at Medina. Once he said, "Do not eat (of that meat) for more than three days." That was not a final order, but (that year) he wanted us to feed of it to others, Allah knows better
حَدَّثَنَا حِبَّانُ بْنُ مُوسَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ، قَالَ أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو عُبَيْدٍ، مَوْلَى ابْنِ أَزْهَرَ أَنَّهُ شَهِدَ الْعِيدَ يَوْمَ الأَضْحَى مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ ـ رضى الله عنه ـ فَصَلَّى قَبْلَ الْخُطْبَةِ، ثُمَّ خَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ نَهَاكُمْ عَنْ صِيَامِ هَذَيْنِ الْعِيدَيْنِ، أَمَّا أَحَدُهُمَا فَيَوْمُ فِطْرِكُمْ مِنْ صِيَامِكُمْ وَأَمَّا الآخَرُ فَيَوْمٌ تَأْكُلُونَ نُسُكَكُمْ.
İbn Ezher'in mevlası Ubeyd'den rivayete göre; "O kurban bayramı birinci günü Ömer b. el-Hattab r.a. ile birlikte bayramda hazır olduk. Ömer hutbeden önce namaz kıldırdı. Sonra insanlara hutbe verdi. Ey insanlar! Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem size bu iki bayram (ın birinci günü) oruç tutmanızı yasakladı. Bunların biri orucunuzu bitirdikten sonra oruç açtığınız gün (olan ramazan bayramı birinci günü)dür. Diğeri ise kestiğiniz kurbanlıklardan yiyeceğiniz gündür, dedi
Narrated Abu `Ubaid:the freed slave of Ibn Azhar that he witnessed the Day of `Id-al-Adha with `Umar bin Al-Khattab. `Umar offered the `Id prayer before the sermon and then delivered the sermon before the people, saying, "O people! Allah's Messenger (ﷺ) has forbidden you to fast (on the first day of) each of these two 'Ida, for one of them is the Day of breaking your fast, and the other is the one, on which you eat the meat of your sacrifices
قَالَ أَبُو عُبَيْدٍ ثُمَّ شَهِدْتُ مَعَ عُثْمَانَ بْنِ عَفَّانَ فَكَانَ ذَلِكَ يَوْمَ الْجُمُعَةِ، فَصَلَّى قَبْلَ الْخُطْبَةِ ثُمَّ خَطَبَ فَقَالَ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّ هَذَا يَوْمٌ قَدِ اجْتَمَعَ لَكُمْ فِيهِ عِيدَانِ، فَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَنْتَظِرَ الْجُمُعَةَ مِنْ أَهْلِ الْعَوَالِي فَلْيَنْتَظِرْ، وَمَنْ أَحَبَّ أَنْ يَرْجِعَ فَقَدْ أَذِنْتُ لَهُ.
Eba. Ubeyd dedi ki: "Sonra Osman b. Affan ile (bayramda) hazır bulundum. O gün Cuma günü idi. Hutbeden önce namaz kıldırdı, sonra hutbe vererek: Ey insanlar' Şüphesiz bugün sizin için iki bayramın bir arada olduğu bir gündür. Her kim Avaıi ahalisinden cumayı beklemeyi arzu ederse beklesin. Kim de dönmeyi arzu ederse ona izin verdim, dedi
Narrated Abu `Ubaid:(in continuation of above). Then I witnessed the `Id with `Uthman bin `Affan, and that was on a Friday. He offered the prayer before the sermon, saying, "O people! Today you have two 'Its (festivals) together, so whoever of those who live at Al-`Awali (suburbs) would like to wait for the Jumua prayer, he may wait, and whoever would like to return (home) Is granted my permission to do so
قَالَ أَبُو عُبَيْدٍ ثُمَّ شَهِدْتُهُ مَعَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ، فَصَلَّى قَبْلَ الْخُطْبَةِ، ثُمَّ خَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَاكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا لُحُومَ نُسُكِكُمْ فَوْقَ ثَلاَثٍ. وَعَنْ مَعْمَرٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ نَحْوَهُ.
Ebu Ubeyd dedi ki: "Sonra bayramda Ali b. Ebi Talib ile birlikte bulundum. O da hutbeden önce namaz kıldırdJ. Sonra insanlara hutbe vererek: Şüphesiz Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem sizlere üç günden fazla kurbanlıklarınızın etlerini yemenizi yasakladı, dedi
Narrated Abu `Ubaid:(in continuation of above). Then I witnessed (the 'Its) with `Ali bin Abi Talib, and he too offered the `Id prayer before the sermon and then delivered the sermon before the people and said, "Allah's Messenger (ﷺ) has forbidden you to eat the meat of your sacrifices for more than three days
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، أَخْبَرَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ عَمِّهِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " كُلُوا مِنَ الأَضَاحِيِّ ثَلاَثًا ". وَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَأْكُلُ بِالزَّيْتِ حِينَ يَنْفِرُ مِنْ مِنًى، مِنْ أَجْلِ لُحُومِ الْهَدْىِ.
Abdullah b. Ömer r.a.'dan rivayete göre Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Kurbanlık etlerinden üç gün yiyiniz. Abdullah da kurbanlıketlerinden yememek için Mina'dan ayrıldığı vakit (ekmeği) zeytinyağı ileyerdi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kurbanlık etlerinden yenilmesi." Yani üç gün ya da yarısı gibi bir kayıt olmaksızın "ve ondan azık edinmek." Hem yolculuk için, hem hazarda demektir. Üç gün ile kayda dair açıklama ya neshedilmiştir yahut belli bir sebebe aittir. "Senden sonra bir iş meydana geldi." el-leys şu fazlalığı eklemektedir: "Bu iş üç günden sonra kurbanlık etlerini yemeğe dair kendilerine konulmuş olan yasağı kaldırdı." Bunu da Ahmed, Muhammed b. İshak'tan gelen rivayet olarak kaydetmiştir. Muhammed b. İshak dedi ki: "Banababam ve Muhammed b. Ali b. Huseyn, Abdullah b. Habbab'dan tahdis etti, diyerek hadisi uzunca zikretmektedir. Ebu Said yoluyla hadisin lafzı şöyledir: "RasÜlullah saJlaJlahu aJeyhi vesellem bizlere kurbanlık etlerimizi üç günden fazla yemeği yasa!\damıştı. Ben bir yolculuğa çıktıktan sonra geriye aile halkımın yanına döndüm. -Bu dönüşüm de kurban bayramından birkaç gün sonra olmuştu.- Eşim bana içine kurutulmuş et katmış olduğu bir pazı yemeği getirdi. Bu (et) kurbanlıklarımızın etlerindendir, dedi. Ben ona: O (Allah Rasulü) bize bunu nehyetmedi mi, dedim. O: Gerçek şu ki bundan sonra insanlara bu hususta ruhsat verdi, dedi. Ama ben onu tasdik etmedim. Nihayet kardeşim Katade b. en-Numan'a haber gönderdim -diyerek hadisi zikretti. Bu rivayette şunlar da vardır: Rasulullah s.a.v. bu hususta Müslümanlara ruhsat verdi (dedi)." "İnsanlar açlık sebebiyle zorluk ile karşı karşıya idiler." Kıtlığın zorluk ve SIkıntısına düşmüşlerdi. "Ancak bu kesin bir yasak değildi. Ama ondan yedirmemizi istemişti." Müslimlin kaydettiği Abdullah b. Ebi Bekr b. Hazm'ın, Amre'den naklettiği rivayette şöyle denilmektedir: "Şüphesiz ben sizlere bunu, gelmiş olan o misafirler dolayısı ile yasaklamıştım. Artık kurban etlerinden tasadduk edebilir, saklayabilirsiniz de." Müslim'de hadisin baş tarafları şöyledir: "Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem döneminde kurban bayramına yakın bir zamanda çöl ahalisinden birtakım insanlar geldi. Allah Rasulü: Üç günlük için et saklayabilirsiniz, geri kalanı da tasadduk ediniz." dedi. Daha sonra: Ey Allah'ın Rasulü, insanlar kurbanlıklarından yararlanıyorlardı, denildi. Bunun üzerine o şöyle buyurdu: "Ben sizlere gelen misafirler dolayısı ile (üç günden fazla) et saklamanızı yasaklamıştım. Artık ondan bir kısmını yiyiniz, tasadduk ediniz ve (bir kısmını da) saklayabilirsiniz." el-Hattabi dedi ki: "ed-Duff" hızlıca yürümek demektir. "ed-Daffe" (hadis tercümesinde: misafirler) aniden gelen muhtaçlar demektir. Bu hadislerin mutlak oluşu, yedirmek için yeterli olacak miktarda bir kayıtlama olmayacağına delil gösterilmiştir. Kurban kesen bir kimsenin kurbanlığından bir miktar yiyip, geri kalanı da sadaka ve hediye olarak başkasına yedirmesi müstehaptır. Şafii'den gelen rivayete göre kurban etlerinin üçe paylaştırılması müstehaptır. Çünkü Allah Rasulü: "Ondan yiyiniz, tasadduk ediniz ve yediriniz" diye buyurmuştur. İbn Abdilberr dedi ki: Ondan başkası da şöyle derdi: Yarısını yemesi, yarısını da başkasına yedirmesi müstehaptır. Nevevı dedi ki: Cumhurun görüşüne göre kurbanlıktan yemek vacip değildir. Buradaki emir bu hususta izin içindir. Seleften bazıları da emrin zahirini kabul etmek kanaatindedir. Kurban etinden tasadduk etmeye gelince, sahih olan, kurbanlıktan sadaka denilebilecek miktarın tasadduk edilmesinin vacip olduğudur. Daha kamil olanı ise onun çoğunluğunu tasadduk etmesidir. Şafii der ki: Üç günden sonra kurbanlık etlerinin alıkonulmasının yasaklanışının herhalde ve durumda neshedilmiş olma ihtimali vardır. Derim ki: Bu ikinci kanaati Şamlerin müteahhir olanları benimsemişlerdir. Rafi' dedi ki: Kuvvetli görünen görüş şu ki; bugün kurban etinden sa:klamak, hiçbir şekilde haram değildir. Nevevi de bu hususta onu takip ederek Şerhu'l-Mühezzeb adlı eserinde: Doğru olarak bilinen şu ki: Bugün kurbanlık etlerini saklamak hiç bir şekilde haram değildir, demektedir. Müslim Şerhindede alimlerin cumhurundan bunun sünnetin sünnet ile neshi türünden olduğu nakledilmektedir. Şöyle denmektedir: Doğru olan da nehyin mutlak olarak neshedildiği ve artık haramlığın da, mekruhluğun da kalmadığıdır. Bugün üç günden sonrasına yetecek kadarını saklamak da, dilediği zamana kadar yiyecek miktarını alıkoymak da mubahtır
Narrated Salim:`Abdullah bin `Umar said, "Allah's Messenger (ﷺ) said, "Eat of the meat of sacrifices (of `Id al Adha) for three days." When `Abdullah departed from Mina, he used to eat (bread with) oil, lest he should eat of the meat of Hadi (which is regarded as unlawful after the three days of the `Id)