حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ عَمْرٌو أَخْبَرَنِي عَطَاءٌ، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ ـ رضى الله عنهما ـ قَالَ كُنَّا نَتَزَوَّدُ لُحُومَ الأَضَاحِيِّ عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِلَى الْمَدِينَةِ، وَقَالَ غَيْرَ مَرَّةٍ لُحُومَ الْهَدْىِ.
Cabir b. Abdullah r.a.'dan, dedi ki: "Biz Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in zamanında kurbanlık etleri azık yapar ve onları Medine'ye kadar getirirdik. " (Süfyan) çoğu kere de: "Hedy (deve) kurbanlıkların etlerini. .. " demiştir
Narrated Jabir bin `Abdullah:During the lifetime of the Prophet (ﷺ) we used to take with us the meat of the sacrifices (of Id al Adha) to Medina. (The narrator often said. The meat of the Hadi)
Bu hadis Sahîh-i Buhârî’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Buhârî, “Kurbanlar” bölümü, hadis no. 5567.
Aynı bölümden
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ زُبَيْدٍ الإِيَامِيِّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ الْبَرَاءِ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَوَّلَ مَا نَبْدَأُ بِهِ فِي يَوْمِنَا هَذَا أَنْ نُصَلِّيَ ثُمَّ نَرْجِعَ فَنَنْحَرَ، مَنْ فَعَلَهُ فَقَدْ أَصَابَ سُنَّتَنَا، وَمَنْ ذَبَحَ قَبْلُ فَإِنَّمَا هُوَ لَحْمٌ قَدَّمَهُ لأَهْلِهِ، لَيْسَ مِنَ النُّسُكِ فِي شَىْءٍ ". فَقَامَ أَبُو بُرْدَةَ بْنُ نِيَارٍ وَقَدْ ذَبَحَ فَقَالَ إِنَّ عِنْدِي جَذَعَةً. فَقَالَ " اذْبَحْهَا وَلَنْ تَجْزِيَ عَنْ أَحَدٍ بَعْدَكَ ". قَالَ مُطَرِّفٌ عَنْ عَامِرٍ عَنِ الْبَرَاءِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ ذَبَحَ بَعْدَ الصَّلاَةِ تَمَّ نُسُكُهُ، وَأَصَابَ سُنَّةَ الْمُسْلِمِينَ ".
Bera' r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Bu günümüzde ilk başlayacağımız iş namaz kılmamız, sonra dönüp kurban kesmemizdir. Kim bunu (böylece) yaparsa sünnetimize göre iş yapmış olur. Kim de (namazdan) önce keserse o (bu kestiği) ancak aile halkı için takdim ettiği bir et olur. Onun kurban ibadetiyle bir ilgisi yoktur. Bunun üzerine Ebu Burde b. Niyar -ki daha önce kurbanını kesmişti- ayağa kalkarak: Yanımda henüz bir yaşını doldurmamış bir keçi (cezea) vardır (onu kessem olur mu), dedi. Allah Rasulü: Onu kes! Fakat senden sonra kimse için olmayacaktır, diye buyurdu." Mutarrif, Amir'den, o el-Bera'dan naklen dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Her kim namazdan sonra (kurbanını) keserse onun ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine uygun bir iş yapmış olur, diye buyurdu
Narrated Al-Bara:The Prophet (ﷺ) said (on the day of Idal-Adha), "The first thing we will do on this day of ours, is to offer the (`Id) prayer and then return to slaughter the sacrifice. Whoever does so, he acted according to our Sunna (tradition), and whoever slaughtered (the sacrifice) before the prayer, what he offered was just meat he presented to his family, and that will not be considered as Nusak (sacrifice)." (On hearing that) Abu Burda bin Niyar got up, for he had slaughtered the sacrifice before the prayer, and said, "I have got a six month old ram." The Prophet (ﷺ) said, 'Slaughter it (as a sacrifice) but it will not be sufficient for any-one else (as a sacrifice after you). Al-Bara' added: The Prophet (ﷺ) said, "Whoever slaughtered (the sacrifice) after the prayer, he slaughtered it at the right time and followed the tradition of the Muslims
حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " مَنْ ذَبَحَ قَبْلَ الصَّلاَةِ فَإِنَّمَا ذَبَحَ لِنَفْسِهِ، وَمَنْ ذَبَحَ بَعْدَ الصَّلاَةِ فَقَدْ تَمَّ نُسُكُهُ، وَأَصَابَ سُنَّةَ الْمُسْلِمِينَ ".
Enes b. Malik r.a.'dan, dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Kim namazdan önce keserse o ancak kendisi için kesmiş olur, kim de namazdan sonra keserse onun kurban ibadeti tamam olur ve müslümanların sünnetine göre iş yapmış olur." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Udhiyeler (kurbanlıklar) bölümü; Udhiye sünneti." Buhari başlıkta "sünnet" lafZlnı zikretmekle onun vacip olduğunu söyleyenlere muhalif olduğuna işaret etmiş gibidir. İbn Hazm dedi ki: Kurban kesmenin vacip olduğu görüşü, ashabdan kimseden sahih olarak nakledilmiş değildir. Cumhurdan vacip olmadığı da sahih olarak rivayet edilmiştir. Bununla birlikte kurban kesmenin dinin şer'! hükümlerinden olduğunda görüş ayrılığı yoktur. Kurban Şafillere ve cumhura göre kifayet yoluyla müekked bir sünnettir. Şafiilerden gelen bir diğer görüşe göre de kifaye farzlarındandır. Ebu Hanife'den gelen görüşe göre mukim ve varlıklı kimseye vaciptir. Malik'ten nakledilen rivayetlerden birisi de onun görüşü gibidir, ama mukim kaydı yoktur. el-Evzal, Rabia ve el-leys'ten de onun gibi bir görüş nakledilmiştir. Hanefilerden Ebu Yusuf ve Malikllerden de Eşheb, mezhep görüşlerine muhalefet ederek cumhura uygun kanaat belirtmişlerdir. Ahmed de: Güç yetirmekle birlikte kurban kesmeyi terk etmek mekruhtur. Ondan vacip olduğu görüşü de naklediImiştir. Muhammed b. el-Hasen'den terk edilmesine ruhsat verilmemiş bir sünnet olduğu görüşü nakledilmiştir. Tahav! der ki: Biz bu görüşü kabul ediyoruz. Nakledilegelmiş rivayetler arasında vacip olduğuna delil bulunmamaktadır. J Kurban kesmenin vacip olduğu lehine gösterilebilecek en güçlü hadis, Ebu Hureyre'nin Nebie merfu olarak nispet ettiği şu hadistir: "Her kim bir genişlik bulduğu halde kurban kesmezse sakın mescidimize yaklaşmasın." Hadisi İbn Mace ve Ahmed rivayet etmiş olup ravileri sikadırlar. Fakat hadisin Nebie refi ile Ebu Hureyre'ye mevkuf olduğu hususu ihtilaflıdır. Mevkuf olması doğruya daha yakın görünmektedir. Böyle olduğunu Tahav! ve başkaları söylemiştir. Bununla birlikte hadis, kurban kesmenin vacip oluşu hususunda da açık değildir
Narrated Anas bin Malik:The Prophet (ﷺ) said, "Whoever slaughtered the sacrifice before the prayer, he just slaughtered it for himself, and whoever slaughtered it after the prayer, he slaughtered it at the right time and followed the tradition of the Muslims
حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ فَضَالَةَ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ يَحْيَى، عَنْ بَعْجَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قَسَمَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بَيْنَ أَصْحَابِهِ ضَحَايَا، فَصَارَتْ لِعُقْبَةَ جَذَعَةٌ. فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ صَارَتْ جَذَعَةٌ. قَالَ " ضَحِّ بِهَا ".
Ukbe b. Amir el-Cüheni'den şöyle dediği rivayet edilmiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ashabı arasında bazı kurbanlıkları paylaştırdı. Ukbe'ye (bana) de bir yaşına yakın bir dişi keçi isabet etti. Ben: Ey Allah'ın Rasulü, bana bir yaşına yakın dişi bir keçi isabet etti, dedim. O: Onu kurban kes, diye buyurdu." Fethu'l-Bari Açıklaması: "İmamın insanlar arasında kurbanlıkları" bizzat ya da emir vererek "paylaştırması." "Ukbe'ye" yani Ukbe b. Amir'e (kendisine) "bir yaşına yakın, bir yaşını do 1durmamış (bir cezea) isabet etti." Cezea, davarların yaşını nitelemek için kullanılan bir lafızdır. Koyun türünden bir yaşını bitirmiş olan için kullanılır. Cumhurun görüşü budur. Keçi türünden ise iki yaşına girmiş olan demektir. İnek türünden üç yaşını bitirmiş olana, deve türünden de beş yaşına girmiş olana denilir
Narrated `Uqba bin 'Amir Al-Juhani:that the Prophet (ﷺ) distributed among his companions some animals for sacrifice (to be slaughtered on `Id-al-Adha). `Uqba's share was a Jadha'a (a six month old goat). `Uqba said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! I get in my share of Jadha'a (a six month old ram)." The Prophet (ﷺ) said, "Slaughter it as a sacrifice