Kabir ziyareti sünnettir; ölümü ve ahireti hatırlatır. Türbe ise ibadet yeri değildir: dua yalnız Allah’a edilir, orada yatan zattan bir şey istenmez. Ziyaretçi selam verir, Kur’an okuyup sevabını bağışlar, onlar ve kendisi için Allah’tan mağfiret diler.
Kabristana girerken
السَّلَامُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الدِّيَارِ مِنَ الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ، وَإِنَّا إِنْ شَاءَ اللّٰهُ بِكُمْ لَلَاحِقُونَ، نَسْأَلُ اللّٰهَ لَنَا وَلَكُمُ الْعَافِيَةَ
Esselâmü aleyküm ehle’d-diyâri mine’l-mü’minîne ve’l-müslimîn. Ve innâ inşâallâhü biküm le-lâhikûn. Nes’elüllâhe lenâ ve lekümü’l-âfiye.
Ey bu yurdun mümin ve Müslüman sakinleri, size selam olsun. Biz de inşallah size katılacağız. Allah’tan bize ve size afiyet dileriz. (Müslim, Cenâiz 104)
Yapılır
- Kabristana girerken selam vermek.
- Kabre yönelerek, ayakta ve edeple durmak; sesi yükseltmemek.
- Fâtiha, İhlâs ve Yâsîn gibi sureleri okuyup sevabını orada yatanlara bağışlamak.
- Onlar ve bütün müminler için Allah’tan mağfiret dilemek: “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla.” (Haşr 59/10)
- Ölümü ve ahireti tefekkür etmek; zatın hayatından ve ilminden ders almak.
- Namazı türbede değil, camide kılmak.
Yapılmaz
- Türbeye ya da kabre secde etmek, etrafında tavaf etmek.
- Sanduka, parmaklık ve taşları öpmek, onlara sürünmek ya da sarılıp ağlamak.
- Orada yatan zattan dilek ve medet istemek, dilek kâğıdı bırakmak.
- Bez ya da çaput bağlamak, mum yakmak, para atmak.
- Türbeye adak adamak, onun adına kurban kesmek: adak ibadettir ve yalnız Allah için yapılır.
- Kabre doğru namaz kılmak, türbeyi namazgâh edinmek.
- Türbe toprağını ya da suyunu şifa diye almak; ziyareti dinî bir vecibe saymak.
Âyetler
“Yalnız sana ibadet eder ve yalnız senden yardım dileriz.”
Fâtiha 1/5“Mescitler şüphesiz Allah’ındır. O hâlde Allah ile birlikte hiç kimseye dua etmeyin.”
Cin 72/18“Kullarım sana beni sorarlarsa, şüphesiz ben çok yakınım. Bana dua edince dua edenin duasına karşılık veririm.”
Bakara 2/186“Rabbimiz! Bizi ve bizden önce iman etmiş kardeşlerimizi bağışla.”
Haşr 59/10“Çokluk yarışı sizi o kadar oyaladı ki, sonunda kabirlere kadar gittiniz.”
Tekâsür 102/1-2
Hadisler
“Size kabir ziyaretini yasaklamıştım; artık ziyaret edin.”
Müslim, Cenâiz 106. Tirmizî’nin rivayetinde “Çünkü o ahireti hatırlatır” ilavesi vardır (Cenâiz 60).“Kabirlerin üzerine oturmayın ve onlara doğru namaz kılmayın.”
Müslim, Cenâiz 97-98“Allah, peygamberlerinin kabirlerini mescit edinenlere lanet etsin.”
Buhârî, Salât 55; Müslim, Mesâcid 19-23“Kabrimi bayram yeri edinmeyin.”
Ebû Dâvûd, Menâsik 100“Bir şey isteyeceğin zaman Allah’tan iste; yardım dileyeceğin zaman Allah’tan dile.”
Tirmizî, Kıyâmet 59
Fıkhî ölçüler
- Kabir ziyareti erkekler için sünnettir. Hanefî mezhebine göre kadınların ziyareti de, ölçülü olmak ve fitneden uzak durmak şartıyla caizdir.
- Kur’an okuyup sevabını ölülere bağışlamak caizdir; sevabın onlara ulaşacağı umulur.
- Salih bir zatın hatırı için yalnız Allah’a dua etmek (tevessül) Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğuna göre caizdir. Ancak zattan doğrudan bir şey istemek caiz değildir; ölenlerden medet ummak iman açısından tehlikelidir.
- Türbeye ya da ölüye adak adamak caiz değildir; böyle bir adak geçersizdir.
Bilgi kesinliği
Bazı makamların kime ait olduğu kesin değildir; aynı zata birden fazla şehirde kabir nisbet edilebilir. Her kayıtta “Kabri burada”, “Rivayete göre” ya da “Makam” etiketiyle bilgi kesinliği belirtilir.
- Kabri burada Tarihî kaynaklarla sabit olan kabir.
- Rivayete göre Bu zata nisbet edilen birden fazla yer vardır ya da kaynaklar kesin değildir.
- Makam Kabir değil; bu zata nisbetle yapılmış hatıra ve ziyaret yeri.