فَإِن لَّمْ تَأْتُونِي بِهِ فَلَا كَيْلَ لَكُمْ عِندِي وَلَا تَقْرَبُونِ ٦٠
Okunuşu
feil lem te'tûnî bihî felâ keyle leküm `indî velâ taḳrabûn.
Meali
"Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç kile yok, (bir ölçek bile zahire alamazsınız) yanıma da yaklaşmayın".
"Siz eğer onu bana getirmezseniz, bir daha size hiç kıle yok, (bir ölçek bile zahire alamazsınız) yanıma da yaklaşmayın".
But if you do not bring him to me, no measure will there be [hereafter] for you from me, nor will you approach me."
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ فإن لم تأتوني به فلا كيل لكم عندي } أي ميرة { ولا تقربون } نهي أو عطف على محل فلا كيل أي تحرموا ولا تقربوا .