Yusuf Suresi 30. Ayet

وَقَالَ نِسْوَةٌ فِي الْمَدِينَةِ امْرَأَتُ الْعَزِيزِ تُرَاوِدُ فَتَاهَا عَن نَّفْسِهِ ۖ قَدْ شَغَفَهَا حُبًّا ۖ إِنَّا لَنَرَاهَا فِي ضَلَالٍ مُّبِينٍ ٣٠

Okunuşu

veḳâle nisvetün fi-lmedîneti-mraetü-l`azîzi türâvidü fetâhâ `an nefsih. ḳad şegafehâ ḥubbâ. innâ lenerâhâ fî ḍalâlim mübîn.

Meali

Şehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlısından murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çıldırmış besbelli..." dediler.

Türkçe – Elmalılı Hamdi Yazır

Sehirde bazı kadınlar da "Azizin karısı, delikanlisindan murad almaya kalkmış, sevgi yüreğini yakıp kavuruyormuş, görüyoruz ki, kadın çildirmiş besbelli..." dediler.

Türkçe (klasik meal)

And women in the city said, "The wife of al-'Azeez is seeking to seduce her slave boy; he has impassioned her with love. Indeed, we see her [to be] in clear error."

İngilizce
Celâleyn Tefsiri (Arapça)

{ وقال نسوة في المدينة } مدينة مصر { امرأة العزيز تراود فتاها } عبدها { عن نفسه قد شغفها حبا } تمييز، أي دخل حبه شغاف قلبها، أي غلافه { إنا لنراها في ضلال } أي في خطأ { مبين } بيِّن بحبها إياه .

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya