وَالَّذِينَ آمَنُوا وَاتَّبَعَتْهُمْ ذُرِّيَّتُهُم بِإِيمَانٍ أَلْحَقْنَا بِهِمْ ذُرِّيَّتَهُمْ وَمَا أَلَتْنَاهُم مِّنْ عَمَلِهِم مِّن شَيْءٍ ۚ كُلُّ امْرِئٍ بِمَا كَسَبَ رَهِينٌ ٢١
Okunuşu
velleẕîne âmenû vettebe`athüm ẕürriyyetühüm biîmânin elḥaḳnâ bihim ẕürriyyetehüm vemâ eletnâhüm min `amelihim min şey'. küllü-mriim bimâ kesebe rahîn.
Meali
İman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.
İman edip zürriyetleri de iman ile kendilerine tâbi olanlar (yok mu?); işte biz, onların nesillerini de kendilerine kattık. Kendilerinin amellerinden birşey de eksiltmedik. Herkes kendi kazandığına bağlıdır.
And those who believed and whose descendants followed them in faith - We will join with them their descendants, and We will not deprive them of anything of their deeds. Every person, for what he earned, is retained.
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ والذين آمنوا } مبتدأ { أتبعناهم } وفي قراءة واتبعتهم معطوف على آمنوا { ذرياتهم } وفي قراءة ذريتهم الصغار والكبار { بإيمان } من الكبار ومن أولادهم الصغار والخبر { ألحقنا بهم ذرياتهم } المذكورين في الجنة فيكونون في درجتهم وإن لم يعملوا تكرمة للآباء باجتماع الأولاد إليهم { وما ألتناهم } بفتح اللام وكسرها نقصناهم { من عملهم من } زائدة {شيء } يزاد في عمل الأولاد { كل امرئ بما كسب } من عمل خير أو شر { رهين } مرهون يؤاخذ بالشر ويجازى بالخير .