قَالَ يَا ابْنَ أُمَّ لَا تَأْخُذْ بِلِحْيَتِي وَلَا بِرَأْسِي ۖ إِنِّي خَشِيتُ أَن تَقُولَ فَرَّقْتَ بَيْنَ بَنِي إِسْرَائِيلَ وَلَمْ تَرْقُبْ قَوْلِي ٩٤
Okunuşu
ḳâle yebneümme lâ te'ḫuẕ biliḥyetî velâ bira'sî. innî ḫaşîtü en teḳûle ferraḳte beyne benî isrâîle velem terḳub ḳavlî.
Meali
Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma. Ben senin 'İsrailoğulları arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın' diyeceğinden korktum." dedi.
Harun: "Ey anamın oğlu! Sakalımı ve başımı (saçımı) tutma. Ben senin 'İsrailogullari arasında ayrılık çıkardın, sözüme bakmadın' diyeceğinden korktum." dedi.
[Aaron] said, "O son of my mother, do not seize [me] by my beard or by my head. Indeed, I feared that you would say, 'You caused division among the Children of Israel, and you did not observe [or await] my word.' "
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ قال } هارون { يا ابن أم } بكسر الميم وفتحها أراد أمي وذكرها أَعْطَف لقلبه { لا تأخذ بلحيتي } وكان أخذها بشماله { ولا برأسي } وكان أخذ شعره بيمينه غضبا { إني خشيت } لو اتبعك ولا بد أن يتبعني جمع ممن لم يعبدوا العجل { أن تقول فرقت بين بني إسرائيل } وتغضب عليَّ { ولم ترقب } تنتظر { قولي } فيما رأيته في ذلك .