لَّوْلَا إِذْ سَمِعْتُمُوهُ ظَنَّ الْمُؤْمِنُونَ وَالْمُؤْمِنَاتُ بِأَنفُسِهِمْ خَيْرًا وَقَالُوا هَٰذَا إِفْكٌ مُّبِينٌ ١٢
Okunuşu
levlâ iẕ semi`tümûhü żanne-lmü'minûne velmü'minâtü bienfüsihim ḫayrav veḳâlû hâẕâ ifküm mübîn.
Meali
Erkek ve kadın müminlerin, bu iftirayı işittiklerinde kendi vicdanları ile hüsnü zanda bulunup da, "bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Erkek ve kadın müminlerin, bu iftirayı işittiklerinde kendi vicdanları ile hüsnü zanda bulunup da, "bu apaçık bir iftiradır" demeleri gerekmez miydi?
Why, when you heard it, did not the believing men and believing women think good of one another and say, "This is an obvious falsehood"?
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ لولا } هلا { إذ } حين { سمعتموه ظن المؤمنين والمؤمنات بأنفسهم } أي بعضهم ببعض { خيرا وقالوا هذا إفك مبين } كذب بيِّن، فيه التفات عن الخطاب أي ظننتم أيها العصبة وقلتم .