قَالَ نَكِّرُوا لَهَا عَرْشَهَا نَنظُرْ أَتَهْتَدِي أَمْ تَكُونُ مِنَ الَّذِينَ لَا يَهْتَدُونَ ٤١
Okunuşu
ḳâle nekkirû lehâ `arşehâ nenżur etehtedî em tekûnü mine-lleẕîne lâ yehtedûn.
Meali
(Süleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtını bilemeyeceği bir vaziyete sokun; getirin bakalım tanıyabilecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mı olacak?"
(Süleyman devamla) dedi ki: "Onun tahtini bilemeyeceği bir vaziyete sokun; getirin bakalım tanıyabılecek mi, yoksa tanıyamayanlardan mi olacak?"
He said, "Disguise for her her throne; we will see whether she will be guided [to truth] or will be of those who is not guided."
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{قال نكّروا لها عرشها} أي غيروه إلى حال تنكره إذا رأته {ننظر أتهتدي} إلى معرفته {أم تكون من الذين لا يهتدون} إلى معرفة ما يغيّر عليهم قصد بذلك اختبار عقلها لما قيل إن فيه شيئاً فغيروه بزيادة أو نقص وغير ذلك.