قَالَ أَبَشَّرْتُمُونِي عَلَىٰ أَن مَّسَّنِيَ الْكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرُونَ ٥٤
Okunuşu
ḳâle ebeşşertümûnî `alâ em messeniye-lkiberu febime tübeşşirûn.
Meali
İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
İbrahim dedi ki: "Bana ihtiyarlık gelmişken, beni mi müjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni müjdeliyorsunuz?"
He said, "Have you given me good tidings although old age has come upon me? Then of what [wonder] do you inform?"
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ قال أبشرتموني } بالولد { على أن مسني الكبر } حال أي مع مسه إياي { فبم } فبأي شيء { تبشرون } استفهام تعجب .