وَكَذَٰلِكَ فَتَنَّا بَعْضَهُم بِبَعْضٍ لِّيَقُولُوا أَهَٰؤُلَاءِ مَنَّ اللَّهُ عَلَيْهِم مِّن بَيْنِنَا ۗ أَلَيْسَ اللَّهُ بِأَعْلَمَ بِالشَّاكِرِينَ ٥٣
Okunuşu
vekeẕâlike fetennâ ba`ḍahüm biba`ḍil liyeḳûlû ehâülâi menne-llâhü `aleyhim mim beyninâ. eleyse-llâhü bia`leme bişşâkirîn.
Meali
Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramızdan bunlara mı lutfunu layık gördü" desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?
Biz onlardan kimini kimi ile, "Allah aramızdan bunlara mi lutfunu layık gördü" desinler diye, işte böyle imtihan ettik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil mıdır?
And thus We have tried some of them through others that the disbelievers might say, "Is it these whom Allah has favored among us?" Is not Allah most knowing of those who are grateful?
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ وكذلك فَتنَا } ابتلينا { بعضهم ببعض } أي الشريف بالوضيع والغني بالفقير بأن قدَّمناه بالسبق إلى الإيمان { ليقولوا } أي الشرفاء والأغنياء منكرين { أهؤلاء } الفقراء { منَّ الله عليهم من بيننا } بالهداية أي لو كان ما هم عليه هدى ما سبقونا إليه قال تعالى: { أليس الله بأعلم بالشاكرين } له فيهديهم: بلى .