وَنُقَلِّبُ أَفْئِدَتَهُمْ وَأَبْصَارَهُمْ كَمَا لَمْ يُؤْمِنُوا بِهِ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَنَذَرُهُمْ فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ ١١٠
Okunuşu
venüḳallibü ef'idetehüm veebṣârahüm kemâ lem yü'minû bihî evvele merrativ veneẕeruhüm fî ṭugyânihim ya`mehûn.
Meali
Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırız.
Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve saskin bırakırız.
And We will turn away their hearts and their eyes just as they refused to believe in it the first time. And We will leave them in their transgression, wandering blindly.
Celâleyn Tefsiri (Arapça)
{ ونقلَّب أفئدتهم } نحول قلوبهم عن الحق فلا يفهمونه { وأبصارهم } عنه فلا يبصرونه فلا يؤمنون { كما لم يؤمنوا به } أي بما أنزل من الآيات { أوَّل مرّةِ ونذرهم } نتركهم { في طغيانهم } ضلالهم { يعمهون } يترددون متحيرين .