Enes b. Mâlik Rivayetleri

2.201 hadis bulundu · sayfa 102/111

Sünen-i İbn Mâce No. 1180 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ لاَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ فِي شَىْءٍ مِنْ دُعَائِهِ إِلاَّ عِنْدَ الاِسْتِسْقَاءِ فَإِنَّهُ كَانَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى يُرَى بَيَاضُ إِبْطَيْهِ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yağmur duasından başka hiç bir duasında ellerini (havaya) kaldırmazdı. (Yağmur duasında) koltuk altlarının beyazlığı görülecek kadar ellerini (havaya) kaldırırdı.

It was narrated from Anas bin Malik that the Prophet (ﷺ) did not raise his hands in any of his supplications except when praying for rain (Istisqa’), when he raised his hands so high that the whiteness of his armpits could be seen

Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud. Darekutni, Hakim ve Beyhaki

Sünen-i İbn Mâce No. 1183 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سُئِلَ عَنِ الْقُنُوتِ، فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ فَقَالَ كُنَّا نَقْنُتُ قَبْلَ الرُّكُوعِ وَبَعْدَهُ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisine sabah namazındaki Kunut hakkında soru sorulmuş; Kendisi: Biz rüku'dan önce de sonra da Kunut okurduk, diye cevap vermiştir." Zevaid de: Bu hadis’in isnadı sahih, ricali sikadır, deniyor

It was narrated that Anas bin Malik said:He was asked about Qunut in the Subh prayer, and he said: “We used to recite Qunut before Ruku’ and afterwards.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1230 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَرَجَ فَرَأَى أُنَاسًا يُصَلُّونَ قُعُودًا فَقَالَ ‏ "‏ صَلاَةُ الْقَاعِدِ عَلَى النِّصْفِ مِنْ صَلاَةِ الْقَائِمِ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün ev'den) çıktı da bir kaç kişinin oturarak namaz kıldıklarını gördü. Bunun üzerine : «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namazın yarısıdır» buyurdu. Zevaid de: Bu hadis’in isnadı sahihtir

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) went out and saw some people praying while sitting down. He said:“The prayer of one who sits down is equivalent to half of the prayer of one who stands.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1238 Sahih

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صُرِعَ عَنْ فَرَسٍ فَجُحِشَ شِقُّهُ الأَيْمَنُ فَدَخَلْنَا نَعُودُهُ وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَصَلَّى بِنَا قَاعِدًا وَصَلَّيْنَا وَرَاءَهُ قُعُودًا فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا أَجْمَعِينَ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) attan düştü ve vücudunun sağ tarafı yaralandı. Biz Onu ziyaret etmek üzere yanına girdik. Bu arada namaz vakti geldi. Bize oturarak namaz kıldırdı. Biz de oturarak arkasında namaz kıldık. Namazı bitince: «İmam, kendisine uyulsun diye imam edilir. Şu halde o, tekbir aldığı zaman tekbir alınız, rükü'a vardığı zaman rüku'a varınız: Semi’allahu limen hamideh dediği zaman: Rabbena ve lekel hamd deyiniz. Secde ettiği zaman secde ediniz ve oturarak namaz kıldığı zaman hepiniz oturarak namaz kılınız.» buyurdu

It was narrated from Anas bin Malik that the Prophet (ﷺ) fell from his horse and he suffered some lacerations on his right side. We went to visit him and the time for prayer came. He led us in prayer sitting down, and we prayed behind him sitting down. When he finished the prayer he said:“The Imam is appointed to be followed. When he says Allahu Akbar, then say Allahu Akbar; when he bows, then bow; when he says Sami’ Allahu liman hamidah, then say Rabbana wa lakal-hamd; when he prostrates then prostrate; and if he prays sitting down then pray sitting down.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1243 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَقْنُتُ فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ. يَدْعُو عَلَى حَىٍّ مِنْ أَحْيَاءِ الْعَرَبِ، شَهْرًا. ثُمَّ تَرَكَ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), sabah namazında bir ay Kunut (duasını) okuyup (onda) Arap topluluklarından bir topluluğa beddua ediyordu. Sonra bıraktı.

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) used to recite Qunut in the Subh prayer, and he used to supplicate in it against one of the Arab tribes for a month, then he stopped doing so

Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed ve Beyhaki

Sünen-i İbn Mâce No. 1306 Sahih

حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى الْعِيدَ بِالْمُصَلَّى مُسْتَتِرًا بِحَرْبَةٍ ‏.‏

Emes İtin Malik (r.a.)'in; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), bir harbe'yi sütre edinerek musallada bayram namazını kıldırdı." Not: Zevaid'de denildiğine göre el-Mizzi, el-Etraf'ta bu hadisin Nesai tarafından rivayet edildiğini söylemiştir. Fakat bizim rivayetimizde bu yoktur. İbn-i Mace'nin senedi sahih olup ravileri sika zatlardır. AÇIKLAMA (1304, 1305, 1306): İbn-i Ömer (r.a.)'in hadisini Buhari, Müslim, Ebu Davud ve Nesai de benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. İbn-i Ömer (r.a.)'in ilk hadisinin; وذلك أن المصلى كان فضاء، ليس فيه شيء يستتر به kısmı hariç diğeri Buhari'de mevcuttur. Bu kısım İbn-i Huzeyme ve el-İsmaili'nin rivayetlerinde de vardır. Harbe ve Anaza: Ucuna yassı demir takılı kısa mızraktır. MusaIla açık bir meydan olduğu ve orada sütre yapılacak bir duvar ve benzeri bir şey bulunmadığı için Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bayram namazını kıldırmak üzere musallaya çıktığı zaman beraberinde bir harbe götürüıürdü. Namaza duracağı zaman harbe O'nun önünde yere dikilirdi. Efendimiz için sütre olurdu. İmam'ın sütresi cemaat için de yeterlidir. Bu sebeple cemaat da sütresiz olarak efendimizin arkasında namaza dururlardı. Hadisin sonundaki: 'Bunun içindir ki emirler de harbeyi ittihaz etmişlerdir' sözü hadisten değil, raıvi Nafi'in sözüdür. Peygamber (s.a.v.)'in ittihaz ettiği harbe, bir rivayete göre Neaşi tarafından hediye edilen harbedir. Diğer bir rivayete göre Uhud savaşında Zübeyr (r.a.) tarafından öldürülen bir müşrike ait olan harbedir. HADİS'TEN ÇIKARILAN FIKIH HÜKÜMLERİ : 1- Namaz için sütre ittihazı meşrudur. Bu konuda geniş malumat 940 - 943 nolu hadisler bahsinde verilmiştir. 2- Zararları defetmek için gerekli silahı bulundurmak, bilhassa yolculukta taşımak meşrudur. 3- Hizmetçi edinmek meşrudur

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) prayed ‘Eid at the prayer place, using a small spear as a Sutrah

Sünen-i İbn Mâce No. 1371 Sahih

حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ مُوسَى اللَّيْثِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ الْمَسْجِدَ فَرَأَى حَبْلاً مَمْدُودًا بَيْنَ سَارِيَتَيْنِ فَقَالَ ‏"‏ مَا هَذَا الْحَبْلُ؟‏ "‏ ‏.‏ قَالُوا لِزَيْنَبَ تُصَلِّي فِيهِ فَإِذَا فَتَرَتْ تَعَلَّقَتْ بِهِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ حُلُّوهُ. حُلُّوهُ. لِيُصَلِّ أَحَدُكُمْ نَشَاطَهُ. فَإِذَا فَتَرَ فَلْيَقْعُدْ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün) mescid'e girmiş de İki sütün arasına gerilmiş bir ip görmüş ve: «Bu ip nedir?» diye sormuş. (Orada bulunanlar) demişler ki: Bu ip, (Efendimizin muhterem zevcelerinden) Zeynep (r.anha)'ya aittir. Burada namaz kılar. Ayakta yorulduğu zaman bu ipe tutunur. Bunun üzerine Nebiimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «İpi çözünüz, ipi çözünüz. Biriniz hafif ve kuvvetli olduğu müddetçe namaz kılsın. Yorulunca otursun.» buyurmuştur

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) entered the mosque and saw a rope tied between two pillars. He said, “What is this rope?” They said:“It belongs to Zainab. She prays here and when she gets tired she holds on to it.” He said: “Untie it, untie it; let any one of you pray when he has energy, if he gets tired let him sit down.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1380 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يُونُسُ بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ، عَنْ مُوسَى بْنِ أَنَسٍ، عَنْ ثُمَامَةَ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى الضُّحَى ثِنْتَىْ عَشْرَةَ رَكْعَةً بَنَى اللَّهُ لَهُ قَصْرًا مِنْ ذَهَبٍ فِي الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki : «Kim oniki rek'at kuşluk namazı kılarsa Allah Teala onun için Cennet'te altından bir köşk yaptırır.»

It was narrated that Anas bin Malik said:“I heard the Messenger of Allah (ﷺ) say: ‘Whoever prays Duha with twelve Rak’ah, Allah will build for him a palace of gold in Paradise.’”

Diğer tahric: Tirmizi de bunu rivayet etmiştir:

Sünen-i İbn Mâce No. 1392 Hasen

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ عُثْمَانَ بْنِ صَالِحٍ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا أَبِي، أَنْبَأَنَا ابْنُ لَهِيعَةَ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْوَلِيدِ بْنِ عَبْدَةَ السَّهْمِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بُشِّرَ بِحَاجَةٍ فَخَرَّ سَاجِدًا ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) büyük bir ihtiyacın görüldüğü ile müjdelendi. Bunun üzerine hemen secdeye kapandı. Not: Bunun isnadmda zayıf olan İbn-i Lahia'nın bUlunduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Bu hadis Zevaid türündendir

It was narrated from Anas bin Malik that the Prophet (ﷺ) was given glad tidings that a need of his had been met, and he fell down prostrate

Sünen-i İbn Mâce No. 1399 Sahih

حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى الْمِصْرِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ فَرَضَ اللَّهُ عَلَى أُمَّتِي خَمْسِينَ صَلاَةً فَرَجَعْتُ بِذَلِكَ ‏.‏ حَتَّى آتِيَ عَلَى مُوسَى فَقَالَ مُوسَى مَاذَا افْتَرَضَ رَبُّكَ عَلَى أُمَّتِكَ قُلْتُ فَرَضَ عَلَىَّ خَمْسِينَ صَلاَةً ‏.‏ قَالَ فَارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ فَإِنَّ أُمَّتَكَ لاَ تُطِيقُ ذَلِكَ ‏.‏ فَرَاجَعْتُ رَبِّي فَوَضَعَ عَنِّي شَطْرَهَا فَرَجَعْتُ إِلَى مُوسَى فَأَخْبَرْتُهُ فَقَالَ ارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ فَإِنَّ أُمَّتَكَ لاَ تُطِيقُ ذَلِكَ ‏.‏ فَرَاجَعْتُ رَبِّي فَقَالَ هِيَ خَمْسٌ وَهِيَ خَمْسُونَ لاَ يُبَدَّلُ الْقَوْلُ لَدَىَّ ‏.‏ فَرَجَعْتُ إِلَى مُوسَى فَقَالَ ارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ ‏.‏ فَقُلْتُ قَدِ اسْتَحْيَيْتُ مِنْ رَبِّي ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «(Mi'rac olayında) Allah Teala, ümmetime elli namazı farz etti. Ben bu (teklifi) farziyeti yüklenerek döndüm. (Dönüşümde) Musa (A.S.)'a rastladım. Musa (Aleyhisselam): Sen'in Rabb'in Sen'in ümmetine neyi farzetti? diye sordu. Ben: «Bana (ve ümmetime) elli namazı farz etti' dedim. Musa (A.S.) dedi ki: Rabb'ine dön (de azaltılması için şefaat et.) Çünkü, Senin ümmetinin buna takati yetmez, dedi. Bunun üzerine Rabb'ime müracaat ettim de bunun bir şatrını (= kısmını) indirdi. Ben Musa (a.s.)'ın yanına dönerek durumdan Ona haber verdim. Dedi ki: Rabb'ine müracaat et. Çünkü Senin ümmetin buna takat getiremez. Ben de Rabb'ime müracaat ettim. (Allah Teala) : Onlar beştir, yine onlar ellidir. Benim katımda kaza hükmü değiştirilemez.' buyurdu. Sonra Musa (A.S.)'a döndüm.Tekrar Rabb'ime dönmemi söyledi. Ben: (Artık) Rabb'imden utanır oldum.» dedim.

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Allah enjoined fifty prayers upon my nation, and I came back with that until I came to Musa. Musa said: ‘What has your Lord enjoined upon your nation?’ I said: ‘He has enjoined fifty prayers on me.’ He said: ‘Go back to your Lord, for your nation will not be able to do that.’ So I went back to my Lord, and He reduced it by half. I went back to Musa and told him, and he said: ‘Go back to your Lord, for your nation will not be able to do that.’ So I went back to my Lord, and He said: ‘They are five and they are fifty; My Word does not change.’ So I went back to Musa and he said: ‘Go back to your Lord.’ I said: ‘I feel shy before my Lord.’”

Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1413 Zayıf

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْخَطَّابِ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا رُزَيْقٌ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ الأَلْهَانِيُّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ صَلاَةُ الرَّجُلِ فِي بَيْتِهِ بِصَلاَةٍ وَصَلاَتُهُ فِي مَسْجِدِ الْقَبَائِلِ بِخَمْسٍ وَعِشْرِينَ صَلاَةً وَصَلاَتُهُ فِي الْمَسْجِدِ الَّذِي يُجَمَّعُ فِيهِ بِخَمْسِمِائَةِ صَلاَةٍ وَصَلاَةٌ فِي الْمَسْجِدِ الأَقْصَى بِخَمْسِينَ أَلْفِ صَلاَةٍ وَصَلاَةٌ فِي مَسْجِدِي بِخَمْسِينَ أَلْفِ صَلاَةٍ وَصَلاَةٌ فِي الْمَسْجِدِ الْحَرَامِ بِمِائَةِ أَلْفِ صَلاَةٍ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Adam'ın kendi evinde kıldığı namaz, bir namaz olarak hesaplanır. Kabileler (mahalleller) mescidinde kıldığı namaz yirmibeş namaz'a bedeldir. İçinde Cum'a namazı kılınan mescidde kıldığı namaz beşyüz namaz'a bedeldir. Mescid-i Aksa da kıldığı namaz elli bin namaz'a denk olur. Mescid-i Haram da kıldığı namaz yüz bin namaz'a tekabul eder.» Nbt: Zevaid'de şöyle denilmiştir. Bunun senedi zayıftır. Çünkü Ebu'l-Hattab-i Dimeşki'nin hali bilinmiyor. Züreyk aleyhinde konuşulmuştur. Ebu Zür'a'dan hikaye edildiğine göre kendisi: Züreyk'in rivayetinde bir beis yok, demiştir. İbn-i Hibban da onu hem sikalar hem de zayıflar arasında zikrederek: Tek başına bazı şeyler rivayet eder. Sikaların hadislerine benzemezler. Sika zatların hadislerine uygun olmadıkça onun rivayetiyle delil gösterilmez, demıştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘A man’s prayer in his house is equal (in reward) to one prayer; his prayer in the mosque of the tribes is equal to twenty-five prayers; his prayer in the mosque in which Friday prayer is offered is equal to five-hundred prayers; his prayer in Aqsa Mosque is equal to fifty thousand prayers; his prayer in my mosque is equal to fifty thousand prayers; and his prayer in the Sacred Mosque is equal to one hundred thousand prayers.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1415 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا بَهْزُ بْنُ أَسَدٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَمَّارِ بْنِ أَبِي عَمَّارٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، ‏.‏ وَعَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَخْطُبُ إِلَى جِذْعٍ فَلَمَّا اتَّخَذَ الْمِنْبَرَ ذَهَبَ إِلَى الْمِنْبَرِ فَحَنَّ الْجِذْعُ فَأَتَاهُ فَاحْتَضَنَهُ فَسَكَنَ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ لَوْ لَمْ أَحْتَضِنْهُ لَحَنَّ إِلَى يَوْمِ الْقِيَامَةِ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hurma kütüğüne dayanarak hutbe okurdu. O, minber ittihaz edilince minbere doğru gitti. Kütük feryad etti. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Onun yanına vararak Onu bağrına bastı. Bunun üzerine kütük durdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: Eğer ben onu bağrıma basmasaydım kıyamet'e kadar inleyecekti. Not: İsnadının sahih ve ricalinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir .

It was narrated from Anas that the Prophet (ﷺ) used to deliver the sermon leaning on a tree trunk. When he started to use the pulpit, he went to the pulpit, and the trunk made a sorrowful sound. So he came to it and embraced it, and it calmed down. He said:“If I had not embraced it, it would have continued to grieve until the Day of Resurrection.”

Diğer tahric: Bu hadis Zevaid türündendir. Ahmed, İbn-i Huzeyme, Taberani, Darimi, Beyhaki ve Ebu Nuaym da Enes (r.a.)'in hadisini rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1417’de

Sünen-i İbn Mâce No. 1437 Mevzû

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مَسْلَمَةُ بْنُ عُلَىٍّ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَعُودُ مَرِيضًا إِلاَّ بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a. )'den; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hastalık üzerinden) üç gün geçmeden hiç bir hastayı ziyaret etmezdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mesleme bin Uleyy bulunur. Buhari, Ebu Hatim ve Ebu Zur'a: Mesleme'nin hadisleri münkerdir. Onun münker hadislerinden birisi bu hadistir, demişlerdir. Ebu Hatim: Bu hadis, münker ve batıldır, demiştir. İbn.i Adiyy de: Mesleme'nin hadisleri mahfuz değildir. Alimler onu zayıf saymak üzere ittifak etmişlerdir, demiştir. Sindi: Ben derim ki; Ama Mesleme'nin hadisleri es-Sehavi, "el-Mekasıdü'l-Hasene" adlı kitabında zikretmiş ve: Bu hadisler birbiriyle kuvvetlenir, demiştir. Bazı tabiiler de bu hadisle hükmetmiştir, demiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Prophet (ﷺ) did not visit any sick person until after three days.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1440 Zayıf

حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو يَحْيَى الْحِمَّانِيُّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ دَخَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى مَرِيضٍ يَعُودُهُ فَقَالَ ‏ "‏ أَتَشْتَهِي شَيْئًا أَتَشْتَهِي كَعْكًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَطَلَبُوا لَهُ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hasta'nın yanına giderek onu ziyaret etti. Ve : «Bir şeyi iştiha eder misin? Çörek iştiha eder misin?» diye sordu. Adam: Evet, dedi. Oradakiler onun için çörek taleb ettiler. Not: Ravi Yezid bin Eban er-Rakkaşi'nin zayıflığı nedeniyle isnadının zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Prophet (ﷺ) entered upon a sick person to visit him. He said: ‘Do you long for anything? Do you long for Ka’k (a type of bread)?’ He said: ‘Yes.’ So they sent someone to bring some Ka’k for him.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1475 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ سَمُرَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا أَبُو شَيْبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَمَّا قُبِضَ إِبْرَاهِيمُ ابْنُ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ لَهُمُ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ تُدْرِجُوهُ فِي أَكْفَانِهِ حَتَّى أَنْظُرَ إِلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ فَأَتَاهُ فَانْكَبَّ عَلَيْهِ وَبَكَى ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in oğlu vefat edince Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sahabilere: «Ben ona (oğluma) bakmadıkça onu kefenlerinin içine dahil etmeyiniz» buyurdu. (Yıkama işi bitip kefenlerine sarılacağı zaman) Efendimiz onun yanına geldi ve üzerine eğilip durdu ve ağladı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. İbn-i Hibban: Seneddeki ravi Ebu Şeybe Enes (r.a.)'ın hadisinden olmıyan şeyleri ondan rivayet etmiştir. Ebu Şeybe'den rivayet etmek helal değildir, demiştir. Buharl de: 0, acaip sahabidir, demiştir. Ebu Hatim de: Onun hadisleri zayıftır, münkerdir, ondan acaip şeyler rivayet edilmiş, demiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“When Ibrahim the son of the Prophet (ﷺ) died, the Prophet (ﷺ) said to them: ‘Do not wrap him in his shroud until I look at him.’ He came to him, bent over and wept.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1483 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، وَهَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْحَمَّالُ، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ الْبُرْسَانِيُّ، أَنْبَأَنَا يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ الأَيْلِيُّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَبُو بَكْرٍ وَ عُمَرُ وَعُثْمَانُ يَمْشُونَ أَمَامَ الْجِنَازَةِ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir, Ömer ve Osman (r.anhum) cenazenin önünde yaya yürürlerdi.

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Messenger of Allah (ﷺ), Abu Bakr, ‘Umar and ‘Uthman used to walk ahead of the funeral (procession).”

Diğer tahric: Tirmizi de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA (1482 ve 1483): Bu hadisler, yayaların cenazenin önünde gitmelerinin müstehablığına delalet ederler. İbn-i Ömer, Hasan bin Ali , Ebu Katade, Ebu Hüreyre, İbn-i Zübeyr, Kasım bin Muhammed, Salim, İbn-i Ebi Leyı a, Z ühri, Şafii, Malik ve Ahmed (r.anhum) böyle hükmetmişlerdir. Delilleri bu hadislerdir. Bir de: Cenazeye katılan şefaatçıdır. Şefaatçı kendisine şefaat edeceği kimsenin önünde gider, demişlerdir. Ebu Hanife, arkadaşları, Evzai ve İshak, yayaların, cenazenin arkasında gitmelerinin efdal olduğunu söylemişlerdir. Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir; Cenazenin arkasında yürüyenin, cenazenin önünde yürüyene üstünlüğü, farz namazın nafileye üstünlüğü gibidir.' Bu alimler, bu babta rivayet edilen hadisleri, cenazenin önünde yürümenin caizliğini açıklamak ve halka kolaylık göstermek manasına yorumlamışlardır. Tahavi'nin rivayet ettiğine göre Ali (r.a.) cenazenin arkasında yürüdü. Kendisine Ebu Bekir (r.a.) ve Ömer (r.a.)'in cenazenin önünde yürüdükleri söylenmiş, bunun üzerine şöyle cevap vermiştir: Onlar, cenazenin arkasında yürümenin, önünde yürümekten efdal olduğunu bilirler. Bu üstünlük cemaatla kılınan namazın tek başına kılınan namaza üstünlüğü gibidir. Lakin bunlar, halka kolaylık gösterirler

Sünen-i İbn Mâce No. 1491 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ مُرَّ عَلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا خَيْرًا فَقَالَ ‏"‏ وَجَبَتْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ مُرَّ عَلَيْهِ بِجِنَازَةٍ فَأُثْنِيَ عَلَيْهَا شَرًّا فَقَالَ ‏"‏ وَجَبَتْ ‏"‏ ‏.‏ فَقِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ قُلْتَ لِهَذِهِ وَجَبَتْ وَلِهَذِهِ وَجَبَتْ فَقَالَ ‏"‏ شَهَادَةُ الْقَوْمِ وَالْمُؤْمِنُونَ شُهُودُ اللَّهِ فِي الأَرْضِ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demistir: (Bir defa) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ile bazı sahabiler)in yanından bir cenaze geçirildi. (Orada bulunan sahabiler tarafından) cenaze hayır ile anıldı. Efendimiz: «Vacib oldu.» buyurdu. Sonra başka bir cenaze oradan geçirildi. Orada bulunan sahabiler tarafından o cenaze şer ile anıldı. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de (yine): «Vacib oldu.» buyurdu. Bunun üzerine Ömer bin el-Hattab (r.a.) tarafından: Ya Resulallah! O (ilk) cenaze için: "Vacib oldu." buyurdun. Bu (son) cenaze için de: "Vacib oldu.' buyurdun. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kavmin şahitliği veya gereği (vacib ve sabit oldu) Mu'minleı yeryüzünde Allah'ın şahitleridir.» buyurdu.» Benzerini Buhari ve Müslim rivayet etmiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“A funeral (procession) passed by the Prophet (ﷺ) and they praised (the deceased) and spoke well of him. He said: ‘(Paradise is) guaranteed for him.’ Then another funeral passed by and they spoke badly of him, and he (the Prophet (ﷺ)) said: ‘(Hell is) guaranteed for him.’ It was said: ‘O Messenger of Allah, you said that (Paradise was) guaranteed for this one and that (Hell was) guaranteed for the other one.’ He said: ‘It is the testimony of the people, and the believers are the witnesses of Allah on earth.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1531 Sahih

حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، قَالاَ حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ الشَّهِيدِ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى عَلَى قَبْرٍ بَعْدَ مَا قُبِرَ ‏.‏

Enes (r.a.)'den; şöyle demiştir: Bir ölü defnedildikten sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kabir üzerinde cenaze namazını kıldı." Bunu Bezzar da rivayet etmiştir. Diğer Kütüb-i Sitte'de rastlamadım AÇIKLAMA 1533’te

It was narrated from Anas that the Prophet (ﷺ) offered the funeral prayer at a grave after the burial

Sünen-i İbn Mâce No. 1557 Sahih

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا هَاشِمُ بْنُ الْقَاسِمِ، حَدَّثَنَا مُبَارَكُ بْنُ فَضَالَةَ، حَدَّثَنِي حُمَيْدٌ الطَّوِيلُ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: لَمَّا تُوُفِّيَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ بِالْمَدِينَةِ رَجُلٌ يَلْحَدُ وَآخَرُ يَضْرَحُ. فَقَالُوا: نَسْتَخِيرُ رَبَّنَا وَنَبْعَثُ إِلَيْهِمَا فَأَيُّهُمَا سَبَقَ تَرَكْنَاهُ ‏.‏ فَأُرْسِلَ إِلَيْهِمَا فَسَبَقَ صَاحِبُ اللَّحْدِ. فَلَحَدُوا لِلنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği zaman, Medine de lahid kazıcı bir adam ve şah kazıcı bir diğer adam vardı. Sahabiler: Biz Rabbimiz'den hayırlısını diliyerek ikisine de (haber) gönderelim. Hangisi sonra gelirse onu bırakırız dediler. Ve ikisine de haber gönderildi. Lahit kazıcısı önce geldi. Bunun üzerine Sahabiler, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) için lahit kazdırdılar. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Mübarek bin Fudale'yi cumhur sika saymıştır. Ve kendisi burada tahdisle rivayet etmiştir. Artık tediis yapması imkanı zail olmuştur. Senedin kalan ricali sika zatlardır. Bu sebeple isnad sahihtir

It was narrated that Anas bin Malik said:“When the Prophet (ﷺ) died, there was a man in Al-Madinah who used to make a niche in the grave and another who used to dig graves without a niche. They said: ‘Let us pray Istikharah to our Lord and call for them both, and whichever of them comes first, we will let him do it.’ So they were both sent for, and the one who used to make the niche-grave came first, so they made a niche-grave for the Prophet (ﷺ).”

Sünen-i İbn Mâce No. 1561 Sahih

حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ أَيُّوبَ أَبُو هُرَيْرَةَ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ زَيْنَبَ بِنْتِ نُبَيْطٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَعْلَمَ قَبْرَ عُثْمَانَ بْنِ مَظْعُونٍ بِصَخْرَةٍ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'deni şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir taşı Osman bin Ma'zun (r.a.)'in kabrine işaret yaptı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad hasendir. Davud'un el-Muttalib bin Ebi Vedaa (r.a.)'dan rivayet ettiği hadis. bu hadis için bir şahittir

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) marked the grave of ‘Uthman bin Maz’un with a rock

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya