Ebû Bekre Rivayetleri

93 hadis bulundu · sayfa 5/5

Sünen-i Nesâî No. 4122 Sahih

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ فَضَالَةَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، قَالَ أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ إِذَا تَوَاجَهَ الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَقَتَلَ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ هَذَا الْقَاتِلُ فَمَا بَالُ الْمَقْتُولِ قَالَ ‏"‏ إِنَّهُ أَرَادَ قَتْلَ صَاحِبِهِ ‏"‏ ‏.‏

It was narrated that Abu Bakrah said:"I heard the Messenger of Allah [SAW] say: 'If two Muslims confront each other with their swords and one of them kills the other, both the killer and the slain will be in Hell.'" They said: "O Messenger of Allah, (we understand about) the killer, but what about the one who is killed?" He said: "He wanted to kill his companion

Sünen-i Nesâî No. 4123 Sahih

أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، عَنْ حَمَّادٍ، عَنْ أَيُّوبَ، وَيُونُسَ، وَالْعَلاَءِ بْنِ زِيَادٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنِ الأَحْنَفِ بْنِ قَيْسٍ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا الْتَقَى الْمُسْلِمَانِ بِسَيْفَيْهِمَا فَقَتَلَ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ فَالْقَاتِلُ وَالْمَقْتُولُ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

It was narrated that Abu Bakrah said:"The Messenger of Allah [SAW] said: 'If two Muslims fight with swords, and one of them kills the other, then the killer and the slain will both be in Hell

Sünen-i Nesâî No. 4130 Sahih

أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ زُرَارَةَ، قَالَ أَنْبَأَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَرْجِعُوا بَعْدِي ضُلاَّلاً يَضْرِبُ بَعْضُكُمْ رِقَابَ بَعْضٍ ‏"‏ ‏.‏

It was narrated from Abu Bakrah that:The Prophet [SAW] said: "Do not revert to misguidance after I am gone, striking the necks of one another (killing one another)

Sünen-i Nesâî No. 4747 Sahih

أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مَسْعُودٍ، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدٌ، عَنْ عُيَيْنَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي قَالَ، قَالَ أَبُو بَكْرَةَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ قَتَلَ مُعَاهِدًا فِي غَيْرِ كُنْهِهِ حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ ‏"‏ ‏.‏

Abu Bakrah said:"The Messenger of Allah said: 'Whoever kills a Mu'ahad with no justification, Allah will forbid Paradise to him

Sünen-i Nesâî No. 4748 Sahih

أَخْبَرَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، عَنْ يُونُسَ، عَنِ الْحَكَمِ بْنِ الأَعْرَجِ، عَنِ الأَشْعَثِ بْنِ ثُرْمُلَةَ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ قَتَلَ نَفْسًا مُعَاهِدَةً بِغَيْرِ حِلِّهَا حَرَّمَ اللَّهُ عَلَيْهِ الْجَنَّةَ أَنْ يَشُمَّ رِيحَهَا ‏"‏ ‏.‏

It was narrated that Abu Bakrah said:The Messenger of Allah said: "Whoever kills a Mu'ahad with no justification, Allah will forbid Paradise to him and he will not even smell its fragrance

Sünen-i Nesâî No. 5388 Sahih

أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ الْحَارِثِ، قَالَ حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ عَصَمَنِي اللَّهُ بِشَىْءٍ سَمِعْتُهُ مِنْ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لَمَّا هَلَكَ كِسْرَى قَالَ ‏"‏ مَنِ اسْتَخْلَفُوا ‏"‏‏.‏ قَالُوا بِنْتَهُ‏.‏ قَالَ ‏"‏ لَنْ يُفْلِحَ قَوْمٌ وَلَّوْا أَمْرَهُمُ امْرَأَةً ‏"‏‏.‏

It was narrated that Abu Bakrah said:"Allah protected me with something that I heard from the Messenger of Allah [SAW]. When Chosroes died, he said: 'Whom have they appointed as his successor?' They said: 'His daughter.' He said: 'No people will ever prosper who entrust their leadership to a woman

Sünen-i İbn Mâce No. 233 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ الْقَطَّانُ، - أَمْلاَهُ عَلَيْنَا - حَدَّثَنَا قُرَّةُ بْنُ خَالِدٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سِيرِينَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي بَكْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، وَعَنْ رَجُلٍ، آخَرَ هُوَ أَفْضَلُ فِي نَفْسِي مِنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَنْ أَبِي بَكْرَةَ قَالَ خَطَبَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَوْمَ النَّحْرِ فَقَالَ ‏ "‏ لِيُبَلِّغِ الشَّاهِدُ الْغَائِبَ فَإِنَّهُ رُبَّ مُبَلَّغٍ يُبَلَّغُهُ أَوْعَى لَهُ مِنْ سَامِعٍ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekre (Nufey bin el-Hars) r.a.’den şöyle dediği rivayet olunmuştur: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Kurban Bayramı günü (Veda haccı esnasında Mina’da) bir hutbe irad buyurdu ve hutbenin sonunda şöyle buyurdu: '' Burada hazır olanlar, burada bulunmayanlara tebliğ etsinler. Çünkü muhakkak kendisine tebliğ edilecek olan nice adamlar (burada olup) işiten adamdan daha anlayışlı (fıkıh hükümlerini çıkarmaya daha kabiliyetli) olabilir. ''

It was narrated that Abu Bakrah said:"The Messenger of Allah delivered a religious speech on the Day of Sacrifice and said: 'Let those who are present convey to those who are absent. For perhaps the one to whom it is conveyed will understand it better than the one who (first) hears it

Diğer tahric: Buhari. İlim, Hac. Tefsir, Fiten ve Bed'u'l-Halk; Müslim Diyat; Nesai Hac ve İlim BUHARİ HADİSİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN

Sünen-i İbn Mâce No. 274 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَقِيلٍ، حَدَّثَنَا الْخَلِيلُ بْنُ زَكَرِيَّا، حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ حَسَّانَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لاَ يَقْبَلُ اللَّهُ صَلاَةً بِغَيْرِ طُهُورٍ وَلاَ صَدَقَةً مِنْ غُلُولٍ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekre r.a.’den rivayet edildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: ‘‘Allah taharetsiz hiçbir namazı ve ganimetten aşırılan hiçbir mal'dan sadakayı kabul etmez. ‘‘

It was narrated that Abu Bakrah said:"The Messenger of Allah said: 'Allah does not accept any Salat (prayer) without purification, and He does not accept any charity from Ghulul

Sünen-i İbn Mâce No. 1394 Hasen

حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْخُزَاعِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ السُّلَمِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، عَنْ بَكَّارِ بْنِ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ إِذَا أَتَاهُ أَمْرٌ يَسُرُّهُ أَوْ يُسَرُّ بِهِ خَرَّ سَاجِدًا شُكْرًا لِلَّهِ تَبَارَكَ وَتَعَالَى ‏.‏

Ebu Bekre (radiyallahu anh)'dan; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kendisini sevindiren veya onunla sevindiği önemli bir şey Ona gelince Allah Tebareke ve Teala'ya şükür olarak secdeye kapanırdı.

It was narrated from Abu Bakrah that when the Prophet (ﷺ) heard news that made him happy, or for which one should be happy, he would fall down prostrate in gratitude to Allah, the Blessed and Exalted

Diğer tahric: Ebu Davud, Tirmizi AÇIKLAMA (1391, 1392, 1393 ve 1394): AbduIlah b. Ebi Evfa (r. anh)'ın hadisi Zevaid türündendir. Müslümanlara çok eziyet etmekle meşhur olan azgın Mekke müşriklerinin ileri gelenlerinden sayılan Ebu Cehil, Bedir savaşında katledilmiştir. Nebi (s.a.v.)'in İslam'a çok zarar veren bu kafirin öldürülmesi üzerine iki rek'at şükür namazı kıldığı bu hadiste bildirilmiştir. Nebi (s.a.v.)'in şükür namazı kılmış olması, şükür secdesinin meşruluğuna mani değildir. Çünkü şükür secdesinin meşruluğu, bundan sonra gelen hadislerin zahirinden anlaşılıyor. Enes b. Mali k (r. anh)'in hadisi de Zevaid türündendir. Bu hadisteki "Hacet" kelimesi ile görülmesi gerekli büyük bir ihtiyaç kastedilmiştir. Ehlinin ma'lumu olduğu üzere bu kelimedeki nekirelik, ta'zim içindir. Çünkü hergün sayısız ihtiyaç görülür. Her ihtiyacın görülmesi dolayısıyla şükür secdesinin yetiştirilemiyeceği ma'lumdur. Ka'b (r. anh)'ın hadisi de Zevaid türündendir. Özürsüz olarak Tebuk savaşına katılmaması ve sonradan Nebi (s.a.v.)'e doğrusunu söylemesi neticesinde Nebi (s.a.v.)'in emriyle müslümanlar kendisiyle ve onun durumunda olan iki arkadaşıyla münasebetleri kesmişler, aradan iki aya yakın bir süre geçtikten sonra inen Tevbe suresinin 118. ayetiyle bu üç zat'ın tevbelerinin kabul buyurulduğu müjdelenmiştir. Ka'b (r. anh) durumu öğrenince şükür secdesine kapanmıştır. Ebu Bekre (r. anh)'in hadisini Ebu Davud ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir. Tirmizi hadisin hasen - garib olduğunu ve ilim ehlinin çoğunun bu hadisle amel ederek şükür secdesinin meşruluğu görüşünde olduklarını belirtmiştir. Tuhfe yazarı şöyle der: Şevkani, en-Neyl'de şükür secdesine ait hadisleri zikrettikten sonra: Bu hadisler, şükür secdesinin meşruluğuna delalet ederler. Şafii ve Ahmed bununla hükmetmişlerdir. Malik ve bir rivayete göre Ebu Hanife: Şükür secdesi mekruhtur; Çünkü Nebi (s.a.v.)'e nimetler ard arda geldiği halde şükür secdesi ettiği sabit olmamıştır, demişler, Ebu Hanife'den diğer bir rivayete göre şükür secdesini mübah saymıştır. Müellifin bu tariklerden zikrettiği ve bizim de zikrettiğimiz hadislerin Nebi (s.a.v.)'e varid. olmasına rağmen bu iki imam'ın Nebi (s.a.v.)'den şükür secdesinin varid olmasını inkar etmeleri garibsenir. Şükür secdesinin sabit oluşunu te'yid eden delillerden birisi de Sad suresindeki secde hakkında Nebi (s.a.v.)'in; «Bu secde bizim için şükür, Davüd (Aleyhisselam) için Tevbe (secdesil dir.» hadisidir. demiştir. Sindi'nin beyanına göre Hanefi alimlerinden İmam Muhammed Şeybani de şükür secdesinin meşruluğuna hükmedenlerdendir. EI-Fıkh Ala'I-Mezahibi'I-Erbaa adlı kitabta şükür seedesi hakkında şöyle denilmiştir; Şükür secdesi, tilavet secdesi gibi bir secdedir. Bir nimetin görülmesi veya bir belanin defedilmesi halinde yapılır. Şükür secdesi ancak namazın dışında yapılır. Namaz içinde yapılmasıyla namaz bozulur. Namazda yapılan rüku' ve secdeye varılırken bunun zımnında şükür secdesine de niyetlenirse; yapılan rüku' ve secde kafi gelmez. Şafii ve Hanbeli alimleri şükür secdesinin meşruluğunda ittifak etmişlerdir. Hanefi alimleri; Fetva verilen kavle göre; şükür secdesi müstehabtır. Namaz'ın rüku' veya secdesinin zımnında buna niyet edilirse kafidir. Namazdan sonra şükür secdesini yapmak mekruhtur. Çünkü avam tabakası bunun sünnet veya vacib olduğunu zannedebilirler, demişlerdir. Maliki'ler; Şükür seedesi mekruhtur. Bir nimetin doğması veya bir belanın gitmesi zamanında iki rek'at şükür namazı kılmak müstehabtır, demişlerdir. EBU DAVUD’DAKİ BU HADİS’İN RİVAYETİ VE BAŞKA RİVAYET VE AÇIKLAMA İÇİN: 2774 –)

Sünen-i İbn Mâce No. 2668 Zayıf

حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُسْتَمِرِّ، حَدَّثَنَا الْحُرُّ بْنُ مَالِكٍ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا مُبَارَكُ بْنُ فَضَالَةَ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ قَوَدَ إِلاَّ بِالسَّيْفِ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Bekre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kılıçtan başka bir şeyle kısas (cezasının) infazı yoktur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan Mübarek bin el-Füdala tedlisçidir ve bu hadisi an'ane ile rivayet etmiştir. Ravi el-Hasan da böyledir

It was narrated from Abu Bakrah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“There is no retaliation except with the sword.”

Sünen-i İbn Mâce No. 3965 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ رِبْعِيِّ بْنِ حِرَاشٍ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا الْمُسْلِمَانِ حَمَلَ أَحَدُهُمَا عَلَى أَخِيهِ السِّلاَحَ فَهُمَا عَلَى جُرُفِ جَهَنَّمَ فَإِذَا قَتَلَ أَحَدُهُمَا صَاحِبَهُ دَخَلاَهَا جَمِيعًا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «İki müslüman silahla biribirine hücum ettiği zaman ikisi de cehennem'in kenarındadir. Bunlardan birisi arkadaşını öldürünce ikisi de cehennem'e girerler.» AÇIKLAMA 3967’de

It was narrated from Abu Bakrah that the Prophet (ﷺ) said:“When one Muslim wields his weapon against his brother, both of them are at the edge of Hell, and if one of them kills the other, they will both enter it.”

Sünen-i İbn Mâce No. 4184 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ الْحَيَاءُ مِنَ الإِيمَانِ وَالإِيمَانُ فِي الْجَنَّةِ وَالْبَذَاءُ مِنَ الْجَفَاءِ وَالْجَفَاءُ فِي النَّارِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Haya (utangaçlık) imândan (bir parça) dır. İman (sahibi) de cennettedir. Hayâsızlık (ve bundan dolayı yapılan çirkin konuşma) ise cefâ'dan (bir parça) dır. Cefâ (eden) de ateştedir. Not: Zevaidde şöyle denilmiştir: Bu hadisi İbni Hibban da kendi sahihinde rivayet etmiştir. Darekutni'nin: Ravi el-Hasan, Ebu Bekre'den hadis işitmemiştIr, diye söylediği söze cevap şudur: Buhari, kendi Sahih'inde dört hadisle el-Hasan'ın Ebu Bekre'den olan rivayetini hüccet saymıştır. Ayrıca Ahmed'in Müsned'inde ve Taberam'nin el-Mu'cemü'l-Kebir'inde el-Hasan'ın Ebu Bekre'den hadis işittiği, bir kaç hadis bölümünde açıkça belirtilmiştir. Bir ravinin diğer bir raviden hadIs işittiğini söyleyenin sözü, işitmedi, diyenin sözünü takdim ve tercih edilir. Bu bir kuraldır

It was narrated from Abu Bakrah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Modesty is part of faith, and faith will be in Paradise. Obscenity in speech is part of harshness and harshness will be in Hell.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 4211 Sahih

حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ الْمَرْوَزِيُّ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، وَابْنُ، عُلَيَّةَ عَنْ عُيَيْنَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي بَكْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَا مِنْ ذَنْبٍ أَجْدَرُ أَنْ يُعَجِّلَ اللَّهُ لِصَاحِبِهِ الْعُقُوبَةَ فِي الدُّنْيَا مَعَ مَا يَدَّخِرُ لَهُ فِي الآخِرَةِ - مِنَ الْبَغْىِ وَقَطِيعَةِ الرَّحِمِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Bekre (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: Allah'ın, sahibi için ahirete ertelediği ceza ile beraber dünyada (da) cezasını çabuklaştırmasına zulüm ve akraba ile iyi ilişkiyi kesme günahlarından daha layık bir günah yoktur. AÇIKLAMA 4214’te

It was narrated from Abu Bakrah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“There is no sin more deserving that Allah hasten the punishment in this world, in addition to what is stored up for him in the Hereafter – than injustice and severing the ties of kinship.”

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya