93 hadis bulundu · sayfa 4/5
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ الْحَنْظَلِيُّ جَمِيعًا عَنِ ابْنِ عُيَيْنَةَ، - قَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، - عَنْ عَمْرٍو، سَمِعَ عَطَاءً، يُخْبِرُ عَنْ صَفْوَانَ بْنِ، يَعْلَى عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ عَلَى الْمِنْبَرِ { وَنَادَوْا يَا مَالِكُ}
Bize Kuteybetü'bnu Saîd ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe ve İshâk-i Hanzalî toptan İbni Uyeyne'den rivayet ettiler. Kuteybe Dediki: Bize Süfyân, Amr'dan naklen rivayet etti. Anır, Atâ'dan, o da Safvân b. Ya'lâ'dan, o da babasından naklen haber verirken işitmiş. Ya'lâ, Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i minber üzerinde: «Cehennemlikler [ Zuhruf 77 ] : Ey Mâlik! diye çağrışacaklar.» âyet-i kerimesini okurken işitmiş
Safwan b. Ya'la reported on the authority of his father that he heard the Messenger of Allah (ﷺ) reciting (verses of the Qur'an) on the pulpit. and" They cried:0 Malik
وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ حَسَّانَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، بْنُ بِلاَلٍ عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُخْتٍ، لِعَمْرَةَ قَالَتْ أَخَذْتُ { ق وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ} مِنْ فِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَهُوَ يَقْرَأُ بِهَا عَلَى الْمِنْبَرِ فِي كُلِّ جُمُعَةٍ .
Bana Abdullah b. Abdirrahmân ed-Dârimî rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Hassan haber verdi. (Dediki): Bize Süleyman b. Bilâl, Yahya b. Saîd'den, o da Amra binti Abdirrahmân'dan, o da Amra'nın bir kız kardeşinden naklen rivayet etti. Demişki: Ben Kaf sûresini cum'a günü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ağzından öğrendim. Onu her cum'a minberde okuyordu
Amra daughter of Abd al-Rahman reported on the authority of the sister of Amra:I memorised (surah) "Qaf, by the glorious Qur'an" from the mouth of the Messenger of Allah (ﷺ) on Friday for he recited it on the pulpit on every Friday
وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَيُّوبَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ أُخْتٍ، لِعَمْرَةَ بِنْتِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ كَانَتْ أَكْبَرَ مِنْهَا . بِمِثْلِ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ .
{….} Bu hadîsi bana Ebû't-Tahir dahî rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb, Yahya b; Eyyûb'dan, o da Yahya b. Saîd'den, o da Amra'dan, o da Amra binti Abdirrahmân'ın kendinden büyük olan bir kız kardeşinden naklen Süleyman b. Bilâl hadîsi gibi haber verdi
The daughter of Haritha b. Nu'man said:I did not memorise (Surah) Qaf but from the mouth of the Messenger of Allah (ﷺ) as he used to deliver the. sermon along with it on every Friday. She also added: Our oven and that of the Messenger of Allah (ﷺ) was one
حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ خُبَيْبٍ، عَنْ عَبْدِ، اللَّهِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ مَعْنٍ عَنْ بِنْتٍ لِحَارِثَةَ بْنِ النُّعْمَانِ، قَالَتْ مَا حَفِظْتُ { ق} إِلاَّ مِنْ فِي رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ بِهَا كُلَّ جُمُعَةٍ . قَالَتْ وَكَانَ تَنُّورُنَا وَتَنُّورُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاحِدًا .
Bana Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki):. Bize, Muhammed b. Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hubeyb'den, o da Abdullah b. Muhammed b. Ma'n'dan, o da Hârisetü'bnu Nu'mân'ın bir kızından naklen rivayet etti. Şöyle demiş : «Ben, Kaaf sûresini ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (mübarek) ağzından belledim. Onu her cum'a hutbede okurdu. Bizim tandırımızla, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'\n tandırı birdi.»
Umm Bisham hint Haritha b. Nu'man said:Our oven and that of the Messenger of Allah (ﷺ) was one for two years, or for one year or for a part of a year; and I learnt" Qaf. By the Glorious Qur'an" from no other source than the tongue of Allah's Messenger (ﷺ) who used to recite it every Friday on the pulpit when he delivered the sermon to the people
وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ بْنِ سَعْدٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ مُحَمَّدِ، بْنِ إِسْحَاقَ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَعْدِ بْنِ زُرَارَةَ، عَنْ أُمِّ هِشَامٍ بِنْتِ حَارِثَةَ بْنِ النُّعْمَانِ، قَالَتْ لَقَدْ كَانَ تَنُّورُنَا وَتَنُّورُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَاحِدًا سَنَتَيْنِ أَوْ سَنَةً وَبَعْضَ سَنَةٍ وَمَا أَخَذْتُ { ق وَالْقُرْآنِ الْمَجِيدِ} إِلاَّ عَنْ لِسَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَؤُهَا كُلَّ يَوْمِ جُمُعَةٍ عَلَى الْمِنْبَرِ إِذَا خَطَبَ النَّاسَ .
Bize, Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Ya'kûb b. İbrâhîm b. Sa'd rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Muhammed b. İshâk'dan rivayet etti. Demişki: Bana Abdullah b. Ebî Bekir b. Muhammed b. Amr b. Hazm EI-Ensârî, Yahya b. Abdillâh b. Abdirrahmân b. Sa'd b. Zürâra'dan, o da Ümmü Hişâm binti Hârisete'bni Nu'mân'dan naklen rivayet etti. Ümmü Hişâm şöyle demiş : «Gerçekden iki sene yahut bir seneden biraz fazla müddet zarfında bizim tandırımızla Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in tandırı birdi. Ben Kaaf sûresini ancak Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in dilinden öğrendim. Onu her cum'a cemaata hutbe îrâd ederken minberde okurdu
It was narrated that Umm Hisham bin Harithah bin An-Nu'man said:"Our oven and the oven of the Messenger of Allah (ﷺ) were the same for two years, or for one year and part of a year. And I only learned "Surah Qaf. By the Glorious Quran" from the tongue of the Messenger of Allah (ﷺ), who used to recited it every Friday from the Minbar, when he addresses the people
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ حُصَيْنٍ، عَنْ عُمَارَةَ، بْنِ رُؤَيْبَةَ قَالَ رَأَى بِشْرَ بْنَ مَرْوَانَ عَلَى الْمِنْبَرِ رَافِعًا يَدَيْهِ فَقَالَ قَبَّحَ اللَّهُ هَاتَيْنِ الْيَدَيْنِ لَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَا يَزِيدُ عَلَى أَنْ يَقُولَ بِيَدِهِ هَكَذَا . وَأَشَارَ بِإِصْبَعِهِ الْمُسَبِّحَةِ .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. İdrîs, Husayn'dan, o da Umâratu'bnü Rueybe'den naklen rivayet etti. Rueybe, Bişru'bnü Mervân'ı minber üzerinde elllerini kaldırırken görerek: Allah bu ellerin cezasını versin! Vallahi ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (duâ ederken) gördüm; ellerini şu kadarcıktan fazla kaldırmıyordu; dediğini söylemiş; ve şehâdet parmağı ile (ne kadar kaldırdığına) işaret etmiş
Umara b. Ruwaiba said he saw Bishr b. Marwan on the pulpit raising his hands and said:Allah, disfigure these hands! I have seen Allah's Messenger (ﷺ) gesture no more than this with his hands, and he pointed with his forefinger
وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ حُصَيْنِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، قَالَ رَأَيْتُ بِشْرَ بْنَ مَرْوَانَ يَوْمَ جُمُعَةٍ يَرْفَعُ يَدَيْهِ . فَقَالَ عُمَارَةُ بْنُ رُؤَيْبَةَ . فَذَكَرَ نَحْوَهُ .
{….} Bize bu hadîsi Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avâne, Husayn b. Abdirrahmân'dan naklen rivayet etti. Husayn: «Ben Bişru'bnü Mervân'ı cum'a günü ellerini kaldırırken gördüm. Bunun üzerine Umâratü'bnü Rueybe şunları söyledi...» diyerek yukarıki hadis gibi rivayet etmiş
This hadith has been narrated by another chain of transmitters on the authority of Husain b. Abd al-Rahman
وَحَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ الزَّهْرَانِيُّ، وَقُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، - وَ هُوَ ابْنُ زَيْدٍ - عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ بَيْنَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِذْ جَاءَ رَجُلٌ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَصَلَّيْتَ يَا فُلاَنُ " . قَالَ لاَ . قَالَ " قُمْ فَارْكَعْ " .
Bize Ebu'r-Rabî' ez-Zehrânî ile Kuteybetü'bnü Saîd rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Hammâd —ki İbni Zeyddir— Amr b. Dinar'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Bir cum'a günü Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okurken bir adam çıkageldi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Namaz kıldın mı ey fülân!» diye sordu. Gelen zât: — Hayır; cevâbını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kalk namaz kıl!» buyurdular
Jabir b. 'Abdullah reported that while Allah's Messenger (ﷺ) was delivering the sermon on Friday a person came there, and the Messenger of Allah (ﷺ) said to him:So and so, have you prayed (two rak'ahs)? He said: No. He (the Holy Prophet) said: Then stand and pray
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَيَعْقُوبُ الدَّوْرَقِيُّ، عَنِ ابْنِ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ جَابِرٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَمَا قَالَ حَمَّادٌ وَلَمْ يَذْكُرِ الرَّكْعَتَيْنِ .
{….} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ije Ya'kubu Devrakî, İbni Uleyye'den, o da Eyyûb'dan, o da Amr'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den naklen Hammâd'ın dediği gibi rivayet etti. Yalnız (burada râvî) iki rekâtı zikretmemiştir
This hadith is narrated by Jabir through another chain of transmitters but Hammad (one of the narrators) made no mention of the two rak'ahs
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ قُتَيْبَةُ حَدَّثَنَا وَقَالَ، إِسْحَاقُ أَخْبَرَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ دَخَلَ رَجُلٌ الْمَسْجِدَ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ يَوْمَ الْجُمُعَةِ فَقَالَ " أَصَلَّيْتَ " . قَالَ لاَ . قَالَ " قُمْ فَصَلِّ الرَّكْعَتَيْنِ " . وَفِي رِوَايَةِ قُتَيْبَةَ قَالَ " صَلِّ رَكْعَتَيْنِ " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd ile îshâk b. İbrâhîm rivayet ettiler. Kuteybe (Bize rivayet etti) ta'bîrini kullandı. İshâk ise: Bize Süfyân, Amr'dan naklen haber verdi, dedi. Amr, Câbir b. Abdillâh'ı şunları söylerken işitmiş ;, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a günü hutbe okurken mescid'e bir adam girdi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Sen namaz kıldın mı?» diye sordu. Adam : — Hayır; dedi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kalk da iki rekât namazı kıl!» buyurdular. Kuteybe'nin rivayetinde: «Kalk iki rek'ât namaz kıl! buyurdu.» denilmiştir
Jabir b. 'Abdullah said that a person entered the Mosque while the Messenger of Allah (ﷺ) was delivering the sermon on Friday. Upon this he (the Holy Prophet) said:Have you observed prayer? He said: No. He (the Holy Prophet) said: Stand and offer the two rak'ahs. According to Qutaiba, the words are:" He said: Offer two rak'ahs
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ دِينَارٍ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ جَاءَ رَجُلٌ وَالنَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ يَخْطُبُ فَقَالَ لَهُ " أَرَكَعْتَ رَكْعَتَيْنِ " . قَالَ لاَ. فَقَالَ: «ارْكَعْ»
Bana Muhammed b. Râfi' ile Abd b. Humeyd rivayet ettiler. İbni Râfi' Dediki: Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Cüreyc haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Dînâr haber verdi. O da Câbir b. Abdillâh'ı şöyle derken işitmiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cum'a günü minberde hutbe okurken bir adam geldi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Sen iki rek'ât namaz kıldın mı?» diye sordu Gelen zât : — Hayır; cevâbını verince Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kıl!» buyurdular
Jabir b. 'Abdullah reported that a person came (in the Mosque) while the Messenger of Allah (ﷺ) was delivering the sermon on Friday (standing) on the pulpit. He (the Holy Prophet) said to him:Have you offered two rak'ahs? He said: No. Upon this he said: Then observe (them)
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدٌ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم خَطَبَ فَقَالَ " إِذَا جَاءَ أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَقَدْ خَرَجَ الإِمَامُ فَلْيُصَلِّ رَكْعَتَيْنِ " .
Bize Muhammed b. Beşşâr rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed —yânî ibni Ca'fer— rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Amr'dari rivayet etti. Amr şöyle demiş: Ben Câbir b. Abdillâh'dan dinledim ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okurken : «Sîzden biriniz cum'a, günü imam minbere çıktıkdan sonra mescide gelirse iki rek'ât namaz kılsın!» buyurmuşlar
Jabir b. 'Abdullah said that the Messenger of Allah (ﷺ) delivered the sermon and said:When any one of you comes for the Friday (prayer) and the Imam comes out (from his apartment), (even then) should observe two rak'ahs (of prayer)
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّهُ قَالَ جَاءَ سُلَيْكٌ الْغَطَفَانِيُّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَاعِدٌ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَعَدَ سُلَيْكٌ قَبْلَ أَنْ يُصَلِّيَ فَقَالَ لَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَرَكَعْتَ رَكْعَتَيْنِ " . قَالَ لاَ . قَالَ " قُمْ فَارْكَعْهُمَا " .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. ve Bize Muhammed b. Rumh rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Ebu'z-Zübeyr'den oda Câbir'den naklen haber verdi, ki şöyle demiş: Cum'a günü Resülullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) minber üzerinde otururken Süleyk-i Gatafânî geldi; ve namaz kılmadan oturdu. Bunun üzerine Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona: «Sen iki rek'ât namaz kıldın mı?» diye sordu. Süieyk : — Hayır, cevabını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kalk da onları kıl!» buyurdular
Jabir reported that Sulaik Ghatafani came on Friday (for prayer) while the Messenger of Allah (ﷺ) was sitting on the pulpit. Sulaik also sat down before observing prayer. The Apostle of Allah (ﷺ) said:Have you observed two rak'ahs? He said: No. He (the Holy Prophet) said: Stand and observe them
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، كِلاَهُمَا عَنْ عِيسَى بْنِ يُونُسَ، - قَالَ ابْنُ خَشْرَمٍ أَخْبَرَنَا عِيسَى، - عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ جَاءَ سُلَيْكٌ الْغَطَفَانِيُّ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَخْطُبُ فَجَلَسَ فَقَالَ لَهُ " يَا سُلَيْكُ قُمْ فَارْكَعْ رَكْعَتَيْنِ وَتَجَوَّزْ فِيهِمَا - ثُمَّ قَالَ - إِذَا جَاءَ أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ وَالإِمَامُ يَخْطُبُ فَلْيَرْكَعْ رَكْعَتَيْنِ وَلْيَتَجَوَّزْ فِيهِمَا " .
Bize İshâk b. İbrahim ile Aliyyü'bnü Haşrem ikisi birden îsâ b. Yûnus'dan rivayet ettiler. İbni Haşrem Dediki: Bize îsâ, A'meş'den, o da Ebû Süfyân'dan, o da Câbir b. Abdillâh'dan naklen haber verdi. Câbir şöyle demiş: cum'a günü Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hutbe okurken Süleyk-i Gatafânî geldi ve oturdu. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona : «Yâ Süleyk! Kalk iki rek'ât namaz kıl! ama onları hafif tut!» buyurdu. Sonra şunları söyledi: «Biriniz cum'a günü imâm hutbe okurken gelirse hemen iki rek'ât namaz kılsın; ve onları hafif tutsun!» İzah için buraya tıklayın
Jabir b. 'Abdullah reported:Sulaik Ghatafani came on Friday when the Messenger of Allah (ﷺ) was delivering the sermon. He (Sulaik) sat down. He (the Holy Prophet) said to him: 0 Sulaik I stand and observe two rak'ahs and make them short, and then said: When any one of you comes on Friday, while the Imam delivers the sermon, he should observe two rak'ahs and should make them short
وَحَدَّثَنَا شَيْبَانُ بْنُ فَرُّوخَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ الْمُغِيرَةِ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ هِلاَلٍ، قَالَ قَالَ أَبُو رِفَاعَةَ انْتَهَيْتُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَهُوَ يَخْطُبُ قَالَ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ رَجُلٌ غَرِيبٌ جَاءَ يَسْأَلُ عَنْ دِينِهِ لاَ يَدْرِي مَا دِينُهُ - قَالَ - فَأَقْبَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَتَرَكَ خُطْبَتَهُ حَتَّى انْتَهَى إِلَىَّ فَأُتِيَ بِكُرْسِيٍّ حَسِبْتُ قَوَائِمَهُ حَدِيدًا - قَالَ - فَقَعَدَ عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَجَعَلَ يُعَلِّمُنِي مِمَّا عَلَّمَهُ اللَّهُ ثُمَّ أَتَى خُطْبَتَهُ فَأَتَمَّ آخِرَهَا .
Bize, Şeybân b. Ferrûh rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman b. Mugîra rivayet etti. (Dediki): Bize Humeyd b. Hilâl rivayet etti. Dediki: Ebû Rifâ'a şunları söyledi: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vardım; hutbe okuyordu : — Yâ Resûlallah! Yabancı, dînini sormaya gelmiş; dîninin ne olduğunu bilmeyen bir adamım, dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana döndü ve hutbesini bırakarak tâ yanıma kadar geldi. Kendisine bir sandalye getirdiler. Zannederim ayakları demirdendi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu sandalyenin üzerine oturarak, Allah'ın kendisine öğretmiş olduğu bilgilerden bana da öğretmeye başladı. Sonra tekrar hutbesine dönerek, onu sonuna kadar tamamladı.»
Abu Rifa'a reported:I came to the Prophet (ﷺ) when he was delivering the sermon, and I said: Messenger of Allah, here is a stranger and he wants to learn about this religion and he does not know what this religion is. The Messenger of Allah (ﷺ) looked at me and left his sermon till he came to me, and he was given a chair and I thought that Its legs were made of iron. The Messenger of Allah (ﷺ) sat In it and he began to teach me what Allah had taught him. He then came (to the pulpit) for his sermon and completed it to the end
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ بْنِ قَعْنَبٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، - وَهُوَ ابْنُ بِلاَلٍ - عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ اسْتَخْلَفَ مَرْوَانُ أَبَا هُرَيْرَةَ عَلَى الْمَدِينَةِ وَخَرَجَ إِلَى مَكَّةَ فَصَلَّى لَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ الْجُمُعَةَ فَقَرَأَ بَعْدَ سُورَةِ الْجُمُعَةِ فِي الرَّكْعَةِ الآخِرَةِ { إِذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ} - قَالَ - فَأَدْرَكْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ حِينَ انْصَرَفَ فَقُلْتُ لَهُ إِنَّكَ قَرَأْتَ بِسُورَتَيْنِ كَانَ عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ يَقْرَأُ بِهِمَا بِالْكُوفَةِ . فَقَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ إِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ بِهِمَا يَوْمَ الْجُمُعَةِ .
Bize Abdullah b. Meslemete'bni Ka'neb rivayet etti. (Dediki): Bize Süleyman yâni İbni Bilâl, Ca'fer'den, o da babasından, o da İbni Ebî Râfi'den naklen rivayet etti. İbni Ebî Râfi' şöyle demiş: (Medine valisi) Mervân, Ebû Hureyre'yi kendi yerine bırakarak Mekke'ye gitti. Bu sebeple bize cum'ayı Ebû Hureyre kıldırdı da ilk rek'atta cum'a sûresini okudukdan sonra son rek'âtda Münâfikûn sûresini okudu. Namazdan çıktıkdan sonra Ebû Hureyre'ye yetişerek: — «Gerçekden sen, Alî b. Ebî Tâlib'in Kûfe'de iken okuduğu iki sûreyi okudun.» dedim. Ebû Hureyre: — «Çünkü ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i cum'a günü bu sûreleri okurken işittim.» dedi
Ibn Abu Rafi' said:Marwan appointed Abu Huraira as his deputy in Medina and he himself left for Mecca. Abu Huraira led us in the Jumu'a prayer and recited after Surah Jumu'a in the second rak'ah:" When the hypocrites came to thee" (Surah 63). I then met Abu Huraira as he came back and said to him: You have recited two surahs which 'Ali b. Abu Talib used to recite in Kufah. Upon this Abu Huraira said: I heard the Messenger of Allah (ﷺ) reciting these two in the Friday (prayer)
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ قَالاَ حَدَّثَنَا حَاتِمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - كِلاَهُمَا عَنْ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي رَافِعٍ، قَالَ اسْتَخْلَفَ مَرْوَانُ أَبَا هُرَيْرَةَ . بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّ فِي، رِوَايَةِ حَاتِمٍ فَقَرَأَ بِسُورَةِ الْجُمُعَةِ فِي السَّجْدَةِ الأُولَى وَفِي الآخِرَةِ { إِذَا جَاءَكَ الْمُنَافِقُونَ} وَرِوَايَةُ عَبْدِ الْعَزِيزِ مِثْلُ حَدِيثِ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ .
{….} Bize, Kuteybetü'bnü Saîd ile Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet ettiler. Dedilerki: Bize, Hatim b. İsmail rivayet etti. H. Bize, Kuteybe rivayet etti. (Dediki): Bize, Abdülazîz yâni Derâverdî rivayet etti. Bu râvîlerin ikisi birden Ca'fer'den, o da babasından, o da Ubeydullah b. Ebî Râfi'den naklen rivayet etmişlerdir. Ubeydullah: «Mervân, Ebû Hureyre'yi kendi yerine bıraktı...» diyerek yukarkî hadîsin mislini rivayet etmişdir. Şu kadar var ki Hâtim'in rivayetinde: «Brinci rek'atda cum'a süresini, son rek'atda da Münâfkûn sûresini okudu...» ibaresi vardır. Abdülazîz'in rivayeti Süleyman b. Bilâl'ın hadisi gibidir
This hadith is narrated by Abdullah b. Abu Rafi' with the same chain of transmitters but with this modification:" That he recited Surah Jumu'a (lxii.) in the first rak'ah and" The hypocrites came" in the second rak'ah
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَإِسْحَاقُ جَمِيعًا عَنْ جَرِيرٍ، - قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا جَرِيرٌ، - عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ، سَالِمٍ مَوْلَى النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقْرَأُ فِي الْعِيدَيْنِ وَفِي الْجُمُعَةِ بِـ { سَبِّحِ اسْمَ رَبِّكَ الأَعْلَى} وَ { هَلْ أَتَاكَ حَدِيثُ الْغَاشِيَةِ} قَالَ وَإِذَا اجْتَمَعَ الْعِيدُ وَالْجُمُعَةُ فِي يَوْمٍ وَاحِدٍ يَقْرَأُ بِهِمَا أَيْضًا فِي الصَّلاَتَيْنِ
Bize Yahya b. Yahya ile Ebu Bekir b. Ebî Şeybe ve İshâk toptan Cerîr'den rivayet ettiler. Yahya Dediki: Bize Cerîr, İbrahim b. Muhammed b. Münteşîr'den, o da babasından, o da Nu'mân b. Beşîr'in azatlısı Habîb b. Sâîim'den, o da Nu'mân b. Beşîr'den naklen haber verdi. Nu'mân şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bayramlar ile cum'â'da A'lâ ve Ğâşiye sûrelerini okurdu. Bayramla cum'a aynı gün'e tesadüf ederse, bu sûreleri her iki namazda okurdu.»
Nu'man b. Bashir reported that the Messenger of Allah (ﷺ) used to recite on two 'Ids and in Friday prayer:" Glorify The name of Thy Lord, the Most High" (Surah lxxxvii.), and:" Has there come to thee the news of the overwhelming event" (lxxxviii.). And when the 'Id and Jumu'a combined on a day he recited these two (surah) in both the prayers
وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{….} Bize, bu hadîsi Kuteybetü'bnü Saîd de rivayet etti. (Dediki): Bize, Ebû Avâne, İbrahim b. Muhammed b. Münteşir'den bu isnâdla rivayet etti
This hadith has been narrated by Ibrahim b Muhammad b. al-Muntashir with the same chain of transmitters
وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ ضَمْرَةَ بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عُبَيْدِ، اللَّهِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ قَالَ كَتَبَ الضَّحَّاكُ بْنُ قَيْسٍ إِلَى النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ يَسْأَلُهُ أَىَّ شَىْءٍ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ الْجُمُعَةِ سِوَى سُورَةِ الْجُمُعَةِ فَقَالَ كَانَ يَقْرَأُ { هَلْ أَتَاكَ}
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne, Damratü'bnü Saîd'den, o da Ubeydillâh ibni Abdillâh'dan naklen rivayet etti. Ubeydullah şöyle demiş: «Dahhâk b. Kays, Nu'mân b. Beşir'e mektup yazarak Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in cum'a günü, cum'a sûresinden başka neyi okuduğunu sordu.. Nu'mân : — Gâşiye sûresini okurdu, cevâbını verdi.»
Dahhak b. Qais wrote to Nu'man b. Bashir asking him what the Messenger of Allah (ﷺ) recited on Friday besides Surah Jumu'a He said that he recited:" Has there reached..." (Surah lxxxviii)