deneme

Sahîh-i Müslim: Giyim ve Süslenme Bölümü

184 hadis bulundu · sayfa 8/10

Sahîh-i Müslim No. 5529 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، بْنِ الْقَاسِمِ قَالَ سَمِعْتُ الْقَاسِمَ، يُحَدِّثُ عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهُ كَانَ لَهَا ثَوْبٌ فِيهِ تَصَاوِيرُ مَمْدُودٌ إِلَى سَهْوَةٍ فَكَانَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم يُصَلِّي إِلَيْهِ فَقَالَ ‏ "‏ أَخِّرِيهِ عَنِّي ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَخَّرْتُهُ فَجَعَلْتُهُ وَسَائِدَ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Cafer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Abdurrahman b. Kâsim'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Kâsım'i Âişe'den rivayet ederken dinledim. Âişe'nin içinde suretler bulunan bir elbisesi varmış, bir rafın üzerine uzatılmışmiş. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona doğru namaz kıhyormuş. (Âişe'ye); «Bunu benden geriye al!» buyurmuşlar. Âişe (Demişki): Ben de onu geri alarak, ondan yastıklar yaptım

A'isha reported she had a cloth havinc, pictures upon it and it was hanging upon the shelf and Allah's Messenger (ﷺ) said:Take it (away) from me (from my sight), so I removed it and made cushions from that

Sahîh-i Müslim No. 5530 Sahih

وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَعُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَامِرٍ، ح وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبْرَنَا أَبُو عَامِرٍ الْعَقَدِيُّ، جَمِيعًا عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

{…} Bize bu hadîsi îshâk b. İbrahim ile Ukbe b. Mûkrem Saîd b. Amir'den rivayet ettiler. H. Bize bu hadîsi İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Âmir El-Akadî haber verdi. İki râvi birden Şu'be'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır

This hadith has been narrated on the authority of Shu'ba with the same chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5531 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ الْقَاسِمِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَلَىَّ وَقَدْ سَتَرْتُ نَمَطًا فِيهِ تَصَاوِيرُ فَنَحَّاهُ فَاتَّخَذْتُ مِنْهُ وِسَادَتَيْنِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Veki Süfyân'dan, o da Abdurrahman b. Kâsim'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etti. Âişe (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girdi. Ben içinde suretler bulunan bir yaygıdan perde yapmıştım. Onu def etti. Ben de ondan iki yastık yaptım

A'isha reported:Allah's Apostle (ﷺ) visited me when I had screened (my door) with a carpet having pictures on it. He removed it and we made cushions out of that

Sahîh-i Müslim No. 5532 Sahih

وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، أَنَّ بُكَيْرًا، حَدَّثَهُ أَنَّ عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ الْقَاسِمِ حَدَّثَهُ أَنَّ أَبَاهُ حَدَّثَهُ عَنْ عَائِشَةَ، زَوْجِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهَا نَصَبَتْ سِتْرًا فِيهِ تَصَاوِيرُ فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَنَزَعَهُ قَالَتْ فَقَطَعْتُهُ وِسَادَتَيْنِ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ فِي الْمَجْلِسِ حِينَئِذٍ يُقَالُ لَهُ رَبِيعَةُ بْنُ عَطَاءٍ مَوْلَى بَنِي زُهْرَةَ أَفَمَا سَمِعْتَ أَبَا مُحَمَّدٍ يَذْكُرُ أَنَّ عَائِشَةَ قَالَتْ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَرْتَفِقُ عَلَيْهِمَا قَالَ ابْنُ الْقَاسِمِ لاَ ‏.‏ قَالَ لَكِنِّي قَدْ سَمِعْتُهُ ‏.‏ يُرِيدُ الْقَاسِمَ بْنَ مُحَمَّدٍ ‏.‏

Bize Harun b. Ma'ruf da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb rivayet etti. (Dediki): Bize Amr b. Haris rivayet etti. Ona da Bükeyr rivayet etmiş. Ona da Abdurrahman b. Kasım rivayet etmiş. Ona da babası Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in zevcesi Âişe'den naklen rivayet etmiş Ki, Âişe içinde suretler bulunan bîr perde germiş. Az sonra Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) girerek onu atmış. Âİşe demiş ki: Ben de onu kestim ve iki yastık yaptım. Bunun üzerine o anda meclisde bulunan Rabîa b. Atâ namında Benî Zühre'nin azatlısı bir zât: — Ebû Muhammed'i Âişe'nin söylediklerini anlatırken işitmedin mi? Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu yastıkların üzerinde istirahat buyururmuş, demiş. İbni Kasım : — Hayır! cevâbını vermiş. Rabîa, Kasım b. Muhammed'i kasdederek : — Lâkin ben onu dinledim, demiş

A'isha, the wife of Allah's Messenger (ﷺ), reported that she had hung a curtain which had pictures upon it. Allah's Messenger (ﷺ) entered (the room) and he pulled it. A'isha said:I then tore it and prepared two cushions out of that. A person who was then in that company and whose name was Rabi'a b. 'Ata, the freed slave of Banu Zuhra, asked: Did you hear Abu Mabammad making a mention of A'isha having stated that Allah's Messenger (ﷺ) used to recline upon them? lbn al-Qasim said: No, but I heard Qasim b. Muhammad saying so

Sahîh-i Müslim No. 5533 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ الْقَاسِمِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّهَا اشْتَرَتْ نُمْرَقَةً فِيهَا تَصَاوِيرُ فَلَمَّا رَآهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ عَلَى الْبَابِ فَلَمْ يَدْخُلْ فَعَرَفْتُ أَوْ فَعُرِفَتْ فِي وَجْهِهِ الْكَرَاهِيَةُ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَتُوبُ إِلَى اللَّهِ وَإِلَى رَسُولِهِ فَمَاذَا أَذْنَبْتُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَا بَالُ هَذِهِ النُّمْرُقَةِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتِ اشْتَرَيْتُهَا لَكَ تَقْعُدُ عَلَيْهَا وَتَوَسَّدُهَا ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ أَصْحَابَ هَذِهِ الصُّوَرِ يُعَذَّبُونَ وَيُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ إِنَّ الْبَيْتَ الَّذِي فِيهِ الصُّوَرُ لاَ تَدْخُلُهُ الْمَلاَئِكَةُ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e Nâfi'den dinlediğim, onun da Kasım b. Muhammed'den, onun da Âişe'den naklettiği şu hadîsi okudum. Aişe üzerinde suretler bulunan küçük bir yastık satın almış. ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kapı dışına çıkmış ve içeri girmemiş. (Âişe demişki): Ben yüzünden hoşnutsuzluğunu anladım. — Yahut hoşnutsuzluğu anlaşıldı.— Aişe: — Yâ Resûlallah! Allah'a ve Resulüne tevbe ediyorum. Ben ne suç işledim? demiş. Onun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu yastık ne oluyor?» buyurmuş. Âişe : — Ben onu senin için satın aldım. Onun üzerine oturur ve yaslanırsın! demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki, bu suretlerin sahipleri azâb olunacaklar ve kendilerine; Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuş. Sonra: «İçinde suret bulunan eve melekler girmez.»

A'isha reported that she bought a carpet which had pictures on it. When Allah's Messenger (ﷺ) saw that, he stayed at the door and did not get in. I perceived or I was made to perceive upon his face signs of disgust. She said:Allah's Messenger, I offer repentance to Allah and His Messenger. (but tell me) what is the sin that I have committed. Thereupon Allah's Messenger (ﷺ) said: What is this carpet? She said: I bought it for you so that you might sit on it and take rest. Thereupon Allah's Messenger (ﷺ) said: The owners of these pictures would be tormented and they would be asked to bring to life what they tried to create. He then said: Angels do not enter the house in which there is a picture

Sahîh-i Müslim No. 5534 Sahih

وَحَدَّثَنَاهُ قُتَيْبَةُ، وَابْنُ، رُمْحٍ عَنِ اللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ، ح وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا الثَّقَفِيُّ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ عَبْدِ الصَّمَدِ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ جَدِّي، عَنْ أَيُّوبَ، ح وَحَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ الْخُزَاعِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَخِي، الْمَاجِشُونِ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ، كُلُّهُمْ عَنْ نَافِعٍ، عَنِ الْقَاسِمِ، عَنْ عَائِشَةَ، بِهَذَا الْحَدِيثِ وَبَعْضُهُمْ أَتَمُّ حَدِيثًا لَهُ مِنْ بَعْضٍ ‏.‏ وَزَادَ فِي حَدِيثِ ابْنِ أَخِي الْمَاجِشُونِ قَالَتْ فَأَخَذْتُهُ فَجَعَلْتُهُ مِرْفَقَتَيْنِ فَكَانَ يَرْتَفِقُ بِهِمَا فِي الْبَيْتِ ‏.‏

{…} Bize bu hiidîsi Kuteybe ile İbni Rumh Leys b. Sa'd'dan rivayet ettiler. H. Bize İshâk b, İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî haber verdi. (Dediki): Bize Eyyûb rivayet etti. H. Bize Abdü'I-Vâris b. Abdüs'Samed rivayet etti. (Dediki): Bize babam, dedemden, o da Eyyûb'dan naklen rivayet etti. H. Bize Harun b. Said El-Eylî de rivayet etti. (Dediki): Bize îbni Vehb rivayet etti, (Dediki): Bana Usâme b. Zeyd haber verdi. H. Bana Ebû Bekir b. İshâk dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Selemete'l-Hüzâî rivayet etti, (Dediki): Bize Mâcişûn'un kardeşi oğlu Abdul'Aziz, Ubeydullah b. Ömer'den naklen haber verdi. Bu râvilerin hepsi Nâfi'den, o da Kâsım'dan, o da Âişe'den naklen bu hadîsi rivayet etmişlerdir. Bâzılarının hadîsi diğerlerinden daha tamdır. Mâcişun'un kardeşi oğlu hadîsinde şu cümleyi ziyâde etmiştir : «Âişe demişki: Ben de onu alarak ondan iki yastık yaptım. Evde onlardan faydalanıyordu.» İzah 2112 de

This hadith has been narrated on the authority of A'isha through another chain of transmitters also. Some of the other ahadith narrated through other chains of transmitters are more complete and there is an addition in them (transmitted through other chains of transmitters). In the hadith transmitted on the authority of the nephew of Majishun she (A'isha) is reported to have said:I took it and prepared two cushions out of that and he (the Holy Prophet) used to recline against them in the house

Sahîh-i Müslim No. 5535 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - جَمِيعًا عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الَّذِينَ يَصْنَعُونَ الصُّوَرَ يُعَذَّبُونَ يَوْمَ الْقِيَامَةِ يُقَالُ لَهُمْ أَحْيُوا مَا خَلَقْتُمْ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir rivayet etti. H. Bize İbni Müsennâ da rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya (bu zât Kattan'dir) rivayet etti. Bunlar hep birlikle Ubeydullah'dan rivayet etmişlerdir. H. Bize İbni Numeyr dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (Dediki): Bize babam rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah, Nâfi'den rivayet etti. Ona da İbni Ömer haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Suret yapanlar kıyamet gününde azâb olunacaklar; kendilerine: Yarattıklarınıza can verin! denilecektir.» buyurmuşlar

Ibn 'Umar reported Allah's Messenger (ﷺ) having said:Those who paint pictures would be punished on the Day of Resurrection and it would be said to them: Breathe soul into what you have created

Sahîh-i Müslim No. 5536 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو الرَّبِيعِ، وَأَبُو كَامِلٍ قَالاَ حَدَّثَنَا حَمَّادٌ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا الثَّقَفِيُّ، كُلُّهُمْ عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ عَنْ نَافِعٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

{…} Bize Ebû'r-Rabi' ile Ebû Kâmil rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Hammâd rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki); Bize îsmâîl yâni İbni Uleyye rivayet etti. H. Bize İbni Ebî Ömer dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Sekafî rivâye' etti. Bu râvilerin hepsi Eyyûb'dan, o da Nâfi'den, o da İbni Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Ubeydullah'ın Nâfi'den, onun da İbni Ömer'den, onun da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulunmuşlardır. İzah 2112 de

Ibn 'Umar reported a hadith like this through another chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5537 Sahih

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنِي أَبُو سَعِيدٍ، الأَشَجُّ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي الضُّحَى، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَذَابًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ الْمُصَوِّرُونَ ‏"‏ ‏.‏ وَلَمْ يَذْكُرِ الأَشَجُّ إِنَّ ‏.‏

Bize Osman b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den rivayet etti. H, Bana Ebû Saîd EI-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. (Dediki): Bize A'meş, Ebû'd-Duhâ'dan, o da Mesrûk'dan, o da AbduIIah'dan naklen rivayet etti. Abdullah şöyle demiş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şüphesiz ki kıyamet gününde insanların en şiddetli azab görecek olanları ressamlardır.» buyurdular. Eşecc «İnne» edatını zikretmemiştir

Abdullah reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:Verity the most grievously tormented people on the Day of Resurrection would be the painters of pictures. Ashajj (one of the narrators) in the hadith narrated by him did not make mention of the word" verity

Sahîh-i Müslim No. 5538 Sahih

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَأَبُو كُرَيْبٍ كُلُّهُمْ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَاهُ ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏ وَفِي رِوَايَةِ يَحْيَى وَأَبِي كُرَيْبٍ عَنْ أَبِي مُعَاوِيَةَ، ‏ "‏ إِنَّ مِنْ أَشَدِّ أَهْلِ النَّارِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَذَابًا الْمُصَوِّرُونَ ‏"‏ ‏.‏ وَحَدِيثُ سُفْيَانَ كَحَدِيثِ وَكِيعٍ ‏.‏

{…} Bu hadîsi bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ve Ebû Kureyb hep birden Ebû Muâviye'den rivayet ettiler. H. Bize bunu İbni Ebî Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. Yahya ile Ebû Kureyb'in Ebû Muâviye'den rivayetlerinde : «Kıyamet gününde cehennemliklerin en şiddetli azab göreceklerinden bâzıları da ressamlardır.» denilmiştir. Süfyân'ın hadîsi Veki'in hadîsi gibidir

This hadith has been reported on the authority of Abu Mu`awiya through another chain of transmitters (and the words are):"Verily, the most grievously tormented people amongst the denizens of Hell on the Day of Resurrection would be the painters of pictures." The rest of the hadith is the same

Sahîh-i Müslim No. 5546 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو كَامِلٍ، فُضَيْلُ بْنُ حُسَيْنٍ الْجَحْدَرِيُّ حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا سُهَيْلٌ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَصْحَبُ الْمَلاَئِكَةُ رُفْقَةً فِيهَا كَلْبٌ وَلاَ جَرَسٌ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Kâmil FudayI b. Hüseyin El-Cahderî rivayet elti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddal) rivayet etti. (Dediki): Bize Süheyl, babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Melekler aralarında köpek ve çan bulunan yolcularla arkadaşlık etmezler.» buyurmuş

Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:Angels do not accompany the travellers who have with them a dog and a bell

Sahîh-i Müslim No. 5547 Sahih

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، ح وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ، - يَعْنِي الدَّرَاوَرْدِيَّ - كِلاَهُمَا عَنْ سُهَيْلٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ ‏.‏

{…} Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr rivayet etti. H. Bize Kuteybe dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdül'Aziz (yâni Ed-derâverdi) rivayet etti. Her iki râvi Süheyl'den bu isnadla rivayette bulunmuşlardır. İzah 2114 te

This hadith has been reported on the authority of Suhail with the same chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5548 Sahih

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنُونَ ابْنَ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْجَرَسُ مَزَامِيرُ الشَّيْطَانِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr da rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İsmail (yâni İbni Ca'fer) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Çan, şeytanın düdükleridir.» buyurmuşlar

Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:The bell is the musical instrument of the Satan

Sahîh-i Müslim No. 5549 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، قَالَ قَرَأْتُ عَلَى مَالِكٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ عَبَّادِ، بْنِ تَمِيمٍ أَنَّ أَبَا بَشِيرٍ الأَنْصَارِيَّ، أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، كَانَ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَعْضِ أَسْفَارِهِ - قَالَ - فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم رَسُولاً - قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ حَسِبْتُ أَنَّهُ قَالَ وَالنَّاسُ فِي مَبِيتِهِمْ - ‏ "‏ لاَ يَبْقَيَنَّ فِي رَقَبَةِ بَعِيرٍ قِلاَدَةٌ مِنْ وَتَرٍ أَوْ قِلاَدَةٌ إِلاَّ قُطِعَتْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مَالِكٌ أُرَى ذَلِكَ مِنَ الْعَيْنِ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Mâlik'e, Abdullah b. Ebî Bekr'den dinlediğim, onun da Abbad b. Temim'den ri­vayet ettiği, ona da Ebû Beşir El-Ensârî'nin haber verdiği şu hadîsi okudum. Ebû Beşir seferlerinin birinde Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) le beraber bulunuyormuş. (Demişki): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir elçi gönderdi. — Abdullah b. Ebî Bekr: Zannederim halk geceledikleri yerlerinde idi, demiş. — : «Hiç bir devenin boynunda kesilmedik kirişden bir gerdanlık —yahut bir gerdanlık— kalmasın!» buyurdular. Mâlik: «Zannederim bu yasak nazardan dolayı olacak.» demiştir

Abu Bashir Ansari reported that he had had (the opportunity of accompanying Allah's Messenger (ﷺ) in some of his journeys. Allah's Messenger (ﷺ) sent one of his messengers 'Abdullah b Abi Bakr said:I think he said (these words) when the people were at the places of rest: No necklace of strings be left on the necks of the camels or the necklace kept unbroken. Imam Malik said: To my mind (this practice) of wearing necklace round the necks of camels or animals was because of the fact that they (wanted to save them) from the influence of the evil eye

Sahîh-i Müslim No. 5550 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنِ الضَّرْبِ فِي الْوَجْهِ وَعَنِ الْوَسْمِ فِي الْوَجْهِ ‏.‏

Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Alî b. Müshir, İbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir (Şöyle demiş) : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüze vurmaktan ve yüze nişan vurmaktan nehiy buyurdu

Jabir reported that Allah's Messenger (ﷺ) forbade (the animals to be beaten) on the face or cauterisation on the face

Sahîh-i Müslim No. 5551 Sahih

وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَكْرٍ، ‏.‏ كِلاَهُمَا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ، بْنَ عَبْدِ اللَّهِ يَقُولُ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ ‏.‏

{…} Bana Harun b. Abdillah da rivayet etîi. (Dediki): Bize Haccâc b. Muhammed rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Bekr haber verdi. Her iki râvi İbnİ Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. İbni Cüreyc şöyle demiş : Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi ki, kendisi Câbir b. Abdillah'ı yukarki hadîste olduğu gibi, «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) nehiy buyurdu» derken işitmiş. İzah 2118 de

This hadith has been reported on the authority of Jabir b. 'Abdullah through another chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5552 Sahih

وَحَدَّثَنِي سَلَمَةُ بْنُ شَبِيبٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ أَعْيَنَ، حَدَّثَنَا مَعْقِلٌ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم مَرَّ عَلَيْهِ حِمَارٌ قَدْ وُسِمَ فِي وَجْهِهِ فَقَالَ ‏ "‏ لَعَنَ اللَّهُ الَّذِي وَسَمَهُ ‏"‏ ‏.‏

Bana Seleme b. Şebîb rivayet etti. (Dediki): Bize Hasen b. A'yen rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'kıl, Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından yüzüne damga vurulmuş bir merkeb geçmiş de : «Buna damga vurana Allah lanet eylesin.» buyurmuşlar. İzah 2118 de

Jabir reported that there happened to pass before Allah's Apostle (ﷺ) an ass the face of which had been cauterised, whereupon he said:Allah has cursed one who has cauterised it (on the face)

Sahîh-i Müslim No. 5553 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ يَزِيدَ، بْنِ أَبِي حَبِيبٍ أَنَّ نَاعِمًا أَبَا عَبْدِ اللَّهِ، مَوْلَى أُمِّ سَلَمَةَ حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ ابْنَ عَبَّاسٍ، يَقُولُ وَرَأَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِمَارًا مَوْسُومَ الْوَجْهِ فَأَنْكَرَ ذَلِكَ قَالَ فَوَاللَّهِ لاَ أَسِمُهُ إِلاَّ فِي أَقْصَى شَىْءٍ مِنَ الْوَجْهِ ‏.‏ فَأَمَرَ بِحِمَارٍ لَهُ فَكُوِيَ فِي جَاعِرَتَيْهِ فَهُوَ أَوَّلُ مَنْ كَوَى الْجَاعِرَتَيْنِ ‏.‏

Bize Ahmed b. îsa rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Amr b. Haris, Yezîd b. Ebi Habib naklen haber verdi. Ona da Ümmü Seleme'nin azatlısı Ebû Abdillah Nâim rivayet etmiş ki, kendisi İbni Abbâs'i şöyle derken işitmiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yüzüne damga vurulmuş bir merkeb gördü de bunu reddetti: «Vallahi ben buna ancak yüzünün dibinden bir yere damga vururdum.» dedi. Ve emir vererek kendi bir merkebinin sağrıları dağlandı. İşte sağrıları ilk dağlayan odur

Ibn Abbas reported that Allah's Messenger (ﷺ) saw an ass which had been cauterised on the face. He disapproved of it saying:By Allah, I do not cauterise (the animal) but on a part at a distance from the face, and commanded (for the cauterisation) of his ass and it was cauterised on the buttocks and he was the first to cauterise on the buttocks

Sahîh-i Müslim No. 5554 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ لَمَّا وَلَدَتْ أُمُّ سُلَيْمٍ قَالَتْ لِي يَا أَنَسُ انْظُرْ هَذَا الْغُلاَمَ فَلاَ يُصِيبَنَّ شَيْئًا حَتَّى تَغْدُوَ بِهِ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُحَنِّكُهُ ‏.‏ قَالَ فَغَدَوْتُ فَإِذَا هُوَ فِي الْحَائِطِ وَعَلَيْهِ خَمِيصَةٌ جَوْنِيَّةٌ وَهُوَ يَسِمُ الظَّهْرَ الَّذِي قَدِمَ عَلَيْهِ فِي الْفَتْحِ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivâyet etti. (Dediki): Bana Muhammed b. Ebî Adiyy, İbni Avn'de\ı, o da Muhammed'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş) : Ümmü Süleym doğurduğu vakit bana : — Yâ Enes! Bu çocuğa bak! Sakın sen yarın sabah çiğnem yapması için Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürünceye kadar ona bir şey olmasın! dedi. Sabahleyin çocuğu götürdüm, bir de baktım Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bahçededir. Üzerinde Huveytî bir hamîsa olduğu halde fetih sırasında gelen develere damga vuruyor

Anas reported that Umm Sulaim gave birth to a child. She said to him:Anas, see that nothing is given to this child until he is brought to Allah's Apostle (ﷺ) in the morning, so that he should chew some dates and touch his palate with it. I went to him in the morning and he was in the garden at that time having the mantle of Jauniyya over him and he was bus in cauterising (the camels) which had been brought to him (as spoils of war) in victory (over the enemy)

Sahîh-i Müslim No. 5555 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يُحَدِّثُ أَنَّ أُمَّهُ، حِينَ وَلَدَتِ انْطَلَقُوا بِالصَّبِيِّ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُحَنِّكُهُ قَالَ فَإِذَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم فِي مِرْبَدٍ يَسِمُ غَنَمًا ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ وَأَكْثَرُ عِلْمِي أَنَّهُ قَالَ فِي آذَانِهَا ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b, Ca'fer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Hişânı b. Zeyd'den rivayet etti. (Demişki): Enes anlatırken dinledim ki, Annesi doğurduğu vakit çiğnem yapması için çocuğu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürmüşler. Enes demiş ki: Bir de baktık Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ağıldadır. Koyunlara damga vuruyor! Şu'be demiş ki: benim daha fazla bildiğime göre «kulaklarına» dedi

Anas reported that when his mother gave birth to a child they brought that child to Allah's Messenger (ﷺ) so that he might chew some dates and touch his palate with them. and Allah's Apostle (ﷺ) was at that time in the fold busy in cauterising the animals Shu'ba said:So far as I know (he was cauterising) their ears

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya