Sahîh-i Müslim: Kurbanlar Bölümü

59 hadis bulundu · sayfa 2/3

Sahîh-i Müslim No. 5084 Sahih

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ أَبِي حَبِيبٍ، عَنْ أَبِي الْخَيْرِ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَعْطَاهُ غَنَمًا يَقْسِمُهَا عَلَى أَصْحَابِهِ ضَحَايَا فَبَقِيَ عَتُودٌ فَذَكَرَهُ لِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ ضَحِّ بِهِ أَنْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ قُتَيْبَةُ عَلَى صَحَابَتِهِ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammed b. Rumh da riyâyet etti. (Dediki): Bize Leys, Yezîd b. Ebî Habib'den, o da Ebu'l-Hayr'dan, o da Ukbe b. Âmir'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına kurbanlık olarak dağıtmak üzere ona koyun vermiş. (O da dağıtmış da) Bir oğlak kalmış. Bunu Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e söyleyince: «Onu sen kurban et!» buyurmuşlar. Kuteybe hadîsteki ashab yerine sahabesi, dedi

Uqba b. 'Amir reported that Allah's Messenger (ﷺ) gave the gifts of goats to be distributed amongst his Companions. They sacrificed them, but a lamb of one year of age was left. (Someone) made a mention of that to the Messenger of Allah (ﷺ), whereupon he said:You sacrifice it

Sahîh-i Müslim No. 5085 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ بَعْجَةَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ عُقْبَةَ بْنِ عَامِرٍ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قَسَمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِينَا ضَحَايَا فَأَصَابَنِي جَذَعٌ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهُ أَصَابَنِي جَذَعٌ ‏.‏ فَقَالَ ‏ "‏ ضَحِّ بِهِ ‏"‏ ‏.‏

Bize Ebû Bekİr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Yezid b. Harun, Hişam Destevâî'den, o da Yahya b. Ebî Kesîr'den, o da Ba'cete'l-Cühenî'den, o da Ukbe b. Âmir El-Cüheni'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bizim aramızda kurbanları taksim etti de bana bir kuzu düştü. Ben : — Yâ Resûlallah! Bana bir kuzu düştü, dedim. «Onu kurban et!» buyurdular

Amir al-Juhani reported:Allah's Messenger (ﷺ) distributed sacrificial animals (amongst us for sacrificing them on 'Id al-Adha). So we sacrificed them. There fell to my lot a lamb of less than one year I said: Allah's Messenger, there has fallen to my lot a lamb (Jadha'a), whereupon he said: Sacrifice that

Sahîh-i Müslim No. 5086 Sahih

وَحَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - يَعْنِي ابْنَ حَسَّانَ - أَخْبَرَنَا مُعَاوِيَةُ، - وَهُوَ ابْنُ سَلاَّمٍ - حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، أَخْبَرَنِي بَعْجَةُ بْنُ عَبْدِ، اللَّهِ أَنَّ عُقْبَةَ بْنَ عَامِرٍ الْجُهَنِيَّ، أَخْبَرَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَسَمَ ضَحَايَا بَيْنَ أَصْحَابِهِ ‏.‏ بِمِثْلِ مَعْنَاهُ ‏.‏

{…} Abdullah b. Abdirrahmân Ed-Dârimî de rivayet etti. (Dediki); Bize Yahya (yâni İbni Hassan) rivayet etti. (Dediki): Bize Muâviye —ki bu zat İbni Sellâm'dır— haber verdi. (Dediki): Bana Yahya b. Ebî Kesîr rivayet etti. (Dediki): Bana Ba'ce b. Abdillah haber verdi. Ona da Ukbe b. Âmîr El-Cühenî haber vermiş ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashab arasında kurbanlar dağıtmış. Ravi yukarki hadis mânâsında rivayet etmiştir

This hadith has been transmitted on the authority of 'Uqba b. 'Amir al-Juhan with a slight change of wording

Sahîh-i Müslim No. 5087 Sahih

حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ ضَحَّى النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ ذَبَحَهُمَا بِيَدِهِ وَسَمَّى وَكَبَّرَ وَوَضَعَ رِجْلَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Avane, Katâde'den, o da Enes'den naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki beyaz ve boynuzlu koç kurban etti, onları kendi eliyle kesti, besmele çekti ve tekbir getirdi. Ayağını da boyunlarının üzerine koydu

Anas reported that Allah's Messenger (ﷺ) sacrificed with his own hands two horned rams which were white with black markings reciting the name of Allah and glorifying Him (saying Allah-o-Akbar). He placed his foot on their sides (while sacrificing)

Sahîh-i Müslim No. 5088 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِكَبْشَيْنِ أَمْلَحَيْنِ أَقْرَنَيْنِ قَالَ وَرَأَيْتُهُ يَذْبَحُهُمَا بِيَدِهِ وَرَأَيْتُهُ وَاضِعًا قَدَمَهُ عَلَى صِفَاحِهِمَا قَالَ وَسَمَّى وَكَبَّرَ ‏.‏

Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' Şu'be'den, o da Katâde'den, o da Eııes'den naklen haber verdi. Eries (şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj iki beyaz ve boynuzlu koç kurban etti. Ben kendisini onları eliyle keserken gördüm. Onu. ayağını herbirinin boynunun üzerine koyarken de gördüm. Besmele de çekti, tekbir de getirdi)

Anas reported that Allah's Messenger (ﷺ) sacrificed two horned rams of white colour with black markings over them. He also stated:I saw him sacrificing them with his own hand and saw him placing his foot on their sides, and recited the name of Allah and Glorified Him

Sahîh-i Müslim No. 5089 Sahih

وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَبِيبٍ، حَدَّثَنَا خَالِدٌ، - يَعْنِي ابْنَ الْحَارِثِ - حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنِي قَتَادَةُ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسًا، يَقُولُ ضَحَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏ بِمِثْلِهِ ‏.‏ قَالَ قُلْتُ آنْتَ سَمِعْتَهُ مِنْ أَنَسٍ قَالَ نَعَمْ ‏.‏

{…} Bize Yahya b. Habîb de rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid (yâni İbni Haris) rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (Dediki): Bana Katâde haber verdi. (Dediki): Enes'i şunu söylerken işittim. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj kurban etti... Yukarıki hadîs gibi rivayet etmiştir. Şu'be demiş ki: Ben (Katâde'ye) bunu Enes'den sen mi işittin? dedim. — Evet! cevâbını verdi

Shu'ba reported:Qatada informed me that he had heard Anas saying that Allah's Messenger (may peace be npon him) sacrificed (the horned rams) and like that. I said: Did you (Qatada) hear from Anas? He said. Yes

Sahîh-i Müslim No. 5090 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنِ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَيَقُولُ ‏ "‏ بِاسْمِ اللَّهِ وَاللَّهُ أَكْبَرُ ‏"‏ ‏.‏

{…} Bize Muhammed b. Müsennâ rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Ebî Adİyy Said'den, o da Katâde'den, o da Enes'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den yukarki hadîsin mislini rivayet etti. Yalnız o: «Bismillah! vaIlâhu ekber» diyordu, demiştir

This hadith has been transmitted on the authority of Anas with a slight variation of wording

Sahîh-i Müslim No. 5091 Sahih

حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ مَعْرُوفٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، قَالَ قَالَ حَيْوَةُ أَخْبَرَنِي أَبُو صَخْرٍ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ قُسَيْطٍ، عَنْ عُرْوَةَ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِكَبْشٍ أَقْرَنَ يَطَأُ فِي سَوَادٍ وَيَبْرُكُ فِي سَوَادٍ وَيَنْظُرُ فِي سَوَادٍ فَأُتِيَ بِهِ لِيُضَحِّيَ بِهِ فَقَالَ لَهَا ‏"‏ يَا عَائِشَةُ هَلُمِّي الْمُدْيَةَ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ اشْحَذِيهَا بِحَجَرٍ ‏"‏ ‏.‏ فَفَعَلَتْ ثُمَّ أَخَذَهَا وَأَخَذَ الْكَبْشَ فَأَضْجَعَهُ ثُمَّ ذَبَحَهُ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ بِاسْمِ اللَّهِ اللَّهُمَّ تَقَبَّلْ مِنْ مُحَمَّدٍ وَآلِ مُحَمَّدٍ وَمِنْ أُمَّةِ مُحَمَّدٍ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ ضَحَّى بِهِ ‏.‏

Bize Harun b. Ma'ruf rivayet etti. (Dediki): Bize Abdullah b. Vehb rivayet etti. (Dediki): Hayve şunu söyledi. Bana Ehû Sahr, Yezid b. Kusayf'dan, o da Urve b. Zübeyr'den, o da Âişe'deıı naklen haber verdi ki, Resûluîlah (Sallallahu Aleyhi ve Selleın) siyah içinde yere basan, siyah içinde yatan ve siyah içinde bakan boynuzlu bir koç (getirilmesini) emir buyurmuş. Ve kurban etmesi için kendisine (böyle bir) koç getirilmiş. Müteakiben Âişe'ye : «Yâ Âişe! Bıçağı getir !» demiş. Sonra : «Onu bîr taşla keskinle!» buyurmuşlar. O da dediğini yapmış. Sonra bıçağı almış ve koç'u tutarak yatırmış, sonra kesmiş. Ve : «Bismillah! Ey Allahım! Muhammed'den, ümmet-i Muhammed'den kabul eyle!» demiş ve onu kurban etmiş

A'isha reported that Allah's Messenger (ﷺ) commanded that a ram with black legs, black belly and black (circles) round the eyes should be brought to him, so that he should sacrifice it. He said to 'A'isha:Give me the large knife, and then said: Sharpen it on a stone. She did that. He then took it (the knife) and then the ram; he placed it on the ground and then sacrificed it, saying: Bismillah, Allah-humma Taqabbal min Muhammadin wa Al-i-Muhammadin, wa min Ummati Muhammadin (In the name of Allah," O Allah, accept [this sacrifice] on behalf of Muhammad and the family of Muhammad and the Umma of Muhammad

Sahîh-i Müslim No. 5092 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى الْعَنَزِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَتْ مَعَنَا مُدًى قَالَ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ أَعْجِلْ أَوْ أَرْنِي مَا أَنْهَرَ الدَّمَ وَذُكِرَ اسْمُ اللَّهِ فَكُلْ لَيْسَ السِّنَّ وَالظُّفُرَ وَسَأُحَدِّثُكَ أَمَّا السِّنُّ فَعَظْمٌ وَأَمَّا الظُّفُرُ فَمُدَى الْحَبَشَةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَأَصَبْنَا نَهْبَ إِبِلٍ وَغَنَمٍ فَنَدَّ مِنْهَا بَعِيرٌ فَرَمَاهُ رَجُلٌ بِسَهْمٍ فَحَبَسَهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِنَّ لِهَذِهِ الإِبِلِ أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ فَإِذَا غَلَبَكُمْ مِنْهَا شَىْءٌ فَاصْنَعُوا بِهِ هَكَذَا ‏"‏ ‏.‏

Bize Muhammed b. Müsennâ El-Anezî rivayet etti, (Dediki): Bize Yahya b. Saîd, Süfyan'dan rivayet etti. (Demişki): Bana babam, Abâye b. Rifâa b. Rafi', b. Hadîc'den, o da Rafi'. b. Hadîc'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Dedim ki : — Yâ Resûlallah! Biz yarın düşmanla karşılaşacağız. Halbuki yanımızda bıçak yok. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Aceîe et, yahut öidür! Eğer bir şey kanı akıtır. Ve (hayvanın) üzerine besmele çekilirse ye! Yalnız dişle tırnak müstesna. Sana anlatayım. Diş kemîktir. Tırnağa gelince (o da) Habeşlilerin bıçağıdır.» buyurdular. Deve ve koyun yağması ele geçirdik dt\ onlardan bir deve kaçtı. Derken bir adam ona ok atarak durdurdu. Bunun üzerine Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hakikaten bu develerin vahşî hayvanların kaçışı gibi bir kaçışı var. Onlardan bir şey size galebe çaldımı, ona işte böyle yapın!» buyurdular

Rafi' b. Khadij is reported to have said:Allah's Messenger, we are going to encounter the enemy tomorrow, but we have no knives with us. Thereupon Allah's Messenger (ﷺ) said: Make haste or be careful (in making arrangements for procuring knives) which would let the blood flow (and along with it) the name of Allah is also to be recited. Then eat, but not the tooth or nail. And I am going to tell you why it is not permissible to slaughter the animal with the help of tooth and bone; and as for the nail. it is a bone, and the bone is the knife of Abyssinians. He (the narrator) said: There fell to our lot as spoils of war camels and goats, and one of the camels among them became wild. A person (amongst usl struck It with an arrow which brought it under control. whereupon Allah's Messenger (ﷺ) said: This camel became wild like wild animals, so if you find any animal getting wild, you do the same with that

Sahîh-i Müslim No. 5093 Sahih

وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِذِي الْحُلَيْفَةِ مِنْ تِهَامَةَ فَأَصَبْنَا غَنَمًا وَإِبِلاً فَعَجِلَ الْقَوْمُ فَأَغْلَوْا بِهَا الْقُدُورَ فَأَمَرَ بِهَا فَكُفِئَتْ ثُمَّ عَدَلَ عَشْرًا مِنَ الْغَنَمِ بِجَزُورٍ ‏.‏ وَذَكَرَ بَاقِيَ الْحَدِيثِ كَنَحْوِ حَدِيثِ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ ‏.‏

Bize İshak b. İbrahim de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki haber verdi. (Dediki): Bize Süfyan b. Saîd b. Mesrûk, babasından, o da Abâye b. Rifâa b. Râfi b. Hadîc'den. o da Râfi' b. Hadîc'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'le birlikte Tihâme'den (Madrid) Zülhuleyfe'de idik. Ve birkaç koyunla deve ele geçirdik. Derken cemâat acele ederek onlarla çömlekleri kaynattılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendiimiz de emir vererek çömlekler döküldü, sonra on koyun yerine bir deve yavrusu verdi. Râvi hadîsin geri kalanur: Yahya b. Saîd'in hadîsi gibi anlatmıştır

Rafi' b. Khadij reported:While we were with Allah's Messenger (may peace he upon him) in Dhu'I-Hulaifa in Tihama, we got hold of goats and camels. Some persons (amongst us) made haste and boiled (the flesh of goats and camels) in their earthen pots. He then commanded and these were turned over; then he equalised ten goats for a camel. The rest of the hadith is the same

Sahîh-i Müslim No. 5094 Sahih

وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ، عَنْ جَدِّهِ، رَافِعٍ ثُمَّ حَدَّثَنِيهِ عُمَرُ بْنُ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ، رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ عَنْ جَدِّهِ، قَالَ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى فَنُذَكِّي بِاللِّيطِ وَذَكَرَ الْحَدِيثَ بِقِصَّتِهِ وَقَالَ فَنَدَّ عَلَيْنَا بَعِيرٌ مِنْهَا فَرَمَيْنَاهُ بِالنَّبْلِ حَتَّى وَهَصْنَاهُ ‏.‏

Bize İbni Ebi Ömer de rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyâıı, İsmail b. Müslim'den, o da Saîd b. Mesrûk'dan, o da Abâye'den, o da dedesi Rafri' den naklen rivayet etti. Sonra bu hadîsi bana Ömer b. Saîd b. Mesrûk babasından, o da Abâye b. Rifâa b. Râfî b. Hadîc'den, o da dedesinden naklen rivayet etti. Şöyle demiş : — Yâ Resûlallah! Biz yarın düşmanla karşılaşacağız. Halbuki yanımızda bıçak yok. Kamış kabuklarıyla keselim mi? dedik. Râvi hadisi kıssasıyla hikâye etmiştir: «O hayvanlardan biri elimizden kaçtı da. ona ok attık ve yere serdik demiş

Rafi' b. Khadij reported from his grandfather that he said:Allah's Messenger, we are going to encounter the enemy tomorrow, but we do not have long knives with us, should we then slaughter them with the peel of the reed? The rest of the hadith is the same. (And at the end the words are):" A camel became wild (and got out of our control). We attacked it with arrows until we made it fall down

Sahîh-i Müslim No. 5095 Sahih

وَحَدَّثَنِيهِ الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ الْحَدِيثَ إِلَى آخِرِهِ بِتَمَامِهِ وَقَالَ فِيهِ وَلَيْسَتْ مَعَنَا مُدًى أَفَنَذْبَحُ بِالْقَصَبِ

{…} Bana hu hadisi Kasım b. Zekeıiyya da rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Ali, Zâide'deıı, o da Saîd b. Mesrûk'dan bu isnadla bu hadîsi sonuna kadar tamamiyle rivayet etti. Ve bu hadîste : «Yanımızda bıçak yok; kamışla keseiim mi?» dedi

This hadith has been narrated on the authority of Sa'id b. Masruq with the same chain of transmitters with a slight variation of words

Sahîh-i Müslim No. 5096 Sahih

وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْوَلِيدِ بْنِ عَبْدِ الْحَمِيدِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، أَنَّهُ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّا لاَقُو الْعَدُوِّ غَدًا وَلَيْسَ مَعَنَا مُدًى وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَلَمْ يَذْكُرْ فَعَجِلَ الْقَوْمُ فَأَغْلَوْا بِهَا الْقُدُورَ فَأَمَرَ بِهَا فَكُفِئَتْ وَذَكَرَ سَائِرَ الْقِصَّةِ ‏.‏

Bize Muhammed h. Velid b. Abdülhamîd dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Ca'fer rivayet vili. (Dediki): — Yâ Resûlallah: Biz yarın düşnianla karşılaşacağız. Halbukî yanımızda bıçak yoktur... demiş. Râvi hadisi hikâye etmiş, yalnız: «Cemâa. acele ederek onlarla çömlekleri kaynattılar. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz de emir vererek çömlekler döküldü» cümlesini anmamış; kıssanın diğer yerlerini söylemiştir

Rafi' b. Khadij reported that he said:Allah's Messenger, we are going to encounter the enemy tomorrow. and we do not have large knives with us. The rest of the hadith is the same, but no mention is made of this:" The people hastened and they boiled (flesh) in the earthen pots. He (the Holy Prophet), cammanded and these were turned over and the narrator narrated the whole event

Sahîh-i Müslim No. 5097 Sahih

حَدَّثَنِي عَبْدُ الْجَبَّارِ بْنُ الْعَلاَءِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ أَبِي عُبَيْدٍ، قَالَ شَهِدْتُ الْعِيدَ مَعَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ فَبَدَأَ بِالصَّلاَةِ قَبْلَ الْخُطْبَةِ وَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَانَا أَنْ نَأْكُلَ مِنْ لُحُومِ نُسُكِنَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏

Bana Abdü'I-Cebbâr b. Alâ: rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân rivayet etti. (Dediki): Bize Zührî. Ebû Ubeyd'den rivayet etti. Şöyle demiş: Bayramda Ali b. Ebî Tâüb ile birlikte bulundum. Hutbeden önce namazdan (işe) başladı ve : «Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurbanlarımızın etlerinden yemeyi bize yasak etti.» dedi

Abu Ubaid reported:I was with 'Ali b. Abi Talib on the occasion of the 'Id day. He started with the 'Id prayer before delivering the sermon, and said: Allah's Messenger (ﷺ) forbade us to eat the flesh of our sacrificial animals beyond three days

Sahîh-i Müslim No. 5098 Sahih

حَدَّثَنِي حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، حَدَّثَنِي أَبُو عُبَيْدٍ، مَوْلَى ابْنِ أَزْهَرَ أَنَّهُ شَهِدَ الْعِيدَ مَعَ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ قَالَ ثُمَّ صَلَّيْتُ مَعَ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ - قَالَ - فَصَلَّى لَنَا قَبْلَ الْخُطْبَةِ ثُمَّ خَطَبَ النَّاسَ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَدْ نَهَاكُمْ أَنْ تَأْكُلُوا لُحُومَ نُسُكِكُمْ فَوْقَ ثَلاَثِ لَيَالٍ فَلاَ تَأْكُلُوا ‏.‏

Bana Harmele b. Yahya rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yûnus, İbni Şihab'dan rivayet etti. (Demişki): Bana İbni Ezher'in azatlısı Ebû Ubeyd rivayet etti ki, kendisi bayramda Ömer b. Hattâb ile bulunmuş. (Dediki): Sonra Ali b. Ebî Tâlib'Ie birlikte bayram namazı kıldım. Bize namazı hutbeden önce kıldırdı. Sonra cemaata hutbe okuyarak: — Şüphesiz Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç gecenin üstünde (kalan) kurban etlerinizi yemeyi size yasak etmiştir. O halde yemeyin! dedi

Abu 'Ubaid, the freed slave of Ibn Azhar, reported that he said 'Id (prayer) with Umar b. al-Khattab, and then said the 'Id (prayer) with 'Ali b. Abu Talib. He (the narrator further) reported:He led us in prayer before delivering the sermon and then addressed the people saying: Allah's Messenger (ﷺ) has forbidden you to eat the flesh of your sacrificial animals beyond three nights, so do not eat that

Sahîh-i Müslim No. 5099 Sahih

وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَخِي ابْنِ شِهَابٍ، ح وَحَدَّثَنَا حَسَنٌ الْحُلْوَانِيُّ، حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، كُلُّهُمْ عَنِ الزُّهْرِيِّ، بِهَذَا الإِسْنَادِ مِثْلَهُ ‏.‏

{…} Bana Züheyr b. Harb de rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize İbııi Şihab'ın kardeşi oğlu rivayet etti. H. Bize Hasen EI-Hulvânî de rivayet etti. (Dediki): Bize Yâkub b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize babam, Sâlih'den rivayet etti. H. Bize Abd b. Humeyd dâhi rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzak haber verdi. (Dediki): Bize Ma'mer haber verdi. Bu râvilerin hepsi Zühri'deıı bu isiıâdla bu hadîsin mislini rivayet etmişlerdir. Kurban etinin 3 günden sonra yasağı neshedildi 1971 ve 1972 nolu hadisleri de mutlaka oku ! İzah 1972 de

This hadith has been narrated on the authority of Zuhri with the same chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5100 Sahih

وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَخْبَرَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ ‏ "‏ لاَ يَأْكُلْ أَحَدٌ مِنْ لَحْمِ أُضْحِيَّتِهِ فَوْقَ ثَلاَثَةِ أَيَّامٍ ‏"‏ ‏.‏

Bize Kuteybe b. Saîd rivayet etti. (Dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bana Muhammed h. Rumh da rivayet etti. (Dediki): Bize Leys, Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi ki : «Hiç bir kimse üç günden yukarı kurbanının etinden yemesin!» buyurmuşlar

Ibn 'Umar reported Allah's Apostle (ﷺ) having said:None of you should eat the flesh of his sacrificial animal beyond three days

Sahîh-i Müslim No. 5101 Sahih

وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ، بْنُ رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، أَخْبَرَنَا الضَّحَّاكُ، - يَعْنِي ابْنَ عُثْمَانَ - كِلاَهُمَا عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ اللَّيْثِ ‏.‏

{…} Bana Muhammed b. Hatim de rivayet etti. (Dediki): Bize Yahya b. Said, İbn-i Cüreyc'den rivayet etti. H. Bana Muhammed b. Râfi' dahi rivayet etti. (Dediki): Bize İbn-i Ebî Füdeyk rivayet etti. (Dediki): Bize Dahhak (yâni îbn-i Osman) haber verdi. Her iki râvi Nâfi'den, o da İbn-i Ömer'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Leys'in hadîsi gibi rivayette bulunmuşlardır

This hadith has been narrated on the authority of Ibn Umar through another chain of transmitters

Sahîh-i Müslim No. 5102 Sahih

وَحَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عُمَرَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، قَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ حَدَّثَنَا وَقَالَ عَبْدٌ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نَهَى أَنْ تُؤْكَلَ لُحُومُ الأَضَاحِي بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏ قَالَ سَالِمٌ فَكَانَ ابْنُ عُمَرَ لاَ يَأْكُلُ لُحُومَ الأَضَاحِيِّ فَوْقَ ثَلاَثٍ ‏.‏ وَقَالَ ابْنُ أَبِي عُمَرَ بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏

Bize İbn-i Ebî Ömer ile Abd b. Humeyd de rivayet ettiler. (İbn-i Ebî Ömer bize rivayet etti tâbirini kullandı. Abd bize Abdürrezzak haber verdi, dedi.) (Demişki): Bize Ma'mer, Zührî'den, o da Sâlim'den, o da İbn-i Ömer'den naklen haber verdi ki, Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerinin yemesini yasak etmiş. Salim şöyle demiş: «Bundan dolayı İbn-i Ömer üç günün üzerinde kalan kurban etlerini yemezdi.» İbn-i Ebî Ömer: «Üç geceden sonra» dedi. Kurban etinin 3 günden sonra yasağı neshedildi 1971 ve 1972 nolu hadisleri de mutlaka oku ! Metinle ilgili İzah 1972 de Bu sayfadaki izahat isnad'a dairdir, isnad terimlerini bilmiyor iseniz okumayın! Birinci hadîsin senedi hakkında Kaadî İyâd şunları söylemiştir: «Bu hadîsin Süfyan'dan rivayetinde hadîs ulemasmca ref edip etmediği hususunda illet vardır. Çünkü Süfyan'ın ashabı hafızlar onu merfu' olarak rivayet etmemişlerdir. Onun için de Buhârî onu Süfyan'ın rivayetinden değil de, başkasının tarikinden rivayet etmiştir.» Dare Kutni de: «Bu hadîs Abdu'l-Cebbâr b. A'la’nın vehmettiği hadîslerdendir. Çünkü Alî b. Metînî ile Ahmed b. Hanbel, Ka'nebî, Ebû Hayseme, Ishâk ve başkaları onu îbn-i Uyeyne'den mevkuf olarak rivayet etmişlerdir. Ama hadîsin merfu şekli Zührî'den Süfyan'ın tarikinden başka bir tarikle sahihtir. Bu hadîsi Salih, Yûnus, Ma'mer, Zebîdî ve Mâlik Cüveyriye'nin rivayetinden ref etmişler. Onu hepsi Zührî'den merfu' olarak rivayette bulunmuşlardır.» diyor. Bunun üzerine Nevevî de : «Her halü kârda hadîsin metni sahihtir.» demiştir

Ibn 'Umar reported that Allah's Messenger (ﷺ) forbade that the flesh of sacrificial animals be eaten beyond three (days) Salim (son of Ibn Umar) said:Ibn 'Umar did not eat the flesh of the sacrificial animals beyond three (days). Ibn Abu 'Umar said:" Beyond three days

Sahîh-i Müslim No. 5103 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الْحَنْظَلِيُّ، أَخْبَرَنَا رَوْحٌ، حَدَّثَنَا مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ، أَبِي بَكْرٍ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ وَاقِدٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ أَكْلِ لُحُومِ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لِعَمْرَةَ فَقَالَتْ صَدَقَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ تَقُولُ دَفَّ أَهْلُ أَبْيَاتٍ مِنْ أَهْلِ الْبَادِيَةِ حِضْرَةَ الأَضْحَى زَمَنَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ ادَّخِرُوا ثَلاَثًا ثُمَّ تَصَدَّقُوا بِمَا بَقِيَ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ النَّاسَ يَتَّخِذُونَ الأَسْقِيَةَ مِنْ ضَحَايَاهُمْ وَيَحْمِلُونَ مِنْهَا الْوَدَكَ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وَمَا ذَاكَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَهَيْتَ أَنْ تُؤْكَلَ لُحُومُ الضَّحَايَا بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ إِنَّمَا نَهَيْتُكُمْ مِنْ أَجْلِ الدَّافَّةِ الَّتِي دَفَّتْ فَكُلُوا وَادَّخِرُوا وَتَصَدَّقُوا ‏"‏ ‏.‏

Bize İshâk b. İbrahim El-Hanzalî rivayet etti. (Dediki): Bize Ravh haber verdi. (Dediki): Bize Mâlik, Abdullah b. Ebî Bekr'den, o da Abdullah b. Vâkıd'dan naklen rivayet etti. (Şöyle demiş): Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) üç geceden sonra kurban etlerini yemekten nehiy buyurdu. Abdullah b. Ebî Bekir (Demişki): Ben bunu Amra'ya andım da: Doğru söylemiş! Ben Âişe'yî şunu söylerken işittim, dedi. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bayram günü çöl halkından haymenisinler seğirtip gittiler de ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Üç gece (et) biriktirin, sonra kalanı tasadduk edin!» buyurdu. Bundan bir müddet sonra ashab : — Yâ Resûlallah! İnsanlar su tulumlarını kurbanlarından yapıyor. Onların yağını eritiyorlar, dediler. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ne o?» diye sordu. — Sen kurban etlerinin üç geceden sonra yenmesini yasak ettin, dediler. Bunun üzerine: «Ben size ancak şu seyîrtip giden zayıf bedevilerden dolayı men ettim. Artık yeyîn, biriktirin ve tasadduk edin!» buyurdular. İzah 1972 de

Abdullah b. Waqid reported:Allah's Messenger (ﷺ) forbade (people) to cat the flesh of sacrificed animals beyond three days. Abdullah b. Abu Bakr said, I made a mention of that to 'Amra, whereupon she said: He has told the truth, for I heard 'A'isha say: The poor among the people of the desert come (to the towns) on the occasion of Id al-Adha during the lifetime of Allah's Messenger (ﷺ). Upon this Allah's Messenger (ﷺ) said: Retain with you (the flesh) sufficing for three (days), and whatever is left out of that give in charity. After this. they (the Muslims) said: Allah's Messenger, the people make waterskins with the (hides) of their sacrificed animals and they melt fat out of them. Thereupon he said. What the then? They said: You forbade (us) to eat the flesh of sacrificial animals beyond threoq (days), whereupon he said: I forbade you for those (poor persons) who flocked (to the towns on this occasion for getting meat) but now when (this situation has improved) you may eat, preserve and give -in charity

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya