285 hadis bulundu · sayfa 10/15
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ زِيَادِ بْنِ جُبَيْرٍ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى ابْنِ عُمَرَ - رضى الله عنهما - فَقَالَ إِنِّي نَذَرْتُ أَنْ أَصُومَ يَوْمًا فَوَافَقَ يَوْمَ أَضْحَى أَوْ فِطْرٍ . فَقَالَ ابْنُ عُمَرَ رضى الله عنهما أَمَرَ اللَّهُ تَعَالَى بِوَفَاءِ النَّذْرِ وَنَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَوْمِ هَذَا الْيَوْمِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebû Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Veki', İbni Avn'dan, o da Ziyâd b. Cübeyr'den naklen rivayet eyledi. Ziyad şöyle demiş: Bir adnm îbni Ömer (Radiyallahû anhüma)'ya gelerek : — «Ben, bir gün oruç tutmaya nezrettim, o da kurban yahut ramazan bayramına rastladı.» dedi. İbni Ömer (Radiyallahû anhûma): — «Allah Teâlâ nezrin ifa edilmesini emir buyurmuştur. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ise bu gün oruç tutmayı yasak etti.» cevabını verdi. İzah 1140 ta
Ziyad b. Jubair reported that a person came to Ibn 'Umar (Allah be pleased with them) and said:I had taken a vow that I would fast on the day (but it accidentally) synchronises with the day of Adha or the day of Fitr. Thereupon Ibn 'Umar (Allah be pleased with him) said: Allah, the Exalted, has commanded fulfilling of the vow, but the Messenger of Allah (ﷺ) has forbidden the observance of fast on this day
وَحَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا أَبِي، حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ سَعِيدٍ، أَخْبَرَتْنِي عَمْرَةُ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - قَالَتْ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صَوْمَيْنِ يَوْمِ الْفِطْرِ وَيَوْمِ الأَضْحَى .
Bize îbni Numeyr rivayet etti. (Dediki) Bize Sa'd b. Saîd rivayet etti. (Dediki) Bana Amra, Âişe (Radiyallahu anha)'dan naklen haber verdi. Âişe : «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) iki oruçtan (yani: Ramazan bayramı ile Kurban bayramı gönleri oruç tutmaktan nehiy buyurdular.» demiş)
A'isha (Allah be pleased with her) said that the Prophet (ﷺ) forbade to observe fast on two days-the day of Fitr and the day of Adha
وَحَدَّثَنَا سُرَيْجُ بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَخْبَرَنَا خَالِدٌ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ، عَنْ نُبَيْشَةَ، الْهُذَلِيِّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَيَّامُ التَّشْرِيقِ أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ " .
Bize, Süreye b. Yûnus rivayet etti.. (Dediki): Bize Hüşeym rivayet etti. (Dediki): Bize Hâlid, Ebu'l-Melih'den, o da Nubeyşetül-Hüzeli'den naklen haber verdi. Nübeyşe şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Teşrik günleri yeyip içme günleridir, buyurdular
Nubaisha al-Hudhali reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:The days of Tashriq are the days of eating and drinking
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - يَعْنِي ابْنَ عُلَيَّةَ - عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، حَدَّثَنِي أَبُو قِلاَبَةَ، عَنْ أَبِي الْمَلِيحِ، عَنْ نُبَيْشَةَ، قَالَ خَالِدٌ فَلَقِيتُ أَبَا الْمَلِيحِ فَسَأَلْتُهُ فَحَدَّثَنِي بِهِ، فَذَكَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِ حَدِيثِ هُشَيْمٍ وَزَادَ فِيهِ " وَذِكْرٍ لِلَّهِ " .
{…} Bize Muhammed b. Abdillah b. Numeyr rivayet etti. (Dediki) Bize İsmail yani İbni Uleyye, Hâlid-i Hazzâ'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ebî Kılâbe, Ebûl-Melih'den, o da, Nübeyşe'den naklen rivayet eyledi. Hâlid Demişki: Ben, Ebul-Melih'e rastladunda sordum, bu hadisi bana o anlattı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen Hüşeym hadîsi gibi rivayette bulundu, o: «Bir de Allah için zikir günleridir.» ibaresini ziyâde eyledi. İzah 1142 de
Nabaisha reported that Khalid said:I met Abu Malih and asked him and he narrated it to me from the Messenger of Allah (ﷺ). a hadith like one (narrated above) with this addition:" And remembrance of Allah
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَابِقٍ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ طَهْمَانَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنِ ابْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ حَدَّثَهُ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بَعَثَهُ وَأَوْسَ بْنَ الْحَدَثَانِ أَيَّامَ التَّشْرِيقِ فَنَادَى " أَنَّهُ لاَ يَدْخُلُ الْجَنَّةَ إِلاَّ مُؤْمِنٌ . وَأَيَّامُ مِنًى أَيَّامُ أَكْلٍ وَشُرْبٍ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Muhammed b. Sabık rivayet etti. (Dediki) Bize İbrahim b. Tahman Ebu'z-Zubeyr'den o da İbn-i Ka'b b. Malik'den o da babasından naklen rivayet etti ki, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) babasını Evs b. Hadesan ile birlikte teşrik günlerinde (halk arasına) göndermiş, o da: — «Cennete mü'minden başka kimse girmeyecektir. Mina günleri yeyip içme günleridir.» diye nida etmiş
Ibn Ka'b b. Malik reported on the authority of his father that the Messenger of Allah (ﷺ) sent him and Aus b. Hadathan during the days of Tashriq to make this announcement:None but the believer would be admitted into Paradise, and the days of Mina' are the days meant for eating and drinking
وَحَدَّثَنَاهُ عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ، بْنُ طَهْمَانَ بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ فَنَادَيَا .
{…} Bize, bu hadisi Abd b. Humeyd dahî rivayet etti. (Dediki) Bize Ebû Amir, Abdülmelik b. Amr rivayet etti. (Dediki) Bize İbrâhim b. Tahman bu isnâdla rivayette bulundu. Yalnız o : «İkisi de nida ettiler;» demiştir. İzah için buraya tıklayın
This hadith has been narrated on the authority of Ibrahim b. Tahman with the same chain of transmitters but with this variation that he said:Both of them made the announcement
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ، بْنِ عَبَّادِ بْنِ جَعْفَرٍ سَأَلْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - وَهُوَ يَطُوفُ بِالْبَيْتِ أَنَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَنْ صِيَامِ يَوْمِ الْجُمُعَةِ فَقَالَ نَعَمْ وَرَبِّ هَذَا الْبَيْتِ .
Bize Amru'n-Nâkıd rivayet etti. (Dediki): Bize Sufyân b. Uyeyne, Abdülhamid b. Cübeyr'den, o da Muhammed b. Abbâd b. Ca'fer'den naklen rivayet etti. (Demişki): Câbir b. Abdullah (Radiyallahu anhuma)'ya Kabe'yi tavaf ederken: — «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cuma günü oruç tutmaktan nehi buyurdu mu ? diye sordu. — «Evet, şu beytin Rabbine yemin olsun (nehyetti.) dedi
Muhammad b. 'Abbas b. Ja'far reported:I asked Jabir b. 'Abdullah (Allah be pleased with both of them) as he was circumambulating the House (Ka'ba) whether the Messenger of Allah (ﷺ) had forbidden the fasting on Friday, whereupon he said: Yes, by the Lord of this House
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي عَبْدُ الْحَمِيدِ، بْنُ جُبَيْرِ بْنِ شَيْبَةَ أَنَّهُ أَخْبَرَهُ مُحَمَّدُ بْنُ عَبَّادِ بْنِ جَعْفَرٍ، أَنَّهُ سَأَلَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ - رضى الله عنهما - بِمِثْلِهِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .
{…} Bize Muhammed b. Râfi' rivayet etti. (Dediki) Bize Abdurrazzak rivayet etti. (Dediki) Bize îbni Cüreyc haber verdi (Dediki) Bana Abülhamid b. Cübeyr b. Şeybe haber verdi. Ona da Muhammed b. Abbad b. Ca'fer haber vermiş ki, kendisi Cabir b. Abdullah (Rtidiyallahû anh)'a sormuş, (o da) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dan yukarki hadîsin mislini rivayet etmiş. İzah için buraya tıklayın
Muhammad b. 'Abbas b. Ja'far reported that he asked Jabir b. Abdullah (Allah be pleased with them), whether he had heard like this from the Messenger of Allah (ﷺ)
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - أَخْبَرَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَصُمْ أَحَدُكُمْ يَوْمَ الْجُمُعَةِ إِلاَّ أَنْ يَصُومَ قَبْلَهُ أَوْ يَصُومَ بَعْدَهُ " .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki) Bize Hafs ile Ebû Muâviye, A'meş'den rivayet ettiler. H. Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. Lafız onundur. (Dediki) Bize Ebû Muâviye, A'meş'den, o da . Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan naklen haber verdi. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Hiç biriniz Cuma günü oruç tutmasın. Ancak ondan önce yahut sonra oruç tutarsa o başka.» buyurdular
Abu Huraira (Allah be pleased with him) reported the Messenger of Allah (ﷺ) as saying:None among you should observe fast on Friday, but only that he observes fast before it and after it
وَحَدَّثَنِي أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا حُسَيْنٌ، - يَعْنِي الْجُعْفِيَّ - عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، - رضى الله عنه - عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَخْتَصُّوا لَيْلَةَ الْجُمُعَةِ بِقِيَامٍ مِنْ بَيْنِ اللَّيَالِي وَلاَ تَخُصُّوا يَوْمَ الْجُمُعَةِ بِصِيَامٍ مِنْ بَيْنِ الأَيَّامِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ فِي صَوْمٍ يَصُومُهُ أَحَدُكُمْ " .
Bana Ebû Kureyb rivayet etti. (Dediki) Bize Hüseyin yani Cû'fi, Zâide'den, o da Hişâm'dan-, o da İbni Sîrin'den, o da Ebû Hureyre (Radiyallahû anh)'dan, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Geceler arasından cuma gecesini nafile oruç için tahsis etmeyin. Ancak birinizin tutmakda olduğu orucuna tesaadüf ederse o başka.» buyurmuşlar
Abu Huraira (Allah be pleased with him) reported Allah's Apostle (ﷺ) as saying:Do not single out the night (preceding) Friday among the nights for prayer and do not single out Friday among days for fasting but only when anyone among you is accustomed to fast (on dates) which coincide with this day (Friday)
حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا بَكْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُضَرَ - عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ بُكَيْرٍ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، - رضى الله عنه - قَالَ لَمَّا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { وَعَلَى الَّذِينَ يُطِيقُونَهُ فِدْيَةٌ طَعَامُ مِسْكِينٍ} كَانَ مَنْ أَرَادَ أَنْ يُفْطِرَ وَيَفْتَدِيَ . حَتَّى نَزَلَتِ الآيَةُ الَّتِي بَعْدَهَا فَنَسَخَتْهَا .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (Dediki) Bize Bekir yani İbni Mudar, Amr b. Haris'den, o da Bükeyr'den, o da Seleme'nin azatlısı Yezîd'den, o da Selemetübnü Ekvâ' (Radîyallahû anh)'dan naklen rivayet eyledi. Seleme şöyle demiş: «Şu (orucu takat getiremiyenlerin bir fakir doyuracak fidye vermeleri icab [ Bakara 184 ] eder) âyet-i kerîmesi nazil olduktan sonra dileyen oruç tutmaz da fidye verirdi. Nihayet ondan sonraki âyet indi de bunu neshetti.»
Salama b. Akwa' (Allah be pleased with him) reported that when this verse was revealed:"And as for those who can fast (but do not) expiation is the feeding of a needy person" (ii. 183), (he who liked to observe fast did observe it) and he who felt reluctant to observe it ate and expiated till the verse was revealed which abrogated it
حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ سَوَّادٍ الْعَامِرِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ، الْحَارِثِ عَنْ بُكَيْرِ بْنِ الأَشَجِّ، عَنْ يَزِيدَ، مَوْلَى سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ عَنْ سَلَمَةَ بْنِ الأَكْوَعِ، - رضى الله عنه - أَنَّهُ قَالَ كُنَّا فِي رَمَضَانَ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ شَاءَ صَامَ وَمَنْ شَاءَ أَفْطَرَ فَافْتَدَى بِطَعَامِ مِسْكِينٍ حَتَّى أُنْزِلَتْ هَذِهِ الآيَةُ { فَمَنْ شَهِدَ مِنْكُمُ الشَّهْرَ فَلْيَصُمْهُ}
Bana Amr b. Sevvâd EI-Amiri rivayet etti. (Dediki) Bize Abdullah b. Vehb haber verdi. (Dediki) Bize Amr b. Haris, Bukeyr b. Eşece'den, o da Selemetü'bnü Ekvâ'nin azatlısı Yezîd'den, o da Selemetü'bnü Ekva' (Radiyallahû mıh)'dan naklen haber verdi ki şöyle demiş: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) devrinde Ramazanda bizden dileyen oruç tutar, dileyen tutmaz da bir fakir doyuracak fidye verirdi. Nihayet şu âyet-i kerîme nazil oldu: (Sizden hor kim bu ay'a yetişirse onun orucunu tutsun.» [ Bakara)
Salama b. Akwa' reported:We, during the lifetime of the Messenger of Allah (ﷺ), in one month of Ramadan (observed fast according to our liking). He who wished to fast lasted and he who wished to break broke it and fed a needy person as an expiation 1544 till this verse was revealed:" He who witnesses among you the month (of Ramadan) he should observe fast during it" (ii)
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُونُسَ، حَدَّثَنَا زُهَيْرٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي، سَلَمَةَ قَالَ سَمِعْتُ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - تَقُولُ كَانَ يَكُونُ عَلَىَّ الصَّوْمُ مِنْ رَمَضَانَ فَمَا أَسْتَطِيعُ أَنْ أَقْضِيَهُ إِلاَّ فِي شَعْبَانَ الشُّغُلُ مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَوْ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Ahmed b. Abdillah b. Yûnus rivayet etti. (Dediki) Bize Züheyr rivayet etti.. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd, Ebû Seleme'den rivayet etti. Ebû Seleme şöyle demiş : Ben, Âişe (Radiyallahu anha)'yi şunları söylerken işittim: «Bazen üzerinde ramazandan kalma oruç borcu olurdu da onu Şa'ban'dan başka zamanlarda kaza edemezdim. Meşguliyetim Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'den ileri gelirdi - yahut Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile meşgul olurdum- »
Abu Salama reported:I heard 'A'isha (Allah be pleased with her) as saying: I had to complete some of the fasts of Ramadan, but I could not do it but during the month of Sha'ban due to my duties to the Messenger of Allah (ﷺ) or with the Messenger of Allah (ﷺ)
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ الزَّهْرَانِيُّ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ، بْنُ بِلاَلٍ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ غَيْرَ أَنَّهُ قَالَ وَذَلِكَ لِمَكَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
{…} Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki) Bize Bişr b. Ömer Ez-Zehrâni haber verdi. (Dediki) Bana Süleyman b. Bilâl rivayet etti. (Dediki) Bize Yahya b. Saîd bu isnâdla rivayette bulundu, yalnız o: «Bu vaziyet Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den ileri geliyordu.» demiş
This hadith is narrated on the authority of Yahya b. Sa'id with the same chain of transmitters but with this variation that he said that ('A'isha did not observe fast but in Sha'ban) out of regard for the Messenger of Allah (ﷺ)
وَحَدَّثَنِيهِ مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، حَدَّثَنِي يَحْيَى، بْنُ سَعِيدٍ بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ فَظَنَنْتُ أَنَّ ذَلِكَ لِمَكَانِهَا مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . يَحْيَى يَقُولُهُ .
{…} Bana, bu hadîsi Muhammed b. Rafi* dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Abdürrazzâk rivayet etti. (Dediki) Bize İbni Güreye haber verdi. (Dediki) Bana Yahya b, Saîd bu isnâdla rivayette bulundu ve: «Zannederim (bu onun Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile meşgul bulunmasından olacak) sözünü Yahya söylüyordu.» dedi
In another version of the previous hadith, the words are:" Yahya said: I think it was due to the regard for the Messenger of Allah (ﷺ)
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، ح وَحَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، كِلاَهُمَا عَنْ يَحْيَى، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَلَمْ يَذْكُرَا فِي الْحَدِيثِ الشُّغْلُ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
{…} Bize Muhammedü'bnü'l-Müsennâ rivayet etti (Dediki) Bize Abdülvahhâb rivayet etti. H. Bize Amru'n-Nâkıd dahi rivayet etti. (Dediki) Bize Süfyân rivayet etti. Her iki ravi Yahya'dan bu isnâdla rivayette bulunmuş yalnız hadîsde «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile meşgul olurdum.» cümlesini zikretmemişlerdir
This hadith is reported on the authority of Yahya with the same chain of transmitters but no mention is made of the duty to the Messenger of Allah (ﷺ)
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي عُمَرَ الْمَكِّيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّهَا قَالَتْ إِنْ كَانَتْ إِحْدَانَا لَتُفْطِرُ فِي زَمَانِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَا تَقْدِرُ عَلَى أَنْ تَقْضِيَهُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى يَأْتِيَ شَعْبَانُ .
Bana Muhammed b. Ebî Ömer El-Mekkî rivayet etti. (Dediki) Bize Abdülazîz b. Muhammed Ed-Derâverdi, Yezîd b. Abdillah b. Had'dan, o da Muhammed b. İbrahim'den o da Ebû Selemete'bni Abdurrahman'dan, o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan neklen rivayet etti. Aişe şöyle demiş: G«erçekten bizden birimiz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında bazan oruç tutamaz da Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber bulunmak dolayısıyla onu ta şaban gelinceye kadar kaza edemezdi.»
A'isha reported:If one amongst us had to break fasts (of Ramadan due to natural reasons, i. e. menses) during the life of the Messenger of Allah (ﷺ) she could not find it possible to complete them so long she had been in the presence of Allah's Messenger (ﷺ) till Sha'ban commenced
وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ جَعْفَرِ بْنِ الزُّبَيْرِ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، - رضى الله عنها - أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ صِيَامٌ صَامَ عَنْهُ وَلِيُّهُ " .
Bana Harun b. Saîd El-Eyli ile Ahmed b. İsa rivayet ettiler. (Dediler ki): Bize Ibni Vehb rivayet etti. (Dediki) Bize Amr b. Haris, Ubeydullah b. Ebî Cafer'den, o da Muhammed b. Ca'fer b. Zâbeyr'den, o da Urve'den o da Aişe (Radiyallahû anha)'dan naklen haber verdi ki: Resulullah (Salllahu Aleyhi ve Sellem) ; «Her kim üzerinde oruç borcu olduğu halde ölürse onun nâmına velisi oruç tutar.» buyurmuşlar
A'isha (Allah be pleased with her) reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:If anyone dies in a state (that he had to complete) some fasts, his heir must fast on his behalf
وَحَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عِيسَى بْنُ يُونُسَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ مُسْلِمٍ، الْبَطِينِ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - أَنَّ امْرَأَةً، أَتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ وَعَلَيْهَا صَوْمُ شَهْرٍ . فَقَالَ " أَرَأَيْتِ لَوْ كَانَ عَلَيْهَا دَيْنٌ أَكُنْتِ تَقْضِينَهُ " . قَالَتْ نَعَمْ . قَالَ " فَدَيْنُ اللَّهِ أَحَقُّ بِالْقَضَاءِ " .
Bize İshâk b. İbrahim rivayet etti. (Dediki): Bize İsa b. Yunus haber verdi (Dediki): Bize A'meş, Müslim-i Batin'den, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da İbni Abbas (Radiyallahû anhûma)'dan naklen rivayet ettiki Bir kadın Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek : — «Annem, üzerinde bir ay oruç borcu olduğu halde vefat «tti.» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem); — «Ne dersin? Annenin, üzerinde (başka) bir borç olsaydı onu ödermiydİn?» buyurmuş, Kadın: — «Evet.» demiş. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Öyle ise Allah borcu ödenmeye daha lâyıktır.» buyurmuşlar
Ibn 'Abbas (Allah be pleased with both of them) reported:A woman came to the Messenger of Allah (ﷺ) and said: My mother has died, and fasts of a month are due from her. Thereupon he said: Don't you see that if debt was due from her, would you not pay it? She said: Yes (I would pay on her behalf). Thereupon he said: The debt of Allah deserves its payment more than (the payment of anyone else)
وَحَدَّثَنِي أَحْمَدُ بْنُ عُمَرَ الْوَكِيعِيُّ، حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ مُسْلِمٍ الْبَطِينِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، - رضى الله عنهما - قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أُمِّي مَاتَتْ وَعَلَيْهَا صَوْمُ شَهْرٍ أَفَأَقْضِيهِ عَنْهَا فَقَالَ " لَوْ كَانَ عَلَى أُمِّكَ دَيْنٌ أَكُنْتَ قَاضِيَهُ عَنْهَا " . قَالَ نَعَمْ . قَالَ " فَدَيْنُ اللَّهِ أَحَقُّ أَنْ يُقْضَى " . قَالَ سُلَيْمَانُ فَقَالَ الْحَكَمُ وَسَلَمَةُ بْنُ كُهَيْلٍ جَمِيعًا وَنَحْنُ جُلُوسٌ حِينَ حَدَّثَ مُسْلِمٌ بِهَذَا الْحَدِيثِ فَقَالاَ سَمِعْنَا مُجَاهِدًا يَذْكُرُ هَذَا عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ.
Bana Ahmed b. Ömer El-Vekiî rivayet etti. (Dediki): Bize Hüseyin b. Aliy, Zaide'den, o da Süleyman'dan, o da Müslim-i Batin'den, o da Saîd b. Cübeyr'den, o da îbni Abbas (Radiyallahû anhâma)'dan naklen rivayet etti. İbni Abbas şöyle demiş: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) — «Ya Resûlullah! Annem, üzerinde bir aylık oruç borcu olduğu halde vefat etti, onun nâmına bu orucu ben kaza edeyim mi?» diye sordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Şayet annenin (başka) bir borcu olsa onun nâmına Öder miydin?» buyurdu. O -sât: — «Evet» cevabını verdi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Öyle İse Allah borcu ödenmeye daha lâyıktır.» buyurdular. (Râvi) Süleyman (Demişki): «Hakem ile Selemetü'bnü Küheyl hep birden, Müslim bu hadisi rivayet ederken biz oturuyorduk, Mücâhid'i bu hadîsi İbni Abbas'dan naklederken dinledik, dediler
Ibn 'Abbas (Allah be pleased with them) reported:A man came to the Messenger of Allah (ﷺ) and said: Messenger of Allah, my mother has died (in a state) that she had to observe fasts of a month (of Ramadan). Should I complete (them) on her behalf? thereupon he (the Holy Prophet) said: Would you not pay the debt if your mother had died (without paying it)? He said: Yes. He (the Holy Prophet) said: The debt of Allah deserves more that it should he paid