135 hadis bulundu · sayfa 6/7
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَابْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، أَنَّ قَيْسَ بْنَ سَعْدٍ، وَسَهْلَ بْنَ حُنَيْفٍ، كَانَا بِالْقَادِسِيَّةِ فَمَرَّتْ بِهِمَا جَنَازَةٌ فَقَامَا فَقِيلَ لَهُمَا إِنَّهَا مِنْ أَهْلِ الأَرْضِ . فَقَالاَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَرَّتْ بِهِ جَنَازَةٌ فَقَامَ فَقِيلَ إِنَّهُ يَهُودِيٌّ . فَقَالَ " أَلَيْسَتْ نَفْسًا " . وَحَدَّثَنِيهِ الْقَاسِمُ بْنُ زَكَرِيَّاءَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، عَنْ شَيْبَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِيهِ فَقَالاَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَمَرَّتْ عَلَيْنَا جَنَازَةٌ .
It is narrated on the authority of Ibn Abu Laila that while Qais b. Sa'd and Sahl b. Hunaif were both in Qadislyya a bier passed by them and they both stood up. They were told that it was the bier of one of the people of the land (non-Muslim). They said that a bier passed before the Prophet (ﷺ) and he stood up. He was told that he (the dead man) was a Jew. Upon this he remarked:Was he not a human being or did he not have a soul? And in the hadith narrated by 'Amr b. Murra with the same chain of transmitters, (the words) are:" There passed a bier before us
وَحَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا لَيْثٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحِ بْنِ الْمُهَاجِرِ، - وَاللَّفْظُ لَهُ - حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ وَاقِدِ بْنِ عَمْرِو بْنِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ، أَنَّهُ قَالَ رَآنِي نَافِعُ بْنُ جُبَيْرٍ وَنَحْنُ فِي جَنَازَةٍ قَائِمًا وَقَدْ جَلَسَ يَنْتَظِرُ أَنْ تُوضَعَ الْجَنَازَةُ فَقَالَ لِي مَا يُقِيمُكَ فَقُلْتُ أَنْتَظِرُ أَنْ تُوضَعَ الْجَنَازَةُ لِمَا يُحَدِّثُ أَبُو سَعِيدٍ الْخُدْرِيُّ . فَقَالَ نَافِعٌ فَإِنَّ مَسْعُودَ بْنَ الْحَكَمِ حَدَّثَنِي عَنْ عَلِيِّ بْنِ أَبِي طَالِبٍ أَنَّهُ قَالَ قَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ثُمَّ قَعَدَ .
Bize Kuteybetü'bnü Saîd rivayet etti. (dediki): Bize Leys rivayet etti. H. Bize Muhammedü'bnü Rumh b. El-Muhacir de rivayet etti. Lâfız onundur. (dediki): Bize Leys, Yahya b. Saîd'den, o da Vâkıd b. Amr b. Sa'd b. Muaz'dan naklen rivayet etti. Vâkıd şöyle demiş: Biz, bir cenazede ayakta dururken Nafi* b. Cübeyr beni gördü. Kendisi oturmuş; cenazenin yere indirilmesini bekliyordu. Bana: — «Neden ayakta duruyorsun?» dedi; ben: — «Cenazenin yere indirilmesini bekliyorum. Çünkü Ebû Said-i Hudrî bu husûsda hadîs rivayet ediyor.» dedim. Bunun üzerine Nafi şunu söyledi: — «Bana, Mes'ûd b. Hakem, Ali bin Ebi Tâlib'den naklen rivayet ettiki, Alî (Radiyallâhu anh): — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (cenaze için) ayağa kalktı; sonra oturdu, dedi.»
It is narrated on the authority of Waqid:Nafi' b. Jubair saw me and we were standing for a bier, while he was sitting and waiting for the bier to be placed on the ground. He said to me: What makes you keep standing? I said: I am waiting that the bier may be placed on the ground (and I am doing that) on the hadith narrated to me by Abu Sa'id al-Khudri. Upon this Nafi' said: Verily, Mas'ud b. Hakam reported to me on the authority of Hadrat 'Ali b. Abu Talib that the Prophet (ﷺ) stood up first (for a bier) and then sat down
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَإِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، جَمِيعًا عَنِ الثَّقَفِيِّ، - قَالَ ابْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، - قَالَ سَمِعْتُ يَحْيَى بْنَ سَعِيدٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي وَاقِدُ، بْنُ عَمْرِو بْنِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ الأَنْصَارِيُّ أَنَّ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ، أَخْبَرَهُ أَنَّ مَسْعُودَ بْنَ الْحَكَمِ الأَنْصَارِيَّ أَخْبَرَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ عَلِيَّ بْنَ أَبِي طَالِبٍ، يَقُولُ فِي شَأْنِ الْجَنَائِزِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ ثُمَّ قَعَدَ . وَإِنَّمَا حَدَّثَ بِذَلِكَ لأَنَّ نَافِعَ بْنَ جُبَيْرٍ رَأَى وَاقِدَ بْنَ عَمْرٍو قَامَ حَتَّى وُضِعَتِ الْجَنَازَةُ .
Bana Muhammedü'bnü'l-Müsennâ ile îshâk b. İbrahim ve ibni Ebî Ömer toptan Sekaff den rivayet ettiler. İbnü'l-Müsennâ (dediki): Bize Abdülvahhâb rivayet etti. (dediki): Ben, Yahya b. Sald'den dinledim. (dediki): Bana, Vâkıd b. Amr b. Sa'd İbni Muâz-i Ensârî haber verdi; ona da Nâfi' b. Cübeyr haber vermiş. Ona da Mes'ûd b. Hâkem-İ Ensârî haber vermiş. Mes'ûd da cenazeler hakkında Aliyyü'bnü Ebî Tâlib'in şunu söylediğini işitmiş: «Şüphesiz ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (Cenaze için evvelâ) kalktı, sonra oturdu.» Nafi' b. Cübeyr'in bu hadîsi rivayet etmesi Vâkıd b. Amr'ın cenaze yere konuluncaya kadar ayakta durduğunu gördüğü içindir
Mas'ud b. al-Hakam al-Ansari informed Nafi' that he had heard Hadrat 'Ali (may Allah be pleased with him), son of Abu Talib, say about the biers:Verily, the Prophet (ﷺ) used to stand first but later on kept sitting; but it is also narrated that Nafi' ibn Jubair saw Waqid b. 'Amr standing for a bier till it was placed down
وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{…} Bize Ebû Küreyb rivayet etti. (dediki): Bize ibni Ebî Zaide, Yahya b. Saîd'den bu isnâdla rivayette bulundu
This hadith has been narrated by Yahya b. Sa'id with the same chain of transmitters
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ مُحَمَّدِ، بْنِ الْمُنْكَدِرِ قَالَ سَمِعْتُ مَسْعُودَ بْنَ الْحَكَمِ، يُحَدِّثُ عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ رَأَيْنَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَامَ فَقُمْنَا وَقَعَدَ فَقَعَدْنَا . يَعْنِي فِي الْجَنَازَةِ .
Bana Züheyr b. Harb rivayet etti. (dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be, Muhammed b. El-Münkedir'den naklen rivayet etti. Demişki: Ben, Mes'ûd b. Hakem'i Alî'den naklen rivayet ederken dinledim. Alî: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'ın kalktığını gördük; biz de kalktık; o oturdu; biz de oturduk.» demiş, bununla cenazeyi kasdetmiştir
It is narrated on the authority of Muhammad b. Munkadir that he said:I heard from Mas'ud b. al-Hakam who narrated it on the authority of Hadrat 'Ali that he said: We saw the Prophet (ﷺ) stood up for a (bier) and we also stood up; he sat down and we too sat down
وَحَدَّثَنَاهُ مُحَمَّدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمُقَدَّمِيُّ، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - عَنْ شُعْبَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{…} Bize, bu hadisi Muhammedü'bnü Ebî Bekir El-Mukaddemi ile Ubeydullah b. Saîd de rivayet ettiler. Dedilerki: Bize Yahya yâni Kattan, Şu'be'den bu isnâdla rivayet etti
This hadith has been narrated by Shu'ba with the same chain of transmitters
وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مُعَاوِيَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ عُبَيْدٍ، عَنْ جُبَيْرِ بْنِ نُفَيْرٍ، سَمِعَهُ يَقُولُ سَمِعْتُ عَوْفَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى جَنَازَةٍ فَحَفِظْتُ مِنْ دُعَائِهِ وَهُوَ يَقُولُ " اللَّهُمَّ اغْفِرْ لَهُ وَارْحَمْهُ وَعَافِهِ وَاعْفُ عَنْهُ وَأَكْرِمْ نُزُلَهُ وَوَسِّعْ مُدْخَلَهُ وَاغْسِلْهُ بِالْمَاءِ وَالثَّلْجِ وَالْبَرَدِ وَنَقِّهِ مِنَ الْخَطَايَا كَمَا نَقَّيْتَ الثَّوْبَ الأَبْيَضَ مِنَ الدَّنَسِ وَأَبْدِلْهُ دَارًا خَيْرًا مِنْ دَارِهِ وَأَهْلاً خَيْرًا مِنْ أَهْلِهِ وَزَوْجًا خَيْرًا مِنْ زَوْجِهِ وَأَدْخِلْهُ الْجَنَّةَ وَأَعِذْهُ مِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ أَوْ مِنْ عَذَابِ النَّارِ " . قَالَ حَتَّى تَمَنَّيْتُ أَنْ أَكُونَ أَنَا ذَلِكَ الْمَيِّتَ . قَالَ وَحَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ جُبَيْرٍ حَدَّثَهُ عَنْ أَبِيهِ عَنْ عَوْفِ بْنِ مَالِكٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِنَحْوِ هَذَا الْحَدِيثِ أَيْضًا .
(Bize Nasru'bnü Alîyy El - Cehdamî Üe İshâk b. İbrahim ikisi birden Îsâ b. Yûnus'dan, o da Ebû Hamzete'l - Hımsî'den naklen rivâyette bulundular. H. Ebû't - Tâhir ile Hârûnu'bnü Saîd El- Eyli dahi rivâyet ettiler. Lâfız Ebü Tahinindir. Dediler ki: Bize İbn Vehb rivâyet etti. ki): Bana Amr b. Haris, Ebû Hamzete'bnü Süleym'den, o da Abdurrahmân b. Cübeyr b. Nufeyr'den, o da babasından, o da Avf b. Mâlik-i Eşçai'den naklen haber verdi. Avf Şöyle dedit Ben, Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’i bir cenazenin namazını kılarken dinledim? şöyle diyordu; Buna mağfiret buyur; buna rahmet eyle; bunu affet ve kendisine afiyet ver. Vardığı yerde ona ikramda bulun; yerini genişlet; kendisini su tle, kar ve dolu ile yıka ve beyaz elbisenin kirden paklandığı gibi günahlardan pakla. Buna dünyâdaki yurdunun yerine daha hayırlı bir yurt; ailesinin yerine daha hayırlı bir aile; zevcesinin yerine daha hayırlı bir zevce ihsan eyle. Bunu kahirin fitnesinden ve cehennem azabından koru.» ki: «Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in o cenazeye yaptığı duadan dolayi: (Keski bu cenaze ben olaydım.) diye temenni ettim.» bu duaların yerine cenaze namazında Fatiha okunacağını bildiren hadîsler rivâyet etmiştir. lerle Mâlikî' lere göre, cenaze namazında Kur'ân okunmaz, Şafiî'lerle Hanbel'lere göre: îlk tekbirden sonra Fatiha okunabilir. namazında Kur'ân okunmaz» diyenler ashâb-ı kirâm'dan bu bâbda rivâyet edilen hadîsleri te'vîl etmiş ve Fâtiha'yi duâ niyetiyle okuduklarını söylemişlerdir. İmâmları, cenaze namazında Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)’in muhtelif dualar okuduğunu bildiren hadîsler rivâyet etmişlerdir. Ezcümle Ebû Dâvûd' un, Hazret-i Ebû Hüreyre’den rivâyet ettiği bir hadîste Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) şöyle demektedir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) bir cenazenin namazım kıldı da, şu duayı okudu: bizim dinimize, ölümüze, küçüğümüze, büyüğümüze, erkeğimize, kadınımıza, hâzırımıza ve gaibimize mağfiret buyur. Yâ Rabbî! Bizden yaşattıklarını îmânla yaşat; öldürdüklerini de selâm üzere öldür. Allah'ım! Bizi bu ölenin ecrinden mahrum etme ve onun arkasından bizi saptırma.» saptırma.» hadisi Tirmizî başka bir tarikden rivâyet etmiş ve: «Ben, Muhammed'e yani Buhârîye râvî Ebû îbrâhîm El-Eşhejî' nin adını sordum, Buhârî onu bilemedi.» demiştir. dahi «El - Müstedreknâm eserinde Yezid b. Rukâne (radıyallahü anh)'dan şu hadisi tahric etmiştir: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) cenaze namazı kılmaya kalktığı vakit şöyle derdi: Kuluna ve kulunun oğluna mağfiret buyur. (Kulun) senin rahmetine muhtaçtır. Hâlbuki sen onu azâb etmekten müstağnisin. Eğer bu kulun iyi amellerde bulunmuşsa, onun iyiliğini arttır; kötü amelde bulunduysa, onu affeyle.» bâbda Hazret-i Alî, Vâsiletü'bnü Eskaa' ve Abdullah b. Haris' den hadîsler rivâyet olunmuştur. Alî hadîsini Müstağfirî; hadîsini Ebû Dâvûd; b. Haris hadisini Taberâni rivâyet etmişlerdir. Bu hadisler: Cenaze namazında dua okunacağına ve duâ okumanın nıüs-tehab olduğuna; Cenaze namazında duanın sesle okunacağına delildirler. diyor ki: «Ulemâmız gündüz kılınan cenaze namazında gizli okunacağında müttefiktirler. Gece kılınan cenaze namazı hakkında iki kavil vardır. Cumhûr'un kaail olduğu sahih veçhe göre geceleyin de gizli okumak gerekir, ikinci veçhe göre geceleyin sesli okunur. Fakat bu tafsilât Kur'ân hakkındadır. Dualar bilittifâk gizli okunur. O hâlde bu hadîs te'vil olunarak: Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem). bana namazdan sonra öğretti; ben de belledim mânâsına hamlolunur.»
Jubair b. Nufair says:I heard it from 'Auf b. Malik that the Prophet (ﷺ) said prayer on the dead body, and I remembered his prayer:" O Allah! forgive him, have mercy upon him, give him peace and absolve him. Receive him with honour and make his grave spacious; wash him with water, snow and hail. Cleanse him from faults as Thou wouldst cleanse a white garment from impurity. Requite him with an abode more excellent than his abode, with a family better than his family, and with a mate better than his mate. Admit him to the Garden, and protect him from the torment of the grave and the torment of the Fire." ('Auf bin Malik) said: I earnestly desired that I were this dead body
وَحَدَّثَنَاهُ إِسْحَاقُ بْنُ إِبْرَاهِيمَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، حَدَّثَنَا مُعَاوِيَةُ بْنُ، صَالِحٍ بِالإِسْنَادَيْنِ جَمِيعًا . نَحْوَ حَدِيثِ ابْنِ وَهْبٍ .
{…} Bu hadîsi bize İshâk b. İbrahim dahî rivayet etti. (dediki): Bize Abdurrahmân b. Mehdi haber verdi. (dediki): Bize Muâviyetü'bnü Salih bu iki isnâdla birden İbni Vehb hadisi gibi rivayette bulundu
A hadith like this has been narrated through another chain of transmitters
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الْوَارِثِ بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ حُسَيْنِ بْنِ، ذَكْوَانَ قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، عَنْ سَمُرَةَ بْنِ جُنْدَبٍ، قَالَ صَلَّيْتُ خَلْفَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَصَلَّى عَلَى أُمِّ كَعْبٍ مَاتَتْ وَهِيَ نُفَسَاءُ فَقَامَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِلصَّلاَةِ عَلَيْهَا وَسَطَهَا .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (dediki): Bana Abdülvâris b. Said, Hüseyin b. Zevkan'dan naklen haber verdi. Demişki: Bana Abdullah b. Büreyde, Semuratü'bnü Cündep'den rivayet etti. Semura şöyle demiş: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellemj'in arkasında cenaze namazı kıldım. Nifâslı iken vefat eden Ümmü Kâ'b'ın cenaze namazını kıldırıyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı kılmak için cenazenin ortası hizasına durdu.»
Samura b. Jundub said:I prayed behind the Messenger of Allah (ﷺ) and he prayed for a woman who had died in the state of delivery. He stood in front of her waist
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، وَيَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، ح وَحَدَّثَنِي عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، وَالْفَضْلُ بْنُ مُوسَى، كُلُّهُمْ عَنْ حُسَيْنٍ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَلَمْ يَذْكُرُوا أُمَّ كَعْبٍ .
{…} Bu hadisi bize, Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivyet etti. (dediki): Bize îbni'l -Mübarek ile Yezid b. Hârûn rivayet ettiler. H. Bana Alîyyü'bnü Hucr dahî rivayet etti. (dediki): Bize İbni'I-Mübârek ile Fadl b. Mûsâ haber verdiler. Bu râvllerin hepsi Huseyn'den bu isnâdla rivayette bulunmuş fakat Ümmü Kâ'b'ı zikretmemişlerdir
This hadith has been narrated by Husain with the same chain of transmitters, but no mention is made of Umm Ka'b
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَعُقْبَةُ بْنُ مُكْرَمٍ الْعَمِّيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ حُسَيْنٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، قَالَ قَالَ سَمُرَةُ بْنُ جُنْدُبٍ لَقَدْ كُنْتُ عَلَى عَهْدِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم غُلاَمًا فَكُنْتُ أَحْفَظُ عَنْهُ فَمَا يَمْنَعُنِي مِنَ الْقَوْلِ إِلاَّ أَنَّ هَا هُنَا رِجَالاً هُمْ أَسَنُّ مِنِّي وَقَدْ صَلَّيْتُ وَرَاءَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى امْرَأَةٍ مَاتَتْ فِي نِفَاسِهَا فَقَامَ عَلَيْهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الصَّلاَةِ وَسَطَهَا . وَفِي رِوَايَةِ ابْنِ الْمُثَنَّى قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ قَالَ فَقَامَ عَلَيْهَا لِلصَّلاَةِ وَسَطَهَا .
Bize Muhammedü'bnü'l - Müsennâ ile Ukbetü'bnü Mükrem-i Ammî rivayet ettiler. Dediler ki: Bize îbni Ebî Adiyy, Hüseyin'den, o da Abdullah b. Büreyde'den naklen rivayet etti. Demiş ki: Semuratü'bnü Cündeb şunları söyledi: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) zamanında çocuk idim, kendisinden (duyduklarımı) ezberliyordum. Onları söylememe bir mâni' yok ama, burada bir takım adamlar var ki, onlar benden dahî yaşlıdırlar. Gerçekten Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasında loğusa hâlinde ölen bir kadının cenazesini kıldım. Namazda Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) cenazenin tam ortası hizasına durdu.» İbni'l-Müsennâ'nın rivayetinde: «(dediki): Bana Abdullah b. Büreyde rivayet etti. (dediki): Namazını kılmak için kadının ortası hizasına durdu.» ibaresi vardır
Samura b. Jundub said:I was a young boy during the time of the Prophet (ﷺ) and I retained in my mind (what I learnt from him), and nothing restrained me from speaking except the fact that there were persons far more advanced in age than I. Verily, I said prayer behind the Messenger of Allah (ﷺ) over a woman who had died in the state of delivery, and the Messenger of Allah (ﷺ) stood up to say prayer in front of the middle part of her body. And in the tradition narrated on the authority of Ibn Muthanna the words are:" (The Holy Prophet) stood in the middle part of her body for offering prayer for her
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ - وَاللَّفْظُ لِيَحْيَى - قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا وَقَالَ، يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مَالِكِ بْنِ مِغْوَلٍ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ، سَمُرَةَ قَالَ أُتِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِفَرَسٍ مُعْرَوْرًى فَرَكِبَهُ حِينَ انْصَرَفَ مِنْ جَنَازَةِ ابْنِ الدَّحْدَاحِ وَنَحْنُ نَمْشِي حَوْلَهُ .
Bize Yahya b. Yahya ile Ebû Bekir b. Ebi Şeybe rivayet ettiler. Lafız Yahya'nındır. Ebû Bekir: (Bize rivayet etti.) tabîrini kullandı. Yahya: (Bize Vekî' Mâlik b. Miğvel'den, o da Simâk b. Harb'den, o da Câbir b. Semura'dan naklen haber verdi.) dedi. Câbir şunları söylemiş: «Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e çıplak bir at getirdiler de, İbni Dahdahın cenazesinden dönerken ona bindi. Bize, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in etrafında yürüyorduk.»
It is reported on the authority of Jabir ibn Samura that an unsaddled horse was brought to the Prophet (ﷺ) and he rode on it when he returned after having offered the funeral prayer of Ibn Dahdah and we walked on foot around him
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، - وَاللَّفْظُ لاِبْنِ الْمُثَنَّى - قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، قَالَ صَلَّى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى ابْنِ الدَّحْدَاحِ ثُمَّ أُتِيَ بِفَرَسٍ عُرْىٍ فَعَقَلَهُ رَجُلٌ فَرَكِبَهُ فَجَعَلَ يَتَوَقَّصُ بِهِ وَنَحْنُ نَتَّبِعُهُ نَسْعَى خَلْفَهُ - قَالَ - فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الْقَوْمِ إِنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " كَمْ مِنْ عِذْقٍ مُعَلَّقٍ - أَوْ مُدَلًّى - فِي الْجَنَّةِ لاِبْنِ الدَّحْدَاحِ " . أَوْ قَالَ شُعْبَةُ " لأَبِي الدَّحْدَاحِ " .
{…} Bize Muhammedü'bnü'l - Müsennâ ile Muhammedü'bnü Beşşar rivayet ettiler. Lafız İbni Müsennâ'nındır. Dedilerki: Bize Muhammedü'bnü Ca'fer rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be, Simâk b. Harb' den, o da Câbir b. Semura'dan naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Resulullah (Salîallahu Aleyhi ve Sellem), İbni Dahdahın cenaze namazını kıldı. Sonra kendisine çıplak bir at getirdiler. Atı bir adam tutarak, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bindi. Derken at şahlanmaya başladı. Biz onu tâkib ediyor, arkasından koşuyorduk. Bu arada cemaattan biri şunları söyledi: — Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (Cennette İbni Dahdah için asılmış yahut sarkıtılmış nice hurma salkımları vardır.) buyurdu. Yahut Şu'be, Ebû'd-Dahdah için, demiştir. İzah İbni Dahdah'ın ismi malûm değildir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in arkasından yürümek, ashâb-ı kirâm'ın âdetleri idi. Ulemâ, cenaze arkasından binek gitmeyi kerih görmüşlerdir. Çünkü Ebû Dâvûd'un tahric ettiği bir hadîsde şöyle denilmektedir: -Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bir hayvan getirdiler, kendisi bir cenaze ile beraberdi ve hayvana binmedi. Cenazeden dönüşte hayvanı tekrar getirdiler. Bu defa bindi. Kendilerine neden böyle yaptıkları sorulduda: — Benimle beraber melekler de yürüyorlardı. Onlar yürürken binemezdim; buyurdular. Tirmizî'nin Hz. Sevbân'dan rivayet ettiği bir hadisde dahî: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile birlikte bir cenazeye çıktık. Hayvana binmiş bâzı insanlar gördü ve: — Siz utanmıyor musunuz, melekler yaya gidiyor; siz hayvanların sırtına kurulmuşsunuz; buyurdular.» denilmektedir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in bu hadisine sebep şudur: Bir yetim, Hz. Ebû Lübâbe ile bir hurmalık hakkında dâvaya düşmüş. Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebû Lübâbe'ye Hurmalığı yetime vermesini emir buyurmuş. Fakat; «Bu hurmalığa karşılık olarak cennette sana hurma salkımı var.» dediği hâlde Ebû Lübâbe buna razı olmamış, yetim ağlamış. O zaman Ebû'd-Dahdâh bunu işiterek Ebû Lübâbe'ye bahçesini vermek suretiyle hurmalığı ondan satın almış, sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e. Ben bu bahçeyi bu yetime verirsem bana da cennette hurma salkımı var mı? diye sormuş. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)- — Evet, Ebû'd-Dahdâh için cennette nice hurma salkımları var; buyurmuşlar. İşte cemaattan bir zât bu hâdiseyi hatırlayarak Ebü'd -Dahdâh'in cenazesinden dönüşte arkadaşlarına nakletmiştir
Jabir ibn Samura reported that the Prophet (ﷺ) said (funeral) prayer on Ibn Dahdah:then an unsaddled horse was brought to him and a person hobbled it, and he (the Messenger of Allah) rode upon it and it bounded and we followed it and ran after it. One of the people said that the Prophet (ﷺ) remarked: How many among hanging bunches in the Paradise are meant for Ibn Dahdah?
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ الْمِسْوَرِيُّ، عَنْ إِسْمَاعِيلَ بْنِ، مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ عَنْ عَامِرِ بْنِ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، أَنَّ سَعْدَ بْنَ أَبِي وَقَّاصٍ، قَالَ فِي مَرَضِهِ الَّذِي هَلَكَ فِيهِ الْحَدُوا لِي لَحْدًا وَانْصِبُوا عَلَىَّ اللَّبِنَ نَصْبًا كَمَا صُنِعَ بِرَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Abdullah b. Ca'fer-i Misverî, İsmâîl b. Muhammed b. Sa'd'dan, o da Âmir b. Sa'd b. Ebi Vakkaas'dan naklen haber verdi. Sa'd b. Ebi Vakkas ölüm hastalığında: — «Benim için bir Iâhd açın ve üzerime Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e yapıldığı gibi kerpiçleri güzelce dizin.* demiş
Amir b. Sa'd b. Abu Waqqas told that Sa'd b. Abu Waqqas said during his illness of which he died:" Make a niche for me in the side of the grave and set up bricks over me as was done in case of Allah's Messenger (ﷺ)
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، وَوَكِيعٌ، جَمِيعًا عَنْ شُعْبَةَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، - وَاللَّفْظُ لَهُ - قَالَ حَدَّثَنَا يَحْيَى، بْنُ سَعِيدٍ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو جَمْرَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ جُعِلَ فِي قَبْرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَطِيفَةٌ حَمْرَاءُ . قَالَ مُسْلِمٌ أَبُو جَمْرَةَ اسْمُهُ نَصْرُ بْنُ عِمْرَانَ وَأَبُو التَّيَّاحِ اسْمُهُ يَزِيدُ بْنُ حُمَيْدٍ مَاتَا بِسَرَخْسَ .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti. (dediki): Bize Vekî' haber verdi. H. Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rvâyet etti. (dediki): Bize Gunder ile Vekî' toptan Şu*be'den, rivayet ettiler. H. Bize, Muhammedü'bnü'l-Müsennâ dahî rivayet etti. Lâfız onundur. (dediki): Bize Yahya b. Saîd rivayet etti. (dediki): Bize Şu'be rivayet etti. (dediki): Bize Ebû Cemre, İbni Abbâs naklen rivayet etti. îbni Abbâs: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in kabrine kırmızı bir kadife konuldu.» demiş. Müslim der ki: «Ebû Cemre'nin ismi: Nasru'bnü Imrân, Ebû't -Teyyâh'ın ismi ise: Yezîdü'bnü Humeyd'dir. Bunların ikisi de Serahs şehrinde vefat etmişlerdir.»
Ibn 'Abbas said that a piece of red stuff was put in the grave of Allah's Messenger (ﷺ)
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَحْمَدُ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، ح وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، حَدَّثَنَا ابْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ الْحَارِثِ، - فِي رِوَايَةِ أَبِي الطَّاهِرِ - أَنَّ أَبَا عَلِيٍّ الْهَمْدَانِيَّ، حَدَّثَهُ - وَفِي، رِوَايَةِ هَارُونَ - أَنَّ ثُمَامَةَ بْنَ، شُفَىٍّ حَدَّثَهُ قَالَ كُنَّا مَعَ فَضَالَةَ بْنِ عُبَيْدٍ بِأَرْضِ الرُّومِ بِرُودِسَ فَتُوُفِّيَ صَاحِبٌ لَنَا فَأَمَرَ فَضَالَةُ بْنُ عُبَيْدٍ بِقَبْرِهِ فَسُوِّيَ ثُمَّ قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَأْمُرُ بِتَسْوِيَتِهَا .
Bana Ebû't-Tâhir Ahmed b. Amr rivayet etti. (dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti. (dediki): Bana Amru'bnü Haris haber verdi. H. Bana Hârûn b. Saîd El-Eylî dahî rivayet etti. (Dediki): Bize ibni Vehb rivayet etti. (dediki) Bana Amrü'bnü Haris rivayet etti. —Ebû't-Tâhîr rivayetinde (ona da Ebû Alîyy-i Hemdânî, Hârûn rivayetinde ise: Sümâmetü'bnü Süfeyy rivayet etmiş) denilmektedir. demişki: Fadâletü'bnü Ubeyd ile Rum diyarında, Rodos'ta bulunuyorduk. Derken bir arkadaşımız vefat etti. Bunun üzerine Fadâletü'bnü Ubeyd emir vererek kabrini düz yaptırdı. Sonra şunu söyledi: «Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i kabirlerin yerle bir yapılmasını emir buyururken işittim.»
Thumama b. Shafayy reported:When we were with Fadala b. 'Ubaid in the country of the Romans at a place (known as) Rudis, a friend of ours died. Fadala b. 'Ubaid ordered to prepare a grave for him and then it was levelled; and then he said: I heard the Messenger of Allah (ﷺ) commanding (us) to level the grave
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ قَالَ يَحْيَى أَخْبَرَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، عَنْ أَبِي، الْهَيَّاجِ الأَسَدِيِّ قَالَ قَالَ لِي عَلِيُّ بْنُ أَبِي طَالِبٍ أَلاَّ أَبْعَثُكَ عَلَى مَا بَعَثَنِي عَلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ لاَ تَدَعَ تِمْثَالاً إِلاَّ طَمَسْتَهُ وَلاَ قَبْرًا مُشْرِفًا إِلاَّ سَوَّيْتَهُ . وَحَدَّثَنِيهِ أَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى، - وَهُوَ الْقَطَّانُ - حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنِي حَبِيبٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ وَلاَ صُورَةً إِلاَّ طَمَسْتَهَا .
(Bana, bu hadîsi Ebû Bekir b. Hallâd-ı Bâhili de rivâyet etti. ki): Bize Yahya yani Kattan rivâyet etti. ki): Bize Süfyân rivâyet etti. ki): Bana Habîb bu isnâdla rivâyette bulundu. Ve: «Tarumar etmediğin hiç bir suret bırakmayasın.» dedi. düzeltmekten murâd: Pek fazla yükseltmeyip, bir karış kadar yerden kaldırmaktır. göre: Kabrin üzerini deve hörgücü gibi kamburlaştırmak müstehabdır. Zira Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'in kabri bu şekilde tesviye edilmiştir. Ekseri ulemânın ve İmâm Mâlik'in mezhepleri de budur. diğer bâzı ulemâya göre: Kabrin üzerini kambur değil, tavan şeklinde düz yapmak müsıehabdır. hadisdeki timsâl ve suretlerden murâd: Canlıların heykel ve suretleridir
Abu'l-Hayyaj al-Asadi told that 'Ali (b. Abu Talib) said to him:Should I not send you on the same mission as Allah's Messenger (ﷺ) sent me? Do not leave an image without obliterating it, or a high grave without levelling It. This hadith has been reported by Habib with the same chain of transmitters and he said: (Do not leave) a picture without obliterating it
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ غِيَاثٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي، الزُّبَيْرِ عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نَهَى رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُجَصَّصَ الْقَبْرُ وَأَنْ يُقْعَدَ عَلَيْهِ وَأَنْ يُبْنَى عَلَيْهِ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (dediki) Bize Hafs b. Gıyâs, îbni Cüreyc'den, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen rivayet etti. Câbir şöyle demiş: «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), kabrin kireçlenmesini, üzerine oturulmasını ve üzerine bina yapılmasını nehiy buyurdu.»
Jabir said:Allah's Messenger (ﷺ) forbade that the graves should be plastered or they be used as sitting places (for the people), or a building should be built over them
وَحَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا حَجَّاجُ بْنُ مُحَمَّدٍ، ح وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، جَمِيعًا عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو الزُّبَيْرِ، أَنَّهُ سَمِعَ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ، اللَّهِ يَقُولُ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
{…} Bana Harun b. Abdillâh rivayet etti. (dediki): Bize Haccâcü'bnü Muhammed rivayet etti. H. Bana Muhammedü'bnü Râfi' de rivayet etti. (dediki); Bize Abdurrazzâk rivayet etti. (Bu iki râvî) hep birden îbni Cüreyc'den rivayet etmişlerdir. Demişki: Bana Ebû'z-Zübeyr haber verdi. Kendisi Câbir b. Abdillâh'i: Nebi (Salîallahu Aleyhi ve Sellem)'den dinledim.» diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet ederken işitmiş
A hadith like this has been transmitted on the authority of Jabir b. 'Abdullah
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ نُهِيَ عَنْ تَقْصِيصِ الْقُبُورِ، .
Bize Yahya b. Yahya rivayet etti.. (dediki): Bize İsmail b. Uleyye, Eyyûb'dan, o da Ebû'z-Zübeyr'den, o da Câbir'den naklen haber verdi. Câbir: «Kabirleri kireçlemek yasak edildi.» demiş
Jabir said that he was forbidden to plaster graves