وَحَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يُوسُفَ، ح وَحَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، كِلاَهُمَا عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، بِإِسْنَادِ التَّيْمِيِّ عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، نَحْوَ حَدِيثِهِ .
{m-172} Bize Abdullah b. Abdirrahman Ed-Dârimi de rivayet etti. (Dediki): Bize Muhammed b. Yûsuf haber verdi. H. Bize Abd b. Humeyd dahi rivayet etti. (Dediki): Bize Ubeydullah b. Musa haber verdi. Her iki râvi İsrail'den, o da Ebû İshâk'dan naklen Teymi'nin Ebû İshâk'dan naklettiği isnadla onun hadisi gibi rivayette bulunmuşlar dır
This hadith has been transmitted on the authority of Abu Ishaq
Bu hadis Sahîh-i Müslim’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim, “Faziletler” bölümü, hadis no. 6166 (Arapça baskı no. 2380.04).