وَحَدَّثَنِي حَجَّاجُ بْنُ الشَّاعِرِ، وَمُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا شَبَابَةُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَقَدْ رَأَيْتُ الشَّجَرَةَ ثُمَّ أَتَيْتُهَا بَعْدُ فَلَمْ أَعْرِفْهَا
Bana Haccâc b. Şâir ile Muhammed b. Râfi' de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Şebâbe rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be, Katâde'den, o da Saîd b. EI-Müseyyeb'dcn. o da babasından naklen rivayet etli. Şöyle demiş: Gerçekten o ağac'ı gördüm. Sonra ona geldim; ama onu bilemedim. İzah 1861 de
The tradition has been narrated on the authority of Sa'id b. Musayyib who learnt it from his father. The latter said:I had seen the tree. When I came to the spot afterwards, I could not recognise it
Bu hadis Sahîh-i Müslim’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim, “İmâret (Yönetim)” bölümü, hadis no. 4821 (Arapça baskı no. 1859.03).