وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِي حَيَّانَ، ح وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ أَبِي حَيَّانَ، وَعُمَارَةَ بْنِ الْقَعْقَاعِ، جَمِيعًا عَنْ أَبِي زُرْعَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، بِمِثْلِ حَدِيثِ إِسْمَاعِيلَ عَنْ أَبِي حَيَّانَ، .
{…} Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrahîm b. Süleyman, Ebû Hayyân'dan rivayet etti. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr, Ebû Hayyan ile Umara b. Ka'kaa'dan, bunların hepsi Ebû Zür'a'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen İsmail'in Ebû Hayyân'dan rivayet ettiği hadîs gibi rivayette bulundu
The above tradition has been narrated on the same authority through different chains of transmitters
Bu hadis Sahîh-i Müslim’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim, “İmâret (Yönetim)” bölümü, hadis no. 4735 (Arapça baskı no. 1831.02).