حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى التَّمِيمِيُّ، أَخْبَرَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ، كَثِيرِ بْنِ أَفْلَحَ عَنْ أَبِي مُحَمَّدٍ الأَنْصَارِيِّ، وَكَانَ، جَلِيسًا لأَبِي قَتَادَةَ قَالَ قَالَ أَبُو قَتَادَةَ . وَاقْتَصَّ الْحَدِيثَ .
Bize Yahya b. Yahya Et-Temimi rivayet etti. (Dediki): Bize Huşeym, Yahya b. Saîd'den, o da Ömer b. Kesir b. Eflah'dan, o da Ebu Muhammed El-Ensari'den —ki bu zat Ebu Katâde'nin arkadaşı imiş— naklen haber verdi. (Demişki): Ebu Katade şunu söyledi... Ve hadîsi hikâye etmiştir. HADİS’İN METNİ EBU’T-TAHİR RİVAYETİNDEDİR
Abu Muammad al-Ansari, who was the close companion of Abu Qatada. narrated the hadith (which follows)
Bu hadis Sahîh-i Müslim’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim, “Cihad ve Siyer” bölümü, hadis no. 4566 (Arapça baskı no. 1751.01).