وَحَدَّثَنِي حُمَيْدُ بْنُ مَسْعَدَةَ الْبَاهِلِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرٌ، - يَعْنِي ابْنَ مُفَضَّلٍ - حَدَّثَنَا سَلَمَةُ، وَهُوَ ابْنُ عَلْقَمَةَ عَنْ مُحَمَّدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ أَبُو الْقَاسِمِ صلى الله عليه وسلم بِمِثْلِهِ .
{….} Bana Humeydü'bnü Mes'adete'l-Bâhilî rivayet etti. (Dediki): Bize Bişr (yâni İbni Mufaddâl) rivayet etti. (Dediki): Bize Seleme —ki İbni Alkame dir— Muhammed'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre : Ebû'l-Kaasim (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu... diyerek yukarki hadîsin mislini rivayet etmiş
This hadith has been narrated by Abu Huraira by another chain of transmitters
Bu hadis Sahîh-i Müslim’de yer alır. Ümmet, Sahîhayn’daki (Buhârî ve Müslim) hadislerin sahih olduğunu kabul etmiştir.
Kaynak: Sahîh-i Müslim, “Cuma” bölümü, hadis no. 1972 (Arapça baskı no. 852.04).