1.257 hadis bulundu · sayfa 59/63
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْفَضْلُ بْنُ دُكَيْنٍ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنْ أَبِي يَزِيدَ الضِّنِّيِّ، عَنْ مَيْمُونَةَ، مَوْلاَةِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَتْ: سُئِلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنْ رَجُلٍ قَبَّلَ امْرَأَتَهُ وَهُمَا صَائِمَانِ قَالَ: " قَدْ أَفْطَرَا " .
Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)in mevlası Meymune (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Oruçluyken oruçlu eşini öpen adamın durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'e soruldu. Buyurdu ki : «İkisinin orucu bozulmuş olur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Hadisin isnadı zayıftır. Çünkü Zeyd bin Cübeyr'in ve Şeyhi Ebu Yezid ed-Dinni'nin zayıflığı üzerinde alimlerin ittifakı vardır. Et-Takrib'de de Ebu Yezid ed-Dinni'nin meçhul olduğu nakledilmiştir. Ez-Zübeyri de : Bu hadis münke•rdir ve Ebu Yezid meçhuldür, demiştir
It was narrated that Maimunah the freed (female) slave of the Messenger of Allah (ﷺ), said:“The Prophet (ﷺ) was asked about a man who kissed his wife when they were both fasting. He said: ‘They have broken their fast.’”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ ابْنِ عَوْنٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ دَخَلَ الأَسْوَدُ وَمَسْرُوقٌ عَلَى عَائِشَةَ فَقَالاَ أَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُبَاشِرُ وَهُوَ صَائِمٌ قَالَتْ كَانَ يَفْعَلُ وَكَانَ أَمْلَكَكُمْ لإِرْبِهِ .
İbrahim (en-Nehai)'den rivayet edildiğine göre el-Esved (bin Yezid) ve Mesruk, Aişe (r.anha)'nın yanına vararak: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oruçluyken mübaşeret eder miydi? diye sormuşlar; Aişe (r.anha): Yapardı ve nefsine en hakim olanınızdı, demiştir
It was narrated that Ibrahim said:“Al-Aswad and Masruq entered upon ‘Aishah and said: ‘Did the Messenger of Allah (ﷺ) touch (his wife) when he was fasting?’ She said: ‘He used to do that, and he was the strongest of all of you in controlling his desire.’”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ خَالِدِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ: رُخِّصَ لِلْكَبِيرِ الصَّائِمِ فِي الْمُبَاشَرَةِ وَكُرِهَ لِلشَّابِّ .
Abdullah bin AbbAs (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Mübaşeret hakkında yaşlı oruçluya ruhsat verilmiş, genç oruçluya da mekruh sayılmıştır. Zevaid de: Bu hadis’in isnadı Muhammed bin Halid nedeni ile zayıftır
It was narrated that Ibn ‘Abbas said:“A concession was granted to those who are older with regard to touching while fasting, but it was disliked on the part of those who are younger.”
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ ابْنِ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ لَمْ يَدَعْ قَوْلَ الزُّورِ، وَالْجَهْلَ، وَالْعَمَلَ بِهِ، فَلاَ حَاجَةَ لِلَّهِ فِي أَنْ يَدَعَ طَعَامَهُ وَشَرَابَهُ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; Yalan söylemeyi, cahilce davranmayı ve bununla amel etmeyi bırakmayan (oruçlu) kimsenin yemesini içmesini bırakmasına Allah'ın İhtiyacı yoktur. (Buna kıymet vermez.) Buhari, Tirmizi, Ebu Davud Nesai, Ahmed ve Beyhaki bu Hadisi rivayet etmişlerdir.
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘Whoever does not give up evil and ignorant speech, and acting in accordance with that, Allah has no need of his giving up his food and drink.”
Diğer tahric: Müslim'den başka Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " رُبَّ صَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ صِيَامِهِ إِلاَّ الْجُوعُ. وَرُبَّ قَائِمٍ لَيْسَ لَهُ مِنْ قِيَامِهِ إِلاَّ السَّهَرُ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine güre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Nice oruçlu vardır ki; orucundan kendisine aç kalmaktan başka bir şey yoktur. Ve gece namazına nice kalkan vardır ki kalkışın'dan kendisine uykusuzluktan başka hiç bir şey hasıl olmaz.» Not: Bunun senedinin zayıf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“There are people who fast and get nothing from their fast except hunger, and there are those who pray and get nothing from their prayer but a sleepless night.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، أَنْبَأَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا كَانَ يَوْمُ صَوْمِ أَحَدِكُمْ فَلاَ يَرْفُثْ وَلاَ يَجْهَلْ. فَإِنْ جَهِلَ عَلَيْهِ أَحَدٌ، فَلْيَقُلْ: إِنِّي امْرُؤٌ صَائِمٌ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Birinizin oruç günü olduğu zaman sakın çirkin söz söylemesin. Ve cehaletin gereklerinden bir şey işlemesin. Eğer bir kimse ona karşı cahilce davransa: Ben oruçlu bir adamım, desin.»
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“When anyone of you is fasting, let him not utter evil or ignorant speech. If anyone speaks to him in an ignorant manner, let him say: ‘I am fasting.’”
Tahric: Kütüb-i Sitte sahipleri, Malik ve Beyhaki bu hadisi benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetler biraz daha uzundur
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ الْعَزِيزِ بْنِ صُهَيْبٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " تَسَحَّرُوا فَإِنَّ فِي السَّحُورِ بَرَكَةً " .
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine «öre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Seher vaktinde yiyiniz ve içiniz. Çünkü onda bereket vardır.» buyurdu."
It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Eat Suhur, for in Suhur there is a blessing.”
Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de bu hadisi rivayet etmişler; Tirmizi httdisin Hasen - Sahih olduğunu söylemiştir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا زَمْعَةُ بْنُ صَالِحٍ، عَنْ سَلَمَةَ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " اسْتَعِينُوا بِطَعَامِ السَّحَرِ عَلَى صِيَامِ النَّهَارِ وَبِالْقَيْلُولَةِ عَلَى قِيَامِ اللَّيْلِ " .
İbn-i Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine «öre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Gündüz orucu için seher yemeğinden ve gece ibadetine kalkmak için öğle istirahatından yardım dileyiniz,» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadsin senedindeki ravi Zem'a bin Salih zayıftır
It was narrated from Ibn ‘Abbas that the Prophet (ﷺ) said:“Seek help by eating Suhur for fasting that day, and by taking a brief rest (at midday) for praying at night.”
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ هِشَامٍ الدَّسْتَوَائِيِّ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، قَالَ: تَسَحَّرْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ثُمَّ قُمْنَا إِلَى الصَّلاَةِ . قُلْتُ كَمْ بَيْنَهُمَا؟ قَالَ: قَدْرُ قِرَاءَةِ خَمْسِينَ آيَةً .
Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Zeyd bin Sabit (r.a.): Biz, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehur yemeğini yedik, sonra sabah namazına kalktık, dedi. (Enes (r.a.) demiştir ki:) Ben: Sehur yemeği ile sabah namazına kalkışınız arasında ne kadar zaman vardı? diye sordum. Zeyd (r.a.) dedi ki: Elli ayet okuyacak kadar.
It was narrated from Anas bin Malik that Zaid bin Thabit said:“We ate Suhur with the Messenger of Allah (ﷺ) then we got up to perform prayer.” I said: “How long was there between the two?” He said: “As long as it takes to recite fifty verses.”
Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ve Tirmizi de rivayet etmişler
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ عَاصِمٍ، عَنْ زِرٍّ، عَنْ حُذَيْفَةَ، قَالَ: تَسَحَّرْتُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ هُوَ النَّهَارُ إِلاَّ أَنَّ الشَّمْسَ لَمْ تَطْلُعْ .[ قالَ ابُو إسحاق: حديث حُذَيْفَةَ مَنْسوخٌ لَيْسَ بشَيْء.]
Huzeyfe (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ile beraber sehur yemeğini yedim. Sehur vakti (şafak vaktine o kadar yakındır ki hemen hemen) şafaktır (denilebilir.) Şu farkla ki; henüz güneş (yani şafak) sökmemiştir.
It was narrated that Hudhaifah said:“I ate Suhur with the Messenger of Allah (ﷺ) when it was daybreak but the sun had not yet risen.” [(One of the narrators) Abu Ishaq said: “The Hadith of Hudhaifah is abrogated and does not mean anything.”
Diğer tahric: Nesai, Ahmed ve Tahavi de bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، وَابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَسْعُودٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " لاَ يَمْنَعَنَّ أَحَدَكُمْ أَذَانُ بِلاَلٍ مِنْ سُحُورِهِ. فَإِنَّهُ يُؤَذِّنُ لِيَنْتَبِهَ نَائِمُكُمْ، وَلِيَرْجِعَ قَائِمُكُمْ. وَلَيْسَ الْفَجْرُ أَنْ يَقُولَ هَكَذَا. وَلَكِنْ هَكَذَا، يَعْتَرِضُ فِي أُفُقِ السَّمَاءِ " .
Abdullah bin Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bilal'ın ezanı, herhangi birinizi sahur yemeğini yemekten alıkoymasın. Çünkü O, uyuyanınız uyansın ve gece ibadetine kalkmış olanınız (istirahatına veya ihtiyaçlarına) dönsün diye ezan okur. Fecir, aydınlığın şöyle çıkması değil, semanın ufkunda yaygın olarak şöyle çıkmasıdır.»
It was narrated from ‘Abdullah bin Mas’ud that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“The Adhan of Bilal should not prevent anyone of you from eating Suhur, for he gives the Adhan to alert those among you who are asleep, and so that anyone who is praying can prepare himself for fasting. The Fajr does not come in this manner, rather it comes in this manner, and it appears along the horizon.”
Diğer tahric: Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri ve Ahmed bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ: " لاَ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْإِفْطارَ " .
Sehl bin Sa'd (r.a.)'dn rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe daima hayır ile yaşarlar,»
It was narrated from Sahl bin Sa’d that the Prophet (ﷺ) said:“The people will remain upon goodness as long as they hasten to break their fast.”
Diğer tahric: Buhari, Müslim ve Tirmizi de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1698’de
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ يَزَالُ النَّاسُ بِخَيْرٍ مَا عَجَّلُوا الْفِطْرَ. عَجِّلُوا الْفِطْرَ، فَإِنَّ الْيَهُودَ يُؤَخِّرُونَ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «İnsanlar iftar etmekte acele ettikleri müddetçe hayır ile yaşarlar. İftar etmekte acele ediniz. Çünkü yahudiler, (iftarlarını) geciktirirler.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı Buhari ve Müslim'in şartı üzerine sahihtir. Bu hadisi Buhari, Müslim ve başkaları Sehl bin Sa'd'ın rivayetiyle zikretmişlerdir
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:"The people will remain upon goodness so long as they hasten to break the fast. Hasten to break the fast, for the Jews delay it
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحِيمِ بْنُ سُلَيْمَانَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ عَاصِمٍ الأَحْوَلِ، عَنْ حَفْصَةَ بِنْتِ سِيرِينَ، عَنِ الرَّبَابِ أُمِّ الرَّائِحِ بِنْتِ صُلَيْعٍ، عَنْ عَمِّهَا، سَلْمَانَ بْنِ عَامِرٍ قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِذَا أَفْطَرَ أَحَدُكُمْ، فَلْيُفْطِرْ عَلَى تَمْرَةٍ. فَإِنْ لَمْ يَجِدْ، فَلْيُفْطِرْ عَلَى الْمَاءِ. فَإِنَّهُ طَهُورٌ " .
Selman bin Amir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Biriniz iftarını açacağı zaman hurmayla açsın. Eğer bulamazsa suyla iftar etsin. Çünkü su, temizleyicidir.»
Salman bin ‘Amr narrated that the Messenger of Allah (ﷺ) said:"When any one of you breaks his fast, let him break it with dates. If he cannot find dates, then let him break it with water, for it is a means of purification
Diğer tahric: Ahmed, Tirmizi. Ebu Davud, Darimi ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ الْقَطَوَانِيُّ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ حَازِمٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَمْرِو بْنِ حَزْمٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنْ حَفْصَةَ، قَالَتْ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لاَ صِيَامَ لِمَنْ لَمْ يَفْرِضْهُ مِنَ اللَّيْلِ " .
Hafsa (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Geceden oruca niyet etmeyene oruç yoktur.»
It was narrated from Hafsah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:"There is no fast for the one who did not make it incumbent upon himself from the night before
Diğer tahric: Ebu Davud, sevm; Tirmizî, savm; Nesaî, siyam; (benzeri); Muvatta; siyam; Darimî, savm; Ahmed, Darekutni , İbn-i Huzeyme, ve İbn-i Hibban da bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ طَلْحَةَ بْنِ يَحْيَى، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ دَخَلَ عَلَىَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ: " هَلْ عِنْدَكُمْ شَىْءٌ؟ " . فَنَقُولُ: لاَ . فَيَقُولُ: " إِنِّي صَائِمٌ " . فَيُقِيمُ عَلَى صَوْمِهِ ثُمَّ يُهْدَى لَنَا شَىْءٌ فَيُفْطِرُ . قَالَتْ: وَرُبَّمَا صَامَ وَأَفْطَرَ . قُلْتُ: كَيْفَ ذَا؟ قَالَتْ: إِنَّمَا مَثَلُ هَذَا مَثَلُ الَّذِي يَخْرُجُ بِصَدَقَةٍ فَيُعْطِي بَعْضَهَا وَيُمْسِكُ بَعْضًا .
Aişe (r.a.a)'dan: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yanıma girerek: «Yanınızda (yiyecek) bir şey var mı?» diye sorar; Biz de; Hayır, deriz. O da: «O halde ben oruçluyum» buyurarak orucu üzerinde durur. Sonra bize yiyecek bir şey hediye edilir, O da orucunu bozar (dı) Aişe (r.anha): O (böylece) bazen nafile oruç tutmuş ve bozmuştur, dedi. (Ravi Mücahid demiştir ki Ben, Aişe (r.anha) ya bu nasıl olur? diye sordum. Dedi ki: Bunun durumu, bir sadaka ile çıktıktan sonra bir kısmını verip bir kısmını tutan kimsenin durumu gibidir.
It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) would enter upon me and say: ‘Do you have anything (any food)?’ If we said: ‘No,’ he would say: ‘Then I am fasting.’ So he would continue fasting, then it we were given some food, he would break his fast.” She said: “Sometimes he would fast and (then) break fast (i.e., combine fasting and breaking fast in one day).” I said: “How is that?” She said: “Like the one who goes out with charity (i.e., something to give in charity),and he gives some away and keeps some.”
Diğer tahric: Ahmed, Ebu Davud, Nesai, Darekutni, Beyhaki ve Tirmizi'de de Aişe (r.anha)'nın hadisini kısa ve uzun metinler halinde ve benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ جَعْدَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو الْقَارِيِّ، قَالَ: سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ، يَقُولُ لاَ وَرَبِّ الْكَعْبَةِ مَا أَنَا قُلْتُ: " مَنْ أَصْبَحَ وَهُوَ جُنُبٌ فَلْيُفْطِرْ " . مُحَمَّدٌ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَهُ .
Ebu Hureyre (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Hayır. Ka'be Rabbine yemin ederim ki! «Cünüb olarak sabahlayan kimse, orucunu bozsun (bozmuş olur)» sözünü ben söylemiş değilim. Bu sözü Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) söylemiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahihtir. İmam Ahmed bunu bu yolla rivayet etmiştir. Buhari de ta'liken zikretmiştir. Ebu Hureyre (r.a.)'in bu hadisi el-Padl (r.a.)'den işittiği, Buhari ve Müslim'de bildirilmiştir. Müslim Ebu Hureyre (r.a.)'in: "Ve ben bu hadisi Peygamber Is.a.v.)'den işitmedim'' sözünü ilave etmiştir
It was narrated that ‘Abdullah bin ‘Amr Al-Qari said:“I heard Abu hurairah say: ‘No, by the Lord of the Ka’bah! I did not say: “Whoever wakes up in a state of sexual impurity (and wants to fast) then he must not fast.” Muhammad (ﷺ) said it.’”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ فُضَيْلٍ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ: كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَبِيتُ جُنُبًا. فَيَأْتِيهِ بِلاَلٌ، فَيُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَيَقُومُ فَيَغْتَسِلُ. فَأَنْظُرُ إِلَى تَحَدُّرِ الْمَاءِ مِنْ رَأْسِهِ. ثُمَّ يَخْرُجُ فَأَسْمَعُ صَوْتَهُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ . قَالَ مُطَرِّفٌ: فَقُلْتُ لِعامِرٍأفِي رَمَضَانَ؟ قَالَ رَمَضَانُ وَغَيْرُهُ سَوَاءٌ .
Aişe (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (eşine yaklaşmaktan dolayı) cünüb olarak gecelerdi. Sonra Bilal (r.a.) gelerek sabah namazı vaktinin geldiğini Ona haber verirdi. O da kalkıp ğuslederdi. Ben de Onun başından ğusül suyunun inmesine bakardım. Sonra O, Mescide çıkardı da. Onun sabah namazındaki sesini işitirdim. Ravi Mutarrif demiştir ki •. Ben, ravi Amir (eş-Şa'bi)ye: (Bu durum) Ramazan'da mı? diye sordum. Dedi ki: Ramazan ve başkası müsavidir.
It was narrated that ‘Aishah said:“The Prophet (ﷺ) used to spend the night in a state of sexual impurity, then Bilal would come to him and inform him that it is time for prayer. So he would get up and have a bath, and I would see the water dripping from his head, then he would go out and I would hear his voice during Fajr prayer.” (One of the narrators) Mutarrif said: "I said to Amir: 'Was that during Ramadan?' He said: 'In Ramadan and at other times
Diğer tahric: Bu ve sonraki hadisi, Buhari, Müslim, Malik, Ebu Davud, Nesai ve Tahavi, manayı etkilemeyen benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1704’te
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ سَأَلْتُ أُمَّ سَلَمَةَ عَنِ الرَّجُلِ، يُصْبِحُ، وَهُوَ جُنُبٌ، يُرِيدُ الصَّوْمَ؟ قَالَتْ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصْبِحُ جُنُبًا مِنَ الْوِقَاعِ، لاَ مِنِ احْتِلاَمٍ، ثُمَّ يَغْتَسِلُ وَيُتِمُّ صَوْمَهُ .
Nafi' (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Oruç tutmak isteyip cünüb olarak sabahlayan adam'ın durumunu (Efendimizin eşi) Ümmü Seleme (r.anha)'ya sordum. Dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ihtilam'dan değil, eşine yaklaşmaktan dolayı cünüb olarak sabahlardı, sonra boy abdestini alır ve orucunu tamamlardı.
It was narrated that Nafi’ said:“I asked Umm Salamah about a man who gets up in the morning when he is in a state of sexual impurity and wants to fast. She said: “The Messenger of Allah (ﷺ) used to get up in the morning in a state of sexual impurity after having intercourse, not from a wet dream, then he would take a bath and complete his fast.’”
Diğer tahric: Bu ve önceki hadisi, Buhari, Müslim, Malik, Ebu Davud, Nesai ve Tahavi, manayı etkilemeyen benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، وَأَبُو دَاوُدَ قَالُوا حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ مُطَرِّفِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الشِّخِّيرِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ صَامَ الأَبَدَ، فَلاَ صَامَ وَلاَ أَفْطَرَ " .
Abdullah biti eş-Şıhhir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim daima oruç tutarsa, ne oruç tutmuş, ne de tutmamış (sayılır.)»
It was narrated from ‘Abdullah bin Shikhkhir that his father said:“The Prophet (ﷺ) said: ‘Whoever fasts continually, he neither fasts nor breaks his fast.’”
Diğer tahric: Bu hadisi Nesai, Ahmed ve İbn-i Hibban da rivayet etmişlerdir. Bunun mislini Müslim, Ebu Davud ve Nesai, Ebu Katade (r.a.)'den merfu' olarak rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1706’da