Namaz ile İlgili Hadisler

5.853 hadis bulundu · sayfa 283/293

Sünen-i İbn Mâce No. 1220 Sahih

حَدَّثَنَا يَعْقُوبُ بْنُ حُمَيْدِ بْنِ كَاسِبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى التَّيْمِيُّ، عَنْ أُسَامَةَ بْنِ زَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَزِيدَ، مَوْلَى الأَسْوَدِ بْنِ سُفْيَانَ عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَوْبَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ خَرَجَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلَى الصَّلاَةِ وَكَبَّرَ ثُمَّ أَشَارَ إِلَيْهِمْ فَمَكَثُوا ثُمَّ انْطَلَقَ فَاغْتَسَلَ وَكَانَ رَأْسُهُ يَقْطُرُ مَاءً فَصَلَّى بِهِمْ فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ ‏ "‏ إِنِّي خَرَجْتُ إِلَيْكُمْ جُنُبًا. وَإِنِّي نَسِيتُ حَتَّى قُمْتُ فِي الصَّلاَةِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) namaza geldi. İftitah tekbirini aldıktan sonra cemaata (vaziyetlerini bozmadan yerlerinde beklemeleri için mübarek eli ile işaret etti. Bunun üzerine cemaat durup bekledi. O, da gidip boy abdestini aldıktan sonra (mubarek) başından su damladığı halde (gelip) cemaata namaz kıldırdı. Namaz'dan dönüp gidince cemaata : «Ben (evden) yanınıza cünüp olarak geldim ve namaza girinceye kadar (durumu) hatırlamadım.» buyurdu. Not: Zevaid'de: Ravi Usame bin Zeyd, zayıf olduğundan bunun senedi zayıftır. Darekutni de, süneninde bunu Usame bin Zeyd yoluyla rivayet etmiştir, denilmiştir

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Prophet (ﷺ) came out to pray and said the Takbir, then he gestured to them to wait. He went and took a bath, and his head was dripping with water while he led them in prayer. When he finished he said: ‘I came out to you in a state of sexual impurity, and I forgot until I had started to pray.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1221 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا الْهَيْثَمُ بْنُ خَارِجَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنِ ابْنِ جُرَيْجٍ، عَنِ ابْنِ أَبِي مُلَيْكَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ أَصَابَهُ قَىْءٌ أَوْ رُعَافٌ أَوْ قَلَسٌ أَوْ مَذْىٌ، فَلْيَنْصَرِفْ، فَلْيَتَوَضَّأْ. ثُمَّ لْيَبْنِ عَلَى صَلاَتِهِ، وَهُوَ فِي ذَلِكَ لاَ يَتَكَلَّمُ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Namaz içinde iken bulantısız kusma, burun kanaması, bulantılı kusma ve mezi çıkması hallerinden birisi kimin başına gelirse hemen dönüp abdest alsın. Sonra (gelip) namazının üzerine bina etsin (kalan kısmını tamamlasın) ve bu esnada hiç konuşmasın.» Not: Zevaid'de: Bunun senedinde bulunan İsmail bin Ayyaş, bwıu hicazlı (İbn-i Cüreyc)den rivayet etmiştir. Hicazlılardan olan rivayeti zayıftır. diye bilgi verilmiştir

It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Whoever vomits, has a nosebleed, belches, or emits prostatic fluid, should stop praying; perform ablution, then resume his prayer, and while he is in that state he should not speak.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1222 Sahih

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ شَبَّةَ بْنِ عَبِيدَةَ بْنِ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَلِيٍّ الْمُقَدَّمِيُّ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ إِذَا صَلَّى أَحَدُكُمْ فَأَحْدَثَ، فَلْيُمْسِكْ عَلَى أَنْفِهِ، ثُمَّ لْيَنْصَرِفْ ‏"‏ ‏.‏ حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ قَيْسٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَحْوَهُ ‏.‏

“... Aîşe (radıyallahü anhâ)’dım rivâyet edildiğine göre: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: namaz kılarken abdesti bozulunca elile burnunu tutsun sonra ayrılıp gitsin. ) ... ..... Senedi ile Âişe (radıyallahü anhâ) bunun mislini Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’den rivâyet etmiştir

It was narrated from ‘Aishah that the Prophet (ﷺ) said:“When anyone of you performs prayer and commits Hadath, (passing wind) let him take hold of his nose, then leave.” Another chain with similar wording

Sünen-i İbn Mâce No. 1223 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ بْنِ طَهْمَانَ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، قَالَ كَانَ بِي النَّاصُورُ فَسَأَلْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الصَّلاَةِ فَقَالَ ‏ "‏ صَلِّ قَائِمًا. فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ فَقَاعِدًا. فَإِنْ لَمْ تَسْتَطِعْ، فَعَلَى جَنْبٍ ‏"‏ ‏.‏

İmran bin Husayn (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Ben basur hastalığına mübtela idim. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e namazı (nasıl kılacağımı) sordum. Buyurdu ki: «Ayakta kıl. gücün yetmezse oturarak, buna da gücün yetmezse yan yatarak kı!.»

It was narrated that ‘Imran bin Husain said:“I suffered from Nasur* and I asked the Prophet (ﷺ) about prayer. He said: ‘Perform prayer standing; if you cannot, then sitting; and if you cannot then while lying on your side.’”

Diğer tahric: Bu Hadis’i Müslim'den başka Kütüb-i Sitte'nin hepsinde rivayet edilmiştir

Sünen-i İbn Mâce No. 1224 Zayıf

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ بَيَانٍ الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الأَزْرَقُ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ أَبِي حَرِيزٍ، عَنْ وَائِلِ بْنِ حُجْرٍ، قَالَ رَأَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلَّى جَالِسًا عَلَى يَمِينِهِ وَهُوَ وَجِعٌ ‏.‏

Vail bin Hucr (r.a.)'den, şöyle demiştir: Ben Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i hastalığında oturduğu yerde sağ yana eğilmiş vaziyette namaz kılarken gördüm. Not: Bunun senedindeki ravi Cabir el-Ca'fi'nin itham edilmiş bir kimse olduğu Zevaid'de belirtilmiştir

It was narrated that Wa’il bin Hujr said:“I saw the Prophet (ﷺ) performing prayer while sitting on his right side when he was sick.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1225 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ وَالَّذِي ذَهَبَ بِنَفْسِهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا مَاتَ حَتَّى كَانَ أَكْثَرُ صَلاَتِهِ وَهُوَ جَالِسٌ وَكَانَ أَحَبُّ الأَعْمَالِ إِلَيْهِ الْعَمَلَ الصَّالِحَ الَّذِي يَدُومُ عَلَيْهِ الْعَبْدُ وَإِنْ كَانَ يَسِيرًا ‏.‏

Ünımü Seleme (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in mübarek ruhunu kabzeden (Allah) a yemin ederim ki Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vefatına doğru kıldığı namazların ekserisini oturarak kılardı. Ve kendisince en sevimli amel, az bile olsa kulun devamlı işlediği salih amel idi. Bu Hadis’i Nesai’de tahric etti

It was narrated that Umm Salamah said:‘By the One Who took his soul (i.e., the soul of the Prophet (ﷺ)), he did not die until he offered most of his prayers sitting down. And the dearest of the actions to him was the righteous action that the person does regularly, even if it were a little.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1226 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنِ الْوَلِيدِ بْنِ أَبِي هِشَامٍ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ مُحَمَّدٍ، عَنْ عَمْرَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقْرَأُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ قَامَ قَدْرَ مَا يَقْرَأُ إِنْسَانٌ أَرْبَعِينَ آيَةً ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (nafileyi kıldığında) oturarak kıraat ederdi. Rüku' etmek istediği zaman, kalkarak bir insanın kırk ayet kadar okuyacağı bir süre ayakta dururdu.

It was narrated that ‘Aishah said:“The Prophet (ﷺ) used to recite Qur’an sitting down, then when he wanted to bow he would stand up for as long as it takes a person to recite forty Verses.”

Diğer tahric: Nesai

Sünen-i İbn Mâce No. 1227 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ الْعُثْمَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي شَىْءٍ مِنْ صَلاَةِ اللَّيْلِ إِلاَّ قَائِمًا حَتَّى دَخَلَ فِي السِّنِّ فَجَعَلَ يُصَلِّي جَالِسًا حَتَّى إِذَا بَقِيَ عَلَيْهِ مِنْ قِرَاءَتِهِ أَرْبَعُونَ آيَةً أَوْ ثَلاَثُونَ آيَةً قَامَ فَقَرَأَهَا وَسَجَدَ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan: şöyle demiştir: Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i yaşlanıncaya kadar gece namazının tümünü ayakta kılarken gördüm. Başka durumda kıldığını hiç görmedim. O, yaşlandıktan sonra oturarak kılmaya başladı. Kıraatmdan kırk ayet veya otuz ayet kalınca kalkar, onu ayakta okurdu. Sonra rüku' ederdi. Not; İsnadının sahih ve ricaIinin sika olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Bu Hadis’i Tirmizi hariç Kütüb-i Sitte sahipleri tahric etmiştir

It was narrated that ‘Aishah said:“I did not see the Messenger of Allah (ﷺ) offer any of the night prayers in any way other than standing, until he became old. Then he started to pray sitting down until, when there were thirty or forty Verses left of his recitation, he would stand up and recite them, and prostrate.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1228 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ مُعَاذٍ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ الْعُقَيْلِيِّ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ صَلاَةِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بِاللَّيْلِ فَقَالَتْ كَانَ يُصَلِّي لَيْلاً طَوِيلاً قَائِمًا وَلَيْلاً طَوِيلاً قَاعِدًا فَإِذَا قَرَأَ قَائِمًا رَكَعَ قَائِمًا وَإِذَا قَرَأَ قَاعِدًا رَكَعَ قَاعِدًا ‏.‏

Abdullah bin Şakik el-Ukayli (r.a.)'den: şöyle demiştir : Ben Aişe (r.anha)'ya Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in gece namazının durumunu sordum. Aişe (r.anha) dedi ki: O, uzun bir gece ayakta, başka bir uzun gece oturarak (gece namazı) kılardı. Ayakta okuduğu zaman ayakta rüku' ederdi. Ve oturarak okuduğu zaman oturarak rüku' ederdi.

It was narrated that ‘Abdullah bin Shaqiq Al-‘Uqaili said:“I asked ‘Aishah about the prayer of the Messenger of Allah (ﷺ) at night. She said: ‘He used to pray for a long time at night standing up, and for a long time at night sitting down. If he prayed standing, he would bow standing, and if he prayed sitting, he would bow sitting.’”

Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud ve Nesai

Sünen-i İbn Mâce No. 1229 Sahih

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، حَدَّثَنَا قُطْبَةُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بَابَاهْ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَّ بِهِ وَهُوَ يُصَلِّي جَالِسًا فَقَالَ ‏ "‏ صَلاَةُ الْجَالِسِ عَلَى النِّصْفِ مِنْ صَلاَةِ الْقَائِمِ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Amr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre : Kendisi (bir gün) oturarak namaz kılarken Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun yanından geçmiş, sonra : «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namaz'ın yarısı kadardır.» buyurmuştur.

It was narrated from ‘Abdullah bin ‘Amr that the Prophet (ﷺ) passed by him when he was praying sitting down. He said:“The prayer of one who sits down is equivalent to half of the prayer of one who stands.”

Diğer tahric: Buhari. Müslim, Ebu Davud ve Nesai de bunun benzerini rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1230 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنِي إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ سَعْدٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَرَجَ فَرَأَى أُنَاسًا يُصَلُّونَ قُعُودًا فَقَالَ ‏ "‏ صَلاَةُ الْقَاعِدِ عَلَى النِّصْفِ مِنْ صَلاَةِ الْقَائِمِ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir gün ev'den) çıktı da bir kaç kişinin oturarak namaz kıldıklarını gördü. Bunun üzerine : «Oturarak kılınan namaz, ayakta kılınan namazın yarısıdır» buyurdu. Zevaid de: Bu hadis’in isnadı sahihtir

It was narrated from Anas bin Malik that the Messenger of Allah (ﷺ) went out and saw some people praying while sitting down. He said:“The prayer of one who sits down is equivalent to half of the prayer of one who stands.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1231 Sahih

حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ هِلاَلٍ الصَّوَّافُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ عِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ، أَنَّهُ سَأَلَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَنِ الرَّجُلِ يُصَلِّي قَاعِدًا قَالَ ‏ "‏ مَنْ صَلَّى قَائِمًا فَهُوَ أَفْضَلُ. وَمَنْ صَلَّى قَاعِدًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَائِمِ. وَمَنْ صَلَّى نَائِمًا فَلَهُ نِصْفُ أَجْرِ الْقَاعِدِ ‏"‏ ‏.‏

İmran bin Husayn (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e oturarak namaz kılan adamın durumunu sormuş; bunun üzerine efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Kim ayakta namaz kılarsa efdal olanı odur. Kim oturarak namaz kılarsa ona ayakta namaz kılanın sevabının yarısı vardır. Ve kim yatarak namaz kılarsa onun sevabı, oturarak namaz kılanın sevabının yarısı kadardır.» buyurdu. Bu hadisi Müslim'den başka Kütüb-i Sitte sahipIeri rivayet etmişlerdir

It was narrated from ‘Imran bin Husain that he asked the Messenger of Allah (ﷺ) about a man who prays sitting down. He said, “Whoever performs prayer standing up, that is better. Whoever performs prayer sitting down will have half the reward of one who prays standing. And whoever performs prayer lying down will have half the reward of one who prays sitting.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1232 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، وَوَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنِ الأَسْوَدِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمَّا مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَضَهُ الَّذِي مَاتَ فِيهِ - وَقَالَ أَبُو مُعَاوِيَةَ لَمَّا ثَقُلَ - جَاءَ بِلاَلٌ يُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ أَسِيفٌ - تَعْنِي رَقِيقٌ - وَمَتَى مَا يَقُومُ مُقَامَكَ يَبْكِي فَلاَ يَسْتَطِيعُ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ فَصَلَّى بِالنَّاسِ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرِ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ فَإِنَّكُنَّ صَوَاحِبَاتُ يُوسُفَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَأَرْسَلْنَا إِلَى أَبِي بَكْرٍ فَصَلَّى بِالنَّاسِ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ إِلَى الصَّلاَةِ يُهَادَى بَيْنَ رَجُلَيْنِ وَرِجْلاَهُ تَخُطَّانِ فِي الأَرْضِ فَلَمَّا أَحَسَّ بِهِ أَبُو بَكْرٍ ذَهَبَ لِيَتَأَخَّرَ فَأَوْمَى إِلَيْهِ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ مَكَانَكَ ‏.‏ قَالَ فَجَاءَ حَتَّى أَجْلَسَاهُ إِلَى جَنْبِ أَبِي بَكْرٍ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يَأْتَمُّ بِالنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَالنَّاسُ يَأْتَمُّونَ بِأَبِي بَكْرٍ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dun; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vefat ettiği hastalığa tutulduğu zaman (Ebu Muaviye demiştirki: Hastalığı ağırlaştığı zaman) Bilal (r.a.), O'na namaz vaktinin geldiğini haber vermek üzere geldi. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Ebu Bekir'e emrimi iletiniz. Cemaata namaz kıldırsın» buyurdu. Biz: — Ya Resulallah! Ebu Bekir cidden yufka yüreklidir. Senin yerine geçtiği vakit ağlar ve bu yüzden (sesini cemaata) işittiremez. Bu nedenle Ömer'e emretsen de o namaz kıldırsa, diye ricada bulunduk. (Efendimiz bu sözümüzden) sonra : — «Ebu Bekir'e emrimi iletiniz. Cemaata namaz kıldırsın. Hakikatan siz, Yusuf (Nebi)'in günündeki kadınlarsınız» buyurdu." Aişe (r.anha) demiştir ki: Bunun üzerine biz Ebu Bekir (r.a.)'e emr-i nebevi'yi ilettik. Kendisi de (bu emir üzerine) cemaata namaz kıldırdı. (Ebu Bekir namaza başlayınca) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendinde bir hafiflik hissetti de iki adam arasında ve onlara dayanarak namaza gitti. Ayakları yerde sürünüyordu. Ebu Bekir (r.a.), O'nun geldiğini hissedince geri çekilmeye davrandı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ona: — «Yerinden ayrılma» diye işaret etti. Ravi demiştir ki Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ileriye geldi. Nihayet O'na yardım eden adamlar, onu Ebu Bekir (r.a.)'in yanına oturttular. Artık Ebu Bekir (r.a.), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e uyuyordu, cemaat da Ebu Bekir (r.a.)'in namazına uyuyorlardı.

It was narrated that ‘Aishah said:“When the Messenger of Allah (ﷺ) fell ill with the sickness that would be his last” – (One of the narrators) Abu Mu’awiyah said: “When he was overcome by sickness” – “Bilal came to tell him that it was time for prayer. He said, ‘Tell Abu Bakr to lead the people in prayer.’ We said: ‘O Messenger of Allah! Abu Bakr is a tender-hearted man, and when he takes your place he will weep and not be able to do it. Why do you not tell ‘Umar to lead the people in prayer?’ He said: ‘Tell Abu Bakr to lead the people in prayer; you are (like) the female companions of Yusuf.’” She said: “So we sent word to Abu Bakr, and he led the people in prayer. Then the Messenger of Allah (ﷺ) began to feel a little better, so he came out to the prayer, supported by two men with his feet making lines along the ground. When Abu Bakr realized that he was there, he wanted to step back, but the Prophet (ﷺ) gestured to him to stay where he was. Then (the two men) brought him to sit beside Abu Bakr, and Abu Bakr was following the lead of the Prophet (ﷺ) and the people were following Abu Bakr.”

Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim, Nesai ve Tirmizi müteaddit senedIerle ve muhtelif lafızlarla rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1235’te

Sünen-i İbn Mâce No. 1233 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَبَا بَكْرٍ أَنْ يُصَلِّيَ بِالنَّاسِ فِي مَرَضِهِ فَكَانَ يُصَلِّي بِهِمْ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خِفَّةً فَخَرَجَ وَإِذَا أَبُو بَكْرٍ يَؤُمُّ النَّاسَ فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ اسْتَأْخَرَ فَأَشَارَ إِلَيْهِ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَىْ كَمَا أَنْتَ فَجَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حِذَاءَ أَبِي بَكْرٍ إِلَى جَنْبِهِ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يُصَلِّي بِصَلاَةِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَالنَّاسُ يُصَلُّونَ بِصَلاَةِ أَبِي بَكْرٍ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (son) hastalığında cemaata namaz kıldırmak için Ebu Bekir (r.a.)'a emretti. Artık Ebu Bekir (r.a.) cemaata namaz kıldırıyordu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hafiflik hissederek (evden mescide) çıktı. O anda Ebu Bekir (r.a.) cemaata namaz kıldırıyordu. Ebu Bekir (r.a.) O'nu görünce geri çekilmek istedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ona: «Olduğun gibi dur.» diye işaret etti. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ebu Bekir (r.a.)'in yanında, onun hizasında oturdu. Artık Ebu Bekir (r.a.), Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in namazına, cemaat da Ebu Bekir (r.a.)'in namazına uyarak kılıyorlardı.

It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) told Abu Bakr to lead the people in prayer when he was sick, and Abu Bakr used to lead them in prayer. Then the Messenger of Allah (ﷺ) began to feel a little better, so he came out, and saw Abu Bakr leading the people in prayer. When Abu Bakr saw him, he stepped back, but the Messenger of Allah (ﷺ) gestured to him to stay where he was. Then the Messenger of Allah (ﷺ) sat beside Abu Bakr. Abu Bakr was following the prayer of the Messenger of Allah (ﷺ), and the people were following the prayer of Abu Bakr.”

Diğer tahric: Bu hadisi Buhari, Müslim, Nesai ve Tirmizi müteaddit senedIerle ve muhtelif lafızlarla rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1235’te

Sünen-i İbn Mâce No. 1234 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، مِنْ كِتَابِهِ فِي بَيْتِهِ قَالَ سَلَمَةُ بْنُ نُبَيْطٍ أَنْبَأَنَا عَنْ نُعَيْمِ بْنِ أَبِي هِنْدٍ عَنْ نُبَيْطِ بْنِ شَرِيطٍ عَنْ سَالِمِ بْنِ عُبَيْدٍ قَالَ أُغْمِيَ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَرَضِهِ ثُمَّ أَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مُرُوا بِلاَلاً فَلْيُؤَذِّنْ وَمُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ - أَوْ لِلنَّاسِ - ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أُغْمِيَ عَلَيْهِ فَأَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مُرُوا بِلاَلاً فَلْيُؤَذِّنْ وَمُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ ثُمَّ أُغْمِيَ عَلَيْهِ فَأَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ أَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا نَعَمْ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ مُرُوا بِلاَلاً فَلْيُؤَذِّنْ وَمُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ إِنَّ أَبِي رَجُلٌ أَسِيفٌ فَإِذَا قَامَ ذَلِكَ الْمُقَامَ يَبْكِي لاَ يَسْتَطِيعُ فَلَوْ أَمَرْتَ غَيْرَهُ ‏.‏ ثُمَّ أُغْمِيَ عَلَيْهِ فَأَفَاقَ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا بِلاَلاً فَلْيُؤَذِّنْ وَمُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ فَإِنَّكُنَّ صَوَاحِبُ يُوسُفَ أَوْ صَوَاحِبَاتُ يُوسُفَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ فَأُمِرَ بِلاَلٌ فَأَذَّنَ وَأُمِرَ أَبُو بَكْرٍ فَصَلَّى بِالنَّاسِ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَجَدَ خِفَّةً فَقَالَ ‏"‏ انْظُرُوا لِي مَنْ أَتَّكِئُ عَلَيْهِ ‏"‏ ‏.‏ فَجَاءَتْ بَرِيرَةُ وَرَجُلٌ آخَرُ فَاتَّكَأَ عَلَيْهِمَا فَلَمَّا رَآهُ أَبُو بَكْرٍ ذَهَبَ لِيَنْكُصَ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ أَنِ اثْبُتْ مَكَانَكَ ثُمَّ جَاءَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حَتَّى جَلَسَ إِلَى جَنْبِ أَبِي بَكْرٍ حَتَّى قَضَى أَبُو بَكْرٍ صَلاَتَهُ ثُمَّ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قُبِضَ ‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْدِ اللَّهِ هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ لَمْ يُحَدِّثْ بِهِ غَيْرُ نَصْرِ بْنِ عَلِيٍّ ‏.‏

Salim bin Ubeyd (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (son) hastalığında bayıldı. Sonra ayılınca: «Namaz vakti geldi mi?» diye sordu. Evet, dediler. O: «Bilal'a emrimi iletin, ezan okusun, Ebu Bekir'e de emrimi iletin, cemaata namaz kıldırsın» buyurdu. Sonra (yine) bayıldı. Daha sonra ayıldı ve: «Namaz vakti geldi mi?» diye sordu. — Evet, dediler. O: — «Bilal'a emredin ezan okusun. Ebu Bekir'e de emredin cemaata namaz kıldırsın.» buyurduktan sonra tekrar bayıldı. Sonra ayılınca : — «Namaz vakti geldi mi?» diye sordu. — Evet, dediler. O : — «Bilal'a emredin ezan okusun. Ebu Bekir'e de emredin cemaata namaz kıldırsın.» buyurdu. Bunun üzerine Aişe (r.anha) . Gerçekten babam yufka yürekli bir adamdır. O makam (senin mihrabın) da namaza duracağı zaman ağlıyacak, (cemaata kıraat sesini) işittiremiyecektir. Keşke başkasına emretsen, diye ricada bulundu. Sonra, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (yine) bayıldı. Biraz sonra ayıldı ve: — «Bilal'a emredin ezan okusun. Ebu Bekir'e emredin cemaata namaz kıldırsın. Gerçekten siz Yusuf (Nebi) in günündeki kadınlarsınız.» buyurdu. Ravi demiştir ki : Bunun üzerine Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in emri Bilal (r.a.)'e iletildi, o ezan okudu. Ebu Bekir (r.a.)'a da iletildi. O da cemaata namaz kıldırdı. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hafiflik duydu ve : — «Benim için koltuğuma girip mescide götürecek adama bakıverin» buyurdu. Bunun üzerine Berire (r.anha) ve bir adam geldiler. Nebi {Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onlara dayanarak gitti. Ebu Bekir (r.a.) Onu görünce gerilemek istedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ona işaret ederek: — «Yerinde dur!» demek istedi. Sonra Resululiah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ileri geldi. Nihayet Ebu Bekir (r.a.)'in yanı başında oturdu ve Ebu Bekir (r.a.) namazını bitirinceye kadar, ( oturduğu yerde durdu. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat etti. Ebu Abdillah (yani Müellifimiz): Bu hadis, ğaribtir. Nasr bin Ali'den başkası bunu tahdis etmemiş, demiştir. Not: Bu hadisin isnadının sahih ve ricaIinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA 1235’te

It was narrated that Salim bin ‘Ubaid said:“The Messenger of Allah (ﷺ) fainted when he was sick, then he woke up and said: ‘Has the time for prayer come?’ They said: ‘Yes.’ He said: ‘Tell Bilal to call the Adhan, and tell Abu Bakr to lead the people in prayer.’ Then he fainted, then he woke up and said: ‘Has the time for prayer come?’ They said: ‘Yes.’ He said: ‘Tell Bilal to call the Adhan, and tell Abu Bakr to lead the people in prayer.’ Then he fainted, then he woke up and said: ‘Has the time for prayer come?’ They said: ‘Yes.’ He said: ‘Tell Bilal to call the Adhan, and tell Abu Bakr to lead the people in prayer.’ ‘Aishah said: ‘My father is a tender-hearted man, and if he stands in that place he will weep and will not be able to do it. If you told someone else to do it (that would be better).’ Then he fainted, then woke up and said: ‘Tell Bilal to call the Adhan, and tell Abu Bakr to lead the people in prayer. You are (like) the female companions of Yusuf.’ So Bilal was told to call the Adhan and he did so, and Abu Bakr was told to lead the people in prayer, and he did so. Then the Messenger of Allah (ﷺ) felt a little better, and he said: ‘Find me someone I can lean on.’ Barirah and another man came, and he leaned on them. When Abu Bakr saw him, he started to step back, but (the Prophet (ﷺ)) gestured him to stay where he was. Then the Messenger of Allah (ﷺ) came and sat beside Abu Bakr, until Abu Bakr finished praying. Then the Messenger of Allah (ﷺ) passed away.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1235 Hasen

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَرْقَمِ بْنِ شُرَحْبِيلَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمَّا مَرِضَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَرَضَهُ الَّذِي مَاتَ فِيهِ كَانَ فِي بَيْتِ عَائِشَةَ ‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ ادْعُوا لِي عَلِيًّا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَدْعُو لَكَ أَبَا بَكْرٍ قَالَ ‏"‏ ادْعُوهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ حَفْصَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَدْعُو لَكَ عُمَرَ قَالَ ‏"‏ ادْعُوهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ أُمُّ الْفَضْلِ يَا رَسُولَ اللَّهِ نَدْعُو لَكَ الْعَبَّاسَ قَالَ ‏"‏ نَعَمْ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا اجْتَمَعُوا رَفَعَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ رَأْسَهُ فَنَظَرَ فَسَكَتَ فَقَالَ عُمَرُ قُومُوا عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ ثُمَّ جَاءَ بِلاَلٌ يُؤْذِنُهُ بِالصَّلاَةِ فَقَالَ ‏"‏ مُرُوا أَبَا بَكْرٍ فَلْيُصَلِّ بِالنَّاسِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا بَكْرٍ رَجُلٌ رَقِيقٌ حَصِرٌ وَمَتَى لاَ يَرَاكَ يَبْكِي وَالنَّاسُ يَبْكُونَ فَلَوْ أَمَرْتَ عُمَرَ يُصَلِّي بِالنَّاسِ ‏.‏ فَخَرَجَ أَبُو بَكْرٍ فَصَلَّى بِالنَّاسِ فَوَجَدَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ نَفْسِهِ خِفَّةً فَخَرَجَ يُهَادَى بَيْنَ رَجُلَيْنِ وَرِجْلاَهُ تَخُطَّانِ فِي الأَرْضِ فَلَمَّا رَآهُ النَّاسُ سَبَّحُوا بِأَبِي بَكْرٍ فَذَهَبَ لِيَسْتَأْخِرَ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَىْ مَكَانَكَ فَجَاءَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَجَلَسَ عَنْ يَمِينِهِ وَقَامَ أَبُو بَكْرٍ فَكَانَ أَبُو بَكْرٍ يَأْتَمُّ بِالنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَالنَّاسُ يَأْتَمُّونَ بِأَبِي بَكْرٍ ‏.‏ قَالَ ابْنُ عَبَّاسٍ فَأَخَذَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنَ الْقِرَاءَةِ مِنْ حَيْثُ كَانَ بَلَغَ أَبُو بَكْرٍ ‏.‏ قَالَ وَكِيعٌ وَكَذَا السُّنَّةُ ‏.‏ قَالَ فَمَاتَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَرَضِهِ ذَلِكَ ‏.‏

Abdullah bin Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) vefat ettiği hastalığında Aişe (r.anha)'nın odasında idi. Bu esnada: — «Bana Ali'yi çağırın» buyurdu. Aişe (r.anha): — Ya Resulallah! Sana Ebu Bekir (r.a.)'ı çağıralım (mı) dedi. O: — «Onu çağırın» buyurdu. Hafsa (r.anha.) : — Ya Resulallah! Sana Ömer (r.a.)'ı çağıralım (mı) dedi. O: — «Onu çağırın» buyurdu. Ümmü'l-Fadl (r.a.) : — Ya Resulallah! Sana Abbas (Radıyallahü anh)ı çağıralım (mı) dedi. O: — «Evet» buyurdu. Bu zatlar (Onun yanında) toplanınca Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) mübarek başını kaldırıp baktı da bir şey söylemedi. Biraz sonra Ömer (r.a.) : — Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanından kalkıp gidiniz, dedi. Bilahere namaz vaktinin geldiğini Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e bildirmek üzere Bilal (r.a.) geldi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : — «Cemaata namaz kıldırması için Ebu Bekir'e emrediniz.» buyurdu. Bunun üzerine Aişe (r.anha) : — Ya Resulallah! Gerçekten Ebu Bekir (r.a.) yufka yürekli, kıraattan tutuklu bir adamdır. Seni (namazda) göremiyeceği zaman ağlıyacak, cemaat da ağlıyacak. Cemaata namaz kıldırması için keşke Ömer (r.a.)'e emretsen, dedi. Sonra Ebu Bekir (r.a.) çıkıp cemaata namaz kıldırdı. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisinde bir hafiflik hissederek iki adam arasında ve onlara dayanarak çıkıp (mescide) gitti. Onun ayakları yerde sürünüyordu. Cemaat Onu görünce Ebu Bekir (r.a.)'ı tesbihle ikaz ettiler. Ebü Bekir (r.a.) da geri çekilmek için davrandı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ona işaret ederek : — «Yerinde dur!» demek istedi. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ileriye gelip Ebu Bekir (r.a.)'ın sağ tarafında oturdu. Ebü Bekir (r.a.) ayakta durdu. Ebü Bekir (r.a.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e uyuyordu. Cemaat da Ebu Bekir (r.a.)'in namazına uyuyordu. İbn-i Abbas (r.a.); Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Ebu Bekir (r.a.)'in ulaştığı yerden kıraata başladı, demiştir. Ravi Veki: Sünnet böyledir, demiştir. Ravi demiştir ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bu hastalığında vefat etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı sahih, ricali de sika zatlardır. Ancak şu var ki; Ravi Ebu Ishak. ömrünün sonunda rivayetleri karıştırmıştı ve tedlisçi idi. Bunu da an'ane ile rivayet etmiştir. Buhari de: Biz Ebu İshak'ın Erkam bin Şurahbil'den hadis işittiğine dair bir şey hatırlamıyoruz. demiştir. AÇIKLAMA (1232, 1233, 1234, 1235): 1234 ve 1235 nolu hadisler notlarda işaret edildiği gibi Zevaid türündendir Bütün rivayetlerden anlaşılan mana şudur: Resulullah (s.a.v.) son hastalığında Aişe (r.anha)'nın odasında yatmış, hastalığı ağırlaşınca eemaata namaz kıldırmak için Ebu Bekir (r.a.)'i tayin etmiştir. Aişe (r.anha) buna taraftar olmamış ve bu görevin Ömer (r.a.)'a verilmesini teklif etmiştir. Gerekçe olarak da Ebu Bekir (r.a.)'in yufka yürekli oluşu ve Nebi (s.a.v.)'in yerinde namaz kıldırması halinde ağlıyacağı, okumaktan tutulacağı ve cemaata sesini duyuramıyacağı gösterilmiştir. Bazı rivayetiere göre Hz. Hafsa (r.anha) da bu hususta Aişe (r.anha)'yı desteklemiştir. Aişe (r.anha)'nın isteksizliğinin sebebi, kendisi tarafından şöyle açıklanmıştır: Nebi (s.a.v.)'in bu emrine taraftar olmamamın sebebi şudur: Onun hayatında makamına geçecek bir kimsenin halk tarafından sevilebileceğini düşünemezdim. Zannımca kim Onun makamında durursa halk Onu uğursuz sayacak ve sevmiyecektir. Bu nedenle bu işin babama verilmesine taraftar olmadım.' Aişe (r.anha)'nın bunu arzulamamasının ikinci sebebi şuydu: Ebu Bekir (r.a.)'in hilafete liyakatini herkes biliyordu. Bu nedenle Ebu Bekir (r.a.)'in namaz kıldırmasının Nebi (s.a.v.)'in vefatının yaklaşması için bir alamet sayılması ve böyle bir durumdan hoşlanmamasıydı. Aişe (r.anha) ve arkadaşlarının, Yusuf (Aleyhisselam)'ın devrindeki kadınlara benzetilmesinin sebebi şudur: Bilindiği gibi Züleyha, Mısır kadınlarına ziyafet çekerek fazlaca ikramda bulunmuştu. Fakat gayesi onlara ziyafet vermek değildi. Asıl gayesi, bu ziyafet vesilesiyle onlara Yusuf (a.s.)'ı göstermek ve beslediği aşk ateşi bakımından mazur sayılmasının gerekliliğini ispat etmekti. Züleyha asıl maksadını gizlemişti. Aişe (r.anha) de Ebu Bekir (r.a.)'in namaz kıldırmasını istememesinin asıl sebebini gizlemiş başka sebepler göstermiştir. Maksada ulaşmak için fazla ısrarda bulunmak hususunda da Züleyha'ya benzemiştir. Aişe (r.anha) ve arkadaşlarının Yusuf (a.s.)'ın devrindeki kadınlara benzetilmesine ait hadis metnindeki cümlenin şerhinde Nevevi şöyle der: Yani: Siz kadınlar istediğiniz bir şeyi israrla istemek dileğinize kavuşmak için peşine düşmek ve ona aşırı derece eğilrnek hususunda o günkü kadınlara benziyorsunuz. Aişe (r.anha)'nın başvuruşu bir rica, danışma ve yararlı olduğuna kanaat getirdiği hususa işaret mahiyetindedir. Bu anlamda Ulu'l-Emr'e başvurmanın caizliği hadisten anlaşılıyor. Bu tür müracaat, uygun ifade ile olmalıdır. Esif: Hadiste geçen bu kelime, çok üzgün, yufka yürekli ve çabuk ağlayan demektir. Hasir: Tutuklu demektir. Yufka yürekliliğinden ve üzüntüsünden okuyamayacak duruma düşen kimse için bu kelime kullanılabilir. Muhtelif rivayetlerden anlaşıldığına göre Nebi (s.a.v.)'in son hastalığında Ebu Bekir (r.a.) üç gün ve toplam oniki vakit kıldırmıştır. Bu süre zarfında Nebi (s.a.v.)'in bir defa veya iki defa mescide çıktığı hususunda muhtelif rivayetler vardır. İbn-i Hacer'in Şafii'den olan rivayetine göre bir defa olmuştur. Müslim ve Darekutni'nin rivayetlerine göre iki defa olmuştur. Bazı rivayetIere göre bir defa yatsı namazında, iki defa öğle namazında olmuştur. Nebi (s.a.v.)'in koluna girip Onu mescide götürenlerle ilgili rivayetler de muhteliftir. Bazı rivayetlere göre götüren zatlar, Abbas (r.a.) Ali (r.a.)'dır. Bazı rivayetIere göre Ali (r.a.) ve Fadl bin Abbas (r.a.), diğer bir kısım rivayete göre Usame bin Zeyd (r.a.) ile Fadl bin Abbas (r.a.). Diğer bir kısım rivayetlerde Aişe (r.anha)'nın cariyesi Berire (r.anha) ile Nuvebe (r.anha)'dır. Nevevi bu rivayetlerin birleştirilmesi yolunda şöyle demiştir: Rivayetlerde isimleri geçen bu zatlardan cariyeler oda içinde Nebi (s.a.v.)'e 'yardım ederek' oda kapısına kadar gitmesini sağlamışlar, ondan sonra erkek zatlar nöbetleşerek Onun koluna girmişlerdir. Nebi (s.a.v.)'in bayılmasıyla ilgili cümle Nebilerin bayılmasının caizliğine delalet ediyor. Çünkü bayılmak da bir hastalıktır. Nebilerin hastalanması caizdir. Müellifin rivayetlerinin zahirine göre Nebi (s.a.v.) mescide gidip Ebu Bekir (r.a.)'in yanına oturunca Ebu Bekir (r.a.) Ona uymuş ve Nebi (s.a.v.) cemaata namaz kıldırmıştır. Hatta 1235 nolu hadiste belirtildiğine göre Nebi (s.a.v.) namaza girince Ebu Bekir (r.a.)'ın okuduğu süreyi bıraktığı yerden okumaya devam etmiştir. Nebi (s.a.v.) oturduğu yerden namaz kıldırdığı ve cemaata sesini duyuramadığı için Ebu Bekir (r.a.) mübelliğlik yapmış oluyor. Şu halde cemaatın kendi namazlarında. Ebu Bekir (r.a.)'in namazına uymalarından maksat, namazlardaki hareketlerde onu görüp örnek almalarıdır. Yoksa zannedildiği gibi onların Ebu Bekir (r.a.)'e uymaları değildir. Çünkü Ebu Bekir (r.a.) Nebi (s.a.v.)'e uyunca cemaat'ten olmuş olur. Cemaatın bir kısmının bir kısma uyması caiz değildir. Yani imam'ın arkasında kılan bir kimseyi imam yapmak caiz değildir. Fakat bazı rivayetlerde Ebu Bekir (r.a.)'in cemaata namaz kıldırdığı ve Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem)'in, Ebu Bekir (r.a.)'ın arkasındaki safta durduğu bildirilmiştir. Tirmizi'nin bir rivayetinde Aişe (r.anha) mealen: "Resulullah (s.a.v.) son hastalığında Ebu Bekir (r.a.)'ın arkasında oturarak namaz kıldı: demiştir. Enes (r.a.)'den rivayet olunan diğer bir rivayette mealen: "Nebi (s.a.v.) son hastalığında üzerindeki elbiseye sarınmış olduğu halde Ebü Bekir (r.a.)'in arkasında oturarak namaz kıldı" demiştir. Özetle bazı rivayetIere göre Nebi (s.a.v.) oturduğu yerde İmam olarak, diğer bir kısım rivayetIere göre Ebu Bekir (r.a.)'e uyarak namaz kılmıştır. Bütün rivayetler sahih olduğuna göre öyle anlaşılıyor ki Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) son hastalığında iki defa mescide çıkmış, bir defasında İmam, diğerinde memun olmuştur. BU HADİSLERDEN ÇIKARILAN HÜKÜMLER : 1- Nebi (s.a.v.)'in yürüyemeyecek derecede hasta olduğu halde iki zatın yardımıyla mescide çıkması cemaatla namaz kılmanın faziletinin büyüklüğüne delalet vardır. 2- Ebu Bekir (r.a.) sahabilerin en efdalidir. 3- Ebu Bekir (r.a.)'in imamlıktan geri çekilmek istemesi, büyüklere karşı saygılı olmanın gerekliliğine delalet eder. 4- Ağlamak namazı bozmaz. Çünkü Nebi (s.a.v.) Ebu Bekir (r.a.)'in yufka yürekli olup çabuk ağladığını bildiği halde onu imamlığa geçirmiştir. Namazın ağlamakla bozulup bozulmadığı hususunda ihtilaf vardır. Şöyle ki; Hanefi fıkıhçılarına göre, cenneti ve cehennemi hatırlayarak sesle ağlayanın namazı bozulmaz. Fakat başına gelen bir musibet veya hastalığın verdiği ızdırap nedeniyle sesle ağlayan'ın namazı bozulur. Malik ve Ahmed'in de böyle ,dedikleri rivayet olunmuştur. Şafii mezhebine göre sesle ağlamak veya inlemekle ağızdan iki harf çıkarsa namaz bozulur, yoksa bozulmaz. Ağlamak ve inlemek ister dünya hayatı ile ilgili olsun ister ahiretle ilgili olsun fark etmez. 5- Şa'bi bu hadislerin zahirine bakarak cemaatın bir kısmının, bir kısmına uymasının caizliğini söylemiştir. Ancak yukarıda anlattığım gibi söz konusu hadisler, buna delalet etmez. Çünkü Peygamber (s.a.v.) gelip namaza başlayınca O, imam olmuş, Ebu Bekir (r.a.) mübelliğlik yapmıştır. Yani Nebi (s.a.v.) oturarak namaz kıldırdığı ve hastalık nedeniyle sesini cemaata duyuracak durumda olmadığı için Ebu Bekir (r.a.) O'nun tekbirlerini ve hareketlerini cemaata duyurmak görevini yapmıştır. Cemaat, namazını Ebu Bekir'in namazına uydurmuştur. 6- İmam'ın tekbirlerini cemaata duyurmak caizdir. Yani mübelliğlik yapmak meşrudur. 7- Ayakta duranın, oturarak namaz kılana uyması caizdir. Bu hususta gerekli izah bundan sonra gelen ikinci babta anlatılacaktır. 8- İmam'ın, cemaat'tan birisini yerine geçirmesi caizdir. 9- Peygamberlerin bayılması caizdir. Çünkü bayılmak da bir hastalıktır. Nebilerin hastalanması çeşitli belalara mübtela olması caizdir. Ancak delilik, nefret ettirici veya tebliğ görevini geciktirici hastalıklar caiz değildir

It was narrated that Ibn ‘Abbas said:“When the Messenger of Allah (ﷺ) fell ill with what would be his final illness, he was in the house of ‘Aishah. He said: ‘Call ‘Ali for me.’ ‘Aishah said: ‘O Messenger of Allah, should we call Abu Bakr for you?’ He said: ‘Call him.’ Hafsah said: ‘O Messenger of Allah, should we call ‘Umar for you?’ He said: ‘Call him.’ Ummul-Fadl said: ‘O Messenger of Allah, should we call Al-‘Abbas for you?’ He said: ‘Yes.’ When they had gathered, the Messenger of Allah (ﷺ) lifted his head, looked and fell silent. ‘Umar said: ‘Get up and leave the Messenger of Allah (ﷺ).’ Then Bilal came to tell him that the time for prayer had come, and he said: ‘Tell Abu Bakr to lead the people in prayer.’ ‘Aishah said: ‘O Messenger of Allah, Abu Bakr is a soft and tender-hearted man, and if he does not see you, he will weep and the people will weep with him. If you tell ‘Umar to lead the people in prayer (that would be better).’ Abu Bakr went out and led the people in prayer, then the Messenger of Allah (ﷺ) felt a little better, so he came out, supported by two men, with his feet making lines along the ground. When the people saw him, they said: ‘Subhan-Allah,’ to alert Abu Bakr. He wanted to step back, but the Prophet (ﷺ) gestured him to stay where he was. Then the Messenger of Allah (ﷺ) came and sat on his right. Abu Bakr stood up and he was following the lead of the Prophet (ﷺ), and the people were following the lead of Abu Bakr. Ibn ‘Abbas said; ‘And the Messenger of Allah (ﷺ) started to recite from where Abu Bakr had reached.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1236 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ بَكْرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، عَنْ حَمْزَةَ بْنِ الْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ تَخَلَّفَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَانْتَهَيْنَا إِلَى الْقَوْمِ وَقَدْ صَلَّى بِهِمْ عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ عَوْفٍ رَكْعَةً فَلَمَّا أَحَسَّ بِالنَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ذَهَبَ يَتَأَخَّرُ فَأَوْمَأَ إِلَيْهِ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنْ يُتِمَّ الصَّلاَةَ قَالَ ‏ "‏ وَقَدْ أَحْسَنْتَ كَذَلِكَ فَافْعَلْ ‏"‏ ‏.‏

Muğire bin Şu'be (r.a.)'den; şöyle demiştir: (Tebuk savaşı yolculuğunda bir gün sabah namazı vaktinde) Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (sahabilerden) geride kalmıştı. Sonra ikimiz, kafileye yetiştik. O esnada Abdurranman bin Avf (r.a.), cemaat'a (sabah farzından) bir rek'at kıldırmış idi. Abdurrahman (r.a.), Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in geldiğini hissedince geri çekilmeye davrandı. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) namazı tamamlaması için ona işaret buyurdu. (Namazdan sonra) efendimiz, Abdurrahman'a: «İyi ettin, böyle yap!» buyurdu

Hamzah bin Mughirah bin Shu’bah narrated that his father said:“The Messenger of Allah (ﷺ) lagged behind (on a journey) and we reached the people when ‘Abdur Rahman bin ‘Awf had already led them in one Rak’ah of the prayer. When he realized that the Prophet (ﷺ) was there, he wanted to step back, but the Prophet (ﷺ) gestured to him that he should complete the prayer. He said: ‘You have done well, do the same in the future.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1237 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتِ اشْتَكَى رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَدَخَلَ عَلَيْهِ نَاسٌ مِنْ أَصْحَابِهِ يَعُودُونَهُ فَصَلَّى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ جَالِسًا فَصَلَّوْا بِصَلاَتِهِ قِيَامًا فَأَشَارَ إِلَيْهِمْ أَنِ اجْلِسُوا فَلَمَّا انْصَرَفَ قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ. فَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا. وَإِذَا رَفَعَ فَارْفَعُوا. وَإِذَا صَلَّى جَالِسًا فَصَلُّوا جُلُوسًا ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (bir ara) hastalandı ve ashabından bir grup Onu ziyaret etmek üzere yanına girdiler. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturduğu yerde namaza başladı. Ziyaretçiler de ayakta Ona uydular. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) oturun diye onlara işaret etti. Namazdan çıkınca buyurdu ki: «İmam, kendisine uyulsun diye imam edilir. Artık o, rüku'a vardığı zaman siz de varınız (başını rüku'dan) kaldırdığı zaman siz de (başınızı) kaldırınız. Ve oturarak namaz kıldığı zaman siz de oturarak namaz kılınız.

It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) fell ill and some of his Companions came to visit him. The Messenger of Allah (ﷺ) performed prayer while sitting down, and they prayed behind him standing up. He gestured them to sit down, and when he finished he said: ‘The Imam is appointed to be followed. When he bows, then bow; when he stands up again, then stand up, and if he prays sitting down then pray sitting down.’”

Diğer tahric: Buhari, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud ve Beyhaki AÇIKLAMA 1238’de

Sünen-i İbn Mâce No. 1238 Sahih

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صُرِعَ عَنْ فَرَسٍ فَجُحِشَ شِقُّهُ الأَيْمَنُ فَدَخَلْنَا نَعُودُهُ وَحَضَرَتِ الصَّلاَةُ فَصَلَّى بِنَا قَاعِدًا وَصَلَّيْنَا وَرَاءَهُ قُعُودًا فَلَمَّا قَضَى الصَّلاَةَ قَالَ ‏ "‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ وَإِذَا سَجَدَ فَاسْجُدُوا وَإِذَا صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا أَجْمَعِينَ ‏"‏ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bir defa) attan düştü ve vücudunun sağ tarafı yaralandı. Biz Onu ziyaret etmek üzere yanına girdik. Bu arada namaz vakti geldi. Bize oturarak namaz kıldırdı. Biz de oturarak arkasında namaz kıldık. Namazı bitince: «İmam, kendisine uyulsun diye imam edilir. Şu halde o, tekbir aldığı zaman tekbir alınız, rükü'a vardığı zaman rüku'a varınız: Semi’allahu limen hamideh dediği zaman: Rabbena ve lekel hamd deyiniz. Secde ettiği zaman secde ediniz ve oturarak namaz kıldığı zaman hepiniz oturarak namaz kılınız.» buyurdu

It was narrated from Anas bin Malik that the Prophet (ﷺ) fell from his horse and he suffered some lacerations on his right side. We went to visit him and the time for prayer came. He led us in prayer sitting down, and we prayed behind him sitting down. When he finished the prayer he said:“The Imam is appointed to be followed. When he says Allahu Akbar, then say Allahu Akbar; when he bows, then bow; when he says Sami’ Allahu liman hamidah, then say Rabbana wa lakal-hamd; when he prostrates then prostrate; and if he prays sitting down then pray sitting down.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1239 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا هُشَيْمُ بْنُ بَشِيرٍ، عَنْ عُمَرَ بْنِ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِنَّمَا جُعِلَ الإِمَامُ لِيُؤْتَمَّ بِهِ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا رَكَعَ فَارْكَعُوا وَإِذَا قَالَ سَمِعَ اللَّهُ لِمَنْ حَمِدَهُ فَقُولُوا رَبَّنَا وَلَكَ الْحَمْدُ وَإِنْ صَلَّى قَائِمًا فَصَلُّوا قِيَامًا وَإِنْ صَلَّى قَاعِدًا فَصَلُّوا قُعُودًا ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre kendisi; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir; «İmam kendisine uyulsun diye imam edilir. Şu halde o iftitah tekbiri aldığı zaman tekbir alınız, rüku'a vardığı zaman rüku'a varınız, Semi’allahu limen hamideh deyince siz: Rabbena ve lekel hamd deyiniz. Eğer ayakta namaz kılarsa, siz de ayakta kılınız ve eğer oturarak namaz kılarsa siz de oturarak kılınız.»

It was narrated that Abu Hurairah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘The Imam is appointed to be followed. When he says Allahu Akbar, then say Allahu Akbar; when he bows, then bow; when he says Sami’ Allahu liman hamidah, then say Rabbana wa lakal-hamd; when he prostrates then prostrate; if he prays standing, then pray standing, and if he prays sitting down then pray sitting down.”

Diğer tahric: Bu Hadis'i, Ebu Davud, Nesai ve Ahmed de daha uzun metinlerle rivayet etmişlerdir. Müslim de bunun benzerini rivayet etmiştir

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya