Namaz ile İlgili Hadisler

5.853 hadis bulundu · sayfa 281/293

Sünen-i İbn Mâce No. 1180 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ لاَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ فِي شَىْءٍ مِنْ دُعَائِهِ إِلاَّ عِنْدَ الاِسْتِسْقَاءِ فَإِنَّهُ كَانَ يَرْفَعُ يَدَيْهِ حَتَّى يُرَى بَيَاضُ إِبْطَيْهِ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yağmur duasından başka hiç bir duasında ellerini (havaya) kaldırmazdı. (Yağmur duasında) koltuk altlarının beyazlığı görülecek kadar ellerini (havaya) kaldırırdı.

It was narrated from Anas bin Malik that the Prophet (ﷺ) did not raise his hands in any of his supplications except when praying for rain (Istisqa’), when he raised his hands so high that the whiteness of his armpits could be seen

Diğer tahric: Buhari, Müslim, Ebu Davud. Darekutni, Hakim ve Beyhaki

Sünen-i İbn Mâce No. 1181 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَائِذُ بْنُ حَبِيبٍ، عَنْ صَالِحِ بْنِ حَسَّانَ الأَنْصَارِيِّ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ كَعْبٍ الْقُرَظِيِّ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا دَعَوْتَ اللَّهَ فَادْعُ بِبَاطِنِ كَفَّيْكَ وَلاَ تَدْعُ بِظُهُورِهِمَا فَإِذَا فَرَغْتَ فَامْسَحْ بِهِمَا وَجْهَكَ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbas (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Sen dua ettiğin zaman avuçlarının içini havaya kaldırmak) ile dua et. Avuçlarının dışları (nı havaya kaldırmak) ile dua etme. Duaya son verdiğin zaman avuçlarının içlerini, yüzüne sür.» Not; Ravi Salih bin Hassan'ın zayıflığı dolayısıyla isnadının zayıflığı Zevaid'de belirtilmiştir

It was narrated that Ibn ‘Abbas said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘When you call upon Allah, then do so with the palms of your hands (upwards). Do not do so with the back of your hands (upwards). And when you finish, then wipe your face with them.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1182 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مَيْمُونٍ الرَّقِّيُّ، حَدَّثَنَا مَخْلَدُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ زُبَيْدٍ الْيَامِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبْزَى، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُوتِرُ فَيَقْنُتُ قَبْلَ الرُّكُوعِ ‏.‏

Ubeyy bin Ka'b (r.a.)den: şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitir namazını kılardı, (vitrin son rek'atinde) rüku'dan önce Kunut okurdu.

It was narrated from Ubayy bin Ka’b that the Messenger of Allah (ﷺ) used to pray Witr and he would recite Qunut before Ruku’

Diğer tahric: Ebu Davud ve Nesai

Sünen-i İbn Mâce No. 1183 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ الْجَهْضَمِيُّ، حَدَّثَنَا سَهْلُ بْنُ يُوسُفَ، حَدَّثَنَا حُمَيْدٌ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ سُئِلَ عَنِ الْقُنُوتِ، فِي صَلاَةِ الصُّبْحِ فَقَالَ كُنَّا نَقْنُتُ قَبْلَ الرُّكُوعِ وَبَعْدَهُ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisine sabah namazındaki Kunut hakkında soru sorulmuş; Kendisi: Biz rüku'dan önce de sonra da Kunut okurduk, diye cevap vermiştir." Zevaid de: Bu hadis’in isnadı sahih, ricali sikadır, deniyor

It was narrated that Anas bin Malik said:He was asked about Qunut in the Subh prayer, and he said: “We used to recite Qunut before Ruku’ and afterwards.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1184 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ، حَدَّثَنَا أَيُّوبُ، عَنْ مُحَمَّدٍ، قَالَ سَأَلْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ عَنِ الْقُنُوتِ، فَقَالَ قَنَتَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعْدَ الرُّكُوعِ ‏.‏

Muhammed (bin Sirin) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Enes bin Malik (r.a.)'e (sabah namazındaki) Kunut durumunu sordum. Dedi ki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) rüku'dan sonra Kunut okumuştur. AÇIKLAMA (1182, 1183, 1184): Ubeyy (r.a.)'ın 1182 nolu hadisini Ebu Davud ve Nesai de rivayet etmişlerdir. Vitir namazında Kunut duasının rüku'dan önce okunduğuna hükmeden Hanefi alimleri, bu hadisi delil göstermişlerdir. Enes (r.a.)'in 1183 nolu hadisi Zevaid türündendir. Tahavi de rivayet etmiştir. İkinci hadisini Buhari, Müslim, Nesai, Ebu Davud ve Tahavi de rivayet etmişlerdir. Ebu Davud'un rivayeti mealen şöyledir: "Nebi (s.a.v.) sabah namazında Kunut okumuş mu? diye Enes (r.a.)'a sorulmuş, kendisi: Evet diye cevap vermiş. Bunun üzerine: rüku'dan önce mi, sonra mı? diye sorulmuş, kendisi: rüku'dan sonra diye cevap vermiştir. Ravi Müsedded: (Kunut okunması) az bir müddet (sürmüş)' kaydını ilave etmiştir ... Enes (r.a.)'in ilk (1183.) hadisi, sabah namazında Kunut'un rüku'dan önce de, sonra da okunabileceğine delildir. İkinci hadisi ise, Kunut'un rüku'dan sonra okunmasına delildir. Sabah namazında Kunut okunup okunmaması ihtilaflı bir mes'eledir. 117. bab'ta anlattığım gibi sahabilerden ve tabiilerden bir cemaat, sabah namazında Kunufun meşru olduğuna hükmetmişlerdir. Malik ve Şafii'nin kavli de budur. Yine sahabilerden ve tabiilerden bir cemaat: Bir bela olmadıkça sabah namazında Kunut okumak meşru değildir, demişlerdir. EI-Menhel yazarı, iki grubun delillerini uzunca nakletmiştir. Sabah namazında Kunut vardır, diyen alimlerin bir kısmı: rüku'dan sonra okunur, demişlerdir. Böyle hükmedenlerin başında Hulefa-i Raşidin, Ebu Kılabe, Şafii ve Malikiler'den İbn-i Habib bulunur. Rüku'dan öncıdir, diyen alimlerin başında İbn-i Abbas, Bera', Ömet bin Abdülaziz, İbn-i Ebi Leyla, Malik ve İshak (r.a.) bulunur. \ EI-Müdevvene'de beyan edildiğine göre sabah namazındaki Kunut hakkında Malik: Kunut, rüku'dan önce de, sonra da okunabilir. Ben şahsen: rüku'dan önce okumayı tercih: ederim, demiştir. El-Menhel yazarı; Kunut'un rüku'dan sonra okunması tercihe şayandır. Çünkü merfu' hadislerle sabittir, demiştir. El-Hakim'in rivayetine göre Hasen-i Basri: Ben Bedir ehlinden yirmisekiz zat'ın arkasında sabah namazını kıldım. Hepsi rüku'dan sonra Kunut okurdu, demiştir. Fakat El-Hafız, bu hadisin isnadının zayıf olduğunu söylemiştir. Dört mezhebin bu husustaki görüşlerini 1178 nolu hadisin izahında anlatmıştık

It was narrated that Muhammad said:“I asked Anas bin Malik about Qunut, and he said: ‘The Messenger of Allah (ﷺ) recited Qunut after Ruku’.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1185 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي حُصَيْنٍ، عَنْ يَحْيَى بْنِ وَثَّابٍ، عَنْ مَسْرُوقٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ عَنْ وِتْرِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ: مِنْ كُلِّ اللَّيْلِ قَدْ أَوْتَرَ. مِنْ أَوَّلِهِ وَأَوْسَطِهِ، وَانْتَهَى وِتْرُهُ، حِينَ مَاتَ، فِي السَّحَرِ ‏.‏

Mesruk (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Aişe (r.anha)'ye, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vitir namazını (ne vakit kıldığını) sordum. Aişe (r.anha) dedi ki : O, gecenin evvelinde, ortasında, her vaktinde vitir kılmıştır. Ömrünün sonlarında vitir namazı seher vaktine doğru biterdi. Bu Hadis’i Kütüb-i Sitte sahipleri, Ahmed ve Beyhaki. rivayet etmişlerdir

It was narrated that Masruq said:“I asked ‘Aishah about the Witr of the Messenger of Allah (ﷺ). She said: ‘He prayed Witr at every part of the night, at the beginning, in the middle and at the end, when he died (he would perform it) just before dawn.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1186 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، قَالَ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ عَاصِمِ بْنِ ضَمْرَةَ، عَنْ عَلِيٍّ قَالَ: مِنْ كُلِّ اللَّيْلِ قَدْ أَوْتَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم. مِنْ أَوَّلِهِ وَأَوْسَطِهِ، وَانْتَهَى وِتْرُهُ إِلَى السَّحَرِ ‏.‏

Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), gecenin her vaktinde, gecenin evvelinde ve ortasında vitir namazını kılmıştır. Vitri seher vaktine doğru sona ermiştir

It was narrated that ‘Ali said:“At every part of the night the Messenger of Allah (ﷺ) prayed Witr, at the beginning and in the middle, and finally his Witr was just before dawn.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1187 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي غَنِيَّةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ خَافَ مِنْكُمْ أَنْ لاَ يَسْتَيْقِظَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ، فَلْيُوتِرْ مِنْ أَوَّلِ اللَّيْلِ ثُمَّ لْيَرْقُدْ. وَمَنْ طَمِعَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَيْقِظَ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ، فَلْيُوتِرْ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ. فَإِنَّ قِرَاءَةَ آخِرِ اللَّيْلِ مَحْضُورَةٌ. وَذَلِكَ أَفْضَلُ ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Gece uyanamıyacağından korkanlarınız, gece'nin evvelinde vitir namazını kılsın, sonra uyusun. Gece sonunda uyanacağını umanlarınız vitir namazını gece'nin sonunda kılsın. Çünkü gece sonundaki Kur'an okumada melekler hazır olur. Gece sonunda Kur'an okumak efdaldır.»

It was narrated from Jabir that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Whoever among you fears that he will not wake up at the end of the night, let him pray Witr at the beginning of the night, then go to sleep. Whoever hopes that he will wake up at the end of the night, let him pray Witr at the end of the night, for recitation (of the Qur’an) at the end of the night is attended (by the angels), and that is better.”

Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Ahmed AÇIKLAMA (1185, 1186, 1187): Bu hadis, Nebi (s.a.v.)'in gecenin muhtelif zamanlarında vitir namazını kıldığına ve ömrünün sonlarında vitir namazını gecenin sonuna bıraktığına delalet eder. Ömrünün sonunda vitir namazını gecenin sonuna bıraktığı için efdal olanı budur. Bu hadis, gecenin tümünün vitir namazı için vakit olduğuna delalet eder. Lakin cumhur'a göre vitir namazı vaktinin başlangıcı yatsı namazından sonradır. Yani yatsı farzı kılınmadıkça vitir namazı vakti girmiş olmaz. Ebu Hanife'ye göre yatsı vakti olunca vitir namazı vakti olmuş olur. Lakin bile bile vitir namazı yatsı namazından önce kılınamaz. Ali (r.a.)'in hadisi, Aişe (r.anha)'nın hadisine benziyor. Müelliften başka kim tarafından rivayet edildiğini bilemedim. Zevaid türünden olması muhtemeldir. Cabir (r.a.)'in hadisini Müslim, Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin rivayetinde hadisin son kısmı şöyledir; ''Çünkü gecenin sonunda Kur'an okuma mahduredir. (= Yani rahmet melekleri hazır bulunup dinlerler). Gece sonundaki kıraet efdaldir ... Müslim'in rivayetinde son cümle şöyledir: ''Çünkü gece sonundaki namaz meşhudedir. (= Yani kılınırken rahmet melekleri hazır bulunup şehadet ederler.) Bu vakitteki namaz efdaldır ... Bu hadis, gecenin sonunda uyanamamaktan korkan kimsenin gece uyumadan önce vitir namazını kılmasını ve gece sonunda uyanacağını ümid edenin vitrini o vakte bırakmasını hükme bağlar. Nevevi, bu hadisin altında şöyle der: 'Gece sonunda uyanacağına güvenen kimsenin vitrini bu vakte tehir etmesinin ve buna güvenemeyenin uyumadan önce kılmasının efdal olduğuna açık delildir. Doğrusu budur. Mutlak olan hadisler buna göre yorumlanma!ıdır

Sünen-i İbn Mâce No. 1188 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، أَحْمَدُ بْنُ أَبِي بَكْرٍ الْمَدِينِيُّ وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ نَامَ عَنِ الْوِتْرِ أَوْ نَسِيَهُ، فَلْيُصَلِّ إِذَا أَصْبَحَ، أَوْ ذَكَرَهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Said-i Hurin (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şiiyle buyurdu, demiştir: «Her kim vitir namazını kılmadan (fecir doğuncaya kadar) uyuyakalırsa veya unutursa, sabahladığı zaman veya hatırına geldiği zaman kılsın.»

It was narrated that Abu Sa’eed said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Whoever sleeps and misses Witr, or forgets it, let him pray it when morning comes, or when he remembers.’”

Diğer tahric: Tirmizi, Ebu Davud ve Hakim

Sünen-i İbn Mâce No. 1189 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، وَأَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، قَالاَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ أَوْتِرُوا قَبْلَ أَنْ تُصْبِحُوا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى فِي هَذَا الْحَدِيثَ دَلِيلٌ عَلَى أَنَّ حَدِيثَ عَبْدِ الرَّحْمَنِ وَاهٍ ‏.‏

Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Henüz sabahlamamışken (= fecir doğmamışken) vitir namazım kılınız.»

It was narrated that Abu Sa’eed said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Pray Witr before morning comes.’”

Diğer tahric: Müslim, Tirmizi ve Nesai

Sünen-i İbn Mâce No. 1190 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا الْفِرْيَابِيُّ، عَنِ الأَوْزَاعِيِّ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَزِيدَ اللَّيْثِيِّ، عَنْ أَبِي أَيُّوبَ الأَنْصَارِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الْوِتْرُ حَقٌّ. فَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِخَمْسٍ. وَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِثَلاَثٍ. وَمَنْ شَاءَ فَلْيُوتِرْ بِوَاحِدَةٍ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Eyyub el-Ensari (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şÖyle buyurdu, demiştir : «Vitir (namazı ilahi) bir haktır. Artık dileyen beş rek'at vitir kılsın, dileyen üç rek'at vitir kılsın, dileyen bir rek'at vitir kılsın.»

It was narrated from Abu Ayyub Al-Ansari that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Witr is Haqq.* Whoever wishes let him pray Witr with five (Rak’ah), and whoever wishes let him pray Witr with three (Rak’ah), and whoever wishes let him pray Witr with one (Rak’ah).”

Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai, Tahavi, Darekutni, Beyhaki ve El-Hakim

Sünen-i İbn Mâce No. 1191 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ أَبِي عَرُوبَةَ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنْ زُرَارَةَ بْنِ أَوْفَى، عَنْ سَعْدِ بْنِ هِشَامٍ، قَالَ سَأَلْتُ عَائِشَةَ قُلْتُ يَا أُمَّ الْمُؤْمِنِينَ أَفْتِنِي عَنْ وِتْرِ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏ قَالَتْ كُنَّا نُعِدُّ لَهُ سِوَاكَهُ وَطَهُورَهُ فَيَبْعَثُهُ اللَّهُ فِيمَا شَاءَ أَنْ يَبْعَثَهُ مِنَ اللَّيْلِ فَيَتَسَوَّكُ وَيَتَوَضَّأُ ثُمَّ يُصَلِّي تِسْعَ رَكَعَاتٍ لاَ يَجْلِسُ فِيهَا إِلاَّ عِنْدَ الثَّامِنَةِ فَيَدْعُو رَبَّهُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ وَيَحْمَدُهُ وَيَدْعُوهُ ثُمَّ يَنْهَضُ وَلاَ يُسَلِّمُ ثُمَّ يَقُومُ فَيُصَلِّي التَّاسِعَةَ ثُمَّ يَقْعُدُ فَيَذْكُرُ اللَّهَ وَيَحْمَدُهُ وَيَدْعُو رَبَّهُ وَيُصَلِّي عَلَى نَبِيِّهِ ثُمَّ يُسَلِّمُ تَسْلِيمًا يُسْمِعُنَا ثُمَّ يُصَلِّي رَكْعَتَيْنِ بَعْدَ مَا يُسَلِّمُ وَهُوَ قَاعِدٌ فَتِلْكَ إِحْدَى عَشْرَةَ رَكْعَةً فَلَمَّا أَسَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَخَذَ اللَّحْمُ أَوْتَرَ بِسَبْعٍ وَصَلَّى رَكْعَتَيْنِ بَعْدَ مَا سَلَّمَ ‏.‏

Said bin Hişam (bin amir el-Ensari) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: — Ben Aişe (r.anha)'ya: Ey Mu'minlerin anası! Bana Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in vitir namazını(n nasıl olduğunu, vaktini ve rek'at sayısını) anlatıver, diye dilekte bulundum. Dedi ki: Biz Onun için misvakını ve abdest suyunu hazırlardık. Geceleyin Allah dilediği zaman Onu uykudan kaldırırdı. (Uykudan uyanınca) misvak kullanır, abdest alır ve dokuz rek'atı (üst üste ve aralarında selam vermeden) kılardı. Sekizinci rek'ate kadar teşehhüde oturmazdı. Sekizinci rek'atten sonra (teşehhüde) oturup, Rabbine dua ederdi. Allah'ı zikreder, hamdeder ve Ona dua ederdi. Sonra selam vermeden ayağa kalkarak, ayakta dururdu. Dokuzuncu rek'atı kıldıktan sonra oturup Allah'ı anar, Ona hamdeder, Rabbine dua eder ve Peygamber'ine salavat getirirdi. Sonra bize duyuracak şekilde selam verirdi. Selam'dan sonra iki rek'atı oturarak kılardı. İşte hepsi on bir rek'attir. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaşlanıp etlenince yedi rek'at vitir kılardı. Ve bundan selam verdikten sonra iki rek'atı (oturarak) kılardı."

It was narrated that Sa’d bin Hisham said:“I asked ‘Aishah: ‘O Mother of the Believers! Tell me about the Witr of the Messenger of Allah (ﷺ).’ She said: ‘We used to keep his tooth stick and water for ablution ready for him. Allah would wake him as He willed to during the night, and he would use the tooth stick and perform ablution, then he would pray nine Rak’ah, during which he would not sit until the eighth Rak’ah. Then he would call upon his Lord and remember Allah and praise Him and supplicate to Him. Then he would get up without saying the Salam. Then he would stand up and pray the ninth Rak’ah. Then he would sit and remember Allah and praise Him, and supplicate to his Lord and send blessing upon His Prophet. Then he would say Salam that we could hear. Then he would pray two Rak’ah after the Salam, while he was sitting down. That was eleven Rak’ah. When the Messenger of Allah (ﷺ) grew older and had gained weight, he would pray Witr with seven Rak’ah and then pray two more Rak’ah after he had said the Salam.’”

Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Nesai, Ahmed ve Tahav

Sünen-i İbn Mâce No. 1192 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا حُمَيْدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ زُهَيْرٍ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ مِقْسَمٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُوتِرُ بِسَبْعٍ أَوْ بِخَمْسٍ لاَ يَفْصِلُ بَيْنَهُنَّ بِتَسْلِيمٍ وَلاَ كَلاَمٍ ‏.‏

Ümmü Seleme (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), yedi veya beş (rek'at) olarak vitir kılardı. Bu rek'atler arasında ne selam ne de konuşmakla ara verirdi.

It was narrated that Umm Salamah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to pray Witr with seven or five Rak’ah, and he would not say Salam or speak in between them.”

Diğer tahric: Nesai ve Ahmed

Sünen-i İbn Mâce No. 1193 Zayıf

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ سِنَانٍ، وَإِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ: كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُصَلِّي فِي السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ. لاَ يَزِيدُ عَلَيْهِمَا. وَكَانَ يَتَهَجَّدُ مِنَ اللَّيْلِ ‏.‏ قُلْتُ وَكَانَ يُوتِرُ؟ قَالَ: نَعَمْ ‏.‏

Salim bahası (Abdullah bin Ömer) (r.a.)'dan; şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yolculukta (dört rek'atlı farzları) iki rek'ut olarak kılardı. Bu iki rek'ate bir şey ilave etmezdi. Geceleyin teheccüd namazını kılardı. (Salim diyor ki) ben (babama) dedim ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (yolculukta vitir namazını da kılıyor (muy) du? Babam: Evet, dedi. Not: İsnadında Cabir el-Cu'fi'nin bulunduğu ve kezzabın biri olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated from Salim that his father said:“The Messenger of Allah (ﷺ) used to pray two Rak’ah while traveling, and he did not do more than that. And he used to pray Tahajjud at night.” I asked: “Did he pray Witr?” He said: “Yes.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1194 Zayıf

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ جَابِرٍ، عَنْ عَامِرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَابْنِ، عُمَرَ قَالاَ سَنَّ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ صَلاَةَ السَّفَرِ رَكْعَتَيْنِ وَهُمَا تَمَامٌ غَيْرُ قَصْرٍ وَالْوِتْرُ فِي السَّفَرِ سُنَّةٌ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbas ve (Abdullah) bin Ömer (r.anhuma)'dan: şöyle demiştir : Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (dört rek'atlı farzları) yolculuk halinde iki rek'at olarak meşru kılmıştır. İki rek'at, tamdır, kısaltılmış değildir. Yolculukta vitir namazını kılmak sünnettir

It was narrated that Ibn ‘Abbas and Ibn ‘Umar said:“The Messenger of Allah (ﷺ) prescribed two Rak’ah of prayer when traveling; they are complete and are not shortened. And Witr when traveling is Sunnah.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1195 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ مَسْعَدَةَ، حَدَّثَنَا مَيْمُونُ بْنُ مُوسَى الْمَرَئِيُّ، عَنِ الْحَسَنِ، عَنْ أُمِّهِ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يُصَلِّي بَعْدَ الْوِتْرِ رَكْعَتَيْنِ خَفِيفَتَيْنِ، وَهُوَ جَالِسٌ ‏.‏

Ümmü Seleme (r.anha)'dan\ şöyle demiştir: Nebi (Sallailahu Aleyhi ve Sellem), vitir'den sonra hafif tuttuğu iki rek'at (nafileyi) oturarak kılardı." Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Bunun isnadı aleyhinde konuşulmuştur. çünkü seneddeki ravilerden Meymun bin Musa hakkında Ahmed: Ben bunun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiş, Ebu Hatim: O çok doğru sözlüdür, demiş. Ebu Davud: Bunun rivayetinde beis yoktur, demiştir. Bazıları ise onu gevşek görmüştür. İbn-i Hibban onu hem sikalar arasında hem de zayıflar arasında zikretmiş ve: Yalnız rivayet ettiğinde onun hadisleri hüccet olmaz, hadisleri münkerdir, demiştir. AÇIKLAMA 1196’da

It was narrated from Umm Salamah that the Prophet (ﷺ) used to pray two short Rak’ah after Witr, sitting down

Sünen-i İbn Mâce No. 1196 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ إِبْرَاهِيمَ الدِّمَشْقِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ عَبْدِ الْوَاحِدِ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، قَالَ حَدَّثَتْنِي عَائِشَةُ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُوتِرُ بِوَاحِدَةٍ. ثُمَّ يَرْكَعُ رَكْعَتَيْنِ يَقْرَأُ فِيهِمَا وَهُوَ جَالِسٌ. فَإِذَا أَرَادَ أَنْ يَرْكَعَ، قَامَ فَرَكَعَ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), vitrin tek rek'atını kılardı. Sonra İki rek'atı kılardı. Bu iki rek'atın kıraatini oturarak ederdi. Kıraatten sonra rüku' etmek istediği zaman ayağa kalkar, sonra rüku'a varırdı. Not: Bunun isnadının sahih ve ricalinin sika oldukları Zevaid'de bildirilmiştir. AÇIKLAMA (1195 ve 1196): Bu babtaki iki hadisin Zevaid türünden olduğu Zevaid'de bildirilmiştir. Ancak ikinci hadisin benzeri Müslim, Ebu Davud ve, Nesai'de mevcuttur. Müslim'in rivayeti şöyledir: Aişe (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir : "Resulullah (s.a.v.) (gece) orıüç rck'at namaz kılardı (önce) sekiz rek'at kılardı. Sonra (tek rek'at) vitir kılardı. Sonra iki rek'atı oturarak kılardı. Bunda rüku etmek istediği zaman, ayağa kalktıktan sonra rüku ederdi. Sonra sabah namazının ezanı ile kameti arasında iki rek'at kılardı." EI-Menhel yazarı 'Gece namazı' babında rivayet olunan bu hadis bahsinde şöyle der: "Nebi (s.a.v.) vitir namazından sonra namaz kılmanın caizliğini beyan etmek için vitir'den sonra söz konusu iki rek'atı kılmıştır. Bundan anlaşılıyor ki, Buhari ve Müslim'in merfu' olarak rivayet ettikleri Nebi (s.a.v.)'in: ''Gece namazınızın sonuncusunu vitir eyleyiniz.'' emri mendupluk içindir. Nebi (s.a.v.) Sözkonusu iki rek'atı devamlı kılmamıştır. Aişe (r.anha) ve başkalarından rivayet olunan sahih hadislerle Nebi (s.a.v.)'in gece namazının sonuncusunun vitir olduğu sabittir. Bu hadisler ve bu emir muvacehesinde Nebi (s.a.v.)'in söz konıısu iki rek'atı devamlı kılması uzak bir ihtimaldir. Kadı İyaz, Mezkur hadisleri tutarak, söz konusu iki rek'atIe ilgili rivayeti kabul etmemiş ise de onun tutumu sıhhatlı bir hareket değildir. Çünkü hadisler sahih olduğunda aralarını bulmak mümkün ise tek yol, aralarını bulmaktır. Bu husustaki hadislerin arasını bulmanın mümkün olduğu yukardaki yorumla açıklanmıştır. İkinci hadisten anlaşıldığına göre Nebi (s.a.v.) vitirden sonraki iki rek'atı oturarak başlardı. Kıraatı bitirip rüku' etmek istediği zaman ayağa kalkarak doğrulduktan sonra rüku'a giderdi. İmam Evzai ve bir rivayete göre Ahmed, bu hadislerin zahirini tutarak Vitirden hemen sonra iki rek'at namaz kılmak mübahtır, demişlerdir. Malik ve başkaları vitirden hemen sonra nafile kılmayı mekruh saymışlardır. Bu konudaki hadislere karşı şöyle müdafaa yapmışlardır: Bu hadislerin hükmü Nebi (s.a.v.)'e mahsustur. Çünkü ümmetine, gece namazının sonuncusunun Vitir olmasını emretmiştir. Nebi (s.a.v.)'in fiili sümmetine mahsus sözüne muarız sayılamaz

It was narrated that Abu Salamah said:“Aishah narrated to me that the Messenger of Allah (ﷺ) prayed Witr with one Rak’ah, then he prayed two Rak’ah in which he recited while sitting, then when he wanted to bow, he stood up and bowed.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1197 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ مِسْعَرٍ، وَسُفْيَانَ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ مَا كُنْتُ أُلْفِي - أَوْ أَلْقَى - النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مِنْ آخِرِ اللَّيْلِ إِلاَّ وَهُوَ نَائِمٌ عِنْدِي ‏.‏ قَالَ وَكِيعٌ تَعْنِي بَعْدَ الْوِتْرِ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i gecenin sonunda ancak yanımda yatmış olarak bulurdum. (Veya —Ona— rastlardım.) Ravi, Veki dediki: Yani vitr’den sonra

It was narrated that ‘Aishah said:“I never used to see the Prophet (ﷺ) at the end of the night, except that he was sleeping near me.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1198 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عُرْوَةَ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ اضْطَجَعَ عَلَى شِقِّهِ الأَيْمَنِ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman sağ yanı üstünde yatardı. Bu Hadis'i: Buhari, Müslim ve Tirmizi benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir. Tirmizi'nin rivayetinde "Nebi (s.a.v.)'in sabah sünnetini evinde kıldığı" kaydı da mevcuttur. AÇIKLAMA 1199’da

It was narrated that ‘Aishah said:“When the Prophet (ﷺ) prayed the two (Sunnah) Rak’ah of Fajr, he would lie down on his right side.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1199 Sahih

حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا النَّضْرُ بْنُ شُمَيْلٍ، أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنِي سُهَيْلُ بْنُ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِذَا صَلَّى رَكْعَتَىِ الْفَجْرِ اضْطَجَعَ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)den; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman (sağ) yanı üstünde yatardı. Bu Hadis'i: Ebu Davud, Tirmizi, Ahmed ve Beyhaki de benzer lafızlarla rivayet etmişlerdir AÇIKLAMA (1198 ve 1199): Tirmizi ve Ebu Davud'un rivayetleri kavli hadis mahiyetinde olup meali şöyledir: 'ResuluIlah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki: "Sizden birisi sabah sünnetini kıldığı zaman sağ yanı üzerinde yatsın.... '' İbn-i Hazm, mealini hadisteki emri, vaciblik için yorumlamakla sabah sünnetinden sonraki yatışın vacip olduğunu söylemiştir. Cumhur, bu emri müstahablık için yorumlamıştır. Cumhur'un delili de Buhari, Müslim, Ebu Davud ve başkalarının rivayet ettiği Aişe (r.anha)'nın şu mealdeki hadisidir: "Nebi (SalIalIahu Aleyhi ve Sellem) sabah sünnetini kıldığı zaman eğer ben uykuda isem sağ yanı üzerinde yatardı. Şayet ben uyanık isem benimle konuşurdu." Bu hadisin zahirine göre Aişe (r.anha) uyanık olduğu zaman Nebi (s.a.v.) yatmazdı. Şu halde yatmak vacib değildir. EI-Menhel yazarı, sabah sünnetinden sonra yatmak hakkında alimlerin ihtilaf ettiklerini söyleyerek, bu husustaki görüşleri şöyle nakleder: 1- Sabah sünnetinden sonra sağ yanı üzerinde yatmak sünnettir. Ebu Musa El-Eş'ari, Rafi' bin Hadic, Enes, Ebu Hureyre ve başka sahabiler (r.anhum) ile İbn-i Sirin, Said bin El-Müseyyeb, Urve bin Zübeyr ve başka tabiinin kavli budur. Şafii ve Ahmed de böyle hükmetmişlerdir .. 2- Vacibtir. Bu kavlin sahibi İbn-i Hazm'dır. 3- Abdullah bin Mes'ud ve İbn-i Ömer (r.a.)'e göre bid'attır. Tabiilerden Esved bin Yezid, İbrahim Nehai ve Said bin Cübeyr'in bunu mekruh gördükleri rivayet olunmuştur. Malik ve Cumhur'un da bunu mekruh saydıklarını Kadı iyaz nakletmiştir. Bunlara göre Nebi (s.a.v.)'in yatışı, yorgunluk nedeniyledir. 4- Gece namazına kalkan kimsenin dinlenmesi için yatması müstahabtır. Gece namazına kalkmamış olan için meşru değildir. İbnü'l-Arabi bunu seçmiştir. 5- Sabah sünnetini evinde kılan kimse için evinde yatması müstahabtır. Mescidde bunu yapmak müstahab değildir. Selef alimlerinin bir kısmı bununla hükmetmiştir. İbn-i Ömer (r.a.)'in de böyle dediği rivayet olunmuştur. Nebi (s.a.v.)'in mescidde böyle yaptığına dair her hangi bir rivayetin olmaması, bu görüşü te'yid eder. Bunun içindir ki İbn-i Ömer (r.a.), mescidde böyle yapmayı yasaklıyarak: Bu, bid'attır demiştir. Eğer Nebi (s.a.v.) mescidde böyle yapsaydı İbn-i Ömer (r.a.) ve İbn-i Mes'ud (r.a.) gibi zatların bundan haberdar olmamaları akıldan uzaktır. Zaten bilindiği gibi Nebi (s.a.v.), sünnetleri evde kılardı. Bu yatış, sabah sünnetinden hemen sonra olduğu için evde yapılırdı

It was narrated that Abu Hurairah said:“When the Messenger of Allah (saw prayed the two (Sunnah) Rak’ah of Fajr, he would lie down.”

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya