İman ve Akaid ile İlgili Hadisler

1.490 hadis bulundu · sayfa 10/75

Sahîh-i Buhârî No. 3317 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، أَخْبَرَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ مَنْصُورٍ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ عَلْقَمَةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي غَارٍ فَنَزَلَتْ ‏{‏وَالْمُرْسَلاَتِ عُرْفًا‏}‏ فَإِنَّا لَنَتَلَقَّاهَا مِنْ فِيهِ، إِذْ خَرَجَتْ حَيَّةٌ مِنْ جُحْرِهَا فَابْتَدَرْنَاهَا لِنَقْتُلَهَا، فَسَبَقَتْنَا فَدَخَلَتْ جُحْرَهَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ وُقِيَتْ شَرَّكُمْ، كَمَا وُقِيتُمْ شَرَّهَا ‏"‏‏.‏ وَعَنْ إِسْرَائِيلَ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنْ عَلْقَمَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ مِثْلَهُ قَالَ وَإِنَّا لَنَتَلَقَّاهَا مِنْ فِيهِ رَطْبَةً‏.‏ وَتَابَعَهُ أَبُو عَوَانَةَ عَنْ مُغِيرَةَ‏.‏ وَقَالَ حَفْصٌ وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَسُلَيْمَانُ بْنُ قَرْمٍ عَنِ الأَعْمَشِ عَنْ إِبْرَاهِيمَ عَنِ الأَسْوَدِ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ‏.‏

Abdullah İbn Mes'ud anlatıyor: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte bir mağarada iken, Mürselat suresi nazil oldu. Biz inen ayetleri, O'nun ağzından öğrenirken, birden bir yılan yuvasından çıkıverdi. Hemen onu öldürmek üzere atıldık. Fakat yılan hızlı davranıp yuvasına kaçtı. Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bunun üzerine: 'Siz onun zararından / şerrinden korunduğunuz gibi, o da sizin zararınızdan / şerrinizden korundu!' buyurdular." Bu rivayet Abdullah İbn Mes'ud'dan: "Ayetleri okuduğu sırada ağzındaki ıslaklık daha kurumamıştı ki, (bir yılan çıkıverdi)" şeklinde de nakledilmiştir

Narrated `Abdullah:Once we were in the company of Allah's Messenger (ﷺ) in a cave. Surat-al-Mursalat (77) was revealed there, and we were learning it from Allah's Messenger (ﷺ) . Suddenly a snake came out of its hole and we rushed towards it to kill it, but it hastened and entered its hole before we were able to catch it. Allah's Messenger (ﷺ) said," It has been saved from your evil and you have been saved from its evil

Sahîh-i Buhârî No. 3318 Sahih

حَدَّثَنَا نَصْرُ بْنُ عَلِيٍّ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عُمَرَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ دَخَلَتِ امْرَأَةٌ النَّارَ فِي هِرَّةٍ رَبَطَتْهَا، فَلَمْ تُطْعِمْهَا، وَلَمْ تَدَعْهَا تَأْكُلُ مِنْ خِشَاشِ الأَرْضِ ‏"‏‏.‏ قَالَ وَحَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ عَنْ سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ‏.‏

Abdullah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bir kadın bir kedi sebebiyle cehenneme girdi. Çünkü bu kediyi bağlayıp hapsetmiş, beslemeyip aç bırakmış ve yeryüzündeki bazı canlıları yakalayıp yemesi için serbest bırakmamıştı

Narrated Ibn `Umar:The Prophet (ﷺ) said, "A woman entered the (Hell) Fire because of a cat which she had tied, neither giving it food nor setting it free to eat from the vermin of the earth

Sahîh-i Buhârî No. 3319 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي أُوَيْسٍ، قَالَ حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ نَزَلَ نَبِيٌّ مِنَ الأَنْبِيَاءِ تَحْتَ شَجَرَةٍ فَلَدَغَتْهُ نَمْلَةٌ، فَأَمَرَ بِجَهَازِهِ فَأُخْرِجَ مِنْ تَحْتِهَا، ثُمَّ أَمَرَ بِبَيْتِهَا فَأُحْرِقَ بِالنَّارِ، فَأَوْحَى اللَّهُ إِلَيْهِ فَهَلاَّ نَمْلَةً وَاحِدَةً ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Nebilerden birisi dinlenmek üzere bir ağacın gölgesinde konaklamıştı. Bu sırada onu bir karınca ısırdı. O Nebi eşyalarının getirilmesini emretti ve ağacın altında karıncanın yuvasını buldu. Sonra da bu yuvanın yakılmasını emretti. Bunun üzerine Allah Teala ona: 'Cezalandıracaksan tek bir karıncayı cezalandırman gerekmez miydi?!' diye vahyetti

Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "Once while a prophet amongst the prophets was taking a rest underneath a tree, an ant bit him. He, therefore, ordered that his luggage be taken away from underneath that tree and then ordered that the dwelling place of the ants should be set on fire. Allah sent him a revelation:-- "Wouldn't it have been sufficient to burn a single ant? (that bit you): (See Page 162, chapter No)

Sahîh-i Buhârî No. 3320 Sahih

حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ بِلاَلٍ، قَالَ حَدَّثَنِي عُتْبَةُ بْنُ مُسْلِمٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ بْنُ حُنَيْنٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِذَا وَقَعَ الذُّبَابُ فِي شَرَابِ أَحَدِكُمْ فَلْيَغْمِسْهُ، ثُمَّ لِيَنْزِعْهُ، فَإِنَّ فِي إِحْدَى جَنَاحَيْهِ دَاءً وَالأُخْرَى شِفَاءً ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Herhangi birinizin içeceğine sinek düşecek olursa o sineği içeceğe daldırsın ve geri çıkarsın. Zira onun kanatlarından birinde hastalık diğerinde ise bunun şifası vardır

Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said "If a house fly falls in the drink of anyone of you, he should dip it (in the drink) and take it out, for one of its wings has a disease and the other has the cure for the disease

Sahîh-i Buhârî No. 3321 Sahih

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ الأَزْرَقُ، حَدَّثَنَا عَوْفٌ، عَنِ الْحَسَنِ، وَابْنِ، سِيرِينَ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ غُفِرَ لاِمْرَأَةٍ مُومِسَةٍ مَرَّتْ بِكَلْبٍ عَلَى رَأْسِ رَكِيٍّ يَلْهَثُ، قَالَ كَادَ يَقْتُلُهُ الْعَطَشُ، فَنَزَعَتْ خُفَّهَا، فَأَوْثَقَتْهُ بِخِمَارِهَا، فَنَزَعَتْ لَهُ مِنَ الْمَاءِ، فَغُفِرَ لَهَا بِذَلِكَ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'in naklettiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Kötü yola düşmüş / fahişe bir kadın, bir kuyu başında rastladığı susuzluktan ölmek üzere olan bir köpeğe yardımı sebebiyle bağışlanmıştır. Bu kadın köpeğe su vermek için ayakkabısını çıkardı ve örtüsüne bağlayıp kuyudan su çekti. İşte köpeğe yaptığı bu iyilikten dolayı bağışlandı

Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "A prostitute was forgiven by Allah, because, passing by a panting dog near a well and seeing that the dog was about to die of thirst, she took off her shoe, and tying it with her head-cover she drew out some water for it. So, Allah forgave her because of that

Sahîh-i Buhârî No. 3322 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ حَفِظْتُهُ مِنَ الزُّهْرِيِّ كَمَا أَنَّكَ هَا هُنَا أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنْ أَبِي طَلْحَةَ ـ رضى الله عنهم ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ تَدْخُلُ الْمَلاَئِكَةُ بَيْتًا فِيهِ كَلْبٌ وَلاَ صُورَةٌ ‏"‏‏.‏

Ebu Talha'dan nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "İçinde köpek ve resim (suret) bulunan eve melekler girmez

Narrated Abu Talha:The Prophet (ﷺ) said, "Angels do not enter a house that has either a dog or a picture in it

Sahîh-i Buhârî No. 3323 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ يُوسُفَ، أَخْبَرَنَا مَالِكٌ، عَنْ نَافِعٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ ـ رضى الله عنهما ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَمَرَ بِقَتْلِ الْكِلاَبِ‏.‏

Abdulah İbn Ömer'den nakledildiğine göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem köpeklerin öldürülmesini emretmiştir

Narrated `Abdullah bin `Umar:Allah's Messenger (ﷺ) ordered that the dogs should be killed

Sahîh-i Buhârî No. 3324 Sahih

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ حَدَّثَنِي أَبُو سَلَمَةَ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ حَدَّثَهُ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ مَنْ أَمْسَكَ كَلْبًا يَنْقُصْ مِنْ عَمَلِهِ كُلَّ يَوْمٍ قِيرَاطٌ، إِلاَّ كَلْبَ حَرْثٍ أَوْ كَلْبَ مَاشِيَةٍ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'den nakledildiğine göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bekçi veya çoban köpeği dışında köpek bulunduran kimselerin amellerinden her gün bir kırat eksilir

Narrated Abu Huraira:Allah's Messenger (ﷺ) said, "If somebody keeps a dog, he loses one Qirat (of the reward) of his good deeds everyday, except if he keeps it for the purpose of agriculture or for the protection of livestock

Sahîh-i Buhârî No. 3325 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، قَالَ أَخْبَرَنِي يَزِيدُ بْنُ خُصَيْفَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي السَّائِبُ بْنُ يَزِيدَ، سَمِعَ سُفْيَانَ بْنَ أَبِي زُهَيْرٍ الشَّنَئِيَّ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنِ اقْتَنَى كَلْبًا لاَ يُغْنِي عَنْهُ زَرْعًا وَلاَ ضَرْعًا، نَقَصَ مِنْ عَمَلِهِ كُلَّ يَوْمٍ قِيرَاطٌ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ السَّائِبُ أَنْتَ سَمِعْتَ هَذَا مِنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ إِيْ وَرَبِّ هَذِهِ الْقِبْلَةِ‏.‏

Süfyan İbn Ebu Züheyr eş-Şenei şöyle demiştir: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in, 'Bağını / bahçesini ve hayvanlarını korumak dışında bir maksatla köpek barındıran kimselerin amellerinden her gün bir kırat eksilir' buyurduğunu duydum." Ravilerden Saib İbn Yezıd, Süfyan İbn Ebu Züheyr'e: "Bunu gerçekten Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'den bizzat işittinmi?" diye sorunca Süfyan: "Evet, işte şu kıblenin Rabbine yemin olsun ki işittim!" demiştir. 6.CİLT VE BED’İL-HALK BİTTİ. 7. CİLT VE AHADİSU’L-ENBİYA BİR SONRAKİ SAYFADA

Narrated Sufyan bin Abi Zuhair Ash-Shanai:That he heard Allah's Messenger (ﷺ) saying, "If somebody keeps a dog that is neither used for farm work nor for guarding the livestock, he will lose one Qirat (of the reward) of his good deeds everyday

Sahîh-i Buhârî No. 7268 Sahih

حَدَّثَنَا الْحُمَيْدِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ مِسْعَرٍ، وَغَيْرِهِ، عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، قَالَ قَالَ رَجُلٌ مِنَ الْيَهُودِ لِعُمَرَ يَا أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ لَوْ أَنَّ عَلَيْنَا نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ ‏{‏ الْيَوْمَ أَكْمَلْتُ لَكُمْ دِينَكُمْ وَأَتْمَمْتُ عَلَيْكُمْ نِعْمَتِي وَرَضِيتُ لَكُمُ الإِسْلاَمَ دِينًا‏}‏ لاَتَّخَذْنَا ذَلِكَ الْيَوْمَ عِيدًا‏.‏ فَقَالَ عُمَرُ إِنِّي لأَعْلَمُ أَىَّ يَوْمٍ نَزَلَتْ هَذِهِ الآيَةُ، نَزَلَتْ يَوْمَ عَرَفَةَ فِي يَوْمِ جُمُعَةٍ‏.‏ سَمِعَ سُفْيَانُ مِنْ مِسْعَرٍ وَمِسْعَرٌ قَيْسًا وَقَيْسٌ طَارِقًا‏.‏

Tarık b. Şihab şöyle demiştir: Yahudilerden biri Ömer'e "Ya emire'lmu'minin 'Bugün size dininizi ikma/ ettim, üzerinize nimeti tamam/adım ve sizin için din olarak İs/amı beğendim'(Maide 3) ayet-i kerimesi bize inseydi, biz o günü bayram günü olarak kutlardık dedi. Bunun üzerine Hz. Ömer "Ben bu ayetin hangi gün indiğini biliyorum. Ayet Arafe'de bir Cuma günü indi" dedi

Narrated Tariq bin Shihab:A Jew said to `Umar, "O Chief of the Believers, if this verse: 'This day I have perfected your religion for you, completed My favors upon you, and have chosen for you, Islam as your religion.' (5.3) had been revealed upon us, we would have taken that day as an `Id (festival) day." `Umar said, "I know definitely on what day this Verse was revealed; it was revealed on the day of `Arafat, on a Friday

Sahîh-i Buhârî No. 7269 Sahih

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي أَنَسُ بْنُ مَالِكٍ، أَنَّهُ سَمِعَ عُمَرَ الْغَدَ، حِينَ بَايَعَ الْمُسْلِمُونَ أَبَا بَكْرٍ، وَاسْتَوَى عَلَى مِنْبَرِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَشَهَّدَ قَبْلَ أَبِي بَكْرٍ فَقَالَ أَمَّا بَعْدُ فَاخْتَارَ اللَّهُ لِرَسُولِهِ صلى الله عليه وسلم الَّذِي عِنْدَهُ عَلَى الَّذِي عِنْدَكُمْ، وَهَذَا الْكِتَابُ الَّذِي هَدَى اللَّهُ بِهِ رَسُولَكُمْ فَخُذُوا بِهِ تَهْتَدُوا وَإِنَّمَا هَدَى اللَّهُ بِهِ رَسُولَهُ‏.‏

Enes b. Malik Müslümanların Ebu Bekir'e bey'atlarının ertesi günü Ömer'in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberine çıkarak şöyle dediğini işitti: Ömer, Ebu Bekir' den önce teşehhüdde bulundu ve şöyle dedi: İmdi! Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve şerefi, sizin katınızdaki makam ve mansıblara tercih etmiştir. Bu, Allah'ın Nebiinize hidayet ettiğiKitabıdır. Onu alın ki hidayete eresiniz. Çünkü Allah onunla Nebiine hidayet etmiştir

Narrated Anas bin Malik:That he heard `Umar speaking while standing on the pulpit of the Prophet (ﷺ) in the morning (following the death of the Prophet), when the people had sworn allegiance to Abu Bakr. He said the Tashah-hud before Abu Bakr, and said, "Amma Ba'du (then after) Allah has chosen for his Apostle what is with Him (Paradise) rather than what is with you (the world). This is that Book (Qur'an) with which Allah guided your Apostle, so stick to it, for then you will be guided on the right path as Allah guided His Apostle with it

Sahîh-i Buhârî No. 7270 Sahih

حَدَّثَنَا مُوسَى بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا وُهَيْبٌ، عَنْ خَالِدٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ ضَمَّنِي إِلَيْهِ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَالَ ‏ "‏ اللَّهُمَّ عَلِّمْهُ الْكِتَابَ ‏"‏‏.‏

İbn Abbas şöyle demiştir: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem beni bağrına bastı ve "Allah'ım ona kitabı öğret!" diye dua etti

Narrated Ibn `Abbas:The Prophet (ﷺ) embraced me and said, "O Allah! Teach him (the knowledge of) the Book (Qur'an)

Sahîh-i Buhârî No. 7271 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ صَبَّاحٍ، حَدَّثَنَا مُعْتَمِرٌ، قَالَ سَمِعْتُ عَوْفًا، أَنَّ أَبَا الْمِنْهَالِ، حَدَّثَهُ أَنَّهُ، سَمِعَ أَبَا بَرْزَةَ، قَالَ إِنَّ اللَّهَ يُغْنِيكُمْ أَوْ نَغَشَكُمْ بِالإِسْلاَمِ وَبِمُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم‏.‏ قَالَ أَبُو عَبْد اللَّهِ وَقَعَ هَاهُنَا يُغْنِيكُمْ وَإِنَّمَا هُوَ نَعَشَكُمْ يُنْظَرُ فِي أَصْلِ كِتَابِ الِاعْتِصَامِ

Ebu Berze şöyle demiştir: "Yüce Allah İslamla ve Muhammed'le ihtiyacınızı gidermiş veya sizi uyandırmıştır." Ebu Abdullah şöyle demiştir: Bu rivayette "......" yuğnikum fiili geçmektedir. O aslında "" "ne'aşekum" şeklindedir. I'tisam Bölümünün aslına bakmak gerekir

Narrated Abal Minhal:Abu Barza said, "(O people!) Allah makes you self-sufficient or has raised you high with Islam and with Muhammad

Sahîh-i Buhârî No. 7272 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، حَدَّثَنِي مَالِكٌ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ دِينَارٍ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، كَتَبَ إِلَى عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ مَرْوَانَ يُبَايِعُهُ، وَأُقِرُّ لَكَ بِالسَّمْعِ وَالطَّاعَةِ عَلَى سُنَّةِ اللَّهِ وَسُنَّةِ رَسُولِهِ، فِيمَا اسْتَطَعْتُ‏.‏

Abdullah b. Dinar'ın nakline göre Abdullah b. Ömer, Abdulmelik b. Mervan'a mektup yazarak bey'atta bulunmuş ve şöyle demiştir: "Gücümün yettiği kadar Allah'ın sünneti ve Resulünün sünneti üzere sana boyun eğip, itaat etmeye söz veriyorum." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Kitaba ve Sünnete Sarılma." Başlıkta yer alan "el-i'tisam", "el-ısme" kökünden türemiş iftial babından bir kelimedir. Bundan maksat Yüce Allah'ın "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışın" (AI-i İmran 103) emrine yapışma ve sarılma anlamındadır. Kirmanı şöyle demiştir: Bu başlık Yüce Allah'ın "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı yapışzn"(AI-i İmran 103) ayet-i kerimesinden alınmıştır. Zira "el-habl" kelimesinden maksat, istiare yoluyla Kitap ve Sünnettir. Bunların ikisinin ortak noktası, hedefe ulaştıran araç olmalarıdır. Hedef sevap ve azaptan kurtuluştur. Ayrıca "elhabl=ip" sulama ve başka amaçları elde etmeye de sebeptir. "el-Kitab" kelimesinden maksat, okunarak ibadet edilen Kur'an'dır, "sünnet" kelimesi ile kastedilen ise Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in sözleri, fiilleri, takriri ve yapmaya önem verdiği şeylerdir. "Sünnet" Arapçada "yol" anlamına gelir. UsOVmetodoloji bilginleri ile muhaddisierin teriminde ne anlama geldiği geçmişti. Bazı fıkıh bilginleri bunu müstehapla eş anla!TIlı olarak kullanmışlardır. İbn Battal şöyle demiştir: Allah'ın kitabı veya Nebiinin sünneti ya da bu iki kaynaktaki bir nitelik üzerine alimlerin icmaı olmaksızın hiç kimse için korunmuşluk yoktur. Bundan sonra İbn Battal Nebiden nakledilen (söz, fiil ve takrir) itibarıyla sünnetten söz etmiştir. Yüce Allah'ın "Bugün size dininizi ikmal ettim" ifadesinin zahiri, dinle ilgili şeylerin bu ayetle birlikte kemale erdiğini göstermektedir. Bu ayet Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in vefatından yaklaşık seksen gün önce inmişti. Buna göre bu ayetten sonra ahkamla ilgili olarak hiçbir şey inmemiştir. Ancak bu düşünce tartışılır. Bir grup bilgin ayette geçen "ikmal" kelimesinden maksadın hükümlerin dayanağı olan ana esaslarla ilgili olduğunu, yoksa bunlardan kaynaklanan detay (fürO) hükümler olmadığını söylemişlerdir. Buradan hareketle ayette kıyası inkar edenlere destek olacak herhangi bir durum yoktur. Onların delillerini birinci görüşü kabul ederek reddetmek de mümkündür. Şöyle ki olayların hükme bağlanmasında kullanılan kıyas, Allah'ın kitabından alınmıştır. Ortada hiçbir şey olmasa ve sadece "Nebi size ne verdiyse onu alın, size ne yasakladıysa ondan da sakının"(Haşr 7) ayetinin genelliği olsa bu bile yeterdi. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in kıyası emrettiği ve kabul ettiği haberlerde yer almaktadır. Dolayısıyla kıyas "ikmal" niteliğinin genelliği kapsamına girmiş olur. "Enes b. Malik Müslümanların Ebu Bekir' e bey'at1arının ertesi güne Ömer' in Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in minberine çıkarak şöyle dediğini işitti." Bunun açıklaması Ahkam Bölümünün sonlarında el-İstihlaf başlığı altında geçmişti. Haberin devamı orada daha mükemmel ve tamdır. İmam Buhari bu rivayette "Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve şerefi, sizin katınızdaki makam ve mansıblara tercih etmiştir" ifadesine yer vermiştir. Bu şu demektir: Allah, Resulü için kendi katındaki sevap ve onuru, sizin katınızdaki makamlara tercih etmiştir. Üçüncü hadis olan İbn Abbas hadisinin açıklaması İlim Bölümünde geçmişti

Narrated `Abdullah bin Dinar:`Abdullah Bin `Umar wrote to `Abdul Malik bin Marwan, swearing allegiance to him: 'I swear allegiance to you in that I will listen and obey what is in accordance with the Laws of Allah and the Tradition of His Apostle as much as I can

Sahîh-i Buhârî No. 7273 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ بُعِثْتُ بِجَوَامِعِ الْكَلِمِ، وَنُصِرْتُ بِالرُّعْبِ، وَبَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُنِي أُتِيتُ بِمَفَاتِيحِ خَزَائِنِ الأَرْضِ، فَوُضِعَتْ فِي يَدِي ‏"‏‏.‏ قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَقَدْ ذَهَبَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَأَنْتُمْ تَلْغَثُونَهَا أَوْ تَرْغَثُونَهَا، أَوْ كَلِمَةً تُشْبِهُهَا‏.‏

Ebu Hureyre r.a.'in nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Ben cevamiu'l-kelim (özlü ve kapsamlı sözler) ile gönderildim. Bana (bir aylık mesafedeki düşmanın gönüllerine) korku salmak suretiyle yardım edildi. Bir de ben uyuduğum sırada bana yeryüzünün hazinelerinin anahtarları getirildi de benim elime konuldu." (Sonra) Ebu Hureyre şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem (bu hazinelerden hiçbirisine nail olmadan bu dünyadan) gitti. Şimdi siz bu hazineleri iştahla yiyorsunuz. Ebu Hureyre burada "telğasuneha" veya "terğasuneha" ya da buna benzer bir fiil kullandı

Narrated Sa`id bin Al-Musaiyab:Abu Huraira said that Allah's Messenger (ﷺ) said, "I have been sent with 'Jawami-al-Kalim ' (the shortest expression with the widest meaning) and have been made victorious with awe (cast in my enemy's hearts), and while I was sleeping, I saw that the keys of the treasures of the world were placed in my hand." Abu Huraira added: Allah's Messenger (ﷺ) has gone, and you people are utilizing those treasures, or digging those treasures out." or said a similar sentence

Sahîh-i Buhârî No. 7274 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ مَا مِنَ الأَنْبِيَاءِ نَبِيٌّ إِلاَّ أُعْطِيَ مِنَ الآيَاتِ مَا مِثْلُهُ أُومِنَ ـ أَوْ آمَنَ ـ عَلَيْهِ الْبَشَرُ، وَإِنَّمَا كَانَ الَّذِي أُوتِيتُ وَحْيًا أَوْحَاهُ اللَّهُ إِلَىَّ، فَأَرْجُو أَنِّي أَكْثَرُهُمْ تَابِعًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre'nin nakline göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Hiçbir Nebi yoktur ki ona insanlığın gördüğünde emin olmasına -veya iman etmesine- sebep olacak bir mucize verilmiş olmasın. Bana verilen ise Yüce Allah'ın bana vahyettiği vahiydir. Ben kıyamet günü o Nebilerin içinde mensubu en kalabalık olanı olacağımı umarım." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in ben cevamiu'l-kelim ile gönderildim sözü." İmam Buhari bu konuda Ebu Hureyre'den iki hadise yer vermektedir. Bunlardan birisi yukarıdaki başlıkta yer alan ifade ile naklediimiştir. Buhari bu cümleye hadisin devamını şu şekilde eklemiştir: "Bana (bir aylık mesafedeki düşmanın gönüllerine) korku salmak suretiyle yardım edildi. Bir de ben uyuduğum sırada bana yeryüzünün hazinelerinin anahtarları getirildi de benim elime konuldu" Cevamiu'l-kelimin açıklaması Tabir Bölümünde "Rüyada Elde Anahtarlar Görme" başlığı altında geçmişti. Orada bu ifadenin Zührl'den nakledilen tefsiri yer almaktaydı. Kısaca söylemek gerekirse Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem sözcükleri az, ancak ifade ettiği mana çok olan bir ifadeyle konuşurdu. Zührı'den başkası "cevamiu'l-kelim" tabirinden maksadın, '\::.=gönderildim" cümlesinin karinesi ile Kur'an olduğunu ifade etmiştir. Kur'an kısa söz ve geniş mana açısından bir zirvedir. "Düşmanların kalbine korku salmakla yardım olundum" ifadesinin açıklaması Teyemmüm Bölümünde geçmişti. "Şimdi siz bu hazineleri iştahla yiyorsunuz." Bu ifade önceki zikredilen isnada bitişiktir. Burada yer alan "Jj=geçti gitti" yani öldü anlamındadır. "Ebu Hureyre burada 'telğasuneha' veya 'terğasuneha' ya da buna benzer bir fiil kullandı." En uygun olanı bu kelimenin "er-regas" kökünden türemiş olduğudur. Bu refah içinde yaşamanın kinayeli anlatımıdır. Aslı "regase'l-cedyu ümmehu" ifadesinden türemedir ki bunun manası, oğlak anasını emdi demektir veya kelime "ergasethu" fiilinden türemedir ki manası annesi oğlağı emzirdi demektir. İbn Battal şöyle demiştir: "el-legas" köküne gelince, bunu karıştırdığım sözlüklerde bulamadım. Ben onun kitabındaki bir haşiyede bu iki kelimenin sahih birer sözcük olduklarını ve manalarının "bir şeyi iştahla yemek" olduğunu gördüm. Nevevı şöyle der: Yeryüzünün hazineleriyle kastedilen Müslümanların önüne açılacak olan dünyalıklardır. Bu, ganimet ve hazineleri kapsamaktadır. "İnsanlığın gördüğünde emin olmasına -veya iman etmesine- sebep olacak bir mucize verilmiş olmasın." Bu hadisin geniş bir açıklaması -hamdolsun Allah'a- Fedailu'l-Kur'an bölümünün baş taraflarında geçmişti. "Bana verilen ise" ifadesindeki "hasr" şurdan kaynaklanmaktadır. Kur'an, mucizelerin en büyüğü, en faydalısı ve en devamlı alanıdır. Zira bu kitap, zamanın sonuna kadar içinde daveti, hücceti ve devamlı yararı bulundurmaktadır. Ona faziletçe eşit olmak şöyle dursun yakın olan bir şey bile bulunmadığına göre onun dışındaki şeyler yok hükmündedir. Bilginlerin cevamiu'l-kelime örnek olarak verdikleri ayetler arasında şu iki ayet de vardır: "Eyakıl sahipleri kısasta sizin içi,n hayat vardır. "(Bakara 179) "Her kim Allah 'a ve Resulüne itaat eder, Allah'a saygı duyar ve ondan sakmırsa işte asıl bunlar mutluluğa erenlerdir."(Nur 52) Bunun dışında başka ayetleri sıralamak da mümkündür. Hadisten cevamiu'l-kelim örnekleri arasında Aişe r.anha'nın rivayet ettiği "Bizim prensibimiz üzere olmayan her iş (sahibine) reddedilir"(Buhari, İ'tisam; Müslim, Akdiyye) hadisi ile "Allah'm kitabında bulunmayan her şart batıldır"(Buhari, Şurut; Müslim, itk) hadisi ve Ebu Hureyre'nin rivayet ettiği "Size bir şeyi emrettiğimde onu gücünüz yettiği kadar yapınız" hadisidir. Bu hadisin açıklaması yakında gelecektir. Bir diğer hadis ise Mikdam'ın naklettiği "Ademoğlu karnından daha kötü bir kabı doldurmamıştır" hadisidir.(İbn Mace, et'ime; Tirmizi, Zühd) Bu hadisi Sünen imamları rivayet etmişlerdir. İbn Hibban, Hakim ve hadisleri çokça araştıran daha başka bilginler sahih olduğunu ifade etmişlerdir

Narrated Abu Huraira:The Prophet (ﷺ) said, "There was no prophet among the prophets but was given miracles because of which people had security or had belief, but what I was given was the Divine Inspiration which Allah revealed to me. So I hope that my followers will be more than those of any other prophet on the Day of Resurrection

Sahîh-i Buhârî No. 7275 Sahih

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ عَبَّاسٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ وَاصِلٍ، عَنْ أَبِي وَائِلٍ، قَالَ جَلَسْتُ إِلَى شَيْبَةَ فِي هَذَا الْمَسْجِدِ قَالَ جَلَسَ إِلَىَّ عُمَرُ فِي مَجْلِسِكَ هَذَا فَقَالَ هَمَمْتُ أَنْ لاَ أَدَعَ فِيهَا صَفْرَاءَ وَلاَ بَيْضَاءَ إِلاَّ قَسَمْتُهَا بَيْنَ الْمُسْلِمِينَ‏.‏ قُلْتُ مَا أَنْتَ بِفَاعِلٍ‏.‏ قَالَ لِمَ‏.‏ قُلْتُ لَمْ يَفْعَلْهُ صَاحِبَاكَ قَالَ هُمَا الْمَرْآنِ يُقْتَدَى بِهِمَا‏.‏

Ebu Vail şöyle demiştir: Bu mescidde (Kabe'de) Şeybe ile birlikte oturdum. Şeybe bana "Senin bu oturduğun yerde Ömer benimle birlikte oturdu ve 'Bu Kabe'de sarı (altın) ve beyaz (gümüş) namına ne varsa Müslümanlar arasında taksim etmeyi düşündüm' dedi." Ben de ona "Bunu yapamazsın" dedim. Ömer "Niçin?" diye sordu. Şöyle cevap verdim: "Çünkü senin iki arkadaşın (Nebi s.a.v. ve Eba Bekr) bunu yapmadılar" dedim. Ömer "O ikisi kendilerine uyulan örnek şahsiyetlerdir" dedi

Narrated Abu Wail:I sat with Shaiba in this Mosque (Al-Masjid-Al-Haram), and he said, "`Umar once sat beside me here as you are now sitting, and said, 'I feel like distributing all the gold and silver that are in it (i.e., the Ka`ba) among the Muslims'. I said, 'You cannot do that.' `Umar said, 'Why?' I said, 'Your two (previous) companions (the Prophet (ﷺ) and Abu Bakr) did not do it. `Umar said, 'They are the two persons whom one must follow.'" (See Hadith No. 664, Vol)

Sahîh-i Buhârî No. 7276 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَأَلْتُ الأَعْمَشَ فَقَالَ عَنْ زَيْدِ بْنِ وَهْبٍ، سَمِعْتُ حُذَيْفَةَ، يَقُولُ حَدَّثَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ أَنَّ الأَمَانَةَ نَزَلَتْ مِنَ السَّمَاءِ فِي جَذْرِ قُلُوبِ الرِّجَالِ، وَنَزَلَ الْقُرْآنُ فَقَرَءُوا الْقُرْآنَ وَعَلِمُوا مِنَ السُّنَّةِ ‏"‏‏.‏

Huzeyfe şöyle demiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem bize bir konuşma yaptı ve şöyle dedi: "Emanet gökten insanların kalplerinin özüne inmiştir. Kur'an nazil olmuş ve onlar Kur'an'ı okumuşlar, sünnetten öğrenmişlerdir

Narrated Hudhaifa:Allah's Messenger (ﷺ) said to us, "Honesty descended from the Heavens and settled in the roots of the hearts of men (faithful believers), and then the Qur'an was revealed and the people read the Qur'an, (and learnt it from it) and also learnt it from the Sunna." Both Qur'an and Sunna strengthened their (the faithful believers') honesty. (See Hadith No)

Sahîh-i Buhârî No. 7277 Sahih

حَدَّثَنَا آدَمُ بْنُ أَبِي إِيَاسٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ، سَمِعْتُ مُرَّةَ الْهَمْدَانِيَّ، يَقُولُ قَالَ عَبْدُ اللَّهِ إِنَّ أَحْسَنَ الْحَدِيثِ كِتَابُ اللَّهِ، وَأَحْسَنَ الْهَدْىِ هَدْىُ مُحَمَّدٍ صلى الله عليه وسلم، وَشَرَّ الأُمُورِ مُحْدَثَاتُهَا، وَإِنَّ مَا تُوعَدُونَ لآتٍ، وَمَا أَنْتُمْ بِمُعْجِزِينَ‏.‏

Murre el-Hemedani'nin nakline göre Abdullah şöyle demiştir: Sözün en güzeli Allah'ın kitabı, hidayetin en güzeli Muhammed'in hidayeti, işlerin en kötüsü sonradan ortaya çıkanlardır. Size vaad edilen mutlaka gelecektir. Siz bunu önleyemezsiniz

Narrated `Abdullah:The best talk (speech) is Allah's Book 'Qur'an), and the best way is the way of Muhammad, and the worst matters are the heresies (those new things which are introduced into the religion); and whatever you have been promised will surely come to pass, and you cannot escape (it)

Sahîh-i Buhârî No. 7279 Sahih

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، حَدَّثَنَا الزُّهْرِيُّ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، وَزَيْدِ بْنِ خَالِدٍ، قَالاَ كُنَّا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏ "‏ لأَقْضِيَنَّ بَيْنَكُمَا بِكِتَابِ اللَّهِ ‏"‏‏.‏

Ebu Hureyre ve Zeyd b. Halid r.a. şöyle demişlerdir: Bir gün Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında bulunduğumuz bir sırada davalı ve davacıya '1\ranızda Allah'ın kitabı ile hükmedeceğim" buyurdu

Narrated Abu Huraira and Zaid bin Khalid:We were with the Prophet (ﷺ) when he said (to two men), "I shall judge between you according to Allah's Book (Laws)

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya