deneme

Faziletler ve Menâkıb ile İlgili Hadisler

1.513 hadis bulundu · sayfa 24/76

Sahîh-i Buhârî No. 3787 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، سَمِعْتُ أَبَا حَمْزَةَ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَرْقَمَ، قَالَتِ الأَنْصَارُ‏:‏ يَا رَسُولَ اللَّهِ لِكُلِّ نَبِيٍّ أَتْبَاعٌ، وَإِنَّا قَدِ اتَّبَعْنَاكَ، فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَ أَتْبَاعَنَا مِنَّا‏.‏ فَدَعَا بِهِ‏.‏ فَنَمَيْتُ ذَلِكَ إِلَى ابْنِ أَبِي لَيْلَى‏.‏ قَالَ قَدْ زَعَمَ ذَلِكَ زَيْدٌ‏.‏

Zeyd b. Erkam'dan rivayete göre "Ensar, Ey Allah'ın Resulü, her bir Nebie tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olanları bizden kılması için Allah'a dua buyur, dediler. O da bunun için dua etti." Bunu ben (Amr b. Murre), İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O: "Zeyd de böyle demiştir" dedi. Bu Hadis 3788 numara ile gelecektir

Narrated Zaid bin Al-Arqam:The Ansar said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Every prophet has his own followers and we have followed you. So will you invoke Allah to let our followers be considered from us (as Ansar too)?" So he invoked Allah accordingly

Sahîh-i Buhârî No. 3788 Sahih

حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ مُرَّةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا حَمْزَةَ ـ رَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ ـ قَالَتِ الأَنْصَارُ إِنَّ لِكُلِّ قَوْمٍ أَتْبَاعًا، وَإِنَّا قَدِ اتَّبَعْنَاكَ، فَادْعُ اللَّهَ أَنْ يَجْعَلَ أَتْبَاعَنَا مِنَّا‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ اجْعَلْ أَتْبَاعَهُمْ مِنْهُمْ ‏"‏‏.‏ قَالَ عَمْرٌو فَذَكَرْتُهُ لاِبْنِ أَبِي لَيْلَى‏.‏ قَالَ قَدْ زَعَمَ ذَاكَ زَيْدٌ‏.‏ قَالَ شُعْبَةُ أَظُنُّهُ زَيْدَ بْنَ أَرْقَمَ‏.‏

Amr b. Murre dedi ki: Ensardan bir adam olan Ebu Hamza'yı şöyle derken dinledim: "Ensar, Şüphesiz her bir kavme tabi olanlar vardır. Biz de sana tabi olduk. Bu sebeple bize tabi olacakları bizden kılması için Allah'a dua et, dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Allah'ım, bunlara tabi olacakları kendilerinden kıl, diye dua etti." Amr dedi ki: Ben bunu İbn Ebi Leyla'ya aktardım. O, Zeyd de böyle demiştir, dedi. Şu'be: Zannederim o(nun kastettiği) Zeyd b. Erkam'dır, dedi. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensara tabi olanlar" yani onlarla antIaşması bulunanlar ve meval1ler. "Bize tabi olacakları bizden kılması. .. " Ensar hakkında iyilik yapılması ve benzeri vasiyetin onları da kapsaması için onlara da Ensar denilmesi demektir. "O da bu duayı yaptı." İstedikleri gibi dua etti. Bundan sonraki rivayette de: "Allah'ım, onlara tabi olanları kendilerinden kıl:Jı ile bunu açıklamış bulunmaktadır. ( "Ben de bunu aktardım" yani naklettim)

Narrated Abu Hamza:(A man from the Ansar) The Ansar said, "Every nation has followers and (O Prophet) we have followed you, so invoke Allah to let our followers be considered from us (as Ansar like ourselves)." So the Prophet (ﷺ) said, "O Allah! Let their followers be considered as Ansar like themselves

Sahîh-i Buhârî No. 3789 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِي أُسَيْدٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ بَنُو النَّجَّارِ، ثُمَّ بَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ بَنُو الْحَارِثِ بْنِ خَزْرَجٍ، ثُمَّ بَنُو سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ سَعْدٌ مَا أَرَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم إِلاَّ قَدْ فَضَّلَ عَلَيْنَا فَقِيلَ قَدْ فَضَّلَكُمْ عَلَى كَثِيرٍ‏.‏ وَقَالَ عَبْدُ الصَّمَدِ حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا قَتَادَةُ، سَمِعْتُ أَنَسًا، قَالَ أَبُو أُسَيْدٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِهَذَا، وَقَالَ سَعْدُ بْنُ عُبَادَةَ‏.‏

Ebu Useyd r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: Ensar evlerinin en hayırlısı, Neccar oğullarıdır, sonra Abdu'l-Eşhel oğulları, sonra el-Haris b. el-Hazrec oğulları, sonra Saide oğullarıdır. Bununla birlikte bütün Ensar ailelerinde hayır vardır. Sa'd, benim gördüğüm kadarıyla Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başkalarını bize üstün tutmuştur, dedi. Bunun üzerine, gerçekte o sizi pek çok kimseye üstün kılmıştır, denildi. " Bu Hadis 3790,3807 ve 6053 numara ile gelecektir

Narrated Abu Usaid:The Prophet (ﷺ) said, "The best of the Ansar's families (homes) are those of Banu An-Najjar and then (those of) Banu `Abdul Ash-hal, then (those of) Banu Al-Harith bin Al-Khazraj and then (those of) Banu Sa`ida; nevertheless, there is good in all the families (houses) of the Ansar." On this, Sa`d (bin Ubada) said, "I see that the Prophet (ﷺ) has preferred some people to us." Somebody said (to him), "No, but he has given you superiority to many." (Hadith similar to above with a different chain)

Sahîh-i Buhârî No. 3790 Sahih

حَدَّثَنَا سَعْدُ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا شَيْبَانُ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ أَبُو سَلَمَةَ أَخْبَرَنِي أَبُو أُسَيْدٍ، أَنَّهُ سَمِعَ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ خَيْرُ الأَنْصَارِ ـ أَوْ قَالَ خَيْرُ دُورِ الأَنْصَارِ ـ بَنُو النَّجَّارِ وَبَنُو عَبْدِ الأَشْهَلِ وَبَنُو الْحَارِثِ وَبَنُو سَاعِدَةَ ‏"‏‏.‏

Yine onun (Ebu Useyd) r.a.'ın, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinlediği rivayet edilmiştir: "Ensarın en hayırlıları --ya da Ensar evlerinin en hayırlıları, diye buyurdu-- Neccar oğulları, Abdu'l-Eşhel oğulları, elHaris oğulları ve Sazde oğullarıdır

Narrated Abu Usaid:That he heard the Prophet (ﷺ) saying, "The best of the Ansar, or the best of the Ansar families (homes) are Banu An-Najjar, Bani `Abdul Ash-hal, Banu Al-Harith and Banu Sai'da

Sahîh-i Buhârî No. 3791 Sahih

حَدَّثَنَا خَالِدُ بْنُ مَخْلَدٍ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ، قَالَ حَدَّثَنِي عَمْرُو بْنُ يَحْيَى، عَنْ عَبَّاسِ بْنِ سَهْلٍ، عَنْ أَبِي حُمَيْدٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏"‏ إِنَّ خَيْرَ دُورِ الأَنْصَارِ دَارُ بَنِي النَّجَّارِ، ثُمَّ عَبْدِ الأَشْهَلِ، ثُمَّ دَارُ بَنِي الْحَارِثِ، ثُمَّ بَنِي سَاعِدَةَ، وَفِي كُلِّ دُورِ الأَنْصَارِ خَيْرٌ ‏"‏‏.‏ فَلَحِقْنَا سَعْدَ بْنَ عُبَادَةَ فَقَالَ أَبَا أُسَيْدٍ أَلَمْ تَرَ أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم خَيَّرَ الأَنْصَارَ فَجَعَلَنَا أَخِيرًا فَأَدْرَكَ سَعْدٌ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، خُيِّرَ دُورُ الأَنْصَارِ فَجُعِلْنَا آخِرًا‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ أَوَلَيْسَ بِحَسْبِكُمْ أَنْ تَكُونُوا مِنَ الْخِيَارِ ‏"‏‏.‏

Ebu Humeyd'den rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Şüphesiz Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarının evi, sonra Abdu'l-Eşhel, sonra el-Haris oğullarının, sonra Saide oğullarının evleridir. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır. Biz arkasından Sa'd b. Ubade'ye yetiştik. (Ebu Hammad): Ey Ebu Useyd, Allah'ın Nebi'i Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensar arasında hayırlı olanlari sıralarken bizi en sona bıraktığını görmedin mi? dedi. Sa'd, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in arkasından yetişti ve, ey Allah'ın Resulü, Ensarın evleri arasında hayırlı olanlar söylendi de biz en sona bırakıldık, dedi. Allah Resulü: Hayırlı olanlar arasında olmak size yetmez mi, diye buyurdu." . Fethu'l-Bari Açıklaması: "Ensarın evlerinin fazileti" onların konakladıkları yerler kastedilmektedir. "Ebu Useyd" es-Said! olup, künyesi ile meşhurdur. Adının Malik olduğu söylenmiştir. "Ensarın evlerinin en hayırlısı Neccar oğullarıdır." Bunlar Hazredilerdendir. en-Neccar denilen kişi Teymullah'ın kendisidir. Ona bu adın veriliş sebebi ise bir adama vurduğu bir darbe ile bir tarafını kesmesidir. Bundan dolayı ona en-Neccar denilmiştir. Babasının adı Sa'lebe b. Amr olup, Hazredilerdendir. "Sonra Abdu'l-Eşhel oğullarıdır." Bunlar da Evs'tendir. Adı Abdu'I-Eşhel b. Cuşem b. el-Haris b. el-Hazrec el-Asğar b. Amr b. Malik b. el-Evs b. Harise'dir. "Sonra da el-Haris b. el-Hazrec oğullarıdır." Bu da el-Hazrec el-Ekber olup, İbn Amr b. Malik -sözü geçen- b. el-Evs b. Harise'diY:' "Sonra Saide oğullarıdır." Bunlar da Hazredidir. Saide b. Ka'b b. el-Hazrec el-Ekber'dir. "Ensar evlerinin en hayırlılarıdır. Bununla birlikte Ensarın bütün evlerinde hayır vardır." Birinci "hayırlıdır" daha faziletlidir anlamındadır, ikincisi ise bütün Ensar için sözkonusu olan -farklı mertebelerde olsa dahi- fazilettir. "Said b. Ubade" dedi. Said da Saide oğullarındandır. O gün için onların ileri gelenleri (büyükleri) idi. "Hayırlılardan olmak size yetmez mi?" Faziletlilerden olmak size yetmez mi demektir. Çünkü onlar kendilerine göre daha aşağıda olanlara nisbetle daha faziletlidirler. Aralarındaki bu fazilet mertebesi daha erken İslama girmeye, yüce Allah'ın kelimesini yükseltmek için çalışmaya ve benzeri hususlara göre yapılmış gibidir

Narrated Abu Humaid:The Prophet (ﷺ) said, "The best of the Ansar families (homes) are the families (homes) of Banu An- Najjar, and then that of Banu `Abdul Ash-hal, and then that of Banu Al-Harith, and then that of Banu Saida; and there is good in all the families (homes) of the Ansar." Sa`d bin 'Ubada followed us and said, "O Abu Usaid ! Don't you see that the Prophet (ﷺ) compared the Ansar and made us the last of them in superiority? Then Sa`d met the Prophet (ﷺ) and said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! In comparing the Ansar's families (homes) as to the degree of superiority, you have made us the last of them." Allah's Messenger (ﷺ) replied, "Isn't it sufficient that you are regarded amongst the best?

Sahîh-i Buhârî No. 3792 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أُسَيْدِ بْنِ حُضَيْرٍ، أَنَّ رَجُلاً، مِنَ الأَنْصَارِ قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ، أَلاَ تَسْتَعْمِلُنِي كَمَا اسْتَعْمَلْتَ فُلاَنًا قَالَ ‏ "‏ سَتَلْقَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي عَلَى الْحَوْضِ ‏"‏‏.‏

Useyd b. Hudayr r.a.'dan rivayete göre "Ensardan bir adam: Ey Allah'ın Resulü, filan kimseyi görevlendirdiğin gibi bana da görev vermez( misin, dedi. Allah Resulü şöyle buyurdu: Benden sonra (sizlere başkalarının) tercih edildiğini göreceksiniz. Havz'ın başında benimle karşılaşıncaya kadar sabredin iz. " Bu Hadis 7057 numara da var

Narrated Usaid bin Hudair:A man from the Ansar said, "O Allah's Messenger (ﷺ)! Will you appoint me as you have appointed so-and-so?" The Prophet (ﷺ) said, "After me you will see others given preference to you; so be patient till you meet me at the Tank (i.e. Lake of Kauthar). (on the Day of Resurrection)

Sahîh-i Buhârî No. 3793 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ هِشَامٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم لِلأَنْصَارِ ‏ "‏ إِنَّكُمْ سَتَلْقَوْنَ بَعْدِي أَثَرَةً فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي، وَمَوْعِدُكُمُ الْحَوْضُ ‏"‏‏.‏

Enes b. Malik r.a. dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ensara şöyIe dedi: Sizler benden sonra (sizlere) başkalarının tercih edildiğini göreceksiniz. Bu sebeple benimle karşılaşacağınız vakte kadar sabrediniz. Sizinle buluşma yerimiz de Havz(ın başı)dır

Narrated Anas bin Malik:The Prophet (ﷺ) said to the Ansar, "After me you will see others given preference to you; so be patient till you meet me, and your promised place (of meeting) will be the Tank (i.e. Lake of Kauthar)

Sahîh-i Buhârî No. 3794 Sahih

حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ يَحْيَى بْنِ سَعِيدٍ، سَمِعَ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ حِينَ خَرَجَ مَعَهُ إِلَى الْوَلِيدِ قَالَ دَعَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم الأَنْصَارَ إِلَى أَنْ يُقْطِعَ لَهُمُ الْبَحْرَيْنِ‏.‏ فَقَالُوا لاَ، إِلاَّ أَنْ تُقْطِعَ لإِخْوَانِنَا مِنَ الْمُهَاجِرِينَ مِثْلَهَا‏.‏ قَالَ ‏ "‏ إِمَّا لاَ، فَاصْبِرُوا حَتَّى تَلْقَوْنِي، فَإِنَّهُ سَيُصِيبُكُمْ بَعْدِي أُثْرَةٌ ‏"‏‏.‏

Yahya b. Sa'd'dan rivayete göre o, Enes b. Malik r.a. ile eI-Velid'in yanına gittiği zaman (ona) şöyIe dediğini dinlemiştir: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem Ensarı onIara Bahreyn'i ikta oIarak vermeye davet etti (teklif etti). OnIar ise kardeşIerimiz Muhacirlere onun gibisini ikta oIarak vermedikçe oImaz, dediler. Şöyle buyurdu: Madem kabul etmiyorsunuz, o halde benimle karşılaşacağınız vakte kadar sabrediniz. Gerçek şu ki benden sonra (size) başkalarının tercih edildiğini göreceksiniz." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Ensara: Havz'ın başında benimIe karşılaşıncaya kadar sabrediniz, diye buyurmas!." Yani o Ensara böyIe hitap etmişti. "Bunu Abdullah b. Zeyd nakletmiştir." Ab4ıa-h b. Zeyd b. Asım eI-Mazini'dir. Onun bu hadisini müellif mevsuI bir sened ile bundan daha tam oIarak iIeride yüce Allah'ın izniyIe geIeceği gibi Huneyn gazvesinde zikretmiş buIunmaktadır. "Bana görev vermez misin?" Yani beni de sadaka topIamak yahut bir böIgeyi yönetmek üzere görevIendirmez misin? "Benden sonra başkaIarının (size) tercih edildiğini göreceksiniz." BununIa yönetim işinin başkaIarının eline geçeceğine ve Ensar dışarıda tutuIarak malların başkalarının elinde bulunacağına işaret etmektedir. Durum Reso.lullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in anlattığı gibi olmuştur. Bu da onun gelecekte gerçekleşeceğini haber verip, haber verdiği şekilde meydana gelen haberler arasında sayılmaktadır. İleride Fiten bahsinde buna dair geniş açıklamalar gelecektir. "Sizinle buluşma yerimiz Havz(ın başıdır.)" Kıyamet gününde Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in Havzı başında demektir. "Onunla" yolculuğa "gittiği zaman." "el-Velid b. Abdulmelik b. Mervan ... " Enes, Haccac kendisini rahatsız edince Basra'dan Dımaşk'a onu el-Velid b. Abdulmelik'e şikayet etmek üzere gitmişti. Velid de Enes'in Haccac'dan hakkını almıştı. 9. NEBİ S.A.V.'İN: "(ALLAH'IM) ENSAR İLE MUHACİRİ ISLAH ET" DİYE DUA ETMESİ

Narrated Yahya bin Sa`id:That he heard Anas bin Malik when he went with him to Al-Walid, saying, "Once the Prophet (ﷺ) called the Ansar in order to give them the territory of Bahrain they said, 'No, unless you give to our emigrant brethren a similar share.' On that he said 'If you do not agree to it, then be patient till you meet me, for after me others will be given preference to you

Sahîh-i Buhârî No. 3795 Sahih

حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو إِيَاسٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَةِ، فَأَصْلِحِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَةَ ‏"‏‏.‏ وَعَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ، وَقَالَ فَاغْفِرْ لِلأَنْصَارِ‏.‏

Enes b. Malik r.a. dedi ki: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Yaşamak dediğin ahiret hayatıdır. Allah'ım, ıslah et Ensar ile Muhacirleri." Katade de, Enes r.a.'dan bunun gibisini rivayet etmiş ve: "Ensara mağfiret et" diye eklemiştir

Narrated Anas bin Malik:Allah's Messenger (ﷺ) said, "There is no life except the life of the Hereafter; so, O Allah! Improve the state of the Ansar and the Muhajirun." And Anas added that the Prophet (ﷺ) also said, "O Allah! Forgive the Ansar

Sahîh-i Buhârî No. 3796 Sahih

حَدَّثَنَا آدَمُ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ قَالَ كَانَتِ الأَنْصَارُ يَوْمَ الْخَنْدَقِ تَقُولُ نَحْنُ الَّذِينَ بَايَعُوا مُحَمَّدَا عَلَى الْجِهَادِ مَا حَيِينَا أَبَدَا فَأَجَابَهُمُ اللَّهُمَّ لاَ عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَهْ فَأَكْرِمِ الأَنْصَارَ وَالْمُهَاجِرَهْ

Humeyd et-Tavll'den: Enes b. Malik r.a.'ı şöyle derken dinledim: Hendek gününde Ensar şöyle diyordu: "Biz Muhammed'e bey'at etmiş olanlarız- Hayatta kaldığımız sürece ebediyyen cihad etmek üzere." O da onlara şöyle cevap vermişti: "Allah'ım, hayat dediğin ahiret hayatıdır. Ensarı ve Muhacirleri keremli kıl

Narrated Anas bin Malik:On the day of the battle of the Trench (i.e. Ghazwat-ul-Khandaq) the Ansar used to say, "We are those who have given the pledge of allegiance to Muhammad for Jihad (i.e. holy fighting) as long as we live." The Prophet (ﷺ) , replied to them, "O Allah! There is no life except the life of the Hereafter; so please honor the Ansar and the Emigrants

Sahîh-i Buhârî No. 3797 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ سَهْلٍ، قَالَ جَاءَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَنَحْنُ نَحْفِرُ الْخَنْدَقَ وَنَنْقُلُ التُّرَابَ عَلَى أَكْتَادِنَا، فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ اللَّهُمَّ لاَ عَيْشَ إِلاَّ عَيْشُ الآخِرَهْ فَاغْفِرْ لِلْمُهَاجِرِينَ وَالأَنْصَارِ ‏"‏‏.‏

Sehl dedi ki: "Biz hendeği kazıyıp, toprağını sırtımızda taşırken Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem yanımıza geldi ve şöyle dedi: Allah'ım, hayat dediğin şey ahiret hayatıdır. Muhacirlerle Ensara mağfiret buyur." Bu Hadis 4098 ve 6414 numara ile gelecektir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in: Ensar ile Muhaciri ıslah et, diye dua etmesi." Yani o böyle diyerek onlara dua etmiştir. Bu başlık altında Enes'ten gelen hadisi zikretmiş bulunmaktadır. "Sırtımız üzerinde" ifadesindeki "ektad" kelimesinin tekili "keted" olup omuzdan sırta kadar olan arayı ifade eder

Narrated Sahl:Allah's Messenger (ﷺ) came to us while we were digging the trench and carrying out the earth on our backs. Allah's Messenger (ﷺ) then said, "O Allah ! There is no life except the life of the Hereafter, so please forgive the Emigrants and the Ansar

Sahîh-i Buhârî No. 3798 Sahih

حَدَّثَنَا مُسَدَّدٌ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ دَاوُدَ، عَنْ فُضَيْلِ بْنِ غَزْوَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلاً، أَتَى النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَبَعَثَ إِلَى نِسَائِهِ فَقُلْنَ مَا مَعَنَا إِلاَّ الْمَاءُ‏.‏ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ مَنْ يَضُمُّ، أَوْ يُضِيفُ هَذَا ‏"‏‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ أَنَا‏.‏ فَانْطَلَقَ بِهِ إِلَى امْرَأَتِهِ، فَقَالَ أَكْرِمِي ضَيْفَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَتْ مَا عِنْدَنَا إِلاَّ قُوتُ صِبْيَانِي‏.‏ فَقَالَ هَيِّئِي طَعَامَكِ، وَأَصْبِحِي سِرَاجَكِ، وَنَوِّمِي صِبْيَانَكِ إِذَا أَرَادُوا عَشَاءً‏.‏ فَهَيَّأَتْ طَعَامَهَا وَأَصْبَحَتْ سِرَاجَهَا، وَنَوَّمَتْ صِبْيَانَهَا، ثُمَّ قَامَتْ كَأَنَّهَا تُصْلِحُ سِرَاجَهَا فَأَطْفَأَتْهُ، فَجَعَلاَ يُرِيَانِهِ أَنَّهُمَا يَأْكُلاَنِ، فَبَاتَا طَاوِيَيْنِ، فَلَمَّا أَصْبَحَ، غَدَا إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ ‏"‏ ضَحِكَ اللَّهُ اللَّيْلَةَ ـ أَوْ عَجِبَ ـ مِنْ فَعَالِكُمَا ‏"‏ فَأَنْزَلَ اللَّهُ ‏{‏وَيُؤْثِرُونَ عَلَى أَنْفُسِهِمْ وَلَوْ كَانَ بِهِمْ خَصَاصَةٌ وَمَنْ يُوقَ شُحَّ نَفْسِهِ فَأُولَئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ‏}‏

Ebu Hureyre r.a.'dan rivayete göre "Bir adam Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e geldi. O da (misafire bir şeyler ikram etmek Üzere) hanımlarına haber gönderdi. Onlar: yanımızda sudan başka bir şey yok, diye cevap verdiler. Bunun üzerine Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bunu kim beraberinde alıp götürür --ya da misafir eder-- diye buyurdu. Ensardan bir adam, ben dedi. Adamı alarak hanımına gitti ve, Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in misafirine ikram et, dedi. Hanımı, yanımızda çocuklarına yetecek kadarından fazlası yok deyince, kocası yemeğini hazırla ve kandilini yak, çocuklarını akşam yemeğini yemek istedikleri takdirde uyut, dedi. Kadın yemeğini hazırladı, kandilini yaktı, çocuklı.rını uyuttu. Daha sonra kalkıp kandilini düzeltir gibi yaparken kandili söndürdü. Her ikisi de adama yemek yedikleri izlenimini verdiler. Karı-koca yemek yemeden geceyi geçirdiler. Sabah olunca Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına gitti. Resulullah şöyle buyurdu: Bu gece Allah -ikinizin yaptığına güldü --ya da beğendi.-- Bunun üzerine yüce Allah, "Kendileri fakirlik içinde bulunsalar dahi öz nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar, umduklarını bulanların ta kendileridir. " [Haşr, 9] buyruğunu indirdi. Bu Hadis 4889 numara ile gelecektir.

Narrated Abu Huraira:A man came to the Prophet. The Prophet (ﷺ) sent a messenger to his wives (to bring something for that man to eat) but they said that they had nothing except water. Then Allah's Messenger (ﷺ) said, "Who will take this (person) or entertain him as a guest?" An Ansar man said, "I." So he took him to his wife and said to her, "Entertain generously the guest of Allah's Messenger (ﷺ) " She said, "We have got nothing except the meals of my children." He said, "Prepare your meal, light your lamp and let your children sleep if they ask for supper." So she prepared her meal, lighted her lamp and made her children sleep, and then stood up pretending to mend her lamp, but she put it off. Then both of them pretended to be eating, but they really went to bed hungry. In the morning the Ansari went to Allah's Messenger (ﷺ) who said, "Tonight Allah laughed or wondered at your action." Then Allah revealed: "But give them (emigrants) preference over themselves even though they were in need of that And whosoever is saved from the covetousness Such are they who will be successful

Diğer tahric edenler: Tirmizi Tefsirul Kur’an; Müslim, Eşribe Tirmizî: Bu hadis hasen sahihtir. Fethu'l-Bari Açıklaması: "Bir adam Nebi sallAllahu aleyhi ve sellem'in yanına geldi." Bunun ismini tespit edemedim. İleride onun Ensardan birisi olduğuna dair bilgi gelecektir. "Hanımlarına haber gönderdi." Yani onlardan misafirini ağırlayacak şeyler istedi. "Yanımızda sudan başkası yok, dediler." Bu ibarede bu olayın yüce Allah'ın Hayber ve benzeri diğer yerleri fethetmeyi nasip etmeden önce, ilk dönemlerde olduğu izlenimi vardır. "Kim yanına alır ya da misafir eder?" Yani kim bunu yanına alıp, onu misafir olarak ağırlar? Ebu Usame yoluyla gelen rivayette: "Bu gece bu adamı misafir edecek bir kimse yok mu? Allah da ona rahmet ihsan edecektir" şeklindedir. "Ensardan bir adam: Ben dedi." İbnu't-Tın'in iddiasına göre bu Sabit b. Kays b. Şemmas'dır. "Çocuklarıma yetecek kadarından fazlası yok." Misafir edenin ve hanımının akşam yemeği yemiş olması ihtimali vardır. Çocukları da o sırada işleriyle meşgul veya uykuda olduklarından onlara yetecek kadarını ayırmışlar yahut da çocuklarının akşam yemeğine ihtiyaçlarının fazla olması dolayısıyla akşam yemeğini onlara ayırmış olabilirler. Ebu Usame yoluyla gelen rivayetteki: "Biz de bu gece aç kalırız" sözleri dolayısıyla kabul edilmeye değer görüş de budur. Bu rivayetin sonunda aynı şekilde her ikisinde de: "Akşam bir şey yemeden sabahı ettiler" denilmektedir. "Kandilini yak, çocuklarını uyut." Müslim'deki bir rivayette "onları herhangi bir şeyle oyala" şeklindedir. "Bu gece Allah sizin yaptığınızdan dolayı güldü ya da beğendi." Gülmenin ve beğenmenin yüce Allah'a nispet edilmesi mecazidir. Her ikisinden de maksat karı-kocanın yapmış olduklarından razı olmasıdır. Hadisten Çıkarılan Bazı Sonuçlar Hadiste dini ya da dünyevi bir masıahat bulunduğu takdirde, ağır olmayan bir zarar ihtiva ediyor olsa dahi babanın fiilinin, küçük çocuğu hakkında geçerli ve nafiz olduğuna delil vardır. Bu hüküm küçük çocuğun benzer durumlara adeten katlanabileceğinin bilinmesi şartına bağlı olarak kabul edilir. Doğruyu en iyi bilen Allah'tır

Sahîh-i Buhârî No. 3799 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى أَبُو عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا شَاذَانُ، أَخُو عَبْدَانَ حَدَّثَنَا أَبِي، أَخْبَرَنَا شُعْبَةُ بْنُ الْحَجَّاجِ، عَنْ هِشَامِ بْنِ زَيْدٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَنَسَ بْنَ مَالِكٍ، يَقُولُ مَرَّ أَبُو بَكْرٍ وَالْعَبَّاسُ ـ رضى الله عنهما ـ بِمَجْلِسٍ مِنْ مَجَالِسِ الأَنْصَارِ وَهُمْ يَبْكُونَ، فَقَالَ مَا يُبْكِيكُمْ قَالُوا ذَكَرْنَا مَجْلِسَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنَّا‏.‏ فَدَخَلَ عَلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَهُ بِذَلِكَ ـ قَالَ ـ فَخَرَجَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَقَدْ عَصَبَ عَلَى رَأْسِهِ حَاشِيَةَ بُرْدٍ ـ قَالَ ـ فَصَعِدَ الْمِنْبَرَ وَلَمْ يَصْعَدْهُ بَعْدَ ذَلِكَ الْيَوْمِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ، ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ أُوصِيكُمْ بِالأَنْصَارِ، فَإِنَّهُمْ كَرِشِي وَعَيْبَتِي، وَقَدْ قَضَوُا الَّذِي عَلَيْهِمْ، وَبَقِيَ الَّذِي لَهُمْ، فَاقْبَلُوا مِنْ مُحْسِنِهِمْ، وَتَجَاوَزُوا عَنْ مُسِيئِهِمْ ‏"‏‏.‏

Hişam b. Zeyd dedi ki: Enes b. Malik'i şöyle derken dinledim: "Ebu Bekir ve Abbas (r.anhuma) Ensarın birlikte oturdukları bir meclisten geçerlerken Ensar ağlıyordu. Niye ağlıyorsunuz diye sordu, onlar: Nebi'in bizim yanımızda oturuşunu hatırladık, dediler. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanına girerek ona durumu haber verdi. (Enes) dedi ki: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem başına çizgili bir kumaşın kenarından bir parça bağlamış olarak dışarı çıktı. Minbere çıktı. O günden sonra da bir daha minbere çıkmadı. Yüce Allah'a hamdu senada bulunduktan sonra şöyle buyurdu: Size Ensarı tavsiye ediyorum. Çünkü onlar benim iç organlarıma ve heybeme benzerler. Onlar üzerlerine düşeni sonuna kadar yaptılar. Artık geriye onların lehine olan (onları mükafatlandırmak) kalmıştır. O halde onların iyilik yapanlarının (iyiliğini) kabul ediniz, kötülük yapanlarının (kötülüklerini) bağışlayınız." Bu Hadis 3801 numara ile gelecektir

Narrated Anas bin Malik:Abu Bakr and Al-`Abbas passed by one of the gatherings of the Ansar who were weeping then. He (i.e. Abu Bakr or Al-`Abbas) asked, "Why are you weeping?" They replied, "We are weeping because we remember the gathering of the Prophet (ﷺ) with us." So Abu Bakr went to the Prophet (ﷺ) and told him of that. The Prophet (ﷺ) came out, tying his head with a piece of the hem of a sheet. He ascended the pulpit which he never ascended after that day. He glorified and praised Allah and then said, "I request you to take care of the Ansar as they are my near companions to whom I confided my private secrets. They have fulfilled their obligations and rights which were enjoined on them but there remains what is for them. So, accept the good of the good-doers amongst them and excuse the wrongdoers amongst them

Sahîh-i Buhârî No. 3800 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يَعْقُوبَ، حَدَّثَنَا ابْنُ الْغَسِيلِ، سَمِعْتُ عِكْرِمَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ ابْنَ عَبَّاسٍ ـ رضى الله عنهما ـ يَقُولُ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَعَلَيْهِ مِلْحَفَةٌ، مُتَعَطِّفًا بِهَا عَلَى مَنْكِبَيْهِ، وَعَلَيْهِ عِصَابَةٌ دَسْمَاءُ حَتَّى جَلَسَ عَلَى الْمِنْبَرِ، فَحَمِدَ اللَّهَ وَأَثْنَى عَلَيْهِ، ثُمَّ قَالَ ‏ "‏ أَمَّا بَعْدُ، أَيُّهَا النَّاسُ، فَإِنَّ النَّاسَ يَكْثُرُونَ وَتَقِلُّ الأَنْصَارُ، حَتَّى يَكُونُوا كَالْمِلْحِ فِي الطَّعَامِ، فَمَنْ وَلِيَ مِنْكُمْ أَمْرًا يَضُرُّ فِيهِ أَحَدًا أَوْ يَنْفَعُهُ، فَلْيَقْبَلْ مِنْ مُحْسِنِهِمْ، وَيَتَجَاوَزْ عَنْ مُسِيئِهِمْ ‏"‏‏.‏

İbn Abbas r.a. dedi ki: "Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem omuzlarının üzerine atmış oldugu bir örtüye bürünmüş olduğu halde çıktı. Başını da kirli-beyaz bir bezle bağlamıştı. Nihayet minberin üzerine oturdu, Allah'a hamdu sena ettikten sonra dedi ki: Ey insanlar, diğer insanlar çoğalırken Ensar azalıp duruyor ve nihayet onlar yemekteki tuz kadar olacaklar. Sizden kim bir kimseye fayda ya da zarar verecek bir işin başına gelecek olursa onların iyilik yapanlarından (iyiliğini) kabul etsin, kötülük yapanlarının da (kötülüklerini) bağışlasın

Narrated Ibn `Abbas:Allah's Messenger (ﷺ) (in his fatal illness) came out wrapped in a sheet covering his shoulders and his head was tied with an oily tape of cloth till he sat on the pulpit, and after praising and glorifying Allah, he said, "Then-after, O people! The people will go on increasing, but the Ansar will go on decreasing till they become just like salt in a meal. So whoever amongst you will be the ruler and has the power to harm or benefit others, should accept the good of the good-doers amongst them and excuse the wrongdoers amongst them

Sahîh-i Buhârî No. 3801 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ ـ رضى الله عنه ـ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الأَنْصَارُ كَرِشِي وَعَيْبَتِي، وَالنَّاسُ سَيَكْثُرُونَ وَيَقِلُّونَ، فَاقْبَلُوا مِنْ مُحْسِنِهِمْ، وَتَجَاوَزُوا عَنْ مُسِيئِهِمْ ‏"‏‏.‏

Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu: "Ensar benim iç organlarım ve benim heybemdirler. İnsanlar çoğalacak, onlar azalacaklardır. O halde onların iyilik yapanlarından (iyiliğini) kabul ediniz, kötülük yapanlarından (kötülüklerini) bağışlayınız." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in onların iyilik yapanlarından (iyiliğini) kabul ediniz, kötülük yapanlarının (kötülüğünü) bağışlayınız" buyruğu ile kastettiği kimseler Ensardır. "Ebu Bekir" es-Sıddik "ve el-Abbas" b. Abdulmuttalib "geçtiler." Bu olay Nebi sallallahu aleyhi ve sellem'in hastalığı döneminde olmuştur. O sırada o meclisteki Ensar ağlıyordu. "Niçin ağlıyorsunuz, dedi." Onlara bu şekilde hitap eden kimsenin adını tes: pit edemedim. O kişi Ebu Bekir midir yoksa el-Abbas mı? Benim daha kuwetli gördüğüm, bu kişinin el-Abbas olduğudur. "Size Ensarı tavsiye ediyorum." Bazı imamlar bundan halifeliğin Ensarda sözkonusu olmayacağını hükmünü çıkarmıştır. Çünkü aralarında halife olacaklara tavsiye yapılır. Onların lehine başkalarına tavsiyede bulunulmaz. Fakat böyle bir delalet bulunmamaktadır. Çünkü buna bir engel yoktur. "Benim iç organlarım ve heybemdirler." Yani benim sırdaşlarım ve benim özel yakınlarımdır. Filanın kerşi (iç organları) darmadağınıktır, denilince pek çok çoluğu çocuğu vardır demek istenir. Heybe ise kişinin yanındaki değerli eşyasını içine koyduğu şeydir. Onların sırrını tevdi ettiği ve kendilerine güvendiği kimseler olduğunu anlatmak istemektedir. "Onlar üzerlerine düşeni (görevlerini) yerine getirdiler. Geriye onların lehine olan (hakları, mükafatları) kald!." Bu sözler ile onların Akabe gecesi bey'atleşirken söylediklerine işaret etmektedir. Çünkü onlar Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i kendilerine tercih edeceklerine ve ona yardım edeceklerine dair bey'at etmişlerdi. Buna karşılık da onlara cennet vaat edilmişti. Onlar verdikleri sözü eksiksiz yerine getirdiler. "Ona bürünmüş olduğu halde" yani o elbiseye sarılmış ve bürünmüş olduğu halde. "Desma" yağ renginde demektir. (Kirli beyaz diye tercüme edilmiştir.) Enes yoluyla rivayet edilen hadisteki "insanlar' artarken onlar eksiliyorlar" sözleri Ensarın azalmakta olduklarını ifade etmektedir. Hadiste şuna da işaret edilmektedir: Arap kabileler ve arap olmayanlar İslama gireceklerdir. Bunlar ise Ensar denilen kabilenin kat kat fazlasıdır. Nesillerinin çoğalması suretiyle Ensarın ne kadar çoğalacakları farz edilse bile, bunların da aynı şekilde çoğalacakları düşünülür. Dolayısıyla onlar her zaman için diğerlerine nispetle çok az kalacaklardır. Muhtemelen Nebi salı allah u aleyhi ve sellem onların mutlak olarak da azalacaklarına muttali olmuş olabilir. Bu sebeple onlara bu durumu haber vermiştir ve nitekim durum onun dediği gibi çıkmıştır. Çünkü şu anda Ali b. Ebi Talib soyundan gelip ona nispeti muhakkak olan kimselerin sayısı Evs ve Hazrec kabilelerine mensubiyetleri muhakkak olup, bu iki kabileden oldukları kesin olarak bilinenlerin kat kat fazlasıdır. "Ve nihayet yemekteki tuz gibi olacaklardır." Maksat onların azlıklarını anlatmaktır. "Aralarından kötülük yapanlarını affetsin." Kasıt hadler ve insanların hakları dışındaki kötülüklerdir

Narrated Anas bin Malik:The Prophet (ﷺ) said, "The Ansar are my near companions to whom I confided my private secrets, People will go on increasing but the Ansar will go on decreasing; so accept the good of the good-doers amongst them and excuse the wrong-doers amongst them

Sahîh-i Buhârî No. 3802 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، قَالَ سَمِعْتُ الْبَرَاءَ ـ رضى الله عنه ـ يَقُولُ أُهْدِيَتْ لِلنَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم حُلَّةُ حَرِيرٍ، فَجَعَلَ أَصْحَابُهُ يَمَسُّونَهَا وَيَعْجَبُونَ مِنْ لِينِهَا فَقَالَ ‏ "‏ أَتَعْجَبُونَ مِنْ لِينِ هَذِهِ لَمَنَادِيلُ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ خَيْرٌ مِنْهَا ‏"‏‏.‏ أَوْ أَلْيَنُ‏.‏ رَوَاهُ قَتَادَةُ وَالزُّهْرِيُّ سَمِعَا أَنَسًا عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

Bera r.a.'dan dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipek bir hulle (elbise) hediye edildi. Ashabı ona dokunmaya ve yumuşaklığından hayret etmeye koyuldu. Şöyle buyurdu: Bunun yumuşaklığına hayret mi ediyorsunuz? Andolsun Sa'd b. Muaz'ın mendilleri bundan daha hayırlı yahut daha yum uşaktır

Narrated Al-Bara:A silken cloth was given as a present to the Prophet (ﷺ) . His companions started touching it and admiring its softness. The Prophet (ﷺ) said, "Are you admiring its softness? The handkerchiefs of Sa`d bin Mu`adh (in Paradise) are better and softer than it

Sahîh-i Buhârî No. 3803 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، حَدَّثَنَا فَضْلُ بْنُ مُسَاوِرٍ، خَتَنُ أَبِي عَوَانَةَ حَدَّثَنَا أَبُو عَوَانَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي سُفْيَانَ، عَنْ جَابِرٍ ـ رضى الله عنه ـ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ اهْتَزَّ الْعَرْشُ لِمَوْتِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ ‏"‏‏.‏ وَعَنِ الأَعْمَشِ حَدَّثَنَا أَبُو صَالِحٍ عَنْ جَابِرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِثْلَهُ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ لِجَابِرٍ فَإِنَّ الْبَرَاءَ يَقُولُ اهْتَزَّ السَّرِيرُ‏.‏ فَقَالَ إِنَّهُ كَانَ بَيْنَ هَذَيْنِ الْحَيَّيْنِ ضَغَائِنُ، سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏"‏ اهْتَزَّ عَرْشُ الرَّحْمَنِ لِمَوْتِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ ‏"‏‏.‏

Cabir r.a.'dan: Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: "Sa'd b. Muaz'ın ölümü dolayısıyla arş sarsıldı." Yine Cabir'den, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in buna benzer bir hadis buyurduğu rivayet edilmiştir. "Bir adam Cabir'e dedi ki: Bera diyor ki: Serir (taht sarsıldı). Bunun üzerine (Cabir) dedi ki: Bu iki kabile arasında düşmanlık vardı. Ben Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Sa'd b. Muaz'ın ölümü dolayısıyla Rahman'ın Arşı sarsıldı

Narrated Jabir:I heard the Prophet (ﷺ) saying, "The Throne (of Allah) shook at the death of Sa`d bin Mu`adh." Through another group of narrators, Jabir added, "I heard the Prophet (ﷺ) : saying, 'The Throne of the Beneficent shook because of the death of Sa`d bin Mu`adh

Sahîh-i Buhârî No. 3804 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَرْعَرَةَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ أُنَاسًا نَزَلُوا عَلَى حُكْمِ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ، فَأَرْسَلَ إِلَيْهِ فَجَاءَ عَلَى حِمَارٍ، فَلَمَّا بَلَغَ قَرِيبًا مِنَ الْمَسْجِدِ قَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ قُومُوا إِلَى خَيْرِكُمْ أَوْ سَيِّدِكُمْ ‏"‏‏.‏ فَقَالَ ‏"‏ يَا سَعْدُ، إِنَّ هَؤُلاَءِ نَزَلُوا عَلَى حُكْمِكَ ‏"‏‏.‏ قَالَ فَإِنِّي أَحْكُمُ فِيهِمْ أَنْ تُقْتَلَ مُقَاتِلَتُهُمْ وَتُسْبَى ذَرَارِيُّهُمْ‏.‏ قَالَ ‏"‏ حَكَمْتَ بِحُكْمِ اللَّهِ، أَوْ بِحُكْمِ الْمَلِكِ ‏"‏‏.‏

Ebu Said el-Hudrı r.a.'dan rivayete göre "Bazı kimseler Sa'd b. Muaz'ın hükmünü kabul ederek indiler. Ona haber gönderildi. Bir eşek üzerinde geldi. Mescide yakın yere gelince, Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem: Sizin en hayırlınız --yahut efendiniz-- için ayağa kalkınız, diye buyurdu. (Sa'd'a hitaben): Ey Sa'd bunlar senin hükmünü kabul ederek indiler, dedi. Sa'd, ben de onlar hakkında savaşçılarının öldürülmesi, kadın ve çocuklarının esir edilmesi hükmünü veriyorum, dedi. Allah Resulü: Sen Allah'ın hükmü ile yahut Melikin hükmü ile hüküm verdin, dedi." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Sa'd b. Muaz" b. en-Numan b. İmriu'l-Kays b. Abdi'l-Eşhel "ın menkıbeleri." Evs'in büyüğü idi. Nitekim Sa'd b. Ubade de Hazredilerin büyüğü idi. "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'e ipekten bir hulle hediye edildi." Ona bunu hediye eden Oı1me'li Ukeydir idi. "el-Bera: Taht sarsıldı diyor." Kasıt onun üzerinde bulunandır. "Bu iki kabile arasında ... " Yani Evsli1erle Hazrediler arasında düşmanlık vardı. el-Hattabi der ki: Cabir'in böyle demesine sebep şudur: Sa'd Evsli, el-Bera da Hazredi idi. Hazrediler ise Evslilerln herhangi bir fazilete sahip olduklarını kabul etmezlerdi. O böyle demiş ise de bu büyük bir hatadır. Aksine el-Bera da Evslidir. Çünkü o İbn Azib b. el-Haris b. Adiy b. Mecdea b. Harise b. el-Haris b. el-Hazrec b. Amr b. Malik b. el-Evs'dir. Sa'd b. Muaz ile birlikte el-Haris b. el-Hazrec ile nesebleri bir araya gelmektedir ki, el-Hazrec aynı zamanda el-Haris b. el-Hazrec'in de babasıdır. Bu da Evs'in karşı noktasında nesebde yer alan el-Hazrec değildir. Onun adı ona verilmiştir. Evet, Evs'in mukabili olan Hazreç'lilerden ona mukabil olan kişi Cabir'dir. Cabir'in bu sözleri söylemesi hakkı ortaya çıkarmak ve fazilet sahibinin faziletini itiraf etmek içindir. O bu sözleriyle el-Bera'nın Evs'li olmakla birlikte bu sözleri nasıl söylediğine şaşmış gibi görülmektedir. Sonra da şunları eklemiştir: Ben her ne kadar Hazredi isem ve Evs ile Hazrediler arasında olanlar olmuş olsa bile, bu benim hakkı söylememe engel değildir deyip, hadisi zikretmektedir. Bu hususta el-Bera lehine sürülecek mazeret şudur. O Sa'd b. Muaz'ın faziletinin üstünü örtrnek maksadıyla bu sözlerini söylememiştir. O bunu anlamış Ve bunu ifade etmiştir. Onun hakkında ona yakışanı düşünmek, bunu gerektirmektedir. Ayrıca bu onun taassub sahibi olmadığının da delilidir. el-Hattabi az önce geçen kanaati ortaya attığından, kendisi ve ona uyanlar da Cabir'in el-Ber hakkında söylediklerine mazeret bulma ihtiyacını hissetmişler ve bu hususta özetle şunları söylemişlerdir: Bera bu sözlerinde mazurdur. Çünkü o bu sözlerini Sa'd'a düşmanlık dolayısıyla söylemiş değildir. O muhtemelolan bir anlamı çıkarmış ve hadisi ona göre yorumlamıştır. Cabir'in lehine sürülecek mazeret de şudur: O el-Bera'nın Sa'd'e olan kinini dile getirmek istediğini zanetmiştir. Dolayısıyla onun Sa'd'e yardım etmesi de uygun bir davranış görülmüştür. Doğrusunu en iyi bilen Allah'tır. Arş'ın sarsılmasından maksat ise ruhun gelişi ile sevinmesi ve sürur duymasıdır. Bir kimsenin huzuruna gelmesi dolayısıyla sevinen herkes için, "Onun gelişine sarsıldı", denilir. Yer bitkilerle yeşerip güzelleştiği zaman "arz sarsıldı" ifadesi de buradan gelmektedir. "Bir takım kimseler Sa'd'in hükmünü kabul ederek indiler" ifadesi ile kastedilenler Kureyza oğullarıdır. İleride buna dair açıklamalar Meğazi bölümünde gelecektir. (4121 numaralı hadiste)

Narrated Abu Sa`id Al-Khudri:Some people (i.e. the Jews of Bani Quraiza) agreed to accept the verdict of Sa`d bin Mu`adh so the Prophet (ﷺ) sent for him (i.e. Sa`d bin Mu`adh). He came riding a donkey, and when he approached the Mosque, the Prophet (ﷺ) said, "Get up for the best amongst you." or said, "Get up for your chief." Then the Prophet (ﷺ) said, "O Sa`d! These people have agreed to accept your verdict." Sa`d said, "I judge that their warriors should be killed and their children and women should be taken as captives." The Prophet said, "You have given a judgment similar to Allah's Judgment (or the King's judgment)

Sahîh-i Buhârî No. 3805 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا حَبَّانُ، حَدَّثَنَا هَمَّامٌ، أَخْبَرَنَا قَتَادَةُ، عَنْ أَنَسٍ ـ رضى الله عنه ـ أَنَّ رَجُلَيْنِ، خَرَجَا مِنْ عِنْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي لَيْلَةٍ مُظْلِمَةٍ، وَإِذَا نُورٌ بَيْنَ أَيْدِيهِمَا حَتَّى تَفَرَّقَا، فَتَفَرَّقَ النُّورُ مَعَهُمَا‏.‏ وَقَالَ مَعْمَرٌ عَنْ ثَابِتٍ عَنْ أَنَسٍ أَنَّ أُسَيْدَ بْنَ حُضَيْرٍ وَرَجُلاً مِنَ الأَنْصَارِ‏.‏ قَالَ حَمَّادٌ أَخْبَرَنَا ثَابِتٌ عَنْ أَنَسٍ كَانَ أُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ وَعَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم‏.‏

Enes r.a.'dan rivayete göre iki adam karanlık bir gecede Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanından çıktılar. Önlerinde bir nur görüverdiler. Nihayet birbirlerinden ayrıldıklarında o nur da onlarla birlikte ayrıldı. Ma'mer'in Sabit'ten, onun da Enes'den rivayetine göre Useyd b. Hudayr ile Ensardan bir adam Hammad dedi ki: Bize Sabit, Enes'den diye haber verdi ki: "Useyd b. Hudayr ile Abbad b. Bişr Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'in yanında idiler. .. " Fethu'l-Bari Açıklaması: "Useyd b. Hudayr ile Abbad b. Bişr'in bir menkıbesi" Useyd b. Hudayr b. Simak b. Atık b. Rafi' b. İmriu'l-Kays b. Zeyd b. Abdi'l-Eşhel olup, Ensari Evs'li ve Eşhel'lidir. Künyesi Ebu. Yahya'dır, başka künyeler de söylenmiştir. En sahih kabul edilen görüşe göre Ömer r.a.'ın halifeliği döneminde 20 h. yılında vefat etmiştir. Abbad b. Bişr'in -ileride açıklayacağımız gibi- babasının adı Vakş'dır. Buhari'nin et-Tarih adlı eseri ile Ebu Ya'la'nın Müsned'inde yer alan ve Hakim'in de sahih olduğunu belirttiği İbn İshak yoluyla Yahya b. Abbad'dan, onun babasından, onun Aişe'den rivayetine göre Aişe şöyle demiştir: "Ensardan üç kişi vardır ki kimse onlardan daha faziletli değildir. Hepsi de Abdu'l-Eşhel oğullarındandı: Sa'd b. Muaz, Useyd b. Hudayr ve Abbad b. Bişr" "İki adam" Ma'mer'in rivayetinden açıkça anlaşıldığına göre Useyd b. Hudayr bunlardan birisi idi. Hammad'ın rivayetinden de anlaşıldığına göre ikincisi Abbad b. Bişr idi. Bundan dolayı müellif (Buhari) başlıkta bunu kesin bir ifade ile belirtmiş ve onlar ile ilgili hadise işaret etmiştir

Narrated Anas:Two men left the Prophet (ﷺ) on a very dark night. Suddenly a light came in front of them, and when they separated, the light also separated along with them

Sahîh-i Buhârî No. 3806 Sahih

حَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا غُنْدَرٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ إِبْرَاهِيمَ، عَنْ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو ـ رضى الله عنهما ـ سَمِعْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ اسْتَقْرِئُوا الْقُرْآنَ مِنْ أَرْبَعَةٍ مِنَ ابْنِ مَسْعُودٍ وَسَالِمٍ مَوْلَى أَبِي حُذَيْفَةَ، وَأُبَىٍّ، وَمُعَاذِ بْنِ جَبَلٍ ‏"‏‏.‏

Abdullah b. Amr r.a.'dan rivayete göre: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem'i şöyle buyururken dinledim: Kur'an okumayı şu dört kişiden öğreniniz: İbn Mes'ud'dan, EbU Huzeyfe'nin mevlası Salim'den, Ubey'den ve Muaz b. Cebel'den." Fethu'l-Bari Açıklaması: "Mu az b. Cebel" b. Amr b. Evs "in menkıbeleri" Esed b. Şaride b. Vezid b. Cuşem b. el-Hazrec oğullarından Hazredidir. Künyesi Ebu Abdurrahman'dır. Bedir gazvesinde ve Akabe'de bulunmuştur. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem tarafından Yemen'e emir tayin edilmiştir. Vefatından sonra Medine'ye geri dönmüş, daha sonra cihad etmek üzere Şam'a çıkıp gitmiştir. Amevas taununda 18 h. yılında vefat etmiştir. (Buhari) onun hakkında Abdullah b. Amr'ın rivayet ettiği: "Kur'an akumayı şu dört kişiden öğreniniz" hadisini zikretmiştir. Bu hadise dair açıklama az önce geçmiş bulunmaktadır. İbn Hibban ve Tirmizi, Ebu Hureyre yoluyla merfu olarak şu hadisi rivayet etmişlerdir: "Muaz b. Cebel ne iyi bir adamdır." O Akabe bey'atlerinde bulunmuş, Bedir savaşına katılmış, ashab-ı kiramın fukahasından idi. Tirmizi ve İbn Mace, Enes'ten merfu olarak şöyle dediğini rivayet etmişlerdir: ,"Ümmetimin en merhametlisi Ebu Bekir'dir ... -Bu hadiste şu ibarelerde vardır:- Helal ve hararnı en iyi bilenleri de Muaz'dır." Bu hadisin ravileri sikadırlar. Ömer'den de şöyle dediği sahih olarak nakledilmiş bulunmaktadır: "fıkıh öğrenmek isteyen Muaz'a gitsin." İleride Nahl suresinin tefsirinde ondan sözedilecektir. Muaz sahih kabul edilen görüşe göre 33 yıl yaşamıştır

Narrated `Abdullah bin `Amr:I heard the Prophet (ﷺ) saying, "Learn the recitation of Qur'an from four persons: Ibn Mas`ud, Salim, the freed slave of Abu Hudhaifa, Ubai and Mu`adh bin Jabal

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya