1.855 hadis bulundu · sayfa 32/93
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، وَابْنُ أَبِي عُمَرَ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَقُولُوا كَرْمٌ . فَإِنَّ الْكَرْمَ قَلْبُ الْمُؤْمِنِ " .
Bize Amru'n-Nâkid ile İbni Ebî Ömer rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Süfyân Zührî'dcn, o da Saîd'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Saliallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Kerm demeyin! Çünkü kerm mü'minin kalbidir.» buyurmuşlar
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:Do not use the word karm (for wine) for worthy of respect is the heart of a believer
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ هِشَامٍ، عَنِ ابْنِ سِيرِينَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تُسَمُّوا الْعِنَبَ الْكَرْمَ فَإِنَّ الْكَرْمَ الرَّجُلُ الْمُسْلِمُ " .
Bize Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr Hişam'dan, o da İbni Sîrin'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti: «Üzüme kerm adı vermeyin! Çünkü kerm müslüman kişidir.» buyurmuşlar
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:Do not name grape as karm, for worthy of respect is a Muslim
حَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حَفْصٍ، حَدَّثَنَا وَرْقَاءُ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمُ الْكَرْمُ . فَإِنَّمَا الْكَرْمُ قَلْبُ الْمُؤْمِنِ " .
Bize (yine) Züheyr b. Harb rivayet etti. (Dediki): Bize Âli b. Hafs rivayet etti. (Dediki): Bize Verkâ', Ebu'z-Zinad'dan, o da A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın biriniz kerm demesin. Çünkü kerm ancak mü'minin kalbidir.» buyurdular
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:None of you should use the word al-harin (for grape) for the heart of a believer is karm (worthy of respect)
وَحَدَّثَنَا ابْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ لِلْعِنَبِ الْكَرْمَ . إِنَّمَا الْكَرْمُ الرَّجُلُ الْمُسْلِمُ " .
Bize İbni Râfi'de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdü'r-Rezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer, Hemmâm b. Münebbih'den naklen haber verdi. Hemmâm : Bize Ebû Hureyre'nin, ResûluIIah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den rivayet ettikleri şunlardır diyerek bir takım hadîsler zikretmiştir. ki: Onlardan biri de şudur: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın biriniz üzüme kerm demesin! Çünkü kerm ancak müslüman kişidir.» buyurdular. İzah 2248 de
Abu Huraira reported from Allah's Messenger (ﷺ) various ahadith, one of which is this that he said:None of you should use the word al-karm for 'Inab, for karm (worthy of respect) is a Muslim person
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ خَشْرَمٍ، أَخْبَرَنَا عِيسَى، - يَعْنِي ابْنَ يُونُسَ - عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ سِمَاكِ، بْنِ حَرْبٍ عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَقُولُوا الْكَرْمُ . وَلَكِنْ قُولُوا الْحَبَلَةُ " . يَعْنِي الْعِنَبَ .
Bize Ali b. Haşrem rivayet etti. (Dediki): Bize İsâ (yâni İbni Yûnus) Şu'be'den, o da Simâk b. Harb'dfen, o da Alkame b. Vâil'den, o da babasından, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Kerm demeyin! Lâkin habele (yânı üzüm) deyin!» buyurmuşlar
Alqama b. Wa'il reported, from his father, Allah's Apostle (ﷺ) having said:Do not say al-karm (for the word vine) but say al-habala (that is grape)
وَحَدَّثَنِيهِ زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ عُمَرَ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سِمَاكٍ، قَالَ سَمِعْتُ عَلْقَمَةَ بْنَ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ تَقُولُوا الْكَرْمُ . وَلَكِنْ قُولُوا الْعِنَبُ وَالْحَبَلَةُ " .
Bu hadîsi bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Osman b. Ömer rivayet etti. (Dediki): Bize Şu'be Simak'dan rivayet etti. (Demişki): Ben Alkame b, Vâil'i babasından rivayet ederken dinledimki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kerm demeyin! Lâkin İneb ve hable deyin!» buyurmuşlar
This hadith has been reported by Alqama b. Wa'il on the authority of his father with a different chain of transmitters and with a slight variation of wording
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ أَيُّوبَ، وَقُتَيْبَةُ، وَابْنُ، حُجْرٍ قَالُوا حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، - وَهُوَ ابْنُ جَعْفَرٍ - عَنِ الْعَلاَءِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ عَبْدِي وَأَمَتِي . كُلُّكُمْ عَبِيدُ اللَّهِ وَكُلُّ نِسَائِكُمْ إِمَاءُ اللَّهِ وَلَكِنْ لِيَقُلْ غُلاَمِي وَجَارِيَتِي وَفَتَاىَ وَفَتَاتِي " .
Bize Yahya b. Eyyûb ile Kuteybe ve İbni Hucr rivayet ettiler. (Dedilerki); Bize İsmail, (bu zat İbni Ca'fer'dir.) Alâ'dan, o da babasından, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet ettiki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sakın biriniz abd'im ve emem demesin! Hepiniz Allah'ın abd'leri ve hepinizin kadınları Allah'ın eme'leridir. Lâkin benim ğulam'ım, benim cariyem, benim fetâm, benim fetâtım desin!» buyurmuşlar
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:None of you should say: My bondman and my slave-girl, for all of you are the bondmen of Allah, and all your women are the slave-girls of Allah; but say: My servant, my girl, and my young man and my young girl
وَحَدَّثَنِي زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِي، هُرَيْرَةَ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ عَبْدِي . فَكُلُّكُمْ عَبِيدُ اللَّهِ وَلَكِنْ لِيَقُلْ فَتَاىَ . وَلاَ يَقُلِ الْعَبْدُ رَبِّي . وَلَكِنْ لِيَقُلْ سَيِّدِي " .
Bana Züheyr b. Harb da rivayet etti. (Dediki): Bize Cerîr A'meş'den, o da Ebû Sâlih'den, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sakın biriniz benim abd'im demesin! Zira hepiniz Allah'ın abd'lerisiniz, Velâkin fetam desin! Köle ds Rabbim demesin, lâkin seyyidim desin!» buyurdular
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:None of you should say: My bondman, for all of you are the bondmen of Allah, but say: My young man, and the servant should not say: My Lord, but should say: My chief
وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو كُرَيْبٍ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو سَعِيدٍ الأَشَجُّ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، كِلاَهُمَا عَنِ الأَعْمَشِ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَفِي حَدِيثِهِمَا " وَلاَ يَقُلِ الْعَبْدُ لِسَيِّدِهِ مَوْلاَىَ " . وَزَادَ فِي حَدِيثِ أَبِي مُعَاوِيَةَ " فَإِنَّ مَوْلاَكُمُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ " .
{m-14} Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Ebû Kureyb de rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize Ebû Muâviye rivayet etti. H. Bize Ebû Saîd El-Eşecc de rivayet etti. (Dediki): Bize Veki' rivayet etti. Her iki râvi A'meş'den hu isnad ile rivayette bulunmuşlardır. İkisinin hadîsinde de : «Köle efendisine mevlâm demesin!» cümlesi vardır. Ebû Muâviye'nin hadîsinde : «Zira sizin mevlânız Allah (Azze ve Celle)'dir.» ziyâdesi vardır
This hadith has been reported on the authority of al-A'mash with the same chain of transmitters, and the words are that the servant should not say to his chief:My Lord, and Abu Mu'awiya made an addition:" For it is Allah, the Exalted and Glorious, Who is your Lord
وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَخْبَرَنَا مَعْمَرٌ، عَنْ هَمَّامِ بْنِ مُنَبِّهٍ، قَالَ هَذَا مَا حَدَّثَنَا أَبُو هُرَيْرَةَ، عَنْ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . فَذَكَرَ أَحَادِيثَ مِنْهَا وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقُلْ أَحَدُكُمُ اسْقِ رَبَّكَ أَطْعِمْ رَبَّكَ وَضِّئْ رَبَّكَ . وَلاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ رَبِّي . وَلْيَقُلْ سَيِّدِي مَوْلاَىَ وَلاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ عَبْدِي أَمَتِي . وَلْيَقُلْ فَتَاىَ فَتَاتِي غُلاَمِي " .
Bize Muhammed b. Râfi' de rivayet etti. (Dediki): Bize Abdürrezzâk rivayet etti. (Dediki): Bize Ma'mer Hemmam b. Münebbih'den naklen haber verdi. Hemmâm; Bize Ebû Hüreyrc'nin Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Biriniz: Rabb'ine su ver, Rabbini doyur, Rabbine ışık getir, demesin. Yine sizden biriniz: Rabbim demesin! Seyyidim, mevlâm desin! Ve biriniz : Abdim, emem demesin! Fetam, fetâtım, ğulâm'ım, desin!» buyurdular
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) so many ahadith and one of them is this that Allah's Messenger (ﷺ) said:None of you should say: Supply drink to your lord, feed your lord, help your lord in performing ablution, and none of you should say: My Lord. He should say: My chief, my patron; and none of you should say: My bondman, my slave-girl, but simply say: My boy, my girl, my servant
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، ح وَحَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، كِلاَهُمَا عَنْ هِشَامٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ يَقُولَنَّ أَحَدُكُمْ خَبُثَتْ نَفْسِي . وَلَكِنْ لِيَقُلْ لَقِسَتْ نَفْسِي " . هَذَا حَدِيثُ أَبِي كُرَيْبٍ وَقَالَ أَبُو بَكْرٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَلَمْ يَذْكُرْ " لَكِنْ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Süfyân b. Uyeyne rivayet etti. H. Bize Ebû Kureyb Muhammed b. Alâ' da rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme rivayet etti. Her iki râvi Hişâm'dan, o da babasından, o da Âişe'den naklen rivayet etmişlerdir. Âişe şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sakın biriniz: Nefsim habis oldu, demesin! Lâkin: Nefsim lakis, desin!» buyurdular. Bu, Ebû Kureyb'in hadîsidir. Ebû Bekr. ise: «Nebi (Sullallahu Aleyhi ve Sellem)'den» dedi. «Lâkin» kelimesini anmadı
A'isha reported Allah's Messenger (ﷺ) having said:None of you should say: "My soul has become evil," but he should say: "My soul has become remorseless." This hadith has been transmitted on the authority of Abu Bakr with a slight variation of wording
وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، بِهَذَا الإِسْنَادِ .
{m-16} Bize bu hadîsi Ebû Kureyb de rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Muâviye bu isnadla rivayette bulundu. İzah 2251 de
This hadith has been narrated on the authority of Abia Mu'iwiya with the same chain of transmitters
وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، وَحَرْمَلَةُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي يُونُسُ، عَنِ ابْنِ، شِهَابٍ عَنْ أَبِي أُمَامَةَ بْنِ سَهْلِ بْنِ حُنَيْفٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ " لاَ يَقُلْ أَحَدُكُمْ خَبُثَتْ نَفْسِي . وَلْيَقُلْ لَقِسَتْ نَفْسِي " .
Bana Ebu't-Tahir ile Harmele rivayet ettiler. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Yunus, İbni Şihab'dan, o da Ebu Umame b. Sehl b. Huneyf'den, o da babasından naklen haber verdiki: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Biriniz: Nefsim habis oldu, demesin! Nefsim lakis, desin! buyurmuşlar.
Abu Umama b. Sahl b. Hunaif, on the authority of his father, reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:None of you should say:" My soul has become evil," but he should say:" My soul has become remorseless
Diğer tahric: Buharî Edeb; Nesaî sünen-i Kübra El-yevm vel-leyle; Ebu Davud, edeb; Ahmed b. Hanbel. VI
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ شُعْبَةَ، حَدَّثَنِي خُلَيْدُ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِي نَضْرَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " كَانَتِ امْرَأَةٌ مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ قَصِيرَةٌ تَمْشِي مَعَ امْرَأَتَيْنِ طَوِيلَتَيْنِ فَاتَّخَذَتْ رِجْلَيْنِ مِنْ خَشَبٍ وَخَاتَمًا مِنْ ذَهَبٍ مُغْلَقٍ مُطْبَقٍ ثُمَّ حَشَتْهُ مِسْكًا وَهُوَ أَطْيَبُ الطِّيبِ فَمَرَّتْ بَيْنَ الْمَرْأَتَيْنِ فَلَمْ يَعْرِفُوهَا فَقَالَتْ بِيَدِهَا هَكَذَا " . وَنَفَضَ شُعْبَةُ يَدَهُ .
Bize Ebû Bekir b. Ebî Şeybe rivayet etti. (Dediki): Bize Ebû Usâme Şu'be'den rivayet etti. (Demişki): Bana Huleyd b. Cafer, Ebû Nadra'dan, o da Ebû Saîdi Hudrî'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen rivayet etti. Şöyle buyurmuşlar: «Benî İsrail'den kısa bir kadın iki uzun kadınla birlikte yürüyormuş, bu sebeple odundan iki ayak ve altından kapalı kilitli bir yüzük edinmiş. Sonra içine misk doldurmuş. Misk kokuların en güzelidir. Ve bu iki kadının arasında geçmiş gitmiş, onu tanıyamamışlar. Eliyle de şöyle yapmış.» Şu'be elini silkmiş
Abd Sa'id Khudri reported Allah's Apostle (ﷺ) as saying:There was a woman from Bani Isra'il who was short-statured and she walked in the company of two tall women with wooden sandals in her feet and a ring of gold made of plates with musk filled in them and then looked up, and musk is the best of scents; then she walked between two women and they (the people) did not recognise her, and she made a gesture with her hand like this, and Shu'ba shook his hand in order to give an indication how she shook her hand
حَدَّثَنَا عَمْرٌو النَّاقِدُ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ خُلَيْدِ بْنِ جَعْفَرٍ، وَالْمُسْتَمِرِّ، قَالاَ سَمِعْنَا أَبَا نَضْرَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ذَكَرَ امْرَأَةً مِنْ بَنِي إِسْرَائِيلَ حَشَتْ خَاتَمَهَا مِسْكًا وَالْمِسْكُ أَطْيَبُ الطِّيبِ .
Bize Amru'n-Nakid rivayet etti. (Dediki): Bize Yezîd b. Hârûıı Şu'be'den, o da Huleyd b. Cafer ile Müstemir'den rivayet etti. (Demişlerki): Bize Ebû Nadrâ'yı Ebû Saîdi Hudrî'den rivayet ederken dinledik ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Benî İsrail'den yüzüğüne misk dolduran bir kadın anlatmış. Misk kokuların en güzelidir. İzah 2254 te
Abu Sa'id Khudri reported that Allah's Messenger (ﷺ) made a mention of a woman of Bana Isra'il who had filled her ring with musk and musk is the most fragrant of the scents
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَزُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، كِلاَهُمَا عَنِ الْمُقْرِئِ، قَالَ أَبُو بَكْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمُقْرِئُ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي أَيُّوبَ، حَدَّثَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي جَعْفَرٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " مَنْ عُرِضَ عَلَيْهِ رَيْحَانٌ فَلاَ يَرُدُّهُ فَإِنَّهُ خَفِيفُ الْمَحْمِلِ طَيِّبُ الرِّيحِ " .
Bize Ebû Bekr b. Ebî Şeybe ile Züheyr b. Harb ikisi birden EI-Mukrî'den rivayet ettiler. Ebû Bekr (Dediki): Bize Ebû Abdirrahman El-Mukrî', Saîd b. Ebî Eyyûb'dan rivayet etti. (Demişki): Bana Ubeyduîlah b. Ebî Cafer, Abdurrahman El-A'rac'dan, o da Ebû Hureyre'den naklen rivayet etti. Ebû Hureyre şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Bir kimseye reyhan takdim edilirse onu reddetmez. Zira reyhanın taşınması, hafif kokusu güzeldir.» buyurdular. İzah 2254 te
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:He who is presented with a flower should not reject it, for it is light to carry and pleasant in odour
حَدَّثَنِي هَارُونُ بْنُ سَعِيدٍ الأَيْلِيُّ، وَأَبُو طَاهِرٍ وَأَحْمَدُ بْنُ عِيسَى قَالَ أَحْمَدُ حَدَّثَنَا وَقَالَ الآخَرَانِ، أَخْبَرَنَا ابْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي مَخْرَمَةُ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ نَافِعٍ، قَالَ كَانَ ابْنُ عُمَرَ إِذَا اسْتَجْمَرَ اسْتَجْمَرَ بِالأَلُوَّةِ غَيْرِ مُطَرَّاةٍ وَبِكَافُورٍ يَطْرَحُهُ مَعَ الأَلُوَّةِ ثُمَّ قَالَ هَكَذَا كَانَ يَسْتَجْمِرُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .
Bana Harun b. Saîd El-Eylî ile Ebu't-Tâhir ve Ahmed b. îsâ rivayet ettiler. Ahmed haddesenâ; Ötekiler ahberana tâbirlerini kullandılar. (Dedilerki): Bize İbni Vehb haber verdi. (Dediki): Bana Mahrame babasından, o da Nâfi'den naklen haber verdi. Nâfi' şöyle demiş: İbni Ömer koku süründüğü vakit karışıksız öd, bir de ödle karıştırılmış kâfur sürünür, sonra: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) işte böyle kokulanırdı, derdi
Nafi' reported that when Ibn Umar wanted fumigation he got it from aloeswood without mixing anything with it, or he put camphor along with aloeswood and then said:This is how Allah's Messenger (ﷺ) fumigated
وَحَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، أَخْبَرَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، ح وَحَدَّثَنَا زُهَيْرُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، كِلاَهُمَا عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الطَّائِفِيِّ، عَنْ عَمْرِو، بْنِ الشَّرِيدِ عَنْ أَبِيهِ، قَالَ اسْتَنْشَدَنِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . بِمِثْلِ حَدِيثِ إِبْرَاهِيمَ بْنِ مَيْسَرَةَ وَزَادَ قَالَ " إِنْ كَادَ لَيُسْلِمُ " . وَفِي حَدِيثِ ابْنِ مَهْدِيٍّ قَالَ " فَلَقَدْ كَادَ يُسْلِمُ فِي شِعْرِهِ " .
{M-1-2} Bize Yahya b. Yahya da rivayet etti. (Dediki): Bize Mu'temir b. Süleyman haber verdi. H. Bana Züheyr b. Harb dahî rivayet etti. (Dediki): Bize Abdurrahman b. Mehdî rivayet etti. Her iki râvi Abdullah b. Abdirrahman Et-Tâifî'den, o da Amr b. Şerîd'den, o da babasından naklen rivayet etmişlerdir. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) benden şiir okumamı istedi... Râvi İbrahim b. Meysera'nın hadîsi gibi rivayette bulunmuş, şunu da ziyâde etmiştir : «Az daha müslüman oluyordu,» buyurdu. İbni Mehdî'nin hadîsinde : «Yemin olsun şirinde az daha müslüman oluyordu.» buyurdu cümlesi vardır. izah: Kastalâni diyor ki: «Ümeyye b. Ebi's-Salt câhiliyyet devri şairlerindendir. İslâm'ın ilk devirlerine de yetişmiştir. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hak dinle gönderildiğini duymuş, fakat ona îmân etmek kendisine nasîb olmamıştır. Câhiliyyet devrinde ibâdet ederdi. Şiirinde Allah'ın birliğine dâir çok söz etmiştir. Mânâların derinliğine dalar, hakikatlere dikkat gösterirdi. Bundan dolayıdır ki: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) onun şiirini beğenmiş, okundukça daha fazlasını dinlemek istemiştir.» Hıh kelimesinin aslı ih'dir. Bundan murad anlattığın şeyi ziyâde et, daha anlat, demektir. Türkçede de bu mânâda burundan konuşmak şartiyle hî denilir, Hadîs-i şeriften maksat Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in Ümeyye b. Ebî Salt'in şiirlerini beğendiğini anlatmaktır. Çünkü bu şiirlerde Allah'ın birliğini ikrar vardır. Bu hadîs içerisinde kötü sözler bulunmayan şiiri okumanın ve dinlemenin caiz olduğuna delildir. Okunan şiirin İslâmiyet veya Câhiliyet devrine ait olması hükmen müsâvîdir. Şiirin içerisinde kötü ve müstehcen sözler olmasa bile fazlası mezmumdur. Azını okuyup dinlemekte beis yoktur. Bu hadîsteki «şey'en» lâfzı bâzı nüshalarda «şey'ün» şeklinde merfu' olarak rivayet edilmiştir. Mansub yâni «şey'en» okunduğuna göre cümlede mahzuf olduğu kabul edilir. Ve «Hatırında bir şey var mı ki, bana bir şey okuyasın.» şeklinde takdir olunur
Amr b. Sharid reported on the authority of his father that Allah's Messenger (ﷺ) asked him to recite poetry, the rest of the hadith is the same, but with this addition:"He (that is Umayya b. Abu Salt) was about to become a Muslim", and in the hadith transmitted on the authority of Ibn Mahdi (the words are) "He was almost a Muslim in his poetry
حَدَّثَنِي أَبُو جَعْفَرٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ وَعَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ السَّعْدِيُّ جَمِيعًا عَنْ شَرِيكٍ، قَالَ ابْنُ حُجْرٍ أَخْبَرَنَا شَرِيكٌ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ " أَشْعَرُ كَلِمَةٍ تَكَلَّمَتْ بِهَا الْعَرَبُ كَلِمَةُ لَبِيدٍ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ " .
Bana Ebû Cafer Muhammed b. Sabbah ile Alî b. Hucr Es-Sa'dî hep birden Şerîk'den rivayet ettiler. İbni Hucr dediki: Bize Şerik, Abdü'l-Melîk b. Umeyr'den, o da Ebû Seleme'den, o da Ebû Hureyre'den, o da Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den naklen haber verdi: «Arabın söylediği sözlerin en şâirânesi Lubîd'in şu sözüdür: Dikkat et ki Allah'dan başka her şey bâtıldır.» buyurmuşlar
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:The truest word spoken by an Arab (pre-Islamic) in poetry is this verse of Labid: "Behold! apart from Allah everything is vain
وَحَدَّثَنِي مُحَمَّدُ بْنُ حَاتِمِ بْنِ مَيْمُونٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، بْنِ عُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أَصْدَقُ كَلِمَةٍ قَالَهَا شَاعِرٌ كَلِمَةُ لَبِيدٍ أَلاَ كُلُّ شَىْءٍ مَا خَلاَ اللَّهَ بَاطِلٌ وَكَادَ أُمَيَّةُ بْنُ أَبِي الصَّلْتِ أَنْ يُسْلِمَ " .
Bana Muhammed b. Hatim b. Meymûn da rivayet etti. (Dediki): Bize İbni Mehdî Süfyân'dan, o da AbdülMelîk b. Umeyr'den naklen rivayet etti. (Demişki): Bize Ebû Seleme, Ebû Hureyre'den rivâye etti. Şöyle demiş: Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Şâirin söylediği en doğru söz Lebîd'in şu sözüdür: Dikkat et ki, Allah'dan başka her şey bâtıldır. Umeyye b. Ebi's-Salt ise az daha müslüman oluyordu.» buyurdular
Abu Huraira reported Allah's Messenger (ﷺ) as saying:The truest word uttered by a poet is this verse of Labid: "Behold! apart from Allah everything is vain," and Umayya b. Abu Salt was almost a Muslim