145 hadis bulundu · sayfa 6/8
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، أَنْبَأَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، حَدَّثَنَا غَيْلاَنُ بْنُ جَرِيرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ مَعْبَدٍ الزِّمَّانِيِّ، عَنْ أَبِي قَتَادَةَ، قَالَ: قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صِيَامُ يَوْمِ عَاشُورَاءَ إِنِّي أَحْتَسِبُ عَلَى اللَّهِ أَنْ يُكَفِّرَ السَّنَةَ الَّتِي قَبْلَهُ " .
Ebu Kaiade (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Allah'ın, Aşure günü orucuyla ondan önceki yıl(ın günahların) ı bağışlamasını şüphesiz umarım.»
It was narrated from Abu Qatadah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Fasting the day of ‘Ashura’, I hope, will expiate for the sins of the previous year.”
Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Nesai ve Ahmed de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَمْزَةَ، حَدَّثَنِي ثَوْرُ بْنُ يَزِيدَ، عَنْ خَالِدِ بْنِ مَعْدَانَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ الْغَازِ، أَنَّهُ سَأَلَ عَائِشَةَ عَنْ صِيَامِ، رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَتْ كَانَ يَتَحَرَّى صِيَامَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ .
Rebia bin el-Ğaz'dan rivayet edildiğine göre: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (nafile) oruç durumunu Aişe (r.anha)'ya sormuş, Aişe (r.anha) da: O, Pazartesi ve Perşembe (günleri) orucunu öncelikle arzulardı. demiştir. Bu hadisi Tirmizi de rivayet etti. AÇIKLAMA 1740’ta
It was narrated from Rabi’ah bin Ghaz that he asked ‘Aishah about the fasting of the Messenger of Allah (ﷺ). She said:“He used to make sure he fasted on Mondays and Thursdays.”
حَدَّثَنَا الْعَبَّاسُ بْنُ عَبْدِ الْعَظِيمِ الْعَنْبَرِيُّ، حَدَّثَنَا الضَّحَّاكُ بْنُ مَخْلَدٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ رِفَاعَةَ، عَنْ سُهَيْلِ بْنِ أَبِي صَالِحٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ يَصُومُ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسَ . فَقِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّكَ تَصُومُ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ فَقَالَ " إِنَّ يَوْمَ الاِثْنَيْنِ وَالْخَمِيسِ يَغْفِرُ اللَّهُ فِيهِمَا لِكُلِّ مُسْلِمٍ إِلاَّ مُهْتَجِرَيْنِ يَقُولُ دَعْهُمَا حَتَّى يَصْطَلِحَا " .
Ebu Hureyre (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Pazartesi ve Perşembe (günleri) oruç tutardı. Kendisine: Ya Resulallsh! Sen Pazartesi ve Perşembe oruç tutarsın, diye hikmeti soruldu. O buyurdu ki: «Pazartesi ve Perşembe günleri Allah Teala her müslümanı mağfiret eyler. Küs olanlar müstesna. Allah: 'Küs olan bu iki kişi barışıncaya kadar onları bırak' buyurur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih-garibtir, Ravi Muhammed bin Rifaa'yı İbn-i Hibban sıkalar arasında zikretmiştir. Ondan yalnız Dahhak bin Mahled rivayet etmiştir, Senedin kalan ravileri Buhari ve Müslim'in şartı üzerinedirler. Ebu Davud ve Nesai'nin rivayet ettikleri Usame bin Zeyd'in hadisi, bu hadis için şahid durumundadır. Tirmizi de bu hadisin bir parçasını kendi süneninde rivayet ederek hasen - garib olduğunu söylemiştir
It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) used to fast on Mondays and Thursdays. It was said:“O Messenger of Allah, why do you fast on Mondays and Thursdays?” He said: “On Mondays and Thursdays Allah forgives every Muslim except two who have forsaken one another. He says: ‘Leave these two until they reconcile.’”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الْجُرَيْرِيِّ، عَنْ أَبِي السَّلِيلِ، عَنْ أَبِي مُجِيبَةَ الْبَاهِلِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، أَوْ عَنْ عَمِّهِ، قَالَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا نَبِيَّ اللَّهِ أَنَا الرَّجُلُ الَّذِي أَتَيْتُكَ عَامَ الأَوَّلِ . قَالَ " فَمَا لِي أَرَى جِسْمَكَ نَاحِلاً " . قَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا أَكَلْتُ طَعَامًا بِالنَّهَارِ مَا أَكَلْتُهُ إِلاَّ بِاللَّيْلِ . قَالَ " مَنْ أَمَرَكَ أَنْ تُعَذِّبَ نَفْسَكَ " . قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَقْوَى . قَالَ " صُمْ شَهْرَ الصَّبْرِ وَيَوْمًا بَعْدَهُ . قُلْتُ إِنِّي أَقْوَى . قَالَ " صُمْ شَهْرَ الصَّبْرِ وَيَوْمَيْنِ بَعْدَهُ " . قُلْتُ إِنِّي أَقْوَى . قَالَ " صُمْ شَهْرَ الصَّبْرِ وَثَلاَثَةَ أَيَّامٍ بَعْدَهُ وَصُمْ أَشْهُرَ الْحُرُمِ " .
Ebu Mücibe el-Bahili'nin babasından veya amcası (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben, Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Ey Allah'ın Nebisi! Ben geçen yıl senin yanına gelen adamım, dedim. O: «Ne oldu? Ben senin vücudunu zayıf görüyorum.» buyurdu. (Ravi demiştir ki: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in muhatabı : — Ya Resulallah! (Geçen yıl seninle görüştüğüm günden bugüne kadar) gündüz hiç yemek yemedim. Yalnız gece yemek yedim, diye cevap verdi. Efendimiz; — «Kim sana kendi nefsini (aç bırakmakla) ta'zib etmeni emretti?» buyurdu. (Adam demiştir ki:) Ben; — Ya Resulallah! Ben güçlüyüm, dedim. O: — «Sabır (Ramazan) ayı ve ondan sonra bir gün oruç tut» buyurdu. Ben : — Şüphesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter, dedim. O: — «Sabır ayı ve ondan sonra iki gün oruç tut.» buyurdu. Ben: — Şübhesiz benim gücüm (bundan da fazlasına) yeter dedim. O: — «Sabır ayı, ondan sonra üç gün oruç tut ve haram ayların orucunu tut.» buyurdu.
It was narrated from Abu Mujibah Al-Bahili that his father or, his paternal uncle, said:“I came to the Prophet (ﷺ) and said: ‘O Prophet of Allah, I am the man who came to you last year.’ He said: ‘Why do I see your body so thin (and weak)?’ He said: ‘O Messenger of Allah! I do not eat during the day; I only eat at night.’ He said: ‘Who commanded you to punish yourself?’ I said: ‘O Messenger of Allah! I am strong enough.’ He said: ‘Fast the month of patience* and one day after it.’ I said: ‘I am strong enough (to do more).’ He said: ‘Fast the month of patience and two days after it.’ I said: ‘I am strong enough (to do more).’ He said: ‘Fast the month of patience and three days after it, and fast the sacred months.’”
Diğer tahric: Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir. Bazı rivayetler daha uzundur. Parentez içi ifadeler, o rivayetlerden alınmadır
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ عُمَيْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ الْمُنْتَشِرِ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْحِمْيَرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ جَاءَ رَجُلٌ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ أَىُّ الصِّيَامِ أَفْضَلُ بَعْدَ شَهْرِ رَمَضَانَ قَالَ " شَهْرُ اللَّهِ الَّذِي تَدْعُونَهُ الْمُحَرَّمَ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Bir adam Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e gelerek: Ramazan ayından sonra hangi oruç efdaldir? diye sordu. O: «Muharrem dediğimiz Şehrullah (orucu)» buyurdu.
It was narrated that Abu Hurairah said:“A man came to the Prophet (ﷺ) and said: ‘Which fasting is better after the month of Ramadan?’ He said: ‘The month of Allah which is called Muharram.’”
Diğer tahric: Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Beyhaki ve Darimi de bunu rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ الْمُنْذِرِ الْحِزَامِيُّ، حَدَّثَنَا دَاوُدُ بْنُ عَطَاءٍ، حَدَّثَنِي زَيْدُ بْنُ عَبْدِ الْحَمِيدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ زَيْدِ بْنِ الْخَطَّابِ، عَنْ سُلَيْمَانَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ نَهَى عَنْ صِيَامِ رَجَبٍ .
İbn-i Abbas (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Recep (ayı) orucundan nehiy buyurmuştur. Not: Bunun senedihdeki Davud bin Ata'nın zayıflığı' üzerinde ittifak vardır
It was narrated from Ibn ‘Abbas that:The Prophet (ﷺ) forbade fasting Rajab
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُسَامَةَ بْنِ الْهَادِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، أَنَّ أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ، كَانَ يَصُومُ أَشْهُرَ الْحُرُمِ . فَقَالَ لَهُ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " صُمْ شَوَّالاً " . فَتَرَكَ أَشْهُرَ الْحُرُمِ ثُمَّ لَمْ يَزَلْ يَصُومُ شَوَّالاً حَتَّى مَاتَ .
Muhammed bin İbrahim'den rivayet edildiğine göre: Usame bin Zeyd (r.a.) haram aylar orucunu tutarmış. Sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ona; «Şevval ayı oruç tut.» buyurmuş. Bunun üzerine Usame (r.a.) haram aylar orucunu bırakarak vefat edinceye kadar, daima Şevval ayı oruç tutmuştur. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir. Bunun isnadı sahihtir. Ancak Usame bin Zeyd ile Muhammed bin İbrahim bin el-Haris et-Teymi arasında inkıta vardır. (Şevval orucu ile ilgili bilgi 33'ncü babta geçmiştir)
It was narrated from Muhammad bin Ibrahim that Usamah bin Zaid used to fast the sacred months. The Messenger of Allah (ﷺ) said to him:“Fast Shawwal.” So he forsook the sacred months and he continued to fast Shawwal until he died
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، ح وَحَدَّثَنَا مُحْرِزُ بْنُ سَلَمَةَ الْعَدَنِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ، جَمِيعًا عَنْ مُوسَى بْنِ عُبَيْدَةَ، عَنْ جُمْهَانَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " لِكُلِّ شَىْءٍ زَكَاةٌ وَزَكَاةُ الْجَسَدِ الصَّوْمُ " . زَادَ مُحْرِزٌ فِي حَدِيثِهِ وَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الصِّيَامُ نِصْفُ الصَّبْرِ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayel edildiğine göee: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Her şeyin bir zekatı vardır. Bedenin zekatı da oruçtur.» Ravi Muhriz kendi rivayetinde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in: «Oruç sabrın yarısıdır.» buyurduğunu da ilave etmiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Mace'nin bu hadis için zikrettiği her iki yolun isnadı zayıftır. Çünkü isnadda Musa bin Ubeyde ez-Zeyri bulunur. Her iki yolun dönüm noktası bu ravidir. Bunun zayıflığı üzerinde ittifak vardır
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“For everything there is Zakat and the Zakat of the body is fasting.” (A narrator in one of the chains) Muhriz added in his narration: "And the Messenger of Allah (ﷺ) said: 'Fasting is half of patience
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، وَخَالِي، يَعْلَى عَنْ عَبْدِ الْمَلِكِ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ عَنْ حَجَّاجٍ، كُلُّهُمْ عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ زَيْدِ بْنِ خَالِدٍ الْجُهَنِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ فَطَّرَ صَائِمًا كَانَ لَهُ مِثْلُ أَجْرِهِمْ مِنْ غَيْرِ أَنْ يَنْقُصَ مِنْ أُجُورِهِمْ شَيْئًا " .
Zeyd bin Halid el-Cüheni (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) $öyle buyurdu, demiştir: «Oruçlulara iftar (yemeğini) veren kimseye o oruçluların sevablarından hiç bir şey eksiltmeksizin onların sevabının bir misli olmuş olur.»
It was narrated from Zaid bin Khalid Al-Juhani that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Whoever gives food for a fasting person to break his fast, he will have a reward like theirs, without that detracting from their reward in the slightest.”
Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi, Nesai, İbn-i Huzeyme ve ibn-i Hibban da bu hadisi rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ يَحْيَى اللَّخْمِيُّ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ مُصْعَبِ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الزُّبَيْرِ، قَالَ أَفْطَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عِنْدَ سَعْدِ بْنِ مُعَاذٍ فَقَالَ " أَفْطَرَ عِنْدَكُمُ الصَّائِمُونَ وَأَكَلَ طَعَامَكُمُ الأَبْرَارُ وَصَلَّتْ عَلَيْكُمُ الْمَلاَئِكَةُ " .
Abdullah bin Zübeyr (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sa'd bin Muaz (r.a.)'ın yanında iftarını açtı. Sonra: أفطر عندكم الصائمون، وأكل طعامكم الأبرار، وصلت عليكم الملائكة buyurdu." Not: Zevaıd'de şöyle denilmiştır: Bu senedde Abdullah bin Zübeyr (r.a.)'den rivayet eden Mus'ab bin Sabit zayıftır
It was narrated that ‘Abdullah bin Zubair said:“The Messenger of Allah (ﷺ) broke his fast with Sa’d bin Mu’adh and said: ‘Aftara ‘indakumus-saimun, wa akala ta’amakumul-abrar, wa sallat ‘alaikumul- mala’ikah (May fasting people break their fast with you, may the righteous eat your food, and may the angels send blessing upon you).”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَسَهْلٌ، قَالُوا حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ زَيْدٍ الأَنْصَارِيِّ، عَنِ امْرَأَةٍ، يُقَالُ لَهَا لَيْلَى عَنْ أُمِّ عُمَارَةَ، قَالَتْ أَتَانَا رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَرَّبْنَا إِلَيْهِ طَعَامًا فَكَانَ بَعْضُ مَنْ عِنْدَهُ صَائِمًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الصَّائِمُ إِذَا أُكِلَ عِنْدَهُ الطَّعَامُ صَلَّتْ عَلَيْهِ الْمَلاَئِكَةُ " .
Ümmü Ümare (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bize geldi. Biz Ona yemek sunduk. Onun yanında bulunanlardan birisi oruçluydu. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) buyurdu ki: «Oruçlunun yanında yemek yenildiği zaman melekler ona dua ve istiğfar ederler.»
It was narrated that Umm ‘Umarah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) came to us and we brought food for him. Some of those who were with him were fasting, and the Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘If food is eaten in the presence of one who is fasting, the angels send blessing upon him.’”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُصَفَّى، حَدَّثَنَا بَقِيَّةُ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لِبِلاَلٍ " الْغَدَاءُ يَا بِلاَلُ " . فَقَالَ إِنِّي صَائِمٌ . قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " نَأْكُلُ أَرْزَاقَنَا وَفَضْلُ رِزْقِ بِلاَلٍ فِي الْجَنَّةِ أَشَعَرْتَ يَا بِلاَلُ أَنَّ الصَّائِمَ تُسَبِّحُ عِظَامُهُ وَتَسْتَغْفِرُ لَهُ الْمَلاَئِكَةُ مَا أُكِلَ عِنْدَهُ " .
Büreyde (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Bilal (r.a.)'a : — «Ya Bilal! Öğle yemeğine (otur.)» buyurdu. Bilal (r.a.) : — Ben oruçluyum, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): — «Biz rızıklarımızı yiyoruz. Bilal'in rızkının fazlı cennettedir. Ya Bilal! Oruçlunun yanında yemek yiyildiği sürece Onun kemiklerinin tesbih ettiğini ve meleklerin onun için mağfiret dilediklerini bilir misin?» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir; Bunun senedindeki Muhammed bin Abdurrahman'ın zayıflığı hususunda ittifak vardır. İbn-i Hatim ve el-Ezdi Onu yalanlamışlardır
It was narrated from Sulaiman bin Buraidah that his father said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said to Bilal: ‘Come and eat, O Bilal.’ He said: ‘I am fasting.’ The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘We are eating our provision, but most of Bilal’s provision is in Paradise. Do you realise, O Bilal, that the bones of the fasting person glorify Allah and the angels pray for forgiveness for him so long as food is eaten in front of him?’”
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " إِذَا دُعِيَ أَحَدُكُمْ إِلَى طَعَامٍ وَهُوَ صَائِمٌ فَلْيَقُلْ إِنِّي صَائِمٌ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Biriniz oruçluyken yemeğe davet edildiği zaman: Ben oruçluyum, desin.»
It was narrated from Abu Hurairah that the Prophet (ﷺ) said:“If anyone of you is invited to eat when he is fasting, let him say: ‘I am fasting.’”
Diğer tahric: Bu hadisi Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, Nesai ve Darimi de rivayet etmişlerdir. AÇIKLAMA 1751’de
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ يُوسُفَ السُّلَمِيُّ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ دُعِيَ إِلَى طَعَامٍ وَهُوَ صَائِمٌ فَلْيُجِبْ فَإِنْ شَاءَ طَعِمَ وَإِنْ شَاءَ تَرَكَ " .
Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Bir kimse oruçlu olduğu halde yemeğe davet edilirse icabet etsin. Artık dilerse yemek yer, dilerse yemek yemeyi bırakır.» Benzerini Müslim rivayet etti
It was narrated from Jabir that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Whoever is invited to eat when he is fasting, let him accept the invitation; and if he wants to let him eat, and if he wants let him not eat.”
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سَعْدَانَ الْجُهَنِيِّ، عَنْ سَعْدٍ أَبِي مُجَاهِدٍ الطَّائِيِّ، - وَكَانَ ثِقَةً - عَنْ أَبِي مُدِلَّةَ، - وَكَانَ ثِقَةً - عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " ثَلاَثَةٌ لاَ تُرَدُّ دَعْوَتُهُمُ الإِمَامُ الْعَادِلُ وَالصَّائِمُ حَتَّى يُفْطِرَ وَدَعْوَةُ الْمَظْلُومِ يَرْفَعُهَا اللَّهُ دُونَ الْغَمَامِ يَوْمَ الْقِيَامَةِ وَتُفْتَحُ لَهَا أَبْوَابُ السَّمَاءِ وَيَقُولُ بِعِزَّتِي لأَنْصُرَنَّكِ وَلَوْ بَعْدَ حِينٍ " .
Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Üç sınıf insan vardır ki duası Allah katında reddolunmaz: adil devlet reisi, iftar edinceye kadar oruçlu ve mazlumun duası. Allah mazlumun duasını, kıyamet günkü bulutun üstüne yükseltir, gök kapıları Ona açılır ve Allah Teala: «İzzetime yemin ederim ki ey mazlum! Bir süre sonra bile olsa behemahal sana yardım edeceğim» buyurur»
It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:There are three whose supplications are not turned back: A just ruler, and a fasting person until he breaks his fast. And, the supplication of one who has been wronged is raised by Allah up to the clouds on the Day of Resurrection, and the gates of heaven are opened for it, and Allah says, ‘By My Might I will help you (against the wrongdoer) even if it is after a while.’”
Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi ve Hakiın de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عُبَيْدِ اللَّهِ الْمَدَنِيُّ، قَالَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي مُلَيْكَةَ، يَقُولُ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرِو بْنِ الْعَاصِ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " إِنَّ لِلصَّائِمِ عِنْدَ فِطْرِهِ لَدَعْوَةً مَا تُرَدُّ " . قَالَ ابْنُ أَبِي مُلَيْكَةَ سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عَمْرٍو يَقُولُ إِذَا أَفْطَرَ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِرَحْمَتِكَ الَّتِي وَسِعَتْ كُلَّ شَىْءٍ أَنْ تَغْفِرَ لِي .
Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şoyle buyurdu, demiştir: «.Şüphesiz her oruçlu için iftarını açtığında reddedilmeyen bir dua vardır.» ibn-i Ebi Müleyke demiştir ki. Abdullah bin Amr bin el-As (r.a.)'ın iftarını açtığı zaman şu duayı okuduğunu kendisinden işittim: «Allahım! Herşeyi kaplayan rahmetin hakkı için bana mağfiret etmeni Senden dilerim.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahihtir. Çünkü Nesai ravi İshak bin Ubeydullah bin el-Haris'in zararsız olduğunu söylemiştir. Ebu Zür'a da: O sika'dır, demiş. İbn-i Hibban da Onu sikalar arasında zikretmiştir. İsnadın kalan ricali, Buhari'nin şartı üzerinedir
It was narrated from ‘Abdullah bin ‘Amr bin ‘As that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“When the fasting person breaks his fast, his supplication is not turned back.” (One of the narrators) Ibn Abi Mulaikah said: "When he broke his fast, I heard 'Abdullah bin 'Amr say: 'O Allah! I ask You by Your mercy, which encompasses all things, to forgive me
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرٍ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَخْرُجُ يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَطْعَمَ تَمَرَاتٍ .
Enes bin Malik (r.a.)'den: Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) birkaç hurma yemedikçe Ramazan bayramı günü (bayram namazına) çıkmazdı.
It was narrated that Anas bin Malik said:“The Prophet (ﷺ) would not go out on the Day of Fitr until he had eaten some dates.”
Diğer tahric: Bu hadisi Buhari ile Tirmizi de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا مِنْدَلُ بْنُ عَلِيٍّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ صُهْبَانَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَغْدُو يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يُغَدِّيَ أَصْحَابَهُ مِنْ صَدَقَةِ الْفِطْرِ .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ashabına fıtır sadakasından yedirmedikçe Ramazan bayramı günü (bayram namazına) çıkmazdı. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi zayıftır. Zayıf raviler peşpeşe gelmişlerdir. Çünkü Ömer bin Sahban ve ondan aşağı olanların hepsi zayıftır
It was narrated that Ibn ‘Umar said:“The Prophet (ﷺ) would not go out on the Day of Fitr until he had had given his Companions some of the charity of Fitr to eat.”
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، حَدَّثَنَا ثَوَابُ بْنُ عُتْبَةَ الْمَهْرِيُّ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ كَانَ لاَ يَخْرُجُ يَوْمَ الْفِطْرِ حَتَّى يَأْكُلَ وَكَانَ لاَ يَأْكُلُ يَوْمَ النَّحْرِ حَتَّى يَرْجِعَ .
Büreyde bin Husayb (r.a.)'dan; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazan bayramı günü (bir şey) yemedikçe (bayram namazına) çıkmazdı ve kurban bayramı günü bayram namazından dönmedikçe (bir şey) yemezdi.
It was narrated from Ibn Buraidah from his father, that:The Messenger of Allah (ﷺ) would not go out on the Day of Fitr until he had eaten, and he would not eat on the Day of Nahr (the day of sacrifice) until he came back
Diğer tahric: Bu hadisi Tirmizi, Ahmed, İbn-i Hibban, Darekutni, Hakim ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا قُتَيْبَةُ، حَدَّثَنَا عَبْثَرٌ، عَنْ أَشْعَثَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " مَنْ مَاتَ وَعَلَيْهِ صِيَامُ شَهْرٍ فَلْيُطْعَمْ عَنْهُ مَكَانَ كُلِّ يَوْمٍ مِسْكِينٌ " .
İbn-i Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Kim ki üzerinde bir ayın oruç (borc)u varken ölürse, ondan bedel olarak her gün yerine bir yoksula (yemek) yedirilsin.» Not: EI-Mlzzi el-Etraf'ta: Müellifin; «Muhammed bin Sirin'den» sözü bir vehimdir. ÇUnkü Tirmizi bunu rivayet etmiş de Muhammed'in kimin oğlu olduğunu belirtmemiş, sonra: Bence bu zat, Muhammed bin Abdirrahman bin Ebi Leyla'dır, demiştir, diye bilgi vermiştir. Tirmizi bu hadisi tahric ettikten sonra: Biz bu hadisi merfu' olarak yalnız bu yoldan tanırız. Sıhhatli olan durum. bunun mevkuf olmasıdır, demiştir.
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘Whoever dies owing the fasts of a month, one poor person should be fed on his behalf for each day.”
Diğer tahric: Tirmizi. AÇIKLAMA 1759’da