deneme

Sünen-i İbn Mâce: Cenazeler Bölümü

205 hadis bulundu · sayfa 1/11

Sünen-i İbn Mâce No. 1433 Zayıf

حَدَّثَنَا هَنَّادُ بْنُ السَّرِيِّ، حَدَّثَنَا أَبُو الأَحْوَصِ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لِلْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ سِتَّةٌ بِالْمَعْرُوفِ يُسَلِّمُ عَلَيْهِ إِذَا لَقِيَهُ وَيُجِيبُهُ إِذَا دَعَاهُ وَيُشَمِّتُهُ إِذَا عَطَسَ وَيَعُودُهُ إِذَا مَرِضَ وَيَتْبَعُ جِنَازَتَهُ إِذَا مَاتَ وَيُحِبُّ لَهُ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ ‏"‏ ‏.‏

Ali (r.a.)'den rivayet edildiğine göre. Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerine örf ve adet vechiyle (yerine getireceği) altı (hak) vardır. Ona rastladığı zaman selam verir. Onu davet ettiği zaman davetine icabet eder Aksırdığı (ve aksırmca Allah'a hamd ettiği) zaman teşmit eder. (Ona rahmet diler) Hastalandığı zaman onu ziyaret eder. Öldüğü zaman cenazesine gider. Kendi nefsi için arzuladığını onun için de arzular.»

It was narrated that ‘Ali said that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“The Muslim has six courtesies due from the Muslim: He should greet him with Salam when he meets him; he should accept his invitation if he invites him; he should answer [by Yarhamuk-Allah (may Allah have mercy on you)] to him if he sneezes (and says Al- Hamdulillah); he should visit him if he falls sick; he should follow his funeral if he dies; and he should love for him what he loves for himself.”

Diğer tahric: Tirmizi ve Ahmed de bunu rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1434 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ وَمُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْحَمِيدِ بْنُ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ حَكِيمِ بْنِ أَفْلَحَ، عَنْ أَبِي مَسْعُودٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ لِلْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ أَرْبَعُ خِلاَلٍ يُشَمِّتُهُ إِذَا عَطَسَ وَيُجِيبُهُ إِذَا دَعَاهُ وَيَشْهَدُهُ إِذَا مَاتَ وَيَعُودُهُ إِذَا مَرِضَ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Mes'ud (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Müslüman için müslüman üzerinde dört haslet vardır: Aksırdığı (ve Elhamdülillah dediği) zaman onu Teşmit eder. (Yerhamukellah der.) Davet ettiği zaman davetine icabet eder. Öldüğü zaman cenazesinde hazır bulunur. Hastalandığı zaman onu ziyaret eder.»" Not: Zevaid'de şöyle denmiştir: Ebu Mes'ud (r.a.)'in hadisinin isnadı sahihtir. Hadisin aslı Buhari, Müslim ve başka kitabIarda Ebu Mes'ud (r.a.)'dan başka sahabilerden rivayet olunmuş olarak vardır

It was narrated from Abu Mas’ud that the Prophet (ﷺ) said:“The Muslim has four things due from the Muslim: He should answer [by saying Yarhamuk-Allah (may Allah have mercy on you)] to him if he sneezes (and says Al-Hamdulillah); he should accept his invitation if he invites him; he should attend his funeral if he dies; and he should visit him if he falls sick.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1435 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ خَمْسٌ مِنْ حَقِّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ رَدُّ التَّحِيَّةِ وَإِجَابَةُ الدَّعْوَةِ وَشُهُودُ الْجِنَازَةِ وَعِيَادَةُ الْمَرِيضِ وَتَشْمِيتُ الْعَاطِسِ إِذَا حَمِدَ اللَّهَ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «(Şu) beş şey müslümanın müslüman üzerindeki hakkındandır: Selamı reddetmek (= Selamı selamla karşılamak), davete icabet etmek, cenazede hazır bulunmak, hastayı ziyaret etmek, aksıranı Allah'a hamd ettiği zaman teşmit etmek (ona rahmet dilemek).» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun isnadı sahih ve ricalı sika zatlardır. Hadis, Buhari ve Müslim'de mevcuttur. Lakin ifadesi değişiktir

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Five are the rights of the Muslim: Returning his greeting, accepting his invitation; attending his funeral; visiting the sick; and answering (saying Yarhamuk-Allah) to the one who sneezes, if he praises Allah (says Al-Hamdu Lillah).”

Sünen-i İbn Mâce No. 1436 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى الصَّنْعَانِيُّ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، قَالَ سَمِعْتُ مُحَمَّدَ بْنَ الْمُنْكَدِرِ، يَقُولُ سَمِعْتُ جَابِرَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ، يَقُولُ عَادَنِي رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَاشِيًا وَأَبُو بَكْرٍ وَأَنَا فِي بَنِي سَلِمَةَ ‏.‏

Cabir bin Abdillah (r.a.)'dan: şöyle demiştir : Ben, Beni Selime kabilesinde iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) yaya olarak ve Ebu Bekir (r.a.) beni ziyaret ettiler.

Jabir bin ‘Abdullah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) came walking to visit me (when I was sick), as did Abu Bakr, when I was with Banu Salimah

Diğer tahric: Buhari, Tirmizi, Ebu Davud ve Hakim bunun benzerini rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1437 Mevzû

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا مَسْلَمَةُ بْنُ عُلَىٍّ، حَدَّثَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ حُمَيْدٍ الطَّوِيلِ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ كَانَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لاَ يَعُودُ مَرِيضًا إِلاَّ بَعْدَ ثَلاَثٍ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a. )'den; şöyle demiştir : Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (hastalık üzerinden) üç gün geçmeden hiç bir hastayı ziyaret etmezdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mesleme bin Uleyy bulunur. Buhari, Ebu Hatim ve Ebu Zur'a: Mesleme'nin hadisleri münkerdir. Onun münker hadislerinden birisi bu hadistir, demişlerdir. Ebu Hatim: Bu hadis, münker ve batıldır, demiştir. İbn.i Adiyy de: Mesleme'nin hadisleri mahfuz değildir. Alimler onu zayıf saymak üzere ittifak etmişlerdir, demiştir. Sindi: Ben derim ki; Ama Mesleme'nin hadisleri es-Sehavi, "el-Mekasıdü'l-Hasene" adlı kitabında zikretmiş ve: Bu hadisler birbiriyle kuvvetlenir, demiştir. Bazı tabiiler de bu hadisle hükmetmiştir, demiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Prophet (ﷺ) did not visit any sick person until after three days.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1438 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عُقْبَةُ بْنُ خَالِدٍ السَّكُونِيُّ، عَنْ مُوسَى بْنِ مُحَمَّدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا دَخَلْتُمْ عَلَى الْمَرِيضِ فَنَفِّسُوا لَهُ فِي الأَجَلِ فَإِنَّ ذَلِكَ لاَ يَرُدُّ شَيْئًا وَهُوَ يَطِيبُ بِنَفْسِ الْمَرِيضِ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine go-re; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «Hastanın yanına girdiğiniz zaman Ömrünün uzunluğu hususunda onu umutlandırıp kederini dağıtınız. Çünkü bu umut hiçbir şeyi geri çevirmez. Ve hastanın gönlünü hoş eder.»

It was narrated from Abu Sa’eed Al-Khudri that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“When you enter upon one who is sick, cheer him up and give him hope of a long life, for that does not change anything (of the Divine Decree), but it will cheer the heart of the one who is sick.”

Diğer tahric: Tirmizi ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1439 Zayıf

حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ هُبَيْرَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مَكِينٍ، عَنْ عِكْرِمَةَ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَادَ رَجُلاً فَقَالَ ‏"‏ مَا تَشْتَهِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَ أَشْتَهِي خُبْزَ بُرٍّ ‏.‏ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ مَنْ كَانَ عِنْدَهُ خُبْزُ بُرٍّ فَلْيَبْعَثْ إِلَى أَخِيهِ ‏"‏ ثُمَّ قَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِذَا اشْتَهَى مَرِيضُ أَحَدِكُمْ شَيْئًا فَلْيُطْعِمْهُ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) İbn-i Abbıs (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hasta bir adamı ziyaret ederek: «Canın ne çeker?» diye sordu. Adam: Buğday ekmeğine iştahım var dedi. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Kimin yanında buğday ekmeği varsa, kardeşine göndersin» buyurdu. Sonra Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Birinizin hastasının canı bir şey çektiği zaman, hastasına onu yedirsin» buyurdu. Not: Zevaid'de (Haysemi) şöyle denmiştir: Bunun senedinde Safvan bin Hubeyre vardır. İbn-i Hibban onu sikalardan saymıştır. En-Nufeyli de: O'nun hadisini te'yid eden mutaba yoktur, demiştir. Ben diyorum ki: Takribü't-Tehzib'te yazar: Onun hadisi gevşektir, demiştir

It was narrated from Ibn ‘Abbas that the Prophet (ﷺ) visited a man and said:“What do you long for?” He said: “I long for wheat bread.” The Prophet (ﷺ) said: “Whoever has any wheat bread, let him send it to his brother.” Then the Prophet (ﷺ) said: “If any sick person among you longs for something, then feed him.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1440 Zayıf

حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ وَكِيعٍ، حَدَّثَنَا أَبُو يَحْيَى الْحِمَّانِيُّ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ يَزِيدَ الرَّقَاشِيِّ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ دَخَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَلَى مَرِيضٍ يَعُودُهُ فَقَالَ ‏ "‏ أَتَشْتَهِي شَيْئًا أَتَشْتَهِي كَعْكًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَطَلَبُوا لَهُ ‏.‏

Enes bin Malik (r.a.)'den: şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir hasta'nın yanına giderek onu ziyaret etti. Ve : «Bir şeyi iştiha eder misin? Çörek iştiha eder misin?» diye sordu. Adam: Evet, dedi. Oradakiler onun için çörek taleb ettiler. Not: Ravi Yezid bin Eban er-Rakkaşi'nin zayıflığı nedeniyle isnadının zayıflığı Zevaid'de bildirilmiştir

It was narrated that Anas bin Malik said:“The Prophet (ﷺ) entered upon a sick person to visit him. He said: ‘Do you long for anything? Do you long for Ka’k (a type of bread)?’ He said: ‘Yes.’ So they sent someone to bring some Ka’k for him.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1441 Zayıf

حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ مُسَافِرٍ، حَدَّثَنِي كَثِيرُ بْنُ هِشَامٍ، حَدَّثَنَا جَعْفَرُ بْنُ بُرْقَانَ، عَنْ مَيْمُونِ بْنِ مِهْرَانَ، عَنْ عُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ، قَالَ قَالَ لِي النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ إِذَا دَخَلْتَ عَلَى مَرِيضٍ فَمُرْهُ أَنْ يَدْعُوَ لَكَ فَإِنَّ دُعَاءَهُ كَدُعَاءِ الْمَلاَئِكَةِ ‏"‏ ‏.‏

Ömer bin el-Hattab (r.a.)'den; şöyle demiştir: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bana buyurdu ki: «Bir hasta'nın yanına girdiğin zaman sana dua etmesini kendisinden iste. Çünkü onun duası, meleklerin duası gibidir.» Not : Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi sahih ve ricali sıka zatlardır. Ancak hadis munkati'dir. El-Alami, EI-Merasil'de ve el-Mizzi: Meymun bin Mihran'ın Ömer (R.A.)'den olan rivayetinde kesiklik var demişlerdir. Nevevi'nin el-Ezkar adlı kitabında: Meymun Ömer (R.A.)'e yetişmemiş, denmiştir

It was narrated that ‘Umar bin Al-Khattab said:“The Prophet (ﷺ) said to me: ‘When you enter upon one who is sick, tell him to pray for you, for his supplication is like the supplication of the angels.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1442 Sahih

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الأَعْمَشُ، عَنِ الْحَكَمِ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ أَتَى أَخَاهُ الْمُسْلِمَ عَائِدًا مَشَى فِي خِرَافَةِ الْجَنَّةِ حَتَّى يَجْلِسَ فَإِذَا جَلَسَ غَمَرَتْهُ الرَّحْمَةُ فَإِنْ كَانَ غُدْوَةً صَلَّى عَلَيْهِ سَبْعُونَ أَلْفَ مَلَكٍ حَتَّى يُمْسِيَ وَإِنْ كَانَ مَسَاءً صَلَّى عَلَيْهِ سَبْعُونَ أَلْفَ مَلَكٍ حَتَّى يُصْبِحَ ‏"‏ ‏.‏

Ali (bin Ebi Talib) (r.a.)'den: şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den işittim. Buyurdu ki: «Hasta ziyaretçisi olarak müslüman kardeşinin yanına varan bir kimse, hastanın yanında oturuncaya kadar Cennet meyvelerini kopara kopara (veya Cennet meyveleri içinde) yürümüş olur. Oturduğu zaman rahmet onu kaplar. Eğer ziyareti sabahleyin olursa geceleyinceye kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder. Ziyareti akşam olursa sabahlayıncaya kadar yetmiş bin melek ona dua ve istiğfar eder.»

It was narrated that ‘Ali said:“I heard the Messenger of Allah (ﷺ) say: ‘Whoever comes to his Muslim brother and visits him (when he is sick), he is walking among the harvest of Paradise until he sits down, and when he sits down he is covered with mercy. If it is morning, seventy thousand angels will send blessing upon him until evening, and if it is evening, seventy thousand angels will send blessing upon him until morning.’”

Diğer tahric: Tirmizi, Ahmed ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1443 Hasen

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ يَعْقُوبَ، حَدَّثَنَا أَبُو سِنَانٍ الْقَسْمَلِيُّ، عَنْ عُثْمَانَ بْنِ أَبِي سَوْدَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ عَادَ مَرِيضًا نَادَى مُنَادٍ مِنَ السَّمَاءِ طِبْتَ وَطَابَ مَمْشَاكَ وَتَبَوَّأْتَ مِنَ الْجَنَّةِ مَنْزِلاً ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Kim hastayı ziyaret ederse gökten bir melek: Güzel ve hayırlı bir iş yaptın. Yürüyüşün güzel vs hayırlı oldu. Kendine Cennet'ten bir köşk hazırladın, diye nida eder.»

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘Whoever visits a sick person, a caller calls from heaven: ‘May you be happy, may your walking be blessed, and may you occupy a dignified position in Paradise.’”

Diğer tahric: Tirmizi ve İbn-i Hibban da bunu rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1444 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو خَالِدٍ الأَحْمَرُ، عَنْ يَزِيدَ بْنِ كَيْسَانَ، عَنْ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.» Bu Hadisi Müslim de rivayet etmiştir. AÇIKLAMA 1445’te

It was narrated that Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘Urge your dying ones to say La ilaha illallah.”

Sünen-i İbn Mâce No. 1445 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ مَهْدِيٍّ، عَنْ سُلَيْمَانَ بْنِ بِلاَلٍ، عَنْ عُمَارَةَ بْنِ غَزِيَّةَ، عَنْ يَحْيَى بْنِ عُمَارَةَ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebu Said-i Hudri (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ölülerinize (ölüm döşeğinde olanlarınıza) La ilahe illallah'ı telkin ediniz.»

It was narrated that Abu Sa’eed Al-Khudri said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Urge your dying ones to say: “La ilaha illallah.”

Diğer tahric: Ahmed, Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1446 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَامِرٍ، حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ إِسْحَاقَ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ جَعْفَرٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ لَقِّنُوا مَوْتَاكُمْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ كَيْفَ لِلأَحْيَاءِ قَالَ ‏"‏ أَجْوَدُ وَأَجْوَدُ ‏"‏ ‏.‏

Abdullah bin Ca'fer'in babasından (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mevtanıza (ölüm döşeğinde olanlarınıza) لا إله إلا الله الحليم الكريم، سبحان اللَّه رب العرش العظيم، الحمد لله رب العالمين (Latin harfleriyle:) [La ilahe illallahu’l-Halimu’l-Kerim, Sübhanallahi Rabbi’l-Arşi’l-Azim, El-Hamdu lillahi Rabbi’l-Alemin ] zikrini telkin ediniz.» Sahabiler: Ya Resulallah! (Bu telkin) diriler için nasıldır? diye mordular. Buyurdu ki: «Daha güzeldir; daha güzeldir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki ravi İshak'ı sika sayan veya cerh eden kimseyi görmedim. Ravi Kesir bin Yezid hakkında Ahmed: Ben onun rivayetinde bir beis görmüyorum, demiştir. Yahya bin Main ise: Bir şey değildir, demiş; Başka bir defa da: Onun rivayetihde beis yoktur, demiş; Bir başka defa da: Kuvvetli olmamakla beraber işe yarar, demiştir. Nesai: Zayıftır, demiştir. Sika olduğunu söyliyenler de vardır. Senedin kalan ravileri sika zutlardır

It was narrated from Ishaq bin ‘Abdullah bin Ja’far that his father said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Urge your dying ones to say: “La ilaha illallahul-Halimul-Karim, Subhan-Allahi Rabbil-‘Arshil-‘Azim, Al-Hamdu Lillahi Rabbil-‘alamin (None has the right to be worshipped but Allah, the Forbearing, the Most Kind. Glory is to Allah, Lord of the magnificent Throne; praise is to Allah, the Lord of the worlds).’” They said: ‘O Messenger of Allah, what about those who are alive?’ He said: ‘Even better, even better.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1447 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ شَقِيقٍ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ إِذَا حَضَرْتُمُ الْمَرِيضَ أَوِ الْمَيِّتَ فَقُولُوا خَيْرًا فَإِنَّ الْمَلاَئِكَةَ يُؤَمِّنُونَ عَلَى مَا تَقُولُونَ ‏"‏ ‏.‏ فَلَمَّا مَاتَ أَبُو سَلَمَةَ أَتَيْتُ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ أَبَا سَلَمَةَ قَدْ مَاتَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ قُولِي اللَّهُمَّ اغْفِرْ لِي وَلَهُ وَأَعْقِبْنِي مِنْهُ عُقْبَى حَسَنَةً ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَفَعَلْتُ فَأَعْقَبَنِي اللَّهُ مَنْ هُوَ خَيْرٌ مِنْهُ ‏.‏ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏.‏

Ümmü Seleme (r.anha)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Hasta veya ölünün yanında hazır bulunduğunuz zaman hayır (lı şey) söyleyiniz. Çünkü şüphesiz melekler söylediklerinize: amin! derler.» Ebu Seleme (r.a.) vefat ettiği zaman ben. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına vararak: Ya Resulallah! Ebu Seleme (r.a.) öldü, dedim. Buyurdu ki: «De ki-. Allah'ım! Bana ve ona mağfiret eyle. Ve onun arkasından bana salih bir halef ver.» Ümmü Seleme (r.a.) demiştirki: Ben (bunu) yaptım. Allah bana ondan hayırlı bir eş verdi, (ki) Allah'ın Resulü Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'dir.»

It was narrated that Umm Salamah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘When you visit one who is sick or dying, say good things, for the angels say: Amin to whatever you say.’ When Abu Salamah died, I came to the Prophet (ﷺ) and said: ‘O Messenger of Allah! Abu Salamah has died.’ He said: ‘Say: “Allahummaghfir li wa lahu, wa a’qibni minhu ‘uqba hasanah (O Allah, forgive me and him, and compensate me with someone better than him).’” She said: ‘I said that, and Allah compensated me with someone better than him: Muhammad the Messenger of Allah (ﷺ).’”

Diğer tahric: Müslim, Tirmizi, Ebu Davud, Nesai ve Beyhaki de bunu rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1448 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحَسَنِ بْنِ شَقِيقٍ، عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ سُلَيْمَانَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ، - وَلَيْسَ بِالنَّهْدِيِّ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ مَعْقِلِ بْنِ يَسَارٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ اقْرَءُوهَا عِنْدَ مَوْتَاكُمْ ‏"‏ ‏.‏ يَعْنِي ‏{يس}‏ ‏.‏

Ma'kil bin Yesar (r.a.)'den rivayet edildiğine güre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu demiştir: «O sureyi (yani 'Yasin' suresini) mevtanızın yanında okuyunuz.»

It was narrated from Ma’qil bin Yasar that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Recite Qur’an near your dying ones,” meaning Ya-Sin

Diğer tahric: Ebu Davud, Beyhaki, İbn-i Hibban ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir .. Ahmed ve Nesai de bunu daha uzun bir metin halinde rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1449 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، حَدَّثَنَا الْمُحَارِبِيُّ، جَمِيعًا عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ فُضَيْلٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ لَمَّا حَضَرَتْ كَعْبًا الْوَفَاةُ أَتَتْهُ أُمُّ بِشْرٍ بِنْتُ الْبَرَاءِ بْنِ مَعْرُورٍ فَقَالَتْ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ إِنْ لَقِيتَ فُلاَنًا فَاقْرَأْ عَلَيْهِ مِنِّي السَّلاَمَ ‏.‏ قَالَ غَفَرَ اللَّهُ لَكِ يَا أُمَّ بِشْرٍ نَحْنُ أَشْغَلُ مِنْ ذَلِكِ ‏.‏ قَالَتْ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ أَمَا سَمِعْتَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ إِنَّ أَرْوَاحَ الْمُؤْمِنِينَ فِي طَيْرٍ خُضْرٍ تَعْلُقُ فِي شَجَرِ الْجَنَّةِ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَتْ فَهُوَ ذَاكَ ‏.‏

Abdurrahman bin Ka'b bin Malik (r.a.)'dan; Oda babası (Ka'b bin Malik) (r.a.)'dan rivayet ettiğine göre: Ka'b (r.a.) vefat edeceği zaman yanına gelen el-Bera bin Ma'rur'un kızı Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! (Öldükten sonra) faian adama rastlarsan benden ona selam söyle, demiş. Ka'b (r.a.) de: Allah seni bağışlasın ey Ümmü Bişr! Biz (şu anda) başka şeylerle çok meşgulüz, demiş. Ümmü Bişr (r.a.) : Ey Eba Abdurrahman! Sen Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işitmedin mi?: «Şüphesiz mu'minlerin ruhları, yeşil kuşların içindedir. Cennetin ağaçlarından rızıklanırlar.» Ka'b (r.a.) : Evet, (işittim) diye cevap verdi. Ümmü Bişr (r.a.)'da: İşte bu odur, dedi.

It was narrated from ‘Abdur-Rahman bin Ka’b bin Malik, about Ka’b:“When Ka’b was dying, Umm Bishr bint Bara’ bin Ma’rur came to him and said: ‘O Abu ‘Abdur-Rahman! If you meet so-and-so, convey Salam to him from me.’ He said: ‘May Allah forgive you, O Umm Bishr! We are too busy to think of that.’ She said: ‘O Abu ‘Abdur-Rahman! Did you not hear the Messenger of Allah (ﷺ) say: “The souls of the believers are in green birds, eating from the trees of Paradise”?’ He said: ‘Yes.’ She said: ‘That is what I mean.’”

Diğer tahric: Bu hadisin Nebi (s.a.v.)'e ait metninin bir benzerini Tirmizi ve Ahmed de rivayet etmişlerdir

Sünen-i İbn Mâce No. 1450 Zayıf

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الأَزْهَرِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا يُوسُفُ بْنُ الْمَاجِشُونِ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُنْكَدِرِ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَهُوَ يَمُوتُ فَقُلْتُ اقْرَأْ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ السَّلاَمَ ‏.‏

Muhammed bin el-Münkedir (r.a.)'den; şöyle demiştir : Cabir bin Abdillah (r.a.} ölüm döşeğinde iken yanına girdim ve ona: ''Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e selam söyle dedim." Not: Bunun senedinin sahih ve ricalinin sika oldukları, fakat mevkuf olduğu Zevaid'de bildirilmiştir

Muhammad bin Munkadir said:“I entered upon Jabir bin ‘Abdullah when he was dying, and I said: ‘Convey my Salam to the Messenger of Allah (ﷺ).’”

Sünen-i İbn Mâce No. 1451 Zayıf

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْوَلِيدُ بْنُ مُسْلِمٍ، حَدَّثَنَا الأَوْزَاعِيُّ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ عَائِشَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ دَخَلَ عَلَيْهَا وَعِنْدَهَا حَمِيمٌ لَهَا يَخْنُقُهُ الْمَوْتُ فَلَمَّا رَأَى النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مَا بِهَا قَالَ لَهَا ‏ "‏ لاَ تَبْتَئِسِي عَلَى حَمِيمِكِ فَإِنَّ ذَلِكَ مِنْ حَسَنَاتِهِ ‏"‏ ‏.‏

Aişe (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) bir gün Onun odasına girmiş, o sırada Aişe (r.anha)'nın yanında bulunan bir yakınının nefesini ölüm tıkamıştı. (Can çekişiyordu.) Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Aişe (r.anha) daki üzüntü halini görünce Ona :, «(Şu) yakının için üzülme. Çünkü şu (ızdırap) onun hasenatındandır.» buyurdu. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu isnad sahihtir. Ricali de sika zatlardır. Ravi el-Velid bin Müslim tedlisçi ise de burada tahdis etmiştir. (Yani an'ane ile rivayet etmemiştir.) Artık endişe yoktur

It was narrated from ‘Aishah that the Messenger of Allah (ﷺ) entered upon her and there was a close relative of hers who was in the throes of death. When the Prophet (ﷺ) saw how upset she was, he said:“Do not grieve for your relative, for that is part of his Hasanat (merits).”

Sünen-i İbn Mâce No. 1452 Sahih

حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنِ الْمُثَنَّى بْنِ سَعِيدٍ، عَنْ قَتَادَةَ، عَنِ ابْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ الْمُؤْمِنُ يَمُوتُ بِعَرَقِ الْجَبِينِ ‏"‏ ‏.‏

Büreyde (bin el-Husayb) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir : «Mu'min, alın teriyle ölür.» Mahir : Yani son anlarında alnı terler.

It was narrated from Abu Buraidah from his father that the Prophet (ﷺ) said:“The believer dies with sweat on his brow.”

Diğer tahric: Tirmizi, Nesai ve Hakim de bunu rivayet etmişlerdir

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya