Sünen-i İbn Mâce: Hac (Menâsik) Bölümü

238 hadis bulundu · sayfa 6/12

Sünen-i İbn Mâce No. 2982 Zayıf

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ عَيَّاشٍ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَصْحَابُهُ فَأَحْرَمْنَا بِالْحَجِّ فَلَمَّا قَدِمْنَا مَكَّةَ قَالَ ‏"‏ اجْعَلُوا حَجَّكُمْ عُمْرَةً ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ النَّاسُ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَدْ أَحْرَمْنَا بِالْحَجِّ فَكَيْفَ نَجْعَلُهَا عُمْرَةً قَالَ ‏"‏ انْظُرُوا مَا آمُرُكُمْ بِهِ فَافْعَلُوا ‏"‏ ‏.‏ فَرَدُّوا عَلَيْهِ الْقَوْلَ فَغَضِبَ فَانْطَلَقَ حَتَّى دَخَلَ عَلَى عَائِشَةَ غَضْبَانَ فَرَأَتِ الْغَضَبَ فِي وَجْهِهِ فَقَالَتْ مَنْ أَغْضَبَكَ أَغْضَبَهُ اللَّهُ قَالَ ‏"‏ وَمَالِي لاَ أَغْضَبُ وَأَنَا آمُرُ أَمْرًا فَلاَ أُتْبَعُ ‏"‏ ‏.‏

El-Berâ bin Âzib (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabı başımızda (hac yolculuğuna) çıktılar. Biz (sahâbilerin çoğu) hac niyetiyle ihrama girdik. Sonra Mekke'ye vardığımız zaman Resül-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bize): Bu haccınızı umre'ye çeviriniz, buyurdu. Sahâbiler: Yâ Resûlallah! Biz hac niyetiyle ihrama girdik. Haccımızi umre'ye nasıl çevirelim, dediler. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Size emrettiğim şeye bakınız, (onu) yapınız, buyurdu. Sahâbiler: İhramdan çıkmaya yanaşmadılar. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (bu duruma) hiddetlenip gitti. Sonra Âişe (r.anha)'nm yanına öfkeli olarak girdi. Âişe (r.anha) : (Yâ Resûlallah)! Kim seni hiddetlendirdi? Allah o kimsenin cezasını versin, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : Ben bir şeyi emredip de bana uyulmadığı halde nasıl hiddetlenmeyeyim? diye cevab verdi. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedindeki raviler sika kimselerdir. Ancak senedde Ebü İshak bulunur. Bunun adı Amr bin Abdillah'tır. Bu nıvinin hafızası son zamanlarında zayıflamış, rivayetleri karıştırmıştt. Rlivisi İbn-i Ayyaş'ın ondan bu halinden önce mi sonra mı rivayette bulunduğu açıklığa kavW?mamıştır. Bu itibarla İbn-i Ayyaş'ın rivayet zamanı açıklığa kavW?unca,. ya kadar Ebü İshak'ın hadisinin sıhhat durumu hakkında bir şey söylenemez

It was narrated that Bara’ bin ‘Azib said:“The Messenger of Allah (ﷺ) and his Companions came out to us and we entered Ihram for Hajj. When we came to Makkah, he said: ‘Make your Hajj (to) ‘Umrah.’ The people said: ‘O Messenger of Allah, we have entered Ihram for Hajj, how can we make it ‘Umrah?’ He said: ‘Look at what I command you to do, and do it.’ They repeated their question and he got angry and went away. Then he entered upon ‘Aishah angry and she saw anger in his face, and said: ‘Who has made you angry? May Allah vex him!’ He said: ‘Why should I not get angry, when I give a command and it is not obeyed?’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2983 Sahih

حَدَّثَنَا بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ أَبُو بِشْرٍ، حَدَّثَنَا أَبُو عَاصِمٍ، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، أَخْبَرَنِي مَنْصُورُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ أُمِّهِ، صَفِيَّةَ عَنْ أَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ، قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ مُحْرِمِينَ فَقَالَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ مَنْ كَانَ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيُقِمْ عَلَى إِحْرَامِهِ وَمَنْ لَمْ يَكُنْ مَعَهُ هَدْىٌ فَلْيَحْلِلْ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ وَلَمْ يَكُنْ مَعِي هَدْىٌ فَأَحْلَلْتُ وَكَانَ مَعَ الزُّبَيْرِ هَدْىٌ فَلَمْ يَحِلَّ فَلَبِسْتُ ثِيَابِي وَجِئْتُ إِلَى الزُّبَيْرِ فَقَالَ قُومِي عَنِّي ‏.‏ فَقُلْتُ أَتَخْشَى أَنْ أَثِبَ عَلَيْكَ ‏.‏

Esma' bint-i Ebî Bekir (r.anha)'dan; Şöyle demiştir: Biz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde ihrâmlı olarak (Hac yolculuğuna) çıktık. Sonra Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): Beraberinde kurbanlık olanlar ihrâmlı kalsınlar ve beraberinde kurbanlık olmayanlar (tavaf ve sa'y'den sonra) ihramdan çıksınlar, buyurdu. Esma demiştir ki: Benim beraberimde kurbanlık yoktu. Bu nedenle ben ihramdan çıktım. (Kocam) Zübeyr'in beraberinde kurbanlık vardı, o ihramdan çıkmadı. Sonra ben (ziyaret) elbisemi giyip Zübeyr'in yanına varıp oturdum. Zübeyr: Yanımdan kalk, benden uzak dur, dedi. Ben de i Senin üstüne atılacağımdan mı korkuyorsun, dedim

It was narrated that Asma’ bint Abi Bakr said:“We went out with the Messenger of Allah (ﷺ) in Ihram. The Prophet (ﷺ) said: ‘Whoever has a sacrificial animal with him, let him remain in Ihram. Whoever does not have a sacrificial animal with him, let him exit Ihram.’ She said: ‘I did not have a sacrificial animal with me, so I exited Ihram, but Zubair had a sacrificial animal with him, so he did not exit Ihram. So I put on my regular clothes and came to Zubair, and he said: ‘Go away from me.’ I said: ‘Are you afraid I am going to jump on you?!’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2984 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو مُصْعَبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الدَّرَاوَرْدِيُّ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ أَبِي عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنِ الْحَارِثِ بْنِ بِلاَلِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ فَسْخَ الْحَجِّ فِي الْعُمْرَةِ لَنَا خَاصَّةً أَمْ لِلنَّاسِ عَامَّةً فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ بَلْ لَنَا خَاصَّةً ‏"‏ ‏.‏

Bilâl bin el-Haris (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Ben (Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e): Yâ Resûlallah! Haccın umre'ye çevirilmesi hükmü (Veda haccı yolculuğuna katılan) bizlere mi mahsustur? yoksa bütün insanlara umumî midir? Bunu bize bildir, dedim. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Bu hüküm umûmî değil, bize (yâni Veda haccı yolculuğuna katılanlara) mahsustur, buyurdu.»

It was narrated from Harith bin Bilal bin Harith, that his father said:“I said: ‘O Messenger of Allah, do you think that this cancellation of Hajj and it being replaced with ‘Umrah is only for us, or for all people?’ The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘No, it is only for us.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2985 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ إِبْرَاهِيمَ التَّيْمِيِّ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ كَانَتِ الْمُتْعَةُ فِي الْحَجِّ لأَصْحَابِ مُحَمَّدٍ ـ صلى الله عليه وسلم ـ خَاصَّةً ‏.‏

Ebû Zer' (r.a.)'den; Şöyle demiştir: Haccın umre'ye çevirilmesi hükmü Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (beraberinde Veda haccı yolculuğunda bulunan) sahabilerine mahsustu

It was narrated that Abu Dharr said:“Tamattu’ in Hajj was for the Companions of Muhammad (ﷺ) specifically.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2986 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبِي قَالَ، قُلْتُ لِعَائِشَةَ مَا أَرَى عَلَىَّ جُنَاحًا أَنْ لاَ أَطَّوَّفَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ‏.‏ قَالَتْ إِنَّ اللَّهَ يَقُولُ ‏{إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِرِ اللَّهِ فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَا}‏ وَلَوْ كَانَ كَمَا تَقُولُ لَكَانَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ لاَ يَطَّوَّفَ بِهِمَا ‏.‏ إِنَّمَا أُنْزِلَ هَذَا فِي نَاسٍ مِنَ الأَنْصَارِ كَانُوا إِذَا أَهَلُّوا أَهَلُّوا لِمَنَاةَ فَلاَ يَحِلُّ لَهُمْ أَنْ يَطَّوَّفُوا بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَلَمَّا قَدِمُوا مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي الْحَجِّ ذَكَرُوا ذَلِكَ لَهُ فَأَنْزَلَهَا اللَّهُ فَلَعَمْرِي مَا أَتَمَّ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ حَجَّ مَنْ لَمْ يَطُفْ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ ‏.‏

Urve (bin Zübeyr) (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Ben (teyzem) Aişe (r.anha)'ya: Ben (Hac veya Umre ettiğimde) Safa ile Merve arasında Sa'y etmememden dolayı bir günaha gireceğim kanısında değilim, dedim. Aişe (r.anha): Allah: إِنَّ الصَّفَا وَالْمَرْوَةَ مِنْ شَعَائِر اللهِ، فَمَنْ حَجَّ الْبَيْتَ أَوِ اعْتَمَرَ فَلاَ جُنَاحَ عَلَيْهِ أَنْ يَطَّوَّفَ بِهِمَا ''Safa ile Merve Allah'ın şiarlarındandır. Kim Ka'be'yi hac eder veya umre ederse, bu iki tepe arasında sa'y etmesinde bir günah yoktur'' [Bakara 158] buyurdu. Eğer senin dediğin gibi olsaydı; ''....Bu iki tepe arasında sa'y etmemesinde bir günah yoktur'' şeklinde olacaktı. Bu ayet, ensardan bir gurup hakkında indirildi. Onlar (müslüman olmazdan önce) ihrama girdikleri zaman menat putuna tapmak niyetiyle ihrama girerlerdi ve (safa ile merve tepeleri üstünde başka putla bulunduğu için) safa ile merve arasında sa'y etmeyi kendilerine mübah saymazlardı. Sonra veda haccında Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde geldikleri zaman anılan durumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e anlattılar. Bunun üzerine Allah mezkur ayeti indirdi. ''And olsunki safa ile Merve arasında sa'y etmeyen bir kimsenin haccını Allah tamam saymaz, dedi

It was narrated that Hisham bin ‘Urwah said:“My father told me: ‘I said to ‘Aishah: “I do not think there is any sin on me if I do not perform Tawaf* between Safa and Marwah.” She said: “Allah says: ‘Verily, Safa and Marwah are of the Symbols of Allah. So it is not a sin on him who performs Hajj or ‘Umrah of the House to perform Tawaf between them.’” [2:158] If the matter were as you say, then it would have said, ‘it is not a sin on him to not perform the Sa’y between them.’ Rather this was revealed concerning some people among the Ansar who previously, when they stated the Talbiyah, they used to recite it for Manat, and it was not lawful for them to perform Sa’y between Safa and Marwah. When they arrived with the Prophet (ﷺ) for Hajj, they mentioned that to him, and Allah revealed this Verse. By Allah, Allah will not accept the Hajj as complete if one who does not perform Sa’y between Safa and Marwah.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2987 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ الدَّسْتَوَائِيُّ، عَنْ بُدَيْلِ بْنِ مَيْسَرَةَ، عَنْ صَفِيَّةَ بِنْتِ شَيْبَةَ، عَنْ أُمِّ وَلَدِ، شَيْبَةَ قَالَتْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَسْعَى بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَهُوَ يَقُولُ ‏ "‏ لاَ يُقْطَعُ الأَبْطَحُ إِلاَّ شَدًّا ‏"‏ ‏.‏

Ümmü veled-i Şeybe (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Ben Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i Safa ile Merve arasında sa'y ederken ve: «Bu dere ancak koşarak katedilir.» buyururken gördüm

It was narratd that an Umm Walad* of Shaibah said:“I saw the Messenger of Allah (ﷺ) performing Sa’y between Safa and Marwah saying: ‘The valley should not be crossed except quickly.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2988 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا أَبِي، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ كَثِيرِ بْنِ جُمْهَانَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ إِنْ أَسْعَ بَيْنَ الصَّفَا وَالْمَرْوَةِ فَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَسْعَى وَإِنْ أَمْشِ فَقَدْ رَأَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَمْشِي وَأَنَا شَيْخٌ كَبِيرٌ ‏.‏

İbn-i Ömer (r.a.)'den; şöyle demiştir: Eğer ben Safa ile Merve arasında koşarsam şüphesiz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in koştuğunu gördüm (de öyle koşuyorum) ve eğer (normal) yürürsem (yine) şüphesiz Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in (normal) yürüdüğünü gördüm (de öyle yürüyorum). Kaldı ki ben yaşı ilerlemiş bir ihtiyarım

It was narrated that Ibn ‘Umar said:“If I go quickly between Safa and Marwah, that is because I saw the Messenger of Allah (ﷺ) going quickly, and if I walk that is because I saw the Messenger of Allah (ﷺ) walking, even though I am an old man.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2989 Zayıf

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ يَحْيَى الْخُشَنِيُّ، حَدَّثَنَا عُمَرُ بْنُ قَيْسٍ، أَخْبَرَنِي طَلْحَةُ بْنُ يَحْيَى، عَنْ عَمِّهِ، إِسْحَاقَ بْنِ طَلْحَةَ عَنْ طَلْحَةَ بْنِ عُبَيْدِ اللَّهِ، أَنَّهُ سَمِعَ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ ‏ "‏ الْحَجُّ جِهَادٌ وَالْعُمْرَةُ تَطَوُّعٌ ‏"‏ ‏.‏

Talha bin Ubeydillah (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şunu işitmiştir: «Hac bir cihaddır. Umre de bir tatavvudur.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Mendel diye tanınan İbn-i Kays bulunur. Bunu Ahmed, İbn-i Main ve başkaları da zayıf saymışlardır. Ravilerden Hasan da zayıftır

It was narrated from Talhah bin ‘Ubaidullah that he heard the Messenger of Allah (ﷺ) say:“Hajj is Jihad and ‘Umrah is voluntary.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2990 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا يَعْلَى، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ، سَمِعْتُ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ أَبِي أَوْفَى، يَقُولُ كُنَّا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ حِينَ اعْتَمَرَ فَطَافَ وَطُفْنَا مَعَهُ وَصَلَّى وَصَلَّيْنَا مَعَهُ وَكُنَّا نَسْتُرُهُ مِنْ أَهْلِ مَكَّةَ لاَ يُصِيبُهُ أَحَدٌ بِشَىْءٍ ‏.‏

Abdullah bin Ebi Evfa (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (kaza) umresi yaptığı zaman biz de beraberinde idik. Resulullah Ka'be'yi tavaf etti, biz de kendisiyle beraber tavaf ettik. O (Makam-ı İbrahim arkasında iki rek'at) namaz kıldı, biz de onunla beraber kıldık. Biz o'nu Mekke halkından koruyorduk ki kimsenin zararı O'na dokunmasın

Isma’il narrated:“I heard ‘Abdullah bin Abu Awfa say: ‘We were with the Messenger of Allah (ﷺ) when he performed ‘Umrah. He performed Tawaf (around the Ka’bah) and we performed Tawaf with him. He prayed and we prayed with him, and we were shielding him from the people of Makkah lest anyone harm him.’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2991 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ بَيَانٍ، وَجَابِرٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ وَهْبِ بْنِ خَنْبَشٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ عُمْرَةٌ فِي رَمَضَانَ تَعْدِلُ حِجَّةً ‏"‏ ‏.‏

Vehb bin Hanbeş (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Ramazan ayında (yapılan) bir umre (sevap olarak nafile) bir hacca muadildir.»

It was narrated from Wahb bin Khanbash that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“ ‘Umrah during Ramadan is equivalent to Hajj (i.e. in reward).”

Sünen-i İbn Mâce No. 2992 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الصَّبَّاحِ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَعَمْرُو بْنُ عَبْدِ اللَّهِ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، جَمِيعًا عَنْ دَاوُدَ بْنِ يَزِيدَ الزَّعَافِرِيِّ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنْ هَرِمِ بْنِ خَنْبَشٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ عُمْرَةٌ فِي رَمَضَانَ تَعْدِلُ حِجَّةً ‏"‏ ‏.‏

Herim bin Hanbeş (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu. demiştir: «Ramazan ayında (yapılan) bir umre (nafile) hacca muadildir.» Not: Zevdid'de şöyle denilmiştir: Vehb bin Hanbeş'in hadisinin ilk senedi sahihtir. İkinci sened Davud bin Yezid'in zayıfl!ğı sebebiyle zayıftır

It was narrated from Harim bin Khanbash that the Messenger of Allah (ﷺ) said:‘ ‘Umrah during Ramadan is equivalent to Hajj (i.e., in reward).’”

Sünen-i İbn Mâce No. 2993 Sahih

حَدَّثَنَا جُبَارَةُ بْنُ الْمُغَلِّسِ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ عُثْمَانَ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنِ الأَسْوَدِ بْنِ يَزِيدَ، عَنْ أَبِي مَعْقِلٍ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ عُمْرَةٌ فِي رَمَضَانَ تَعْدِلُ حِجَّةً ‏"‏ ‏.‏

Ebu Ma'kil (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ramazan ayında bir umre yapmak (nafile) bir hac etmeye muadildir,» buyurmuştur

It was narrated from Abu Ma’qil that the Prophet (ﷺ) said:“ ‘Umrah during Ramadan is equivalent to Hajj.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2994 Sahih

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، عَنْ حَجَّاجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏ "‏ عُمْرَةٌ فِي رَمَضَانَ تَعْدِلُ حِجَّةً ‏"‏ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Ramazan ayında (yapılan) bir umre (sevap bakımında nafile) bir hacca muadildir, » buyurmuştır

It was narrated from Ibn ‘Abbas that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Umrah during Ramadan is equivalent to Hajj.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2995 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ الْمَلِكِ بْنِ وَاقِدٍ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ عَبْدِ الْكَرِيمِ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ جَابِرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ عُمْرَةٌ فِي رَمَضَانَ تَعْدِلُ حِجَّةً ‏"‏ ‏.‏

Cabir (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) «Ramazan ayında bir umre yapmak (sevap bakımında nafile) bir hacca muadildir, » buyurmuştır

It was narrated from Jabir that the Prophet (ﷺ) said:“ ‘Umrah during Ramadan is equivalent to Hajj.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2996 Sahih

حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنِ ابْنِ أَبِي لَيْلَى، عَنْ عَطَاءٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمْ يَعْتَمِرْ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ إِلاَّ فِي ذِي الْقَعْدَةِ ‏.‏

İbn-i Abbas (r.a.)'dan; şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Zilkade ayından başka hiç bir ay da umre etmemiştir. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: İbn-i Abbas (r.a.)'ın hadisinin senedi zayıftır. Çünkü ravl Muhammed bin Abdirrahman bin Ebi Leyla zayıftır

It was narrated from Ibn ‘Abbas that the Messenger of Allah (ﷺ) did not perform any ‘Umrah except in Dhul-Qa’dah.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2997 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ لَمْ يَعْتَمِرْ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عُمْرَةً إِلاَّ فِي ذِي الْقَعْدَةِ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan şöyle demiştir: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) hiç bir umre'yi zilkade ayından başka ay da ifa etmemiştir

It was narrated that ‘Aishah said:“The Messenger of Allah (ﷺ) did not perform any ‘Umrah except in Dhul-Qa’dah.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2998 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ عَيَّاشٍ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ حَبِيبٍ، - يَعْنِي ابْنَ أَبِي ثَابِتٍ - عَنْ عُرْوَةَ، قَالَ سُئِلَ ابْنُ عُمَرَ فِي أَىِّ شَهْرٍ اعْتَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ فِي رَجَبٍ ‏.‏ فَقَالَتْ عَائِشَةُ مَا اعْتَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي رَجَبٍ قَطُّ وَمَا اعْتَمَرَ إِلاَّ وَهُوَ مَعَهُ - تَعْنِي ابْنَ عُمَرَ ‏.‏

Urve (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Bir kere (Abdullah) bin Ömer'e, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in hangi ay da umre ettiği soruldu. İbn-i Ömer de: Recep ayında, diye cevap verdi. Sonra Aişe: Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Receb ayında kat'iyyen umre etmemiştir ve Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in ettiği bütün umreler de O (İbn-i Ömer) Onun beraberinde idi

It was narrated that ‘Urwah said:“Ibn ‘Umar was asked: ‘In which month did the Messenger of Allah (ﷺ) perform ‘Umrah?’ He said: ‘In Rajab.’ But ‘Aishah said: “The Messenger of Allah (ﷺ) never performed ‘Umrah during Rajab, and he never performed ‘Umrah, but he (meaning Ibn ‘Umar) was with him.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2999 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَأَبُو إِسْحَاقَ الشَّافِعِيُّ إِبْرَاهِيمُ بْنُ مُحَمَّدِ بْنِ الْعَبَّاسِ بْنِ عُثْمَانَ بْنِ شَافِعٍ قَالاَ حَدَّثَنَا سُفْيَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، أَخْبَرَنِي عَمْرُو بْنُ أَوْسٍ، حَدَّثَنِي عَبْدُ الرَّحْمَنِ بْنُ أَبِي بَكْرٍ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَمَرَهُ أَنْ يُرْدِفَ عَائِشَةَ فَيُعْمِرَهَا مِنَ التَّنْعِيمِ ‏.‏

Ebu Bekr-i Sıddık'ın oğlu Abdurrahman (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine (kızkardeşi) Aişe (r.anha)'yı terkiyesine bindirip Ten'im'den (ihramlayarak) o'na umre ettirmesini emretti

‘Abdur-Rahman bin Abu Bakr narrated that the Prophet (ﷺ) told him to seat ‘Aishah behind him on his riding animal, and perform ‘Umrah with her from Tan’im

Sünen-i İbn Mâce No. 3000 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ خَرَجْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي حِجَّةِ الْوَدَاعِ نُوَافِي هِلاَلَ ذِي الْحِجَّةِ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ ‏"‏ مَنْ أَرَادَ مِنْكُمْ أَنْ يُهِلَّ بِعُمْرَةٍ فَلْيُهْلِلْ فَلَوْلاَ أَنِّي أَهْدَيْتُ لأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَكَانَ مِنَ الْقَوْمِ مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ وَمِنْهُمْ مَنْ أَهَلَّ بِحَجٍّ فَكُنْتُ أَنَا مِمَّنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ ‏.‏ قَالَتْ فَخَرَجْنَا حَتَّى قَدِمْنَا مَكَّةَ فَأَدْرَكَنِي يَوْمُ عَرَفَةَ وَأَنَا حَائِضٌ لَمْ أَحِلَّ مِنْ عُمْرَتِي فَشَكَوْتُ ذَلِكَ إِلَى النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقَالَ ‏"‏ دَعِي عُمْرَتَكِ وَانْقُضِي رَأْسَكِ وَامْتَشِطِي وَأَهِلِّي بِالْحَجِّ ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ فَفَعَلْتُ فَلَمَّا كَانَتْ لَيْلَةُ الْحَصْبَةِ وَقَدْ قَضَى اللَّهُ حَجَّنَا أَرْسَلَ مَعِي عَبْدَ الرَّحْمَنِ بْنَ أَبِي بَكْرٍ فَأَرْدَفَنِي وَخَرَجَ إِلَى التَّنْعِيمِ فَأَهْلَلْتُ بِعُمْرَةٍ فَقَضَى اللَّهُ حَجَّنَا وَعُمْرَتَنَا وَلَمْ يَكُنْ فِي ذَلِكَ هَدْىٌ وَلاَ صَدَقَةٌ وَلاَ صَوْمٌ ‏.‏

Aişe (r.anha)'dan; şöyle demiştir: Biz, Zilhicce hilal'i (nin görüleceği) ne yakalşmış (yani zilkadenin sonuna beş gün kalmış) iken Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in beraberinde (veda haccı) yolculuğuna çıktık. Somra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sizlerden kim umre niyetiyle ihram'a girmek isterse (öyle) ihram'a girsin. Kurbanlığımı sevketmiş olmam olmasaydı ben bir umre niyetiyle ihram'a girecektir.» Aişe (r.anha): Bunun üzerine (sadece) umre niyetiyle ihram'a girenler oldu. Hac niyetiyle ihram'a girenler de oldu. Ben umre niyetiyle ihram'a girenlerdendim. Aişe : Sonra biz (mikattan) yol'a çıktık. Nihayet Mekke'ye vardık. Ben arefe gününü hayızlı ve umre'nin ihramından çıkmamış olarak idrak ettim. Sonra durumumu Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e arz ettim, dedi. Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «Sen umre'ni bırak, saç örgülerini çöz, saçını tara ve hac'ca niyetlen,» buyurdu. Aişe dediki: Ben de yaptım. Sonra Hasbe (yani hasbeye inilme gecesi olan zilhicce'nin14.) gecesi olup Allah haccımızı tamamlatınca, Resul-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Abdurrahman bin Ebi Bekr'i benim beraberimde gönderdi. Abdurrahman beni devesinin arkasına bindirip Ten'im'e çıktı. Ben (orda) umre niyetiyle ihram'a girdim. Böylece Allah bizim haccımızı ve umremizi tamamlattı. Bu işte ne kurban vardı, ne sadaka nede oruç, dedi

It was narrated that ‘Aishah said:“We went out with the Messenger of Allah (ﷺ) on the Farewell Pilgrimage, close to the time of the crescent of Dhul-Hijjah. The Messenger of Allah (ﷺ) said: ‘Whoever among you wants to begin the Talbiyah for ‘Umrah, let him do so. If it were not for the fact that I have brought a sacrificial animal with me, I would have began the Talbiyah for ‘Umrah.’” She said: “Some of the people began the Talbiyah for ‘Umrah, and some began the Talbiyah for Hajj. I was one of those who began the Talbiyah for ‘Umrah.” She said: “We set out until we reached Makkah, then the Day of ‘Arafah came while I was in menses, but I did not exit Ihram for ‘Umrah I complained about that to the Prophet (ﷺ) and he said: ‘Leave your ‘Umrah, undo your hair and comb it, and begin the Talbiyah for Hajj.’” She said: “So I did that, then on the night of Hasbah (i.e., the twelfth night of Dhul-Hijjah), when Allah had enables us to complete our Hajj, he sent ‘Abdur-Rahman bin Abu Bakr with me. He seated me behind him and went out to Tan’im, then I began the Talbiyah for ‘Umrah and Allah enabled us to complete our Hajj and ‘Umrah, and there was no sacrificial animal, charity nor fasting.”

Sünen-i İbn Mâce No. 3001 Zayıf

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى بْنُ عَبْدِ الأَعْلَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ سُحَيْمٍ، عَنْ أُمِّ حَكِيمٍ بِنْتِ أُمَيَّةَ، عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ ‏ "‏ مَنْ أَهَلَّ بِعُمْرَةٍ مِنْ بَيْتِ الْمَقْدِسِ غُفِرَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

It was narrated from Umm Salamah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Whoever begins the Talbiyah for ‘Umrah from Baitul-Maqdis, will be forgiven.”

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya