Sünen-i İbn Mâce: Hibeler Bölümü

15 hadis bulundu

Sünen-i İbn Mâce No. 2375 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، بَكْرُ بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ زُرَيْعٍ، عَنْ دَاوُدَ بْنِ أَبِي هِنْدٍ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، قَالَ انْطَلَقَ بِهِ أَبُوهُ يَحْمِلُهُ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ اشْهَدْ أَنِّي قَدْ نَحَلْتُ النُّعْمَانَ مِنْ مَالِي كَذَا وَكَذَا ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَكُلَّ بَنِيكَ نَحَلْتَ مِثْلَ الَّذِي نَحَلْتَ النُّعْمَانَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَأَشْهِدْ عَلَى هَذَا غَيْرِي ‏"‏ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ أَلَيْسَ يَسُرُّكَ أَنْ يَكُونُوا لَكَ فِي الْبِرِّ سَوَاءً ‏"‏ ‏.‏ قَالَ بَلَى ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَلاَ إِذًا ‏"‏ ‏.‏

Numân bin Beşîr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Babası kendisini alıp Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına götürerek: (Yâ Resûlallah!) Sen şâhid ol: Ben malımdan şu kadarını (oğlum) Numân'a hibe ettim, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (ona:) «(Peki) Sen Numân'a hibe ettiğinin mislini diğer çocuklarının her birisine de hibe ettin (mi)»? buyurdu. Beşîr: Hayır, dedi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde bu işe benden başkasını şâhid et,» buyurdu. (Sonra): «Çocuklarının sana itaat etmeleri hususunda eşit olmaları seni sevindirmez mi?» buyurdu. Beşîr: Evet (sevindirir), diye cevab verdi. Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde hayır (onlara hibe etmede eşitsizlik etme)» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3542 – 3543 – 3544 –

It was narrated that Nu'man bin Bashir said that his father took him to the Prophet (ﷺ) and said:“Bear witness that I have given Nu'man such and such from my wealth.” He said: “Have you given all your children something like that which you have given to Nu'man?” He said: “No.” He said: “Then let someone other than me bear witness to that.” And he said: “Would you not like all your children to honor you equally?” He said: “Of course.” He said: “Then do not do this.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2376 Sahih

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ حُمَيْدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَمُحَمَّدِ بْنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَخْبَرَاهُ عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، أَنَّ أَبَاهُ، نَحَلَهُ غُلاَمًا وَأَنَّهُ جَاءَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم يُشْهِدُهُ فَقَالَ ‏"‏ أَكُلَّ وَلَدِكَ نَحَلْتَ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ لاَ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ فَارْدُدْهُ ‏"‏ ‏.‏

Nu’mân bin Beşîr (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre: Babası kendisine bir köle hibe etti ve Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına giderek O'nu (bu işe) şâhid etmek istedi Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), (Numân'ın babasına): «Sen her çocuğuna bunun mislini hibe ettin (mi)?» buyurdu. Babası: Hayır, deyince Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): «O halde köleyi geri al,» buyurdu. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3542 – 3543 – 3544 –

It was narrated from Nu'man bin Bashir that:his father gave him a gift of a slave, and he came to the Prophet (ﷺ) so that he could witness the gift. He said: “Have you given something to all of your children?” He said: “No.” He said: “Then take back (your gift).”

Sünen-i İbn Mâce No. 2377 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَأَبُو بَكْرِ بْنُ خَلاَّدٍ الْبَاهِلِيُّ قَالاَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي عَدِيٍّ، عَنْ حُسَيْنٍ الْمُعَلِّمِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، وَابْنِ، عُمَرَ يَرْفَعَانِ الْحَدِيثَ إِلَى النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَحِلُّ لِلرَّجُلِ أَنْ يُعْطِيَ الْعَطِيَّةَ ثُمَّ يَرْجِعَ فِيهَا إِلاَّ الْوَالِدَ فِيمَا يُعْطِي وَلَدَهُ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbâs ve (Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Adamın bir şeyi hibe edip sonra bundan dönmesi helal değildir. Ancak çocuğuna bir şey hibe eden baba bu hükmün dışındadır.» EBU DAVUD HADİSİ VE İZAH İÇİN TIKLA

It was narrated from Ibn 'Abbas and Ibn 'Umar, who attributed the Hadith to the Prophet (ﷺ) that he said:“It is not permissible for a man to give a gift then take it back, except what a father gives to his child.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2378 Sahih

حَدَّثَنَا جَمِيلُ بْنُ الْحَسَنِ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، حَدَّثَنَا سَعِيدٌ، عَنْ عَامِرٍ الأَحْوَلِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ نَبِيَّ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ لاَ يَرْجِعْ أَحَدُكُمْ فِي هِبَتِهِ إِلاَّ الْوَالِدَ مِنْ وَلَدِهِ ‏"‏ ‏.‏

Amr bin Şuayb'ın dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Her hangi biriniz hibesinden rücu' etmesin, çocuğundan (hibesini istirdad eden) baba bu hükmün dışındadır.»

It was narrated from Amr bin Shu'aib, from his father, from, his Grandfather, that the Prophet (ﷺ) of Allah (SWT) said:“None of you should take back his gift, except a father (taking it back) from his son.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2379 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ زَكَرِيَّا بْنِ أَبِي زَائِدَةَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَمْرٍو، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ عُمْرَى فَمَنْ أُعْمِرَ شَيْئًا فَهُوَ لَهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Umrâ yoktur. Çünkü kime umra işlemi ile bir mal verilirse artık o mal (dâimi olarak) o kimsenindir.» Zevaid de: Bu hadis’in isnadı Buhari ve Müslim’in şartına göre sahihtir

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“There is no lifelong grant. Whoever is given something as a lifelong grant, it is his.' ”

Sünen-i İbn Mâce No. 2380 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ رُمْحٍ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ، عَنْ جَابِرٍ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ ‏ "‏ مَنْ أَعْمَرَ رَجُلاً عُمْرَى لَهُ وَلِعَقِبِهِ فَقَدْ قَطَعَ قَوْلُهُ حَقَّهُ فِيهَا فَهِيَ لِمَنْ أُعْمِرَ وَلِعَقِبِهِ ‏"‏ ‏.‏

Câbir (bin Abdillah) (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre kendisi: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'den şöyle buyururken işittim, demiştir: «Kim umra usûlü ile bir malı bir adama ve onun nesline verirse artık (söylediği) sözü onun o maldaki hakkını kesmiş olur. Bu itibarla o mal, umra usûlü ile verilen adama ve onun neslinedir.»

It was narrated that Jabir said:“I heard the Messenger of Allah (ﷺ) say: 'Whoever gives a lifelong grant to a man, it belongs to him (the recipient) and to his heirs. His (the giver's) words put an end to his right to it, and it belongs to the one to whom it was given for life and to his heirs.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2381 Sahih

حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ عَمَّارٍ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ حُجْرٍ الْمَدَرِيِّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم جَعَلَ الْعُمْرَى لِلْوَارِثِ ‏.‏

Zeyd bîn Sabit (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), umrâ'yı alıcının (ölümünden sonra) vârisine vermiştir. EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAHLAR: 3548 — 3549 — 3550 — 3551 — 3552 — 3553 — 3554 — 3555 — 3556 —

It was narrated from Zaid bin Thabit that :the Prophet (ﷺ) ruled that a gift given for life belongs to the heirs (of the recipient)

Sünen-i İbn Mâce No. 2382 Sahih

حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ مَنْصُورٍ، أَنْبَأَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ، أَنْبَأَنَا ابْنُ جُرَيْجٍ، عَنْ عَطَاءٍ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ لاَ رُقْبَى فَمَنْ أُرْقِبَ شَيْئًا فَهُوَ لَهُ حَيَاتَهُ وَمَمَاتَهُ ‏"‏ ‏.‏ قَالَ وَالرُّقْبَى أَنْ يَقُولَ هُوَ لِلآخَرِ مِنِّي وَمِنْكَ مَوْتًا ‏.‏

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dsm rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Rukbâ yoktur. Çünkü kime rukbâ usulü ile bir şey verilirse artık o şey o kimsenin hayatında da, ölümünde de kendisine aittir.» AÇIKLAMA 2383’te

It was narrated from Ibn 'Umar that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“There is no Ruqba. Whoever is given a gift on the basis of Ruqba, it belongs to him, whether he lives or dies.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2383 Sahih

حَدَّثَنَا عَمْرُو بْنُ رَافِعٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، ح وَحَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، قَالاَ حَدَّثَنَا دَاوُدُ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ جَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْعُمْرَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُعْمِرَهَا وَالرُّقْبَى جَائِزَةٌ لِمَنْ أُرْقِبَهَا ‏"‏ ‏.‏

Câbir bin Abdillah (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyuydu, demiştir: «Umrâ, kendisine verilen için (dâimi olarak) geçerlidir. (Hibe eden bundan dönüş yapamaz) Rukbâ da kendisine verilen için (sürekli biçimde) geçerlidir. (Hibe eden bundan dönüş yapamaz).»

It was narrated from Jabir bin 'Abdullah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“Umra belongs to the one to whom it is given, and Ruqba belongs to the one to whom it is given.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2384 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، عَنْ عَوْفٍ، عَنْ خِلاَسٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ إِنَّ مَثَلَ الَّذِي يَعُودُ فِي عَطِيَّتِهِ كَمَثَلِ الْكَلْبِ أَكَلَ حَتَّى إِذَا شَبِعَ قَاءَ ثُمَّ عَادَ فِي قَيْئِهِ فَأَكَلَهُ ‏"‏ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Verdiği hibeyi geri alan kişinin durumu köpeğin durumu gibidir. Köpek yer, nihayet doyunca kusar. Sonra kustuğuna dönüş yapıp onu yer.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bu hadis Buhari ve Müslim'de Ebu Hureyre (r.a.)'den başka sahabiden rivayet edilmektedir. Ebu Hureyre'nin rivayetine aid seneddeki raviler sika zatlardır. Fakat bu sened munkatidir. Ahmed bin Hanbel: Hılas bin Amr el-Heceri, Ebu Hureyre'den bir şey işitmemiştir, demiştir

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“The likeness of one who takes back his gift is that of a dog that eats until it is full and vomits; then it goes back to its vomit and eats it again.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2385 Sahih

حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، قَالَ سَمِعْتُ قَتَادَةَ، يُحَدِّثُ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْعَائِدِ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Abbâs (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir «Hibesini geri alan kişi kustuğunu yiyen gibidir.»

It was narrated from Ibn 'Abbas that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“The one who takes back his gift is like the one who goes back to his vomit.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2386 Sahih

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يُوسُفَ الْعَرْعَرِيُّ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ أَبِي حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا الْعُمَرِيُّ، عَنْ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم قَالَ ‏ "‏ الْعَائِدُ فِي هِبَتِهِ كَالْكَلْبِ يَعُودُ فِي قَيْئِهِ ‏"‏ ‏.‏

(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'dan rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Hibesinden dönüş yapan kişi, kustuğuna dönüş yapan (yiyen) köpek gibidir.»

It was narrated from Ibn`Umar that the Prophet (ﷺ) said:“The one who takes back his gift is like the dog that goes back to its vomit.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2387 Zayıf

حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، وَمُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِبْرَاهِيمُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ بْنِ مُجَمِّعِ بْنِ جَارِيَةَ الأَنْصَارِيُّ، عَنْ عَمْرِو بْنِ دِينَارٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏ "‏ الرَّجُلُ أَحَقُّ بِهِبَتِهِ مَا لَمْ يُثَبْ مِنْهَا ‏"‏ ‏.‏

Ebû Hureyre (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu, demiştir: «Karşılığı verilmedikçe adam, verdiği hibeyi geri alma hakkına sahiptir.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde bulunan İbrahim bin İsmail bin Mücenuni' zayıftır

It was narrated from Abu Hurairah that the Messenger of Allah (ﷺ) said:“A man has more right to his gift so long as he has not gotten something in return for it.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2388 Sahih

حَدَّثَنَا أَبُو يُوسُفَ الرَّقِّيُّ، مُحَمَّدُ بْنُ أَحْمَدَ الصَّيْدَلاَنِيُّ حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنِ الْمُثَنَّى بْنِ الصَّبَّاحِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم قَالَ فِي خُطْبَةٍ خَطَبَهَا ‏ "‏ لاَ يَجُوزُ لاِمْرَأَةٍ فِي مَالِهَا إِلاَّ بِإِذْنِ زَوْجِهَا إِذَا هُوَ مَلَكَ عِصْمَتَهَا ‏"‏ ‏.‏

Amr bin Şuayb'in dedesi (Abdullah bin Amr bin el-Âs) (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) irâd ettiği bir hutbede şöyle buyurdu, demiştir: «Bir erkek bir kadınla evlenince erkeğin izni olmaksızın kadının, kendi malından hediye vermesi caiz değildir,» EBU DAVUD HADİSLERİ VE İZAH: 3546 –

It was narrated from 'Amr bin Shu'aib, from his father that he delivered:“It is not permissible for a woman to dispose of her wealth except with her husband's permission, once he has married her.”

Sünen-i İbn Mâce No. 2389 Sahih

حَدَّثَنَا حَرْمَلَةُ بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، أَخْبَرَنِي اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ يَحْيَى، - رَجُلٌ مِنْ وَلَدِ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ - عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، أَنَّ جَدَّتَهُ، خَيْرَةَ - امْرَأَةَ كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ - أَتَتْ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِحُلِيٍّ لَهَا فَقَالَتْ إِنِّي تَصَدَّقْتُ بِهَذَا فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ لاَ يَجُوزُ لِلْمَرْأَةِ فِي مَالِهَا إِلاَّ بِإِذْنِ زَوْجِهَا فَهَلِ اسْتَأْذَنْتِ كَعْبًا ‏"‏ ‏.‏ قَالَتْ نَعَمْ ‏.‏ فَبَعَثَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِلَى كَعْبِ بْنِ مَالِكٍ زَوْجِهَا فَقَالَ ‏"‏ هَلْ أَذِنْتَ لِخَيْرَةَ أَنْ تَتَصَدَّقَ بِحُلِيِّهَا ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ نَعَمْ ‏.‏ فَقَبِلَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنْهَا ‏

Ka'b bin Mâlik (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Karısı Hayre (r.anha) kendi malı olan bir zinet eşyasını Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e götürüp: Bunu sadaka olarak verdim, dedi. Bunun üzerine Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kendisine: «Kadının kendi malından sadaka vermesi caiz değildir. Meğer ki kocasının izni ola. Bu nedenle, sen (kocan) Ka'b'dan izin istedin mi?» buyurdu. Hayre: Evet, diye cevab verdi. Bundan sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem), Hayre'nin kocası Ka'b bin Mâlik'e haber göndererek: «Sen Hayre'ye kendi süs eşyasını sadaka etmesi için izin verdin mi?» diye sordu. Ka'b (r.a.): Evet, cevâbını verdikten sonra Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) anılan süs eşyasını Hayre'den kabul etti. Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedinde Yahya vardır. Halbuki, Ka'b'ın evladı arasında böyle bir adam tanınmamaktadır. Bu itibarla sened zayıftır

It was narrated from 'Abdullah bin Yahya, one of the sons of Ka'b bin Malik, from his grandfather, that :his grandmother Khairah, the wife of Ka'b bin Malik, came to the Messenger of Allah (ﷺ) with some jewelry belonging to her and said, I am giving this in charity. The Messenger of Allah (ﷺ) said to her: “It is not permissible for a woman to dispose of her wealth without her husband's permission. Did you ask Ka'b's permission?” She said: “Yes.” So the Messenger of Allah (ﷺ) sent for Ka'b bin Malik, her husband, and said, “Did you give Khairah permission to give her jewelry in charity?” He said: “Yes.” So the Messenger of Allah (ﷺ) accepted it from her

Şehir seçin

Türkiye

Almanya

Hollanda

Belçika

Fransa

Avusturya

İsviçre

Birleşik Krallık

İsveç

Danimarka

Norveç

KKTC

Azerbaycan

Bosna-Hersek

Kuzey Makedonya

Kosova

Bulgaristan

Suudi Arabistan

Filistin

Mısır

BAE

Katar

ABD

Kanada

Avustralya