266 hadis bulundu · sayfa 6/14
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ عَبْدَةَ، وَالْحُسَيْنُ بْنُ الْحَسَنِ الْمَرْوَزِيُّ، قَالاَ حَدَّثَنَا الْمُعْتَمِرُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ حُمَيْدٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قِيلَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَىُّ النَّاسِ أَحَبُّ إِلَيْكَ قَالَ " عَائِشَةُ " . قِيلَ مِنَ الرِّجَالِ قَالَ " أَبُوهَا " .
Enes r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e: - Ya Resulallah! İnsanlar içinde sana en sevimli olan kimdir?, diye soruldu. Resulullah s.a.v. : - Aişe’dir, diye cevap verdi. Bu kere: - Erkekler içinde kimdir? diye soruldu. Resul-i Ekrem s.a.v. : - ‘’Aişe’nin babası !‘’ buyurdu
It was narrated that Anas said:"It was said: 'O Messenger of Allah, which of the people is most beloved to you?' He said: "Aishah.' It was asked, 'And among men?' He said: 'Her father
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو أُسَامَةَ، أَخْبَرَنِي الْجُرَيْرِيُّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ شَقِيقٍ، قَالَ قُلْتُ لِعَائِشَةَ أَىُّ أَصْحَابِهِ كَانَ أَحَبَّ إِلَيْهِ قَالَتْ أَبُو بَكْرٍ . قُلْتُ ثُمَّ أَيُّهُمْ قَالَتْ عُمَرُ . قُلْتُ ثُمَّ أَيُّهُمْ قَالَتْ أَبُو عُبَيْدَةَ .
<Abdullah b. Şakik r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle söylemiştir: Ben Aişe r.a.’ya: Ashabı Kiram’dan en çok hangisi Resul-i Ekrem s.a.v. ‘e daha sevimli idi? diye sordum. Aişe r.a.: Ebu Bekir idi! diye cevap verdi bu defa: - Sonra hangisi? dedim.Aişe r.a., - Ondan sonra Ömer’di! diye cevapladı. Bu kere: - Daha sonra hangisi? dedim. Bunun üzerine: - Bunlardan sonra Ebu Ubeyde idi! dedi. >
It was narrated that 'Abdullah bin Shaqiq said:"I said to 'Aishah: 'Which of the (Prophet's) Companions was most beloved to him?' She said: 'Abu Bakr.' I said: 'Then which of them?' She said: ''Umar.' I said: 'Then which of them?' She said: 'Abu 'Ubaidah
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدٍ الطَّلْحِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ خِرَاشٍ الْحَوْشَبِيُّ، عَنِ الْعَوَّامِ بْنِ حَوْشَبٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمَّا أَسْلَمَ عُمَرُ نَزَلَ جِبْرِيلُ فَقَالَ يَا مُحَمَّدُ لَقَدِ اسْتَبْشَرَ أَهْلُ السَّمَاءِ بِإِسْلاَمِ عُمَرَ .
İbni Abbas r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: Ömer r.a., Müslümanlığı kabul edince Cebrail (Aleyhisselam) inerek: ''Ya Muhammed! Gök ehli Ömer’in Müslüman oluşu dolayısı ile müjdeleştiler, dedi.'' Not: Zevaid de: Hadis’in ravilerinden Abdullah bin Hiras el-Havşabi’nin zayıf olduğunda ittifak edildiği gerekçesiyle Zevaid müellifi Nuruddini’l-Haysemi yazarı bu isnadın zayıf olduğunu, fakat İbn-i Hibban’ın bu ravi’yi sika sayıp hadis’i kendi sahihinde aynı sened ile tahric ettiğini söylemiştir
It was narrated that Ibn 'Abbas said:"When 'Umar became Muslim, Jibril came down and said: 'O Muhammed! The people of heaven are rejoicing because of 'Umar's Islam
حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ مُحَمَّدٍ الطَّلْحِيُّ، أَنْبَأَنَا دَاوُدُ بْنُ عَطَاءٍ الْمَدِينِيُّ، عَنْ صَالِحِ بْنِ كَيْسَانَ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " أَوَّلُ مَنْ يُصَافِحُهُ الْحَقُّ عُمَرُ وَأَوَّلُ مَنْ يُسَلِّمُ عَلَيْهِ وَأَوَّلُ مَنْ يَأْخُذُ بِيَدِهِ فَيُدْخِلُهُ الْجَنَّةَ " .
Ubeyy bin Ka'b r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi: Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu , demiştir: ''Hakk’ın, musafaha ettiği (tokalaştığı) ve selam verdiği ilk adam Ömer’dir. Hakk’ın, elinden tutup Cennet’e koyduğu ilk kişi de O’dur.'' Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in isnadındaki ravilerden Davud bin Ata’ el-Medeni’nin zayıflığında ittifak edildiği için bu isnadın zayıf olduğu diğer ravilerinin sika oldukları ve hafız imamu’d-din bin Kesir’in cami’u’l-mesanid adlı eserinde: bu hadis’in cidden münker olup, mevdu olmaktan uzak olmadığını ve bu’nun tek sebebinin ravi Davud bin Ata’ olduğnu söylediği’’ bildiriliyor
It was narrted that Ubayy bin Ka'b said:"The Messenger of Allah said: 'The first person with whom Allah will shake hands will be 'Umar, (and he is) the first person to be greeted with the Salam, and the first person who will be taken by the hand and admitted into Paradise
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عُبَيْدٍ أَبُو عُبَيْدٍ الْمَدِينِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ الْمَاجِشُونِ، حَدَّثَنِي الزَّنْجِيُّ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " اللَّهُمَّ أَعِزَّ الإِسْلاَمَ بِعُمَرَ بْنِ الْخَطَّابِ خَاصَّةً " .
Aişe r.a.’dan: Resulullah s.a.v.,şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: ''Allah’ım ! İslamiyeti bilhassa Hattab oğlu Ömer(in Müslümanlığı kabul etmesi) ile aziz kıl.'' Not: Zevaid de: ‘’Aişe r.a. hadis’inin zayıf olduğu, zira bazı alimlerin ravi Abdu’l-melik bin el-Macişun’u zayıf saydıkları, fakat İbn-i Hibban’ın o’nu sika saydığı, hadis’in ravilerinden ez-Zenci (Müslim) bin Halid’in, Buhari’ye göre hadisleri münker bir kişi olduğu, Ebu Hatim, Nesai ve diğerlerinin de mezkur ravi’yi zayıf saydıkları, ama İbn-i Hibban ve İbn-i Muin tarafından sika kabul edildiği’’ ifade edilmiştir
It was narrated that 'Aishah said:"The Messenger of Allah said: 'O Allah! Strengthen Islam with 'Umar bin Khattab in particular
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلَمَةَ، قَالَ سَمِعْتُ عَلِيًّا، يَقُولُ خَيْرُ النَّاسِ بَعْدَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَبُو بَكْرٍ وَخَيْرُ النَّاسِ بَعْدَ أَبِي بَكْرٍ عُمَرُ .
Abdullah bin Selime r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi, Ali r.a.’den şöyle söylediğini işittim,demiştir: - Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den sonra insanların en hayırlısı Ebu Bekir’dir ve Ebu Bekir’den sonra da insanların en hayırlısı Ömer’dir
It was narrated that 'Abdullah bin Salimah said:"I heard 'Ali say: 'The best of people after the Messenger of Allah is Abu Bakr, and the best of people after Abu Bakr is 'Umar
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْحَارِثِ الْمِصْرِيُّ، أَنْبَأَنَا اللَّيْثُ بْنُ سَعْدٍ، حَدَّثَنِي عُقَيْلٌ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَخْبَرَنِي سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ، أَنَّ أَبَا هُرَيْرَةَ، قَالَ كُنَّا جُلُوسًا عِنْدَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " بَيْنَا أَنَا نَائِمٌ رَأَيْتُنِي فِي الْجَنَّةِ فَإِذَا أَنَا بِامْرَأَةٍ تَتَوَضَّأُ إِلَى جَانِبِ قَصْرٍ فَقُلْتُ لِمَنْ هَذَا الْقَصْرُ فَقَالَتْ لِعُمَرَ . فَذَكَرْتَ غَيْرَتَهُ فَوَلَّيْتُ مُدْبِرًا " . قَالَ أَبُو هُرَيْرَةَ فَبَكَى عُمَرُ فَقَالَ أَعَلَيْكَ بِأَبِي وَأُمِّي يَا رَسُولَ اللَّهِ أَغَارُ
Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: Biz Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem meclisinde oturuyorduk. O, bize şöyle buyurdu: ''Ben bir ara uyurken kendimi Cennette gördüm. O esnada bir kadın bir köşkün yanında abdest alıyordu. Ben (orada bulunanlara) <Bu köşk kim içindir?> diye sordum. Kadın: Ömer (İbni Hattab) için! dedi. <(Buraya girip bakmak istedim. Fakat) Ömer’in gayretini (kıskançlığını) hatırladım da hemen geri döndüm.'' Ebu Hureyre dedi ki: ‘’(Resul-i Ekrem’in müjdesinden duygulanan) Ömer r.a. (sevincinden) ağladı da! Ya Resulallah ! Babam, anam sana feda olsun, sana karşı mı kıskançlık edeceğim? dedi.’’ NÜSLİM RİVAYETİ VE İZAH İÇİN BURAYA TIKLAYIN
Abu Hurairah said:"We were sitting with the Prophet and he said: 'While I was sleeping I saw myself in Paradise (in a dream), and I saw a woman performing ablution beside a palace. I asked: "Whose palace is this?" She said: "'Umar's." I remembered his protective jealousy, so I turned away and left.'" Abu Hurairah said: ''Umar wept and said: 'May my father and mother be sacrificed for you, O Messenger of Allah! Would I feel any protective jealousy against you?
حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا عَبْدُ الأَعْلَى، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ إِسْحَاقَ، عَنْ مَكْحُولٍ، عَنْ غُضَيْفِ بْنِ الْحَارِثِ، عَنْ أَبِي ذَرٍّ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " إِنَّ اللَّهَ وَضَعَ الْحَقَّ عَلَى لِسَانِ عُمَرَ يَقُولُ بِهِ " .
Ebu Zer’ r.a.’den: Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’den işittim: Şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: ‘’Şüphesiz Allah (Tebareke ve Teala) hakkı, Ömer’in dil'i üzerine koydu. (O'nun dil'i ile icra kıldı.) Ömer hak ile hükmeder.’’
It was narrated that Abu Dharr said:"I heard the Messenger of Allah say: 'Allah has placed the truth on the tongue of 'Umar, and he speaks with that (truth)
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا أَبِي عُثْمَانُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِيهِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " لِكُلِّ نَبِيٍّ رَفِيقٌ فِي الْجَنَّةِ وَرَفِيقِي فِيهَا عُثْمَانُ بْنُ عَفَّانَ " .
Ebu Hureyre r.a.’den: şöyle dediği rivayet edilmiştir: Resul-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem buyurdu ki: ‘’Cennette her Nebi'in bir arkadaşı olur. Orada benim arkadaşım da Osman bin Affan’dır.’’ Not: Zevaid de: Bu hadis’in senedi zayıftır, zira senedde bulunan Osman bin Halid zayıf bir ravidir. Fakat Tirmizi Bu hadisi Talha bin Ubeydullah yoluyla rivayet etmiş ve isnadının kuvvetli olmayıp ‘’ğarib’’ olduğunu ifade etmiştir
It was narrated from Abu Hurairah that:The Messenger of Allah said: "Every Prophet will have a friend in Paradise, and my friend there will be 'Uthman bin 'Affan
حَدَّثَنَا أَبُو مَرْوَانَ، مُحَمَّدُ بْنُ عُثْمَانَ الْعُثْمَانِيُّ حَدَّثَنَا أَبِي عُثْمَانُ بْنُ خَالِدٍ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي الزِّنَادِ، عَنْ أَبِي الزِّنَادِ، عَنِ الأَعْرَجِ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، أَنَّ النَّبِيَّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ لَقِيَ عُثْمَانَ عِنْدَ بَابِ الْمَسْجِدِ فَقَالَ " يَا عُثْمَانُ هَذَا جِبْرِيلُ أَخْبَرَنِي أَنَّ اللَّهَ قَدْ زَوَّجَكَ أُمَّ كُلْثُومٍ بِمِثْلِ صَدَاقِ رُقَيَّةَ عَلَى مِثْلِ صُحْبَتِهَا " .
Ebu Hureyre r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem Mescid’in kapısı yanında Osman r.a.’a rastladı ve: ‘’Ya Osman! Bu, Cebrail’dir. Kızım Rukiyye’nin mihri misli ile ve onunla yaptığın hayat arkadaşlığı gibi bir arkadaşlık yapmak üzere Allah’ın (kızım) Ümmü Gülsüm’ün nikahını sana kıydığını bana haber verdi.’’ buyurdu. Not: Zevaid de: Bu hadis’in isnadı’nın önceki 109 nolu hadis gibi olduğu bildirilmiştir
It was narrated from Abu Hurairah that:The Prophet met 'Uthman at the door of the mosque and said: "O 'Uthman! Jibril has told me that Allah married you to Umm Kulthum for a dowry like that of Ruqayyah, provided that you treat her as you treated Ruqayyah
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ حَسَّانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ سِيرِينَ، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، قَالَ ذَكَرَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِتْنَةً فَقَرَّبَهَا فَمَرَّ رَجُلٌ مُقَنَّعٌ رَأْسُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " هَذَا يَوْمَئِذٍ عَلَى الْهُدَى " . فَوَثَبْتُ فَأَخَذْتُ بِضَبْعَىْ عُثْمَانَ ثُمَّ اسْتَقْبَلْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فَقُلْتُ هَذَا قَالَ " هَذَا " .
Ka'b bin Ucra r.a.’den, rivayet edildiğine göre kendisi şöyle demiştir: - Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem, (meydana gelecek) bir fitneyi zikretti ve pek yakın bir zamanda olacağını bildirdi. O sırada ridası ile başı örtülü bir adam oradan geçti. Resul-i Ekrem de: ‘’Bu adam o fitne günü hidayet üzerindedir.’’ buyurdu. Ben hemen yerimden sıçradım ve Osman (orada geçmekte olan adam) iki pazısından tuttum: Sonra Resul-i Ekrem’in karşısına çıkıp: Bu adam mı?> diye sordum. Resulullah s.a.v.’de ‘’Bu adamdır’’, buyurdu. Not: Seneddeki ravilerden Muhammed bin Sirin'in Ka'b bin Ucra'dan hadis işitmediği, Ebu Hatem tarafından beyan' edildiği. oysa bu isnadda Muhammed bin Sirin'in Ka'b'den rivayette bulunduğu görüldüğü için Zevaid müellifi, bu isnadın «Munkati' olduğunu ve isnaddaki diğer. bütün ravilerin sika olduğunu söylemiştir
It was narrated that Ka'b bin 'Ujrah said:"The Messenger of Allah mentioned a Fitnah (tribulation) that had drawn nigh. Then a man passed by with his head covered. The Messenger of Allah said: 'On that day, this man will be following right guidance.' I leapt up and took hold of 'Uthman's arms, then I turned to face the Messenger of Allah and said: 'This man?' He said: 'This man
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو مُعَاوِيَةَ، حَدَّثَنَا الْفَرَجُ بْنُ فَضَالَةَ، عَنْ رَبِيعَةَ بْنِ يَزِيدَ الدِّمَشْقِيِّ، عَنِ النُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " يَا عُثْمَانُ إِنْ وَلاَّكَ اللَّهُ هَذَا الأَمْرَ يَوْمًا فَأَرَادَكَ الْمُنَافِقُونَ أَنْ تَخْلَعَ قَمِيصَكَ الَّذِي قَمَّصَكَ اللَّهُ فَلاَ تَخْلَعْهُ " . يَقُولُ ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ . قَالَ النُّعْمَانُ فَقُلْتُ لِعَائِشَةَ مَا مَنَعَكِ أَنْ تُعْلِمِي النَّاسَ بِهَذَا قَالَتْ أُنْسِيتُهُ وَاللَّهِ .
Nu'man bin Beşir r.a.’den rivayet edildiğine göre Aişe r.a.’a şöyle demiştir: Resulullah s.a.v.: ‘‘Ya Osman! Eğer Allah sana bir gün bu (halifelik) işi verir de münafıklar Allah’ın sana giydirdiği (halifelik) gömleğini soymaya kalkışırlarsa sakın sen o gömleği soyma, (halifelikten çekilme)’’ buyurdu. Bu sözü üç defa tekrarladı
It was narrated that 'Aishah said:The Messenger of Allah said: "O 'Uthman, if Allah places you in authority over this matter (as the caliph) some day and the hypocrites want to rid you of the garment with which Allah has clothed you (i.e., the position of caliph), do not take it off." He said that three times. (One of the narrators) Nu'man said: "I said to 'Aishah: 'What kept you from telling the people that?' She said: 'I was made to forget it
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ نُمَيْرٍ، وَعَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، قَالاَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ بْنُ أَبِي خَالِدٍ، عَنْ قَيْسِ بْنِ أَبِي حَازِمٍ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي مَرَضِهِ " وَدِدْتُ أَنَّ عِنْدِي بَعْضَ أَصْحَابِي " . قُلْنَا يَا رَسُولَ اللَّهِ أَلاَ نَدْعُو لَكَ أَبَا بَكْرٍ فَسَكَتَ قُلْنَا أَلاَ نَدْعُو لَكَ عُمَرَ فَسَكَتَ قُلْنَا أَلاَ نَدْعُو لَكَ عُثْمَانَ قَالَ " نَعَمْ " . فَجَاءَ عُثْمَانُ فَخَلاَ بِهِ فَجَعَلَ النَّبِيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يُكَلِّمُهُ وَوَجْهُ عُثْمَانَ يَتَغَيَّرُ . قَالَ قَيْسٌ فَحَدَّثَنِي أَبُو سَهْلَةَ مَوْلَى عُثْمَانَ أَنَّ عُثْمَانَ بْنَ عَفَّانَ قَالَ يَوْمَ الدَّارِ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ عَهِدَ إِلَىَّ عَهْدًا وَأَنَا صَائِرٌ إِلَيْهِ . وَقَالَ عَلِيٌّ فِي حَدِيثِهِ وَأَنَا صَابِرٌ عَلَيْهِ . قَالَ قَيْسٌ فَكَانُوا يُرَوْنَهُ ذَلِكَ الْيَوْمَ .
Kays bin Ebi Hazım r.a.’den rivayet edildiğine göre Aişe r.anha şöyle demiştir: ‘’Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem (son) hastalığında (bize hitaben): - ‘’Ashabımın bazısının yanımda bulunmasına sevinirim’’, buyurdu. Biz (O’na): - Ya Resulallah! Senin için Ebu Bekr’i çağırmayalım mı? dedik. O (bizim bu sözümüz üzerine) sustu. (Bu kere biz O’na): - Ömer’i senin için çağırmıyalım mı? dedik. O, yine sustu.(Bunun üzerine biz O’na): - Senin için Osman’ı çağırmıyalım mı? dedik. Resul-i Ekrem: - ‘’Evet’’ buyurdu. (da gereği yapıldı.) Biraz sonra Osman geldi. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem onunla yalnız kaldı. (özel görüştü.) Artık Resul-i Ekrem onunla konuşmaya devam ediyordu. Osman’ın yüzü de (gittikçe) değişiyordu. Ravi Kays dedi ki: ‘’Osman r.a.’ın mevlası Ebu Sehle, daha sonra (Osman r.a.’ın şehid edilmesi olayından sonra) bana şöyle söyledi: Osman bin Affan r.a.: ‘’Yevmi’d-Dar = Ev günü: - Gerçekten Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bana bir ahit söyledi. İşte ben buna dönüşücüyüm, dedi. (İbni Maceh’e, isnadı ileten ikinci raviden birisi olan) Ali (bin Muhammed’in rivayet ettiği) hadisinde (Osman r.a.’ın son cümlesi hakkında) dedi ki: ‘’Ben de bu ahit üzerinde sabrediciyim’’ Ravi Kays: İşte alimler, hadiste geçen ‘’Yevmi’d-Dar = Ev gününün’’ Osman’ın evinde muhasara edildiği gün olduğu kanaatında idiler. Not: Zevaid de: ''Bu hadis'in isnadı sahih, ravileri sikadır'' deniyor
It was narrated that 'Aishah said:"When he was ill, the Messenger of Allah said: 'I would like to have some of my Companions with me.' We said: 'O Messenger of Allah! Shall we call Abu Bakr for you?' But he remained silent. We said: 'Shall we call 'Umar for you?' But he remained silent. We said: 'Shall we call 'Uthman for you?' He said: 'Yes.' So 'Uthman came and he spoke to him in private. The Prophet started to speak to him and 'Uthman's expression changed." Qais said: "Abu Sahlah, the freed slave of 'Uthman, narrated to me that on the Day of the House, 'Uthman bin 'Affan said: 'The Messenger of Allah told me what would come to pass and now I am coming to that day.'"In his narration of the Hadith, 'Ali (one of the narrators) said (that he said): "And I am going to bear it with patience." Qais said: "They used to think that that was the Day of the House
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، وَأَبُو مُعَاوِيَةَ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ نُمَيْرٍ عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنْ زِرِّ بْنِ حُبَيْشٍ، عَنْ عَلِيٍّ، قَالَ عَهِدَ إِلَىَّ النَّبِيُّ الأُمِّيُّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ لاَ يُحِبُّنِي إِلاَّ مُؤْمِنٌ وَلاَ يُبْغِضُنِي إِلاَّ مُنَافِقٌ .
Zirr bin Hubeyş r.a.’den, Ali (bin Ebi Talib) r.a.’ın şöyle söylediği rivayet edilmiştir: Gerçekten, mu'min’den başkasının beni sevmiyeceğine ve münafıktan başkasının bana buğzetmiyeceğine Ümmi Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem, bana kesin bir ahid ve teminat verdi
It was narrated that 'Ali said:"The Unlettered Prophet informed me (saying) that none but a believer would love me and none but a hypocrite would hate me
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ جَعْفَرٍ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، عَنْ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ سَمِعْتُ إِبْرَاهِيمَ بْنَ سَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِيهِ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ أَنَّهُ قَالَ لِعَلِيٍّ " أَلاَ تَرْضَى أَنْ تَكُونَ مِنِّي بِمَنْزِلَةِ هَارُونَ مِنْ مُوسَى " .
Sa'd bin Ebi Vakkas r.a.’den,rivayet edildiğine göre Resul-i Ekrem Sallallahu aleyhi ve sellem Ali r.a.’a şöyle buyurmuştur: ‘’(Ya Ali!) Bana nisbeten sen, Musa’ya oranla Harun mevkiinde olmaya razı olmaz mısın?’’
Sa'd bin Abu Waqqas narrated from his father that:The Prophet said to 'Ali: "Would it not please you to be to me as Harun was to Musa?
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا أَبُو الْحُسَيْنِ، أَخَبَرَنِي حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ عَلِيِّ بْنِ زَيْدِ بْنِ جُدْعَانَ، عَنْ عَدِيِّ بْنِ ثَابِتٍ، عَنِ الْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ، قَالَ أَقْبَلْنَا مَعَ رَسُولِ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ فِي حَجَّتِهِ الَّتِي حَجَّ فَنَزَلَ فِي الطَّرِيقِ فَأَمَرَ الصَّلاَةَ جَامِعَةً فَأَخَذَ بِيَدِ عَلِيٍّ فَقَالَ " أَلَسْتُ أَوْلَى بِالْمُؤْمِنِينَ مِنْ أَنْفُسِهِمْ " . قَالُوا بَلَى . قَالَ " أَلَسْتُ أَوْلَى بِكُلِّ مُؤْمِنٍ مِنْ نَفْسِهِ " . قَالُوا بَلَى . قَالَ " فَهَذَا وَلِيُّ مَنْ أَنَا مَوْلاَهُ اللَّهُمَّ وَالِ مَنْ وَالاَهُ اللَّهُمَّ عَادِ مَنْ عَادَاهُ " .
Bera' bin A'zib r.a.’den, kendisine şöyle dediği rivayet edilmiştir: Biz Resul-i Ekrem s.a.v.’in ifa etmiş olduğu hac seferine beraberinde yola çıkmıştık. O, yolun bir semtinde, konakladı da cemaatla namaz kılma emrini verdi. Daha sonra Ali r.a.’in elini tuttu ve (Ashabına): - (Ashabım!) Ben mu'minlere, kendi nefislerinden evla değil miyim? dedi. Orada bulunan sahabiler: - (Ya Resulallah!) Evet (evlasın), dediler. Resul-i Ekrem: - Ey Ashabım!) Ben her mu'mine, kendi kendi nefsinden evla değimliyim? dedi. (Ashabı Kiram) da: -Evet, (evlasın Ya Resulullah! diye) cevap verdiler. (Bu konuşmalar cerayan ettikten sonra elini tuttuğu Hz. Ali r.a.’ı işaret ederek) Resul-i Ekrem s.a.v.: - <İşte bu (Ali), beni seven herkesin mahbubudur. Allahım! O’nu (Ali’yi) seven kimseleri, sev. O’na buğuz edenlere, sen de buğz et.> dedi. Not: Zevaid de: ‘’Bu Hadis’in isnadındaki Ali bin Zeyd bin Ced’an zayıftır, dolayısıyla isnad zayıftır.’’ Deniyor
It was narrated that Bara' bin 'Azib said:"We returned with the Messenger of Allah from his Hajj that he had performed, and we stopped at some point on the road. He commanded that prayer should be performed in congregation, then he took the hand of 'Ali and said: 'Am I not dearer to the believers than their own selves?' They said: 'Yes indeed.' He said: 'Am I not dearer to every believer than his own self?' They said: 'Yes indeed.' He said: 'This man is the friend of those whose master I am.' O Allah, take as friends those who take him as a friend, and take as enemies those who take him as an enemy
حَدَّثَنَا عُثْمَانُ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي لَيْلَى، حَدَّثَنَا الْحَكَمُ، عَنْ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي لَيْلَى، قَالَ كَانَ أَبُو لَيْلَى يَسْمُرُ مَعَ عَلِيٍّ فَكَانَ يَلْبَسُ ثِيَابَ الصَّيْفِ فِي الشِّتَاءِ وَثِيَابَ الشِّتَاءِ فِي الصَّيْفِ فَقُلْنَا لَوْ سَأَلْتَهُ فَقَالَ إِنَّ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ بَعَثَ إِلَىَّ وَأَنَا أَرْمَدُ الْعَيْنِ يَوْمَ خَيْبَرَ قُلْتُ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي أَرْمَدُ الْعَيْنِ . فَتَفَلَ فِي عَيْنِي ثُمَّ قَالَ " اللَّهُمَّ أَذْهِبْ عَنْهُ الْحَرَّ وَالْبَرْدَ " . قَالَ فَمَا وَجَدْتُ حَرًّا وَلاَ بَرْدًا بَعْدَ يَوْمِئِذٍ . وَقَالَ " لأَبْعَثَنَّ رَجُلاً يُحِبُّ اللَّهَ وَرَسُولَهُ وَيُحِبُّهُ اللَّهُ وَرَسُولُهُ لَيْسَ بِفَرَّارٍ " . فَتَشَوَّفَ لَهَا النَّاسُ فَبَعَثَ إِلَى عَلِيٍّ فَأَعْطَاهَا إِيَّاهُ .
Abdurrahman bin Ebi Leyla r.a.’dan rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki : (Babam) Ebu Leyla r.a., Ali r.a. ile akşamları görüşüp sohbet ederlerdi. Ali r.a., kışın yazlık elbise, yazın da kışlık elbise giyerdi. Biz (onun bu haline şaştığımız için kendisi ile iyi görüşen Ebu Leyla’ya) : ‘Keşke o’na sorsaydın (Neden mevsimlerin şartlarına göre giyinmiyor?)’ dedik. Bu talebimiz üzerine Ali r.a. şöyle dedi: ‘‘Hayber günü (Kale’nin fethi uzayınca) Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem haber göndererek beni huzuruna çağırttı. Halbuki, Hayber’(in fethi için çalıştığı) günü benim gözlerim ağrıyordu. Ben: - ‘‘Ya Resulallah! Gerçekten gözüm fena ağrıyor’’ dedim. Bunun üzerine Resulullah s.a.v., gözlerime tükürdü. Sonra: ‘‘Allahım! Sıcaklığı ve soğukluğu ondan (Ali’den) izale et’’ diye dua etti. Ali r.a : Artık ben o günden sonra ne sıcaklık ne de soğukluk duymadım, dedi.Ve Resulullah s.a.v.’in şöyle buyurduğunu anlattı: ‘‘Hayber halkı ile savaşmak için artık öyle bir adam göndereceğim (ona Müslümanların sancağını vereceğim) ki o, Allah’ı ve Resulünü sever, Allah ve Resulü de onu sever, o, geri çekilecek adam da değildir.> Bu emir üzerine orada bulunan Sahabiler artık bu övülen zat'ın kim olduğunu merak ve umutla düşünüp beklemeye başladılar. Daha sonra Resulullah s.a.v. Müslümanların sancağını vermek üzere Ali r.a.’e haber gönderip huzura çağırttı ve Sancağı ona verdi.’’ Not: Zevaid de: ‘’Bu hadis’in ravilerinden Veki’ ‘nin şeyh’i olan Muhammed bin Ebi Leyla’nın tek başına rivayet ettiği hadisler hüccet sayılmamaktadır. Zira hıfzı zayıf idi.’’ Deniyor
It was narrated that 'Abdur-Rahman bin Abu laila said:"Abu Laila used to travel with 'Ali, and he used to wear summer clothes in winter and winter clothes in summer. We said: 'Why don't you ask him (about that)?' He said: "The Messenger of Allah sent for me and my eyes were sore, on the Day of Khaibar. I said: 'O Messenger of Allah, my eyes are sore.' He put some spittle into my eyes, then he said: 'O Allah, take heat and cold away from him.' I never felt hot or cold again after that day. He (the Prophet) said: 'I will send a man who loves Allah and His Messenger, and whom Allah and His Messenger love, and he is not one who flees from the battlefield.' The people craned their necks to see, and he sent for 'Ali and gave it (the banner) to him
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ مُوسَى الْوَاسِطِيُّ، حَدَّثَنَا الْمُعَلَّى بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ " الْحَسَنُ وَالْحُسَيْنُ سَيِّدَا شَبَابِ أَهْلِ الْجَنَّةِ وَأَبُوهُمَا خَيْرٌ مِنْهُمَا " .
Abdullah İbni Ömer r.a.’den: Resulullah s.a.v. şöyle buyurdu, dediği rivayet edilmiştir: ‘’Hasan ve Hüseyin r.a., Cennet ehlinin gençlerinin seyyidleridir. Babaları (olan Ali bin Ebi Talib r.a.)’de ikisinden daha hayırlıdır.’’
It was narrated that Ibn 'Umar said:"The Messenger of Allah said: 'Hasan and Husain will be the leaders of the youth of Paradise, and their father is better than them
حَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، وَسُوَيْدُ بْنُ سَعِيدٍ، وَإِسْمَاعِيلُ بْنُ مُوسَى، قَالُوا حَدَّثَنَا شَرِيكٌ، عَنْ أَبِي إِسْحَاقَ، عَنْ حُبْشِيِّ بْنِ جُنَادَةَ، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ يَقُولُ " عَلِيٌّ مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ وَلاَ يُؤَدِّي عَنِّي إِلاَّ عَلِيٌّ " .
Hubyiş bin Cenade r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisi demiştir ki: Resulullah Sallallahu aleyhi ve Sellem’den şöyle buyurduğunu işittim: ‘’Ali bana bağlıdır. Ben de O’na bağlıyım. Ali’den başka hiç kimse (yapmak durumunda olduğum bir şeyi) benim yerime eda edemez.’’
It was narrated that Hubshi bin Junadah said:"I heard the Messenger of Allah say: ''Ali is part of me and I am part of him, and no one will represent me except 'Ali
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ الرَّازِيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، أَنْبَأَنَا الْعَلاَءُ بْنُ صَالِحٍ، عَنِ الْمِنْهَالِ، عَنْ عَبَّادِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ قَالَ عَلِيٌّ أَنَا عَبْدُ اللَّهِ، وَأَخُو، رَسُولِهِ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَأَنَا الصِّدِّيقُ الأَكْبَرُ، لاَ يَقُولُهَا بَعْدِي إِلاَّ كَذَّابٌ صَلَّيْتُ قَبْلَ النَّاسِ لِسَبْعِ سِنِينَ .
Abbad bin Abdillah r.a.’den rivayet edildiğine göre kendisinin, Ali bin Ebi Talib r.a. şöyle söyledi, dediği rivayet edilmiştir: ‘’Ben Allah’ın kuluyum, O’nun Resulü (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’in Kardeşiyim. Sıddık-i Ekber de benim. Ben'den sonra Kezzab (çok yalancı) adamdan başka hiç kimse bunu (=Sıddıki Ekber olduğunu) söyliyemez. Halktan 7 yıl önce namaz kıldım. Not: Zevaid de: ‘’Bu Hadis’in senedi sahih, ravileri sikadır. Hakim Müstedrekinde bu hadis için: Buhari ve Müslim’in şartına göre sahihtir, demiştir’’ deniyor
It was narrated that 'Abbad bin 'Abdullah said:"'Ali said: 'I am the slave of Allah and the brother of His Messenger. I am the greatest teller of the truth (Siddiq Akbar), and no one will say this after me except a liar. I prayed seven years before the people