حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُحَمَّدٍ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ نَجِيحٍ، - وَكَانَ ثِقَةً - عَنْ أَبِي عِمْرَانَ الْجَوْنِيِّ، عَنْ جُنْدُبِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، قَالَ كُنَّا مَعَ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ وَنَحْنُ فِتْيَانٌ حَزَاوِرَةٌ فَتَعَلَّمْنَا الإِيمَانَ قَبْلَ أَنْ نَتَعَلَّمَ الْقُرْآنَ ثُمَّ تَعَلَّمْنَا الْقُرْآنَ فَازْدَدْنَا بِهِ إِيمَانًا " .
Cündüp b. Abdillah r.a.’den yapılan rivayete göre kendisi şöyle söylemiştir; ‘‘Biz erginlik çağına ermek üzere birer genç iken Nebi s.a.v. ile beraber idik. Biz Kur'an’ı Kerimi öğrenmeden önce imanı öğrendik. Ondan sonra Kur'an’ı öğrendik. Kur'an sayesindede imanımız fazlalaştı.’’ Zevaid de deniyor ki: Bu hadis’in isnadı sahih (yani sağlam), ravileri sika (yani güvenilir) dır
It was narrated that Jundub bin 'Abdullah said:"We were with the Prophet (ﷺ), and we were strong youths, so we learned faith before we learned Qur'an. Then we learned Qur'an and our faith increased thereby
Muhaddislerin değerlendirmesi
- ElbânîSahih
- Muhammad Fouad Abd al-BaqiSahih
- Şuayb el-ArnaûtSahih
- Zübeyr Ali Zeîİsnadı sahih
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce, “Sünnet (Mukaddime)” bölümü, hadis no. 61.