حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ طَرِيفٍ، حَدَّثَنَا عِمْرَانُ بْنُ عُيَيْنَةَ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ السَّائِبِ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، عَنِ النَّبِيِّ ـ صلى الله عليه وسلم ـ قَالَ " الْغَازِي فِي سَبِيلِ اللَّهِ وَالْحَاجُّ وَالْمُعْتَمِرُ وَفْدُ اللَّهِ دَعَاهُمْ فَأَجَابُوهُ وَسَأَلُوهُ فَأَعْطَاهُمْ " .
(Abdullah) bin Ömer (r.a.)'den rivayet edildiğine göre; Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur: «Allah yolunda savaşa giden, hacca giden ve Umre'ye giden kimseler Allah'ın elçileridir. Allah bunları davet etti, bunlar da Onun dâvetine icabet ettiler ve bualar Allah'tan dilekte bulundular, Allah da onlara dilediklerini verdi.» Not: Zevaid'de şöyle denilmiştir: Bunun senedi hasen'dir. Ravİ İmran'ın sıkalığı, ihtilaflıdır
It was narrated from Ibn ‘Umar that the Prophet (ﷺ) said:“The one who fights in the cause of Allah, and the pilgrim performing Hajj and ‘Umrah are a delegation to Allah. He invited them, so they responded to Him, and they ask Him and He gives to them.”
Muhaddislerin değerlendirmesi
- ElbânîHasen
- Muhammad Fouad Abd al-BaqiHasen
- Şuayb el-ArnaûtZayıf Sanad
- Zübeyr Ali ZeîZayıf
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce, “Hac (Menâsik)” bölümü, hadis no. 2893.