حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ حَكِيمٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ التَّيْمِيُّ، عَنْ أَبِي عُثْمَانَ النَّهْدِيِّ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَامِرٍ، عَنِ الزُّبَيْرِ بْنِ الْعَوَّامِ، أَنَّهُ حَمَلَ عَلَى فَرَسٍ يُقَالُ لَهُ غَمْرٌ أَوْ غَمْرَةٌ فَرَأَى مُهْرًا أَوْ مُهْرَةً مِنْ أَفْلاَئِهَا يُبَاعُ يُنْسَبُ إِلَى فَرَسِهِ فَنَهَى عَنْهَا .
Zübeyîr bin el-Avvâm (r.a.)'den rivayet edildiğine göre: Kendisi gamr veya gamre denilen bir at'ı sadaka olarak (birisine) vermiş sonra o at'tan olduğu söylenen erkek veya dişi kir tay'ın satışa arz edildiğini görmüş ve (onun atından olduğu için) tay'ı satın almayı bırakmıştır. Not: Bunun senedinin sahih olduğu, Zevaid'de bildirilmiştir
It was narrated from Zubair bin 'Awwam that :he gave a horse called Ghamr or Ghamrah to someone, then he saw one of its colts or fillies attributed to his horse being sold, but he refrained from (buging) it
Muhaddislerin değerlendirmesi
- ElbânîZayıf
- Muhammad Fouad Abd al-BaqiZayıf
- Zübeyr Ali ZeîZayıf
Kaynak: Sünen-i İbn Mâce, “Sadakalar” bölümü, hadis no. 2393.